Yerel Haberler
Adana
Mısırın potansiyeli geleceğe taşınıyor 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:59:50 Sunar Mısır, stratejik bir hammadde olan mısırı katma değerli ürünlere dönüştürerek gıda başta olmak üzere tekstil, ambalaj, kağıt ve kimya gibi birçok sektöre yönelik özel çözümler sunuyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, "İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor" dedi. "Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor" Çomu, şöyle devam etti: "Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor." Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezinin 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürüttüğünü anlatan Çomu, " Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor" diye konuştu. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç ettiklerinin altını çizen Çomu, şunları kaydetti: " Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı." Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezinin rol oynadığını belirten Çocum " Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor" şeklinde konuştu.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:00 Adana’da polis kağıt oyununa ara verdirip, boğulma bilgilendirmesi yaptı Adana’da havaların aşırı ısınmamasına rağmen 8 gencin boğulması üzerine Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçip, ev ev, kahvehane kahvehane gezerek anne ve babaları uyardı. Havalar aşırı ısınmasa da güneşi gören Adanalı gençler serinlemek için sulama kanalı, nehir ve göle girmeye başladı. Her yıl ortalama 25 gencin boğulduğu Adana’da bu yıl havalar yeterince ısınmamasına rağmen 8 kişi boğuldu. Bu durumu üzerine Adana Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Polis kanallara "Arkadaşını uyar, kanaldan uzak" dur yazılı pankart astı. Polis daha sonrada özellikle kanal kenarındaki evleri tek tek gezip anne ve babaları çocuklarına sahip çıkması konusunda uyardı. Polis çocukların boğulmasıyla sonuçlanan olaylarda herkesin canının yandığını aynı zamanda 18 yaşından altındaki şahısların boğulması durumda anne ve babanın sorumluluğunun olduğunu bu durumun yargılanmaya kadar gidebileceğini belirterek uyarıda bulundu. Polisin uyardığı vatandaş Ali Çiftçi, "Zamanında küçükken ben de girmiştim. Ama şu anda girmiyorum. Ailelerin başı bu tarz olaylardan çok yandı. O yüzden kanallara girmeyin" dedi. Polis daha sonra mahalledeki kahvehaneleri de tek tek gezerek uyarıda bulundu. Kahvehanede "batak" oyununa ara verdiren polis boğulma konusunda babaların ne yapması gerektiğini anlattı. Oyun oynayan vatandaşlardan Ziya Yılmaz, "Bu bilgilendirme için polislerimize teşekkür ediyorum. Burada çok boğulma olayları oluyor. Vatandaş olarak ne kadar uyarsak da yüzme olayları devam ediyor. İnşallah polislerinizin sayesinde boğulmalar azalacaktır" diye konuştu. başka bir kahvehane sakini Hanifi Akçalı ise, "Buraya girenleri uyarıyoruz. Ben hayatım boyunca bu sulama kanalına girmedim. Güzel yüzerim ama yine de girmem. Ne kadar iyi yüzüyorum desen de bir kramp girdi mi kurtulamazsın. Polisler ev ev geziyor, çok güzel bir şey. Polislerimize güveniyoruz" dedi.
