Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
ADASO Başkanı Kıvanç: "Ya bu dönüşümün öncüsü olacağız ya da küresel rekabette oyunun dışında kalacağız"
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:52:00
Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, sürdürülebilirliğin artık tercih değil, üretimin ve ticaretin ana şartı haline geldiğini belirterek, "Ya bu dönüşümün öncüsü olacağız ya da küresel rekabette oyunun dışında kalacağız" dedi. Adana, küresel ticaretin ve çevresel politikaların geleceğini şekillendirecek olan "COP31’e Doğru Sürdürülebilirlik Konferansları"na ev sahipliği yaptı. Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve çevre yönetimi konularında farkındalığı artırmak ve COP31 öncesinde yerelden küresele uzanan bir vizyon ortaya koymak amacıyla "COP31’e Doğru Adana" konferansı Adana Sanayi Odası (ADASO) iş birliğiyle gerçekleşti. "Ya bu dönüşümün öncüsü olacağız ya da küresel rekabette oyunun dışında kalacağız" Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, dünyada bugün tarihin en hızlı ve zorunlu dönüşümlerinden birinin yaşandığını belirterek, "Artık sürdürülebilirlik bizler için bir tercih değil, üretimin ve ticaretin ana şartı haline gelmiştir. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi somut adımlar biz sanayicilere net bir mesaj veriyor: Ya bu dönüşümün öncüsü olacağız ya da küresel rekabette oyunun dışında kalacağız. Bizler Adana’da bu süreci sadece bir zorunluluk değil, bir fırsat olarak görüyoruz. Bu noktada dijitalleşme ve yeşil dönüşümü, yani ikiz dönüşümü bir bütün olarak ele almak zorundayız. Enerjiyi verimli kullanan ve teknolojiyi merkeze alan bir altyapı, yarının kazananı olacaktır. Bu vizyonu pratiğe dökmek için hayata geçirdiğimiz Adana Sanayi Kampüsü ile sanayicimize rehberlik ediyor; Model Fabrika ve Sürdürülebilirlik Merkezimizle yeşil dönüşüm yol haritalarını çiziyoruz.COP31’e giden bu süreç bizim için sadece bir çevre politikası takvimi değildir. Bu, küresel ticaretin kurallarının yeniden yazıldığı bir ‘ekonomik anayasa’ sürecidir. Sürdürülebilirliği bir maliyet yükü olarak gören anlayışı hızla terk etmeli, onu bir teknolojik sıçrama fırsatı olarak kucaklamalıyız. Unutmayalım ki; doğaya sırtını dönen bir sanayi geleceğe yürüyemez. Bizler hem üreteceğiz hem büyüyeceğiz hem de yarınlara tertemiz bir miras bırakacağız" diye konuştu. "Sürdürülebilirliği bölgesel bir dönüşüm hareketine dönüştürmek için çalışıyoruz" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen sürdürülebilirliğin sadece daha az tüketmek değil akıllı ve verimli üretmek olduğunu ifade ederek, "Sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel bir kavram değil; ekonomik kalkınmadan enerji politikalarına, sanayiden tarıma, şehirleşmeden eğitime kadar hayatın her alanını kapsayan stratejik bir dönüşüm alanıdır. Bu süreçte biz üniversitelerin rolü sadece eğitim vermek değil; şehrine yön veren, bilim üreten ve sürdürülebilir kalkınmaya liderlik eden kurumlar olmaktır. Bilimsel araştırmalarımız ve nitelikli insan kaynağımızla bu dönüşümün en önemli aktörlerinden biriyiz. Özellikle teknoloji odaklı üniversitelerin; yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi ve yeşil üretim teknolojileri gibi alanlarda öncü çalışmalar yürütmesi hayati önem taşıyor. Çünkü sürdürülebilirlik yalnızca daha az tüketmek değil, aynı zamanda daha akıllı ve verimli üretmek, gelecek nesilleri düşünerek hareket etmek demektir. Bugün dünya, kaynakları sınırsızmış gibi kullanan geleneksel kalkınma anlayışının artık sürdürülebilir olmadığını bizlere göstermektedir. ATÜ olarak, sürdürülebilirliği bölgesel bir dönüşüm hareketine dönüştürmek için çalışıyoruz. Dünyada ’su ayak izi belgesi’ alan ilk üniversite olma başarımızı sadece bir belge olarak görmüyoruz; bu birikimi belediyelerimizle, organize sanayi bölgelerimizle ve kamu kurumlarımızla paylaşıyoruz. Adana; güçlü sanayisi, tarımsal kapasitesi ve akademik altyapısıyla Türkiye’nin sürdürülebilir dönüşüm merkezi olma potansiyeline sahiptir. Geleceğin güçlü şehirleri, sürdürülebilirliği bugünden inşa eden şehirler olacaktır. Biz de daha yaşanabilir ve dirençli bir gelecek için tüm paydaşlarımızla ortak akıl üretmeye devam edeceğiz" dedi. Konuşmaların ardından program konferans ile devam etti.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:34
Başkan Atlı’dan emeklilere yeni sosyal yaşam alanı müjdesi
Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, görevdeki 2 yıllık hizmet sürecini değerlendirdiği toplantıda emeklilere yönelik hazırlanan yeni sosyal yaşam alanının müjdesini verdi. Başkan Atlı, "Şehrimizin hafızası olan Millet Bahçesi’nde emeklilerimize özel kıraathane yapıyoruz" dedi. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Millet Bahçesi Kültür Salonu’nda düzenlenen toplantıda yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya gelerek 2 yıllık süreçte yapılan yatırımları değerlendirdi. İlçede eğitimden kültür sanata, altyapıdan sosyal belediyeciliğe kadar birçok projeyi hayata geçirdiklerini belirten Atlı, özellikle emeklilere yönelik hazırlanan yeni sosyal alanın kısa sürede hizmete açılacağını söyledi. Başkan Atlı, şehirlerin yaşayan organizmalar olduğunu eskiyen yapıların zamanla yenilenmesi gerektiğini söyleyerek, "Kıyafetler nasıl zamanla eskiyorsa yollar da bakım istiyor. Vatandaşlarımızın yollarla ilgili eleştirilerinde haklılık payı var. Kozan’da geçmiş yıllarda yollar gerektiği zamanda yenilenmediği için bugün sorunlar büyüdü" diye konuştu. Millet Bahçesi’nde hem yenileme hem de yeni sosyal donatı çalışmaları yaptıklarını ifade eden Atlı, emeklilere yönelik hazırlanan kıraathanenin ilçede önemli bir ihtiyacı karşılayacağını kaydetti. "Emeklilerimize nefes alabilecekleri özel bir alan oluşturuyoruz" Atlı, "Millet Bahçesi Kozan’ın göz bebeği olan, hepimizin hatırası bulunduğu bir alan. Burada eski bölümlerin tadilatını yaparken aynı zamanda emeklilerimize özel bir kıraathane oluşturuyoruz. Büyüklerimiz burada çayını kahvesini içebilecek, yazın serin, kışın sıcak ortamda vakit geçirebilecek. Emeklilerimize nefes alabilecekleri özel bir alan oluşturuyoruz" dedi. Cumhur İttifakı belediyeciliğiyle birlikte ilçede yıllardır bekleyen yatırımların hız kazandığını söyleyen Başkan Atlı, "Kozan uzun yıllar ihtiyaçları ötelenmiş bir ilçeydi. Şimdi bu ihtiyaçları yenileme ve tamamlama fırsatı bulduk" ifadelerini kullandı. İlçede tamamlanan ve devam eden projeleri de sıralayan Başkan Atlı, 500 TOKİ konutunun teslim edildiğini, yıllardır kapalı olan Özden Kültür Merkezi’nin yeniden hizmete açıldığını söyledi. Öğretmenevi inşaatında sona yaklaşıldığını ifade eden Atlı, Kapalı Spor Salonu ihalesinin de gerçekleştirildiğini kaydetti. Şevkiye Mahallesi’nde taziye ve kültür evi açıldığını belirten Atlı, Cuma Pazarı yanında da yeni bir taziye evi kazandırılacağını ifade etti.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:30
Tuzu azaltarak sağlığı korumanın etkili yolları
Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, tuz kullanımını azaltmanın en etkili yollarından birinin baharatlardan destek almak olduğunu belirterek, "Kimyon, kekik, biberiye, karabiber, zencefil ve kırmızı biber gibi aromatik baharatlar yemeklere istediğiniz lezzeti kazandırabilir" dedi. Dünya Sağlık Örgütü, bireylerin günlük tuz tüketiminin yaklaşık 5-6 gramı geçmemesini öneriyor. Oysa pek çok kişi yalnızca yemeklere eklediği tuzla değil; peynirden zeytine, soslardan atıştırmalıklara kadar birçok besin aracılığıyla fark etmeden gereğinden fazla miktarda tuz yani sodyum tüketiyor. Günlük hayatta uygulanabilecek küçük ama etkili değişikliklerle hem daha dengeli beslenmenin hem de sağlığı korumanın mümkün olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, tuz tüketimini azaltmak için uygulanabilecek pratik önerilerde bulundu. Beslenme ve Diyet Uzmanı Oturakçıibogil, yemeklerin tadına bakmadan tuz eklemenin çoğu zaman farkında olmadan fazla sodyum tüketimine neden olduğunu söyleyerek, "Bu alışkanlığı azaltmanın en etkili yollarından biri, sofradan tuzluğu tamamen kaldırmak olabilir. Beyaz peynir ve salamura peynirler genellikle yüksek miktarda tuz içerirler. Lor peyniri veya dil peyniri gibi daha düşük sodyum içeren seçenekleri tercih edin. Tuz oranı yüksek peynirleri ise tüketmeden önce bir süre suda dinlendirerek tuz miktarını azaltabilirsiniz. Kahvaltıların vazgeçilmezi olan zeytin, yüksek tuz içeriği nedeniyle kontrollü tüketilmelidir. Zeytinleri bir gece önceden suda bekletmek, içerisindeki fazla tuzun azalmasına yardımcı olacaktır. Hazır salçalar yüksek oranda tuz içerirler. Yemeklerde salça yerine taze domates rendesi kullanmak daha sağlıklı bir tercih olacaktır. Salça kullanılması gereken tariflerde ise yemeklere fazladan tuz eklemekten kaçının" dedi. Konserve sebze, hazır gıda ve çorbaların genellikle yüksek miktarda sodyum içerdiğini belirten Oturakçıibogil, "Bu nedenle mümkün olduğunca taze ve doğal besinleri tercih etmeye özen gösterin. Sucuk, salam, sosis ve