Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Mısırın potansiyeli geleceğe taşınıyor
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:59:50
Sunar Mısır, stratejik bir hammadde olan mısırı katma değerli ürünlere dönüştürerek gıda başta olmak üzere tekstil, ambalaj, kağıt ve kimya gibi birçok sektöre yönelik özel çözümler sunuyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, "İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor" dedi. "Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor" Çomu, şöyle devam etti: "Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor." Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezinin 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürüttüğünü anlatan Çomu, " Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor" diye konuştu. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç ettiklerinin altını çizen Çomu, şunları kaydetti: " Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı." Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezinin rol oynadığını belirten Çocum " Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor" şeklinde konuştu.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:34
Adana’da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı
Adana’da iki grup arasında çıkan satırlı kavgada 1 kişi öldü, 1’i ağır 2 kişi yaralandı. Olay, gece saatlerinde Yüreğir ilçesi Doğankent Gazipaşa Mahallesi Kıyıboyu Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Suriye uyruklu iki grup arasında henüz belirlenemeyen sebeple tartışma çıktı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda taraflar birbirine satırlarla saldırdı. Arbedede Z.E. ve 2 kişi yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Z.E.’nin öldüğü belirlenirken, yaralı 2 kişi hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Jandarma olaya karışan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:00
Adana’da polis kağıt oyununa ara verdirip, boğulma bilgilendirmesi yaptı
Adana’da havaların aşırı ısınmamasına rağmen 8 gencin boğulması üzerine Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçip, ev ev, kahvehane kahvehane gezerek anne ve babaları uyardı. Havalar aşırı ısınmasa da güneşi gören Adanalı gençler serinlemek için sulama kanalı, nehir ve göle girmeye başladı. Her yıl ortalama 25 gencin boğulduğu Adana’da bu yıl havalar yeterince ısınmamasına rağmen 8 kişi boğuldu. Bu durumu üzerine Adana Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Polis kanallara "Arkadaşını uyar, kanaldan uzak" dur yazılı pankart astı. Polis daha sonrada özellikle kanal kenarındaki evleri tek tek gezip anne ve babaları çocuklarına sahip çıkması konusunda uyardı. Polis çocukların boğulmasıyla sonuçlanan olaylarda herkesin canının yandığını aynı zamanda 18 yaşından altındaki şahısların boğulması durumda anne ve babanın sorumluluğunun olduğunu bu durumun yargılanmaya kadar gidebileceğini belirterek uyarıda bulundu. Polisin uyardığı vatandaş Ali Çiftçi, "Zamanında küçükken ben de girmiştim. Ama şu anda girmiyorum. Ailelerin başı bu tarz olaylardan çok yandı. O yüzden kanallara girmeyin" dedi. Polis daha sonra mahalledeki kahvehaneleri de tek tek gezerek uyarıda bulundu. Kahvehanede "batak" oyununa ara verdiren polis boğulma konusunda babaların ne yapması gerektiğini anlattı. Oyun oynayan vatandaşlardan Ziya Yılmaz, "Bu bilgilendirme için polislerimize teşekkür ediyorum. Burada çok boğulma olayları oluyor. Vatandaş olarak ne kadar uyarsak da yüzme olayları devam ediyor. İnşallah polislerinizin sayesinde boğulmalar azalacaktır" diye konuştu. başka bir kahvehane sakini Hanifi Akçalı ise, "Buraya girenleri uyarıyoruz. Ben hayatım boyunca bu sulama kanalına girmedim. Güzel yüzerim ama yine de girmem. Ne kadar iyi yüzüyorum desen de bir kramp girdi mi kurtulamazsın. Polisler ev ev geziyor, çok güzel bir şey. Polislerimize güveniyoruz" dedi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:39
Adana’nın tarihi Kapalı Çarşı’sı, adı gibi ‘Kapalı’ kaldı
Esnaf, bölgenin ‘Terk edilmiş bir köye’ döndüğünü belirterek, yetkililerden acil tanıtım, reklam ve tur desteği beklediklerini söyledi.
