Yerel Haberler
Adana
1 Mayıs’ta çalışan seyyar satıcı: "İşçi bayramında en çok işçiler çalışıyor" 01 Mayıs 2026 Cuma - 13:37:39 Adana’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde birçok işçi bayrama rağmen sokaklarda çalıştı. Su satarak geçimini sürdüren seyyar satıcı Süleyman Kızılkaya, "İşçilerin bayramı kutlu olsun. İnsanların ihtiyaçlarına göre çalışıyoruz" dedi. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde birçok işçi ve seyyar satıcı, bayrama rağmen çalışmaya devam ederek geçimini sağlamayı sürdürüyor. Türkiye genelinde çeşitli etkinlikler düzenlenirken, Adana’da farklı sektörlerde emekçiler mesailerini bırakmadı. Kimi sokaklarda satış yaparken kimi de dükkanında çalışmayı sürdürdü. "Adana sıcak, su yetiştirmeye çalışıyoruz" Merkez Seyhan ilçesine bağlı Atatürk Caddesi’nde su satarak geçimini sürdüren seyyar satıcı Süleyman Kızılkaya, tüm işçilerin bayramını kutlayarak, "Öncelikle bütün işçilerin, emek sahiplerinin bayramı kutlu olsun. Adana sıcak memleket, yanıyor. Biz de insanlara su yetiştirmeye çalışıyoruz. Soğuk su ve çay satıyoruz. Ne iş olursa insanların ihtiyaçlarına göre çalışıyoruz. İşçilerin bayramı kutlu olsun" dedi. "Çalışmazsak olmuyor" Simit satıcısı Mehmet Tahir Doğan ise çalışmak zorunda olduğunu vurgulayarak, "Mecbur çalışıyoruz. Bugün işçi bayramı ama çalışmasak olmuyor. Herkesin işçi bayramı kutlu olsun. Çalışmak zorundayım, çalışmasam evi geçindiremem" diye konuştu. "İşçi bayramında en çok işçiler çalışıyor" Seyyar satıcı Figen Bozca da memurların tatil yaptığını, işçilerin çalıştığını anlatarak, "Memurların tatil yapıp işçilerin en çok çalıştığı bayram işçi bayramıdır. Eczane kapalı, banka kapalı. Şurada dershane var, sınava az kaldı ama orası da kapalı. Ancak işçiler çalışıyor. Ben çalışıyorum, karşıda işçiler var çalışıyor" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 11:59 Kavgada bıçaklanan şahıs kan parası olarak 100 deve istedikleri ve kundaklama iddialarını yalanladı Adana’da şehit ailesinin trafikte yaşanan kavganın ardından DEAŞ mensubu olduğu öne sürülen kişilerin kendilerine musallat olduğunu iddia ettikleri olayın karşı tarafı iddiaları reddetti. Olayda bıçaklanan şahıs, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, "100 deve kan para parası istediğimiz yalan, evlerini de biz kundaklamadık" dedi. İddiaya göre, Seyhan ilçesi Şakirpaşa Mahallesi’nde Temmuz 2025’te meydana gelen olayda motosikletle ilerleyen K.K. (17) ile Yunus A. arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüdü. Tartışmaya Yunus Ş. ve tarafların yakınlarının da katılmasıyla sokak adeta karıştı. Yaşanan arbedede Yunus A.’nın kardeşi Mahsum A., Yunus Ş.’nin ağabeyi Mustafa Ş.’yi (31) karnından bıçakladı. Bir kadın ise yaralıya müdahale etmeye çalıştı. Şüpheliler olay sonrası kaçarken, yaşananlar cep telefonu kamerasına yansıdı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Mustafa Ş., geçirdiği üç ameliyatın ardından hayatta kaldı. Olay sonrası Mahsum A. serbest bırakılırken, iddiaya göre bıçaklama olayını kayınbiraderi K.K. üstlendi. Tutuklanan K.K., mahkemede ise suçu kabul etmediğini, baskı altında ifade verdiğini öne sürerek, kendisinin yapmadığını savundu. Bu gelişme sonrası K.K. tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Olayın ardından iddiaya göre Mahsum A.’nın evi kundaklandı. Taraflar arasında büyüyen husumette karşılıklı suçlamalar devam ederken, Mahsum A.’nın polis koruması altında Diyarbakır’a gittiği öne sürüldü. Ayrıca karşı tarafın "kan parası" olarak 100 deve istediği iddiası da dosyadaki dikkat çeken detaylar arasında yer aldı. 2017 yılında PKK terör örgütü tarafından Diyarbakır’da şehit edilen Mehmet Devren A.’nın kardeşleri Yunus A. ve Mahsum A., trafikte tartıştıkları kişilerin kendilerine musallat olmasından dolay zor günler geçirdiklerini iddia etti. Olayın taraflarından Mustafa Ş. ve kardeşi Yunus Ş. ise kendilerinin mağdur olduğunu öne sürdü. Mustafa Ş. ve Yunus Ş., kan parası olarak 100 deve istemediklerini ve Mahsum A.’nın evini kundaklamadıklarını da belirtti. Olayda bıçaklanan Mustafa Ş., "Ben kardeşimi kurtarmak için gittiğimde bana da saldırdılar. Mahsum beni karnımdan bıçakladı. Yere düştüğümde de darbetmeye devam ettiler. Sokaktakiler bana tampon yaparken ‘Müdahale etmeyin. Bırakın, ölsün’ dediler. Mahsum, kayınbiraderinin suçu üstlenmesini istedi. Kendileri de bu durumu mahkemede anlattı. Ayrıca bizim kundaklama olayıyla bir ilgimiz yok. Ben o sırada yoğun bakımdaydım ve ailem de yanımdaydı. Kardeşim de elektronik kelepçeli şekilde evdeydi. Biz kesinlikle kan parası istemedik. Olayın kapanmasını, bu iftiraların son bulmasını istiyoruz" dedi. Karıştığı kavga nedeniyle ev hapsi cezasına çarptırılan Yunus Ş. ise, "Mahalleden arkadaşım işten döndüğü sırada bu kişiler tarafından tehdit edilmiş. Dayak yiyince arkadaşım da benden yardım istedi. Konuşmak için yanlarına gittiğimizde bana saldırdılar. Ağabeyim olayı duyup, geldiğinde onu da dövüp, bıçakladılar. Suçlu olmadığım halde bana da ev hapsi cezası verildi. Ayağımda elektronik kelepçe var. Artık hayatımın normale dönmesini istiyorum" diye konuştu.
AK Parti Çukurova İlçe Başkanlığı’na saldırıyla ilgili davaya başlandı
22 Ekim 2024 Salı - 11:15 AK Parti Çukurova İlçe Başkanlığı’na saldırıyla ilgili davaya başlandı Adana’da AK Parti Çukurova İlçe Başkanlığı’na girip gitar çantasında taşıdığı pompalı tüfekle ateş açan Erdem Kaya (25), 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaya başladı. Sanık Kaya intihar girişiminde bulunduğu ve sedyeye bağlı olduğu için duruşmaya katılamadı. Adana 38. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya başka suçtan tutuklu sanık Erdem Kaya ile bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanılmak istendi ancak cezaevi görevlileri, sanık Kaya’nın intihar girişiminde bulunduğu için yaralı olduğunu ve sedyeye bağlı bulunduğunu bildirdi. Cezaevi görevlileri sanıkla yaptıkları görüşmede bir sonraki celseye tekerlekli sandalye ile duruşmaya katılmak istediğini belirttiğini söyledi. Mahkeme hakimi sanığın sağlık sebebiyle duruşmaya katılamayacağını belirterek duruşmaya başladı. Sanık avukatı Mahmut Elegel, müvekkilinin 3 Eylül’de evlerinin 6. katından atlayarak intihar girişiminde bulunduğunu söyledi. Müvekkilinin psikolojik sorunları bulunduğunu, ağır ilaçlar kullandığını belirten Av Elegel, “Müvekkilim olaydan önce de psikolojik tedavi görmüştür. Kendisi herhangi bir siyasi partiye üye değildir. AK Parti binasına neden silah sıktığı belli değildir. Psikolojik nedenlerden yapmış olabilir. Tedavisi için hastaneye sevk edilmesini istiyoruz. Babası da partinin zararını karşılamıştır. 12 bin lira masraf olmuştur” dedi. Hakim, sanık Erdem Kaya’nın mevcut halinin devamına karar verip cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Adana Dr Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk etti. Duruşma sanığın savunmasının alınması ve eksikliklerin giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.