paketlenmiş et ürünleri, raf ömrünü uzatmak amacıyla yoğun miktarda tuz içerirler. Et, tavuk ve balığın doğal yapısında zaten belirli miktarda sodyum bulunduğu için ekstra tuz içeren işlenmiş ürünlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Tuz kullanımını azaltmanın en etkili yollarından biri de baharatlardan destek almaktır. Kimyon, kekik, biberiye, karabiber, zencefil ve kırmızı biber gibi aromatik baharatlar yemeklere istediğiniz lezzeti kazandırabilir. Ketçap, mayonez ve hazır salata sosları yüksek miktarda gizli tuz içerebilir. Bunun yerine taze limon, zeytinyağı ve çeşitli baharatlarla hazırlanan doğal sosları kullanabilirsiniz. Turşu, yüksek tuz içeriği nedeniyle dikkatli tüketilmesi gereken besinler arasında yer alır. Tüketmeden önce bol suyla yıkamak tuz oranının bir miktar azalmasına yardımcı olur. Ayrıca porsiyon kontrolüne de çok dikkat edilmelidir. Hazır cips ve paketli atıştırmalıklar yoğun miktarda tuz içeren ürünlerdir. Ara öğünlerde çiğ badem, ceviz, fındık gibi yağlı tohumları tercih edebilir; evde baharatlarla hazırlayıp fırınladığınız sebze veya patates cipslerini daha sağlıklı bir alternatif olarak tüketebilirsiniz" diye konuştu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:06
ÇKA Ziya Paşa’nın Adana yıllarını kitaplaştırdı
Çukurova Kalkınma Ajansı, 1878-1880 yılları arasında Adana Valiliği görevinde bulunan şair, yazar ve devlet adamı Ziya Paşa’nın Adana yıllarını kitaplaştırdı. Gazeteci-yazar Mehmet Uluğtürkan ve tarihçi Ahmet Karataş’ın kaleme aldığı eser, Kalkınma Ajansları Kültür Yayınları serisinin ilk kitabı oldu. Gazeteci-yazar Mehmet Uluğtürkan ve tarihçi Ahmet Karataş tarafından kaleme alınan "Bir Osmanlı Valisinin Adana Yılları / Ziya Paşa" adlı kitap, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Kültür Yayınları kapsamında yayımlandı. Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ahmet Rifat Duran, Osmanlı’nın önemli fikir, edebiyat ve devlet adamlarından Ziya Paşa’nın Adana’daki izlerini bu eserle yeniden görünür kıldıklarını söyledi. Duran, "Osmanlı’nın en değerli fikir ve devlet adamlarından biri olan Ziya Paşa’nın vali olarak Adana’ya yaptığı hizmetleri ve bu güzel şehirde bıraktığı izleri içeren eseri edebiyat dünyasına kazandırmış olduk. Ömrünün son iki yılını Adana’da geçiren ve kabrini bu topraklarda muhafaza ettiğimiz Ziya Paşa’yı, vefatının 146’ncı yılında onu anlatan bir eserle anmış olacağız. Bu kitapta yalnızca bir valinin icraatlarını değil, bir aydının vicdan muhasebesini, bir ahlak şairinin devlet adamlığını ve dönemin Adana’sını okuyacağız" dedi. Çukurova Kalkınma Ajansı’nın Kültür Yayınları serisinin ilk kitabı olma özelliğini taşıyan eser, 172 sayfadan oluşuyor. Kitapta, dönemin Adana’sına ait fotoğrafların yanı sıra Ziya Paşa’ya ilişkin belge ve görsellere de yer veriliyor.
09 Temmuz 2024 Salı - 11:15
Başkan Kozay, sahaya indi ekiplerin çalışmalarını inceledi
Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay, yerel seçimler öncesinde söz verdiği gibi Çukurova’nın yol, temizlik ve park bahçelerin bakım sorunlarını ortadan kaldırmak için Çukurova sokaklarında mesai arkadaşlarıyla birlikte ter döküyor. CHP Çukurova İlçe Başkanı Ümit Arif Özsoy, ilçe örgütü yöneticileri, muhtarlar, belediye başkan yardımcıları ve birim amirleriyle birlikte Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı yol işleri ekiplerinin Beyazevler Mahallesi’ndeki asfalt çalışmalarına katılan Başkan Emrah Kozay, 50 dereceyi bulan sıcaklığa rağmen özveriyle görev yapan mesai arkadaşlarına soğuk içecek ikram edip, kepçeyle asfalt döktü, çalışmaları denetleyip ardından gerçekleştirdiği esnaf ziyaretleriyle halkla buluştu. Güzelyalı Mahallesi’nde bulunan Bülent Ecevit Kültür ve Sanat Parkı’nda Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarına katılan Başkan Kozay, burada da ekip arkadaşlarıyla birlikte parkın çimlerini biçti. Sıcak havaya rağmen parkın bakımını titizlikle gerçekleştiren mesai arkadaşlarına teşekkür eden Başkan Kozay, parkta incelemelerde de bulundu. Buradan yürüyerek Mahfesığmaz Mahallesi’ndeki Beyhan İmge Parkı’na geçen Başkan Kozay, parktaki çalışmaları inceledi, su oyun parkında serinleyen çocukların mutluluğuna ortak oldu. Mesai arkadaşlarına karpuz ikram etti Esnaf ve kahvehane ziyaretleri de yapan Başkan Kozay, vatandaşların talep ve şikayetlerini dinleyip birim amirlerine verdiği talimatlarla sorunların çözülmesini sağlarken, mesai arkadaşlarına da kendi elleriyle kestiği karpuzları ikram etti.