28 Nisan 2024 Pazar - 18:13
Trendyol 1. Lig: Adanaspor: 1 - Manisa FK: 1
Trendyol 1. Lig’in 32. haftasında Adanaspor, evinde karşılaştığı Manisa Futbol Kulübü ile 1-1 berabere kaldı. Maçtan dakikalar 6. dakikada Demba Diallo’nun pasında topla buluşan Oğuz Gürbulak’ın vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti. 1-0 23. dakikada ceza sahasının dışından Sandro Lima’nın şutunda top az farkla dışarıya çıktı. 27. dakikada ceza alanına yapılan ortada Manisa Futbol Kulübü kalecisi Erhan Erentürk’ün kontrol edemediği topla buluşan Jr. Fernandes topu ağlarla buluşturdu. 1-1 59. dakikada Dabo’nun uzak mesafeden gerçekleştirdiği sert vuruşta top kaleyi bulmadı. 61. dakikada gelişen Adanaspor atağında Oberlin’in şutunda kaleci Erhan topu kornere çeldi. 90. dakikada ceza sahasının dışında sol çaprazdan Sandro Lima’nın şutunda top dışarı çıktı. Hakemler: Alper Akarsu, Hakan Karabalcık, Murat Şener Adanaspor: Ferhat Kaplan, Mehmet Feyzi Yıldırım (Hıdır Aytekin dk. 83), Fatih Kurucuk, Evren Korkmaz (Kubilay Aktaş dk. 68), Hüseyin Öztürk, Mehmet Taş, Ciss (Yepie Yepie dk. 83), Dabo (Ferhat Katipoğlu dk. 83), Harun Alpsoy (Diakite dk. 60), Oberlin, Fernandes Yedekler: Ahmet Kıvanç, Devran Şenyurt, Metehan Altunbaş, Lukaku, Burhan Tuzun Teknik Direktör: Kemal Kılıç Manisa Futbol Kulübü: Erhan Erentürk, Alberk Koç, Graovac, Sinan Osmanoğlu, Bedirhan Altunbaş, Burak Altıparmak (Mohamed Ofkir dk. 70), Bekir Karadeniz (Kazım Can Kahya dk. 90), Topalli (Kerim Frei dk. 69), Oğuz Gürbulak (Dokanovic dk. 80), Demba Diallo (Sertan Taşqın dk. 90), Sandro Lima Yedekler: Eren Karataş, Bartu Göçmen, Muhammet Ensar Akgün, Alp Abay, Doğukan Emeksiz Teknik Direktör: Levent Devrim Goller: Oğuz Gürbulak (dk. 6) (Manisa Futbol Kulübü), Fernandes (dk. 27) (Adanaspor) Sarı kartlar: Evren Korkmaz, Mehmet Feyzi Yıldırım, Oberlin (Adanaspor), Sandro Lima (Manisa Futbol Kulübü)
28 Nisan 2024 Pazar - 16:25
Adana’da kafedeki yangın korkuttu
Adana’da, bir kafede çıkan yangın itfaiye ekiplerince büyümeden kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangın sonrasında işletmede maddi hasar oluştu. Edinilen bilgiye göre, yangın, öğle saatlerinde merkez Çukurova ilçesi Beyazevler Mahallesi, Beyazevler Caddesindeki bir kafede meydana geldi. İddiaya göre, kafenin iç bölümünde henüz belirlenemeyen bir nedenle alev alan fritöz kaynaklı yangın başladı. Yangını fark eden çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edilirken, olay yerine gelen itfaiye ekipleri kafede çıkan yangına müdahale etti. Yaklaşık 30 dakikalık çalışmanın ardından söndürülen yangında soğutma çalışmaları esnasında ısı ve dumandan etkilenen bir itfaiye erine ambulansta sağlık ekipleri tarafından müdahale edilirken, kafede maddi hasar oluştu.
28 Nisan 2024 Pazar - 16:13
Dolmuşun açık bırakılan kapısından düşen kadın hayatını kaybetti
Adana’da otobüste ücret ödemek için ayağa kalktığı sırada açık bırakılan kapıdan 24 Nisan günü aşağı düşerek ağır yaralanan kadın kaldırıldığı hastanede bugün hayatını kaybetti.
28 Nisan 2024 Pazar - 12:23
Adana’da bal hasadı başladı
Adana, zengin bitki örtüsü ve verilen desteklerle bal üretiminde üst sıralardaki yerini koruyor. Kentte yaklaşık 2 bin 470 arıcının 495 bin kovanda bal üretimi yapılmasıyla geçen yıl 12 bin 280 ton bal üretildi. Adana bölgesindeki arıcılar yılın ilk balını da peteklerden sağmaya başladı. İkliminin yanı sıra sahip olduğu zengin doğal ve tarımsal kaynaklı bitki örtüsüyle arıcılıkta öne çıkan Adana, verilen desteklerle bal üretiminde üst sıralardaki yerini koruyor. Kış mevsiminde narenciye bahçelerine, ilkbahar ve yaz başlangıcında ayçiçeği tarlaları civarına yerleştirdikleri kovanlardan bal sağan Adana’daki üreticiler, yaz aylarında ise kovanlarını taşıdıkları Toroslar’daki yaylalarda ve ülkenin diğer yüksek kesimlerindeki florası zengin alanlarda bal hasadı yapıyor. Yılın ilk bal hasadını narenciye balı ile yapan Adanalı arıcıların bal sağımına katılan Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, Çukurova Bölgesinin Kasım-Mayıs ayları arasında ekolojik şartları ve florası ile yerel arıcıların yanı sıra kışlatmak için arılarını getiren misafir arıcılar tarafından da tercih edilen bir bölge olduğunu söyledi. Kökçüoğlu, “Ovada narenciye bahçeleri, dağ kesiminde zengin flora ile arıcılıkta önemli bir yerdeyiz. Her yıl yaklaşık 33 ilden 150 bin kovan kış dönemini geçirmek için ilimize geliyor. 495 bin arılı kovan varlığına sahibiz ve 2470 aile geçimini arıcılıktan sağlıyor. Ürettiğimiz 12 bin 280 ton bal ile de Türkiye sıralamasında ikinci durumdayız. Turunçgil ağaçlarımızdan sadece meyve değil bal da topluyoruz. İlk narenciye balı ilimizde hasat edilmeye başladı. Hayırlı olsun” dedi. İl Müdürü Kökçüoğlu, arıcılara devlet desteğinin her zaman devam ettiğini ifade ederek, Adanalı arıcılara 2023 yılı desteği olarak 25 milyon lira ödendiğini söyledi. Kökçüoğlu, “İl Müdürlüğü olarak paydaşlarımızla işbirliği yaparak arıcılarımıza eğitimler veriyoruz, kovan desteği sağlıyoruz, arı hastalıkları ile mücadele için ilaç veriyoruz, kış bakım ve beslemesi için şeker dağıtıyoruz. Bu desteklerimiz önümüzdeki yıllarda artarak devam edecek” şeklinde konuştu. Arılı kovandan petekleri alarak bal sağım makinesine koyan İl Müdürü Kökçüoğlu, bal sağımını yaparak yılın ilk bal hasadını gerçekleştirdi. Adanalı arıcılar önümüzdeki günlerde ayçiçeklerinin çiçek açmasıyla ova kesiminde ayçiçeği balını hasat ettikten sonra şehrin yüksek yaylalarına arılarını götürerek son bahara kadar buralarda konaklayacak.