Annesi kazada ölüp sezaryenle dünyaya gelen bebek hayata tutundu
24 Nisan 2024 Çarşamba - 09:58 Annesi kazada ölüp sezaryenle dünyaya gelen bebek hayata tutundu Adana’da annesi trafik kazasında hayatını kaybeden ve annenin karnından sezaryenle alınan erkek bebek, solunum cihazı olmadan nefes alması sağlanarak hayati tehlikeyi atlattı. Doktorların ‘yaşaması imkansız’ olarak nitelendirdiği bebek, birkaç hafta sonra taburcu edilecek. Kaza, 17 Nisan gecesi Yüreğir ilçesi Seyhan Mahallesi Karataş Caddesi’nde meydana geldi. Suriye uyruklu 9 aylık hamile Nur Abbud, yolculuk sırasında eşi Raid Abbud’un (40) kullandığı elektrikli bisikletten yola düştü. Bu sırada Ali D.’nin kullandığı 01 J 0142 plakalı özel halk otobüsü, hamile kadına çarptı. Abbud ambulansla Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülürken, Ali D. ise gözaltına alındı. 4’üncü çocuğu olan erkek bebeği sezaryen ile alınan Nur Abbud kurtarılamadı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ali D., tutuklandı. Eşi tarafından Suriye’nin Azez kentine götürülen Abbud’un cenazesi ise toprağa verildi. Doğduğunda nefes almıyordu Doğum sırasında oksijensiz kalması yüzünden nefes alamayan ve doktorların hayatta tutmak için 15 dakika kalp masajı yaptığı erkek bebek, 5 gün önce Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’ne sevk edildi. Doktorların ‘yaşaması imkansız’ olarak diye nitelendirdiği bebek, yeni doğan yoğun bakım servisinde yapılan müdahalelerin ardından solunum cihazlarından kurtularak nefes almaya başladı. Bebeğin sağlık durumuyla ilgili gazetecilere bilgi veren Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacer Yapıcıoğlu, oksijensiz doğum vakalarının sıkça yaşandığını ancak kazaya bağlı böylesi bir travmayla ilk kez karşılaştığını ifade etti. Prof. Dr. Yapıcıoğlu, Şehir Hastanesi’ndeyken bebeğin kalp sesinin fark edilmesinin ardından ameliyatla alındıktan sonra solumadığını ve kalp tepe atımının alınamadığını, 15 dakika kalp masajı yapılan bebeğin, solunumunu başlatmak için akciğerlerine tüple ilaç verildiğini anlattı. Yapıcıoğlu, "Bebeğimiz oksijensiz doğum olduğu için hipotermi dediğimiz vücut soğutma yaparak vücut ısısını 34.5 dereceye indirdik. Böylelikle beyin hücrelerinin oksijen tüketimi azaldı. İlk geldiğinde daha kötüydü ancak 72 saatlik tedavinin ardından şu an solunum cihazını çıkarttık. Kötü öyküsüne rağmen beklenenden daha iyiye gidiyor. Şu an tüple besleme yapıyoruz ancak emme refleksi de gelişmiş durumda. Yapacağımız birkaç tetkik daha var. Ağızdan beslenmesi normale dönerse, havale geçirme durumu da olmazsa 1-2 hafta içerisinde taburcu etmeyi planlıyoruz" dedi. Öte yandan Prof. Dr. Yapıcıoğlu, hamilelerin ve çocukların motosikletle yolculuk yapmaması gerektiğini söyledi.
Adana’da 3 çocuklu çift her yere bisikletle gidiyor
24 Nisan 2024 Çarşamba - 09:51 Adana’da 3 çocuklu çift her yere bisikletle gidiyor Adana’da yurt dışında gördükleri ekipmanları alarak bisikletlerinin arkasına monte eden 3 çocuklu çift, her yere bisikletle gidiyor. Çocukluk yıllarında hobi olarak bisiklet süren ve zaman içerisinde hobisinin tutkuya dönüştüğünü belirten Erkmen Akan, çocukları olmasından sonra da eşi ile birlikte bu hobisini tutkuyla sürdürdüğünü anlattı. Akan, “Herhangi bir kişiye sorsanız çocuklarımız ile yaptığımız bu yolculuğun