09 Temmuz 2024 Salı - 11:11
Ailelerin tercihi Yumurtalık sahilleri olacak
Yumurtalık Belediyesi, ilçe sahilinde düzenlemeler yaparak 6 dönümlük aile alanı oluşturdu. Şemsiye ve şezlongları yenileyerek nizami hale getiren belediye, kapsamlı temizlik yaptı. Aileler ve misafirler için de deneyimli personel görevlendirildi. Yumurtalık Belediye Başkanı Erdinç Altıok, Yumurtalık’ı baştan sona değiştirmeye kararlı olduklarını vurguladı. Göreve gelmesinin hemen ardından sahilleri işgalden kurtaran, halkın kullanımına açan Erdinç Altıok, Ayas Merkez Sahili’nin kötü görünümüne de son verdi. Altıok, merkez sahilde oluşturduğu ‘Aile Alanı’ ile ailelerin rahat bir tatil yapabilmelerine de imkan sağladı. Yumurtalık’a yakışmayan görüntüleri sona erdiren Altıok, sahilde geniş kapsamlı temizlik yapan, kumların içindeki izmaritleri tek tek toplayan temizlik emekçilerine de teşekkür etti. 120 metre uzunluğunda 50 metre genişliğinde deniz kenarındaki tam 6 dönüm alanı aileler için özel alan yaptıklarını ifade eden Erdinç Altıok, “Genel Başkanımız Özgür Özel ve genel başkan yardımcılarımız, Adana milletvekillerimiz ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar’ın destekleriyle Yumurtalık’ı güneyin parlayan yıldızı yapmaya kararlıyız. Sahillerimiz çağdaş bir görünüme kavuştu. Daha çok işimiz var. Yepyeni projelerimizle halkımızın rahatlığı ve huzuru için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. “Baştan aşağı yenilendi” Yumurtalık Ayas Merkez Sahil’de 80 adet şemsiye ve 160 adet şezlongu ailelerin özel kullanımına tahsis ettiklerini ifade eden Başkan Altıok, “Bu bölüm sadece ailelerin hizmetinde olacak. Kırılmış, yamulmuş, paramparça durumda olan tüm şemsiye ve şezlongları yeniledik. Karmaşık ve farklı alanlarda bulunan şemsiyeleri nizami hale getirdik. Şemsiyeler arasına çöp bidonları yerleştirdik. Aile alanında bir kadın personelimiz gün boyu temizlikle görevlendirildi. Ayrıca ilçemizdeki sahillere gelen misafirlerimizi deneyimli ekibimizle, misafirperverlik örneği sergileyerek karşılıyoruz” diye konuştu. Duş alanları modern hale getirildi Sahilde bugüne kadar neredeyse atıl durumda bırakılan bakımsız, kullanışsız duş alanlarını yenilediklerini dile getiren Başkan Altıok, “Daha önce sadece su borusundan oluşan duş alanlarını çelik konstrüksiyon ve seramik döşemeyle kapatıp modern hale getirdik. İnsan onuruna yakışmayan tuvaletleri tamamen yeniledik” dedi. Yumurtalık Ayas Merkez Plajı’nı uluslararası bir görünüme ve örnek bir halk plajına çevireceklerini kaydeden Başkan Altıok, “Soyunma odaları da komple yenilenecek. Yine sahile yakışır büfeler, stantlar tasarlıyoruz. Çok yakında onlar da halkımızın hizmetine girecek” diye konuştu. Sırada Gençlik Kampı ve Zeytinbeli Plajı var Başkan Erdinç Altıok, “Ayas Merkez Sahil tamamlandıktan sonra aynı güzellikleri Gençlik Kampımızda ve Zeytinbeli Plajımızda da hayata geçireceğiz. Hedefimiz mükemmel denizi ve eşsiz kumsalı olan Yumurtalık sahillerini ilçemize, Adana’mıza ve ülkemize yakışır bir hale getirmek. Ayrıca yerli ve yabancı turist sayısını arttırarak hem belediyemizin hem de ilçemizin gelirini de artıracağız” ifadelerini kullandı.
09 Temmuz 2024 Salı - 10:46
Sıcaktan bunalan vatandaşın imdadına kepçe operatörü yetişti
Adana’nın Kozan ilçesinde bir iş makinesi operatörü sıcaktan bunalan vatandaşı kepçe ile serinletti. O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Adana’da yüksek nem ile birlikte hissedilen sıcaklıkların 40 derecenin üzerinde seyretmesi ile sıcaktan bunalan vatandaşlar ilginç yöntemler ile serinliyor. Kozan ilçesi Çanaklı Mahallesi’nde sulama kanalı çevresinde bulunan bir vatandaş sıcaktan bunalınca imdadına kepçe operatörü yetişti. Kanala girmeyen vatandaşı kepçe operatörü sulama kanalından kepçesine su alıp üzerine dökerek serinletti. O anlar ise çevredeki bir vatandaşın cep telefonu ile kaydedildi.