28 Nisan 2024 Pazar - 12:01
Adana’da bal hasadı başladı
Adana, zengin bitki örtüsü ve verilen desteklerle bal üretiminde üst sıralardaki yerini koruyor. Kentte yaklaşık 2 bin 470 arıcının 495 bin kovanda bal üretimi yapılmasıyla geçen yıl 12 bin 280 ton bal üretildi. Adana bölgesindeki arıcılar yılın ilk balını da peteklerden sağmaya başladı. İkliminin yanı sıra sahip olduğu zengin doğal ve tarımsal kaynaklı bitki örtüsüyle arıcılıkta öne çıkan Adana, verilen desteklerle bal üretiminde üst sıralardaki yerini koruyor. Kış mevsiminde narenciye bahçelerine, ilkbahar ve yaz başlangıcında ayçiçeği tarlaları civarına yerleştirdikleri kovanlardan bal sağan Adana’daki üreticiler, yaz aylarında ise kovanlarını taşıdıkları Toroslar’daki yaylalarda ve ülkenin diğer yüksek kesimlerindeki florası zengin alanlarda bal hasadı yapıyor. Yılın ilk bal hasadını narenciye balı ile yapan Adanalı arıcıların bal sağımına katılan Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, Çukurova Bölgesinin Kasım-Mayıs ayları arasında ekolojik koşulları ve florası ile yerel arıcıların yanı sıra kışlatmak için arılarını getiren misafir arıcılar tarafından da tercih edilen bir bölge olduğunu söyledi. Kökçüoğlu, “Ovada narenciye bahçeleri, dağ kesiminde zengin flora ile arıcılıkta önemli bir yerdeyiz. Her yıl yaklaşık 33 ilden 150 bin kovan kış dönemini geçirmek için ilimize geliyor. 495 bin arılı kovan varlığına sahibiz ve 2470 aile geçimini arıcılıktan sağlıyor. Ürettiğimiz 12 bin 280 ton bal ile de Türkiye sıralamasında ikinci durumdayız. Turunçgil ağaçlarımızdan sadece meyve değil bal da topluyoruz. İlk narenciye balı ilimizde hasat edilmeye başladı. Hayırlı olsun.” dedi. İl Müdürü Kökçüoğlu, arıcılara devlet desteğinin her zaman devam ettiğini ifade ederek Adanalı arıcılara 2023 yılı desteği olarak 25 milyon lira ödendiğini söyledi. Kökçüoğlu, “İl Müdürlüğü olarak paydaşlarımızla işbirliği yaparak arıcılarımıza eğitimler veriyoruz, kovan desteği sağlıyoruz, arı hastalıkları ile mücadele için ilaç veriyoruz, kış bakım ve beslemesi için şeker dağıtıyoruz. Bu desteklerimiz önümüzdeki yıllarda artarak devam edecek.” şeklinde konuştu. Arılı kovandan petekleri alarak bal sağım makinesine koyan İl Müdürü Kökçüoğlu, bal sağımını yaparak yılın ilk bal hasadını gerçekleştirdi. Adanalı arıcılar önümüzdeki günlerde ayçiçeklerinin çiçek açmasıyla ova kesiminde ayçiçeği balını hasat ettikten sonra şehrin yüksek yaylalarına arılarını götürerek son bahara kadar buralarda konaklayacak. (FKE-
28 Nisan 2024 Pazar - 11:25
"Sanayi" temalı resim yarışması sonuçlandı
Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi tarafından bu yıl 6’ncısı düzenlenen “Sanayi" temalı resim yarışması sonuçlandı. Yarışmada dereceye giren öğrencilere ödülleri törenle verildi. Yatırımcısına sorunsuz ve kesintisiz hizmet sunan örnek bir sanayi bölgesi olmasının yanı sıra başta eğitim olmak üzere sosyal ve kültürel faaliyetleriyle de sosyal bir OSB olarak kente değer katan Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin Seyhan Salonu’nda düzenlenen ödül töreni şenlik havasında geçti. Öğretmenler, öğrenciler ve velilerin yoğun katılım gösterdiği ödül töreni, saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı’nın okunması ve ardından sanayi tanıtım filminin izlenmesiyle başladı. AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, çocukların eğitiminin önemine dikkati çekti. Başkan Sütcü, köklü bir sanayi geçmişi bulunan ve sanayinin geliştiği ilk kentler arasında yer alan Adana’da, sanayi bilincinin küçük yaşlardan itibaren gelişmesine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen “Sanayi Temalı Resim Yarışması” na katılan tüm öğrenciler ve onları teşvik eden öğretmenlerini kutladı. Sanayi olmadan kalkınmanın olamayacağından söz eden Başkan Sütcü, üretim, istihdam ve ihracatın önemine vurgu yaptı. Konuşmasında öğrencilere de seslenen Başkan SÜTCÜ, AOSB olarak gelecek nesillerin eğitimini önemsediklerini belirterek, salonu dolduran öğrencilere nasihatlerde de bulundu. SÜTCÜ, şöyle devam etti: “Herkes doktor, mühendis, mimar olacak diye bir kaide yok. Memleketimizin her meslek grubundan insana ihtiyacı var. Sevgili gençler; sizler de ilgi duyduğunuz alanlara yönelin. Biz ailelerin zaman zaman çocuklarımızı kendi istediğimiz mesleklere yönlendirme gibi alışkanlığımız var ancak, bu doğru değil. Çocuklar başarılı olacaklarına inandıkları ve de hepsinden önemlisi sevdikleri meslekleri icra etmeli.” Adana İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Erdal SEVİM ise sadece bir sanayi bölgesi değil aynı zamanda sosyal ve kültürel faaliyetlerle öne çıkan AOSB’nin tüm yöneticilerine gelecek nesillerin eğitimine dair düzenledikleri bu yarışma için teşekkür etti. AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar da sanayi bölgelerinin bulunduğu bölgeye faydalarının, çocuk yaşlarda fark edilmesini sağlamak amacıyla başlattıkları yarışmanın bu yıl 6’ncısını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Akpınar, bu yıl 726 eserin yarıştığını ve hepsinin birbirinden değerli olduğunu belirterek, katkı sunan jüri üyeleri ile yarışmaya destek veren İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri yetkililerine teşekkür etti. Konuşmanın ardından yarışmanın jüri üyelerine AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir SÜTCÜ tarafından teşekkür plaketi, yarışmada dereceye giren öğrencilere ödülleri ise AOSB Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Kara, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Erdal Sevim, Çukurova İlçe Milli Eğitim Müdürü Celal Kavak ile Sarıçam İlçe Milli Eğitim Müdürü Uygar İnal tarafından verildi. AOSB Seyhan Salonu’nda düzenlenen törenin ardından fuaye alanında yarışmacıların eserlerinden oluşan sergi büyük bir beğeni ile gezildi. Plaketin yanı sıra para ödülü kazanan yarışmacılar ile okulları şöyle: İlkokul Kategorisinde, 1’inci Öykü Naz Yılmaz (İnönü İlkokulu) 2’nci Zehra Nisa Sarı (Sarıçam Bilim ve Sanat Merkezi) 3’ncü Hasan Eymen Yıldırımcı (Sarıçam Bilim ve Sanat Merkezi) Mansiyon: Defne Tanrıverdi (Ticaret Borsası İlkokulu) Ortaokul Kategorisinde, 1’nci Ali Nadir Gülen (Yüreğir Bilim ve Sanat Merkezi) 2’nci Zehra Yılmaz (TOKİ Şehit Bahattin Kalaycı Ortaokulu) 3’ncü Şeyma Yılmaz (Saniye Özaltın Ortaokulu) Mansiyon: Meryem Mirdesli (Fatih Rüştü Zorlu Ortaokul
28 Nisan 2024 Pazar - 11:17
Doç. Dr. Alıcı: "Yılda 200 bin kişiye inme iniyor"
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Alıcı, şah damarındaki tıkanma ile gelişen ve halk arasında “inme” olarak bilinen hastalığın yaşlanan nüfusla birlikte önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini ve yaşlanan nüfusla birlikte her geçen yıl artış gösterdiğini bildirdi. Alıcı, “beynin bir bölgesine giden dolaşımın birkaç dakikadan daha fazla kesilmesiyle bölgedeki beyin hücrelerinin tahrip olması sonrasında hastada gelişen görme, konuşma, vücudun belli bölgelerinde hareket ya da his kaybı durumu” olarak tanımlanan inmenin her yıl yaklaşık 200 bin kişide görüldüğünü ifade etti. İnme hastalığında risk faktörlerinin genetik etkenler ve ilerleyen yaş dışındaki büyük çoğunluğunun önlenebilir olduğuna vurgu yapan Doç. Dr. Gökhan Alıcı, “Tütün mamulleri ve