yanlış olduğunu söylerler. Fakat biz trafikte bisiklet süren kişiler olarak net bir şekilde Adana’da bisiklet ve motosiklete çok ciddi bir farkındalık olduğunu, ayrıca bizim bisikletlerimiz de farklı ve ilgi çekici olduğu için bize daha fazla tolerans sağladıklarını bisikletlerimizi kullanırken görüyoruz” dedi. “Eşim çocukları okula götürürken bisikleti tercih ediyor” Ufak tefek tehlikelerin yaşanabileceğini ancak aynı tehlikelerine araçla trafiğe çıkıldığında da mümkün olduğunu aktaran Akan, “Ufak tefek illa ki tehlikeler yaşanabilir ama araçla bu trafikte yer alsaydık bizi daha fazla tehlikelerin beklediğini düşünüyoruz. Bisikletlerimizle günlük hayatımızda çarşı, postane, hastane gibi her türlü günlük ihtiyacımızda kullanıyoruz. Eşim evde olduğu için çocukları okula götürürken bile bisikleti tercih ediyor” diye konuştu. “Bisiklet sağlıktır, özgürlüktür. Herkese öneriyoruz” Adana’nın büyük bir kent olmasından kaynaklı belirli saatlerde yoğun trafik ile de karşılaştıklarını aktaran Akan, “Adana, büyük şehir olduğu için burada belli saatlerde yoğun trafik olabiliyor. Bu sürelerde park yeri bulabilmek imkansız diyebiliriz ama biz bisiklet sayesinde bu sorunu ortadan kaldırmış olduk. Hem trafikte daha rahat ilerliyoruz hem de park sorunu yaşamıyoruz. Hayat sıkıcı değil, sizin bisikletiniz yok. Bisiklet sağlıktır, özgürlüktür. Herkese öneriyoruz” ifadelerini kullandı. “Bisiklet bizim en keyifli ulaşım aracımız” Ceren Akan ise Eren, Deren ve Beren ismindeki çocukları ile birlikte bisiklete binmekten çok keyif aldıklarını söyledi. Çocuklarının da bisikletin arkasında gerçekleştirdikleri yolculuk ile çok keyif aldığını belirten Akan, “Ne zaman araçla bir yere gidecek olsak, araç yerine bisikletle gitmek istediklerini söylüyorlar ve bisikleti gösteriyorlar. Etraflarını inceleyerek, arkamızda bizimle konuşarak, gördüğümüz yerleri onlara anlatarak yolculuk yapmak daha çok hoşlarına gidiyor. Böylelikle daha fazla keyif alıyorlar. Araba kapalı bir ortam olduğu için, bisiklet her açıdan bizim en keyifli ulaşım aracımız oluyor” sözlerine yer verdi. “Ekipmanları yurt dışı kullanımında gördük” Çocukları ile bisiklette gerçekleştirdikleri yolculuklarına bebek koltuğu ile başladıklarını, bebek koltuğu ile çocuklarının gayet güzel bir biçimde seyahat etmelerine rağmen çocukların büyümeleri ile birlikte daha sonraları arkada uyudukları zaman bebek koltuğunun pek konforlu olmadığını ve çocukların rahatsız olduklarını fark ettiklerini anlatan Akan, “Uyuduklarında daha konforlu hale gelebilmesi için diğer ekipmanları taktık. Bu ekipmanları da yurt dışında bazı ailelerde görüp biz de yapmak istedik ve ekipmanları almış olduk. Genelde yolda giderken diğer vatandaşlar video çekiyorlar, fotoğraf çektirmek isteyenler oluyor. Video çekenleri görünce biz de mutlu oluyoruz tabi” ifadelerini kullandı.
Ermenilerin mezalim yaptığı fırın tarihe ışık tutuyor
