Yerel Haberler
Adana
Adana’nın tarihi Kapalı Çarşı’sı, adı gibi ‘Kapalı’ kaldı 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:39:05 ADANA (İHA) – Adana Büyükşehir Belediyesince restorasyonu yapılan 5 asırlık Kapalı Çarşı, yeterli tanıtım ve bölgedeki eksiklikler nedeniyle adeta adı gibi kapalı kaldı. Sadece birkaç işletmenin açık olduğu çarşıda esnaf, bölgenin ‘Terk edilmiş bir köye’ döndüğünü belirterek, yetkililerden acil tanıtım, reklam ve tur desteği beklediklerini söyledi. Adana’nın merkez Seyhan ilçesi Ali Münif Caddesi’nde bulunan 5 asırlık Kapalı Çarşı, 2025 yılında Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edildi. Ancak yeterli tanıtım ve bölgedeki altyapı eksikliği, trafik ve bakımsızlık sorunları nedeniyle bir türlü eski ihtişamına kavuşamadı. Sadece birkaç işletmenin açık olduğu çarşıda çoğu esnaf iş yerlerini depo olarak kullanmaya başladı. Çarşı esnafı ise Adana Büyükşehir Belediyesine seslenerek tarihi mekanın isminin hakkını vererek ‘kapalı’ kalmamasını, acil tanıtım, reklam ve tur desteği beklediklerini söyledi. "Kapalı Çarşı adı gibi kapalı kaldı" İHA muhabirine konuşan Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkanı Murat Bozkurt, yetkililerle yaptıkları görüşmelerden henüz somut bir sonuç alamadıklarını dile getirerek, "Kapalı Çarşı, aynı adı gibi ’Kapalı’ çarşı oldu. Bir an önce buraya el atılmasını istiyoruz. Buradaki esnaf evine ekmek götürüyor. Yetkililerin burayı bizzat gelip görmesini ve çözüm üretmesini bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Turların ve şirketlerin yönlendirilmesi gerek" Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Samet Narttürk ise, çarşının acilen mevcut görüntüsünden kurtulması gerektiğini vurgulayarak, "Gerekli yerlerle görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bakıldığında her yer tertemiz oldu ancak ne yazık ki esnafımız iş yapamaz duruma geldi. Biz de dernek olarak esnafımızla dükkanların açılması ve canlılık gelmesi için görüşüyoruz. Ancak buraya acilen turların ve şirketlerin yönlendirilmesi gerekiyor" dedi. "Terk edilmiş köy gibi oldu" Kapalı Çarşı’nın kentin en eski mimari yapılarından biri olduğunu ifade eden Narttürk, "Buralar aslında Adana’nın açık hava müzesidir. İnsanların buraya gelip el işçiliklerini, esnafı görmesi gerekiyor. Burası birinci derece sit alanı. Şu an gelecek adına bir şey düşünemiyoruz çünkü burası adeta ’Terk edilmiş bir köy’ gibi oldu. Acil bir düzenleme ve reklam çalışması şart. Aksi takdirde esnafımız işsizlikten dolayı bir süre sonra dükkanları kapatıp gidecek" diye konuştu. "Turistler ’Ne var burada?’ diye soruyor" Çarşıdaki düzensizlikten ve aktivite eksikliğinden dert yanan İrfan Ataman isimli esnaf ise "Planlama ve yapılan işler çok güzel ancak çarşı ismi gibi kapalı. Sivas’tan asker arkadaşım ailesiyle Kapalı Çarşı’yı görmek için geldi ama çarşı kapalı demek zorunda kaldım. Şöyle bir kenardan baktık ve çıktık. Gelen turistler içeriyi merak ediyor, ’Ne var burada?’ diye soruyor. Artık utanıyoruz. Girmeleriyle çıkmaları bir oluyor. Burada biz esnafa da görev düşüyor ama yetkililerin de turistleri buraya çekecek bir aktivasyon, bir hareketlilik oluşturması şart" dedi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:35 Yasa dışı bahis operasyonunda 135 şüpheli tutuklandı Adana merkezli 21 ilde yapılan ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’yasa dışı bahis’, ’bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık’, ’rüşvet’ ve ’suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçlarına yönelik yapılan operasyonda aralarında Rasim Ozan Kütahyalı’nın da bulunduğu 135 şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’yasa dışı bahis’, ’bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık’, ’rüşvet’ ve ’suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçlarına yönelik Adana merkezli 21 ilde 14 Mayıs günü şafak vakti operasyon operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında örgüt lideri Selahattin A.U. ve gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın da bulunduğu 161 şüpheli gözaltına alındı. 