Yerel Haberler
Adana
Uzmanından sıcak havalarda su tüketimi uyarısı
26 Temmuz 2024 Cuma - 09:49 Uzmanından sıcak havalarda su tüketimi uyarısı Türkiye’nin en sıcak illerinden Adana’da Beslenme ve Diyet Uzmanı Pakize Gizem Akgül, hiçbir sıvının suyun yerini tutmadığını söyleyerek, "Çok fazla tüketilen çay ve kahve çarpıntı, kansızlık gibi sorunlara sebep olabilir. Hiçbir sıvı suyun yerini tutmaz. Bol bol su için" dedi. Sıcak havanın etkisini gösterdiği Adana’da su tüketiminin azlığı birçok hastalığa neden oluyor. Acıbadem Adana Hastanesi’nde görev yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Pakize Gizem Akgül, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada suyun, mesane ve kolorektal kanser gibi bazı kanser risklerini azalttığını gösteren çalışmalara dikkat çekti. Az miktarda tüketilen suyun doğurabileceği sorunları anlatan Diyetisyen Akgül, "Özellikle vücutta suyun azalmasıyla birlikte, bilinç değişikliği, halsizlik, yorgunluk, tansiyonda değişiklikler gözlemleniyor. Bunun yanı sıra çarpıntı, görme sorunları, organ ve sindirim sistemlerinde problemler yaşanabiliyor. Tabi ki bu da ciddi anlamda hayat kalitemizi ve hayati fonksiyonlarımızı etkiliyor. Kişiden kişiye su ihtiyacı oranı değişebiliyor, yaşadığımız bölgenin hava şartları, sıcaklığı, cinsiyet, boy, kilo, kronik hastalıklar, düzenli kullanılan ilaçlar, yapılan fiziksel aktiviteler veya çalışma şartları, kişinin su ihtiyacını belirleyen etkenler arasında yer alıyor" diye konuştu. "Yaz aylarında su tüketimi artmalı" Beslenmeyle gün içerisinde tüketilen gıdaların içerdiği sıvı oranlarının da vücudumuzun önemli oranda su ihtiyacını karşılamasında rol oynadığını söyleyen Diyetisyen Akgül, "Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte yediklerimiz kadar içtiklerimizin de önemi var. Su tüketiminin özellikle yaz aylarında artırılmasını önemsiyoruz çünkü böbreklerde taş ve çok fazla toksik çıkışı da sağlanıyor, bir nevi vücudumuzu su içerek arındırıyoruz da diyebiliriz. Böbrek taşı oluşumunu önlemek vücudun toksik oluşumlardan çıkışını kolaylaştırmak için de gün içerisinde kontrollü bir su tüketimi sağlanmalı" ifadelerini kullandı. "Metabolizmaya etkili" Su tüketiminin önemine işaret eden Diyetisyen Akgül, "Su metabolizmanın hızını artırması ve kilo kontrolü ile ilgili süreçlerinin daha sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlıyor. Bilimsel çalışmalarla da gösterildiği üzere, yemeklerden yarım saat kadar önce içilen su kalori miktarında azalmayı, sindirim sisteminin daha iyi çalışmasını ve metabolizmanın sağlıklı çalışmasında etkili oluyor" dedi. "Su tüketimi bazı kanser risklerinin azalmasını sağlıyor" Suyun, mesane ve kolorektal kanser gibi ciddi hastalıkların riskinin düşürülmesinde rol oynadığını anlatan Akgül, şunları söyledi: "Suyun mesane kanserini azalttığı sonucunun bulunduğu araştırmalar var. Sıvı alımının azalmasının idrarda kanserojen konsantrasyonun artmasına veya daha az idrara çıkma nedeniyle mesane mukozasıyla uzun süreli temas etmesine neden olabileceği düşünülüyor. Aynı zamanda idrarla atılan çeşitli içeceklerin kanserojen veya antikanserojen bileşenler de bu süreçte rol oynayabilir. Sıvı alımı yiyeceklerin bağırsaktan geçiş süresinin kısalttığı biliniyor. Bu, bağırsaktaki mukozaların kanserojenlerle temasının azaltabileceği düşünülüyor. Böylece koleraktal kanser riskinin de düşeceği öngörülüyor." "Mental