24 Nisan 2024 Çarşamba - 09:36 Ermenilerin mezalim yaptığı fırın tarihe ışık tutuyor Adana’nın Kozan ilçesinde o dönemde Ermeniler tarafından eziyet gören vatandaşların torunları mezalim fırınını ziyaret ederek, yaşanan zulüm ve eziyeti anlattı. Kozan’da tarihi çarşıda, geçtiğimiz yıllarda Tarihçi Yusuf Halaçoğlu tarafından yazısı hazırlanan, Kozan Belediyesi tarafından sembol fırın olarak ziyaretçilere açılan ’mezalim fırını’ Milli Mücadele kahramanlarının aileleri tarafından ziyaret ediliyor. Sarıkamış şehidi olan Kerimce Mehmet’in torunu 83 yaşındaki Muzaffer Eroğlu babasının küçük yaşlarda Ermeni zulmüne tanık olduğunu ifade ederek, “Çocukken yabancıları görmek için askerleri görmek için çıktıkları bir tepede harnup dibinde yatan bir adamın Ermeni ve Fransız askerler tarafından ağaca asılıp altına ateş yakıp yaktıklarını babam anlatırdı. Kozanlıları fırınlarda yakmışlar. Gece gündüz tuttukları Türkleri bu fırınlarda yaktıklarını o dönem yaşayanlar hep aktarır ve bizler çocukken babalarımızdan bu zulüm ve eziyetleri dinledik. Fransız ve Ermeni askerler bölgede çok sayıda zülüm ve eziyet gerçekleştirmiştir” dedi. Milli Mücadele kahramanlarından Sehlikzade Hasan Efendi’nin torunu Kemal Sehlikoğlu ise, “Onların iddia ettiği soykırım kesinlikle yok. Bunun için tarihi geçmişe baktığımız zaman biz millet olarak Çanakkale’de mücadele ederken Fransızlar bu bölgelerde yaşayan fanatik Ermenileri ayaklandırarak bir devlet kurma çabasına girmişler. Burada fırında yakılma olayları çok yaygın. Kaçkaç devri olarak bölgede bilinen ve Kurutuluş Savaşı’nın ilk meşalesinin yakıldığı bölgedir. Türk milleti hiçbir zaman soykırım yapmamıştır. Osmanlı Döneminde, Cumhuriyet Döneminde de zülüm ve eziyet yapmamıştır. Buradan giden Ermenilerin zarar görmemesi için Adana’ya kadar götürüldüğü bilinir. Buradan kaçan Ermeniler de aslında bunu burada Türklerle karşı kardeşçe yaşadığını, fanatik Ermenileri ayaklandırması ile Türklere zulüm ve mezalim yapıldığını aktarmaktadırlar” diye konuştu.
DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu: "Öncelikli hedefimiz kentsel dönüşüm"
23 Nisan 2024 Salı - 16:16 DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu: "Öncelikli hedefimiz kentsel dönüşüm" Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, öncelikli hedeflerinin kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm ve imar çalışmaları olduğunu söyledi. Karslıoğlu, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte 31 Mart Mahalli İdareler Seçiminde yeniden Adana Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Zeydan Karalar’ı ziyaret ederek tebrik etti. Karslıoğlu, ziyaret sırasında yaptığı konuşmada, "Adana Büyükşehir Belediye Başkanımıza başarılar diliyorum. Kendisi çalışkan ve kentimizin meselelerine vakıf birisidir. Geçtiğimiz dönemde yaptıklarının, yapacaklarının teminatı olacağından kuşku duymuyoruz. Yeni görevinin hayırlı olmasını diliyoruz. Öncelikli Adana hedefimiz olan kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm ve imar çalışmaları konuları olacaktır. Bu konularda sektör olarak Zeydan Başkanımıza desteğimiz sürecektir. Zeydan Başkanımıza Adana için yapacağı çalışmalarda başarılar diliyoruz." ifadelerine yer verdi. Karalar ise, “DAİMFED çalışmalarını yakından takip ettiğimiz başarılı bulduğumuz önemli bir oluşum. DAİMFED Sektör temsilcilerini bir çatı altında toplayarak bizlere de önemli katkılar sağlamıştır. Geçtiğimiz çalışma döneminde olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da iş birliğimiz sürecektir. Herkesin birlik olması ve Adana’nın çıkarı için el ele çalışması gerekiyor. Bizler bundan sonra bir ve beraber olarak Adana’nın çıkarlarını korumak için çalışacağız” diye konuştu.
