Yerel Haberler
Adana
96 kişinin hayatını kaybettiği apartmanın müteahhidi "hastayım" diyerek tahliyesini istedi
27 Haziran 2024 Perşembe - 16:01 96 kişinin hayatını kaybettiği apartmanın müteahhidi "hastayım" diyerek tahliyesini istedi Adana’da depremde 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı davasında müteahhit "hastayım" diyerek tahliyesini talep edince apartmanda yakınlarını kaybeden Selver Küçükcan, "Benim torunum 12, oğlum 43 yaşındaydı. Onları kendi ellerimle yıkadım. Onlar senin gibi hasta bile olamadı. Çünkü sen katilsin" diyerek tepki gösterdi. Adana’da 6 Şubat tarihli depremde 96 kişinin yaşamını yitirdiği Alpargün Apartmanı davasının 3. duruşması Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu olarak yargılanan bina müteahhidi Hasan Alpargün’ün Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katıldığı duruşmada depremzede aileleri ve avukatlar da hazır bulundu. Cumhuriyet Savcısı mütalaasında müteahhit Hasan Alpargün’ün "bilinçli taksirle öldürme" suçundan cezalandırılmasının talep edildiği duruşma vekillerin mütalaaya karşı savunmaları ile devam etti. Binanın yıkılmasının ve ortaya çıkan ölümlerin tek sorumlusunun sanık Alpargün olmadığına dikkat çeken dava avukatlarından Sergen Nisanoğlu, bina projesinde ve uygulamasında birçok unsurun yönetmeliğe aykırı olduğunu belirtti. Nisanoğlu, söz konusu hususların da mütalaada göz önünde bulundurularak dava dosyasında yer alması gerektiğine dile getirdi. Bir diğer avukat Umay Büyükdağ ise Alpargün’ün suçunun bilinçli taksirle ele alınamayacağını, sanık Alpargün’ün mütalaada ve dava dosyasında asli kusurlu olarak yargılanması gerektiğini söyledi. Vekiller ayrıca yıkımın ve can kayıplarının tek sorumlusunun Hasan Alpargün olmadığını, belediye yapı kontrol ve proje biriminin görevini doğru bir şekilde yerine getirmediği, bina yapılırken projeye onay verdiklerini ancak sonraki süreçte denetimi sağlamadıkları gerekçesiyle belediye yetkilileri hakkında da kamu davası açılmasını talep etti. Tahliyesini istedi Cumhuriyet Savcısı mütalaası ve avukatların savunmalarına karşı söz alan Hasan Alpargün savunmasına başlar başlamaz ağladı. Alpargün, bilirkişi raporunda sadece demir değenlerinin dikkate alınması gerektiğini ve dönemin yönetmelik kurallarını uyguladığını ifade etti. Enkazda görülen kumun dolgu malzemesi olarak kullanıldığını iddia eden Alpargün daha sonrasında hastalıklarını dile getirerek 17 aydır tutuklu olduğunu ve tahliyesini talep ettiğini söyledi. Alpargün’ün hastalıkları nedeniyle tahliyesini talep etmesine karşı söz alan ve depremde yakınlarını kaybeden Selver Küçükcan ise, "Benim torunum 12, oğlum 43 yaşındaydı. Onları kendi ellerimle yıkadım. Onlar senin gibi hasta bile olamadı. Çünkü sen katilsin" dedi. Mahkeme, Hasan Alpargün’ün mal varlıkları üzerindeki tedbirlerin ve tutukluluk halinin devamına, sanık avukatlarına savunma için ek süre verilmesine, duruşmanın 27 Eylül saat 10.00’a ertelenmesine karar verdi.