alkol gibi zararlı alışkanlıklar damarlarda plak oluşumunu artırdığından inme risk faktörleri arasında ilk sıralarda yer alıyor” dedi. Hipertansiyon, halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, yüksek kolesterol, fiziksel aktivite eksikliği, hareketsiz yaşam ve bunun doğal sonucu olan obezitenin diğer risk faktörlerini oluşturduğunun altını çizen Doç. Dr. Alıcı, yağ, şeker ve tuz oranı yüksek beslenme alışkanlığının da inme riskini artırdığını ifade etti. Şah damarı tıkanıklığı denince en çok korkulan durumun inme olduğunu belirten Alıcı, “Beyin dokusunun nörolojik sisteminde kalıcı ya da geçici olarak fonksiyon bozukluğunun en önemli nedenini şah damarı tıkanıklığı oluşturuyor. Ülkemizin yaklaşık 85 milyon nüfusunun her yıl 200 bin’inde inme vakası görülüyor” uyarısında bulunarak, şöyle devam etti: “İskemik inme yani temel olarak damarın tıkanmasına, kan akımının iletilmesinde yetersizlik olmasına bağlı inme gelişmesi durumudur. Toplumda gelişen inmelerin yaklaşık yüzde 80’i iskemiye, yaklaşık yüzde 20’si de başta hipertansiyon olmak üzere çeşitli nedenlerden kaynaklanan kanamaya bağlı olarak gelişmektedir. Beyne pıhtı atması olarak ifade edilen durum şah damarındaki tıkanmadan kaynaklanmaktadır.” Damar tıkanıklığı yapan her şeyin şah damarını da tıkadığını belirten Alıcı, “Damarlar her yerde aynı, yani aynı risk faktörleri geçerli. Yaşın ilerlemesi, şeker, tansiyon, sigara, erkek olmak, ailede damar hastalığına yatkınlık ve yüksek kolesterol. Tedavide bunları modifiye ediyoruz. Yani tıkanmaya yol açan nedenleri ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Yapacağımız tedavi eşlik eden risk faktörlerine göre değişiyor” dedi. Doç. Dr. Gökhan Alıcı, eskiden belli bir yüzdenin üzerinde tıkanıklık varsa hastayı felç bırakmışsa bunların tek tedavi yönteminin ameliyat olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti: “Oysa artık stentleme işlemi yapıyoruz. Tıkalı yere stent yerleştirip pıhtı atmaması için orayı stabilize ediyoruz. Eğer hastadaki darlık yüzde 60’ın üzerinde değilse risk faktörlerini ortadan kaldırıyoruz. Rutin taramayı herkese önermiyoruz ancak, hastanın çok fazla risk faktörü bir arada ise anjiyo ya da ilaçlı tomografi ile oradaki darlığın seviyesini ölçebiliyoruz.” Doç. Dr. Alıcı, aniden gelişen inme vakalarındaki belirtilere de dikkati çekerek, şu uyarılarda bulundu: “Yüz, kol veya bacakta vücudun tek tarafında görülen his ve güç kaybı, bilinç bulanıklığı, konuşmada zorlanma ya da hiç konuşmama, dengesiz yürüme, yutkunma güçlüğü, tek gözde ya da her iki gözde gelişebilen görme kaybı, ani başlayan baş ağrısı ve baş dönmesi inme belirtisi olabilir. Bu nedenle hastaların bu tür belirtilerde vakit geçirmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalarını tavsiye ediyoruz.” İnmeden sonra tam iyileşmenin mümkün olup olmadığının da halk arasında en fazla yöneltilen sorular olduğunu belirten Doç. Dr. Alıcı, “İnme tedavisi görüp normal hayatına dönen çok sayıda hasta bulunmakla birlikte, burada belirleyici unsur beyindeki hasarın derecesidir. Erken tanı ve hızlı müdahale ile beyindeki hücre hasarının ilerlemesini önleyebiliyoruz” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2023 yılında açıklanan verilere göre, 2020 yılında 507.938 kişi hayatını kaybetti. Ölümlerin 183.109 (%36)’unun nedeni kalp damar sistemi hastalıklarından kaynaklandı. Aynı yıl inmeden ölüm kaydı sayısı 35.880 olup tüm ölümlerin %7,2’i ve kalp damar hastalıkları kaynaklı ölümlerin %19,6’sına karşılık geliyor. Bu veriye göre 2020 yılında her on beş dakikada bir Türk insanı inme nedeniyle kaybedildi.