kapasiteyi de etkiliyor" Az tüketilen suyun mental kapasiteyi de olumsuz etkilediğini kaydeden Diyetisyen Akgül, "Ne yazık toplumumuzda ben çok su içmiyorum ama çay, kahve veya meyve suyu içiyorum gibi ifadelerle karşılaşıyoruz ancak belirtmeliyim ki hiçbir sıvı suyun yerini tutamaz. Gündelik yaşamımızda çok fazla tüketilen çay ve kahvenin çarpıntı, kansızlık vb. sorunlara sebep olduğunu da görüyoruz. Mineralli sular ve sodaların içerdiği sodyumun vücutta hipertansiyon ve böbrek hastalıkları gibi sorunlar varsa hastaların tedavi süreçlerini de olumsuz etkileyebiliyor. Meyve suyu tüketen bireylerin de her ne kadar meyve suyu yüksek oranda su da içerse, içerdiği yoğun şeker sebebiyle kalori alımının artmasına, kilo kontrolünde sorunlar yaşanmasına sebep oluyor. Sıvı alımını özellikle yaz aylarında çok önemsiyoruz, su içmek için susamayı beklememeleri konusunda uyarıyor ve günde 2-3 litre civarında su tüketimini öneriyoruz" diye konuştu. "Çayda teobromin ve teofilin var" Öte yandan, çayın beyni uyarıcı etkileri olan dört madde içerdiği, teobromin ve teofilin olmak üzere kafeinle ilgili iki madde içerdiği ve beyin üzerinde çok ilginç etkileri olan L-theanine adlı oldukça benzersiz bir aminoasidi içerdiği öğrenildi. Ayrıca kahvenin çaydan daha güçlü bir destek ve daha fazla uyarıcı etki sağladığı, kişinin üretkenliğini etkilediği kaydedildi.
6 gün önce kaybolan babasını gözyaşlarıyla arıyor
26 Temmuz 2024 Cuma - 09:18 6 gün önce kaybolan babasını gözyaşlarıyla arıyor Adana’da 6 gün önce evden çıkan ve kaybolan 70 yaşındaki alzaymır hastası Celal Güner her yerde aranıyor. Gözyaşlarıyla babasını arayan Seycan Aşık, "Sağ ya da ölü babamı istiyorum. Günlerdir, sokak sokak babamı arıyorum" dedi. Merkez Seyhan ilçesine bağlı Döşeme Mahallesi’nde oturan 4 çocuk babası Celal Güner (70), geçen Cumartesi günü ablası Elif Tüylü’nün (75) yanına gitmek için evden çıktı. Bir süre sonra abla Tüylü, kardeşinin eşi Sevgi’yi (67) arayarak, ’babam halen gelmedi’ dedi. Bunun üzerine telaşa kapılan Sevgi Güner, çocuklarına haber edip eşini aramaya çıktı. 6 gündür kayıp Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen Güner ailesi, babalarını bir türlü bulamayınca durumu polise bildirdi. Eve gelen ekipler de mahalledeki güvenlik kamerası görüntülerini izleyip, alzaymır hastası Celal Güner’i aramaya başladı. 6 gündür babalarını bulamayan aile, dün de Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na gidip dilekçe verdi. "Sokak sokak babamı arıyorum" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Celal Güner’in kızı Seycan Aşık, gözyaşlarıyla babasını aradığını ve bulamadığını anlattı. Aşık, "Allah rızası için babamı gören bize ulaşsın. Kaç gündür babamı arıyorum. Sağ ya da ölü babamı istiyorum. Günlerdir, sokak sokak babamı arıyorum. Cumartesi günü sabah evden çıkmış. Annem babamı durduramamış ve babam gitmiş. Polisler babamı güvenlik kamerasında gördük diyorlar ama bir türlü halen bulunamadı" ifadelerini kullandı. "Perişan olduk" Babasının hayatından endişe duyduğunu anlatan Aşık, "Ben nefes alamıyorum. Babam zaten acıktığını, doyduğunu bilmez. Mahalle mahalle geziyorum. 4 çocuğu var babamın hepimiz onu arıyoruz. Cebinde parası yok, perişan olduk. Herkes babamı arıyor. 6 gündür babamdan haber yok. Ölüsünü mü babamın getirecekler. Ölmüş olsa en azından mezarı var deriz. Şimdi ama hiçbir şey bilmiyoruz" diye konuştu.
