Yerel Haberler
Adana
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:37 İstanbul Lider Koleji öğrencileri 3 kategoride 3 ödülle Roma’da İstanbul Lider Koleji öğrencileri, 1 kilogram sumo ve 3 kilogram sumo kategorilerinde Jury Award ödülünü, Startup Junior kategorisinde Best Team Spirit ikincilik ödülünü kazanarak Roma’da gerçekleştirilecek dünya şampiyonasına katılma hakkı elde etti. 23-26 Nisan tarihleri arasında Antalya’da 21 farklı ülkeden öğrencinin katılımıyla düzenlenen Fibonacci Robot Olimpiyatları Avrasya Şampiyonası’nda İstanbul Lider Koleji öğrencileri başarıya imza attı. Ortaokul öğrencileri 1 kilogram sumo ve 3 kilogram sumo kategorilerinde Jury Award ödülünü kazanarak Roma’da gerçekleştirilecek Dünya Şampiyonası’na katılma hakkı elde etti. Aynı şampiyonada yarışan ilkokul öğrencileri ise Startup Junior kategorisinde Best Team Spirit ikincilik ödülünü kazanarak Roma’daki dünya finaline gitmeye hak kazandı. Başarıya ilişkin değerlendirmede bulunan İstanbul Lider Koleji İcra Kurulu Başkanı Filiz Kepme, öğrencilerin uluslararası bir organizasyonda elde ettiği derecelerin kendileri için büyük gurur kaynağı olduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarında gösterdiği azim ve takım ruhu bizleri son derece mutlu ediyor. Bu başarı, onların disiplinli çalışmalarının ve öğretmenlerimizin özverili rehberliğinin bir sonucudur. Antalya’da elde ettikleri derecelerle Roma’da düzenlenecek dünya şampiyonasına katılma hakkı kazanan tüm öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum. İnanıyorum ki Roma’da da ülkemizi ve okulumuzu en iyi şekilde temsil edecekler" dedi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:30 Tomografiye giren 1,5 yaşındaki çocuğun başına gelmeyen kalmadı Adana’da annesiyle birlikte kaza geçirdiği için hastaneye kaldırılan ve ilaçlı tomografiye giren 1,5 yaşındaki çocuğa verilen ilaç deri altına gitti ve kolu şişti. Doktorun ‘Bir şeyi yok’ diyerek taburcu etmeye çalıştığı çocuk, ailenin itirazı üzerine başka hastaneye sevk edildi ve 3 gün içerisinde 2 ameliyat geçirerek kolundaki ödem çıkartıldı. Ailenin şikayetçi olduğu olayla ilgili inceleme başlatılırken anne gözyaşlarıyla, "Bu ilaç zehirli bir ilaç. Çocuğumun kolu dirseğe kadar açıldı ve ödem akıyor. Bu kadar acıyı taşıyamaz" dedi. Olay, 30 Nisan’da merkez Çukurova ilçesine bağlı Yurt Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Hamiyet Kayışoğlu (31), oğlu Mehmet Asil (1,5) ile birlikte motosikletle giderken devrildi. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla anne ve oğlu Çukurova Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. İddiaya göre burada Mehmet Asil, ilaçlı tomografiye alındı. Ancak bir süre sonra ilacın deri altına gittiği fark edildi ve çocuğun sağ eli şişip morarmaya başladı. Doktor, ‘Bir şeyi yok’ dedi İddiaya göre, anne Hamiyet Kayışoğlu durumu doktora bildirdi ancak görevli doktor, ‘Endişe etmenize gerek yok, bir şeyi yok, sizi taburcu edelim bu şişlik geçer’ diyerek aileyi sakinleştirmeye çalıştı. Aradan geçen süreçte minik Mehmet Asil’in elinin yanı sıra kolu da şişip morarmaya başlayınca aile durumu yeniden doktora bildirdi ve doktor aileyi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti. 3 günde 2 ameliyata girdi Aile, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gelir gelmez doktorlar Mehmet Asil’i hemen ameliyata alıp sağ kolunu dirseğe kadar açtı. 3 gün boyunca sağ kolundan ödem akan Mehmet Asil, dün yeniden ameliyata alındı ve kolu dikildi. Minik Mehmet Asil’in hastanedeki tedavisi ise sürüyor. Aile şikayetçi oldu, inceleme başlatıldı Öte yandan aile, 100. Yıl Şehit Rüştü Bayram Polis Merkezi Amirliği’ne giderek Çukurova Devlet Hastanesi’nde kendileriyle ilgilenen sağlık personellerinden şikayetçi oldu. Şikayet üzerine ise Adana İl Sağlık Müdürlüğü’nün idari, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ise adli inceleme başlattığı öğrenildi. "Çocuğum taburcu edildi, itiraz ettim" Yaşadıklarını gözyaşlarıyla İHA’ya anlatan anne Hamiyet Kayışoğlu, oğlunun çok küçük ve bu acılara zor dayandığını