7 şüpheli emniyetteki sorgusunun ardından savcılık tarafından serbest bırakılırken, 154 şüpheli adliyeye sevk edildi. Savcı ifadesini aldığı 154 şüpheliden 10’unu adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakırken, aralarında gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın da olduğu 144 şüpheliyi tutuklanma talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk etti. Hakim karşısına çıkan Kütahyalı’nın da aralarında bulunduğu toplam 135 şüpheli tutuklandı. 9 kişi de mahkemece adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:22 İspanyol kirazı Adana’dan Avrupa’ya ihraç ediliyor Adana’nın İmamoğlu ilçesinde bir üreticinin İspanya’dan getirdiği kiraz fidanlarının meyveleri 5 yılın ardından hasat edildi. Dönüme ortalama 10 ton rekolte alınan kirazlar, 3,5 ile 4 euro arasında değişen fiyatlarla alıcı bulurken, Avrupa’ya ihraç ediliyor. İmamoğlu ilçesine bağlı Ufacıkören Mahallesi’nde çiftçilik yapan Fatih Kara, 5 yıl önce İspanya’dan getirilen kiraz fidanlarını toprakla buluşturdu. Geçtiğimiz yıl yaşanan don ve dolu olayları nedeniyle verim alamayan üretici, bu yıl ise 15 dönümlük alanda yaklaşık 10 tonluk rekolte hedefiyle yola çıktı. Tarım işçilerinin türküleri ile başlayan hasatta kirazlar kasalarda yerini aldı. Hasat edilen kirazların ise bölgedeki tarım firmaları aracılığıyla Avrupa’ya ihraç edildiği öğrenilirken, kirazların kilogramı bahçede 3,5 ile 4 euro arasında alıcı buluyor. İmamoğlu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Cemil Çabuk ile teknik personel de erkenci kiraz hasadına katılarak bahçede incelemelerde bulunup kiraz yetiştiriciliğinin mevcut durumu, üretim kalitesi ve verimliliği üzerine bilgi aldı. "10 ton rekolte bekliyoruz" İHA muhabirine konuşan üretici Fatih Kara, Çukurova’da kiraz olmaz diyenlere inat bölgede üretime başladığını anlatarak, "Yaklaşık 5 yıl önce kiraz üretimine başladık. Çukurova’da kiraz olmaz denildi ancak İspanya’dan getirilen fidanlar bölgemize uyum sağladı. Geçen yıl verim bekliyorduk ama don ve dolu nedeniyle istediğimiz sonucu alamadık. Bu yıl ise beklentilerimiz doğrultusunda 15 dönümlük alanda hasadımız başladı. Toplamda 10 ton rekolte bekliyoruz" dedi. Yetiştirilen kirazın ’Royal Tioga’ çeşidi olduğunu anlatan Kara, "5 yıllık emeğin karşılığını almaya başladık. Ürünlerimizi firmaya veriyoruz, Avrupa’ya ihraç ediliyor. Bahçede kirazın kilogram fiyatı ortalama 3,5 ile 4 euro arasında değişiyor" diye konuştu.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:18 Uzmanından uyarı: "Tanı yanlışlığı hastaların hayatını riske atıyor" Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, kola vuran her ağrının boyun fıtığı kaynaklı olmadığını belirterek, yanlış tanı nedeniyle bazı hastaların kalp krizi riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Şen, aylarca boyun fıtığı tedavisi gören bir hastasının yapılan tetkikler sonucu kalp ana damarında yüzde 90 darlık tespit edildiğini anlattı. Uzmanlar, özellikle kola yayılan ağrılarda sadece boyun fıtığı ihtimaline odaklanılmasının ciddi sağlık sorunlarını gözden kaçırabileceğine dikkat çekiyor. Benzer şikayetlerle uzun süre fizik tedavi gören veya farklı yöntemlerle ağrısını gidermeye çalışan bazı hastalarda, asıl sorunun kalp damar hastalıkları olduğu sonradan ortaya çıkabiliyor. Özellikle eforla artan kol ağrılarında detaylı değerlendirme yapılması gerektiği belirtilirken, yanlış tanının ölümcül sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor. "Her kola vuran ağrı boyun fıtığı