28 Nisan 2024 Pazar - 11:13
"Birbirimize Candan Bağlıyız" kan projesi
Türk Kızılay’ın, Adana Valiliği himayesinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürlüğü iş birliğinde “Birbirimize Candan Bağlıyız” sloganıyla hayata geçirdiği kan bağışı 30 Nisan Salı Günü İstasyon Meydanı’nda gerçekleşecek. Türk Kızılay 1. Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Saygılı, Kan bağış oranlarının düşüş gösterdiği kış koşulları ile Ramazan ayının ardından kan stoklarını belirli bir seviyenin üzerine çıkarmayı hedeflediklerini belirterek, tüm kan dostlarını Salı günü İstasyon Meydanı’nda buluşmaya davet etti. Ramazan Saygılı, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in himayelerinde, İletişim Başkanlığı Adana İl Müdürlüğü ve Türk Kızılay iş birliğiyle; tüm kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörde düzenli kan bağışının teşvik edilmesi amacıyla bir iş birliği protokolü imzaladıklarını anımsatarak, şunları kaydetti: “Türk Kızılay’ımız, ‘İyiliğin gücüyle birey ve toplumun dirençliliğini arttırmak, insan onurunu korumak ve ıstırabını dindirmek için çalışmak’ misyonu ile 1868 yılından bu yana her koşulda, yerde ve zamanda ihtiyaç halinde bulunan insanların umudu olurken; ülkemizin kan ihtiyacının karşılanması amacıyla yürüttüğü faaliyetlerle büyük başarılara imza atmaktadır. Ülkemizin kan ihtiyacının karşılanması amacıyla düzenli kan bağışı bilincinin güçlendirilmesi ve bireylerin düzenli kan bağışına teşvik edilmesi hususlarında yürütülen faaliyetler kapsamında; Türk Kızılay Orta Akdeniz Bölge Kan Merkezi Müdürlüğü ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürlüğü önemli bir iş birliği gerçekleştirildi.” Saygılı, iki kurum arasında imzalanan söz konusu protokol kapsamında 30 Nisan Salı günü Adana İstasyon Meydanı’nda düzenlenecek kan bağışı etkinliğinin amacına ulaşacağına inandığını kaydetti. Adana Valiliği’nin destekleriyle gerçekleştirilecek ve tüm kamu kurum ve kuruluşlarının katılım sağlayacağı etkinliğin saat 09.00’da başlayıp, gün boyu devam edeceği bildirildi. Birbirimize Candan Bağlıyız Türk Kızılay tarafından hayata geçirilen "Birbirimize Candan Bağlıyız" kampanyası, ülke çapında kan bağışı bilincini artırmayı ve düzenli bağışların oranını yükseltmeyi amaçlamaktadır. Kış şartları ve Ramazan ayı gibi dönemlerde genellikle azalan kan stoklarını güçlendirmek için başlatılan bu kampanya, her sağlıklı bireyi kan bağışı yapmaya teşvik ediyor. Türk Kızılay, 69 kan bağış merkezi, 18 bölge kan merkezi ve 300’den fazla mobil araç ile desteklenen geniş bir ağ kullanarak, 2 bin 920 uzman personel ile hizmet veriyor. Bu kampanyada, 18-65 yaş aralığındaki sağlıklı bireylerin, erkekler için üç ayda bir ve kadınlar için dört ayda bir kan bağışı yapmaları öneriliyor.
28 Nisan 2024 Pazar - 10:17
Evlenecek çiftlere düğün salonu müjdesi
Adana’da evlenecek çiftlere kolaylık olması için düğün salonları yüzde 40 indirim yapma kararı aldı. Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte düğün sezonu da yavaş yavaş açılmaya başladı. Ancak evlenecek çiftleri düğün salonu fiyatları düşündürürken, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in evlenecek çiftlere özel sektöründe destek vermesi yönündeki çağrısı oldu. Palandöken’in bu çağırısına ilk olarak Adana Düğün Salonları Organizasyon Derneği ‘nden (ADSOD) destek geldi. ADSOD Başkanı Ayhan Şirin, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in ‘’devlet çiftlere kredi desteği veriyor. Şimdi sıra özel sektörde’’ şeklindeki açıklamasını önemsediklerini söyledi. Şirin, havaların erken ısınmasıyla birlikte düğün sezonunun da açıldığını söyledi. 2023’te 565 bin çiftin evlendiğini anımsatan Şirin, bu yılda 600 bin çiftin evlenmesinin öngörüldüğünü söyledi. Şirin, bu yıl yapılacak düğünlerle birlikte evliliklerin 500 milyar TL’lik ekonomi oluşturmasını beklediklerini kaydetti. Şirin, şöyle konuştu: ‘’Tüm çiftler için sıfır faizli destek kredilerinden yararlanma olanaklarının sağlanması çok önemli. Bu hem çiftlerin düğün masraflarına katkı hem de kuracakları yuvalarla ekonomiye katkıları bakımından çok önemli. ADSOD olarak evlenecek çiftlere özel kampanyalar düzenleme kararı aldık. Devletimiz evlenecek çiftlere kredi desteği veriyor şimdi sıra bizde. Dernek olarak evlenecek çiftlere yüzde 40 indirim yapma kararı aldık.’’ Şirin, Tüm Düğün Salonları Etkinlik ve Organizasyon İşletmecileri Federasyonu’ndan (TÜDİFED) Adana’da uygulamaya başladıkları bu kararı ülke genelinde uygulanmak üzere almalarını beklediklerini de sözlerine ekledi.