Parkta bayram kutlayan çocukları Türk Bayrakları ve pamuk şekerleriyle karşıladılar
23 Nisan 2024 Salı - 14:40 Parkta bayram kutlayan çocukları Türk Bayrakları ve pamuk şekerleriyle karşıladılar Adana’nın Kozan ilçesinde Atatürk Parkında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlayan çocukları Kozan Ülkü Ocakları Türk Bayrakları ve pamuk şekerler ile karşıladı. Kozan’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı coşkuyla kutlandı. Cumhuriyet Parkında çocuklar halk oyunları, şiir ve gösteriler ile bayram kutlamalarına katılırken Atatürk Parkında bayramın keyfini çıkaran çocuklar Türk Bayrakları ve pamuk şekerler ile karşılandı. Kozan Ülkü Ocakları tarafından Atatürk Parkında pamuk şeker ve bayraklarla karşılanan çocuklar sevinçle hediyelerini aldı. Kozan Ülkü Ocakları Başkanı Murat Mercan, "Türkiye Büyük Millet Meclisimizin kuruluşunun 104. Yıl dönümünü ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını büyük bir gurur ile yaşıyoruz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyoruz. İlçemizde istedik ki tüm çocuklarımız Türk bayrağımızın gururu ile bu bayramı kutlasın. Bizlerin çocukluğunda çok bilinen ve geleneksel, şimdilerde yeni nesil tanımasa da pamuk şeker ile bu sevinçlerine ortak olalım. Farklı ve gurur dolu bir etkinlik oldu” diye konuştu. Etkinliklere Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü, Belediye Başkanı Mustafa Atlı, İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık, İlçe Emniyet Müdürü Fatih Alptekin, Gençlik ve Spor Müdürü Kürşat Gültekin, Şehit Aileleri Dernek Başkanı Sümmani Göztaş, Milli Eğitim Müdürü Gazi Keleş, MHP İlçe başkanı Şerif Köşeli, Ülkü Ocakları Başkanı Murat Mercan ve çok sayıda davetli katıldı.
Adana’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlandı
23 Nisan 2024 Salı - 12:32 Adana’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlandı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Adana’da coşkuyla kutlandı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Uğur Mumcu Meydanı’nda gerçekleştirilen tören ve etkinlikler ile coşkuyla kutlandı. Saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşının okunması ile başlayan program, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’e çocuklar tarafından çiçek takdim edilmesi ile devam etti. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama mesajının da okunduğu programda, çocuklardan oluşan halk oyunları ekibinin zeybek gösterisi vatandaşlar tarafından ilgiyle izlendi. Çocuk korosunun seslendirdiği marşın ardından program, yarışmalarda dereceye giren öğrencilere protokol üyeleri tarafından hediyelerinin takdim edilmesiyle tamamlandı. "Tüm dünya çocuklarıyla ulusal egemenlik sevincimizi paylaşıyoruz" Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen günün büyük bir şan ve şerefle kutlandığını belirten Adana İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Tevke, "Cumhuriyetin ebediyen sönmeyecek ışığını vatan uğruna gösterdiği gün olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışının 104’ncü yıl dönümüne ulaşmanın mutluluğuyla kavuşmuş olduğumuz 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını coşkuyla kutluyoruz. Sevginin, barışın, dostluğun, kardeşliğin sembolü olan, aynı zamanda dünyada ilk ve tek çocuk bayramı olarak tarihe geçen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı sayesinde tüm dünya çocuklarıyla ulusal egemenlik sevincimizi paylaşıyoruz" dedi. Bayramın bütün çocuklara barış ve mutluluk dolu bir dünya getirmesi temennisinde de bulunan Tevke, "Sevgili çocuklar, aydınlık geleceğimizin aydınlık yüzleri. Sizin şahsınızda dünya çocuklarının bayramını kutluyor, gözlerinizden öpüyorum. Bütün çocuklara barış ve mutluluk dolu bir dünya temenni ediyor, coşku dolu 23 Nisan geçirmenizi diliyorum" şeklinde konuştu. Törene, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, 6.Kolordo Komutanı Tümgeneral Mehmet Özeren, kent protokolü, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Adana’da yaylalara göç başladı
23 Nisan 2024 Salı - 11:21 Adana’da yaylalara göç başladı Adana’nın Kozan ilçesinde termometreler 30 derece ve üzerini göstermesi ile birlikte vatandaşlar daha serin olan Feke, Saimbeyli, Tufanbeyli ilçelerinde ki yayla evlerine göç etmeye başladı. Nisan ayında termometrelerin 30 dereceyi göstermesi ve önümüzdeki çarşamba gününden itibaren hava sıcaklığının 38 dereceye çıkacağı bilgisinin gelmesiyle birlikte Kozanlılar yaylaya göç etmeye başladı. Göçlerin başladığını aktaran servis sürücüsü Ramazan Ersin, “Kozan’a haftada 3 kez geliyoruz ve artık yavaş yavaş ilçeye gelen vatandaşlar yaylarına göç etmeye başladı. Şuan yaklaşık her serviste 10 aile göç ediyor. Okulların kapanması ile bu sayı daha da artacaktır. Kozan yazın çok sıcak oluyor. Sıcakların erken başlaması göçü hızlandırdı. Vatandaşlar tavuklarını, fidelerini yazın kullanacakları unlarını ve ürünleri toplayıp köy arabaları ile buradan taşınıyor. Kozan çok sıcak olduğu için kimse kalmak istemiyor” diye konuştu. Hem sıcakların başladığını hem de yaylada kışlık ürünleri ekme zamanının geldiğini belirten Atike Solmuşgül. “Zor bir göç oluyor. Yazın burası çok sıcak oluyor. Yaylada 9 ay boyunca kalıyoruz. Kışlık yiyeceklerimizi ekeceğiz. Buradan tavuklarımı civcivlerimi, fidelerimi götürüyorum. Köyümüz çok güzel. Köyümde bağım bahçem ve meyvelerim var. Yazın burada kalamam. Fasulye, mısır, patates, domates tüm ürünlerimi orada yetiştiriyorum” diye konuştu.