değildir" Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, toplumda kola yayılan ağrıların çoğu zaman boyun fıtığıyla ilişkilendirildiğini ancak bunun ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Prof. Dr. Şen, "Bu ağrılar sağ kolda da olabilir. Özellikle efor sırasında artıyorsa dikkat edilmesi gerekir. Merdiven çıkarken, yürüyüş yaparken ya da ağır spor sırasında kol ağrısı artıyorsa bu durum kalp kaynaklı olabilir. Boyun fıtığında ise ağrı genellikle sürekli olur, eforla belirgin şekilde artmaz" dedi. "Nörolojik tespit yoksa dikkatli olunmalı" Boyun fıtığına bağlı ağrılarda nörolojik muayenede kuvvet ve duyu kaybı görülebileceğini ifade eden Şen, kalp kaynaklı ağrılarda ise bu tespitlerin ortaya çıkmadığını söyleyerek, "Kola vuran ağrıda ilk akla gelen boyun fıtığı olmamalı. Bunun kalp krizinin habercisi olabileceği unutulmamalı. Bu tespitler, beraberinde kalp krizinin bir habercisi olabilir" diye konuştu. "Her kol ağrısını boyun fıtığı olarak değerlendirmek ciddi risk" Prof. Dr. Şen, yaklaşık 6-7 ay boyunca boyun fıtığı tanısıyla takip edilen bir hastanın yaşadıklarını da anlatarak, şunları söyledi: "Hastamız bize gelmeden bir gece önce şiddetli kol ağrısı yaşamış. Ailesi ameliyat için bize başvurdu. Filmlerine baktığımızda boyun fıtığı vardı ancak ameliyat gerektirecek düzeyde değildi. Muayenesinde kuvvet kaybı ve duyu kaybı da yoktu. Bunun üzerine kardiyoloji değerlendirmesi istedik. Yapılan koroner anjiyoda hastanın kalp ana damarında yüzde 90 darlık tespit edildi ve aynı gün stent takıldı. Kardiyoloji uzmanı meslektaşım, ’Bir iki gün daha gecikseydi hastayı kalp krizinden kaybedebilirdik’ dedi. Kalp krizine bağlı ölümlerin nedenlerinden biri de tanı yanlışlığıdır. Hastayı yeterince sorgulamamak ve her kol ağrısını boyun fıtığı olarak değerlendirmek ciddi risk oluşturuyor."
Ceyhan’da belediyeye hibe edilen tarihi ’Güleçyüz Konak’ restore edilip sosyal tesis olarak kullanılacak
09 Mayıs 2024 Perşembe - 11:12 Ceyhan’da belediyeye hibe edilen tarihi ’Güleçyüz Konak’ restore edilip sosyal tesis olarak kullanılacak Ceydan’da 1940 yılında inşa edilen en eski konaklardan ’Güleçyüz Konak’, Ceyhan Belediyesi’ne hibe edildi. Belediye tarafından restore edilecek olan konak, sosyal tesis olarak Ceyhanlı vatandaşların hizmetine sunulacak. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, söz verdiği hizmetleri gerçekleştirmek için gece gündüz çalışmalarına devam ediyor. Ceyhan halkının desteğini alarak hizmetlerine emin adımlarla yürüyen başkan Aydar’a, bir destek de ilçenin köklü ailelerinden Güleçyüz ailesi tarafından geldi. Ceyhan’daki en eski konağın sahibi Sami Güleçyüz, ’Güleçyüz Konağı’nı belediyeye hibe etti. Atatürk Mahallesi’nde bulunan ve Ceyhan’ın en eski konaklarından olan tarihi Güleçyüz Konağı, restore edilerek Ceyhan halkının hizmetine sosyal tesis olarak sunulacak. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Güleçyüz ailesine teşekkür ederek, “2019 yılında konağın bulunduğu alanı yeniden imar edip rekreasyon alanına çevirdiğimizde bu konakla ilgili düşüncelerimiz vardı. Bu konağı restore edip Ceyhan Belediyesi tarafından güzel bir sosyal tesis haline getireceğiz ve Ceyhanlıların kullanımına açacağız. Bu konağa, bu değerlere ve bu kültüre sahip çıkacağız. Sami Güleçyüz, sağ olsun bizim bu hayallerimizi gerçekleştirmemize vesile olup konağı ücretsiz bize hibe etti. Ceyhan halkı adına kendilerine teşekkür ediyorum" dedi. Sami Güleçyüz ise konağın 1940’lı yılların başından dedesi tarafından inşa ettirildiğini belirterek, "1956 yılında ben bu konakta doğdum. 68 yıldır ikametim bu konakta. Böyle bir değerin Ceyhan’a kazandırılması için sayın başkanın dinamik ve fikirlerinden yararlanarak, kurumsal kimliği olan Ceyhan Belediyesi’ne teslim etmekten mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı.
Kızını taciz ettiğini öne sürdüğü genci öldüren baba tutuklandı
09 Mayıs 2024 Perşembe - 10:08 Kızını taciz ettiğini öne sürdüğü genci öldüren baba tutuklandı Adana’da kızını taciz ettiğini öne sürdüğü 19 yaşındaki genci öldüren baba tutuklandı. Olay, 7 Mayıs günü saat 22.00 sıralarında Yüreğir ilçesi Sarıçam Mahallesi’nde meydana geldi. 19 yaşındaki İ.A., aynı mahallede oturan sevgilisi Arda Demirci’den (19) bir süre önce ayrıldı. Çift arasında çıkan kavgada İ.A.’nın babası Mehmet A. (54), evden aldığı av tüfeğiyle Demirci’ye ateş açtı. Göğsüne isabet eden saçmalarla ağır yaralanan Demirci yere yığılırken, şüpheli ise olay yerinden kaçtı. Ambulansla hastaneye kaldırılan genç, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Mehmet A. daha sonra cinayette kullandığı tüfekle birlikte polise teslim oldu. Babanın ifadesinde, kızının ayrılmak istemesi üzerine Demirci’nin durumu kabullenemeyip, “Elimde fotoğrafların var. Beni terk edersen seni rezil ederim” diyerek şantaj yaptığını, kızlarının durumu anlatması üzerine eşi M.A. ile birlikte Demirci ile görüşerek kızlarını rahat bırakmasını istediklerini söylediği öğrenildi. Demirci’nin ise bu teklifi reddedip, şantajını sürdürdüğü öne sürüldü. "Bize küfretti, kaldıramadım" Cinayet Büro Amirliği’ne götürülen Mehmet A. ifadesinde, “Bizi küfrederek evinden kovdu. Eve geldiğimde sinirim çok bozulmuştu. Kafamı dağıtmak için maç izlemek istedim. O sırada sokaktan geçerken evimin önünde durup bize yönelik küfretti. Bu durumu daha fazla kaldıramadım. Keşke böyle olmasaydı” dedi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Mehmet A., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Tescilli ‘Adana hasır örgü bileklik’ geçmişi geleceğe taşıyor
09 Mayıs 2024 Perşembe - 10:00 Tescilli ‘Adana hasır örgü bileklik’ geçmişi geleceğe taşıyor Adana Olgunlaşma Enstitüsü bünyesindeki kuyumculuk atölyesindeki ustalar, tasarladıkları ürünlerle Türk kültürünü gelecek kuşaklara aktarıyor. Enstitü bünyesinde tescilli bin 600 üründen biri olan gümüşten yapılan ‘Adana hasır örgü bileklik’ de ustaların elinde sanat eserine dönüşüyor. Adana Olgunlaşma Enstitüsü’nde Kuyumculuk Teknolojisi Alanı’nda ustalardan oluşan ekip, Türk kültürünü günümüze taşıyarak yaptıkları eserleri gelecek kuşaklara aktarıyor. Kuyumculuk atölyesinde, kilimlerden bile ilham alınan desenler, takılara yansıtılırken gümüşten yapılan Adana hasır örgü bileklik gibi birçok tescilli ürünler ön plana çıkıyor. Adana Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Seher Coşkun, Adana Olgunlaşma Enstitüsü’nün prestijli bir kurum olduğunu kaydederek, “Şu an Türk kültürünün yaşatılması, gelecek kuşaklara aktarılması için aslına uygun olarak üretimler yapan bir kurum halini aldık. Aynı zamanda döner sermayeli bir kurumuz. Ülke ekonomisine ve burada çalışan ustalarımızın, buradaki eğitim alan öğrencilerimizin de aile ekonomilerine katkıda bulunuyoruz böylece. Kendini sürekli yenileyen alanların bir tanesi olan kuyumculuk alanında geçmişi günümüze taşıyan, günümüzden gelecek kuşaklara aslına bağlı kalarak aktarabileceğimiz güzel ürünlerimiz var burada. Mesela bunlar Matrakçı