Yerel Haberler
Adana
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:56 Uzmanı uyardı: "Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem aşıdır" Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, Rota virüsünün 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebildiğini belirterek, "Bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir" dedi. Rota virüsü, özellikle 5 yaş altındaki çocukları etkileyen en yaygın ishal nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Aşı takviminde zorunlu olmaması nedeniyle bazı aileler tarafından göz ardı edilerek önlemi alınmayan bu enfeksiyon, küçük yaş grubunda ciddi sıvı kaybına yol açarak hayati risk bile oluşturabiliyor. Hastalığın yalnızca ishal ile sınırlı kalmadığını; ateş, kusma ve karın ağrısı gibi şikayetlerin de tabloya eşlik ettiğini belirten Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin bilinçli olması ve belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmasının büyük önem taşıdığını söyleyerek bilgiler verdi. Salgına yol açıyor Uzm. Dr. Çiğdem Şenol, toplu yaşam alanlarında hızla yayılabilen rota virüsünün kısa sürede birden fazla çocuğun etkilenmesine yol açabildiğini belirterek, "Hastalığın belirtileri genellikle kısa bir sürede ortaya çıkar ve ilk olarak ateş ve kusma ile başlar. Ardından sık tekrarlayan, sulu ve kötü kokulu ishal gelişir. Karın ağrısı da bu sürece eşlik edebilir. Şikayetler birkaç gün ile bir hafta arasında sürebilir. Virüs; hasta kişilerle temas, ortak kullanılan eşyalar ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi sonucu kolayca bulaşır. Kreş, okul ve hastane gibi kalabalık ortamlarda yayılım riski daha da artar. Özellikle 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebilen bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir. Pirinç, patates, yoğurt, muz ve anne sütü bu dönemde tercih edilebilecek besinler arasında yer alır. Gerekli durumlarda, doktor önerisiyle özel sıvı destekleri kullanılabilir. Sıvı kaybının ileri düzeyde olduğu durumlarda ise hastane ortamında damar yoluyla sıvı verilmesi de gerekebilir" diye konuştu. Anne sütü korunmada yardımcı oluyor Anne sütü ile beslenen bebeklerin bu enfeksiyonu genellikle daha hafif geçirdiği iade eden Dr. Şenol, "Bu nedenle bebeklerin mümkün olduğunca anne sütü ile beslenmeye devam etmesi önerilir. Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem ise aşıdır. Aşı, belirli bir yaştan itibaren ağız yoluyla uygulanır ve birkaç doz şeklinde tamamlanır. Uygulamanın zamanında yapılması, hastalığa karşı güçlü bir koruma sağlar. Rota virüsü aşısı, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocukları ağır ishal ve buna bağlı gelişebilecek ciddi sıvı kaybına karşı korur. Aşı uygulandıktan sonra en yüksek koruyuculuk ilk 2 ila 3 yıl boyunca görülür. Bu dönem, çocukların hastalığı en ağır geçirme riskinin bulunduğu süreçtir. İlerleyen yaşlarda koruyuculuk etkisi azalsa da aşılı çocuklar hastalığı genellikle daha hafif belirtilerle atlatır. Aşının temel amacı, enfeksiyonu tamamen ortadan kaldırmaktan çok, hastalığın ağır seyretmesini ve tehlikeli sonuçlar doğurmasını engellemektir" dedi. Aileler bilinçli olmalı Uzman Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin hem hijyen kurallarına dikkat etmesi hem de koruyucu sağlık uygulamaları konusunda bilinçli hareket etmesinin rota virüsünün oluşturabileceği riskleri önemli ölçüde azalttığını kaydederek şunları söyledi: "Özellikle küçük çocuklarda görülen ishal ve kusma durumlarında vakit kaybetmeden uzman görüşü almak, muhtemel sorunların önüne geçilmesi açısından kritik bir adımdır."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:42 Gül serada 5, çiçekçide 50-100 lira Adana’da Anneler Günü öncesi yerli gülün tanesi serada 5 liraya satılırken çiçekçiler ve çiçek sitelerinde gül 50-100 TL arasında alıcı buluyor. Anneler Günü öncesi çiçekçilerde yoğunluk yaşanıyor. Çiçekçiler, Anneler Günü’nde talepleri karşılamak için gece gündüz çalışırken gül üreticilerinde de hasat mesaisi sürüyor. Sabahın erken saatlerinde gül seralarına giden işçiler gülleri kesiyor, dikenlerinden ayırıyor ve paketleyip satışa hazır hale getiriyor. Serada 5, çiçekçide 50-100 lira Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana’dan yurdun dört bir yanına gönderilen güller, dalında 5 liradan alıcı buluyor. Dönüme ortalama 6 bin gül alan üreticiler, verimden memnun ancak Anneler Günü için Hollanda’dan ithal edilen güller nedeniyle fiyatlar düşük seyrediyor. Bahçelerde 5 liradan satılan güller, kentteki ve diğer illerdeki çiçekçilerde ise ortalama 50-100 liradan vatandaşlara satılıyor. Öte yandan, Adana’daki çiçekçilerde 21 adet gülün kampanya kapsamında 599 TL’ye satılması dikkat çekti. "Gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" Gül üreticisi Ogün Sever Okur, fiyatların çok düşük seyrettiğini bu sebeple de hasat yapmayıp gülleri annelere ücretsiz dağıtacaklarını anlatarak, "Çiçek fiyatları çok düşük. 5 lira bizim maliyetimizi kurtarmıyor o nedenle biz kendi adımıza hasat yapmayacağız. Bu gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" dedi. "Denetim mekanizması olmalı" Üretici Ersen Okur ise, "5 liralık fiyat, işçiliğini kurtarmıyor, masrafını kurtarmıyor. Bu fiyatlar gül ithalatı olduğundan kaynaklanıyor. Her sene bu aylarda, özel günlerde ithal güller nedeniyle para kazanamıyoruz. Bir tane gül, serada 5 lira ama çiçekçilerde 100 lira. Haksız kazanç var ve denetim mekanizmasının olması lazım" diye konuştu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:15 Uzmanından uyarı: "Safra kesesi taşı olan herkes ameliyat olmak zorunda değil" Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, her safra kesesi taşında ameliyat gerekmediğini belirterek, "Safra kesesi taşı tespit edilen her hastanın ameliyat olması gerekmez. Hastaların büyük bir kısmı hayatları boyunca hiçbir şikayet yaşamadan takip edilebilir" dedi. Toplumda sık görülen safra kesesinde taş durumu çoğu zaman tesadüfen ortaya çıkabiliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, "Ultrasonografinin yaygın kullanılması nedeniyle günümüzde birçok kişi safra kesesinde taş olduğunu tesadüfen öğrenmektedir. Bu noktada en sık sorulan soru, ameliyatın gerçekten gerekli olup olmadığıdır. Ancak bu sorunun yanıtı her hasta için aynı değildir" diye konuştu. "Hastaların büyük kısmı hayat boyu hiçbir şikayet yaşamaz" Safra kesesi taşlarının toplumda en sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biri olduğunu ifade eden Çetinkünar, "Erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 10-20’sinde safra kesesi taşı bulunur ve kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha sık görülür. Safra kesesi taşı olan hastaların yaklaşık yüzde 70-80’i hayatları boyunca asemptomatik kalır. Yani hiçbir şikayet yaşamaz. Bu nedenle şikâyeti olmayan hastalarda rutin cerrahi genellikle önerilmez" ifadelerini kullandı. "Bazı durumlarda ciddi komplikasyonlar gelişebilir" Safra kesesi taşında uzun dönem risklerin varlığına dikkat çeken Çetinkünar, "Asemptomatik hastalarda yıllık semptom gelişme riski yaklaşık yüzde 1-4 arasındadır. İlk 5 yılda yüzde 10, 20 yıl içinde ise yaklaşık yüzde 20 oranında belirti gelişebilir. Safra kesesi taşı olan tüm hastalarda komplikasyon gelişmez. Ancak bazı hastalarda safra kesesi ağrısı, iltihap, safra yolu taşları ve pankreatit gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir" Komplikasyonların oranlarına değinen Çetinkünar, "Safra kesesinin kasılması sırasında taşın safra kanalını geçici olarak tıkamasıyla ortaya çıkan şiddetli ağrı atakları biliyer kolik olarak adlandırılır ve görülme sıklığı yaklaşık yüzde 20-30 oranındadır. Akut kolesistit ise safra kesesinin iltihaplanmasıdır ve genellikle taşın kanalı daha uzun süre tıkaması sonucu gelişir. Bu durumda ağrıya ateş, bulantı ve hassasiyet eşlik edebilir. Hastaların yaklaşık yüzde 1 ila 3’ünde akut kolesistit gelişebilir. Safra kesesindeki taşın pankreas kanalını tıkaması sonucu gelişen pankreas iltihabı pankreatit olarak adlandırılır. Sırta vuran şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusma ile kendini gösteren pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir. Hastaların yüzde 3 ila 7 oranında pankreatit gelişebilir" dedi. "Belirti varsa cerrahi gerekir" Tekrarlayan safra kesesi ağrısı, akut kolesistit, safra yolu taşları ve pankreatit gibi durumlarda cerrahi tedavinin genellikle önerildiğini belirten Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, daha sonra şunları söyledi: "Safra kesesinde büyük taşların varlığında, safra kesesi polipleri ve safra kesesi duvarında kalsifikasyon gibi durumlarda da ameliyat tercih edilir. Şikayeti olmayan hastalarda çoğu zaman sorun gelişmeyebilir. Ancak tekrar eden ağrılar, iltihap, pankreatit veya safra yolu tıkanıklığı geliştiğinde tedavi daha zor hale gelebilir." "Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart" Günümüzde safra kesesi ameliyatının genellikle kapalı yöntemle yapıldığını söyleyen Çetinkünar, "Bu yöntem küçük kesiler, daha az ağrı, kısa hastane yatışı ve hızlı iyileşme avantajı sağlar. Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart olarak kabul edilir" diye konuştu.
Telefon için arkadaşını öldüren sanığa 15 yıl hapis
11 Eylül 2024 Çarşamba - 15:04 Telefon için arkadaşını öldüren sanığa 15 yıl hapis Adana’da sattığı telefonun parasını vermediğini öne sürdüğü arkadaşını tabancayla vurarak öldüren sanık, haksız tahrik indirimiyle 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yüreğir ilçesi Levent Mahallesi’nde 7 Ekim 2022’de sokaktaki silah sesini duyan mahalleli, dışarı çıktıklarında Eyüp Aşçı’nın (34) ensesinden tabancayla vurulmuş cesedini buldu. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, sokaktaki güvenlik kamerası görüntülerini inceleyip olay saatinde motosikletli şüphelinin, hızla sokaktan ayrılıp Seyhan ilçesi Narlıca Mahallesi’ne gittiğini tespit etti. Mahalleye gidip sokak sokak şüpheliyi arayan ekipler, görüntülerdeki motosikleti, metruk binanın önünde park halinde buldu. Binaya giren polis, Çetin Kızıl’ı (37) cinayette kullandığı ruhsatsız tabancayla birlikte yakaladı. Tutuklanan Çetin Kızıl hakkında Adana 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan açılan dava karara bağlandı. Karar duruşmasına sanık Kızıl, bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Öldürülen Eyüp Aşçı’nın babası Ali Aşçı ile tarafların avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada sanık Çetin Kızıl, eski savunmalarını tekrarladığını belirterek, "Olay günü Eyüp evimin önüne gelip bağırıp çağırarak küfretti. Gitmesini bekledim, gitmeyince aşağıya indim. Aynı gün kendisiyle de yine tartışmıştık. Öldürme kastım yoktu. Öldürmek isteseydim ilk tartıştığımızda öldürürdüm. Polisi aramayı akıl edemedim. Vereceğiniz karara razıyım" dedi. Öldürülenin babası Ali Aşçı da sanıktan şikayetçi olup, "Sanık oğlumu motosikletine bindirip evinin oraya götürmüş, orada da vurmuştur" diyerek sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, sanık Çetin Kızıl’ı ’kasten öldürme’ suçundan önce müebbet hapis cezasına mahkum etti. Heyet daha sonra sanığın cezasını, öldürme eylemini haksız tahrik altında işlediği gerekçesiyle 15 yıl hapse indirip tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Adana’da doktora şiddet protesto edildi
11 Eylül 2024 Çarşamba - 13:38 Adana’da doktora şiddet protesto edildi Adana’da aile sağlığı merkezinde eşine rapor almak isteyen bir kişi tarafından doktorun darp edilmesine meslektaşları tepki gösterdi. Olay, dün Seyhan ilçesine bağlı Dumlupınar Mahallesi’ndeki aile sağlı merkezinde meydana geldi. İddiaya göre, Seracettin D., eşine rapor almak için aile sağlığı merkezindeki Doktor Can Cevher Gürler’e geldi. Seracettin D., raporda sıkıntı çıkması üzerine doktor Gürler ile tartışmaya başladı. Seracettin D., tartıştığı doktoru öldüresiyle darp edip olay yerinden kaçtı. Gürler, hastaneye kaldırılırken şüpheli Seracettin D. ise polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. “Bu insanlık dışı saldırıyı şiddetle kınıyoruz” Yaşanan darp olayının ardından Adana İl Sağlık Müdürlüğü önünde hekimler ve sağlık çalışanları basın açıklaması düzenledi. Grup adına konuşan Adana Tabip Odası Başkanı Özden Polatöz, “Meslektaşımız Dr. Can Cevher Gürler in Dumlupınar Aile Sağlığı Merkezi’ndeki muayene odasında uğradığı saldırıyı büyük bir üzüntüyle kamuoyuna duyuruyoruz. Meslektaşımız halen yoğun bakımda tedavi altındadır. Kendisine acil şifalar diliyor, bu insanlık dışı saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Türkiye’de sağlık çalışanlarına yönelik maalesef her geçen gün artan ve kaygı verici boyutlara ulaşan bir sorundur. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, son 5 yılda 30 binden fazla sağlık çalışanı şiddete maruz kalmıştır. Şiddet olaylarının önemli bir kısmı hastanelerde, aile sağlığı merkezlerinde ve acil servislerde yaşanmaktadır. Her gün 100’den fazla sağlık çalışanı sözlü ya da fiziksel saldırıya uğramaktadır. Bu durum, sağlık hizmeti sunan çalışanların güvenli bir çalışma ortamına sahip olmasını imkansız hale getirmektedir” dedi. “Meslektaşımızın yanındayız ve bu olayın takipçisi olacağız” Sağlıkta şiddetin yalnızca bireysel sorun olmadığını tüm toplumu etkileyen yapısal bir kriz olduğunu ifade eden Polatöz, “Sağlık çalışanlarının güvenli ve onurlu bir şekilde mesleklerini yapabilmeleri için ciddi adımlar atılmalıdır. Yetkililerin bu konuda acilen etkili önlemler alamsını, sağlık çalışanlarının korunması adına yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Dr. Can Cevher Gürler’in yaşadığı bu elim olay, sağlıkta şiddet sorununun ne denli ciddi olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Adana Tabip Odası olarak, meslektaşımızın yanındayız ve bu olayın takipçisi olacağız. Sağlıkta şiddete karşı mücadelemizi sürdürecek, meslektaşlarımızın güvenliği ve onuru için tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz” şeklinde konuştu.
Kazada hayatını kaybeden uzman çavuşun ailesi sürücünün serbest kalmasına tepkili
11 Eylül 2024 Çarşamba - 12:58 Kazada hayatını kaybeden uzman çavuşun ailesi sürücünün serbest kalmasına tepkili Adana’nın Kozan ilçesinde trafik kazasında hayatını kaybeden uzman çavuşun ailesi, sürücünün serbest kalmasına tepki gösterdi. Kaza 5 Eylül günü akşam Kozan ilçesi Çevre Yolu Üniversite Kavşağı’nda meydana geldi. Otomobil ile motosikletin çarpıştığı kazada motosiklet sürücüsü olan ve memleketine izne gelen uzman çavuş Hamza Yılmaz (25) hayatını kaybetti. Kazadan sonra gözaltına alınan otomobil sürücüsü İ.S. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı. Uzman çavuşun babası Adem Yılmaz, "Bu cinayet gibi bir kaza. Karşı taraf elini kolunu sallayarak geziyor. Şeker hastalığı olduğu için tutuklanmamış. Benim oğlum 25 yaşındaydı ve hayalleri vardı. Bu bahane olmamalı. Bu canımızı yakıyor" diyerek sürücünün tutuklanmasını istedi. Ailenin avukatı Gamze Demir yaptığı açıklamada, "Zaten kazanın meydana geldiği yeri de fotoğraflayacak olursanız herhangi bir önlem bulunmamakta. Birçok trafik kazasının bu bölgede gerçekleştiği de sabittir. Yargılama süreci halen devam etmektedir. Soruşturmanın gizliliği gerekçesiyle şu an herhangi bir şekilde soruşturma hakkında bilgi vermemiz mümkün değil. Sorgulama aşamasında suç ceza tarafından verilen tutuksuz yargılanma kararına kesinlikle tepki gösteriyoruz. Verilen kararın herhangi bir şekilde hukuki gerekçesi bulunmamaktadır. Bir kişinin şeker hastası olmasıyla bir kişinin vefat etmesini kıyaslamak hiçbir şekilde doğru olmayacaktır. Biz bu aşamada hakkımızı aramaktayız. Tahkikat sürecini de yakından takip edeceğiz ve yargılama sürecine güveniyoruz. Gün güçlünün, evet güçlünündür. Yargılama sürecine güvenmekten başka herhangi bir şansımız bulunmamakta. Avukatın şeker hastalığına dair beyanı var ama rapor bulunmamakta. Beyanla savunma yapılmıştır. Savunma hakkı kutsaldır ama tutuksuz yargılanmaya karar verilmesi ile haksız yargılama olduğu kanaatindeyiz" diye konuştu. Aile yakını Adem Demir ise motosikletlilere trafikte saygı duyulmadığını kaydederek, "2005’te yine bir yakınım vefat etti şimdi yeğenim. O kazada karşı taraf yüzde 80 kusurluydu ve ceza almadı" diyerek tepki gösterdi. Teyze Hatice Bulduk ise, "Benim kara kuzum toprağın altında nefes alamazken o sürücü de trafiğe çıkmamalı. Benim kuzumun kapıları, hayalleri kilitli kaldı" diyerek gözyaşları ile sürücünün tutuklanmasını talep etti. Otomobil sürücüsü İ.S.’nin ifadesinde motosikletin geldiğini gördüğünü belirterek, "Ben motosikletin kavşağa yaklaşmadan karşıya geçebileceğimi düşündüm ama motosikletin hızlı olduğunu düşünüyorum" dediği öğrenildi.
Adana Altın Koza’nın Edebiyat Uyarlaması finalistleri belli oldu
11 Eylül 2024 Çarşamba - 11:34 Adana Altın Koza’nın Edebiyat Uyarlaması finalistleri belli oldu 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin bu yıl ilkini düzenlediği Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nın finalistleri açıklandı. 53 başvurunun olduğu yarışmada 7 senaryo, Anna Maria Aslanoğlu, Mine Söğüt ve Seren Yüce’den oluşan jürinin karşısına çıkacak. 23-29 Eylül 2024 tarihleri arasında yapılacak 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin bu yıl ilkini düzenlediği Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nın finalistleri belli oldu. 7 senaryo yarışacak Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Muzaffer İzgü gibi usta yazarların doğduğu topraklara saygı duruşunda bulunan ve edebiyatımızın güçlü eserlerini perdeye taşımaya teşvik etme amacıyla düzenlenen yarışmaya toplam 53 proje başvurdu. Film eleştirmeni, senarist ve senaryo danışmanı Burak Göral, yazar ve senarist Doğu Yücel ile yönetmen ve senarist Nazlı Elif Durlu’dan oluşan ön jüri, 7 senaryoyu finalist olarak belirledi. Şükran Yiğit’in aynı adlı kendi romanından uyarladığı “Burası Radyo Şarampol”; Berrin Kırımlıoğlu’nun “Elsa’nın Sevdiği Biri” adlı öyküsünden Çiğdem Sezgin ve Gül Gürsoy’un senaryosunu yazdığı “Elveda Mona Lisa”; Nisa Yıldırım’ın aynı adlı kendi romanından uyarladığı “Epidemik Eros: Paşa Gönül İsyanı”; Faruk Nafız Duman’ın aynı adlı romanından Ramin Matin’in senaryosunu yazdığı “Köpekler İçin Gece Müziği”; Aydın Orak’ın aynı adlı kendi öyküsünden uyarladığı “Ölü Arının İğnesi”; Hakan Bıçakcı’nın aynı adlı romanından Barış Kefeli, Hakan Bıçakcı ve Nükhet Taneri’nin senaryosunu yazdığı “Uyku Sersemi” ve Murat Saraçoğlu’nun aynı adlı kendi romanından uyarladığı “Ve Bir Pars Hüzünle Kaybolur”. Kazanan projeler 28 Eylül’de belli olacak Yapımcı Anna Maria Aslanoğlu, yazar Mine Söğüt ve yönetmen Seren Yüce’nin ana jüriliğinde gerçekleşecek yarışmada, En İyi Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Ödülü ile Jüri Özel Ödülü olmak üzere toplam iki projeye ödül verilecek. Yarışmanın kazananları ise, 28 Eylül Cumartesi akşamı gerçekleşecek Büyük Ödül Töreni’nde açıklanacak.
Doktoru döven şüpheliden pişkin savunma: "Suç ondaydı, önce o darp etti"
11 Eylül 2024 Çarşamba - 11:06 Doktoru döven şüpheliden pişkin savunma: "Suç ondaydı, önce o darp etti" Adana’da eşine sağlık raporu almaya gittiği doktoru elektrikli çaydanlık ile döven şahıs adliyeye sevk edildi. Şüphelinin ifadesinde, "Doktor üzerime çay döktü. Ben de çaycının altını alıp kafasına vurdum" dediği öğrenildi. Olay, Seyhan ilçesine bağlı Dumlupınar Mahallesi’ndeki aile sağlığı merkezinde meydana geldi. İddiaya göre, Seracettin D., eşine rapor almak için aile sağlığı merkezindeki Doktor Can Cevher Gürler’e geldi. Seracettin D., rapor işlemleri sırasında Dr. Gürler ile tartışmaya başladı. Ardından Seracettin D., doktoru elektrikli çaydanlık da kullanarak öldüresiye darp edip, olay yerinden kaçtı. Başından aldığı darbelerle yaralanan Gürler, aile sağlığı merkezindeki diğer doktorlar tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Seyhan Devlet Hastanesi’nde tedavisi süren Dr. Gürler, tedbir amaçlı yoğun bakıma alındı. Olaydan kısa süre sonra Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler söz konusu şüpheli Seracettin D.’yi yakalayarak gözaltına aldı. Şüphelinin ifadesinde, “Eşime sağlık raporu için gitmiştim. Eşime form doldurttu. Sonra ’o rapor farklı’ dedi. 2 ay önce de yine geldik bize rapor vermedi. ’Sen bize sıkıntı çıkarıyorsun’ dedim. Doktor üzerime çay döktü. Ben de çaycının altını alıp kafasına vurdum” dediği öğrenildi. Adli tıp biriminde sağlık kontrolü çıkışında basın mensupları şüpheli Seracettin D.’ye ’neden doktoru darp ettiniz’ sorusunu yöneltti. Seracattin D. ise, “Suç ondaydı. Hiçbir şekilde yardımcı olmadı, önce o darp etti. O şiddete başvurdu” diyerek pişkin savunma yaptı. Sağlık kontrolünün ardından şüpheli adliyeye sevk edildi.
Adana Sanayi Odası’ndan Kadınlar ve Gençler İçin Mesleki Gelişim Projesi
11 Eylül 2024 Çarşamba - 10:38 Adana Sanayi Odası’ndan Kadınlar ve Gençler İçin Mesleki Gelişim Projesi Adana Sanayi Odası, kadınlar ve gençler için mesleki gelişim fırsatlarını artırmayı hedefleyen "Birlikte Sürdürülebilir Büyüme: Kadın ve Gençler için Mesleki Gelişim" projesinin imza törenini Çukurova Kalkınma Ajansı’nda gerçekleştirdi. Proje hakkında bilgi veren Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, “Proje, Avrupa Birliği tarafından fonlanan, Dünya Bankası koordinasyonunda yürütülen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen Sosyal Girişimcilik Merkezi ve Geçim Kaynağı Tesisi Destek Programı (SEECO) kapsamında kabul edildi. Bu proje, Adana’nın kadınları ve gençleri için yeni kapılar açacak. Dijital Mesleki Eğitim Merkezi’nde sunulacak eğitimlerle, sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmeyi amaçlıyoruz" dedi. Kıvanç, projenin CNC Operatörlüğü, Kaynakçılık ve Forklift Operatörlüğü gibi alanlarda dijital eğitim fırsatları sunacağını belirterek, bu alanlarda yetişecek nitelikli iş gücünün bölgenin sanayi potansiyelini artıracağına vurgu yaptı. Proje kapsamında ayrıca, Adana Sanayi Kampüsü’nde kurulacak olan Konfeksiyon Eğitim Atölyesi’nde konfeksiyon alanında eğitimler verileceğini belirten Kıvanç, bu eğitimlerin kadınların ve gençlerin meslek edinmelerini ve istihdam edilerek ekonomik hayata katılmalarını sağlayacağını ifade etti. Projenin bölge için sağlayacağı katkılara dikkat çeken Başkan Kıvanç, "Adana sanayisi, bu tür projelerle hem sosyal hem de ekonomik kalkınmayı birlikte sağlayacak. Kadınlarımız ve gençlerimiz için daha iyi bir gelecek inşa etmek amacıyla bu projeyi hayata geçirmiş olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz" diye ekledi. Çukurova Kalkınma Ajansı’nda (ÇKA) Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç ve ÇKA Genel Sekreteri Ahmet Rifat Duran arasında imzalandı. Törende ayrıca Adana Sanayi Odası Genel Sekreteri Veli Oğuz ve Proje Geliştirme Birim Sorumlusu Halis Can Şire de hazır bulundu.
Bu üst geçitten geçen herkes sekiyor
11 Eylül 2024 Çarşamba - 10:15 Bu üst geçitten geçen herkes sekiyor Adana’da bir üst geçide çizilen ’seksek çizgisi’ çocukları mutlu ederken, bu çizgi yaşlıları da çocukluğuna götürdü. Merkez Yüreğir ilçesi Serinevler Mahallesi Mustafa Kemal Paşa Bulvarı’nda bir üst geçide eskiden sokakların vazgeçilmezi olan seksek oyunu çizildi. Bunu gören öğrenciler okul gidişlerinde ve dönüşlerinde üst geçitte seksek oynamaya başladı. Her şeyin internet ve teknoloji aracılığıyla yapıldığı günümüzde, bu geleneksel oyun çocuklar arasında tekrar hayat buldu. Bu basit ve nostaljik oyun, çocukları bir an için ekrandan uzaklaştırıp fiziksel aktiviteye yönlendirirken, aynı zamanda gençlerden de beğeni topladı. “Telefon yüzünden böyle oyunlar unutuldu” Akıllı telefonların iyice hayatımıza girmesiyle birlikte her şeyin sanal ortamdan yapıldığını, oyunların bile artık oradan oynandığını söyleyen lise öğrencisi Sıtkı Akgümüş, “İlkokulda çok oynardık. İlkokul sonrasında sosyal medya ve dijital oyunlar nedeniyle bunları unuttuk. Aradan çok zaman geçti. Uzun zamandır oynamadığım için biraz tuhaf hissettim” dedi. “Bu oyunu görünce çocukluğuma döndüm” Yapılan bu uygulamanın çok güzel olduğunu ve böyle unutulmaya yüz tutmuş oyunlarının tekrar hayat bulması gerektiğini ifade eden Fatih Yıldırım ise, “Bu oyunu görünce çocukluğum aklıma geldi. Yeni nesil çok hatalı, hep telefonla vakit geçiriyor. Bu oyunu kim çizdiyse çok iyi olmuş. Şimdiki çocuklar, eski oyunları oynamalı” diye konuştu.
Bu üst geçitten geçen herkes sekiyor
11 Eylül 2024 Çarşamba - 09:59 Bu üst geçitten geçen herkes sekiyor Adana’da bir üst geçide çizilen sek sek çizgisi çocukları mutlu ederken bu çizgi yaşlıları da çocukluğuna götürdü. Merkez Yüreğir İlçesi Serinevler Mahallesi Mustafa Kemal Paşa Bulvarında bir üst geçide eskiden sokakların vazgeçilmezi olan seksek oyunu çizildi. Bunu gören öğrenciler okul gidişlerinde ve dönüşlerinde üst geçitte seksek oynamaya başladı. Her şeyin internet ve teknoloji aracılığıyla yapıldığı günümüzde, bu geleneksel oyun gençler arasında tekrar hayat buldu. Bu basit ve nostaljik oyun, çocukları bir an için ekrandan uzaklaştırıp fiziksel aktiviteye yönlendirirken, aynı zamanda gençlerden de beğeni topladı. “Telefon yüzünden böyle oyunlar unutuldu” Akıllı telefonların iyice hayatımıza girmesiyle birlikte her şeyin sanal ortamdan yapıldığını, oyunların bile artık oradan oynandığını söyleyen lise öğrencisi Sıtkı Akgümüş, “İlkokulda çok oynardık. İlkokul sonrasında sosyal medya ve dijital oyunlar nedeniyle bunları unuttuk. Aradan çok zaman geçti. Uzun zamandır oynamadığım için biraz tuhaf hissettim” dedi. “Bu oyunu görünce çocukluğuma döndüm” Yapılan bu uygulamanın çok güzel olduğunu ve böyle unutulmaya yüz tutmuş oyunlarının tekrar hayat bulması gerektiğini ifade eden Fatih Yıldırım ise, “Bu oyunu görünce çocukluğum aklıma geldi. Yeni nesil çok hatalı, hep telefonla vakit geçiriyor. Bu oyunu kim çizdiyse çok iyi olmuş. Şimdiki çocuklar, eski oyunları oynamalı” diye konuştu.