Başkan Doğan: "Çiftçiler, mısırda kilogram başına 10 TL olarak müdahale alım fiyatı bekliyor"
25 Temmuz 2024 Perşembe - 17:05 Başkan Doğan: "Çiftçiler, mısırda kilogram başına 10 TL olarak müdahale alım fiyatı bekliyor" Adana’da Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, mısırda düşük rekolte beklentisini de göz önünde bulundurarak, "Çiftçiler, hükümetin üretim maliyetlerini, piyasa şartlarını ve faiz oranlarını göz önüne alarak kilogram başına 10 TL olarak müdahale alım fiyatını açıklamasını talep ediyor" dedi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan, Çukurova bölgesinde ağustos ortasında başlayacak olan mısır hasadı öncesinde, çiftçilerin yetkililerden 10 TL müdahale alım fiyatı açıklanmasının beklediğini söyledi. Geçtiğimiz yıl mısırdaki fiyat artışının yüzde 5 olması nedeniyle çitçinin başka ürünlere yöneldiğine dikkat çeken Doğan, "Bu yıl Haziran ayından itibaren mevsim normallerinin çok üzerinde seyreden aşırı sıcaklar, mısır rekoltesini olumsuz etkilediği gibi, çiftçiler fazladan sulama da yaptılar. Çiftçiler, düşük rekolte beklentisi ve artan maliyetler karşısında hükümetin, mazot, elektrik, tohum, zirai ilaç, gübre ve işçilik gibi üretim maliyetlerini, piyasa şartlarını ve faiz oranlarını göz önüne alarak kilogram başına 10 TL olarak müdahale alım fiyatını açıklamasını talep ediyor" şeklinde konuştu. "Rekolte düşüşü çiftçileri zor durumda bıraktı" Rekolte düşüşünün geçtiğimiz yıllarda çiftçileri zor durumda bıraktığını belirten Doğan, "Geçen yıl açıklanan fiyatın düşük olması, birçok üreticinin mısır ekiminden vazgeçip diğer ürünlere yönelmesine neden oldu. Bu durum, ülke genelinde mısır üretimini ve dolayısıyla pazar dengesini tehdit ediyor. Bu süreçte, mısır üretiminde yaşanacak muhtemel bir düşüşün önüne geçmek ve tarım sektörünü desteklemek adına atılacak her adım büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Başkan Doğan ek olarak, mısırın kilogram başına 10 TL müdahale alım fiyatının açıklaması çiftçilerin en azından maliyetlerini karşılayabilmeleri ve gelecek yıl için mısır ekimini sürdürebilmeleri açısından büyük önem taşıdığına da dikkat çekti.
Başkan Aydar, ‘Atatürk’ filmini Ceyhanlılarla buluşturdu
25 Temmuz 2024 Perşembe - 16:32 Başkan Aydar, ‘Atatürk’ filmini Ceyhanlılarla buluşturdu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, sinema salonu kapatarak izlenme rekorları kıran ‘Atatürk’ filmini Ceyhanlılarla buluşturdu. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, gösterime girdiği ilk günden itibaren izlenme rekorları kıran Atatürk filmini Ceyhanlılarla buluşturdu. Kültürel etkinlikler kapsamında düzenlenen bu özel gösterim, kentte bulunan bir alışveriş merkezindeki sinema salonunda gerçekleştirildi. Başkan Aydar, sinema salonunu kapatarak hemşerileriyle birlikte filmi izledi. Etkinlikte konuşan Başkan Kadir Aydar, “Seçim döneminde vizyona giren Atatürk filmini birçok hemşerimizin kaçırmış olduğunu düşünerek, bu önemli filmi izlemeyen kalmasın düşüncesi ile bu etkinliği düzenledik. Bugün hepimiz siyasi görüşlerimizi bir kenara bırakıp, Atatürk’ün şemsiyesi altında bir araya geldik. Atatürk, hepimizin ortak değeri ve mirasıdır. Onun hayatını ve mücadelesini bir arada izlemek, bize birlik ve beraberliğimizin önemini bir kez daha hatırlatıyor” dedi. "Atatürk’ün ilkelerini yaşatmak en önemli görevimiz" Atatürk’ün çok büyük bir lider olduğunun altını çizen Başkan Kadir Aydar konuşmasına şöyle devam etti: “Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin değerlerini ve ilkelerini yaşatmak, gelecek nesillere aktarmak bizlerin en önemli görevlerinden biridir. Bu filmi izlerken Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ne kadar büyük bir lider olduğunu bir kez daha anladık. Onun vizyonu ve cesareti sayesinde bugün burada özgürce bir arada olabiliyoruz. Bu yüzden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak ve onun mirasını yaşatmak için bu tür etkinlikleri düzenlemeye devam edeceğiz.” Gösterimin ardından Başkan Aydar, izleyicilerle bir araya gelerek onların düşüncelerini dinledi. Vatandaşlar, Başkan Aydar’a bu anlamlı etkinlik için teşekkür ederek, Ceyhan Belediyesi’nin kültürel faaliyetlere verdiği önemin altını çizdiler. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar tarafından düzenlenen etkinlik, CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, CHP Ceyhan İlçe Başkanı Caner Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, CHP 25. ve 26. Dönem Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen, Adana Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Hüseyin Sözlü, Ceyhan Kent Konseyi Başkanı İsmail Övet, Ceyhan Muhtarlar Dernek Başkanı Eren Ulaş ile birlikte mahalle muhtarları, il ve ilçe belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu ve meslek odaları temsilcileri ile binin üzerinde vatandaşın katılımıyla gerçekleşti.
Sunar’ın 50’nci yılına özel armağan
25 Temmuz 2024 Perşembe - 14:56 Sunar’ın 50’nci yılına özel armağan Sunar Yatırım’ın takımı Kurum ve Kuruluşlar Masa Tenisi Türkiye şampiyonu oldu. Sunar Yatırım Şeref Başkanı Hüseyin Nuri Çomu’nun destekleriyle 20 yıl önce kurulan masa tenisi takımı, şampiyonluğunu Sunar Yatırım’ın 50’nci yılına armağan etti. Türkiye’nin dört bir yanından 78 takımın katıldığı Kayseri’de gerçekleştirilen müsabakalarda şampiyonluğu kazanan takım Sunar Yatırım ekibi oldu. Sunar Yatırım Masa Tenisi Takımı oyuncuları Kayseri’de kazandıkları kupayı Sunar Yatırım Şeref Başkanı Hüseyin Nuri Çomu’ya takdim etti. Ekibin başarılarından duyduğu memnuniyeti dile getiren Hüseyin Nuri Çomu, “Zorlu maçlarının ardından sağladıkları galibiyetlerle bize büyük moral sağlayan masa tenisi takımımıza çok teşekkür ediyorum. Sunar’ın 50’nci yılında bize büyük bir hediye getirdiler. Takım olmanın, bir şehri ve bir kuruluşu temsil etmenin büyük bir sorumluluk olduğunu bilen evlatlarımla çok gurur duyuyorum. Daha büyük başarılar elde edeceğinizden eminim, hep yanınızdayım” dedi. Masa tenisinin şampiyon sporcularına plaket veren Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu da, “Turnuva boyunca gösterdikleri azim, disiplin ve takım ruhuyla göz dolduran oyuncularımızı gönülden kutluyorum. 1300’ü aşkın çalışanımız, bayrağımızın dalgalandığı 113 ülkedeki bayilerimiz, tedarikçilerimiz, müşterilerimiz ve milyonlarca tüketicimiz adına takımımızın kazandığı kupayı teslim alıyorum. Önümüzdeki sezon milli sporcumuz olimpiyatlarda yarışmak için hazırlıklarını sürdürüyor. Bu şampiyonlukların bir anlamı da gelecek nesiller için de şimdiden büyük hedefler belirliyoruz. Spora ve sporcuya her zaman destek olmaya devam edeceğiz. Sağlığa birçok faydası bulunan masa tenisine gençlerin yönelmesini destekliyoruz. Bu şampiyonlukla birlikte Sunar Yatırım Masa Tenisi Takımımız, gelecekteki turnuvalar için de bizlere büyük hedefler belirledi. Sunar Yatırım Masa Tenisi Takımımızla birlikte hem şehrimiz hem de şirketimiz için büyük bir gurur kaynağı olarak gördüğümüz kupamızı Adana Valimiz sayın Yavuz Selim Köşger’e takdim ettik. Sayın Valimizin destekleri ve nazik kabulleri için şükranlarımızı sunuyorum. Takımımıza gayretlerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Arslanhan: "Havuzlar dikkati olunmaz ise ciddi enfeksiyon riskini beraberinde getiriyor"
25 Temmuz 2024 Perşembe - 11:54 Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Arslanhan: "Havuzlar dikkati olunmaz ise ciddi enfeksiyon riskini beraberinde getiriyor" Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Arslanhan, aşırı sıcakların etkisi ile serinlemek için çok daha cazip bir hale gelen havuzların dikkati olunmaz ise ciddi enfeksiyon riskini beraberinde getirdiğini söyledi. Havuz ve deniz suyunun temiz olmasının enfeksiyon riskinin en aza düşürse bile hastalık riskini tamamen ortadan kaldırmadığını belirten Medline Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Arslanhan, "Özellikle havuz sularının kirli olması dış kulak yolu enfeksiyonu ihtimalini artıran önemli faktördür. Ayrıca su tamamen temiz bile olsa kulağın nemli kalması sonucu bazı bakteriler ya da mantarlar enfeksiyona yol açabilir” diyerek uyarılarda bulundu. Sorun birkaç gün sonra ortaya çıkıyor Dış kulak kanalında enfeksiyon sonucu gelişen bir hastalığın belirtilerinin, yüzmeden sonraki birkaç gün içinde ortaya çıktığını vurgulayan Dr. Arslanhan, dış kulak yolunun yapısının bazı kişilerde nispeten daha dar, uzun ve kıvrımlı olması nedeniyle bunun banyo ve yüzmeden sonra bir miktar suyun iç kısımda kalmasına ve oluşan nem sonucu bakterilerin özellikle de mantarların yerleşmesine neden olabileceğini belirtti. Dış kulak yolunun korunaklı bir yapısı olduğunu ve kendi kendini temizleme özelliği bulunduğunu ifade eden Arslanhan, bazı faktörlerin tek başına veya bir araya gelerek dış kulak yolu enfeksiyonu oluşumunu kolaylaştırdığını belirterek, "Havuzda yüzerken veya duş alırken bazen kulak yoluna su girebiliyor. Suda bulunan klor, kulak yolunun girişinde salgılanan ve halk arasında ‘kulak kiri’ olarak da bilinen koruyucu mumu (keratin) yok ediyor. Bunun sonucunda da bakterilerin ve mantarların üremesi kolaylaşıyor. Bir başka neden de kulak yoluna parmak, kulak çubuğu veya herhangi bir sert madde ile müdahale etmek. Bu gibi durumlarda kulak yolunun cilt yüzeyinde oluşabilecek çok küçük çatlaklardan mikroplar giriyor ve enfeksiyon gelişebiliyor” şeklinde konuştu. Hastalığın çocuklarda daha etkili olduğunu vurgulayan Arslanhan, "Dış kulak yolu enfeksiyonu çocuklarda daha yaygın ve daha acı verici olabiliyor. Ağrı günlük yaşamı etkileyebilecek kadar şiddetlenebiliyor. Daha ileri aşamada ise boğaza ve çene eklemine vuran ağrılara bile görülebiliyor. Hasta ağzını açmakta dahi zorlanırken bu belirtilere yüksek ateş de eşlik edebiliyor” ifadelerini kullandı. "Temizliğinden emin olunmayan havuzlara girilmemeli" Serinlemek isterken herhangi bir sağlık problemi yaşanmaması için öncelikle temizliğinden emin olunmayan havuzlara girilmemesi gerektiğini kaydeden Dr. Arslanhan, dış kulak yolu enfeksiyonundan korunmak için şu önerilerde bulundu: "Yüzmek için havuz yerine denizi tercih edin. Havuz suyundaki klor, kulak cildinde bulunan doğal koruyucu maddenin parçalanmasını hızlandırır. Su sporlarıyla uğraşanlar risk altındaki grubu oluşturur. Bu kişiler su geçirmeyen kulak tıkaçları kullanmalı, suya maruz kaldıktan sonra kulak kanalını doğru bir şekilde ve iyice kurulamalıdırlar. Kulak kirini çıkartmaya çalışmayın. Kulak ve kulak yolu derisine yönelik müdahaleden uzak durun. Kulak çubuğu veya parmağınızı kulak yoluna sokmayın. Suyla temastan sonra kulaklarınızı havlu ile kurulayarak kulaklarınızı mümkün olduğu kadar kuru tutmaya çalışın. Başınızı ve kulak kepçelerinizi hareket ettirmeye çalışarak suyun dışarı akmasını sağlayın. Sık tekrarlayan dış kulak yolu enfeksiyonu oluyorsa yüzme esnasında başlık kullanarak suyun kulaklarınıza kaçmasını engelleyin"
Demirçalı: “Türkiye’nin en iyi hayvan bakım ve rehabilitasyon merkezini yapacağız”
25 Temmuz 2024 Perşembe - 11:43 Demirçalı: “Türkiye’nin en iyi hayvan bakım ve rehabilitasyon merkezini yapacağız” Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, ilçeye çok modern bir hayvan bakım ve rehabilitasyon merkezi kuracaklarını söyledi. Yapacakları merkezin sıradan bir yer olmayacağını belirten Demirçalı, “Yapacağımız merkez şimdiye kadar yapılanların en moderni ve en güzeli olacak. Toplama araçlarından bakımlarına kadar adeta Türkiye’ye örnek olacak. Biz öldürmeyeceğiz yaşatacağız” dedi. 4 farklı noktada yer tespiti yapıldı Türkiye’nin en modern hayvan bakım ve rehabilitasyon merkezinin yapımı için çalışmalara başladıklarını belirten Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, 4 farklı noktada arazi tespiti yaptıklarını ve ilgili kurumlarla yazışmaların başladığını söyledi. Başkan Demirçalı, “4 farklı noktada yer tespiti yapıldı. Bunlardan birinde merkezimizi kuracağız. Özellikle geniş ve ferah bir alan istiyoruz. Yazışmaların ardından inşaat çalışmalarına başlayacağız. Rehabilitasyon merkezimiz Adana’nın iklim şartlarına göre yapılacak” ifadelerini kullandı. “Öldürmeyeceğiz, yaşatacağız” Yeni getirilecek sokak hayvanları yasa tasarısının kabul edilecek düzeyde olmadığını belirten Başkan Demirçalı, belediye olarak sokak hayvanlarını öldürmeyeceklerini aksine yaşatacaklarını söyledi. Demirçalı, “Kanun geçmesi durumunda halk ile karşı karşıya gelmeyeceğiz. Sokak hayvanlarını öldürmeyeceğiz aksine yaşatacağız. Toplumun kaynakları hayvanları hapsetmek ya da öldürmek yerine, onları yaşatmak ve yaşam haklarını korumak için kullanılmalı, sokak hayvanları aşılanmalı, kısırlaştırılmalı ve alındığı yere bırakılmalıdır. Bizde sokak hayvanlarının dostu bir belediye olarak sorumluluklarımızı aynen yerine getireceğiz” dedi.
AOSB Başkanı Sütcü: “Uluslararası rekabette zorlanılan bir dönemde yeni pazarlar yeni fırsatlar sunuyor”
25 Temmuz 2024 Perşembe - 11:32 AOSB Başkanı Sütcü: “Uluslararası rekabette zorlanılan bir dönemde yeni pazarlar yeni fırsatlar sunuyor” Adana Hacı Sabancı OSB’nin ev sahipliğinde düzenlenen ‘Afrika’ya İhracat Fırsatları’ etkinliğine iş dünyası yoğun ilgi gösterdi. Etkinlikte yıllık 700 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiren kıtaya daha fazla ihracatın yolları anlatıldı. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, AOSB Seyhan Salonu’nda, gerçekleştirilen ‘Afrika’ya Fırsatları’ konulu etkinliğin açılışındaki konuşmasında, daha fazla üretim ve ihracat için alternatif pazarların önemine vurgu yaptı. Sütcü, uluslararası rekabette zorlanılan bir dönemde yeni pazarların yeni fırsatlar sunduğunu belirterek, bu tür etkinliklerin organizasyonunu önemsediklerini bildirdi. Sütcü, “Salonu dolduran hepinize teşekkür ediyorum. OSB Yönetimi olarak sadece altyapıyla değil, akla gelecek her alanda sanayicinin yanında oluyoruz. Adana ihracatının yarısından fazlası bölgemizden gerçekleştiriliyor. Ama yetmez diyor daha da artması için çaba sarf ediyoruz. Afrika’yı da ilişkilerimizi daha da geliştirmemiz gereken bir pazar olarak önemsiyoruz” dedi. Moderatörlüğünü gazeteci Mehmet Uluğtürkan’ın yaptığı Dünya Sektörlerarası İş birliği Forumu Başkanı ve Afrika Uzmanı Utku Bengisu, Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Koç ve Dış Ticaret Uzmanı Turan Akın’ın konuşmacı olarak katıldığı etkinlik, interaktif ortamda geçti. Her ürünün her sektörün ihracat imkanı var Dünya Sektörlerarası İş Birliği Forumu Başkanı Utku Bengisu, Afrika’nın atlaslarda diğer kıtalardan daha küçük çizildiğine dikkat çekerek başladığı sunumunda 54 ülkesi bulunan kıtanın Türkiye’nin dış ticaretine hamle yaptıracak kadar değerli olduğunu söyledi. Coğrafi ve tarihi yakınlığıyla bilinen Afrika’nın her yıl 700 milyar doları geçen ithalat gerçekleştirdiğine vurgu yapan Bengisu, “Odaklanma ve atılacak küçük adımlarla 35.5 milyar dolarlık ihracatımızı üç haneli rakamlara ulaştırabiliriz” dedi. Çin’in Afrika’nın en önemli ihracatçılarından biri olduğunu ve bugün 288 milyar dolarlık ihracat yapar hale geldiğini anlatan Bengisu, sözlerine şöyle devam etti: “Çin’in bu rakamını anlayabilmek mümkün. Zira parası var. Afrika’ya finansal gücüyle gitti ve şimdi meyvesini alıyor. Peki Hindistan? 2005 yılında Hindistan, Afrika’ya 6.1 milyar dolar ihracat yaparken biz de 5.5 milyar dolarlık ürün ve hizmet gönderiyorduk. Hindistan rakamını 188 milyar dolara yükseltti biz 35.5 milyar dolarda kaldık. Bunun sebepleri üzerinde çalışmalıyız. Hindistan, Afrika’yı önemsedi, yakın markajla orada oldu. Bizim de bu kıtada ticaret hamlesine ihtiyacımız var. Hangi sektörde olursa olsun iş insanlarımızın konfor alanından çıkıp Afrika’ya gitmesi gerekiyor. Biz de başarabiliriz. WCI olarak 12 yıldır kıtaya odaklandık. Fuarlar, sektörel ikili iş görüşme organizasyonları düzenliyoruz. Deneyimlerimizi, öngörülerimizi, networkümüzü paylaşmaya hazırız.” Teyitli akreditif çözüm olabilir Dış Ticaret Uzmanı Turan Akın