Kazadan sonra arabalarının derdine düşmüşlerdi, hastaneye gidip yaralı sürücüden para istediler
22 Ekim 2024 Salı - 10:14 Kazadan sonra arabalarının derdine düşmüşlerdi, hastaneye gidip yaralı sürücüden para istediler Adana’da hafif ticari araçla çarpışan motosiklet sürücüsü ağır yaralandı. Kaza yerinde hafif ticari aracın sürücüsü ve kocası arabalarının derdine düşerken vatandaşlar tepki göstermişti. Ağır yaralanan sürücü hastanede kendine geldikten sonra karı-kocanın gidip araçlarının masrafını istemesi yürekleri sızlattı. Kaza, 11 Ekim günü Yüreğir ilçesine bağlı Yeşil Bulvar’da meydana geldi. İddiaya göre, Furkan Temurlenk (31) kullandığı 01 ATA 247 motosiklet ile kadın sürücü F.Ö.’nün kullandığı hafif ticari araçla çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle Temurlenk yere düşerken kanlar içerisinde kaldı. Kaza yerinde karı-koca araçlarının derdine düştü Çevredeki vatandaşlar hemen yardıma koşarak durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. F.Ö. ile ismi öğrenilemeyen kocası ise yerde kanlar içerisinde yatan Furkan Temurlenk’e araçları zarar gördüğü için tepki gösterdi. Çevredeki vatandaşlar çifte bu durumdan dolayı kızdı. Bir kişi "Şuna bak dertleri araba" tepkisi gösterirken, F.Ö. ise "Sus, tabi ki araba olacak. Çocuk karşımıza çıktı" dedi. Kaza anını anlatan motosiklet sürücüsü Furkan Temurlenk, "Benim sağ tarafımda bir araç vardı sollamaya çıktım. Sonrasında sağ tarafa geçmek istediğim sırada arkamdan çok hızlı bir şekilde gelen araç bana vurdu. Olay anını hatırlamıyorum kendimde değildim" dedi. "Ayak parmaklarım koptu, bunlar arabanın derdinde hala" Temurlenk, "Uyandığımda bir haber gördüm. Çevredekiler ’tek derdiniz araba mı’ diye soruyor. Onlar da ’evet araba olacak’ diyorlar. Bunların hepsi videoda var. Ben canımın peşine düşmüşken insanların malına düşmesi üzücü. Bana yaya geçidinden çıktın diye iftira atıyorlar. Yaya geçidinde çıktıysam bir tane fren izi yok. Benim ayak parmaklarım koptu ama bunlar arayıp hala ’arabamızı yaptırmamız gerekiyor’ diyorlar. Hastaneye geldiler ’geçmiş olsun’ dediler ama daha sonra aracın zararının karşılanmasını istediler. Sosyal medyada kadın diyor ki ’bana sen vurdun’ ama kocası trafik raporlarında ’ben vurdum’ diyor. O videoyu görünce şok oldum. Çevredekiler tarafından linç edileceklermiş ama zor kurtulmuşlar" diye konuştu.
Kadına yönelik şiddet, insan hakları ihlaline yol açıyor
22 Ekim 2024 Salı - 09:24 Kadına yönelik şiddet, insan hakları ihlaline yol açıyor Kadınlara yönelik şiddetin insan haklarının ihlaline yol açtığını belirten Psikolog Buse Şimşek, “Kadına yönelik şiddet, karşısındakinin sadece kadın olduğu için uyguladıkları ve kadını etkileyen cinsiyete dayalı ayrımcı tutum ve davranışlarla insan haklarının ihlaline yol açmaktadır” dedi. Kadınlara yönelik şiddet ülkemizde her gün gündeme geliyor. Uzmanlar, bu şiddet türünün insan hakları ihlaline yol açtığını anlattı. “İnsan haklarının ihlaline yol açıyor” Konuyla ilgili Onma Psikoji’den Psikolog Buse Şimşek, açıklamalarda bulundu. Psikolog Şimşek, “Şiddet, bireyin maruz kaldığı fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik yönden zarar göreceği ya da acı çekeceği durumlarla sonuçlanan veya sonuçlanması öngörülebilir olan hareketlerin, tehditlerin, baskıların oluşmasına ve keyfi bir şekilde özgürlüğün engellenmesine neden olan tutum ve davranışların bütünüdür. Kadına yönelik şiddet ise karşısındakinin sadece kadın olduğu için uyguladıkları ve kadını etkileyen