Sanayi temalı Gençlik Koşusu yapılacak
23 Nisan 2024 Salı - 10:39 Sanayi temalı Gençlik Koşusu yapılacak Türkiye’deki organize sanayi bölgeleri içinde birçok ilki hayata geçiren Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB)’nin, bu yıl ulusal çapta 3’ncüsünü düzenleyeceği Türkiye’nin “Sanayi” temalı tek Gençlik Koşusu için başvurular devam ediyor. Yarışma, 26 Mayıs Pazar günü Adana Merkez Park’ta gerçekleşecek. Sanayicisine kesintisiz ve sorunsuz üretim imkanları sunmanın yanı sıra sosyal ve kültürel faaliyetlerle de kente değer katan AOSB’nin, tüm yıla yaydığı spor şenlikleri kapsamında, Adana Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü işbirliğinde düzenlenen yarışmaya katılmak isteyenler https://adanaorganize.org.tr/aosb-sanayi-kosusu/ linki üzerinden form doldurarak kayıt yaptırabiliyor. Kayıtlar, 23 Mayıs 2024 Perşembe günü saat 17.00’e kadar devam edecek. AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, sadece bir sanayi bölgesi değil sosyal bir OSB olarak da, sağlıklı yaşamı teşvik etmek ve bir arada olmanın mutluluğunu yaşatmak amacıyla organize ettikleri yarışmanın bölgede faaliyet gösteren sanayiciler ve çalışanlarının yanı sıra ulusal çapta tüm halka açık olduğunu bildirdi. Akpınar, sporun ve sanatın birleştirici gücüne inandıklarını belirterek, “İnsanların fiziksel ve ruhsal sağlığına sunduğu katkının yanı sıra gerek iş yaşamı gerekse özel hayatta motivasyon kaynağı olan sosyal etkinliklerin öneminin bilincinden hareketle her yıl birçok farklı branşta spordan tiyatroya çok sayıda etkinliği hayata geçiriyoruz. Spor Şenliklerimiz de bunun bir parçasını oluşturuyor” dedi. Yarışma başvurusu yapan yarışmacılara 25 Mayıs 2024 Cumartesi günü yarışma öncesinde göğüs numaraları ile tişört verilecek. 26 Mayıs Pazar günü saat 08.00’de başlayacak etkinlik kapsamındaki halka açık koşu; Adana Merkez Park önünde, Fuzuli Caddesi’nden başlayıp, 10.3 kilometrelik parkur boyunca devam edecek. Ayrıca, Merkez Park içerisinde kurulacak olan fuaye alanında çeşitli etkinlikler düzenlenecek. AOSB Bölge Müdürlüğü tarafından koşuya katılan tüm sporculara madalya ve yarışma logolu tişört hediye edilecek. 72 bin TL ödül havuzu bulunan koşuda; kadın ve erkek kategorisinde dereceye giren ilk 3 yarışmacıya madalya ve kupalarının yanı sıra birincilere 20 bin, ikincilere 10 bin, üçüncüleri 6 bin TL para ödülü verilecek.