Yerel Haberler
Adana
BAE Ankara Büyükelçi Vekili Dr. Moza Al Hosani: BAE ile Türkiye arasındaki ticaret hacmini 40 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz"
28 Temmuz 2024 Pazar - 14:42 BAE Ankara Büyükelçi Vekili Dr. Moza Al Hosani: BAE ile Türkiye arasındaki ticaret hacmini 40 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" Adana Sanayi Odası’nın düzenlediği etkinlikte konuşan BAE Ankara Büyükelçi Vekili Dr. Moza Al Hosani, "İlişkilerimiz çok pozitif ve güçlü. BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonları sayesinde, aramızdaki ticaret hacmini 40 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" dedi. Adana Sanayi Odası, "Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Ankara Büyükelçiliği İş Dünyası Buluşmaları" etkinliği düzenledi. Adana Sanayi Odası Sakıp Sabancı Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe Birleşik Arap Emirlikleri Ankara Büyükelçi Vekili Dr. Moza Al Hosani, Adana Sanayi Odası Meclis Başkanı İsrafil Uçurum, Meclis Başkan Yardımcısı İsmail Yağmur, BAE Ankara Büyükelçiliği Ekonomi Müsteşarı Ahmed Salama, Adana Sanayi Genel Sekreteri Veli Oğuz ve çok sayıda iş insanı katıldı. "Aramızdaki ticaret hacmini 40 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" BAE Ankara Büyükelçi Vekili Dr. Moza Al Hosani, Adana Sanayi Odası’na bu etkinliği düzenlediği için teşekkür ederek, “BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonları sayesinde, aramızdaki ticaret hacmini 40 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. İlişkilerimiz çok pozitif ve güçlü. Bu ziyaretin olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. Dr. Al Hosani, katılımcıları BAE’deki fırsatları keşfetmeye ve değerlendirmeye davet etti. Birleşik Arap Emirlikleri Ekonomi Bakanlığı Yetkilisi İbrahim Alhosani’nin de çevrimiçi olarak katıldığı etkinlikte Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Ankara Büyükelçiliği Ekonomi Müsteşarı Ahmed Salama tarafından BAE ile ticaret ve yatırım imkanları ile ilgili sunum gerçekleştirildi. "Adana’nın BAE ile dış ticareti toplamda 53 milyon dolar" BAE ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin önemine değinen Sanayi Odası Meclis Başkanı İsrafil Uçurum ise, “2022 yılında 420 milyar dolar ithalat ve 516 milyar dolar ihracat yapan Birleşik Arap Emirlikleri, ithalatında Türkiye’yi 5. sırada, ihracatında ise 10. sırada yer almıştır. 2022 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi 9 milyar dolar seviyelerinde gerçekleşmiş, 2023 yılında bu oran yüzde 111 artarak 19.5 milyar dolara ulaşmıştır. Adana’nın 2023 yılında BAE ile gerçekleştirdiği dış ticaret verileri ise 25 milyon dolar ihracat ve 29 milyon dolar ithalat ile toplamda 53 milyon dolar olarak kaydedilmiştir. Adana’nın Çukurova bölgesinin BAE’nin ihtiyaç duyduğu birçok sektör için önemli bir tedarikçi olduğunu göstermektedir” dedi. Uçurum, ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi ve iş birliği imkanlarının artırılması gerektiğini vurguladı.