Ceyhan Belediyesi, 1998 depreminde hayatını kaybedenleri andı
27 Haziran 2024 Perşembe - 14:51 Ceyhan Belediyesi, 1998 depreminde hayatını kaybedenleri andı Ceyhan Belediyesi, 27 Haziran 1998 depremi’nin 26. yılı nedeniyle anma programı düzenledi. Ceyhan Belediyesi 27 Haziran 1988 yılında meydana gelen depremin 26. yıldönümünde deprem anıtı önünde, hayatını kaybedenler düzenlenen törenle anıldı. Anma etkinliğinde deprem önlemlerine de dikkat çekildi. Grup adına açıklama yapan Hıdır Çak, Ceyhan depreminde hayatını kaybeden 145 vatandaş saygıyla andıklarını söyledi. Çak, şöyle devam etti: "Bugün, bu anma törenini, zemin özelliklerinden, mimari ve betonarme tasarımına, projelendirmeden yapım aşamasına kadar görev alan meslek disiplinleri olan, inşaat, jeofizik, jeoloji mühendisleri ve mimarlar odası ile bunların takibi ve kontrolünde yer alan Ceyhan Belediyesi olarak birlikte düzenledik. Birlikte hareket etmenin, birlikte çalışma yürütmenin, eşgüdümün önemini de bu vesile ile ayrıca vurgulamak isteriz. 27 Haziran 1998 yılında saat 16.55’de meydana gelen 6.3 büyüklüğündeki Adana – Ceyhan Depremi; 145 kişinin ölümüne, bin 500 kişinin yaralanmasına ve binlerce kişinin evsiz kalmasına yol açmıştır. Depremin hemen ardından TMMOB’ye bağlı Odaların Adana Şubeleri Ceyhan’da incelemede bulunmuş ve ön hasar tespitinde gönüllü olarak görev almıştır. Ceyhan ilçesindeki kayıpların ve hasarın, binaların mühendislik hizmeti almamasından ve yine o dönemdeki yasa ve yönetmeliklerin yetersiz kalmasından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Gerek Ceyhan Depremi ve ülkemizde yaşanan diğer depremler ve özellikle de ülkece büyük acılar yaşatan 6 Şubat depremleri göstermiştir ki; ülkemizin en önemli sorunlarından birisi, var olan yapı stokumuzun çoğunluğunun riskli ve deprem güvenliği olmayan yapılar olmasıdır. Bunu yıllardır söylüyoruz ve ne yazıktır ki yürütülen mevcut politikalar, daha da söyleyemeye devam edeceğimize işaret ediyor. Sonuç olarak; 1998 Ceyhan Depremi, bugünün bakış açısıyla incelendiğinde, yapıların depreme karşı direncinin artırılması gerekliliğini vurgulayan bir örnek olmuştur, tıpkı 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri gibi. Türkiye gibi deprem riski yüksek bir ülkede, yapıların güçlendirilmesi ve deprem yönetmeliklerine uygun olarak inşa edilmesi büyük önem taşımaktadır. Aynı ihmaller nedeniyle bir daha aynı acıları yaşamamak için kaybedecek tek bir günümüzün bile olmadığını hatırlatıyor; İnşaat, Jeofizik, Jeoloji Mühendisleri ve Mimarlar Odası Adana Şubeleri olarak Ceyhan ve Kahramanmaraş depremlerinde kaybettiğimiz vatandaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyoruz." Yapılan basın açıklaması deprem anıtına çiçek bırakılarak son buldu.
Adana’da hasadın tamamlandığı arazilerde ikinci ürün çalışmaları başladı
27 Haziran 2024 Perşembe - 13:00 Adana’da hasadın tamamlandığı arazilerde ikinci ürün çalışmaları başladı Adana’da buğday ile karpuz hasadını bitiren çiftçiler, tarım arazilerinin boş kalmaması için yer fıstığı, mısır ve soya fasulyesi gibi ürünler yetiştirmeye başladı. 400 bin dekarlık alanda gerçekleştirilecek ikinci ürün tarımı ile yaklaşık 450 bin ton tarımsal hasılayla ülke ekonomisine katkıda bulunulması bekleniyor. Çukurova’nın verimli arazilerini bünyesinde bulunduran ve yılda birçok kez üretim gerçekleştirmenin mümkün olduğu Adana’da mahsulünü toplayan çiftçiler ikinci ürün mesaisine başladı. Üreticiler geçen ay buğday, bu ay da karpuz hasadı yaptıkları arazilerini traktörlerle sürerek yeni döneme hazır hale getirdi. Tarım alanlarının boş kalmaması için ekimlerini sürdüren çiftçiler, arazilerine karpuzun yanı sıra yer fıstığı, soya fasulyesi, mısır, pamuk ve kavun ekmeye başladı. Ekimlerin tamamlanmasının ardından kentte ikinci ürün olarak yaklaşık 150 bin dekarlık soya fasulyesi, 86 bin dekar yer fıstığı, 70 bin dekar mısır, 50 bin dekar pamuk, 28 bin dekar karpuz ve 14 bin dekar kavun ekilmesi bekleniyor. "İkinci ürünle tarımsal istihdamı artırmış oluyoruz" İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, Çukurova’nın tarımsal zenginliğinin ekonomiye büyük katkı sağladığını söyledi. Arazilerin yeni ürünlerle buluşturulmasının önemine dikkat çeken Kökçüoğlu, "Yılda iki kez ekim yapılması, çiftçilerimizin aynı alanda daha fazla gelir elde etmesini sağlıyor. Ülke ekonomisine de birim alanda daha fazla katkı sunmuş oluyoruz" dedi. Kökçüoğlu, tarımın yoğun işçiliği gerektirdiğini de vurgulayarak, "İkinci ürünle tarımsal istihdamı artırmış oluyoruz. Yaklaşık 400 bin dekarlık alanda yapılan ikinci ürün tarımında, 450 bin tona yakın tarımsal hasılayla ülke ekonomisine katkı veriyoruz" diye konuştu. "Sulama imkanları ikinci ürünün alınmasında önemli" Ceyhan ilçesinde çiftçilik yapan Hüseyin Donat ise buğday hasadının ardından ikinci ürün olarak soya fasulyesi tercih söyledi. Çiftçinin yoğun mesai yaptığını dile getiren Donat, "Çukurovalı çiftçiler olarak bölgemizde iki kez mahsul yetiştirebiliyoruz. Emeğimizi alabiliyoruz yine de desteğe ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı. Bir diğer üretici Ahmet Kubat da buğday topladığı arazisine soya fasulyesi ektiğini belirterek, "Sulama imkanları ikinci ürünün alınmasında önemli. Bölgemizde suyumuz bol olduğundan ikinci ekimi yapabiliyoruz" sözlerine yer verdi.
Yaz tatilinde çocuğunuzun kişisel gelişimine katkı sunacak 9 öneri
27 Haziran 2024 Perşembe - 11:41 Yaz tatilinde çocuğunuzun kişisel gelişimine katkı sunacak 9 öneri Uzman Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, çocukların öğrenme hallerinin tatilde de devam ettiğini belirterek ve ebeveynlere oldukça önemli görevler düştüğünü söyledi. Tatilde yaşanan başarılı deneyimlerin çocuklara çalışkanlık, yeterlilik ve hakimiyet duygusu kazandırırken aynı zamanda özgüvenlerini de artırdığını söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, uzun yaz tatilini çocukların gelişimlerine katkı sağlayacak keyifli bir sürece dönüştürmenin yollarını anlattı. Psikolog Karaçiçek, çocuğun kişisel gelişimine katkı sunacak 9 öneriyi şu şekilde sıraladı: 1. Planlarınıza onu da dahil edin Çocuklarla konuşarak fikirlerini almak ve onları yapılan planlara ortak etmek kendilerini daha değerli hissettirecektir. Tatil süreçlerini çocuğunuzla beraber planlamak ise hem onların bu duruma daha kolay uymalarını sağlar hem de karar verme becerilerini geliştirir. 2. Yaz kampına gönderin Yaz kamplarında geleneksel öğretim programları uygulanmaz. Bu nedenle çocuğunuz okul döneminin üzerine katılacağı böyle bir etkinlik ortamından oldukça keyif alacaktır. Burada çocuklar üretime katılarak yeni bilgiler öğrenecek ve aynı zamanda sosyal olarak da birçok kazanım elde edecektir. 3. Yardımlaşmaya teşvik edin Çocuğunuza yardımlaşmayı ve paylaşmayı öğretebileceğiniz farklı yöntemler bulmanız onu bu konuda harekete geçirecektir. Bunun için kendisine harçlığının bir miktarı ile sokak hayvanlarına mama almasını, pazardan dönen bir tanıdığın filesini evine kadar taşımasını veya örneğin krakerlerini arkadaşları ile paylaşmasını teklif edebilirsiniz. 4. Birlikte zaman geçirin Birlikte hikâye okumak, film izlemek bireyler arası paylaşımı güçlendiren en verimli zamanlar arsında gelir. Çocuğunuzun, hikâye veya filmlerdeki kahramanların yaşadıkları olaylar karşısındaki tepkileri ve duyguları hakkında onunla konuşmak oldukça eğlenceli bir öğrenme tekniği olacaktır. 5. Oyun oynamaya teşvik edin Çocuklar oynadıkları oyunlar sayesinde hayatı keşfederken sorunlarını da yine oyunlarla ifade ederler. Bu nedenle tatilde çocuğunuzla beraber oyun oynamaya bol bol zaman ayrın. Ayrıca akranlarıyla birlikte oyun oynayabileceği ortamlar oluşturun, duygularının ifadesini kolaylaştıracak hamur ve çeşitli boya tarzı malzemeler edinmelerine imkân tanıyın. 6. Arkadaş edinmelerine fırsat verin Tatillerde kurulan arkadaşlıklar çocukların bağlanma ve duygusal güvenlik ihtiyaçlarını karşılayarak onların sosyal yalıtım eğilimlerini azaltır. Ayrıca sosyal ve duygusal gelişimlerinin yanı sıra özbenlik saygılarını arttırırken problemlerle başa çıkma becerilerini de geliştirir. 7. Sorumluluk yükleyin Çocuklarınızla evde yapılması gereken işler hakkında konuşun ve ona sorumluluklar verin. Örneğin odasının düzen ve temizliğinden sorumlu tutun. Veya markete beraber gidin ve alış-veriş listesini kontrol etmesini isteyin. Çocuğunuz bunları yaparken her olumlu adımında onu takdir etmeyi unutmayın. 8. Spora zaman ayırın Okul zamanlarında yapılan spor etkinlikleri çocukların yaşam mücadelesi hakkında sembolik anlamlar çıkartmalarına yardımcı olurken stresle baş etmelerini de kolaylaştırır. Bu nedenle yaz tatilinde de sporla ilgilenmelerine imkan sağlayarak bu konuda bir devamlılığın oluşmasına fırsat verin. 9. Kültürel etkinliklerde bulunun Ülkemizin hemen her yerinde birçok tarihi yer ve eser bulunuyor. Bunu bir fırsat olarak değerlendirip size yakın tarihi bir yeri çocuğunuzla birlikte ziyaret edin. Yaşına uygun olabilecek bir sergi veya sanatsal etkinlik bularak beraber gezin ve üzerine konuşarak onun fikirlerini alın. Çocuklar bu tarz aktivitelere katılarak sosyalleşirken aynı zamanda entelektüel birikimlerini de geliştirebilirler.