söyleyerek, "Çocuğum kaza sonrası kafasına darbe aldığı için tedbir amaçlı hastaneye götürdüm ve ultrasona girdi. İlaçlı ultrasonda ilaç çocuğumun deri altına geçmiş. Bu nedenle önce eli şişti. Doktor, ‘Panik yapmamam ve sakin olmam’ gerektiğini söyleyerek ‘Soğuk suyla tampon’ yapmamı istedi. Daha sonra çocuğum taburcu edildi ancak ben bu duruma itiraz ettim. Bunun üzerine doktor bizi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti" diye konuştu. "Adaletin sağlanmasını istiyorum" Hastane hakkında soruşturma başlatılmasını istediğini anlatan anne Kayışoğlu, "Benim çocuğumun kolu ihmal yüzünden bu duruma geldi. Bu ilaç deri altına işleyebilir, biz olmaz demiyoruz. Vücut böyle bir tepki gösterebilir ama doktor o an tepki göstermeliydi. Bu ilaç zehirli bir ilaç. Çocuğumun kolu dirseğe kadar açıldı ve kanlı ödem akıyor. Benim oğlum bu kadar acıyı taşıyamaz. Kahvaltı bile yaptıramıyorum çocuğuma. Ben adaletin sağlanmasını ve hastane hakkında soruşturma başlatılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Çukurova Devlet Hastanesi yetkilileri, Mehmet Asil’in kolunun şişmesine neden olan damar yolunun 112 personellerince açıldığını, kendilerinin bir ihmali olmadığını belirtti.
Tüp bebek yöntemiyle doğan çocuklarına doktorun adını verdiler
24 Eylül 2024 Salı - 17:00 Tüp bebek yöntemiyle doğan çocuklarına doktorun adını verdiler Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tüp bebek tedavisiyle dünyaya gelen çocuklarına aile, tedaviyi yapan doktorun ismini verdi. Adana’da 3 yıldır evli olan Büşra ve Şehmus Kavak çifti, çocukları olmayınca Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tüp bebek tedavisi için Doğum Uzmanı Doç. Dr. Sefa Arlıer’e başvuruda bulundu. Anne Büşra Kavak, ilk tedavi sürecinde gebe kaldı. 9 ayın ardından anne Kavak, 3 kilo 450 gram ağırlığında erkek bebek dünyaya getirdi. Çift, çocuklarına doktorlarının ismi olan Sefa adını verdi. "Zorlu süreçti ama sonuna değdi" Evlat sahibi olduğu için çok mutlu olduğunu söyleyen Büşra Kavak, "Bayağı bir tedavi süreci oldu. En sonunda, Sefa hocamız sağ olsun bize yardımcı oldu. İlk tüp bebek denememiz başarılı oldu. Çok değişik mutlu bir duygu içerisinde, tarifi yok. Oğlumuza doktorumuzun ismini severek verdik. Zorlu bir süreçti ama sonuna değdi, Sefa’mız geldi" dedi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Sefa Arlıer de merkeze bugüne kadar bin 500’ün üzerinde tüp bebek başvurusu yapıldığını ve 150 civarında tüp bebek tedavisi gerçekleştirildiğini söyledi. Arlıer, "Hastalar geldiği zaman hepsini bireysel olarak değerlendiriyoruz. Çünkü tüp bebek tedavisindeki aşamalardan en önemlisi, hastanın bireysel olarak tedavisini planlamak. Daha sonra bazı tetkik tedaviler yapıyoruz. Bu tedaviler erkeğe ve kadına yönelik oluyor. Öncelikle bir ameliyat gerekiyorsa, rahimle ilgili bir sıkıntı var ise onları düzeltiyoruz. Yumurta ve spermin önemli olduğu gibi, bebeğin yerleşeceği rahim de önemlidir. Rahmin hazırlanması gerekiyor. Daha sonra hastaların yaşına göre, yumurtalık rezervine göre ileri teknoloji ultrasonla ve kan tetkikleriyle değerlendirerek bir doz belirliyoruz. Bu dozu hastaya bireysel olarak uyguluyoruz. Hastayı tedavi esnasında dört, beş kez yumurtalık takibine çağırıyoruz. Yumurtalıklar belirli bir olgunluğa eriştikten sonra, onu çatlatıyoruz ve daha dökülmeden toplayarak laboratuvara gönderiyoruz. Laboratuvarda erkeğin spermiyle en kaliteli sperm seçilip orada birleştiriliyor. Tüp içerisinde üç dört gün rahmi taklit eden bir ortamda büyütüldükten sonra gelişen embriyolar rahim içerisine transfer ediliyor. Ve mutlu son için 12 gün sonra gebelik testini bekliyoruz" dedi. Son olarak Arlıer, "30 yıllık hekimim ve herhalde 500’e yakın hasta ismimi verdi. Bu da hastayla olan ilgimizden, sevgimizden ve yaptığımız tedavinin ne kadar güzel olduğunu gösteriyor. Herkes için gurur kaynağı; beni de çok mutlu etti. Hastalar güvenmese, sevmeseler doktorun ismini vermez. Bu, zaten Anadolu’da bizim kültürümüzde oldukça yaygın; hem hekime hem tedavideki kişilere verilen değeri de gösteriyor" diye konuştu.