28 Nisan 2024 Pazar - 10:10
15 bin 802 uyuşturucu hap ele geçirildi: 3 kişi tutuklandı
Adana’da yapılan operasyonda 15 bin 802 uyuşturucu hap ele geçirilirken 3 kişi tutuklandı. Adana İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, ‘torbacı’ diye bilinen uyuşturucu satıcılarına yönelik çalışma yaptı. Ekipler, Seyhan ilçesi Sucuzade Mahallesi’nde satış yaptığı belirlenen Fahri A., Erhan İ. ve E.M.K.’nin evine operasyon düzenledi. Şüpheliler gözaltına alındı, adreste yapılan aramada kırmızı reçeteye tabi 15 bin 802 sentetik ecza hap, ruhsatsız tabanca ile uyuşturucu satışından elde edildiği değerlendirilen 19 bin 695 TL ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Fahri A., Erhan İ. ve E.M.K., çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
28 Nisan 2024 Pazar - 10:10
Tarihçi Yazar Yurtsever: “Toplu göç ve soykırım haritası bulundu”
Adanalı Tarihçi Yazar Cezmi Yurtsever, Osmanlı arşivinden Türklerin toplu göç ve Ermeniler tarafından soykırıma uğradığını gösteren haritaların ortaya çıktığını söyledi Yurtsever her yıl 24 Nisan geldiğinde Ermenilerin, Türklerin kendilerine “sözde soykırım” yaptığı iddialarını duyduklarını ancak bunların gerçeği yansıtmadığını söyleyerek, “Osmanlı Arşivinde bulunan yaklaşık 200 milyon belgenin tasnif, tanımlama, özetleme ve internet ortamında bilim adamlarına açılmasından sonra HRT.H. 404 kod numarasında kayıtlı bulunan ‘Mültecilerin göç ve yerleşim yerleri’ konulu harita üzerinde yaptığım araştırmalar sonucu, 1916 ve 1916 yıllarında Rus işgali altında bulunan Doğu Anadolu’dan, Ankara, Konya, Adana, Urfa ve Diyarbakır’a doğru kitle göçlerinin ok işaretleri ile gösterildiğinin farkına vardım. Rus ordusu ve işbirliği yapan Ermeni komitacıların Sivas yakınlarına kadar gelmeleri üzerine topraklarını terk ederek göç etmek durumunda kalan yüzbinlerce Türk insanının acil yerleşim, barınma ve sağlık istasyonları kurulması da harita üzerinde işaretlerle gösteriliyordu. Bahsi geçen harita 1915 yılı ve sonrasında Kafkasya’da ve Anadolu’da Türk halkının toplu göç ve yerleşimi, aynı zamanda işgal ortamında da katliamların yaşandığının belgesi idi. Özetle bu harita 1915 yılında Türklere soykırım yapıldığının belgesidir” dedi. Yurtsever, şöyle devam etti: “Bahsi geçen haritadaki Türklerin göç ve yerleşimi ile ilgili Osmanlı Arşivindeki dosyalar üzerinde de yaptığım araştırmalarda, Rus işgal bölgesinden ayrılarak Anadolu içlerine gelenlerin sayısı 1916 yılı sonlarında 700 bine ulaşmıştı. Anadolu 4 iskan bölgesine ayrılmış ve bu bölgelerde kurulan barınma merkezlerinde insanların acil ihtiyaçlarının karşılanmasına çalışılmıştı. Yakın zamana kadar Ermeni diaspora ve işbirliği yapan çevrelerin 1915 Olaylarını Ermenilere yapılan soykırım olarak tanıtmaları tarihin tek yanlı olarak yorumlanması ve çarpıtılmasıdır. Osmanlı arşivinde bulduğum Türklerin toplu göç ve yerleşim haritasını bütün dünya tarihçilerinin bilgisine sunuyorum.” Osmanlı arşivinde bulunan on binlerce belge 1915-1918 yılları arasında Ermeni komitacıların sivil Türk yurttaşlarına karşı yaptığı kitlesel katliamları ve “soykırım” hakkında ayrıntılı bilgiler verdiğini anlatan Yurtsever, “Yaşanan olayların tarihi süreci göz önüne alındığında. -1915 yılı Nisan ve Mayıs aylarında sayıları 30 bini bulan Osmanlı yurttaşı Ermeni silahlı gruplar sınırı geçerek Rus ordusunda görev aldı. 1915 yılı yaz aylarında Rus işgal sahası ve Van vilayeti genelinde Türk sivillerin toplu göç olayları, işgal sahasında katliam olayları yaşandı. Rus ordusunun Brest-Litovsk Anlaşması gereği Doğu Anadolu’dan çekilmeleri esnasında Erzincan, Erzurum, Van ve Kars yöresinde binlerce şehir, köy ve mezrada geniş kapsamlı kitlesel katliamlar gerçekleşti. Olay yerine gelen Osmanlı memurları soykırım raporlarına hayatlarını kaybedenlerin listelerini eklediler. Hayatlarını kaybedenlerin sayısı 500 bine ulaşıyordu. Sonuç olarak şunu söylemek isterim: Osmanlı Arşivi’nde bulunan Türklerin toplu göç, yerleşim haritasının hikayesini bilmeden 1915 ve sonrası yaşanan soykırım olaylarını açıklamak mümkün olamaz” diye konuştu.