Kavurucu sıcaklar Adana’yı hayalet şehre dönüştürdü
28 Temmuz 2024 Pazar - 12:13 Kavurucu sıcaklar Adana’yı hayalet şehre dönüştürdü Kavurucu sıcaklardan korunmak isteyen Adanalılar şehri terk edip yaylalara akın etti, şehit adete hayat şehre döndü. Sıcak havanın etkisini arttırdığı Adana’da, yüksek nem değerlerinin de etkisiyle hissedilen sıcaklık yaklaşık 50 dereceye ulaştı. Hafta sonu tatilini fırsat bilen Adanalılar kentin yüksek kesimlerinde bulunan yaylalara akın etti, cadde ve parklar boş kaldı. "Şehirde kimse kalmadı" İşi sebebiyle kentte bulunmak zorunda olduğunu belirten Memduh Serkan Ünlü, "Şehirde kimse kalmadı. Benim çok arkadaşım ya yaylada, ya denizde. Adana’da pek kimse kalmadı ama biz işimiz gereği mecburen buralardayız. Ben de yaylam olsa kaçarım ya da denize kaçarım. Ben geçtiğimiz hafta Yumurtalık’taydım mesela. Yayla en güzeli şu an tabi ki. Mecburen buradayız, yoksa şimdiye ben de kaçmıştım. Geçen senelere bakınca bu sene harbiden daha sıcak. Şu an bile acayip yakıyor. Çok sıcak, geçen seneler bu kadar değildi" dedi. "Trafik olmadığı için mutluyuz" Kentteki yoğunluğun azalması ile birlikte trafiğin rahatladığına değinen Tarık Aksu ise, "Hayatımda böyle bir sıcaklık görmedim. İnsanların söylediğinden ziyade burada yaşadığınız zaman daha farklı hissediliyor. Bundan dolayı da hafta sonları insanlar özellikle yazlık ve yaylalara yönelik çok fazla talepte bulunuyor. Biz pazar günleri çalıştığımız için trafik olmadığından dolayı bu konudan mutluyuz gayet. Allah herkese sabır versin diyelim, inşallah bizler de pazar günü çalışmadığımız günlerde yazlık ve yaylalara geçiş yapacağız" şeklinde konuştu.
Uzm. Dr. Yılmaz: “Yılda 1 milyon kişiyi öldüren hepatitten korunmanın tek yolu aşı”
28 Temmuz 2024 Pazar - 11:49 Uzm. Dr. Yılmaz: “Yılda 1 milyon kişiyi öldüren hepatitten korunmanın tek yolu aşı” Hepatitin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gürkan Yılmaz, “Dünyada her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin hayatını yitirmesine neden olan hepatitten korunmak için en etkili yöntem aşı olmaktır” dedi. Medical Park Seyhan Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gürkan Yılmaz, Hepatit hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Hepatitin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayan Uzman Dr. Yılmaz, “Dünyada her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin hayatını yitirmesine neden olan hepatitten korunmak için en etkili yöntem aşı olmaktır. Hepatitlerin günümüzde belirlenmiş birçok çeşidi vardır. Ama Hepatit denilince genellikle Hepatit A, B ve C tipi virüslerin oluşturduğu hastalık anlaşılıyor ve ülkemizde de en sık bu türleri görülüyor” diye konuştu. “Hepatit A kısa süreli, Hepatit B yüksek oranda bulaşıcı” Hepatit A virüsünün kısa süreli ama şiddetli bir enfeksiyon olduğuna değinen Yılmaz, “Bu hastalık kronikleşmiyor ve kişi bir daha hasta olmuyor. Dışkı-ağız yoluyla bulaşıyor. Enfekte kişinin dışkısıyla atılan virüs, suya ya da yiyeceğe karıştığında başkalarına da bulaşmış oluyor” dedi. Hepatit B virüsünün de yüksek oranda bulaşıcı bir hastalık olduğunu söyleyen Dr. Yılmaz, “Kan dâhil tüm vücut sıvılarıyla bulaşıyor. Çok şiddetli olabileceği gibi sessiz bir şekilde de seyredebiliyor. Yüzde 90’ı kendiliğinden iyileşiyor ve hasta bu şekilde doğal bağışıklık kazanmış oluyor. Yüzde 15-25 oranında karaciğerde kalıcı hasara neden olan Hepatit B virüsü, bunun bir sonucu olarak taşıyıcılık, karaciğer sirozu, karaciğer kanseri, karaciğer yetmezliği ve buna bağlı olarak ölümlere de yol açabiliyor” şeklinde konuştu. “Hepatit C sinsi ilerliyor” Hepatit C virüsünün ise diğer iki virüse kıyasla çok bulaşıcı olmadığını dile getiren Uzm. Dr. Yılmaz, “Kan ve kan ürünleri yoluyla bulaşıyor. Hastada virüsü aldıktan yaklaşık 10 yıl sonra karaciğer sirozu belirtileri görülüyor. Hastalık çok sinsi ilerliyor. Karın şişliği, özofagus varis kanaması gibi şikâyetlere neden olabiliyor” dedi. Hepatit aşıları ile ilgili de bilgi veren Uzm. Dr. Yılmaz, “Yeni doğan bebeklere, çocuklara, tüm sağlık çalışanlarına, hemodiyaliz ünitesi hastalarına, damar yolu ile ilaç alan