Tüp bebek yönetimiyle dünyaya gelen çocuklarına, doktorun adını verdiler
24 Eylül 2024 Salı - 16:59 Tüp bebek yönetimiyle dünyaya gelen çocuklarına, doktorun adını verdiler Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tüp bebek tedavisiyle dünyaya gelen çocuklarına aile tedaviyi yapan doktorun ismini verdi. Adana’da 3 yıldır evli olan Büşra ve Şehmus Kavak çifti, çocukları olmayınca Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tüp bebek tedavisin Doğum Uzmanı Doç. Dr. Sefa Arlıer’e tedavi olmak için başvuruda bulundu. Anne Büşra Kavak, ilk tedavi sürecinde gebe kaldı. 9 ayın ardından anne Kavak, 3 kilo 450 gram ağırlığında erkek bebek dünyaya getirdi. Çift çocuklarına doktorlarının ismi olan Sefa adını verdi. “Zorlu süreçti ama sonuna değdi” Evlat sahibi olduğu için çok mutlu olduğunu söyleyen anne Büşra Kavak, “Bayağı bir tedavi süreci oldu. En sonunda, Sefa hocamı sağ olsun bize yardımcı oldu. İlk tüp bebe denememiz başarılı oldu. Çok değişik mutlu bir duygu içerisinde, tarifi yok. Oğlumuza doktorumuzun ismini severek verdik. Zorlu bir süreçti ama sonuna değdi, Sefamız geldi” dedi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Sefa Arlıer de merkeze bugüne kadar 1500’ün üzerinde tüp bebek başvurusu yapıldığını ve 150 civarında tüp bebek tedavisi gerçekleştirildiğini söyledi. Arlıer, ”Hastalar geldiği zaman hepsini bireysel olarak değerlendiriyoruz. Çünkü tüp bebek tedavisindeki aşamalardan en önemlisi, hastanın bireysel olarak tedavisini planlamak. Daha sonra bazı tetkik tedaviler yapıyoruz. Bu tedaviler erkeğe ve kadına yönelik oluyor. Öncelikle bir ameliyat gerekiyorsa, rahimle ilgili bir sıkıntı var ise onları düzeltiyoruz. Yumurta ve spermin önemli olduğu gibi, bebeğin yerleşeceği rahim de önemlidir. Rahmin hazırlanması gerekiyor. Daha sonra hastaların yaşına göre, yumurtalık rezervine göre ileri teknoloji ultrasonla ve kan tetkikleriyle değerlendirerek bir doz belirliyoruz. Bu dozu hastaya bireysel olarak uyguluyoruz. Hastayı tedavi esnasında dört, beş kez yumurtalık takibine çağırıyoruz. Yumurtalıklar belirli bir olgunluğa eriştikten sonra, onu çatlatıyoruz ve daha dökülmeden toplayarak laboratuvara gönderiyoruz. Laboratuvarda erkeğin spermiyle en kaliteli sperm seçilip orada birleştiriliyor. Tüp içerisinde üç dört gün rahmi taklit eden bir ortamda büyütüldükten sonra gelişen embriyolar rahim içerisine transfer ediliyor. Ve mutlu son için 12 gün sonra gebelik testini bekliyoruz” dedi Son olarak Arlıer, "30 yıllık hekimim ve herhalde 500’e yakın hasta ismimi verdi. Bu da hastayla olan ilgimizden, sevgimizden ve yaptığımız tedavinin ne kadar güzel olduğunu gösteriyor. Herkes için gurur kaynağı; beni de çok mutlu etti. Hastalar güvenmese, sevmeseler doktorun ismini vermez. Bu, zaten Anadolu’da bizim kültürümüzde oldukça yaygın; hem hekime hem tedavideki kişilere verilen değeri de gösteriyor" diye konuştu.