28 Nisan 2024 Pazar - 10:03
Kocasını öldüren, kendini yatalak bırakan katile 16 yıl hapis cezası verilmesine isyan etti
Adana’da klima tamiri nedeniyle kocası öldürülen kendisi de yatalak bırakılan kadın, katile iyi hal uygulanarak 16 yıl hapis cezasın verilmesine tepki gösterip, “Biz ömür boyu hapis beklerken bu karar ile bir kez daha yıkıldık” dedi. Olay, merkez Seyhan ilçesi Denizli Mahallesi’nde 19 Ocak 2022’de meydana geldi. İddiaya göre, İbrahim Koğa (45) evindeki kliması bozulunca tamirat için aynı mahallede oturan Murat T’yi çağırdı. Eve gelen Murat T’nin (28) tamirini yaptığı klimadaki arıza devam edince Koğa, bu kez de servis ekibi çağırdı. Servis elemanları klimada bir parçanın eksik olduğunu söyledi. Koğa ise Murat T’ye "Klimamdan malzeme çalmışsın" diye tepki gösterdi. Olaydan bir gün sonra Murat T., kebap yemek için İbrahim Koğa’nın evinin bulunduğu sokağa gitti. Burada karşılaştığı Koğa ailesiyle tartışmaya başlayan Murat T., belindeki tabancayı çıkarıp ateş etti. Silahtan çıkan kurşunlar İbrahim Koğa’nın göğsüne, eşi Hayat Koğa (45) ile oğlu Şehmuzcan Koğa’nın (18) ise bacaklarına isabet etti. Koğa ailesi kanlar içerisinde yere yığılırken, zanlı Murat T. ise olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık görevlileri, ilk müdahalelerini yaptığı yaralılardan İbrahim ile eşi Hayat Koğa’yı ambulansla Seyhan Devlet Hastanesi’ne, Şehmuzcan Koğa’yı ise Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdü. Olayla ilgili çalışma yapan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Murat T.’yi evine yapılan baskında yakaladı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Murat T., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yaralılardan Hayat Koğa ile oğlu Şehmuzcan Koğa taburcu edilirken, İbrahim Koğa tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Hayat Koğa ise olayda sonra sakat kalıp yatağa mahkum oldu. Sanık Murat T. ise müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmaya başladı. Yargılanma sonucunda Murat T. iyi hal indirimi alarak ömür boyu hapis cezası yerine 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olaydan sonra diz kapağından yaralandığı için yatalak kalan Hayat Koğa, ”Mahkeme gerçekleşti, kızlarım mahkemeye gittiler ben dayanamadığım, tansiyonum yükseldiği için gitmeme izin vermediler. Mahkemede hakimin kalpten konuşmadığını düşünüyorum eğer kalpten konuşmuş olsaydı bugün o katile iki müebbet verirlerdi. Müebbetin birini eşim için diğerini de benim ayağım için verirlerdi. Demek ki adalet sistemi yokmuş, adalet olmuş olsaydı benim elimden tutardı, benim gibi nice insanlar var. Benim eşimi vurdu, kasten öldürdü. Çınar ağacımı öldürdü parçaladı, sonra oğluma sonra bana çevirdi gözünü. Koğa, şöyle devam etti: “Eşimin ölümünün cezası 16 sene, adalet bu mu 16 sene mi? 16 sene boyunca cezaevinde yatacak sonra çıkacak elini kolunu sallayarak dışarda gezecek. Ben gerçekten adalet istiyorum. Oğlumu vurdu, oğlum sakat kaldı, doktorlar ayağı kesilecek dedi. Kızımın kafasına kabza ile vurdu, kızımın kafasını paramparça etti, kızım hala acı çekiyor bu yüzden. Diğer kızım ağlaya ağlaya gözleri küçüldü, çocuklarım olayın olduğu yere gitmiyor, oraya baktıkça babalarını hatırlıyorlar. Gerçekten benim içim acıyor, eşim için adalet istiyorum. Ne kelime kullanacağımı bilmiyorum. O kadar kötü davrandı ki devlet bana, ben sadece adalet istiyorum. Ayağım için bir sene vermiş hakim, cinayetten dolayı 11 sene vermiş. Adalet bize çok kötü davrandı, ben müebbet istiyorum, en az iki müebbet istiyorum. Bütün anneler bana destek olsun, benim gibi böyle yarası olan anneler destek olsun bana. O katil çıkmasın içerden. Ben iki çocuğumla tehdit ediliyorum halen, karşı taraf beni ve çocuklarımı tehdit ediyor hala. Ben hayatım boyunca desteksiz yürüyemeyeceğim artık. Ayağıma her baktığımda içim acıyor. Bana para teklif ettiler. 5 milyon Türk lirası, ev, araba teklif ettiler bana. İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?”
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder