Yerel Haberler
Adana
Mısırın potansiyeli geleceğe taşınıyor 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:59:50 Sunar Mısır, stratejik bir hammadde olan mısırı katma değerli ürünlere dönüştürerek gıda başta olmak üzere tekstil, ambalaj, kağıt ve kimya gibi birçok sektöre yönelik özel çözümler sunuyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, "İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor" dedi. "Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor" Çomu, şöyle devam etti: "Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor." Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezinin 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürüttüğünü anlatan Çomu, " Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor" diye konuştu. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç ettiklerinin altını çizen Çomu, şunları kaydetti: " Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı." Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezinin rol oynadığını belirten Çocum " Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor" şeklinde konuştu.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:00 Adana’da polis kağıt oyununa ara verdirip, boğulma bilgilendirmesi yaptı Adana’da havaların aşırı ısınmamasına rağmen 8 gencin boğulması üzerine Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçip, ev ev, kahvehane kahvehane gezerek anne ve babaları uyardı. Havalar aşırı ısınmasa da güneşi gören Adanalı gençler serinlemek için sulama kanalı, nehir ve göle girmeye başladı. Her yıl ortalama 25 gencin boğulduğu Adana’da bu yıl havalar yeterince ısınmamasına rağmen 8 kişi boğuldu. Bu durumu üzerine Adana Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Polis kanallara "Arkadaşını uyar, kanaldan uzak" dur yazılı pankart astı. Polis daha sonrada özellikle kanal kenarındaki evleri tek tek gezip anne ve babaları çocuklarına sahip çıkması konusunda uyardı. Polis çocukların boğulmasıyla sonuçlanan olaylarda herkesin canının yandığını aynı zamanda 18 yaşından altındaki şahısların boğulması durumda anne ve babanın sorumluluğunun olduğunu bu durumun yargılanmaya kadar gidebileceğini belirterek uyarıda bulundu. Polisin uyardığı vatandaş Ali Çiftçi, "Zamanında küçükken ben de girmiştim. Ama şu anda girmiyorum. Ailelerin başı bu tarz olaylardan çok yandı. O yüzden kanallara girmeyin" dedi. Polis daha sonra mahalledeki kahvehaneleri de tek tek gezerek uyarıda bulundu. Kahvehanede "batak" oyununa ara verdiren polis boğulma konusunda babaların ne yapması gerektiğini anlattı. Oyun oynayan vatandaşlardan Ziya Yılmaz, "Bu bilgilendirme için polislerimize teşekkür ediyorum. Burada çok boğulma olayları oluyor. Vatandaş olarak ne kadar uyarsak da yüzme olayları devam ediyor. İnşallah polislerinizin sayesinde boğulmalar azalacaktır" diye konuştu. başka bir kahvehane sakini Hanifi Akçalı ise, "Buraya girenleri uyarıyoruz. Ben hayatım boyunca bu sulama kanalına girmedim. Güzel yüzerim ama yine de girmem. Ne kadar iyi yüzüyorum desen de bir kramp girdi mi kurtulamazsın. Polisler ev ev geziyor, çok güzel bir şey. Polislerimize güveniyoruz" dedi.
Karnavala 1.5 milyondan fazla ziyaretçi katıldı
22 Nisan 2024 Pazartesi - 13:24 Karnavala 1.5 milyondan fazla ziyaretçi katıldı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamına dahil edilen Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı, 13 Nisan’dan bu yana düzenlenen çok sayıda eğlenceli ve kültürel etkinliğin ardından sona erdi. 1,5 milyonun üzerinde izleyiciye ulaşan Ana Sahne konserleri ve yaklaşık 100 bin kişinin katıldığı Atatürk Parkı sahnesindeki etkinlikler Adana’nın kültürel ve turistik potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Adana Müze Kompleksi ve Kuruköprü Anıt Müzesi de yer alan sergiler günde yaklaşık 4 bin kişi tarafından ziyaret edildi. Festival, Adana ekonomisine büyük katkı sağladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali Adana Portakal Çiçeği Karnavalı için Merkez Park ve Atatürk Parkı’nda kurulan konser sahnelerinde, popüler sanatçılar 9 gün boyunca muhteşem performanslar sergiledi. Merkez Park’ta, Murat Boz, Haluk Levent, Ferhat Göçer, Gökhan Tepe, Fatma Turgut, Emir Can İğrek, Köfn, Mert Demir, Tuğba Yurt, Atatürk Parkı’nda ise Gece Yolcuları, Aslı Hünel, Kafadar başta olmak üzere birçok farklı isim ve grup sahne aldı. İsmail Altunsaray ile Öykü Gürman, Atatürk Parkı’nda Neşet Ertaş türküleriyle seyircilerin karşısına çıktı. Toplamda 1,5 milyonun üzerinde izleyiciye ulaşan ana sahne konserleri ve yaklaşık 100 bin kişinin katıldığı Atatürk Parkı sahnesindeki etkinlikler, şehirde büyük coşkuyla karşılandı. Ayrıca festival süresince Adana Müze Kompleksi ve Kuruköprü Anıt Müzesi de yer alan sergiler günde yaklaşık 4 bin kişi tarafından ziyaret edilirken, dijital sergiler de aynı ilgiyle karşılandı. Festivalin kültürel etkinlikleri arasında uluslararası platformlarda başarılarıyla tanınan sanatçı Refik Anadol’un "Makine Halüsinasyonları: Mercan Rüyaları" veri heykeli ve yapay zeka algoritmasıyla üretilen "Atatürk Kültür Yolunda" adlı yerleştirme büyük ilgi gördü. Adana Müze Kompleksi’nde “Matraki: Bir Osmanlı Yıldızı” sergisi sanatseverlerle buluştu. Sanatını organik kavramı üzerine kurgulayan Fulya Alışır’ın “Arayış” adını verdiği sergisi, Adana Müze Kompleksi Tarım Müzesi’nde sunuldu, Güvenç Özel’in 18 metrelik “Holoflux” adlı dijital heykeli, Merkez Park’ta sergilendi. Adana Müze Kompleksi’nde “Ediz Hun” ve “Türkan Şoray ve Şoray Uzun” söyleşisini izlemek isteyenler uzun kuyruklar oluşturdu. Ramazanoğlu Kültür Merkezi ile 01 Burda PGM, Devlet Tiyatrolarının kapalı gişe eserlerine ev sahipliği yaparken, “Kadınlar, Filler ve Saireler”, “Majestik”, “Radyo-yu Hümayun”, Yüzleşme” ve “Lobomotolin Üç Seferi” adlı oyunlar için Adanalılar salonu doldurdu. Adana, Nisan ayında düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı ile kültürel ve turistik alanda önemli bir marka değeri kazanırken, bu etkinlikle birlikte yerli ve yabancı turistlere unutulmaz anlar yaşattı. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bir sonraki durağı 25 Mayıs - 2 Haziran tarihlerinde Şanlıurfa olacak.
Başkan Aydar, Ceyhan’ın iki yakasını birleştirecek köprü projesine başladı
22 Nisan 2024 Pazartesi - 13:17 Başkan Aydar, Ceyhan’ın iki yakasını birleştirecek köprü projesine başladı Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, söz verdiği köprü projesinin çalışmalarının başladığını duyurdu. Yapılacak olan köprü sayesinde İbrahim Mete Bulvarı’ndan Namık Kemal ve Cumhuriyet Mahallesi’ne köprü ile geçilecek. Başkan Aydar’ın köprü projesiyle birlikte söz verdiği 4’üncü vaadi içinde çalışmalar başlamış oldu. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, söz verilen vaadleri gerçekleştirmeye devam ediyor. Birkaç hafta önce Kent Meydanı için ilk kazmayı vuran ve verdiği otel sözünün inşaasına başlayan Başkan Aydar, Namık Kemal Mahallesi’nde yapılacak olan çift şeritli yolunda alt yapı çalışmalarını bitirdi. Projelerini hayata geçirmek ve ’Büyük bir köyden büyük bir kente’ hedeflerine emin adımlarla yürüyen başkan Aydar, projelerine bir yenisini daha ekledi. Başkan Aydar, 4’üncü projesine başlıyor Seçimden önce söz verilen köprü için altyapı çalışmalarının tamamlandığının müjdesini veren Başkan Aydar, İbrahim Mete Bulvarı’ndan Namık Kemal Mahallesi’ni birbirine bağlayacak olan köprü için çalışmaların başladığını aktardı. Yapılacak olan köprü sayesinde İbrahim Mete Bulvarı’ndan Namık Kemal Mahallesi ve Cumhuriyet Mahallesine ulaşımın kolaylaşacağını aktaran başkan Aydar, "Seçimden önce söz verdiğimiz gibi Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar ile birlikte Ceyhan’ın iki yakasını birleştiriyoruz. Köprümüzün ilk adımını attık ve çalışmalar başladı. İbrahim Mete Bulvarı’ndan Namık Kemal Mahallesi ve Cumhuriyet Mahallesine giden yolu birleştiriyoruz. Köprümüz Ceyhan’a hayırlı olsun. Ne söz vermiştik? Köprü yapacağız demiştik. Köprümüzü yapıyoruz" diye konuştu.
Adana’da okul bahçesine meyve fidanı dikildi
22 Nisan 2024 Pazartesi - 12:59 Adana’da okul bahçesine meyve fidanı dikildi Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlınca başlatılan ‘Okulda Çiftlik’ Projesi çerçevesinde Adana’da öğrencilerle beraber okul bahçesine meyve fidanı dikimi yapıldı. Çocuklar, okul bahçelerinde bitkisel üretimin yanı sıra kümes hayvanlarının bakımını ve hayvansal üretimi de öğrenmesini amaçlayan proje Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Eğitim ve Yayın Daire Başkanlığı tarafından yürütülüyor. “Bir tohum ek” sloganıyla devam eden proje çerçevesinde Sarıçam Kaymakamı Murtaza Dayanç, Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, Sarıçam İlçe Milli Eğitim Müdürü Uygar İnal Sarıçam Hocallı Mahallesi Türk Kadınlar Birliği Ortaokulunda öğrencilerle birlikte okul bahçesine meyve fidanı dikti. Öğrencilerle tarım üzerine sohbet eden Kaymakam Dayanç ve İl Müdürü Kökçüoğlu, şaftali fidanlarını öğrencilerle birlikte toprakla buluşturup ilk can suyunu da birlikte verdi. Sarıçam Kaymakamı Murtaza Dayanç, ülke genelinde 28 ili kapsayan projede, ilköğretim çağındaki çocukların tarımla buluşmalarının, bitkisel ve hayvansal üretimi uygulamalı olarak öğrenerek sevmelerinin amaçlandığını kaydetti. Fidan dikme etkinliğinde konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, “Bakanlığımız ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında başlatılan ‘Okuldaki Çiftlik Projesi’ ile çocukların tarım, orman, doğa ve doğal yaşam konularında farkındalık oluşturmalarını, bilinçlenmelerini, aidiyet duygusu geliştirmelerini ve harekete geçmelerini hedeflemekteyiz” dedi. Fidan dikimi sonrasında Kaymakam Dayanç ve İl Müdürü Kökçüoğlu, okul bahçesinde oluşturulan ve tavuk yetiştirilen kümesleri de inceledi. ‘Okulda Çiftlik’ Projesi kapsamında okul bahçesine 40 adet narenciye ve sert çekirdekli meyve fidanı dikimi yapılırken 60 metrekare alana da sera kurularak sebze yetiştirilmesi sağlanacak.