Nasuh’un minyatürlerinden esinlenerek hazırlanan bir Belgrad seferine konu alan bir ürün olurken aynı zamanda da Adana’ya ait olan Adanalı kuyumculuk ustaları tarafından yapılan Adana hasır örgü bir bileklikte olabiliyor” dedi. “Adana hasır örgü bileklik tescilli ürünümüz” Coşkun, Adana hasır örgü bilekliğin tescilli ürünlerinden bir tanesi olduğunu belirterek, “Şu an bin 600 tescilli ürünümüz var. Tescilli ürünlerimizden bir tanesi de Adana hasır örgü bileklik. Hasır örgüden dolma kalemde üretiyoruz. Gümüşle yapıyoruz bunları. Yine kilim desenlerimizi takılara taşıyoruz. Onların motiflerinden ilham alıyoruz. Bunların kalıcı olmasını sağlıyoruz. Kuyumculuk atölyemizde gelecek kuşaklara aslına uygun çalışmalar yapılıyor” diye konuştu. Atölyelerde üretilen ürünlerimizin hepsinin satış amaçlı yapılmadığını ifade eden Seher Coşkun, “Tema çalışmalarımız var. Araştırmalar üzerine oturtulmuş çalışmalar. Bunlar arşivlerde gelecek kuşaklara aktarılması için arşivleniyor. Sadece arşivlenmekle kalmayıp hem ana binamızda hem de Tepebağ Kültür Sanat Merkezimizde ki sergi salonumuzda bunlar Adanalıların ve Adana’yı gezen turistlerimizin beğenisine sunuluyor” şeklinde konuştu.
Tescilli ‘Adana hasır örgü bileklik’ geçmişi geleceğe taşıyor
09 Mayıs 2024 Perşembe - 09:58 Tescilli ‘Adana hasır örgü bileklik’ geçmişi geleceğe taşıyor Adana Olgunlaşma Enstitüsü bünyesindeki kuyumculuk atölyesindeki ustalar, Türk kültürünü, gelecek kuşaklara tasarladıkları ürünleri aktarıyor. Enstitü bünyesinde tescilli bin 600 üründen biri olan gümüşten yapılan ‘Adana hasır örgü bileklik’ de ustaların elinde sanat eserine dönüşüyor. Adana Olgunlaşma Enstitüsü’nde Kuyumculuk Teknolojisi Alanı’nda ustalardan oluşan ekip, Türk kültürünü günümüze taşıyarak yaptıkları eserleri gelecek kuşaklara aktarıyor. Kuyumculuk atölyesinde, kilimlerden bile ilham alınan desenler, takılara yansıtılırken gümüşten yapılan Adana hasır örgü bileklik gibi birçok tescilli ürünler ön plana çıkıyor. Adana Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Seher Coşkun, Adana Olgunlaşma Enstitüsü’nün prestijli bir kurum olduğunu kaydederek, “Şu an Türk kültürünün yaşatılması, gelecek kuşaklara aktarılması için aslına uygun olarak üretimler yapan bir kurum halini aldık. Aynı zamanda döner sermayeli bir kurumuz. Ülke ekonomisine ve burada çalışan ustalarımızın, buradaki eğitim alan öğrencilerimizin de aile ekonomilerine katkıda bulunuyoruz böylece. Kendini sürekli yenileyen alanların bir tanesi olan kuyumculuk alanında geçmişi günümüze taşıyan, günümüzden gelecek kuşaklara aslına bağlı kalarak aktarabileceğimiz güzel ürünlerimiz var burada. Mesela bunlar Matrakçı Nasuh’un minyatürlerinden esinlenerek hazırlanan bir Belgrad seferine konu alan bir ürün olurken aynı zamanda da Adana’ya ait olan Adanalı kuyumculuk ustaları tarafından yapılan Adana hasır örgü bir bileklikte olabiliyor” dedi. “Adana hasır örgü bileklik tescilli ürünümüz” Coşkun, Adana hasır örgü bilekliğin tescilli ürünlerinden bir tanesi olduğunu belirterek, “Şu an bin 600 tescilli ürünümüz var. Tescilli ürünlerimizden bir tanesi de Adana hasır örgü bileklik. Hasır örgüden dolma