Saimbeyli cevizi, üzümü, sumağı ve domatesi tescillenecek
24 Eylül 2024 Salı - 15:01 Saimbeyli cevizi, üzümü, sumağı ve domatesi tescillenecek Adana’nın Saimbeyli ilçesinde yetişen lezzet ve aromasıyla diğerlerinden ayrılın ceviz, domates, sumak ve üzümü tescillemek için Kozan Ticaret Odası kolları sıvadı. Saimbeyli Kaymakamı Emre Açar, Kozan Ticaret Odası Başkanı Mustafa Kandemir ile bir araya gelerek bölgenin tarım ürünlerinin lezzetinin tescillenmesi ve ekonomiye kazandırılması için çalışmalara başlattı. Saimbeyli kötün domatesi başta olmak üzere Çeralan cevizi, Mücennes üzümü ve bölgeye ayrı bir değer katan sumağın coğrafi işaret tescili alınması yolunda hazırlanan eylem planını Kaymakam Açar, Kozan Ticaret Odası Başkanı Mustafa Kandemir’e teslim etti. Açar, "Saimbeyli’de göreve geldiğim günden bu yana ilçenin tarım ve turizm alanında gelişmesi için devletimizin desteği ile birlikte çalışıyoruz. Saimbeyli’nin kirazı, cevizi, sumağı, üzümü ve domatesine tescil almak için bir eylem planı hazırladık. Bunun için bugün bir araya geldik. Saimbeyli domatesinin üretimini artırmak adına 2024-2025 Saimbeyli kötün domates eylem planını yaptık. Bu ürünlerde verim artması ve pazara sunumu için yerel yönetimlerle birlikte ilçemiz ürünlerini markalaştırarak ekonomiye kazandırmak istiyoruz" diye konuştu. Kozan Ticaret Odası Başkanı Mustafa Kandemir ise, "Bölgede coğrafi işaret aldığımız ürünleri ekonomiyi kazandırmak için oda desteğimizi veriyoruz. Saimbeyli Belediye Başkanımız Mahmut Dal ve Kaymakamımız ile birlikte bölgenin kalkınması için tüm çalışmaları yapacağız" dedi.
TEKNOFEST Geleceğin Türkiye’si bu yıl Adana’da yükseliyor
24 Eylül 2024 Salı - 14:28 TEKNOFEST Geleceğin Türkiye’si bu yıl Adana’da yükseliyor Türkiye’nin dört bir yanında gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü, bilim ve teknolojinin ışığında yeni ufuklara yelken açtığı TEKNOFEST, bu yıl Akdeniz’in sıcaklığıyla buluşuyor. TEKNOFEST Adana’ya 790 bin takım ve 1 milyon 650 binin üzerinde yarışmacının başvurduğu öğrenildi. Dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST, 2-6 Ekim tarihlerinde Adana’da gerçekleştirilecek. Tarihi ve kültürel zenginlikleri, dillere destan mutfağı ve misafirperver insanlarıyla Adana, bu büyük heyecana ev sahipliği yaparken, milyonlarca teknoloji tutkunu geleceğin Türkiye’sini inşa etmeye edecek. Geçtiğimiz yıl İstanbul, Ankara ve İzmir’de milyonlarca ziyaretçiyi bir araya getiren TEKNOFEST, bu yıl da Adana Şakirpaşa Havalimanı’nda bilim ve teknolojiyle ayakları yerden kesecek. Gökyüzünde sergilenecek hava gösterileri, simülasyon deneyimleri, sergiler, etkinlik stantları, bilim atölyeleri ve unutulmaz sahne performansları ile ziyaretçileri adeta zamanın ötesine taşıyacak. Bu yıl ilk kez TEKNOFEST Akdeniz kapsamındaki Teknoloji Yarışmaları’nın final değerlendirmeleri Antalya’da gerçekleştirildi. 100 farklı ülkeden başvuru alınan ve Türkiye’nin dört bir yanından katılımın sağlandığı TEKNOFEST 2024 kapsamında ise 50 ana kategoride düzenlenen yarışmalarda gençler, yapay zekâdan biyoteknolojiye, tarım teknolojilerinden haberleşmeye kadar birçok alanda projeleriyle kıyasıya mücadele etti. Genç beyinlerin, ülkemizin aydınlık geleceğini inşa etmek için verdiği emekler, birer umut ışığı olarak Adana’da sahneye çıkacak. Şampiyonlar, ödüllerini almak üzere TEKNOFEST’in coşkusunu yaşayan yüzbinlerin alkışları eşliğinde taçlandırılacak. TEKNOFEST 2024’e 790 bin takım ve 1 milyon 650 binin üzerinde yarışmacı başvurdu Bu yıl 50 ana kategori ve 128 alt kategoride düzenlenen teknoloji yarışmalarına 790 bin takım ve 1 milyon 650 