hastalara, hemofili hastalarına, bir şekilde Hepatit virüsü alacağını düşünen kişilere Hepatit B aşısı yapılmalıdır” ifadelerini kullandı. “Hepatit B aşısı kanserden de koruyabilir” Hepatit B aşısının uygun şartlarda muhafaza edildiğinde ve usulüne uygun tatbik edildiğinde aşılananların yüzde 90’ından fazlasında bağışıklık sağladığını belirten Yılmaz, “Söz konusu oran 40 yaşın üzerindekilerde bir miktar düşmektedir. Yeni doğanlarda ise aşıdan yüzde 100’e yakın bağışıklık elde edilebildiği bildirilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün kriterlerine göre eğer bir kişide bağışıklık oluşmuşsa, aşının ömür boyu koruyucu olduğu kabul edilmektedir. Hepatit B aşısı aynı zamanda bireyi kanserden de koruyabilir. Aşılar, enfeksiyonlarla savaşta elimizdeki en iyi silahtır. Herkesin korkulu rüyası kanserde de virüslerin önemli bir rolü olduğunu biliyoruz. Bu nedenle aşılar bugün ölümcül kanserlerle savaşta da önemli bir rol üstlenmektedir diyebiliriz. Risk grubunda olmayan kimsede aşı uygulaması sonrasında antikor oluşmuşsa bir daha rapel doz (hatırlatma dozu) yapmak gerekmez. Eskiden 5-10 senede bir rapel doz yapılıyordu ama şimdi buna gerek duyulmuyor. Dünya Sağlık Örgütü de zaten bu durumu önermemektedir” ifadelerine yer verdi. “Ciddi bir yan etkisi yoktur” Oluşabilecek yan etkiler hakkında da bilgi veren Dr. Yılmaz, “Halen piyasada olup uygulanmakta olan Hepatit B aşılarında ciddi bir yan etki bildirilmemiştir. Olağan yan etkiler enjeksiyon yerinde görülebilmekte ve genellikle yine enjeksiyon yerinde hafif ağrı ve kızarıklık, nadiren şişme ve sertlik oluşumu olarak görülebilmektedir” dedi. Virüsle karşılaşan veya Hepatit B’den korunmak isteyen bir kişinin aile hekimine gidebileceğini söyleyen Yılmaz, “Bu temel bir sağlık konusu olduğu için pratisyen hekimin de çözüm üretebileceği bir konudur. Bunun dışında enfeksiyon hastalıkları, gastroenteroloji, iç hastalıkları ya da çocuk hastalıkları uzmanına başvurulabilir” diye konuştu. Hepatit A aşısından da bahseden Uzm. Dr. Yılmaz, şu bilgileri paylaştı: “Aşı, doğumdan itibaren yapılabilir. 15 yaşına kadar Hepatit A geçirmemiş herkese aşı yapılması gerekir. Bunun yanı sıra, risk grubundaki kişilerin ilk önce aşılanması şarttır. Hepatit B taşıyıcıları bu risk grubunda bulunur. Taşıyıcı kişi şayet Hepatit A geçirmemişse, kesinlikle aşılanmalıdır. Zira Hepatit B üzerine bir de Hepatit A enfeksiyonu ortaya çıkarsa, karaciğerdeki hasarın katlanarak artma riski söz konusudur. Bunun dışında, havuz temizliği ile ilgilenen işçiler ve kreşlerde çalışanlar da risk grubunu oluşturmaktadır. Bu sayılan kişilerin Hepatit A aşısı olmalarında fayda vardır. Hepatit A aşısı iki doz olarak uygulanır. İki doz arasında 2 aylık bir süre olması gerekir. Türkiye’de Hepatit A enfeksiyonu çok yaygın görüldüğü için test yapmakta fayda vardır. Bu testin adı ‘Anti HAV IgG’ testidir. Bu test pozitif ise kişi hastalığı geçirmiş ve ömür boyu hastalığa karşı korunuyor demektir. Bu durumda zaten aşıya da gerek yoktur. Hepatit A aşısının koruyucu etkisi ikinci yani son dozun yapılmasından 1 ay sonra başlar. Ama ilk dozdan 15 gün sonra vücutta antikor cevabı yavaş yavaş oluşur. Hepatit A aşısında rapel doza gerek yoktur. Risk grubunda olan kişilere de rapel doz önerilmez. Hepatit A oldukça güvenilir bir aşıdır. Lokal yan etkiler haricinde bugüne kadar önemli bir yan etkisi bildirilmemiştir. Uygulama yerinde hafif ağrı ve kızarıklık görülebilir.” Uzm. Dr. Yılmaz, Hepatit B açısından yüksek risk gruplarını ise şöyle sıraladı: “Doktorlar, hemşireler, diş hekimleri, laboratuvarda görev alanlar ve sağlık sektöründe çalışan diğer tüm çalışanlar, acil hizmetlerde çalışanlar, polisler, askeri personeller, iitfaiye mensupları, tıbbi atıklarla uğraşanlar, temizlik işçileri, morgda ve cenaze işlerinde görevliler. Hepatit B taşıyıcıları ile aynı evi paylaşanlar ve cinsel temasta bulunanlar, diyaliz hastaları, damar içi ilaç bağımlıları, kan ve kan ürünü transfüzyonu yapılacak olanlar, immün yetmezliği olan kişiler, bakım evlerinde yaşayanlar. Yaşamları hapishane gibi kapalı alanlarda kısıtlı olanlar da bu gruba dâhil edilebilir.”