kalemde üretiyoruz. Gümüşle yapıyoruz bunları. Yine kilim desenlerimizi takılara taşıyoruz. Onların motiflerinden ilham alıyoruz. Bunların kalıcı olmasını sağlıyoruz. Kuyumculuk atölyemizde gelecek kuşaklara aslına uygun çalışmalar yapılıyor” diye konuştu. Atölyelerde üretilen ürünlerimizin hepsinin satış amaçlı yapılmadığını ifade eden Seher Coşkun, “Tema çalışmalarımız var. Araştırmalar üzerine oturtulmuş çalışmalar. Bunlar arşivlerde gelecek kuşaklara aktarılması için arşivleniyor. Sadece arşivlenmekle kalmayıp hem ana binamızda hem de Tepebağ Kültür Sanat Merkezimizde ki sergi salonumuzda bunlar Adanalıların ve Adana’yı gezen turistlerimizin beğenisine sunuluyor” şeklinde konuştu. (ELF-FKE-
Adana’da Nöroradyolojide İleri MR Görüntüleme Teknikleri Sempozyumu yapıldı
09 Mayıs 2024 Perşembe - 09:27 Adana’da Nöroradyolojide İleri MR Görüntüleme Teknikleri Sempozyumu yapıldı Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kışla Sağlık Yerleşkesinde "Nöroradyolojide İleri MR Görüntüleme Teknikleri Sempozyumu" gerçekleşti. Mr görüntüleme tekniklerinde standartı yakalamak önemli Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Radyoloji Ana Bilim Dalı Bölümünden Doç. Dr. Aylin Güneşli, “MR’ın kalitesi teknikerlerimizin işini iyi yapmasına bağlı. Yazacağımız raporda ileri MR görüntüleme teknikleri çok önemli. İlk oturumdaki konularımız, fonksiyonel MR ve SWI MR. Buradaki amacımız teknikerlerimize teknik bilgi vermekle birlikte hekim arkadaşlarımızla da klinik açıdan bazı bilgileri paylaşarak her iki bölümü birlikte sentezlemek. Bu sempozyum, aynı zamanda hastaneler ve merkezler arasındaki standardizasyon için de önemli” dedi. Mitolojinin ve sanatın nöroradyolojideki izleri araştırıldı Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Radyoloji Ana Bilim Dalı Bölümünden Prof. Dr. Özlem Alkan, “İlk olarak 2019 yılının Nisan ayında yaptığımız sempozyuma katılan teknikerlerimiz şu anda senyör konumunda diyebiliriz. Bugün bölgemizden gelen 115 katılımcıyla sempozyumu bir ileri aşamaya taşımış bulunuyoruz. Teknikerler için planladığımız ileri MR görüntüleme sempozyumundan, MR teknikerleri ve öğrencileri öncelikli olmak üzere tüm teknikerler faydalanabilmektedir. Adından da anlaşılacağı gibi ileri MR görüntüleme MR çekiminin bir ileri aşaması. Teorik olarak değinilecek konuların ardından teknikere düşen görevler de pratik olarak paylaşılacak” diye konuştu. Alkan, sanatla bilimin her zaman kol kola yürüdüğüne inanarak, ilgi çekecek bir konu olan “Mitolojinin ve Sanatın Nöroradyolojideki İzleri” sunumumuzu da konuklarımızın keyifle takip edeceğini düşünüyorum. Burada bulunan herkese teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu. Sempozyumun temel amacının, günlük rutinde ciddi bir mesai gerektiren yeni MR yöntemlerini, bölgedeki diğer klinik teknikerleri ile de paylaşarak deneyimleri onlara aktarmak ve bu konuda bir farkındalık oluşturarak daha geniş çevreye ulaşabilmek olduğunu ifade eden Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Radyoloji Ana Bilim Dalı Bölümünden Öğr. Gör. Dr. Umur Anıl Pehlivan, “2019’da yapılan ilk toplantıdan sonra bugün yüksek