Yerel Haberler
Adana
Adana Sanayi Odası Başkanı Kıvanç: "Nisan ayında Adana ihracatta Türkiye ortalamısının üzerine çıktı" 03 Mayıs 2026 Pazar - 11:48:59 Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, , Adana’nın 2026 yılı Nisan ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,1 gibi dikkat çekici bir artışla 316 milyon 567 bin dolar ihracat gerçekleştirdiğini ifade ederek, Türkiye Nisan ayı ortalamasının üzerine çıktıklarını söyledi. Adana’nın 2026 yılı Nisan ayı ihracat verilerini değerlendiren Kıvanç , "Ticaret Bakanlığımızın verilerine göre Nisan ayı ihracatımız, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla yüzde 22,3 artarak 25 milyar 403 milyon dolara yükselmiştir. 2025 yılı Aralık ayında ulaşılan 26,3 milyar dolarlık rekorun ardından, bu rakamla tarihimizin en yüksek ikinci aylık ihracat değerine ulaşmış olduk. Nisan ayındaki 4,6 milyar dolarlık net artışta savunma sanayindeki ivme, talepteki toparlanma ve fazla iş günü sayısının etkisi büyüktür. Özellikle orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatında yaşanan 2,4 milyar dolarlık artış ile Körfez ülkelerine yönelik ihracattaki toparlanma dikkat çekicidir. Körfez hattındaki kırılmalar neticesinde emek yoğun sektörlerdeki talebin ülkemize yönelmeye başladığını memnuniyetle gözlemliyoruz’ ifadelerini kullandı. "Türkiye ortalamasının çok üzerindeyiz" Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde Nisan ayı ihracatının yüzde 22,3 arttığını hatırlatan Kıvanç; "Adana olarak Nisan ayında yakaladığımız yüzde 35,1’lik artış oranı ile Türkiye genelindeki yükselişin oldukça üzerine çıktık. Bu tablo, sanayicimizin küresel rekabette ne kadar çevik ve kararlı olduğunu göstermektedir. Yılın ilk dört ayını kapsayan Ocak-Nisan döneminde ise kentin toplam ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,7 artarak 1 milyar 114 milyon 145 bin dolar seviyesine ulaştı" dedi "En çok ihracaat İspanya’ya" Nisan ayında Adana’dan en fazla ihracat yapılan ülkelerin başında 27 milyon 267 bin dolar ile İspanya olduğunu belirten Kıvanç, "İspanya’yı 23 milyon 234 bin dolar Almanya, 22 milyon 263 bin dolar İtalya takip etti" diye konuştu. Sektörel bazda bakıldığında kimya sektörünün açık ara liderliğini koruduğunu belirten Kıvanç sözlerini şöyle sürdürdü: "Adana’mızın ihracatında kimya sektörümüz Nisan ayında 88 milyon 639 bin dolar ile birinci oldu. Bu sektörü 50 milyon 389 bin dolar Tekstil, 34 milyon 618 bin dolar ile otomotiv sektörümüz takip etti. Nisan ayı itibarıyla yakaladığımız bu 316 milyon dolarlık rakam, şehrimizin potansiyelinin ne kadar diri olduğunu kanıtlıyor. Üreten, istihdam sağlayan tüm ihracatçılarımızı tebrik ediyorum."
03 Mayıs 2026 Pazar - 11:45 Kızılay Genel Sekreteri Saygılı: "Kızılay her zaman milletin yanında yer aldı" Kızılay Genel Sekreteri Ramazan Saygılı, Balkan Harbi’nden Çanakkale Cephesi’ne, Kurtuluş Savaşı’ndan günümüze kadar uzanan süreçte Kızılay’ın milletin yanında yer aldığını vurgulayarak, bu mirasın sadece bir tarih değil, aynı zamanda güçlü bir sorumluluk olduğunu söyledi. Üniversiteli genç Kızılay gönüllülerinin öncülüğünde düzenlenen etkinlikte, Türk Kızılayı’nın tarihî mirası ve geleceğe uzanan iyilik vizyonu ele alındı. Etkinlik kapsamında, Kızılay’ın kurucu isimlerinden Kırımlı Aziz Bey’in hayatı anlatılırken, tıp tarihinin önemli şahsiyetlerinden İbn-i Sina üzerine bilgilendirmeler yapıldı. Ayrıca Kızılay’ın geçmişten günümüze uzanan tarihî yolculuğunu konu alan film gösterimi gerçekleştirildi. "Bizim bir hikayemiz var" Programda konuşan Saygılı, Kızılay’ın köklü geçmişine dikkat çekerek, "Bizim bir hikâyemiz var ve bu hikâyeyi milletimizle birlikte yazdık" dedi. Balkan Harbi’nden Çanakkale Cephesi’ne, Kurtuluş Savaşı’ndan günümüze kadar uzanan süreçte Kızılay’ın milletin yanında yer aldığını vurgulayan Saygılı, bu mirasın sadece bir tarih değil, aynı zamanda güçlü bir sorumluluk olduğuna işaret etti. Saygılı, geçmişte cephe gerisinde hem yaraların sarıldığını hem de ihtiyaç sahiplerine destek olunduğunu belirterek, "Bir yandan kırık buğday çorbaları ikram edilirken, diğer yandan yaralar sarıldı. Bu ruh, bugün de aynı kararlılıkla devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Birlik olduğumuz sürece geleceği şekillendiririz" Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Saygılı, "Biz birlik olduğumuz sürece hem bugünümüzü hem de yarınımızı birlikte şekillendiririz. İyilik adına, güzellik adına atılan her adım, bu ülkenin geleceğini güçlendirir" dedi. Gençlere özel bir mesaj da veren Saygılı, Anadolu’nun köklü kültürünü "ilmek ilmek dokunan bir kilim" benzetmesiyle anlatarak, gençlerin bu değerleri geleceğe taşıma sorumluluğu bulunduğunu ifade etti. "Sizler, bu toprakların iyilik mirasını büyütecek olan nesilsiniz. Kendi hikâyenizi, kendi iyiliğinizle yazmalısınız" sözleriyle gençlere çağrıda bulundu.
Tarımda teknoloji kullanımının önemi artıyor
05 Ekim 2024 Cumartesi - 09:58 Tarımda teknoloji kullanımının önemi artıyor Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, tarımda teknolojinin önemine vurgu yaparak, çiftçilerin üretim süreçlerini daha verimli hale getirmek için teknolojiye olan adaptasyonun kaçınılmaz olduğunu belirtti. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan oğan, tarımda teknoloji kullanımı, geleneksel yöntemlerin ötesine geçerek çiftçilere üretim süreçlerinde büyük avantajlar sunduğunu kaydederek, “Hem verimliliği artıran hem de sürdürülebilirliği sağlayan bu teknolojiler, tarımsal üretimin geleceği için kritik bir öneme sahip. Bölge tarımının sürdürülebilirliği ve verimliliği artırma hedefi doğrultusunda, teknolojik yeniliklere yatırım yapılması zorunlu hale geldi” dedi. Teknoloji kullanımının çiftçilere sağladığı avantajlara dikkat çeken Doğan, ‘’İklim sensörleri, uydu görüntüleme sistemleri ve dronlar gibi akıllı tarım teknolojileri sayesinde çiftçiler ekim, sulama, gübreleme ve hasat süreçlerini daha iyi yönetebiliyor. Bu, daha az kaynak kullanarak daha fazla ürün elde etmeye imkan tanıyor. Tarımda teknolojinin kullanılması, çiftçilerin üretim maliyetlerini düşürmesine yardımcı oluyor. Hassas tarım uygulamaları, tohum, gübre ve pestisit gibi girdilerin daha doğru ve verimli bir şekilde kullanılmasını sağlıyor. Böylece, çiftçiler gereksiz harcamalardan kaçınarak üretim maliyetlerini azaltabiliyor. Ayrıca, otomasyon sistemleri iş gücüne olan bağımlılığı azaltarak işçilik maliyetlerini de düşürüyor’’ diye konuştu. Teknolojinin çiftçilere iklim değişikliklerine ve zorlu çevre şartlarına daha kolay uyum sağlama imkanı sunduğunu kaydeden Doğan, “Hava durumu ve iklim verilerini gerçek zamanlı olarak takip eden sistemler, çiftçilere ekim ve hasat zamanlamasını optimize etme olanağı veriyor. Aynı zamanda, toprak analizi yapan teknolojiler, hangi bitkilerin hangi toprakta daha iyi yetişeceğini belirleyerek, doğal kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Bu da hem çevrenin korunmasına hem de çiftçinin daha iyi sonuçlar almasına yardımcı oluyor’’ şeklinde konuştu. Dünyadaki su kaynaklarının giderek azaldığına da vurgu yapan Doğan, ‘’Bu nedenle tarımda suyun verimli kullanımı her zamankinden daha önemli. Akıllı sulama sistemleri, topraktaki nem oranını izleyerek suyu yalnızca ihtiyaç duyulduğunda kullanıyor. Böylece hem gereksiz su tüketimi engelleniyor hem de bitkilerin ihtiyaç duyduğu kadar su alması sağlanıyor. Bu teknoloji, özellikle su kıtlığı yaşanan bölgelerde büyük bir avantaj sunuyor. Tarım teknolojileri, çiftçilerin üretim süreçlerinde de veri bazlı kararlar almasına yardımcı oluyor, uygulamalar ve yazılımlar, ekimden hasata kadar olan süreçlerde veri toplayarak çiftçilere hangi yöntemlerin daha başarılı olduğunu gösteriyor. Bu veri analizi sayesinde çiftçiler gelecekteki üretimlerini optimize edebiliyor, hata oranlarını en aza indiriyor ve kârlarını maksimize edebiliyorlar’’ ifadelerin kullandı. Doğan, teknolojinin tarımda sağladığı avantajların, çiftçilerin daha verimli, ekonomik ve çevre dostu bir üretim modeli benimsemelerini sağladığını belirterek, “Çiftçiler, bu yeni teknolojilere uyum sağladıkça tarımsal üretim süreçlerinde büyük gelişmeler elde ederek, sürdürülebilir tarımın kapılarını aralıyor. Teknoloji ve tarımın bu güçlü birlikteliği, tarımın geleceğini şekillendirirken, çiftçilere de daha yüksek kazanç ve verim sağlıyor” şeklinde konuştu.
AOSB’de Yeşil Dönüşüm Yolculuğu
05 Ekim 2024 Cumartesi - 09:58 AOSB’de Yeşil Dönüşüm Yolculuğu Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin (AOSB) Eko-Endüstriyel parka dönüştürülmesi amacıyla yürütülen Döngüsel Ekonomi ve Endüstriyel Simbiyozun Geliştirilmesi projesinin kapanış toplantısı gerçekleştirildi. AOSB, Türkiye’nin sanayi üretiminde sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm konularında liderlik etmeye devam ediyor. AOSB, Yeşil Mutabakata uyum ve döngüsel ekonomiye geçiş kapsamında yürüttüğü projelerle Türkiye’nin ilk Yeşil OSB’lerinden biri olmayı hedefliyor. AOSB bu amaçla hayata geçirdiği proje ile katılımcı firmaların çevresel etkilerini en aza indirip ihracatta karbon vergisi gibi engelleri aşmalarına rehberlik etmeyi amaçlıyor. Proje; döngüsel ekonomi, enerji verimliliği ve emisyonların azaltılması gibi birçok alanı içine alan kapsamlı çalışmalardan oluşuyor. Neler yapıldı? AOSB Seyhan Salonu’nda gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını yapan AOSB Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Büyüknacar, bölgenin sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda gerçekleştirdiği çalışmalara değindi. Enerji verimliliği, katı ve sıvı atık yönetimi, emisyonların azaltılması ve endüstriyel simbiyoz süreçlerinin AOSB’de sistematik olarak izlendiğini belirten Büyüknacar, “Döngüsel ekonomi süreçlerinin uygulanmasına uygun ortamı sağlıyoruz. Bu sayede firmalarımızın çevresel etkilerini en aza indirirken, sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunuyoruz” dedi. AOSB’nin ihracatta karşılaşılabilecek karbon vergisi gibi engelleri aşmak için firmalarına yol haritası sunduğunu vurgulayan Büyüknacar, döngüsel ekonomi ve yeşil dönüşüm konularında 22 pilot firma ile çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Yeşil Mutabakat’a ilk adımı AOSB attı Proje Koordinatörü ve Kadir Has Üniversitesi Enerji Sistemleri Profesörü Prof. Dr. Volkan Ediger ise AOSB’nin Türkiye genelinde Yeşil Mutabakata uyum konusunda ilk adımı atan OSB olduğunu belirtti. Ediger, “AOSB’nin bu alandaki lider çalışmaları, Türk sanayisinin Avrupa Birliği’nin sıkı iklim ve enerji politikalarına uyum sağlaması açısından kritik öneme sahiptir. Avrupa Yeşil Mutabakatı, firmalarımızın uluslararası ticarette rekabet gücünü koruyabilmesi için bir zorunluluktur. AOSB’nin yürüttüğü 18 ay süren ‘’Avrupa Yeşil Mutabakatı Çerçevesinde Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin Eko-Endüstriyel Parka Dönüştürülmesi Amacıyla Döngüsel Ekonomi Ve Endüstriyel Simbiyozun Geliştirilmesi’’ projesi, firmaların döngüsel ekonomiye geçişte atmaları gereken adımları netleştirerek sınırda karbon düzenlemelerine uyum sağlamada önemli bir rehber niteliğindedir” dedi. Toplantıda; Doç. Dr. Ali İnan sürdürülebilirlik veri tabanı, Prof. Dr. Fehmi Görkem Üçtuğ genişletilmiş yaşam döngüsü analizi, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ali Küçüker döngüsel ekonomi analizi ve endüstriyel simbiyoz sistemi, Doç. Dr. İstemi Berk ise emisyon ticaret sistemi simülasyon modeli ve döngüsel ekonomi başarı endeksi konularında bilgi verdi. TSE Çevresel Gözetim ve Doğrulama Müdürü Mehmet Ergün’ün proje kapsamında destekleyici kuruluşlar hakkında açıklamalarda bulunduğu toplantı; Yeşil Dönüşüm Yol Haritası ile sonuçların değerlendirilmesi ve AOSB Teknik Hizmetler Direktörü Emre Ocak’ın kapanış konuşmasıyla sona erdi.
Adana Demirspor taraftarlarından Murat Sancak’a tepki
04 Ekim 2024 Cuma - 21:54 Adana Demirspor taraftarlarından Murat Sancak’a tepki Adana Demirspor’un kötü gidişatını nedeniyle mavi-lacivertli ekibin taraftar grubu olan “Şimşekler” başkan Murat Sancak’ı protesto ederek kulüp tesisleri önünde ‘Ya hallet ya devret’ diyerek tepki gösterdi. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Adana Demirspor 7 haftada sadece 1 puan alarak 19. sıraya demir atmış durumda. Mavi-lacivertli ekibin taraftar grubu olan “Şimşekler” kötü gidişata dur demek kulüp tesislerine yürüdü. Adana Demirspor tesisleri önünde Çevik Kuvvet polisleri adeta etten duvar örerek taraftarların olası bir saldırısına karşı yoğun önlem aldı. “Adana Demirspor başkanlığı kutsal bir makam” Şimşekler Grubu Taraftar Derneği Başkanı Ertan Zeybek, tesis önünde yaptığı açıklamada, "Bizler Adana Demirspor’u sosyal medya üzerinde değil liyakatle seçilmiş profesyonel yöneticiler tarafından yönetilmesini bekliyoruz. Adana Demirspor başkanlığı yapmak binlercemizin hayali hepimiz için kutsal bir görev. Bu görevde kim varsa her zaman hakkını vermeli, Adana Demirspor Başkanlığı önemli bir makam, göreve gelen bu görevi en iyi şekilde yapmalı. Bu asli bir görev olmalı bu makamda olan kişi başkanlık için oturduğu koltuğun ağırlığını fark etmeli ve kimseyle sürtüşmemeli. Nispet yapmamalı, saygınlığını korumalı" diye konuştu. “Ya hallet ya devret Sayın Sancak” Kulüp çalışanlarının aylardır maaşlarını alamadığı bir ortamda herhangi bir çözüm sürecinin bulunmadığını belirten Zeybek, ”Bizler olayların kişiselleştirilmesini istemiyoruz. Fakat göz göre göre de camiamızın bitkisel hayatta bekletilmesine izin vermeyeceğiz. Bu bir haykırıştır bu haykırış bir süre daha bu şekilde devam ederse cami olarak daha fazla sakin kalacağımızı görmekteyiz. Sürecin bir isyana dönüşmesi kimseye fayda sağlamaz. Derhal ve ivedilikle burada bulunma amacımızı hatırlatır nitelikte sayın başkana çağrımızı yeniliyoruz. Ya hallet ya devret Sayın Sancak” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Coğrafyamızın yeni bir ‘Sykes-Picot’ taksimiyle lime lime edilmesine göz yummayacağız”
04 Ekim 2024 Cuma - 17:47 Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Coğrafyamızın yeni bir ‘Sykes-Picot’ taksimiyle lime lime edilmesine göz yummayacağız” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bölgemizin içerisinde bulunduğu cinnet hali karşısında yine mazlumların yanında ve adaletin safında yer alacağız. Coğrafyamızın yeni bir ‘Sykes-Picot’ taksimiyle lime lime edilmesine göz yummayacağız” dedi. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST, Adana Havalimanı’nda devam ediyor. Bugün TEKNOFEST alanını ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmada TEKNOFEST’in öneminden bahsederek, “Buradan tüm Adana’yı, Çukurova’yı yürekten selamlıyorum. Adana’nın, Çukurova’nın çalışkan ve vizyoner gençlerini saygıyla selamlıyorum. Her birinize sevginiz, aşkınız ve dayanışmanız için teşekkür ediyorum. Bugün bir kez daha Adana’dayız. 10 Ağustos’ta Adana’ya gelmiş ve muhteşem bir projenin açılışını yapmıştık. Adana ile birlikte Mersin’in de gurur kaynağı olan Çukurova Uluslararası Havalimanı’nı tüm bölgemizin hizmetine sunmuştuk. Şimdi de Şakirpaşa Havalimanı’ndayız ve Adana’nın misafiriyiz. Bugün Adana bir başka güzel. Gözlerinin ışıltısında aydınlık yarınlarımızın müjdesi olan siz gençlerimizle Adana ve Şakirpaşa bugün çok farklı. Bugün burada sadece milli teknoloji hamlemizin göz kamaştıran eserleri yok, burada genç yüreklerimiz ve parlak zihinlerimiz var. Bugün burada geleceğin Aziz Sancarları, Hezarfenleri var. Burada aşkın, ilimin ve barışın diliyle konuşan ufku açık yüzbinlerce gencimiz var” ifadelerini kullandı. “Şakirpaşa ile ilgili iddialar boşa çıktı” Şakirpaşa Havalimanı ile ilgili algıların boşa çıktığına dikkat çeken Erdoğan, “Biz Çukurova Uluslararası Havalimanı’nı açtığımızda birileri Şakirpaşa Havalimanı ile ilgili yoğun bir algı çalışması yürüttüler. Akla, vicdana ve siyasi ahlaka sığmayan bir sürü iddiayı gündeme taşıdılar. İddialarının hiçbir geçerliliğinin olmadığı bir kez daha ortaya çıktı. Şakirpaşa Havalimanı kapanmadı, açık. Biz de bugün Şakirpaşa Havalimanı’na indik. Bugün burada TEKNOFEST fuarını gümbür gümbür dünyaya haykırıyoruz. Algı operasyonlarından etkilenip, ‘Şakirpaşa ne olacak’ diye etkilenen Adanalı gençlerimize sesleniyorum. Siz asla endişe etmeyin. Şakirpaşa eskisinden daha büyük ve hayati görevler icra edecek. TEKNOFEST sadece bir başlangıç. Burayı tarihine, misyonuna ve görevine uygun bir şekilde kullanmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “Çukurova’nın çok ayrı bir yeri var” Adana’nın çok önemli bir şehir olduğuna vurgu yapan Erdoğan, “Katıldıkları yarışmalarda ödül alan tüm gençlerimizi yürekten kutluyorum. İsmini yaşattığımız eski Adana valilerinden, Adana nehirlerini ıslahı ve tarıma verdiği destekle bilinen Şakirpaşayı da minnetle anıyorum. Bizim gönlümüzde buraların, Çukurova’nın çok ayrı bir yeri var. İlk fetihlerden Kuvayi Milliye’ye kadar her zaman ülkesine sahip çıkan Adana’nın farklı bir yeri var” ifadelerini kullandı. “Açılan yollarda sarsılmadan yürüdük” 22 yılda Türkiye’nin birçok alanda çok önemli bir yere geldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Geleceği inşa etmek yarınları hayal etmekle başlar. Biruni, Ulubey, Cabir Bin Hayyam ve nice büyüğümüz fikir ve yürek teri döktü. Vecihi Hürkuş ve Erbakan hocamız hayallerini gerçekleştirmek adına nice bedeller ödedi. Pek çok badireyle karşılaştılar ama onlar inandıkları yolda yürümekten asla vazgeçmediler. Bugün hepimizi gururlandıran TEKNOFEST’e ulaşmak, buradaki ileri teknoloji ürünlerini yapmak asla kolay değildi. Son 22 yılda elde ettiğimiz hiçbir kazanım bize altın tepside sunulmadı. Engellerle karşılaştık, içeriden ve dışarıdan ihanetlere uğradık. Çifte standartların her türünü gördük ama neyi başardıysak bileğimizin gücüyle başardık. Yüreğimizi, gerektiğinde canımızı ortaya koyarak başardık. Dün bize parasıyla savunma sanayisi ürünü vermeyen ülkelere artık ihracat yapar hale geldik. Bizden öncekiler zor zamanlarda verdikleri asil mücadeleyle bir yol açmışlardı. Biz de onların açtığı yollarda sarsılmadan yürüdük.” “Sabır acıdır, zordur, çetindir ama meyvesi daima tatlıdır” Özdemir Bayraktar’ın Türkiye savunma sanayi sistemlerinin üretiminde çok önemli bir yerde olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “O mücadele adamlarından büyük ve güçlü Türkiye için canını dişine takanlardan birisi Özdemir Bayraktar’dı. Özdemir Bayraktar insansız hava araçlarında çığır açan bir isimdi. Milli teknoloji hamlesinin mihmandarlarındandı. Baykar’ın hayata geçirdiği pek çok projenin fikir babasıydı. Kararlı ve güçlüydü. Yılmadı ve yıldırmadan yoluna devam etti. Durumdan vazife çıkaran idealist bir insandı. Bugün İHA ve SİHA’larımız Türk savunma sanayisini gururla 50’den fazla ülkede temsil ediyorsa Özdemir ağabeyin katkısı vardır. İnşallah sizler bu mücadeleyi daha ileri taşıyacaksınız. Bizim eksiklerimizi telafi edecek olanlar sizlersiniz. Gençler, sizler Türkiye’nin umudusunuz. Türkiye’nin istikbali ve aydınlık yarınlarısınız. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak sizlerden isteğim hayallerinizin peşinden gitmeyi asla bırakmamanızdır. Hedeflerinize doğru yürümekten asla vazgeçmeyin. Yapamazsınız, başaramazsınız diyen zihni köleleştirilmiş felaket telallarına kulak asmayın. Sabır acıdır, zordur, çetindir ama meyvesi daima tatlıdır” dedi. “Sizinle hayalleriniz arasına girebilecek birçok engeli kaldırdık” Türkiye’nin 22 yılda birçok gelişmeye imza attığını ve güçlü bir altyapı oluşturduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnancın ve azmin elinden Allah’ın izniyle hiçbir şey kurtulamaz. Tüm bunları söylerken şu gerçeğin farkında olarak söylüyorum Türkiye artık eski Türkiye değil. Türkiye 22 yıl öncesinin Türkiye’si asla değil. Ekonomide, savunmada, eğitimde, teknoloji altyapısında 22 yıl öncesiyle kıyas dahi edilemeyecek bir Türkiye’de yaşıyoruz ve yaşıyorsunuz. Son 22 yılda sizinle hayalleriniz arasına girebilecek bir çok engeli kaldırdık. Milli gelirde tarihimizde ilk kez 1,1 trilyon dolar sınırını aştık. Nereden nereye. Savunma sanayiinde yerli ve milli üretimin payını yüzde 80’lere çıkarttık. İnsansız hava araçlarında dünyanın ilk 3 ülkesi arasındayız. AR-GE merkezi sayımızı sıfırdan bin 328’e çıkarttık. 22 yıl önce sadece 2 teknopark vardı, bugün 104 teknoparkımız var. Tasarım merkezimiz yokken bugün 332 tane tasarım merkezine sahibiz. Buralarda 13 bin 101’i tamamlandı, 200 binin üzerinde proje devam ediyor. Güçlü bir altyapıyı son 22 yıl içerisinde ülkemize kazandırdık” diye konuştu. “Yeni bir rekora imza atacağız” TEKNOFEST’in her sene katılımcı rekoru kırdığını ve bu sene de rekor kıracağına inandığını anlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra şunları söyledi: “Merkezinde siz gençlerimizin olduğu 21. yüzyıl Türkiye’sini ilimle, teknolojiyle inşa etmenin gayreti içerisindeyiz. Yeni, büyük ve güçlü Türkiye’yi yansıtan en önemli tablo TEKNOFEST’tir. Ziyaretçi rekorları kıran TEKNOFEST, yarışmalarıyla teknoloji ekosistemine ışık tutuyor. Dışa bağımlılığın, montajcılığın, başkalarına dışa bağımlı yaşamanın ülkemizin kaderi olmadığını bizlere gösteriyor. TEKNOFEST bir gençlik destanıdır. TEKNOFEST bir teknoloji devrimidir. 2018’den bu yana TEKNOFEST’in dalga dalga büyüdüğüne şahitlik ediyoruz. 20 bin yarışmacıyla başlamıştık ama geçen sene İstanbul, Ankara ve İzmir’de 333 binden fazla takım, 1 milyondan fazla yarışmacı ve 4,5 milyon ziyaretçiye ulaştık. Adana’da ise 790 binden fazla takım 1 milyon 650 binden fazla yarışmacı başvurdu. Ziyaretçi bakımından yeni bir rekora imza atacağımıza inanıyorum. Akdeniz bölgesinde ki tüm gençlerimizi Şakirpaşa’ya davet ediyorum.” “İsrail hükümeti süreci dinamitleyecek provokasyona imza atıyor” İsrail’in saldırılarına değinen Erdoğan, bölgede ateşin her geçen gün arttığına vurgu yaparak, “İsrail, Hamas bahanesiyle önce Gazze’yi işgal etti; şimdi de Hizbullah bahanesiyle Lübnan’da kan döküyor. Filistin’in seçilmiş son başbakanı İsmail Haniye’yi Tahran’da şehit ettikten sonra geçtiğimiz günlerde de Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ı katlettiler. İsrail saldırılarında can veren Filistinli ve Lübnanlı kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Bölgede ateşkese, barışa, huzura her yaklaşıldığında, İsrail hükümeti bu süreci dinamitleyecek bir provokasyona imza atıyor. Ateşi tüm bölgeye yaymak, coğrafyamızı kana ve gözyaşına boğmak için her yola başvuruyorlar. Uluslararası hukuk tamamen rafa kaldırılmış durumda” dedi. “Plandaki hedefin neresi olduğunu görmek için kahin olmaya gerek yok” İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne yönelik sözlerine tepki gösteren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Utanmadan, sıkılmadan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’e özellikle kalkıyor ‘BM’ye gelemez’ diye meydan okuyor. Şu hale bak. Şimdi 196 tane dünyadaki ülke herhalde BM Genel Sekreteri’ne sahip çıkacaktır. Sen kim oluyorsun da BM Genel Sekreteri’ne yönelik BM’ye gelemeyeceğine dair ferman gönderiyorsun. Kundaktaki bebekleri dahi öldürmekten zevk alan bir cinnet haliyle karşı karşıyayız. Tüm bu gerçeklere rağmen ne yazık ki batılı güçler, bu katliam şebekesine silah, mühimmat, istihbarat ve diplomatik destek vermeyi sürdürüyor. Gazze’ye ve Lübnan’a yağan binlerce tonluk bombaların nereden geldiği, nerede üretildiği, kimler tarafından tedarik edildiği bellidir. Kimse kusura bakmasın, ama dökülen her damla kana, bombaları atanlar kadar o bombaları temin edenler de aynı derecede ortaktır. Burada şunu çok açık ifade etmek durumundayım. Bölgemizde, sadece Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’la sınırlı kalmayacak, sinsi bir plan uygulamaya konulmuştur. Bu planın nihai hedefinin neresi olduğunu görmek ve anlamak için kahin olmaya gerek yoktur.” “Türkiye’ye meydan okuma yarışına giriyorlar” Türkiye’ye karşı meydan okuma yarışına girildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarih bilen, dinler tarihi bilen, siyaset ve diplomasi bilen herkes, meselenin Kudüs’le, Mescid-i Aksa ile vaat edilmiş topraklar hezeyanıyla bağlantısını zaten kolayca idrak edecektir. Vadedilmiş toprakların ne olduğunu gayet iyi biliriz. 30 kilometre mesafede adeta Türkiye’ye meydan okuma yarışına giriyorlar. Biz bunları gayet iyi biliriz. Mevcut İsrail yönetimi yaptığı her açıklamayla, paylaştığı her haritayla asıl niyetlerini ortaya koyuyor. Biz de sahadaki gelişmeleri bu zaviyeden anbean takip ediyoruz” dedi. “İnsanlık cephesini güçlendiriyoruz” Türkiye’nin teknoloji hamlesinin her geçen gün güçlendiğine dikkat çeken Erdoğan, “Komşularımızla ve bölgedeki tüm kardeş ülkelerle işbirliğimizi yine bu anlayışla ileriye taşıyoruz. Zalimler karşısında “insanlık cephesini” güçlendirmenin gayretindeyiz. Savunma sanayii alanında dışa bağımlılığımızı en aza indirmeye çalışıyor, yerli ve milli üretimi çok güçlü biçimde destekliyoruz. Devlet destekli siber saldırılara ve dijital terör eylemlerine karşı mukavemetimizi sürekli güçlendiriyoruz” diye konuştu. “Sulhun ve sükunun tarafındayız” Teknoloji için ‘Sadece refah değil, egemenlik anlamına geliyor’ diyen Erdoğan, daha sonra şunları söyledi: “Teknolojiyi sadece kullanan değil, tasarlayan, üreten ve ihraç eden ülke hedefimiz doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz. Tanktan, denizaltıya kadar çok geniş bir alanda son derece güçlüyüz. İnşallah çok daha iyi yerlerde olacağız. TB2’ler, Akıncı ile sürdürdüğümüz ivmeyi Kızılelma ile farlı bir seviyeye taşıyacağız. Şu hakikati lütfen aklınızdan çıkartmayın. Bizde savunma sanayi alanı başta olmak üzere dışa bağımlılığı çok iyi bilen bir ülkeyiz. Bize takılan çelmeleri, müttefiklerimizin uyguladığı gizli açık ambargoları unutmadık. Teknolojinin sadece kalkınma ve refah değil, bağımsızlık, güvenlik ve egemenlik manasına geldiğini defalarca tecrübe ettik. Biz her zaman sulhun ve sükunun tarafındayız. Tüm bunları savaş heveslisi olduğumuz için vatanımızı ve vatandaşlarımızı layıkıyla korumak için yapıyoruz.” “Bu vatanın toprağı daima güçlü olacaktır” İsrail’in planlarına karşı güçlü bir duruş sergileyeceklerini söyleyen Erdoğan, “Bölgemizin içerisinde bulunduğu cinnet hali karşısında yine mazlumların yanında ve adaletin safında yer alacağız. Coğrafyamızın yeni bir ‘Sykes-Picot’ taksimiyle lime lime edilmesine göz yummayacağız. Bu hedefleri yakalamada en büyük güç kaynağımız siz gençler olacaksınız. Yerli ve milli olsun diyerek çırpınan yürekler sizler var oldukça bu vatanın toprağı daima güçlü olacaktır. Sizlerin nefesi her daim duyulacak. Sizlerle yol yürümekten, yoldaşlık etmekten gurur duyuyorum” dedi. Konuşmanın ardından Erdoğan, TEKNOFEST’te yapılan yarışmalarda dereceye giren gençlere ödüllerini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ateşi tüm bölgeye yaymak için her yola başvuruyorlar. Uluslararası hukuk rafa kaldırılmış durumda. Kundaktaki bebekleri öldürmekten zevk alan bir cinnet haliyle karşı karşıyayız"
04 Ekim 2024 Cuma - 17:11 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ateşi tüm bölgeye yaymak için her yola başvuruyorlar. Uluslararası hukuk rafa kaldırılmış durumda. Kundaktaki bebekleri öldürmekten zevk alan bir cinnet haliyle karşı karşıyayız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bölgemizin içerisinde bulunduğu cinnet hali karşısında yine mazlumların yanında ve adaletin safında yer alacağız. Coğrafyamızın yeni bir ‘Sykes-Picot’ taksimiyle lime lime edilmesine göz yummayacağız” dedi. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST, Adana Havalimanı’nda devam ediyor. Bugün TEKNOFEST alanını ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmada TEKNOFEST’in öneminden bahsederek, “Buradan tüm Adana’yı, Çukurova’yı yürekten selamlıyorum. Adana’nın, Çukurova’nın çalışkan ve vizyoner gençlerini saygıyla selamlıyorum. Her birinize sevginiz, aşkınız ve dayanışmanız için teşekkür ediyorum. Bugün bir kez daha Adana’dayız. 10 Ağustos’ta Adana’ya gelmiş ve muhteşem bir projenin açılışını yapmıştık. Adana ile birlikte Mersin’in de gurur kaynağı olan Çukurova Uluslararası Havalimanı’nı tüm bölgemizin hizmetine sunmuştuk. Şimdi de Şakirpaşa Havalimanı’ndayız ve Adana’nın misafiriyiz. Bugün Adana bir başka güzel. Gözlerinin ışıltısında aydınlık yarınlarımızın müjdesi olan siz gençlerimizle Adana ve Şakirpaşa bugün çok farklı. Bugün burada sadece milli teknoloji hamlemizin göz kamaştıran eserleri yok, burada genç yüreklerimiz ve parlak zihinlerimiz var. Bugün burada geleceğin Aziz Sancarları, Hezarfenleri var. Burada aşkın, ilimin ve barışın diliyle konuşan ufku açık yüzbinlerce gencimiz var” ifadelerini kullandı. “Şakirpaşa ile ilgili iddialar boşa çıktı” Şakirpaşa Havalimanı ile ilgili algıların boşa çıktığına dikkat çeken Erdoğan, “Biz Çukurova Uluslararası Havalimanı’nı açtığımızda birileri Şakirpaşa Havalimanı ile ilgili yoğun bir algı çalışması yürüttüler. Akla, vicdana ve siyasi ahlaka sığmayan bir sürü iddiayı gündeme taşıdılar. İddialarının hiçbir geçerliliğinin olmadığı bir kez daha ortaya çıktı. Şakirpaşa Havalimanı kapanmadı, açık. Biz de bugün Şakirpaşa Havalimanı’na indik. Bugün burada TEKNOFEST fuarını gümbür gümbür dünyaya haykırıyoruz. Algı operasyonlarından etkilenip, ‘Şakirpaşa ne olacak’ diye etkilenen Adanalı gençlerimize sesleniyorum. Siz asla endişe etmeyin. Şakirpaşa eskisinden daha büyük ve hayati görevler icra edecek. TEKNOFEST sadece bir başlangıç. Burayı tarihine, misyonuna ve görevine uygun bir şekilde kullanmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “Çukurova’nın çok ayrı bir yeri var” Adana’nın çok önemli bir şehir olduğuna vurgu yapan Erdoğan, “Katıldıkları yarışmalarda ödül alan tüm gençlerimizi yürekten kutluyorum. İsmini yaşattığımız eski Adana valilerinden, Adana nehirlerini ıslahı ve tarıma verdiği destekle bilinen Şakirpaşayı da minnetle anıyorum. Bizim gönlümüzde buraların, Çukurova’nın çok ayrı bir yeri var. İlk fetihlerden Kuvayi Milliye’ye kadar her zaman ülkesine sahip çıkan Adana’nın farklı bir yeri var” ifadelerini kullandı. “Açılan yollarda sarsılmadan yürüdük” 22 yılda Türkiye’nin birçok alanda çok önemli bir yere geldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Geleceği inşa etmek yarınları hayal etmekle başlar. Biruni, Ulubey, Cabir Bin Hayyam ve nice büyüğümüz fikir ve yürek teri döktü. Vecihi Hürkuş ve Erbakan hocamız hayallerini gerçekleştirmek adına nice bedeller ödedi. Pek çok badireyle karşılaştılar ama onlar inandıkları yolda yürümekten asla vazgeçmediler. Bugün hepimizi gururlandıran TEKNOFEST’e ulaşmak, buradaki ileri teknoloji ürünlerini yapmak asla kolay değildi. Son 22 yılda elde ettiğimiz hiçbir kazanım bize altın tepside sunulmadı. Engellerle karşılaştık, içeriden ve dışarıdan ihanetlere uğradık. Çifte standartların her türünü gördük ama neyi başardıysak bileğimizin gücüyle başardık. Yüreğimizi, gerektiğinde canımızı ortaya koyarak başardık. Dün bize parasıyla savunma sanayisi ürünü vermeyen ülkelere artık ihracat yapar hale geldik. Bizden öncekiler zor zamanlarda verdikleri asil mücadeleyle bir yol açmışlardı. Biz de onların açtığı yollarda sarsılmadan yürüdük.” “Sabır acıdır, zordur, çetindir ama meyvesi daima tatlıdır” Özdemir Bayraktar’ın Türkiye savunma sanayi sistemlerinin üretiminde çok önemli bir yerde olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “O mücadele adamlarından büyük ve güçlü Türkiye için canını dişine takanlardan birisi Özdemir Bayraktar’dı. Özdemir Bayraktar insansız hava araçlarında çığır açan bir isimdi. Milli teknoloji hamlesinin mihmandarlarındandı. Baykar’ın hayata geçirdiği pek çok projenin fikir babasıydı. Kararlı ve güçlüydü. Yılmadı ve yıldırmadan yoluna devam etti. Durumdan vazife çıkaran idealist bir insandı. Bugün İHA ve SİHA’larımız Türk savunma sanayisini gururla 50’den fazla ülkede temsil ediyorsa Özdemir ağabeyin katkısı vardır. İnşallah sizler bu mücadeleyi daha ileri taşıyacaksınız. Bizim eksiklerimizi telafi edecek olanlar sizlersiniz. Gençler, sizler Türkiye’nin umudusunuz. Türkiye’nin istikbali ve aydınlık yarınlarısınız. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak sizlerden isteğim hayallerinizin peşinden gitmeyi asla bırakmamanızdır. Hedeflerinize doğru yürümekten asla vazgeçmeyin. Yapamazsınız, başaramazsınız diyen zihni köleleştirilmiş felaket telallarına kulak asmayın. Sabır acıdır, zordur, çetindir ama meyvesi daima tatlıdır” dedi. “Sizinle hayalleriniz arasına girebilecek birçok engeli kaldırdık” Türkiye’nin 22 yılda birçok gelişmeye imza attığını ve güçlü bir altyapı oluşturduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnancın ve azmin elinden Allah’ın izniyle hiçbir şey kurtulamaz. Tüm bunları söylerken şu gerçeğin farkında olarak söylüyorum Türkiye artık eski Türkiye değil. Türkiye 22 yıl öncesinin Türkiye’si asla değil. Ekonomide, savunmada, eğitimde, teknoloji altyapısında 22 yıl öncesiyle kıyas dahi edilemeyecek bir Türkiye’de yaşıyoruz ve yaşıyorsunuz. Son 22 yılda sizinle hayalleriniz arasına girebilecek bir çok engeli kaldırdık. Milli gelirde tarihimizde ilk kez 1,1 trilyon dolar sınırını aştık. Nereden nereye. Savunma sanayiinde yerli ve milli üretimin payını yüzde 80’lere çıkarttık. İnsansız hava araçlarında dünyanın ilk 3 ülkesi arasındayız. AR-GE merkezi sayımızı sıfırdan bin 328’e çıkarttık. 22 yıl önce sadece 2 teknopark vardı, bugün 104 teknoparkımız var. Tasarım merkezimiz yokken bugün 332 tane tasarım merkezine sahibiz. Buralarda 13 bin 101’i tamamlandı, 200 binin üzerinde proje devam ediyor. Güçlü bir altyapıyı son 22 yıl içerisinde ülkemize kazandırdık” diye konuştu. “Yeni bir rekora imza atacağız” TEKNOFEST’in her sene katılımcı rekoru kırdığını ve bu sene de rekor kıracağına inandığını anlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra şunları söyledi: “Merkezinde siz gençlerimizin olduğu 21. yüzyıl Türkiye’sini ilimle, teknolojiyle inşa etmenin gayreti içerisindeyiz. Yeni, büyük ve güçlü Türkiye’yi yansıtan en önemli tablo TEKNOFEST’tir. Ziyaretçi rekorları kıran TEKNOFEST, yarışmalarıyla teknoloji ekosistemine ışık tutuyor. Dışa bağımlılığın, montajcılığın, başkalarına dışa bağımlı yaşamanın ülkemizin kaderi olmadığını bizlere gösteriyor. TEKNOFEST bir gençlik destanıdır. TEKNOFEST bir teknoloji devrimidir. 2018’den bu yana TEKNOFEST’in dalga dalga büyüdüğüne şahitlik ediyoruz. 20 bin yarışmacıyla başlamıştık ama geçen sene İstanbul, Ankara ve İzmir’de 333 binden fazla takım, 1 milyondan fazla yarışmacı ve 4,5 milyon ziyaretçiye ulaştık. Adana’da ise 790 binden fazla takım 1 milyon 650 binden fazla yarışmacı başvurdu. Ziyaretçi bakımından yeni bir rekora imza atacağımıza inanıyorum. Akdeniz bölgesinde ki tüm gençlerimizi Şakirpaşa’ya davet ediyorum.” “İsrail hükümeti süreci dinamitleyecek provokasyona imza atıyor” İsrail’in saldırılarına değinen Erdoğan, bölgede ateşin her geçen gün arttığına vurgu yaparak, “İsrail, Hamas bahanesiyle önce Gazze’yi işgal etti; şimdi de Hizbullah bahanesiyle Lübnan’da kan döküyor. Filistin’in seçilmiş son başbakanı İsmail Haniye’yi Tahran’da şehit ettikten sonra geçtiğimiz günlerde de Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ı katlettiler. İsrail saldırılarında can veren Filistinli ve Lübnanlı kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Bölgede ateşkese, barışa, huzura her yaklaşıldığında, İsrail hükümeti bu süreci dinamitleyecek bir provokasyona imza atıyor. Ateşi tüm bölgeye yaymak, coğrafyamızı kana ve gözyaşına boğmak için her yola başvuruyorlar. Uluslararası hukuk tamamen rafa kaldırılmış durumda” dedi. “Plandaki hedefin neresi olduğunu görmek için kahin olmaya gerek yok” İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne yönelik sözlerine tepki gösteren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Utanmadan, sıkılmadan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’e özellikle kalkıyor ‘BM’ye gelemez’ diye meydan okuyor. Şu hale bak. Şimdi 196 tane dünyadaki ülke herhalde BM Genel Sekreteri’ne sahip çıkacaktır. Sen kim oluyorsun da BM Genel Sekreteri’ne yönelik BM’ye gelemeyeceğine dair ferman gönderiyorsun. Kundaktaki bebekleri dahi öldürmekten zevk alan bir cinnet haliyle karşı karşıyayız. Tüm bu gerçeklere rağmen ne yazık ki batılı güçler, bu katliam şebekesine silah, mühimmat, istihbarat ve diplomatik destek vermeyi sürdürüyor. Gazze’ye ve Lübnan’a yağan binlerce tonluk bombaların nereden geldiği, nerede üretildiği, kimler tarafından tedarik edildiği bellidir. Kimse kusura bakmasın, ama dökülen her damla kana, bombaları atanlar kadar o bombaları temin edenler de aynı derecede ortaktır. Burada şunu çok açık ifade etmek durumundayım. Bölgemizde, sadece Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’la sınırlı kalmayacak, sinsi bir plan uygulamaya konulmuştur. Bu planın nihai hedefinin neresi olduğunu görmek ve anlamak için kahin olmaya gerek yoktur.” “Türkiye’ye meydan okuma yarışına giriyorlar” Türkiye’ye karşı meydan okuma yarışına girildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarih bilen, dinler tarihi bilen, siyaset ve diplomasi bilen herkes, meselenin Kudüs’le, Mescid-i Aksa ile vaat edilmiş topraklar hezeyanıyla bağlantısını zaten kolayca idrak edecektir. Vadedilmiş toprakların ne olduğunu gayet iyi biliriz. 30 kilometre mesafede adeta Türkiye’ye meydan okuma yarışına giriyorlar. Biz bunları gayet iyi biliriz. Mevcut İsrail yönetimi yaptığı her açıklamayla, paylaştığı her haritayla asıl niyetlerini ortaya koyuyor. Biz de sahadaki gelişmeleri bu zaviyeden anbean takip ediyoruz” dedi. “İnsanlık cephesini güçlendiriyoruz” Türkiye’nin teknoloji hamlesinin her geçen gün güçlendiğine dikkat çeken Erdoğan, “Komşularımızla ve bölgedeki tüm kardeş ülkelerle işbirliğimizi yine bu anlayışla ileriye taşıyoruz. Zalimler karşısında “insanlık cephesini” güçlendirmenin gayretindeyiz. Savunma sanayii alanında dışa bağımlılığımızı en aza indirmeye çalışıyor, yerli ve milli üretimi çok güçlü biçimde destekliyoruz. Devlet destekli siber saldırılara ve dijital terör eylemlerine karşı mukavemetimizi sürekli güçlendiriyoruz” diye konuştu. “Sulhun ve sükunun tarafındayız” Teknoloji için ‘Sadece refah değil, egemenlik anlamına geliyor’ diyen Erdoğan, daha sonra şunları söyledi: “Teknolojiyi sadece kullanan değil, tasarlayan, üreten ve ihraç eden ülke hedefimiz doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz. Tanktan, denizaltıya kadar çok geniş bir alanda son derece güçlüyüz. İnşallah çok daha iyi yerlerde olacağız. TB2’ler, Akıncı ile sürdürdüğümüz ivmeyi Kızılelma ile farlı bir seviyeye taşıyacağız. Şu hakikati lütfen aklınızdan çıkartmayın. Bizde savunma sanayi alanı başta olmak üzere dışa bağımlılığı çok iyi bilen bir ülkeyiz. Bize takılan çelmeleri, müttefiklerimizin uyguladığı gizli açık ambargoları unutmadık. Teknolojinin sadece kalkınma ve refah değil, bağımsızlık, güvenlik ve egemenlik manasına geldiğini defalarca tecrübe ettik. Biz her zaman sulhun ve sükunun tarafındayız. Tüm bunları savaş heveslisi olduğumuz için vatanımızı ve vatandaşlarımızı layıkıyla korumak için yapıyoruz.” “Bu vatanın toprağı daima güçlü olacaktır” İsrail’in planlarına karşı güçlü bir duruş sergileyeceklerini söyleyen Erdoğan, “Bölgemizin içerisinde bulunduğu cinnet hali karşısında yine mazlumların yanında ve adaletin safında yer alacağız. Coğrafyamızın yeni bir ‘Sykes-Picot’ taksimiyle lime lime edilmesine göz yummayacağız. Bu hedefleri yakalamada en büyük güç kaynağımız siz gençler olacaksınız. Yerli ve milli olsun diyerek çırpınan yürekler sizler var oldukça bu vatanın toprağı daima güçlü olacaktır. Sizlerin nefesi her daim duyulacak. Sizlerle yol yürümekten, yoldaşlık etmekten gurur duyuyorum” dedi. Konuşmanın ardından Erdoğan, TEKNOFEST’te yapılan yarışmalarda dereceye giren gençlere ödüllerini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Coğrafyamızın yeni bir ‘Sykes-Picot’ taksimiyle lime lime edilmesine göz yummayacağız”
04 Ekim 2024 Cuma - 17:00 Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Coğrafyamızın yeni bir ‘Sykes-Picot’ taksimiyle lime lime edilmesine göz yummayacağız” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bölgemizin içerisinde bulunduğu cinnet hali karşısında yine mazlumların yanında ve adaletin safında yer alacağız. Coğrafyamızın yeni bir ‘Sykes-Picot’ taksimiyle lime lime edilmesine göz yummayacağız” dedi. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST, Adana Havalimanı’nda devam ediyor. Bugün TEKNOFEST alanını ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmada TEKNOFEST’in öneminden bahsederek, “Buradan tüm Adana’yı, Çukurova’yı yürekten selamlıyorum. Adana’nın, Çukurova’nın çalışkan ve vizyoner gençlerini saygıyla selamlıyorum. Her birinize sevginiz, aşkınız ve dayanışmanız için teşekkür ediyorum. Bugün bir kez daha Adana’dayız. 10 Ağustos’ta Adana’ya gelmiş ve muhteşem bir projenin açılışını yapmıştık. Adana ile birlikte Mersin’in de gurur kaynağı olan Çukurova Uluslararası Havalimanı’nı tüm bölgemizin hizmetine sunmuştuk. Şimdi de Şakirpaşa Havalimanı’ndayız ve Adana’nın misafiriyiz. Bugün Adana bir başka güzel. Gözlerinin ışıltısında aydınlık yarınlarımızın müjdesi olan siz gençlerimizle Adana ve Şakirpaşa bugün çok farklı. Bugün burada sadece milli teknoloji hamlemizin göz kamaştıran eserleri yok, burada genç yüreklerimiz ve parlak zihinlerimiz var. Bugün burada geleceğin Aziz Sancarları, Hezarfenleri var. Burada aşkın, ilimin ve barışın diliyle konuşan ufku açık yüzbinlerce gencimiz var” ifadelerini kullandı. “Şakirpaşa ile ilgili iddialar boşa çıktı” Şakirpaşa Havalimanı ile ilgili algıların boşa çıktığına dikkat çeken Erdoğan, “Biz Çukurova Uluslararası Havalimanı’nı açtığımızda birileri Şakirpaşa Havalimanı ile ilgili yoğun bir algı çalışması yürüttüler. Akla, vicdana ve siyasi ahlaka sığmayan bir sürü iddiayı gündeme taşıdılar. İddialarının hiçbir geçerliliğinin olmadığı bir kez daha ortaya çıktı. Şakirpaşa Havalimanı kapanmadı, açık. Biz de bugün Şakirpaşa Havalimanı’na indik. Bugün burada TEKNOFEST fuarını gümbür gümbür dünyaya haykırıyoruz. Algı operasyonlarından etkilenip, ‘Şakirpaşa ne olacak’ diye etkilenen Adanalı gençlerimize sesleniyorum. Siz asla endişe etmeyin. Şakirpaşa eskisinden daha büyük ve hayati görevler icra edecek. TEKNOFEST sadece bir başlangıç. Burayı tarihine, misyonuna ve görevine uygun bir şekilde kullanmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “Çukurova’nın çok ayrı bir yeri var” Adana’nın çok önemli bir şehir olduğuna vurgu yapan Erdoğan, “Katıldıkları yarışmalarda ödül alan tüm gençlerimizi yürekten kutluyorum. İsmini yaşattığımız eski Adana valilerinden, Adana nehirlerini ıslahı ve tarıma verdiği destekle bilinen Şakirpaşayı da minnetle anıyorum. Bizim gönlümüzde buraların, Çukurova’nın çok ayrı bir yeri var. İlk fetihlerden Kuvayi Milliye’ye kadar her zaman ülkesine sahip çıkan Adana’nın farklı bir yeri var” ifadelerini kullandı. “Açılan yollarda sarsılmadan yürüdük” 22 yılda Türkiye’nin birçok alanda çok önemli bir yere geldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Geleceği inşa etmek yarınları hayal etmekle başlar. Biruni, Ulubey, Cabir Bin Hayyam ve nice büyüğümüz fikir ve yürek teri döktü. Vecihi Hürkuş ve Erbakan hocamız hayallerini gerçekleştirmek adına nice bedeller ödedi. Pek çok badireyle karşılaştılar ama onlar inandıkları yolda yürümekten asla vazgeçmediler. Bugün hepimizi gururlandıran TEKNOFEST’e ulaşmak, buradaki ileri teknoloji ürünlerini yapmak asla kolay değildi. Son 22 yılda elde ettiğimiz hiçbir kazanım bize altın tepside sunulmadı. Engellerle karşılaştık, içeriden ve dışarıdan ihanetlere uğradık. Çifte standartların her türünü gördük ama neyi başardıysak bileğimizin gücüyle başardık. Yüreğimizi, gerektiğinde canımızı ortaya koyarak başardık. Dün bize parasıyla savunma sanayisi ürünü vermeyen ülkelere artık ihracat yapar hale geldik. Bizden öncekiler zor zamanlarda verdikleri asil mücadeleyle bir yol açmışlardı. Biz de onların açtığı yollarda sarsılmadan yürüdük.” “Sabır acıdır, zordur, çetindir ama meyvesi daima tatlıdır” Özdemir Bayraktar’ın Türkiye savunma sanayi sistemlerinin üretiminde çok önemli bir yerde olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “O mücadele adamlarından büyük ve güçlü Türkiye için canını dişine takanlardan birisi Özdemir Bayraktar’dı. Özdemir Bayraktar insansız hava araçlarında çığır açan bir isimdi. Milli teknoloji hamlesinin mihmandarlarındandı. Baykar’ın hayata geçirdiği pek çok projenin fikir babasıydı. Kararlı ve güçlüydü. Yılmadı ve yıldırmadan yoluna devam etti. Durumdan vazife çıkaran idealist bir insandı. Bugün İHA ve SİHA’larımız Türk savunma sanayisini gururla 50’den fazla ülkede temsil ediyorsa Özdemir ağabeyin katkısı vardır. İnşallah sizler bu mücadeleyi daha ileri taşıyacaksınız. Bizim eksiklerimizi telafi edecek olanlar sizlersiniz. Gençler, sizler Türkiye’nin umudusunuz. Türkiye’nin istikbali ve aydınlık yarınlarısınız. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak sizlerden isteğim hayallerinizin peşinden gitmeyi asla bırakmamanızdır. Hedeflerinize doğru yürümekten asla vazgeçmeyin. Yapamazsınız, başaramazsınız diyen zihni köleleştirilmiş felaket telallarına kulak asmayın. Sabır acıdır, zordur, çetindir ama meyvesi daima tatlıdır” dedi. “Sizinle hayalleriniz arasına girebilecek birçok engeli kaldırdık” Türkiye’nin 22 yılda birçok gelişmeye imza attığını ve güçlü bir altyapı oluşturduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnancın ve azmin elinden Allah’ın izniyle hiçbir şey kurtulamaz. Tüm bunları söylerken şu gerçeğin farkında olarak söylüyorum Türkiye artık eski Türkiye değil. Türkiye 22 yıl öncesinin Türkiye’si asla değil. Ekonomide, savunmada, eğitimde, teknoloji altyapısında 22 yıl öncesiyle kıyas dahi edilemeyecek bir Türkiye’de yaşıyoruz ve yaşıyorsunuz. Son 22 yılda sizinle hayalleriniz arasına girebilecek bir çok engeli kaldırdık. Milli gelirde tarihimizde ilk kez 1,1 trilyon dolar sınırını aştık. Nereden nereye. Savunma sanayiinde yerli ve milli üretimin payını yüzde 80’lere çıkarttık. İnsansız hava araçlarında dünyanın ilk 3 ülkesi arasındayız. AR-GE merkezi sayımızı sıfırdan bin 328’e çıkarttık. 22 yıl önce sadece 2 teknopark vardı, bugün 104 teknoparkımız var. Tasarım merkezimiz yokken bugün 332 tane tasarım merkezine sahibiz. Buralarda 13 bin 101’i tamamlandı, 200 binin üzerinde proje devam ediyor. Güçlü bir altyapıyı son 22 yıl içerisinde ülkemize kazandırdık” diye konuştu. “Yeni bir rekora imza atacağız” TEKNOFEST’in her sene katılımcı rekoru kırdığını ve bu sene de rekor kıracağına inandığını anlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra şunları söyledi: “Merkezinde siz gençlerimizin olduğu 21. yüzyıl Türkiye’sini ilimle, teknolojiyle inşa etmenin gayreti içerisindeyiz. Yeni, büyük ve güçlü Türkiye’yi yansıtan en önemli tablo TEKNOFEST’tir. Ziyaretçi rekorları kıran TEKNOFEST, yarışmalarıyla teknoloji ekosistemine ışık tutuyor. Dışa bağımlılığın, montajcılığın, başkalarına dışa bağımlı yaşamanın ülkemizin kaderi olmadığını bizlere gösteriyor. TEKNOFEST bir gençlik destanıdır. TEKNOFEST bir teknoloji devrimidir. 2018’den bu yana TEKNOFEST’in dalga dalga büyüdüğüne şahitlik ediyoruz. 20 bin yarışmacıyla başlamıştık ama geçen sene İstanbul, Ankara ve İzmir’de 333 binden fazla takım, 1 milyondan fazla yarışmacı ve 4,5 milyon ziyaretçiye ulaştık. Adana’da ise 790 binden fazla takım 1 milyon 650 binden fazla yarışmacı başvurdu. Ziyaretçi bakımından yeni bir rekora imza atacağımıza inanıyorum. Akdeniz bölgesinde ki tüm gençlerimizi Şakirpaşa’ya davet ediyorum.” “İsrail hükümeti süreci dinamitleyecek provokasyona imza atıyor” İsrail’in saldırılarına değinen Erdoğan, bölgede ateşin her geçen gün arttığına vurgu yaparak, “İsrail, Hamas bahanesiyle önce Gazze’yi işgal etti; şimdi de Hizbullah bahanesiyle Lübnan’da kan döküyor. Filistin’in seçilmiş son başbakanı İsmail Haniye’yi Tahran’da şehit ettikten sonra geçtiğimiz günlerde de Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ı katlettiler. İsrail saldırılarında can veren Filistinli ve Lübnanlı kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Bölgede ateşkese, barışa, huzura her yaklaşıldığında, İsrail hükümeti bu süreci dinamitleyecek bir provokasyona imza atıyor. Ateşi tüm bölgeye yaymak, coğrafyamızı kana ve gözyaşına boğmak için her yola başvuruyorlar. Uluslararası hukuk tamamen rafa kaldırılmış durumda” dedi. “Plandaki hedefin neresi olduğunu görmek için kahin olmaya gerek yok” İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne yönelik sözlerine tepki gösteren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Utanmadan, sıkılmadan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’e özellikle kalkıyor ‘BM’ye gelemez’ diye meydan okuyor. Şu hale bak. Şimdi 196 tane dünyadaki ülke herhalde BM Genel Sekreteri’ne sahip çıkacaktır. Sen kim oluyorsun da BM Genel Sekreteri’ne yönelik BM’ye gelemeyeceğine dair ferman gönderiyorsun. Kundaktaki bebekleri dahi öldürmekten zevk alan bir cinnet haliyle karşı karşıyayız. Tüm bu gerçeklere rağmen ne yazık ki batılı güçler, bu katliam şebekesine silah, mühimmat, istihbarat ve diplomatik destek vermeyi sürdürüyor. Gazze’ye ve Lübnan’a yağan binlerce tonluk bombaların nereden geldiği, nerede üretildiği, kimler tarafından tedarik edildiği bellidir. Kimse kusura bakmasın, ama dökülen her damla kana, bombaları atanlar kadar o bombaları temin edenler de aynı derecede ortaktır. Burada şunu çok açık ifade etmek durumundayım. Bölgemizde, sadece Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’la sınırlı kalmayacak, sinsi bir plan uygulamaya konulmuştur. Bu planın nihai hedefinin neresi olduğunu görmek ve anlamak için kahin olmaya gerek yoktur.” “Türkiye’ye meydan okuma yarışına giriyorlar” Türkiye’ye karşı meydan okuma yarışına girildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarih bilen, dinler tarihi bilen, siyaset ve diplomasi bilen herkes, meselenin Kudüs’le, Mescid-i Aksa ile vaat edilmiş topraklar hezeyanıyla bağlantısını zaten kolayca idrak edecektir. Vadedilmiş toprakların ne olduğunu gayet iyi biliriz. 30 kilometre mesafede adeta Türkiye’ye meydan okuma yarışına giriyorlar. Biz bunları gayet iyi biliriz. Mevcut İsrail yönetimi yaptığı her açıklamayla, paylaştığı her haritayla asıl niyetlerini ortaya koyuyor. Biz de sahadaki gelişmeleri bu zaviyeden anbean takip ediyoruz” dedi. “İnsanlık cephesini güçlendiriyoruz” Türkiye’nin teknoloji hamlesinin her geçen gün güçlendiğine dikkat çeken Erdoğan, “Komşularımızla ve bölgedeki tüm kardeş ülkelerle işbirliğimizi yine bu anlayışla ileriye taşıyoruz. Zalimler karşısında “insanlık cephesini” güçlendirmenin gayretindeyiz. Savunma sanayii alanında dışa bağımlılığımızı en aza indirmeye çalışıyor, yerli ve milli üretimi çok güçlü biçimde destekliyoruz. Devlet destekli siber saldırılara ve dijital terör eylemlerine karşı mukavemetimizi sürekli güçlendiriyoruz” diye konuştu. “Sulhun ve sükunun tarafındayız” Teknoloji için ‘Sadece refah değil, egemenlik anlamına geliyor’ diyen Erdoğan, daha sonra şunları söyledi: “Teknolojiyi sadece kullanan değil, tasarlayan, üreten ve ihraç eden ülke hedefimiz doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz. Tanktan, denizaltıya kadar çok geniş bir alanda son derece güçlüyüz. İnşallah çok daha iyi yerlerde olacağız. TB2’ler, Akıncı ile sürdürdüğümüz ivmeyi Kızılelma ile farlı bir seviyeye taşıyacağız. Şu hakikati lütfen aklınızdan çıkartmayın. Bizde savunma sanayi alanı başta olmak üzere dışa bağımlılığı çok iyi bilen bir ülkeyiz. Bize takılan çelmeleri, müttefiklerimizin uyguladığı gizli açık ambargoları unutmadık. Teknolojinin sadece kalkınma ve refah değil, bağımsızlık, güvenlik ve egemenlik manasına geldiğini defalarca tecrübe ettik. Biz her zaman sulhun ve sükunun tarafındayız. Tüm bunları savaş heveslisi olduğumuz için vatanımızı ve vatandaşlarımızı layıkıyla korumak için yapıyoruz.” “Bu vatanın toprağı daima güçlü olacaktır” İsrail’in planlarına karşı güçlü bir duruş sergileyeceklerini söyleyen Erdoğan, “Bölgemizin içerisinde bulunduğu cinnet hali karşısında yine mazlumların yanında ve adaletin safında yer alacağız. Coğrafyamızın yeni bir ‘Sykes-Picot’ taksimiyle lime lime edilmesine göz yummayacağız. Bu hedefleri yakalamada en büyük güç kaynağımız siz gençler olacaksınız. Yerli ve milli olsun diyerek çırpınan yürekler sizler var oldukça bu vatanın toprağı daima güçlü olacaktır. Sizlerin nefesi her daim duyulacak. Sizlerle yol yürümekten, yoldaşlık etmekten gurur duyuyorum” dedi. Konuşmanın ardından Erdoğan, TEKNOFEST’te yapılan yarışmalarda dereceye giren gençlere ödüllerini verdi.
Sınırlarımızı koruyan yapay zeka destekli Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri TEKNOFEST’te
04 Ekim 2024 Cuma - 14:14 Sınırlarımızı koruyan yapay zeka destekli Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri TEKNOFEST’te Milli olarak geliştirilen yapay zeka hedef tespit ve öğrenme yetenekleri sayesinde dünyadaki benzerleri arasında öne çıkan Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri (UKSS) TEKNOFEST’te sergileniyor. Savunma sanayinin geleceğini "robotik silah sistemlerinde" gören Sarsılmaz, kara ve deniz unsurlarına yönelik 7.62, 12.7, 20 MM, 25 MM ve 30 MM yüksek ateş gücüne sahip silah sistemlerini uzaktan komutalı "Silah Kuleleri"ne entegre ederek savunma sanayi sektöründe önemli bir boşluğu doldurmayı hedefliyor. Şu anda sınırlarımızı koruyan, yapay zeka hedef tespit ve öğrenme yetenekleri sayesinde dünyadaki benzerleri arasında öne çıkan ’Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri (UKSS)’, TEKNOFEST’te sergileniyor. 12.7 ve 7.62 bağlanabilen dual kule dünyada geçerli tüm kalibrelerdeki silahlara uyumlu olan standart olarak lazer mesafe ölçer, gündüz kamerası, termal kamera, kalan mühimmat sayacı, son mühimmat uyarısı, balistik koruma ve acil durumlarda manuel kullanım gibi özellikler içeriyor. Dual 12.7 mm, 7.62 mm silah kulesi ayrıca otomatik hedef tanımlama, otomatik hedef takibi, dokunmatik ekranlar, yüksek hassasiyet, farklı silahlarla uyumluluk, yüksek stabilizasyon ve hafiflik gibi avantajlar sunuyor. "Yapay zeka ile silah üretiyoruz" Sarsılmaz Yönetim Kurulu Üyesi Nuri Kızıltan, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, TUSAŞ ortak kuruluşu TR Mekatronik’te 20 mm burun topu ve 25 mm kara topuna uzanan bir yolculukları olduğunu belirterek, "Bununla beraber Hürkuş C’nin altına konacak yine TR Mekatronik ile birlikte yaptığımız bir 12.7 mm podumuz var. Dolayısıyla gördüğünüz gibi büyük bir ürün kapasitemiz var. Bunu yaparken de en büyük hedefimiz teknolojiyi üretmek ve yenilikleri kullanmak. Artık yapay zeka kullanarak da en sonunda arkamda gördüğünüz uzaktan komutalı silah sistemlerini üretmeye başladık. Çok kolay kullanma ve öğrenme yeteneği olduğu için de siz de kullanabilirsiniz. Bunu da göreceksiniz. SARBOT yani robot köpeğimizi de yaptık. Bunun üstüne silah yerleştirilerek, meskun mahallerde çok daha etkili olacak. Personelimizin zayiat görmeksizin buraları tespit edip imha edebileceği bir yapıya doğru geçiyoruz. Dolayısıyla bu performanstan çok mutluyuz. TEKNOFEST’te olmak da bizi çok mutlu ediyor" dedi. "Made in Türkiye yazarak silahları satıyoruz" Yapay zeka kullanılarak üretilen Uzaktan Komutalı Silah Sistemlerinin ülkede şu anda kullanıldığının altını çizen Kızıltan, "Bunların üretimine devam ediyoruz. Bizim 80 ülkenin üzerinde ihracatımız var ve en önemlisi de 2010’lu yıllardan beri ürünlerimizin üstünde ’Made in Türkiye’ ibaresi kullanarak satıyoruz. Daha yeni bu konu gündeme geldi ama biz 2010 yılından beri ısrarcı olarak ihracat ürünlerimizin üstüne Türkiye yazmaya devam ediyoruz. Çünkü bizim ülkemiz Türkiye" diye konuştu. "ATAK helikopterinin burun topunun kalifikasyonu tamamlanmak üzere" Şu an dünyanın her tarafından yoğun bir talep olduğunu kaydeden Kızıltan, "Her türlü ürünümüze, tabancadan, piyade tüfeklerine, makineli tüfeğe arkamda gördüğünüz uzaktan komutalı silah sistemlerine büyük bir ilgiyle devam ediyor. Bununla beraber ATAK helikopterinin burun topunun kalifikasyonu tamamlanmak üzere. ATAK helikopterimizin üstünde yerli, milli bir 20 mm topumuz var" ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu: “Mevsimsel rahatsızlıklarda anormal bir artış yok”
04 Ekim 2024 Cuma - 14:03 Sağlık Bakanı Memişoğlu: “Mevsimsel rahatsızlıklarda anormal bir artış yok” Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ekim, kasım ve aralık aylarından itibaren özellikle şubat, mart aylarına kadar güçlü solunum yolu enfeksiyonlarının, bulaşıcı hastalıkların kapalı alanlar ve hava şartlarından dolayı arttığını belirterek, “Şu anda böyle bir anormal bir artışımız yok. Doğal durumda seyrediyor” dedi. TEKNOFEST’i ziyaret etmek için Adana’ya gelen Bakan Memişoğlu, Adana Şehir Hastanesi’nde Adana’daki kamu, üniversite ve özel sektör hastane temsilcileriyle yaptığı toplantı sonrası basına açıklamalarda bulundu. Memişoğlu yaptığı açıklamada, “Adana sağlıkla ilgili çok eskiden beri Türkiye’nin en iyi sağlık hizmeti sunulan sunan ekiplerine sahip. Burada aynı zamanda Türkiye’nin ilk şehir hastanelerinden bir tanesi kurulmuş ve hizmete devam etmekte. Malumlarınız sağlıkta büyük bir değişim içinde büyük başarılara imza attık Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde. Adana’da aynı zamanda sağlık teknolojisi ve sağlık bilgi üretimiyle ilgili de hedeflerimizi gözden geçirdik. Biz sağlık ve sadece hizmet tarafına değil aynı zamanda bilimi ve teknolojisini de üretme konusunda iddialı olmak istiyoruz. Onun için de bu konularda özellikle dediğimiz Türkiye Sağlık Enstitüsü Başkanlığımızın üzerinde hem bilim insanlarımızı, hem çalışmalarımızı, hem üretimimizi onun koordinasyonunda gerçekleştirmeyi planlıyoruz” diye konuştu. Bakan Memişoğlu açıklamalarına şöyle devam etti: "Adana’da sağlık hizmeti, özellikle şehir hastanesi odaklı yürümekte. Ancak biz aynı zamanda birinci basamak dediğimiz sağlık hizmetlerini yani temel sağlık hizmetlerini, koruyucu sağlık hizmetlerini de Adana’da daha çok değiştireceğiz. Bunun yanında özellikle dün malumlarınız sayın hanımefendi Emine Erdoğan’ın himayelerinde olan normal doğum eylem planımızı da ilan ettik. Adana da burada ödül aldı. Onlara da teşekkür ediyorum. Biz doğal olan normal doğumu, özellikle ebeler eşliğinde teşvik etmek istiyoruz ve bu konuda da bir eylem planı hazırladık. İnşallah bütün paydaşlarımızda bunu başarılı hale getireceğiz. Çünkü hem doğurganlık oranlarımız düşmekte hem de gereksiz fizyolojik olan bir eylemi maalesef ameliyatla fizyolojik olmayan, doğal olmayan yöntemlerle fazla miktarda gerçekleştirmeye başladık. O nedenle hem anne adaylarımızın hem hekim arkadaşlarımızın bu konuda bizi desteklemelerini, bize bu konuda yardımcı olmalarını istiyoruz. Ben özellikle Adana’da hizmet eden ve bu konuda sağlıkla ilgili iyi örnekler gösteren bütün ekip arkadaşlarıma, yöneticilerime, başta müdürüm olmak üzere sağlık hizmetine, hekimle, hemşiresine, herkese teşekkür ediyorum." Memişoğlu, daha yolları olduğunu, daha iyi işler yapacaklarını belirterek, "Hep beraber daha çok çalışacağız ve Türkiye’de sağlığın lokomotif sektör olmasını sağlayacağız. Bu konuda hedefimiz Türkiye’nin sağlığının güçlü olması. Çünkü biz insanlara iyilik etmeye, onların sağlığına kavuşturmaya çalışan bir grubuz. Bugün dünyada maalesef kötülük edenlerle iyilik edenlerin bir mücadelesi var. Allah’a hamdolsun, şükürler olsun biz iyi taraftayız. Barış, dostluk ve üretim iyiliği medeniyeti için onun için hep beraber buna çalışıyoruz. Çocuklarımızın yapabilirliğini göstermesi açısından ve Türkiye’nin neler yapabileceğinin ispatı açısından gerçekten sadece festival değil esasında bizim ümit ışığımız. Onları da örnek aldık. İnşallah orada aynı zamanda bakanlık olarak da bulunmaktayız. Herkese emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Biz sağlıkta teknolojiyi ve üretimi hedeflemiş bir yönetim olarak inşallah başarılı olacağız" dedi. Memişoğlu, ekim, kasım ve aralık aylarından itibaren özellikle şubat, mart aylarına kadar güçlü solunum yolu enfeksiyonlarının, bulaşıcı hastalıkların kapalı alanlar ve hava şartlarından dolayı arttığına dikkat çekerek şunları kaydetti: "Şu anda böyle bir anormal bir artışımız yok. Doğal durumda seyrediyor her dönemde olduğu gibi. Biz Türkiye sağlık sisteminde anlık veri takiplerimizle ve her olayı, her hastalığı uygulamalarımızla kontrol ederek yönetiyoruz. Onun için şu anda anormal durum yok. Enfeksiyonla ilgili anormal bir artış yok. Normal mevsimlik seyir halinde." Memişoğlu, aile sağlığı merkezleriyle ilgili konuya da değinerek, "Türkiye’de hem standartları yükseltmemiz, hem kurumsal yapılarını kuvvetlendirmemiz hem de bazı yer konusunda sıkıntılarımız olan bölgelerde de çeşitli çözüm arayışı içindeyiz. Aile sağlığı merkezlerini güçlendirmemiz aynı zamanda onlara yenilerini ilave etmek durumundayız. Çünkü temel sağlık, koruyucu sağlık, esasında hastalanmadan sağlığımızı yönetmek aynı zamanda yakın yerde insanları en yakın yerde sağlık hizmetini sunan alanlardır. Özellikle eczaneler ve aile sağlığı merkezlerimiz mahallede sokakta insanlarımızın sağlık kültürünü arttırmak aynı zamanda hastalanmadan sağlığını korumanın yöntemlerini öğretmekle mükellefler. Orada çalışan bütün aile hekimlerimizle, eczacılarımıza, aile sağlığı elemanlarımıza, bütün bu en uç noktadaki sağlık hizmetinden arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Türkiye birinci, ikinci, üçüncü basamağıyla bugün burada bulunduğumuz şehir hastanemizde gerçekten dünyaya model olmuş bir sağlık sistemine sahip. İnsanlarımızı da sağlık çalışanlarımızı hep beraber bu konuda desteklememiz ve onları motive etmemiz lazım. Biz sonuçta burada çalışan sağlık çalışanlarımızın hizmetkarıyız. Çünkü onların daha iyi hizmet vermeleri için ne yapabileceğimizi tartışıyoruz. Onlar da insanımıza daha iyi sağlık hizmeti sunarak sunmak onların derdine derman olmak için çalışıyor. Bu konuda hepsine minnetlerimi, şükranlarımı arz ediyorum. Toplumumuza da hastalanmadan, sağlıklarını korumalarını tavsiye ediyoruz. Ama hastalandıkları zaman biz sağlık sistemimiz, bütün arkadaşlar, altyapımızla onların emrindeyiz" diye konuştu.
TEKNOFEST heyecanı sürüyor
04 Ekim 2024 Cuma - 12:37 TEKNOFEST heyecanı sürüyor Adana’da düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nin (TEKNOFEST) üçüncü gününde heyecan devam ederken çocuklar Çanakkale Dijital Müzesi’nde ve Planetaryum’da keyifli vakit geçiriyor. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST, Adana Havalimanında devam ediyor. Festivalin üçüncü gününde, akrobasi gösterilerinden ileri teknoloji simülasyonlarına, bilimsel atölyeler ve sergilere kadar her yaştan katılımcı için etkinlik programı yer alıyor. Ziyaretçiler, dün olduğu gibi bugün de SOLOTÜRK, Jandarma Çelik Kanatlar, atak helikopteri ve paramotorların gökyüzündeki hareketlerini takip etti. Dijital eğlenceler Çocuklar, Çanakkale Dijital Müzesi’nin kurgulandığını ve simülasyonlarla Çanakkale ruhunun yaşatıldığı ‘Geçmişin İzinde, Geleceğin Peşinde’ sergisini ziyaret etti. Ayrıca çocuklar Planetaryum’da keyifli vakit geçirdi. Helikoptere bindiler Ayrıca çocuklar başta olmak üzere katılımcılar Hava Kuvvetlerinin envanterinde bulunan ve TEKNOFEST’te sergilenen helikoptere binip helikopter hakkında bilgi aldı. "Çok güzeldi" Osmaniye’den gelen çocuklardan Anıl Gök, "İçerisi çok güzeldi. Kendimi Çanakkale Savaşı’nda hissettim. Herkesi buraya beklerim" dedi. Asel Yıldırım ise TEKNOFEST’ten sonra hayalinin pilot olmak olduğunu söyledi. Esra Tülce isimli 9 yaşındaki çocuk ise festivalde uçakları izlediği için çok mutlu olduğunu söyledi. Öte yandan festivalde katılımcıların yoğunluğu sürerken öğleden sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan alana gelecek.
Birleşmiş Milletler’den Büyükşehir personeline, şiddete karşı eğitim
04 Ekim 2024 Cuma - 12:19 Birleşmiş Milletler’den Büyükşehir personeline, şiddete karşı eğitim Adana Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı personeline, Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından “Çocuk Koruma, Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet (TCDŞ) ve Toplum Temelli Koruma Eğitimi” verildi. Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı personeline yönelik Seyhan ilçesi Sucuzade Mahallesi’nde yer alan Kadın Akademisi Kadın Danışma Merkez’inde “Çocuk Koruma, Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet ve Toplum Temelli Koruma Eğitimi” verdi. Eğitim toplamda 31 personelin katılımıyla gerçekleşti. Toplamda 31 personelin katılımı ile gerçekleşen eğitimin birinci gününde, açılış ve tanışma konuşmalarının ardından UNHCR eğitimcileri tarafından, standart özel ihtiyaç kodları (risk altındaki kadın, çocuk ve yaşlı kişi, refakatsiz veya ailesinden ayrı düşmüş çocuk, engellilik, işkence, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet gibi) anlatıldı. Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet (TCDŞ) nedir? TCDŞ neden ve nasıl ortaya çıkar? TCDŞ’i önlemeye yönelik müdahaleler nelerdir? TCDŞ’e maruz kalma riskini azaltmak için yapılan müdahaleler ve TCDŞ türleri olan; Fiziksel Şiddet Psikoloji Şiddet, Sosyo-Ekonomik Şiddet, Cinsel Şiddet anlatıldı. Ayrıca, TCDŞ Vaka Yönetimi Aşamaları ve Vaka Eylem Planlaması ile Vaka Sonlandırma-Yönlendirme Mekanizmaları konularında bilgi paylaşımında bulunuldu. İlk günkü eğitimin öğleden sonraki oturumunda eğitim alan personel, kendi arasında gruplara ayrılarak, farklı konularda vaka çalışmaları gerçekleştirdi. Cinsel Sömürü ve İstismar (CSİ) başlığı altında; Cinsel Sömürü, Cinsel İstismar ve Cinsel Taciz nedir konuları ile CSİ Vaka Yönetiminin nasıl yapılacağı örnekleri ile birlikte açıklandı. Eğitimin birinci günü, Toplum Temelli Koruma ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) iletişim araçlarının neler olduğu; soru, görüş, öneri bildirimi için hangi iletişim araçlarının kullanılacağı bilgisi aktarılarak sonlandırıldı. Eğitimin ikinci gününde, Çocuk Koruma ve Çocuk Güvenliği Prensipleri ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve kanun çerçevesinde; istismara, ihmale, sömürüye ve şiddete maruz kalan çocukların bakım ve koruma hizmetleri konusunda bilgiler verildi. İnteraktif olarak sürdürülen eğitimde karşılıklı soru-cevap ve gruplara ayrılarak çalışmalar yürütüldü. Aynı zamanda Çocuklarla İletişim Nedir ve İletişim Kurarken Kaçınılması Gereken Konular ifade edildi. Eğitimin sonunda UNHCR tarafından katılımcılara, katılım belgeleri dağıtıldı.