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Gençler, toplamda 31 milyon TL ödül ve 55 milyon TL’nin üzerinde malzeme desteği ile Türkiye’nin geleceğine katkı sunmak için yarıştı. Adana’da yeni bir rekora imza atılması beklenen TEKNOFEST, bilim ve teknoloji tutkusunu yeni zirvelere taşımaya hazırlanıyor. Bu büyük buluşmada gençlerin başarısı, Türkiye’nin geleceğine yön veren umut dolu bir mesaj olarak yankılanacak. “TEKNOFEST yalnızca festivalden ibaret değil; aynı zamanda bir idealdir” 2-6 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek festival için hazırlıkları yerinde takip eden TEKNOFEST Genel Sekreteri Muhammet Saymaz, “TEKNOFEST, yalnızca bir festivalden ibaret değil; aynı zamanda bir idealdir. Her yıl bu festivalde bir araya gelen gençlerimiz, teknolojiye olan inançları ve Türkiye’ye olan bağlılıkları ile sadece kendi geleceklerini değil, ülkemizin yarınlarını da şekillendiriyorlar. Adana’da gerçekleştireceğimiz TEKNOFEST bu anlamda çok özel. Adana’nın sıcakkanlı insanları, tarihe tanıklık eden toprakları ve zengin kültürüyle birleşen bu festival, bir kez daha umutların, yeniliklerin ve heyecanın merkezi olacak.
Op. Dr. Gökler: "Obez kadınlarda hamile kalmak 3 kat daha zor"
24 Eylül 2024 Salı - 13:10 Op. Dr. Gökler: "Obez kadınlarda hamile kalmak 3 kat daha zor" Obezitenin yol açtığı birçok sağlık sorununun dışında, kadınlarda hamile kalma ihtimalini de azalttığını söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cihan Gökler, "Araştırmalar, obez kadınların kısırlık riskinin obez olmayan kadınlara göre 3 kat daha fazla olduğunu ve bu kadınların hamile kalmak için daha uzun süreye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Yapılan çalışmalar, BMI değeri arttıkça doğurganlığın azaldığını ve normal döngülere sahip obez kadınlarda bile doğurganlık oranlarının düştüğünü ortaya koyuyor" dedi. Medical Park Seyhan Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cihan Gökler, obezitenin kadın doğurganlığı üzerindeki moleküler ve endokrinolojik etkileri hakkında bilgilendirmede bulundu. Obezitenin sadece kilo fazlalığı ile değil, aynı zamanda hormon dengesizlikleri ve metabolik bozukluklarla da yakından ilişkili olduğunu belirten Op. Dr. Gökler, "Obezite, hem kadınlarda hem erkeklerde çeşitli nedenlerle infertilite yani kısırlığa sebep olmaktadır. Kadın üreme sağlığını olumsuz yönde etkileyen çeşitli endokrinolojik mekanizmalara yol açmaktadır" şeklinde konuştu. "Obezite kadınlarda yumurtlama fonksiyonunu bozuyor" Obezitenin kadınlarda insülin direnci, hiperinsülinemi ve hipotalamus-hipofiz-yumurtalık (HPO) eksenindeki bozulmalarla doğrudan ilişkili olduğunu dile getiren Op. Dr. Gökler, bu durumun, gonadotropin salgılanmasını etkileyerek yumurtlama fonksiyonunu bozduğunu ve kadınların doğurganlık şansını azalttığını vurguladı. Op. Dr. Gökler, obezite ve aşırı kilonun hormon profillerini nasıl değiştirdiğine dair şu bilgileri paylaştı: "Obez kadınlarda insülin direnci ve hiperinsülinemi, hiperandrojenemiye yol açarak yumurtlama bozukluklarına neden olabilir. Ayrıca, seks hormonu bağlayıcı globulin (SHBG), büyüme hormonu (GH) ve insülin benzeri büyüme faktörü bağlayıcı proteinlerin (IGFBP) azalması, leptin seviyelerinin artmasıyla birlikte HPO ekseninin düzensizliğine yol açar." "Tüp bebek tedavisini de olumsuz etkiliyor" Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’daki birçok ülkedeki kadınların önemli bir kısmının aşırı kilolu veya obez olduğunu belirten Op. Dr. Gökler, obezitenin doğurganlık üzerindeki etkilerinin ciddi olduğunu söyledi. Obez kadınların sıklıkla adet düzensizlikleri, endometriyal patolojiler ve kısırlık gibi sorunlarla karşılaştığına dikkat çeken Op. Dr. Gökler, "Obezite, tüp bebek tedavisi gören kadınlarda da ürümede görev alan düşük oosit kalitesi ve düşük preimplantasyon oranı gibi olumsuz sonuçlarla ilişkilidir. Araştırmalar, obez kadınların kısırlık riskinin obez olmayan kadınlara göre üç kat daha fazla olduğunu ve bu kadınların hamile kalmak için daha uzun süre ihtiyaç duyduğunu gösteriyor" dedi. Dr. Gökler, "Yapılan çalışmalar, BMI değeri arttıkça doğurganlığın azaldığını ve normal döngülere sahip obez kadınlarda bile doğurganlık oranlarının düştüğünü ortaya koyuyor" diye konuştu. "Erkeklerin sperm sayılarında azalmaya yol açıyor" Obezite ile erkek üremesi arasındaki ilişkinin de çok eski tarihlerden beri bilindiğini ifade eden Op. Dr. Gökler, şu bilgileri paylaştı: "İbn-i Sina kitabında obezitenin erkek üremesi üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsetmiştir. Obezitenin erkek vücudunda oluşturduğu sistemik inflamasyon, hipogonadizim, organlar üzerindeki yağ dokusu artışı, hiperinsülinemi, hiperleptinemi gibi nedenler sonucunda sperm kalitesinde ve sperm sayısında azalma görülmüştür. Ayrıca ereksiyon bozukluğu yine yapılan çalışmalara ortaya konulmuştur. Bunun dışında gebe kadınlar üzerinde yapılan çalışmalarda da eşi obez olan gebelerin daha uzun sürede gebe kalabildiği ve gebelik deneme sayısının daha fazla olduğu görülmüştür." "Orta düzeyde kilo kaybı bile gebe kalma şansını artırabilir" Kilo kaybının hem obez erkekler, hem de obez kadınlar için üreme sonuçlarını önemli ölçüde iyileştirebileceğini gösteren klinik çalışmalar mevcut olduğunun altını çizen Op. Dr. Gökler, "Orta düzeyde kilo kaybı bile, kadınlarda iyileştirilmiş yumurtlama oranları ve daha yüksek gebe kalma şansı ile ilişkilendirilmiştir. Diyet ve egzersize odaklanan yaşam tarzı müdahalelerinin normal adet döngülerini geri getirebileceğini ve aşırı kilolu kadınlarda doğurganlığı artırabileceğini göstermektedir" şeklinde konuştu. Obeziteye cerrahi müdahale ile birlikte diyet ve egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle müdahale etmenin doğurganlık sonuçlarını iyileştirebileceğine dikkat çeken Op. Dr. Gökler, "Yüzde 5-10’luk bir kilo kaybının bile gebe kalma şansını artırdığı gözlenmiştir. Bu yüzden obeziteye bağlı doğurganlık sorunlarıyla karşı karşıya kalan kadınlar için kilo yönetimi hayati önem taşımaktadır" dedi. "Cerrahi sonrasında yaşam tarzı değişiklikleri de önemli" Obezite cerrahisi sonrasında erkeklerdeki cinsel fonksiyonlar ve üreme üzerine yapılan birçok çalışmada sperm sayısında artış, erektil fonksiyonlarda artış ve cinsel istekte artış olduğunun tespit edildiğini söyleyen Op. Dr. Gökler, "Obezite cerrahisi bu noktada büyük bir öneme sahiptir. Obezite cerrahisi ile birlikte sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri, kilo kaybı ve düzenli fiziksel aktivite, kadın ve erkek üreme sağlığını korumak ve iyileştirmek adına kritik bir adımdır" ifadelerine yer verdi. "Uygun tedavi planı için bir uzmana başvurulmalı" Obezitenin üreme üzerindeki etkilerinin karmaşık ve çok boyutlu olduğunu vurgulayan Op. Dr. Gökler, erken teşhis ve tedavinin önemine de dikkat çekerek şunları söyledi: "Bireylerin sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemeleri, dengeli beslenmeleri ve düzenli fiziksel aktivite yapmaları gerekir. Ayrıca, obezite ile ilgili ciddi sorunlar yaşayan bireylerin uygun bir tedavi planı için bir uzmana başvurmalarının önemlidir. Obezite ve kısırlık arasında önemli bir ilişki vardır. Obeziteden kurtulmak kaliteli bir yaşam sağlamasının yanında üreme fonksiyonlarında önemli derecede iyileşme sağlamaktadır."
Paketleme tesisindeki yangın havadan görüntülendi
24 Eylül 2024 Salı - 11:28 Paketleme tesisindeki yangın havadan görüntülendi Adana’nın Kozan ilçesinde organize sanayi bölgesindeki narenciye ve tarım ürünleri paketleme tesisinde çıkan yangın itfaiye ve orman işletme müdürlüğüne ait ekiplerin kara ile havadan müdahalesiyle söndürüldü. Yanan fabrika dronla görüntülendi. Kozan Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Toklucuoğlu Narenciye Paketleme Tesisinde sabah saatlerinde çıkan yangın, 3 bin 500 metrekare kapalı alan dahil toplam 4 bin metrekare alanı sardı. Yangın çıkar çıkmaz 60 işçi fabrikadan tahliye edildi. Yangının haber verilmesi üzerine Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Kozan Orman İşletme Müdürlüğü, AKOM ve AFAD ekipleri olay yerine geldi. Ekipler yangına hem karadan hem de helikopterle havadan müdahale başlattı. Yapılan hızlı müdahalenin ardından yangın yaklaşık 1 saatlik bir müdahale sonucu söndürüldü. Yangında ekipler soğutma çalışmasını sürdürüyor. Kozan Kaymakamı Bahhatin Alp Arslanköylü, OSB Müdürü Fatih Aydın, Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, yangın söndürme çalışmalarını yerinde takip ederek fabrika sahibi ile bir araya geldi. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı fabrika sahibi Gökhan Toklucaoğlu’na geçmiş olsun temennisinde bulunarak Kozan Belediyesi’nin tüm imkanları ile yanında olduğunu kaydetti. Yanan tesisin sahibi Gökhan Toklucuoğlu, yangının çıkış nedenin belirlenemediğini kaydederek can kaybı ve yaralanma olmamasıyla teselli bulduklarını söyledi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bulut’tan Kadir Aydar’a destek
24 Eylül 2024 Salı - 10:01 CHP Genel Başkan Yardımcısı Bulut’tan Kadir Aydar’a destek CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’a getirilen siyaset yasağıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Bu karar tamamen siyasidir" dedi. Bulut, bir televizyon programında yaptığı açıklamada Kadir Aydar’a getirilen yasak hakkında açıklamalarda bulundu. Aydar’a getirilen siyasi yasakla ilgili konuşan Burhanettin Bulut, bu sürecin haksız ve kasıtlı olduğunu savunarak, "Bu karar tamamen siyasidir" dedi. Bulut, söz konusu davada üç noktaya değinerek, "Birincisi, şikayette bulunan kişi daha sonra yaptığı açıklamalarda, şikayetini kızgınlıkla yaptığını ve ileri sürdüğü iddiaların birçoğunun doğru olmadığını söyledi. Şikayet eden kişi, Kadir Aydar’ın yanında yer alarak aslında bu suçlamaların asılsız olduğunu itiraf ediyor. Hatta iddialarında yer alan ’Yusuf Aydar’ isimli bir kişiden bahsediliyor ancak ailede böyle biri yok. Tüm bu iddialar kızgınlıkla söylenen, asılsız şeyler" ifadelerini kullandı. İkinci olarak, dava sürecinin anormal bir hızla ilerlediğini ileri süren Bulut, "Mahkeme süreci üç ay içinde tamamlanıyor, istinaf ise 15 günde sonuçlanıyor. Normalde böyle bir dosyanın bu kadar hızlı tamamlanması olağan dışıdır. Üstelik, Ekrem İmamoğlu davasında olduğu gibi mahkeme heyeti değiştirilerek hızlı bir karar alınmıştır" dedi. Üçüncü noktaya değinen Burhanettin Bulut, Kadir Aydar’a verilen cezanın kasıtlı olarak 25 ay olduğunu ve bu sürenin siyasi yasak getirilmesine neden olduğunu savundu. Bulut, "Eğer 24 ay ceza verilseydi Kadir Aydar’a siyasi yasak getirilmeyecekti, fakat 25 ay ceza verildi ve bu durum, sürecin kasıtlı olduğunu gösteriyor" dedi. Ayrıca, davanın ana öznesi olan kişilerin ceza almadığını söyleyen Bulut, "Olayın asıl sorumluları ceza almazken, Kadir Aydar’a siyasi yasak getirildi. Bu da işin ne kadar siyasi olduğunu gözler önüne seriyor" diyerek sözlerini tamamladı.
Kız meselesinde yeni sevgili ve eski sevgili birbirine girdi: 1 ölü
24 Eylül 2024 Salı - 10:00 Kız meselesinde yeni sevgili ve eski sevgili birbirine girdi: 1 ölü Adana’da bir kızın eski ve yeni sevgilileri ile arkadaşlarının karıştığı kavgada bir kişi ölürken, cinayetle ilgili adliyeye sevk edilen yeni sevgili ile birlikte 5 şüpheli tutuklanırken kavgaya sebep olan genç kızda adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Olay, 19 Eylül günü Seyhan ilçesine bağlı Fevzipaşa Mahallesi Ray Sokak da meydana geldi. İddiaya göre, İlknur G. (20) ve Berat Caner C. (20) bir yıl önce ayrıldı. Aynı gün doğum günleri olan eski sevgililerden, Berat Caner C., İlknur G.’nin doğum gününü kutladığı kafeye gitti. Yaklaşık 1 yıl önce ayrılırken Berat Caner C., barışma teklifinde bulundu. Ancak İlknur G. bunu kabul etmedi. Kafenin çıkışında İlknur G.’nin şuan ki sevgilisi Alper K. (19) ile eski sevgilisi Berat Caner C. karşılaşınca kavgaya etmeye başladı. Çevredekilerin araya girmesiyle kavga sona erdi. “Randevulaşıp kavga ettiler” Kavga ettikleri yerden ayrılan Alper K. ile Berat Caner C. telefonla konuşarak buluştu. Buluşma yerine Ray Sokağa Berat Caner C., arkadaşları Batuhan Kolsuz (20), Aykut A. (21), Mustafa A. (19) ve Süleyman Ş. (22) ile birlikte geldi. Alper K. ise, sevgilisi İlknur G., kuzeni Necati T., arkadaşları Mert Ali P. (19), Muhammet A. (19), Tolga K. (19), Eren A. (19) ve Enes Emre K. (19) ile birlikte geldi. “3 bıçak darbesiyle hayata gözlerini yumdu” İki grup arasında öldüresiye kavga çıktı. Kavga sırasında Berat Caner C.’nin arkadaşı Batuhan Kolsuz göğsüne aldığı 3 bıçak darbesiyle kanlar içerisinde yere yığıldı. Kolsuz’un yere yığılmasıyla Alper K., sevgilisi İlknur G. ve arkadaşları olay yerinden kaçtı. Berat Caner ve beraberindeki kişiler tarafından hastaneye kaldırılan Batuhan Kolsuz yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. “Cinayet polisleri kavgaya karışan herkesi yakaladı” Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri bölgede yaptığı kamera çalışması neticesinde her iki gruptan kavgaya karışan 12 kişiyi evlerinde saklanırken yaptığı operasyonla yakaladı. Yakalanan şüphelilerden Alper K., Eren A. ve Enes Emre K.’nın bıçak kullandığı tespit edildi. “Uğruna kan dökülen kadının ifadesi ortaya çıktı” Kavganın yaşanmasına neden olan İlknur G. ifadesinde,” Berat ile doğum günümüzü sürekli kutladığımız mekandan çıkarken eski sevgilim ile karılaştık. Bir süre tartıştıktan sonra ayrıldık. Yaklaşık 10 aydır Alper ile birlikteyim. Ben telefonda konuştuğum sırada birbirlerine saldırdılar” dediği öne sürüldü. İlknur’un sevgilisi Alper K. ise, “Olay sırasında Berat’a sadece yumrukla vurdum. Başkasıyla kavga etmedim. Olayda bıçak kullanmadım” dedi. Berat Caner C. ise ifadesinde, “Alper ile kavga ettik. Batuhan’ı kimin bıçakladığının farkına bile varmadım. ‘Batuhan bıçaklandı’ diye bağırdıklarında, yerde yattığını gördüm” diye konuştu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Enes Emre K., Alperen K., Tolga K., Eren A. ve Necati K. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken diğer kişiler adli kontrol şartıyla serbest kaldı.