katılım sağlandığını görmekten mutluluk duyuyoruz. Bizler bir ekibin parçasıyız, birlikte güçlüyüz ve bu ekibin domino taşlarından biri de teknikerlerimiz. Hastalığın tedavisinde ve optimize edilmesinde kritik öneme sahip olan MR’ın çekim kalitesi hastanın tüm sürecine olumlu katkılar sunuyor. Bu sebeple gerek buraya gelen tekniker adayı arkadaşlarımıza gerekse teknikerlerimize mümkün olan en optimal tetkiki en uygun şartlarda sunmamız gerekliliğini vurguluyoruz. Deneyimlerin paylaşılması ve kalitenin her zaman daha ileriye taşınması için bu toplantıların düzenli olarak yapılması önem arz etmektedir” dedi 3 oturumda gerçekleşen Nöroradyolojide İleri MR Görüntüleme Teknikleri Sempozyumu sunumların ardından soru, cevap ve katkılarla sona erdi.
Validen belediyelere barınak talimatı
08 Mayıs 2024 Çarşamba - 15:03 Validen belediyelere barınak talimatı Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, barınak kurması zorunlu olan Yüreğir, Sarıçam ve Seyhan Belediyelerine bir an önce barınak kurulması talimatı verdiklerini söyledi. Adana’da geçtiğimiz günlerde sokak hayvanlarının saldırısı sonucu iki kişi hayatını kaybederken çok sayıda kişi yaralandı. Bunun üzerine Adana Valisi Vali Yavuz Selim Köşger, sahipsiz sokak hayvanlarının korunması ve tehlike arz eden sokak hayvanlarıyla ilgili belediye başkanlarıyla toplantı gerçekleştirdi. Vali Köşger, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, “Geçici bakım evi kurması zorunluyken geçici bakımevi bulunmayan Seyhan, Yüreğir ve Sarıçam Belediyelerinin geçici bakımevi kurmaları için gerekli çalışmaları ivedilikle yapmaları, bakımevi bulunan Adana Büyükşehir Belediyesi ve Çukurova Belediyesinin ise kısırlaştırma sayısını artırmaları, geçici bakımevi bulunan ancak 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği’nde istenen şartları sağlamayan Ceyhan ve Kozan bakımevlerinin yönetmeliğin istediği şartları sağlayacak şekilde yeniden yer seçimi yapması talimatlarımızı başkanlarımıza ilettik" dedi. İmamoğlu ve Karataş ilçelerimizde istenen şartlara uygun geçici bakımevi oluşturulması hususunda gerekli çalışmaların yapılması talimatını verdiklerinin altını çizeni Köşger, şöyle devam etti: "Bakımevi kurma zorunluluğu bulunmayan ancak ilçelerindeki sahipsiz hayvanları rehabilitasyon amaçlı en yakın bakımevine götürmek için toplama aracı ve toplama ekibi oluşturmaları gereken Karaisalı Pozantı, Yumurtalık, Tufanbeyli, Feke, Aladağ, Saimbeyli Belediyelerinin ise hayvan refahına uygun toplama aracı tahsis etmeleri ve bu araçta görev alacak eğitim verilmiş toplama ekibi oluşturmaları hususlarında da ilgili başkanlarımızı talimatlandırdık." Vatandaşların sokakta huzur içerisinde bulunmalarının en önemli öncelikleri olduğunu dile getiren Vali Köşger, "Son zamanlarda sahipsiz ve başıboş hayvanların; trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüklerini, öğrenciler başta olmak üzere vatandaşlarımızı tedirgin ettiklerini hatta ölümlerine neden olduklarını üzülerek görmekteyiz. Üzücü hadiselerin yaşanmaması için verdiğimiz bu talimatlar kapsamda yerel yönetimlerce yapılacak çalışmaların takipçisi olacağız "şeklinde konuştu.