Başkan Demirçalı: "Mahallelerimizde yapılacak olan hizmetlerle ilgili muhtarlardan görüş alıyoruz"
27 Haziran 2024 Perşembe - 10:51 Başkan Demirçalı: "Mahallelerimizde yapılacak olan hizmetlerle ilgili muhtarlardan görüş alıyoruz" Adana’da Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, ’beyin fırtınası’ toplantıları ile mahalle muhtarlarından görüş alarak ilçedeki problemlere çözüm üretiyor. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, ilçede mahalle muhtarlarıyla gerçekleştirdiği ‘beyin fırtınası’ toplantılarını sürdürüyor. Yüreğir Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya ilçe merkezinde bulunan 38 mahallenin muhtarları, başkan yardımcıları ve ilgili birim müdürleri katıldı. Koordinasyon ve değerlendirme toplantısında gruplar halinde mahalle muhtarlarıyla bir araya gelen Başkan Demirçalı da gerçekleştirilecek olan hizmetler ve ilçenin problemleri hakkında muhtarlar ile görüş alışverişinde bulundu. Demirçalı yönetiminde gerçekleştirilen toplantıda mahallelerin eksiklikleri, yapılacaklar ve acil yapılması gereken hizmetler görüşüldü. İlçedeki problemler masaya yatırılıyor Muhtarlarla gerçekleşen toplantıları çok önemsediğini belirten Başkan Demirçalı, “Muhtarlarımız bizim mesai arkadaşlarımız. İlçemizde bulunan 107 mahallemizin muhtarları ile belirli zaman aralıklarıyla bir araya gelmeye çalışıyoruz. Bu toplantıların haricinde mahallelerimizi ziyaret ederek hem muhtarlarımızla hem mahalle sakinlerimizle istişarelerde bulunuyoruz. İlgili mahallemize yapılacak olan ve acil yapılması gereken hizmetlerle ilgili görüş alışverişinden bulunuyoruz. Bu şekilde adeta bir beyin fırtınası gerçekleştirip işlerin koordinesini sağlamış oluyoruz” şeklinde konuştu. Toplantılardan duydukları memnuniyeti dile getiren mahalle muhtarları ise bu şekilde sorunlarını daha hızlı çözüme kavuşturduklarını söyledi.
Meyve ihracatının düşmanı Akdeniz Meyve Sineği ile topyekun mücadele
27 Haziran 2024 Perşembe - 09:53 Meyve ihracatının düşmanı Akdeniz Meyve Sineği ile topyekun mücadele Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, tarım ihracatına, dolayısıyla ülke ekonomisine darbe vuran zararlıyla mücadeleyi sürdürüyor. Adana Büyükşehir Belediyesi’nin, bölge tarımına, özellikle narenciyeye büyük zarar veren ve ihraç ürünlerinin gümrük kapılarından geri dönmesine neden olan Akdeniz Meyve Sineği ile mücadelesi, Tarım Bakanlığı ve diğer paydaşlarla birlikte sürüyor. Akdeniz Meyve Sineği ile mücadelenin aksamadan sürmesi için yoğun çaba gösteren Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, ilaçlama çalışmalarını denetledi ve bilgi verdi. İhracata darbe vuruyor Başkan Zeydan Karalar, şunları söyledi: “Akdeniz Meyve Sineği bölgemizde yetişen çok sayıda meyveye zarar veriyor. Bu zararlı, Türkiye’deki narenciye üretimin hemen hemen yarısına yakınının yapıldığı bölgemizde, üreticinin emeğine darbe vuruyor. Akdeniz Meyve Sineği’nin zarar verdiği ürünlerin ihracatı yapılamıyor. Tarım İl Müdürlüğü ve Ziraat Odaları ile birlikte çalışarak bu mücadeleye destek veriyoruz.” Ülke ve şehir ekonomisine katkı sağlanıyor Mücadelenin Akdeniz bölgesinin tamamında eş zamanlı olarak sürdürülmesi gerektiğinin altını çizen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, böylece daha etkin sonuç alınabileceğini söyledi. Bu mücadeleyle Adana ve Türkiye ekonomisine önemli katkı sağlandığının bilincinde olduklarını belirten Başkan Zeydan Karalar, ilaçlama yapan, mücadeleye katılan Adana Büyükşehir Belediyesi ve paydaş çalışanlarına teşekkür etti. Başkan Zeydan Karalar sözlerini, “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” diyerek bitirdi. Tarım Bakanlığı görevlilerinin de katıldığı ilaçlama çalışması ve tatbikat uygulamasında, Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye illerinde konuyla ilgili iş birliği yürütüldüğüne vurgu yapıldı. Başkan Zeydan Karalar’ın, Akdeniz Meyve Sineği ile mücadelede Tarım Bakanlığı’nı geçmişte de desteklediğini dile getiren bakanlık yetkilileri, meyve atıklarının toplanması, toplanamıyorsa ilaçlanması, ardından zararlının konakladığı hayvansal atıklarının ilaçlanması gerektiğini kaydettiler.