Çukurova’da Ermeni ve Fransızların yaptığı katliamlar belgeleri ile sergileniyor
22 Nisan 2024 Pazartesi - 11:55 Çukurova’da Ermeni ve Fransızların yaptığı katliamlar belgeleri ile sergileniyor Adana’nın Kozan ilçesinde Milli Mücadele kahramanlarından İstiklal Madalyası sahibi Sehlikzade Hasan Efendi’nin torunu Kemal ve Cemal Sehlikoğlu kardeşler, atalarından kalan tarihi fotoğraf ve belgeleri gün yüzüne çıkardı. Kurtuluş Savaşı’nda erzak merkezi olarak kullanılan toprak ve evlerini Adana’ya müze olarak kazandıran Sehlikoğlu kardeşler, tarihi arşivlerini halka açarak Ermeni ve Fransızların bölgede yaşayan Türklere uyguladığı zulüm ve eziyetlerin belgelerini ziyaretçilerine sunuyor. Asırlık ayaklandırma çabaları tarihi arşivlere yandı 1896 yılında kayıtlara geçmiş, Ermenilerin İngilizler tarafından ayaklandırılmasının arşiv kayıtlarını da sergilediklerini aktaran Kemal Sehlikoğlu, "Osmanlı arşivinde yer alan 1896 yılına ait kayıtlı belgede İngiltere’nin Mersin konsolosunun Kozan’ın Şar köyü ve Haçin’de şimdiki adı Saimbeyli olan bölgede yapılmış olan zararlı faaliyetlere ait alınan kararlar bölgede Ermenileri ayaklandırmasının asırlar öncesine dayandığını gösteriyor" dedi. Fransızların Ermenileri ayaklandırması ile başlayan Türklere zulüm Sehlikzade Hasan Efendi’nin 1. Dünya Savaşı’ndan Kurtuluş Savaşı’na kadar Adana meclis azası olarak görev yaptığını belirten torunu Kemal Sehlikoğlu, "Kurutuluş Savaşı yıllarında hem Atatürk ile ilk bağlantıyı kurdu ve cephede bizzat görev aldı. Bu çiftlik de cephede erzak merkezi olarak kullanılan bir yer. Hasan Efendi Ermenilerin bu bölgede yaptığı zulümleri, tecavüzler ve katliamları hem Osmanlı içişlerine hem de Atatürk’e mektuplarla bildirdiği belgeler yer alıyor" diye konuştu. "Osmanlı döneminde de İngilizler bölgede kardeşçe yaşayan Ermenileri devlet kurma hayali ile ayaklandırmış" Bölgede o dönem Ermenilerin ’Milleti Sadıka’ adı altında Türklerle bir arada yaşadığını anlatan Kemal Sehlikoğlu, "O dönem bir arada yaşarken dışarıdan müdahalelerle onların ayaklandırıldığını görüyoruz. Osmanlı arşivinden aldığımız bu yeni belgede ’Saimbeyli ve Tufanbeyli bölgesinde bulunan Şar köyünün şu an antik kent olarak bilinen bölgede Kurtuluş Savaşı olmadan 1896 yılında Kozan ve çevresinde yabancı ülke faaliyetleri ve karar suretleri yer almakta. İngiltere’nin Mersin konsolosunun zararlı faaliyetlerinin yer aldığı, Milleti Sadıka dediğimiz Ermeniler orada yaşıyor. Osmanlı döneminde de İngilizler bölgede kardeşçe yaşayan Ermenileri devlet kurma hayali ile ayaklandırmış Hınçak ve Taşnak terör örgütleri kuruluyor, aynı günümüzde de olan terör örgütleri gibi bir devlet kurulacağına onlara inandırarak hiçbir farkımız olmayan insanları ayaklandırmaya çalışıyor. Etnik gruplar gezilmiş ve ayaklandırılmış. Biz Çanakkale’de savaşırken Ermeniler ayaklandırılmış, birlikte yaşayan vatandaşlar ayaklandırılmış. Biz soykırım yapmadığımız halde hiç aslı astarı olmayan suçlamalar yöneltseler de tam tersi onlar bizlere katliam ve soykırım uygulamışlar. Bizim elimizdeki belgede Hasan Efendi’nin, Ermenilerin Feke, Saimbeyli, Kozan’da yaptıkları katliamlar, tecavüzler ve zulümleri anlatan telgrafı zaten tarihe ışık tutmakta. Kuyuluk köyünde bir vatandaş ayaklarından asılmış ve ateşe verilmiş. Birçok yaşlımız bunu anlatır ve biliniyor. Bu bölgede fırınlarda insanların yakıldığı ve birçok zulüm hem anlatılmakta hem de tarihi belgelere yansımakta" diye konuştu.
Tutuklanan CHP’li Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürünün suç kaydı kabarık çıktı
22 Nisan 2024 Pazartesi - 11:02 Tutuklanan CHP’li Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürünün suç kaydı kabarık çıktı Adana’da uygulama yapan polisin ’dur’ ihtarına uymayarak kaçtıktan sonra, polis yakalayınca silah çekip tokat atmaya çalıştığı için tutuklanan CHP’li Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürünün, ’görev yaptırmamak için direnme’, ’kasten yaralama’ ve ’trafik güvenliğini tehlikeye sokma’ suçlarından kayıtları olduğu öğrenildi. Edinilen bilgiye göre olay, Seyhan ilçesine bağlı Tellidere Mahallesi’nde 20 Nisan günü meydana gelmişti. İddiaya göre, Alparslan Türkeş Bulvarı’nda Adana Emniyet Müdürlüğü Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri uygulama yaparken, bulvardan gelen 06 DDF 448 plakalı kamyoneti durdurmak istemiş ancak sürücü durmayınca kovalama sonrası araç durdurulmuştu. CHP’li Seyhan Belediyesinin kiralık aracı olduğu öğrenilen kamyonetteki belediye temizlik işleri müdürü Selahattin Ş. polise tokat atmaya çalışmış, daha sonra da silah doğrultunca polis tarafında biber gazı kullanılarak etkisiz hale getirilmişti. Bunun üzerine araçta bulanan gardiyan Mehmet Ali Ş. ve Ahmet B. ise, Selahattin Ş.’yi polisin elinden almaya çalışmış ancak polis biber gazı kullanarak iki şahsı da etkisiz hale getirmişti. Gözaltına alınan zanlılardan Selahattin Ş. tutuklanırken, diğer iki şüpheli adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Araçta ise 28 gram bonzai ele geçirilmişti. Tutuklanan müdürün “görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçlarından 3 kaydı bulunduğu öğrenildi.
Doğan: "Çiftçiler hasat başlamadan taban fiyat ve prim desteğinin açıklanmasını bekliyor"
22 Nisan 2024 Pazartesi - 10:50 Doğan: "Çiftçiler hasat başlamadan taban fiyat ve prim desteğinin açıklanmasını bekliyor" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, buğday hasadı başlamadan çiftçilerin beklentilerini karşılayacak şekilde fiyat ve prim desteğinin açıklanmasını istediklerini söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Türkiye’de en erkenci turfanda buğday hasadının Mayıs ayının başında Adana’nın kıyı şeridinde başlayacağını ve ay ortalarında ovaya doğru ilerleyeceğini hatırlatarak, "Adana’da 1 milyon 330 bin dönüm buğday ekili alan var. Türkiye buğday üretiminin yüzde 4’ü şehrimizden karşılanmaktadır. Havaların sıcak ve yağmurlu olması kardeşleme olmasa da buğday başaklarında güzel sonuçlar verdi. Mayıs başına kadar yağacak güzel yağmurlar rekolteyi arttıracaktır. Çiftçilerimiz hasat başlamadan buğday taban fiyatının en az 15 TL, prim desteğinin ise enflasyon oranında arttırılarak açıklanmasını bekliyor. Kıraç bölgelerde ise buğdaydan başka ürün ekmeyen çiftçilerimize pozitif ayrımcılıkla primler 2 katı olarak verilmelidir" dedi. "15 liranın altında olması çiftçiye zarar ettirir" Doğan, son yıllarda buğday üreticilerinin para kazanamadığını kaydederek, "Geçen yıl taban fiyat ton başına 8 bin 250 TL prim ise ton başına bin TL olarak belirlenmişti. Kira, sürüm, ilaçlama, bakım gibi girdi maliyetleriyle 1 kilogram buğdayın dane fiyatı 13,39 TL. Bu yıl fiyatın 15 liranın altında olması çiftçiye zarar ettirir. Hükümet yetkililerimizden hasat öncesi, çiftçilerimizin beklentilerini karşılayacak şekilde, fiyat ve prim desteğinin açıklanmasını beklemekteyiz" şeklinde konuştu.
Unutulmaya yüz tutmuş sanat dallarından oluşan eserler gün yüzüne çıkıyor
22 Nisan 2024 Pazartesi - 10:45 Unutulmaya yüz tutmuş sanat dallarından oluşan eserler gün yüzüne çıkıyor Adana Olgunlaşma Enstitüsü Sanat Tasarım Atölyesinde, unutulmaya yüz tutmuş rölyef, hat, tezhip, resim sanatları birleştirilerek yapılan eserler dikkat çekiyor. Usta öğreticiler tarafından el emeği göz nuru yapılan ürünler beğeni toplarken Sanat Tasarım Atölyesinde çeşitli teknikler kullanılarak yapılan eserler de dikkat çekiyor. Bu atölyede usta öğreticiler, resim, rölyef, hat ve tezhip sanatlarını birleştirerek çeşitli eserler yapıyor. “İnsanların çok ilgisini çekiyor” Sanat Tasarım Atölyesinde usta öğretici Kübra Karataş, kendisinin de enstitüde öğrenci olduğunu ve sınava girerek usta öğretici olduğunu kaydederek, “Görsel sanatlar usta öğreticisiyiz. Burada görsel, rölyef, hat ve tezhip sanatlarını yapıyoruz, çalışıyoruz. Burada geçmişten günümüze gelen tarihi eserleri, yapıları biz görsele döküyoruz. Rölyef çalışmalarımız oluyor. Unutulmaya yüz tutmuş sanatları biz günümüze taşımaya çalışıyoruz. Hat ve tezhip zaten geçmişten gelmiş bir sanat, rölyef de çok bilindik ve yaygın değil o yüzden insanların çok ilgisini çekiyor” dedi. “Kombine çalışmalar yapıyoruz” Atölyede çok mutlu olduklarını sevdikleri işi ve mesleği yaptıklarını söyleyen Kübra Karataş, “Taş bebeklerimiz var onları boyuyoruz. Burada kombine de çalışıyoruz. Ahşap oymacıların yaptığı tabaklara biz görsel çalışıyoruz. Rölyefçimiz rölyef dökerek kabartma sanatını yapıyor. Tuvallerde yağlı boya çalışması, sulu boya çalışması yapıyoruz. Hat ve tezhip de birlikte kombine çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.
Unutulmaya yüz tutmuş sanat dallarından oluşan eserler hayat buluyor
22 Nisan 2024 Pazartesi - 10:43 Unutulmaya yüz tutmuş sanat dallarından oluşan eserler hayat buluyor Adana Olgunlaşma Enstitüsü Sanat Tasarım Atölyesinde, unutulmaya yüz tutmuş rölyef, hat, tezhip, resim sanatları birleştirilerek yapılan eserler dikkat çekiyor. Adana Olgunlaşma Enstitüsü’nde unutulmaya yüz tutan sanat dalları hayat buluyor. Usta öğreticiler tarafından el emeği göz nuru yapılan ürünler beğeni toplarken Sanat Tasarım Atölyesinde çeşitli teknikler kullanılarak yapılan eserler de dikkat çekiyor. Bu atölyede usta öğreticiler, resim, rölyef, hat ve tezhip sanatlarını birleştirerek çeşitli eserler yapıyor. “İnsanların çok ilgisini çekiyor” Sanat Tasarım Atölyesinde usta öğretici Kübra Karataş, kendisinin de enstitüde öğrenci olduğunu ve sınava girerek usta öğretici olduğunu kaydederek, “Görsel sanatlar usta öğreticisiyiz. Burada görsel, rölyef, hat ve tezhip sanatlarını yapıyoruz, çalışıyoruz. Burada geçmişten günümüze gelen tarihi eserleri, yapıları biz görsele döküyoruz. Rölyef çalışmalarımız oluyor. Unutulmaya yüz tutmuş sanatları biz günümüze taşımaya çalışıyoruz. Hat ve tezhip zaten geçmişten gelmiş bir sanat, rölyef de çok bilindik ve yaygın değil o yüzden insanların çok ilgisini çekiyor” dedi. “Kombine çalışmalar yapıyoruz” Atölyede çok mutlu olduklarını sevdikleri işi ve mesleği yaptıklarını söyleyen Kübra Karataş, “Taş bebeklerimiz var onları boyuyoruz. Burada kombine de çalışıyoruz. Ahşap oymacıların yaptığı tabaklara biz görsel çalışıyoruz. Rölyefçimiz rölyef dökerek kabartma sanatını yapıyor. Tuvallerde yağlı boya çalışması, sulu boya çalışması yapıyoruz. Hat ve tezhip de birlikte kombine çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu. (ELF-FKE-