09 Temmuz 2024 Salı - 10:43
Kanserle savaşta yeni strateji: Hedefleyici tedavi yöntemleri
Onkoloji Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Fatih Köse, kanser tedavisinde hedefleyici tedavi yöntemlerinin uygulandığını ve daha fazla başarı sağlandığını söyledi. Hedefleyici tedavinin normal insanın geninden daha farklı olarak insanın içindeki kanserin genindeki ek değişiklikleri hedefleyen bir yöntem olduğuna dikkat çeken Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi İç Hastalıkları Ana Bilimdalı Tıbbi Onkoloji Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Fatih Köse konuyla ilgili bilgiler verdi. Yaklaşık 15 yıl önce onkoloji hastalarının çoğunlukla stetostik kemoterapi ile tedavi olduğunu söyleyen Köse, “Son dönemlerdeki ciddi teknolojik gelişmelerle birlikte insanın gen haritası oluşturuldu. İnsanın DNA’sındaki bütün nükleotitler tek tek incelendikten sonra 14 tane kanser grubu seçilerek, kanserlerin gen haritası çıkarıldı. Bu kanserlerin gen haritasının normal insanların gen haritasından farklı olduğu anlaşıldı. Bu farklılık da kanserleri daha iyi tanımaya ve farklılıklar üzerinden kanseri tedavi etmeye yöneltti. Bu tedaviler halk arasında akıllı tedavi olarak bilinen hedefleyici tedavi yöntemleridir. Kanserin kendine has bazı değişikliklerini elimizdeki teknolojik gelişmeler sayesinde tespit edebiliyoruz. Merkezimizde hem patoloji bölümümüz hem de genetik bölümümüz insan geniyle kanser genini karşılaştırıp kanser genindeki farklılıkları tespit eden çok önemli çalışmalar yapıyor. Ortaya koyduğumuz hedefin tespiti için gen incelemesi şart. Gen incelemesi de patolojik incelemeye göre daha derin bir incelemeyi gerektirir. Kanser genindeki farklılıkları tespit ederek, bunlara yönelik yaptığımız tedavilere de akıllı tedavi yani hedefleyici tedavi diyoruz’’ dedi. Akıllı ilaç, her evrede kullanılabiliyor Akıllı ilaç tedavisinin kullanımının kanserin çeşitliliğine göre değişebildiğini belirten Prof. Dr. Fatih Köse, “Hastanın durumuna göre de her evrede kullanılabiliyor. Hemen her tür kanserin tedavisinde kullanılabilse de tedavi protokolünün içine girmediği bazı kanserler var diyebiliriz. Günlük pratiğimizde gördüğümüz her 10 hastanın üç veya dördünün akıllı tedavi için uygun olduğunu söylemek yanlış olmaz. Örneğin, ilerlemiş kolon kanserinde akıllı tedavi kullanma ihtimali yüzde yüz fakat akciğer kanseri olan bir hastada akıllı tedavi kullanma ihtimalimiz yaklaşık yüzde otuz beş. Küçük hücreli akciğer kanserinde veya beyin kanserinde, beyin tümöründe bu oran neredeyse sıfıra yakın. Bazı kanserlerde ise biz hedefi buluyoruz fakat henüz o hedefi hedefleyecek tedavi üretilmemiş veya geliştirilmemiş olabiliyor. Önümüzdeki dönemde geliştirilecek olabiliyor veya gelişim aşamasında olabiliyor. Başkent Üniversitesi olarak bu durumlarda onkoloji merkezimizde yeni tedavileri kullanmak için bakanlık onaylı klinik çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmalar sayesinde hastalar akıllı ilaçlara çok daha erken ulaşabiliyorlar’’ diye konuştu. Kanser ilaçlarının etkinliğinin yaşam süresini uzatmasıyla ölçüldüğüne vurgu yapan Prof. Dr. Köse; “Hem hastanın genel sağ kalımını daha fazla uzattığı hem de yan etkileri daha iyi yönetilebilir ve kemoterapilere göre hastanın daha kabul edebileceği yan etkiler olduğu için hedefleyici tedavi, uygun hastalarda kullanmak istediğimiz bir tedavi yönetimidir’’ dedi. Köse, temel olarak kanserde kullanılan ilaçların vücutta çok çoğalan hücrelere zarar vererek etki ettiğini belirterek, “Çünkü bizim hedeflediğimiz kısım kanserin çoğalma dürtüsü. Kanserin çoğalmasını durdurmak için verdiğimiz ilaçlar normal vücutta hızlı çoğalan hücrelerin de çoğalma dürtüsünü durdurabiliyor. Bu da vücutta hızlı çoğalan hücrelerin daha fazla yan etki görmesini gerektiriyor. Hedefleyici bu tedavilerin ya da akıllı ilaç tedavilerinin en fazla görülen yan etkileri ishal, ciltte renk değişiklikleri, ağız içerisinde yararlar daha nadir olarak da yine kemoterapilere benzer bir şekilde kemik iliği, karaciğer, böbrek ve akciğer fonksiyonlarının bozulabilmesi olabiliyor. Temel olarak akıllı tedavilerin orta ve hafif yan etkileri kemoterapiye göre daha az olsa da hayatı tehdit edici yani kalıcı sakatlık bırakıcı ve ölüme sebebiyet verici yan etkileri kemoterapilerle aynı ve çok dikkatli bir takip gerektirir. Akıllı ilaç tedavilerinden biri diğerine hiç benzemeyebiliyor, çeşitleri birbirinden çok farklı olabiliyor. Bu sebeple mutlaka deneyimli hekimler tarafından takip edilmesi gerekiyor çünkü bu ilaçlarda yan etki yönetimi oldukça önemli’’ şeklinde konuştu.