da ihracatta rekabetçiliği yakalamanın uygun fiyatlı hammaddeye de bağlı olduğuna dikkat çekti. Bu çerçevede Afrika’nın daha etkin değerlendirilebileceğine işaret eden Akın, şöyle devam etti: “Bilindiği gibi hammadde uygun fiyat ve uygun vade ile alınabilirse rekabette öne geçilebiliyor. Çoğu KOBİ hammadde finansmanını peşin veya peşin ödemeli akreditifle sağlıyor oysaki belge kapsamında vergi ve gümrük avantajı elde edebilirler. Çeşitli eğitimlerle, seminerlerle dış ticaretin finansmanında daha bilgili olup bu güçle tedarikçilerle pazarlık yapılıp vadeli alıma yönelebilir.” Riskleri bilerek pazarda olmak öne geçirir Uluslararası güvenlik ve strateji alanlarının etkin ismi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Koç da iş insanlarının Afrika pazarında riskleri bilerek ve gelişmeleri takip ederek daha başarılı olabileceklerine dikkati çekerek, şu bilgileri paylaştı: “Küresel rekabet, bölgesel ve yerel aktörler, siyasi istikrarsızlık, darbeler, iç savaş, ayaklanma, terör, kronik yoksulluk ve yolsuzluk alt başlıklarından oluşan güvenlik parametrelerine sahip bir Afrika var. Bunları bilerek o pazarda olmak daha etkin ve kalıcı olmayı beraberinde getirir. Kuzey Afrika, Mısır, Libya, Tunus, Cezayir ve Fas gibi ülkeleri içeriyor. Güvenlik durumları genellikle terörizm, iç çatışmalar ve siyasi istikrarsızlık gibi faktörlerden etkileniyor. Batı Afrika, Nijerya, Gana, Fildişi Sahili, Senegal ve Mali gibi ülkeleri kapıyor. Bu bölgede Boko Haram ve diğer silahlı grupların faaliyetleri, sınır ötesi suçlar ve politik istikrarsızlık gibi sorunlar öne çıkar. Doğu Afrika; Etiyopya, Kenya, Somali, Uganda ve Tanzanya gibi ülkeler. Bu bölgedeki güvenlik sorunları arasında terörizm, özellikle El Şebab gibi gruplar, etnik çatışmalar ve siyasi istikrarsızlık yer alıyor. Güney Afrika ise Güney Afrika Cumhuriyeti, Zimbabve, Zambiya, Mozambik ve Namibya gibi ülkeleri içeriyor. Güvenlik açısından, bu bölge genellikle daha istikrarlı kabul edilse de suç oranları, ekonomik eşitsizlikler ve siyasi gerilimler önemli sorunlar arasında sayılabilir. Bu bölgelerin her biri kendi içinde de daha detaylı alt bölgelere ayrılabiliyor ve güvenlik durumu zaman içinde değişebiliyor.” Adana’dan Afrika’ya 250 milyon dolarlık ihracat Etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen gazeteci Mehmet Uluğtürkan da Adana’nın 54 ülkesi bulunan Afrika’ya 250 milyon dolara yakın ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, “En fazla sırasıyla Fas, Mısır ve Cezayir olmak üzere 46 Afrika ülkesine ihracat yapan bir Adana var. Bu ekonomisi güçlü bir şehir olduğumuz anlamına geliyor. Ama daha iyisini yapabiliriz. Bugünkü etkinlik sürecin miladı olsun istiyoruz. Zira bölge iş dünyasının ilk ve tek ekonomi yayını Refleks gazetesi olarak 2008’de konuyu manşetten vermişiz ve ‘Çözüm Afrika’ demişiz. Keşke o yıllardan itibaren Afrika’yla ticarete daha fazla önem vermiş olsaydık belki bugün Hindistan’ın yerinde olacak Adana’nın bu kıtaya olan ihracatını milyar dolarlar seviyesine taşıyacaktık. Geçmiş bir tarafta kalsın, bugünden itibaren bu pazara daha etkin bir şekilde odaklanalım” diye konuştu.