cinsiyete dayalı ayrımcı tutum ve davranışlarla insan haklarının ihlaline yol açmaktadır” ifadelerini kullandı. “Çocukluk travmaları şiddet eğilimini arttırır” Kadınların en temel haklarını ihlal eden şiddet türlerini anlatan Psikolog Şimşek, “Fiziksel şiddet, cinsel şiddet, psikolojik şiddet ve ekonomik şiddet, kadınların en temel haklarını ihlal eden ve hayatlarını tehdit eden bir sorun haline getiren türlerdir. Bunun yanı sıra kadın cinayetleri de cinsiyet temelli olmakla birlikte genelde kadının tanıdığı bir erkek, çoğu zaman partneri ya da aile üyeleri tarafından gerçekleşen bir şiddet biçimidir. Bazı durumlarda, bu şiddeti uygulayan erkeklerin psikolojik veya duygusal olarak yaşadığı sorunlar olduğu gözlenmiştir. Özellikle çocuklukta yaşanan travmalar, kötü ebeveyn modelleri ve kişilik bozuklukları şiddet eğilimini arttırabilir. Ancak bu tür psikolojik temelli sorunlar, şiddetin temel nedeni değil, sadece bu durumun ortaya çıkışını kolaylaştıran etkenlerdir” diye konuştu. “Manipülatif gerekçelerin altında yatan gerçek neden sorgulanmalıdır” Şiddet uygulayan erkeklerin manipülasyon uyguladığını da anlatan Psikolog Buse Şimşek, daha sonra şunları söyledi: “Günümüzde artık sıkça görüyoruz ki şiddet uygulayan erkek, bu etkenleri neden olarak göstererek yaptığı şeyi örtbas etmeye yönelik manipülasyonlar uygulamaktadır. Bu manipülasyonlar, genelde durumu hafifleterek kişinin sorumluluktan kaçmasını sağlayan bahanelerdir. Kadına yönelik şiddeti örtbas etmek amacıyla kullanılan bu tür bahaneler, şiddetin gerçek doğasını gizleyerek durumu meşru kılmayı hedefler. Bu bahaneler, şiddet uygulayan erkeğin sorumluluğunu azaltırken kadını suçlu konuma getirir. Unutmayın ki her ne sebep öne sürülürse sürülsün, şiddeti hiçbir bahane haklı çıkaramaz. Aksine bu tür manipülatif gerekçelerin altında yatan gerçek neden sorgulanmalıdır.”
Adana’da 12 saatte 5’i kadın 6 kişi öldürüldü
22 Ekim 2024 Salı - 08:59 Adana’da 12 saatte 5’i kadın 6 kişi öldürüldü Adana’da 12 saatte 3’ü mezarlıkta 2’si evde olmak üzere 5 kadın tabanca ile vurularak öldürüldü. Olaylarda 1 erkek sokakta öldürüldü, 1’i kadın 3 kişi ise yaralandı. Merkez Sarıçam ve Yüreğir ilçelerinde meyana gelen olaylarda 5’i kadın, 1’i erkek 6 kişi katledilirken, 1’i ağır 3 kişi de yaralandı. İlk olay saat 16.00 sularında Sarıçam ilçesindeki Buruk Mezarlığı’nda meydana geldi. İddiaya göre Ş.E. isimli şahıs bir süre önce intihar eden oğlu Muzaffer Erkova’nın ölümünden eşi Güldane Gerçek ve ailesini sorumlu tutarak onları takibe başladı. Güldane Gerçek (21) annesi Şenay ve kız kardeşi Gaye (25) ile Muzaffer Erkova’nın mezarına geldiği sırada onları tabanca ile öldürüp olay yerinde kaçtı. İkinci olay ise Yüreğir ilçesine bağlı Başak Mahallesi Çukurova Caddesi’nde meydana geldi. Teyzesinin evine gelen Samet Aslan, evin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Saldırgan, olay yerinden firar etti. Üçüncü olayda Yüreğir 19 Mayıs Mahallesi’nde meydana geldi. İzzettin T., eşi Ayşegül T. ve kayınbabası Salih K.’yi ateş ederek yaraladı. Daha sonra bir motosiklet gasp edip, olay yerinden kaçtı. İzzettin T. polis tarafından yakalandı. Son olay ise Sarıçam ilçesine bağlı Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde meydana geldi. Şizofren olduğu öne sürülen S.A., annesi Mintiha Aydın (61), babası İlyas Aydın (63) ve anneannesi Ülfet Köse’yi (80) uyudukları sırada tabanca ile başlarından vurdu. Baba ağır yaralanırken anne ve anneanne hayatını kaybetti.