Başkan Altıok: "İlçe halkının refahı ve huzuru için tüm imkanları seferber ettik"
28 Temmuz 2024 Pazar - 11:05 Başkan Altıok: "İlçe halkının refahı ve huzuru için tüm imkanları seferber ettik" Yumurtalık Belediye Başkanı Erdinç Altıok, ilçe halkının, esnaf ve sanatkarın refahı ve huzuru için belediye olarak tüm imkanları seferber ettiklerini söyledi. İlçe merkezinde vatandaşlara hizmet sunan esnaf ve sanatkarları ziyaret eden Belediye Başkanı Altıok, zor dönemleri birlikte aşacaklarını vurguladı. Başkan Altıok, Yumurtalık halkının ve yaz aylarında tatil için ilçeyi seçen misafirler ile, tüketicilerin çıkarları doğrultusunda hareket eden tüm esnaf ve sanatkarlara teşekkür etti. "Yumurtalık adını dünyaya duyuracak" Çeşitli yatırımlar sayesinde Yumurtalık’ın yakın zamanda tüm dünyaya adını duyuracağını ifade eden Altıok, "Hazırlıklarımızı bu yönde sürdürüyoruz. İlçemizde gerçekleştirilecek yatırımlar sayesinde hemşehrilerimizin, esnaf ve sanatkarımızın refah seviyesinin artacağı, işsizlerimizin iş sahibi olacağı günlerin geleceğine inanıyorum. Genel Başkanımız Özgür Özel, milletvekillerimiz ve tüm belediye başkanlarımızla bölgelerimizin, illerimizin, ilçelerimizin, ülkemizin geleceğe güvenle bakabileceği bir yapı için çalışıyoruz" diye konuştu. Yumurtalık Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri de ilçe genelinde ‘Tüketiciyi Koruma Kanunu’ çerçevesinde marketlerde reyon ve kasa denetimi, lokanta ve kafelerde ise fiyat-menü listelerinin denetimini yaparak gerekli düzenlemeleri gerçekleştirdi.
Sahada çalışanlara sıcak hava uyarısı: Çarpılmayın
28 Temmuz 2024 Pazar - 10:07 Sahada çalışanlara sıcak hava uyarısı: Çarpılmayın Adana’da termometreler 40 dereceyi gösterirken nemle birlikte hissedilir sıcaklık 50 derecenin üzerine çıktı. Uzmanlar sıcak çarpmasının ciddiye alınması gerektiğini belirterek sıvı tüketimine dikkat çekti. Sıcak havada açık alanlarda çalışanların sıcak çarpmasına karşı dikkatli olması gerektiğini ifade eden Kozan Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Uzman Doktor Kemal Kürkçü, sıcak çarpmasının ciddiye alınması gerektiğine vurgu yaptı. Kemal Kürkçü son 50 yılın en sıcak günlerinin yaşandığını hatırlatarak, “Sıcaklar çok önemli seviyelere erişti. Son 40-50 yılın en yüksek sıcaklıkları ile yaşamaya çalışıyoruz. Sıcaklık insan hayatında çok önemli çünkü vücutta sıvı kaybının en temel sebeplerinden bir tanesi. Vücut sıvı kaybı çok fazla olmakta. En çok koktuğumuz tablo sıcak çarpması. Bizim için en önemli noktası ölümcül olabilmesi. Vakaların yüzde 50’sinin üzerinde kaybediliyor. Bizim için en önemli nokta ise bu tablonun gelişmesini önlemek. Sıcakla ilgili risk faktörüne sahip gruplar; işçiler, sporcular, kolluk kuvvetleri asker polislerimiz ve saha çalışanlarıdır. Açık alanda çalışanların öncelikle serin yerlerde olmaları gerekiyor. Günde en az 3 litre su tüketilmesi önemli,. önemli. Açık renk kıyafetler, sık sık kıyafet değişimi, su ile sürekli teması öneriyoruz” dedi. Kürkçü sıcak çarpması belirtilerini şu şekilde sıraladı: “Baş dönmesi, halsizlik, baş ağrısı, ateş, sinirlilik hali, bulantı, kusma semptomları olan kişilerin hemen acile müracaat etmeleri gerekmekte. Bunun haricinde bu kişiler bilinç bulanıklığı yaşıyorsa hastayı serin yere çekerek vücut ısısının düşmesi sağlanarak hastaneye ulaştırılması gerekmektedir”
Sanayiciden vergi kaçağına örnek uygulama
28 Temmuz 2024 Pazar - 09:57 Sanayiciden vergi kaçağına örnek uygulama Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde, ahşap işleme makinesi üretimi ve ihracatı yapan bir firmanın Yönetim Kurulu Başkanı olan Feti Çevik, devletin vergi kaçağı ile mücadelesine destek olmak amacıyla örnek bir uygulama başlattı. Feti Çevik, her ay maaşı kadar fiş ve fatura getiren tüm çalışanlarına yüzde 5 prim verecek. 58 yaşındaki iş adamı Feti Çevik, belgeye dayanmayan alışverişlerde devletin ciddi gelir kaybına uğradığını belirterek, “Son dönemlerde devletimiz vergi kayıp ve kaçaklarına karşı kapsamlı bir mücadele başlattı. Bunları televizyonlardaki kamu spotlarında da izliyoruz. Bu kapsamda ülkesini seven bir iş insanı olarak ne yapabileceğimi düşünürken, çalışanlarımı alışverişleri karşılığında fiş ve fatura almaya teşvik edip hem devletimizin mücadelesine hem de çalışanlarımın bütçesine katkı sunmak istedim” dedi. Maaş kadar fiş ve faturaya yüzde 5 prim Yeni uygulamayı tüm çalışanlarına duyurup, her ay o aya ait fiş ya da faturalarını getirmeleri halinde yüzde 5 prim vereceğini duyuran iş insanı Feti Çevik, “Bu ülke hepimizin. Daha gelişmiş, ekonomisi daha güçlü bir ülkede yaşamak istiyor ve gelecek nesillerimizi düşünüyorsak alışverişlerimizi belgelemek zorundayız” dedi. Türkiye’de bir ilk Yaklaşık 30 yıldır yaptığı üretim ve ihracatla ülke ekonomisine değer katma çabasını Türkiye’de bir ilk olan bu uygulaması ile taçlandıran Feti Çevik, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde vergi kayıp ve kaçaklarının ortaya çıkısındaki temel noktanın mükelleflerin bilinçsiz ya da bilinçli olarak gerçekleştirdikleri kar - zarar analizi olduğuna dikkati çekerek, görüşlerini şöyle dile getirdi: “Vergi kayıp ve kaçağı ile mücadelede devletimizi yalnız bırakmayalım. Ülkesini seven her vatandaşımız alışverişi karşılığında alacağı fişten herhangi bir maddi getiri sağlamıyor olsa da almalı. ’Nasılsa bir işime yaramıyor’ düşüncesi vatan sevgisiyle bağdaşmaz. Düşünün ki herkes böyle yaklaşırsa toplanmayan fişlerin KDV’si ve gelir vergileri devlet hazinesine yansımayacak. Öyleyse devletten nasıl hizmet üretmesini bekleyeceğiz? Benim anlayışıma göre, alışverişleri belgelemek önemli bir vatandaşlık görevidir." Çalışanlar çok mutlu Yeni uygulama ile getirecekleri her fiş ve fatura karşılığında yüzde 5 prim kazanacak olan çalışanlar mutlu olup, teşekkür ettikleri işverenleri Feti Çevik, şöyle devam etti: “Bu uygulamayı üç amaçla başlattım. Birincisi devletimizin mücadelesine katkı sunmak, ikincisi çalışanlarımın bütçesine destek olmaktır. Üçüncü amacım ise bu uygulamanın model olması ve toplumda bir farkındalık oluşturmaktır. Tesislerimizde 60 çalışanımız var. Kaba bir hesap yapacak olursak 30 bin TL maaş, 10 bin TL mesai alan bir işçimiz bu miktarda getirdiği fatura karşılığında 2.000 TL kazanmış olacak. Bunu 60 çalışanla çarptığımızda en az 120 bin TL gibi bir ek maliyetimiz oluşacak. Ama bunun fazlasını da seve seve ödemeye hazırız. Yeter ki vergi bilincimiz gelişsin, ülkemiz kazansın." Feti Çevik, her ay düzenli olarak toplanacak fiş ve faturaların muhasebe birimlerince tek tek incelenip gerçekliğinin kontrol edileceğini ve gerekirse 5 yıl boyunca arşivlerinde saklayacaklarını, bu fişler karşılığındaki prim ödemesinin de fiş ve fatura ibrazının ardından personelin hesabına aktarılacağını kaydetti. Feti Çevik, bu uygulamalarının başka işverenlere de örnek olmasını temenni ettiğini sözlerine ekledi.
TEKNOFEST Adana esnafına ‘can suyu’ olacak
28 Temmuz 2024 Pazar - 09:04 TEKNOFEST Adana esnafına ‘can suyu’ olacak Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, 2-6 Ekim’de düzenlenecek TEKNOFEST’in Adana için çok önemli bir organizasyon olduğunu esnaflara katkısı olacağını söyledi. Bu yıl 10’uncu TEKNOFEST, 2-6 Ekim tarihleri arasında Adana Şakirpaşa Havalimanı’nda düzenlenecek. TEKNOFEST 2024’ün teknoloji yarışmalarına, 1 milyon 630 bin yarışmacı ve 788 bin 161 takım başvurdu. “2 milyondan fazla ziyaretçi bekleniyor” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, “TEKNOFEST bizim artık dünyada markalaşmış değerlerimizden birisi haline geldi. Dünyada teknoloji festivali anlamında önemli bir yer ediniyor. Çok yüksek katılımlar şimdiye kadar gerçekleşti. Eskiden sadece İstanbul’da gerçekleştiriliyordu ama artık başka illerde de yapılıyor. Akdeniz bölgesindeki ilk festivali Adana’da gerçekleştireceğiz. Gençlerimizin bu festivale rağbeti var. Bu sene 1 milyon 600 bin yarışmacı müracaatı var. 2 milyonu aşan ziyaretçi sayısıyla rekor katılımlı festival gerçekleştireceğimizi düşünüyoruz. Bu festivale herkesi bekliyoruz” ifadelerini kullandı. “Esnafa ‘can suyu’ olacak” TEKNOFEST’in Adana ekonomisine de ‘can suyu’ olacağını ifade eden Vali Köşger, daha sonra şunları söyledi: “Esnafımızda festivallerde çok güzel hizmet veriyor. Adana’nın festivallere alışkın olması esnafları da sevindiriyor. Son festivalde sadece Adana değil Mersin ve civar illerde ki oteller de doldu. Hal böyle olunca TEKNOFEST’te esnafımıza iyi gelecek, onlara katkı sağlayacak.” “Festivallerde günlük asayiş olayları dahi yaşanmıyor” Adana’nın artık ‘festivaller kenti’ olarak anıldığını anlatan Vali Yavuz Selim Köşger, “Adana festivaller kenti olma yolunda hızlıca ilerliyor. Çok ciddi bir potansiyel var. Vatandaşlarımız festivalleri çok seviyor. Adana kültür ve sanat anlamında çok önemli kentlerden birisi. Ben geleli 1 yıl olmadı ama çok büyük festivaller gerçekleştirildi. O festivallerde günlük asayiş olayları dahi yaşanmadı. Portakal Çiçeği Karnavalı 9 gün sürdü ve hiçbir sıkıntı olmadı. Türkiye’nin her tarafından gelen vatandaşlarımız çok güzel vakit geçirdiler” diye konuştu.