09 Temmuz 2024 Salı - 10:15
Oğlunu kaydettirmek için gittiği merkezde usta öğretici oldu
Adana’da oğlu için kurs arayan Betül Karadaş, öğrenci olarak başladığı el sanatları kursunda usta öğretici oldu. 34 yaşındaki 2 çocuk annesi Betül Karadaş, 2016 yılında oğlu Mehmet’i (16) Yüreğir Belediyesi Ulubatlı Hasan Kültürevi’ne kayıt ettirdi. Bu sırada el sanatlarına meraklı olduğu için kendisi de El Sanatları Teknolojisi kursuna kaydoldu. 6 sene boyunca gerekli eğitimleri alan Betül Karadaş, usta öğreticisinin yönlendirmesiyle önce açık öğretimden üniversiteyi bitirdi, ardından da gerekli sınavlara girip usta öğretici oldu. Artık usta öğretici Bir zamanlar kurs aldığı Ulubatlı Hasan Kültürevi’nde şimdi usta öğretici olarak görev yapan Betül Karadaş, onlarca kadına hem el sanatı öğretiyor hem de azmiyle örnek oluyor. “Hizmetler çok yönlendirici” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Betül Karadaş, “Oğlum için kurs araştırması yaparken ben de el sanatları kursuna kayıt oldum. Burada belediyenin ve kültür evlerinin hizmetleri çok yönlendirici oldu. Usta öğretici hocamın desteğiyle açık öğretimden üniversiteyi bitirdim ve gerekli sınavlardan sonra burada usta öğretici oldum” dedi. “Kadınlar her işi başarabilir” Kadınların istedikten sonra her şeyi başarabileceğine inandığını anlatan Karadaş, “Bir zamanlar kursiyer olduğum merkezde şimdi usta öğreticiyim. Kadınlar burada kendilerine zaman ayırırken çocukları diğer sınıflarda eğleniyor. öğrencilerimin büyük bir kısmı çocukları vesilesiyle buralarla buluşuyor. Kursumuzda el sanatlarına dair oyuncak bebekler, çantalar ve dekoratif ürünler yapıyoruz. Bu ürünleri kadınlar satarak aile bütçesine maddi ve manevi destek sağlıyor. Kadınlar istedikten sonra her işi başarabilir” ifadelerini kullandı.
09 Temmuz 2024 Salı - 09:54
Adana’da garip hırsızlık: Motosikleti sahibiyle birlikte çaldılar
Adana’da 17 yaşındaki çocuk üç tekerlekli motosikleti sahibiyle birlikte çaldı, bu anlar anbean güvenlik kamerasına yansıdı.
09 Temmuz 2024 Salı - 09:48
Uyuşturucu ticaretinden aranan 16 firari yakalandı
Adana’da narkotik polisleri ’uyuşturucu madde ticareti’ suçundan kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıslara yönelik yaptığı operasyonla aralarında kadınların da bulunduğu 16 kişiyi yakaladı. Yakalanan şüphelilerin 14’ü tutuklandı. Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, ’uyuşturucu madde ticareti’ suçundan kesinleşmiş hapis cezası bulunan 20 şüpheliye yönelik operasyon düzenledi. 18 adrese yapılan eş zamanlı baskınlarda 16 şüpheli kıskıvrak yakalandı. Söz konusu şüphelilerin evlerinde yapılan arama çalışmalarında 550 gram bonzai, 20 kök Hint keneviri, 48 gram esrar, 10 gram metamfetamin ile 1 adet hassas terazi ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 14’ü çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken 2’si adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
09 Temmuz 2024 Salı - 09:41
Doktorlar 50. yıl buluşmasında bir araya geldi
Doğu Akdeniz Bölgesinin köklü kliniklerinden olan Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği kuruluşunun 50. Yılını mevcut akademik kadrosu, personeli ve geçmişte verdiği mezunlarının katıldığı toplantıda bir araya gelerek kutladı. 1973 yılında Prof. Dr Gürbüz Baytok tarafından kurulan ve sonrasında gerek Çukurova ve Doğu Akdeniz bölgesindeki, gerekse Doğu ve Güneydoğu Anadolu da ki hastalara hizmet vererek Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinin gelişmesinde ve ilerlemesinde lokomotif görevi gören klinik bu güne kadar yetiştirdiği 78 Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı ile de yurdun dört bir yanında hastalara şifa dağıtmaya devam ediyor. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği 50. Yıl Buluşması’nda bir araya geldi. Toplantıda 2004 - 2007 dönemi Ç.Ü . Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmet Tan, 2017 - 2020 yılı Ç.Ü . Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdar Özbarlas konuşmaları sonrası birçok doktor klinik gelişimi, akademik çalışmalar, sunulan sağlık hizmetleri konusunda bilgiler verdi. Dr. Nevzat Aydın, Dr. Sefa Zöhre, Dr. Celal Seçinti kliniğin ilk dönemlerinden açılması ve sonrasında ki büyüme süreci ile ilgili bilgiler hatıralar aktardılar. Geçmişte vefat eden Prof. Dr. Gürbüz Baytok, Dr. Özhan Sürer, Dr. Halil Kuddar, Dr. Ercan Onaç, Dr. Wissam el-Assad, Veli Arslan hatıraları anıldı. Toplantı sonrasında katılımcılar yemekte bir araya geldi.
09 Temmuz 2024 Salı - 09:30
Adanalılar dünya mutfağıyla buluştu
Adanalı kebapçı Cihangir Korkmaz, artık Adanalıları dünya mutfağı ürünleriyle buluşturuyor. Merkez Seyhan ilçesinde 1995 yılından bu yana sektörde olan, kendine özgü lezzetlerle yurt içi ve yurt dışından çok fazla talep alan Cihangir Korkmaz, Turgut Özal Bulvarında dünya mutfağı ürünlerinin satılacağı 6. şubesini açtı. Korkmaz, bu kez Turgut Özal Bulvarında 6. şubesini vatandaşlarla buluşturdu. Açılışa sosyal medya fenomenleri ve çok sayıda protokol üyesi katıldı. Öte yandan birçok fenomenin katıldığı anlar renkli görüntülere sahne oldu. İhlas Haber Ajansı’na konuşan Cihangir Korkmaz, “Cihangir markasını tüm dünyaya tanıtmak amacıyla güzel dostlarımızın sayesinde hep beraber güzel bir etkinlik oluşturduk. Cihangir ismini en yukarıya taşımak için var gücümüzle çalışacağız” dedi.
09 Temmuz 2024 Salı - 09:28
Uzman Psikolog Çapar: “Yas tutarken hatıralardan kaçmayın”
Her bireyin yas sürecini farklı yaşadığına dikkat çeken Uzman Psikolog Tara Çapar, yasın, nefes almada zorluk, boğulma hissi, güç kaybı, iştahsızlık, çabuk yorulma gibi bedensel sorunlara yol açabileceğini söyledi. Psikolog Çapar, ölüm gerçeğiyle yüzleşmek, acıyı yaşayıp veda etmek için cenazeye gidilmesini önerdi, kaybedilen kişiyi hatırlatan yer ve kişilerden kaçmanın ise yas sürecini atlatmaya engel olacağını vurguladı. Acıbadem Adana Hastanesi Uzman Psikolog Tara Çapar, sevilen kişi kaybedildiği zaman ortaya çıkan yoğun duygular ile yas tepkileri hakkında önemli bilgiler verdi. Herkesin kendine özgü bir biçimde yas tuttuğunun altını çizen Psikolog Çapar “Yas yaşamda karşılaşılan farklı bir olay olup yaş, kültür, cinsiyet ve daha önceki yas deneyimine bağlı olarak subjektif bir şekilde deneyimlenir. Kişiler evcil hayvanın kaybına veya ilişkilerinin bitmesine, ebeveynlerinin ölümüne üzüldükleri kadar derinden üzülebilirler. Yas tepkilerine verilen bu tepkiler kişiler arası farklılıklardandır” dedi. Kaybedilen kişi ile kurulan ilişki, yas ile ilgili dini ve kültürel inançlar, geçmiş psikiyatrik öyküsü, kişilik özellikleri, geçmiş kayıpların oluşu, ölüm algısı, sosyoekonomik düzeyi gibi faktörlerin yas tepkilerini etkilediğini dile getirdi. “3 çeşit yas var: Normal, travmatik ve psikolojik” Yasın normal, travmatik ve patolojik yas olarak 3 gruba ayrıldığını belirten Psikolog Çapar, “Normal yas, kayıp sonrası gözlemlenen duygusal, zihinsel, fiziksel ve davranışsal tepkilerdir. Duyusal olarak kişiler, şok, üzüntü, şuçluluk, korku, çaresizlik, isteksizlik ve yorgunluk vb. ruh halleri içerisinde olabilir. Kaybedilen kişinin ardından tutulan yas yaşanması gereken doğal bir süreçtir. Genellikle dalgalanmalar şeklinde bedensel sıkıntılar görülür. Nefes almada zorluk, boğulma hissi, güç kaybı, iştahsızlık, çabuk yorulma vb. Sevilen kişinin kaybı sonrasında zihinsel süreçler incelendiğinde kişilerde inkar, inanmama, düşüncede karışıklık, hatalı/çarpıtılmış düşünceler, halüsinasyonlar, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, rahatsız edici rüyalar vb. belirtiler gözlemlenir. Kalpte ve boğazda düğüm hissi, nefes darlığı, ağız kuruluğu, seslere karşı duyarlılık gibi fiziksel belirtiler görülür. Alkol veya madde kullanma, kaybedilen kişiyi hatırlatıcı bireylerden kaçma, uyku ve yeme problemleri, takıntılı davranışlar, ölen kişiyi arama davranışları gözlemlenir” diye konuştu. “5 aşamadan ilki şok ve inkar” Yas tutma sürecinin ilk aşamasının “şok ve inkar” olduğunu, kişinin ilk zamanlarda ölüm gerçeğiyle kısa bir süre hissizlik yaşayıp genellikle kaybını yok saydığı ve inkar ettiğini dile getiren Psikolog Çapar, bir sonraki aşamanın “öfke” olduğunu, bu aşamada kişinin sorgulamaya başlayıp bunun neticesinde öfkelendiğini anlattı. Çapar, “Pazarlık” aşamasında ölen kişinin geri dönmesi beklentilerinin ortaya çıktığını, öfke ve yalnızlık hissedildiğini, suçluluk duyguları hisseden kişilerin neleri daha farklı yapabilecekleri üzerine düşündüklerini söyledi. Üzüntü ve çaresizlik hislerinin hakim olduğu “depresyon-kabullenme” aşamasını ise kayıp gerçeğinin kabullenildiği, hayatın yeniden düzene koyulduğu “yeniden yapılanma” aşamasının izlediğini sözlerine ekledi. “Travmatik yasta öfke ve isyan gözlemlenebilir” Travmatik yasın, sevilen birinin ani veya şiddetli bir biçimde kaybedilmesi sonrası gelişen problemlerin kişinin yaşantısını ve işlevselliğini olumsuz etkilemesi olarak tanımlayan Psikolog Çapar, “Kaybın üzerinden altı ay geçmiş olmasına rağmen günün büyük çoğunluğunu kaybedilen kişiye özlem duyarak geçirmek ve bazen bu duygunun yeti yitimine sebep olduğunu görürüz. Kişide otoriteye karşı öfke ve isyan etme gözlemlenir. Kaybedilen kişiyi düşünmemek için aşırı aktivite yaptıkları, güvenmekte zorlandıkları, sosyal ortamlardan uzaklaştıkları, bağlanma stillerinde değişiklik, sürekli ağlama isteği gibi belirtiler görülür. Beklenmeyen kayıp, kaybedilen kişi ile ilişki, kişilik özellikleri, ölüm biçimi, cenaze töreninin yapılmamış olması, ölüme tanıklık etme gibi faktörler travmatik yas yaşama riskini etkiler” diye konuştu. “Bu süreç aile ve arkadaşlarla paylaşılmalı” Kaybın ardından en az altı ay geçmesine rağmen kişinin işlevselliğinin giderek bozulmasının patolojik yas özelliği olduğuna değinen Psikolog Çapar, bu kişilerin normal yas evrelerinden birinde takılıp kaldığını, yas sürecini tamamlayamadığını, iyileşmediğini ve patolojik tepkiler verdiğini ifade etti. Yas sürecini daha sağlıklı atlatabilmek için kişinin, duygularını güvendiği kişiler ile paylaşmasını; uyku ve yeme düzenine dikkat edilmesini tavsiye eden Çapar, “Duygularınızı ifade edebilmek, kayıp hakkında konuşma, hatırlatan objelere temas, yaşadığınız tepkilerin normal ve doğal olduğunu bilmenize yardımcı olur. Cenazeye gitmek ölüm gerçeğiyle yüzleşmenize, acınızı yaşayıp veda etmenizi sağlar. Kaybınızı hatırlatan yer, kişi ve nesnelerden kaçmak yas sürecini atlatmanıza engel olur” dedi. “İki aydan uzun depresyonda psikolojik destek gerekir” Psikolog Çapar, yas sürecindeki depresyon belirtilerinin iki ayı aşması veya patolojik yas belirtileri görülmesi halinde psikolojik destek önererek bu tedaviyle ölüm sonrası ayrılıkla ilgili çatışmaları çözümlemeyi, işlevselliği arttırmayı, baş etme yöntemlerini geliştirmeyi, psikoeğitim vermeyi ve hayata yeniden uyumu sağlamayı amaçladıklarını dile getirdi. Kişinin yas sürecini tamamladıktan sonra normal ve sağlıklı hayatına dönebileceğini, yası yaşamının bir parçası haline getirip bununla yaşamayı öğreneceğini sözlerine ekledi. Çocukların yaşına göre ölüm kavramını farklı şekilde algılayabileceğinin altını çizen Psikolog Çapar, “Yas sürecinde suçluluk hissetseler de bu ölümün çocuğun davranışları sonucunda olmadığı belirtilmelidir. Yatak ıslatma, parmak emme gibi davranışlar veya öfke ve riskli davranışlar da gözlemlenebilir” dedi.
09 Temmuz 2024 Salı - 08:21
Sıcaklardan bunalıp göle giren genç boğuldu
Adana’da serinlemek için girdiği Seyhan Baraj Gölü’nde kaybolan 19 yaşındaki gencin cansız bedeni ’kurbağa adamlar’ tarafından bulundu. Olay, 8 Temmuz günü saat 17.30 sıralarında Çukurova ilçesine bağlı Dörtler Mahallesi Seyhan Baraj Gölü’nde meydana geldi. 19 yaşındaki Muharrem Akkoç serinlemek için göle girdi. Bir süre suda yüzen genç, çıkmaya çalıştığı sırada su içerisinde kayboldu. Durumu fark eden yakınları, olayı polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Bölgeye Sualtı Grup Amirliğine bağlı gemi adamlar ve kurbağa adamlar sevk edildi. Havanın kararmasıyla çalışma son bulurken günün ilk ışıklarıyla tekrar arama başlatıldı. Kurbağa adamlar yaptığı arama çalışmasında Akkoç’un cansız bedenini buldu. Akkoç’un yakınları olay yerinden gözyaşlarına boğuldu. Gencin cansız bedeni otopsisi yapılmak üzere Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
08 Temmuz 2024 Pazartesi - 23:52
Serinlemek için Seyhan Baraj gölüne giren genç kayboldu
Adana’da serinlemek için Seyhan Baraj gölüne giren genç suda kayboldu. Olay, saat 17.30 sıralarında Çukurova ilçesine bağlı Dörtler Mahallesi Seyhan Baraj gölünde meydana geldi. 19 yaşındaki M.A serinlemek için göle girdi. Bir süre suda yüzen genç, çıkmaya çalıştığı sırada su içerisinde bir anda kayboldu. Durumu fark eden yakınları, olayı polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Bölgeye Sualtı Grup Amirliğine bağlı ekipler sevk edildi. Zodiac bot ile suyun yüzeyi taranırken, kurbağa adamlar da suyun altında çalışmasına devam etti. Havanın kararmasıyla çalışma son buldu. Günün ilk ışığıyla birlikte arama çalışması tekrardan başlatılacak.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder