Yerel Haberler
Adana
Kurban pazarlarını su bastı, besiciler belediyeye isyan etti 22 Mayıs 2026 Cuma - 13:46:53 Adana’da şiddetli yağmur sonucunda kentteki kurban pazarlarını su basarken besiciler belediyeye tepki gösterdi. Bir besici, çamurlu suya girip feryat ederken başka bir besici ise, "Afrika kabilelerinde, Afrika’daki pazarlarda bu görüntüyü bulamazsın" diyerek belediyeye tepki gösterdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün ’Sarı kod’ ile uyardığı Adana’da geçtiğimiz gün etkili olan sağanak yağmur nedeniyle merkez ilçelerde kurulan kurban pazarlarını su bastı. Birçok hayvan çamurlu suyun içerisinde kalırken besiciler ise mağdur oldu. Belediye çalışma başlattı Belediye ekipleri besicilerden gelen tepkiler üzerine kurban pazarlarında iş makineleriyle çalışma başlattı. Besiciler tepki gösterdi Besiciler ise belediyelere tepki gösterip bölgeye geç gelindiğini söyledi. Bazı besiciler kendi imkanlarıyla su tahliyesini yaparken Van’dan gelen bir besici, çamurlu suya girip feryat etti. Koyunlarının çamurlu suda kaldığını, kendilerinin yatacak yerlerinin çamura battığını anlatan besici, belediyeye tepki gösterdi. "23 bin TL yer parası verdik ama yerimiz berbat" İHA muhabirine konuşan besici Mehmet Güçlü, "Bir yağmur yağdı suyun içerisinde kaldık. Ayakkabımız, kıyafetlerimiz hep suda kaldı. Pazara şu anda giremiyoruz. 23 bin TL yer parası verdik ama yerimiz berbat. Biz paramızı ödedik, koyunları getirdik ama hep çamura battık. Koyunlar adeta suyun içerisinde yüzüyor" dedi. Besici Kasım Kaya ise yerlerinin Afrika’dan daha kötü olduğunu anlatarak, "Biz buraları belediyeden kiraladık. Herkesten ücretini aldı. Ancak yağmur sonrası vatandaş perişan. Buranın hali ortada. Afrika kabilelerinde bu görüntüyü bulamazsın. Afrika pazarlarında bu görüntüyü bulamazsın. İnsanlar perişan oldu, burada her sene görünenin 3 katı koyun olurdu ama insanlar koyun getirmeye çekiniyor. Hiçbir kamu kurumundan gelen olmadı, bir tek maliye geldi. O da evraklarımızı sordu" ifadelerini kullandı.
22 Mayıs 2026 Cuma - 11:48 Dijital bağımlılığa karşı kitaplı mücadelede 400 öğrenci yarıştı Adana’nın Kozan ilçesinde dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında düzenlenen kitap okuma yarışmasında ilkokul öğrencileri, Milli Mücadele kahramanı Şehit Kaymakam Saim Bey’i anlatan kitabı okuyarak sınavda ter döktü. Yarışmaya katılan 400 öğrenciden 52 öğrenci tam puan alarak birinci oldu. Kozan Halit Dağlı İlkokulu’nda 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen ödüllü kitap okuma yarışmasıyla öğrencilerin ekran süresinin azaltılması ve kitap okuma alışkanlığının artırılması hedeflendi. Öğretmen, öğrenci ve veli iş birliğiyle gerçekleştirilen yarışmada öğrenciler, Şehit Kaymakam Saim Bey’in Milli Mücadele’deki kahramanlığını anlatan kitabı bir ay boyunca okuyarak sınava hazırlandı. Yaklaşık 400 öğrencinin katıldığı yarışmada 92 öğrenci ödül almaya hak kazanırken, 52 öğrenci tam puan alarak birinci oldu. Kozan Aile ve Sosyal Hizmetler İlçe Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen törende öğrenciler, kitabın yazarı Muhammed Yıldırım ile bir araya geldi. Öğrencilere madalya ve çeşitli ödüller verildi. "Teneffüslerde ağaç gölgelerinde kitap okuyarak yarışmaya hazırlandı" Okul müdürü Seyban Karaköse, dijital bağımlılığın çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çekerek, "Dijital bağımlılık okullarda had safhada. Öğrencilerimizi bundan nasıl uzak tutabiliriz diye düşünerek bu yıl ikincisini düzenlediğimiz kitap okuma yarışmasını gerçekleştirdik. Çocuklarımız teneffüslerde ağaç gölgelerinde kitap okuyarak yarışmaya hazırlandı. Velilerden de çok olumlu dönüşler aldık. Evde kitapla gezen çocukları görmekten mutlu olduklarını söylediler" dedi. Veli Yasemin Yağbasan, kızının yarışma sürecinde ekran süresini azaltarak kitaba yöneldiğini belirterek sürecin oldukça verimli geçtiğini söyledi. Yasemin Akpınar ise kızının büyük bir heyecanla kitap okuduğunu ifade ederek, "Kitap okumayı seviyor. Yarışma ve ödüller olunca daha da heyecanlı okuyor" diye konuştu. Öğrencilerden Ahmet Selim Kaplan, kitap okurken telefon ve ekrandan uzak kaldığını belirterek kitabı büyük bir heyecanla okuduğunu söyledi. "Kitabı okurken telefon ve televizyona daha az baktığımı fark ettim" Birincilik elde eden öğrencilerden Yusuf Mirza Solmuşgül ise kitabı bir kez ancak dikkatlice okuduğunu belirterek, "Önemli olan çok okumak değil, dikkatli okumak. Kitabı okurken telefon ve televizyona daha az baktığımı fark ettim. Ödül aldığım için çok mutluyum" dedi. Elif Azgın da yarışmaya soru çıkararak hazırlandığını ve kitabı büyük bir heyecanla okuduğunu kaydetti.
22 Mayıs 2026 Cuma - 11:46 Dijital bağımlılığa karşı kitaplı mücadelede 400 öğrenci yarıştı Adana’nın Kozan ilçesinde ilkokul öğrencileri arasında dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında düzenlenen kitap okuma yarışmasında öğrenciler, milli mücadele kahramanı Şehit Kaymakam Saim Bey’i anlatan kitabı okuyarak sınavda ter döktü. Yarışmaya katılan 400 öğrenciden 52 öğrenci tam puan alarak birinci oldu. Kozan Halit Dağlı İlkokulu tarafından 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen ödüllü kitap okuma yarışmasıyla öğrencilerin ekran süresinin azaltılması ve kitap okuma alışkanlığının artırılması hedeflendi. Öğretmen, öğrenci ve veli iş birliğiyle gerçekleştirilen yarışmada öğrenciler, Şehit Kaymakam Saim Bey’in milli mücadeledeki kahramanlığını anlatan kitabı bir ay boyunca okuyarak sınava hazırlandı. Yaklaşık 400 öğrencinin katıldığı yarışmada 92 öğrenci ödül almaya hak kazanırken, 52 öğrenci tam puan alarak birinci oldu. Kozan Aile ve Sosyal Hizmetler İlçe Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen törende öğrenciler, kitabın yazarı Muhammed Yıldırım ile bir araya geldi. Öğrencilere madalya ve çeşitli ödüller verildi. "Teneffüslerde ağaç gölgelerinde kitap okuyarak yarışmaya hazırlandı" Okul Müdürü Seyban Karaköse, dijital bağımlılığın çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çekerek, "Dijital bağımlılık okullarda hat safhada. Öğrencilerimizi bundan nasıl uzak tutabiliriz diye düşünerek bu yıl ikincisini düzenlediğimiz kitap okuma yarışmasını gerçekleştirdik. Çocuklarımız teneffüslerde ağaç gölgelerinde kitap okuyarak yarışmaya hazırlandı. Velilerden de çok olumlu dönüşler aldık. Evde kitapla gezen çocukları görmekten mutlu olduklarını söylediler" dedi. Veli Yasemin Yağbasan, kızının yarışma sürecinde ekran süresini azaltarak kitaba yöneldiğini belirterek sürecin oldukça verimli geçtiğini söyledi. Velilerden Yasemin Akpınar ise kızının büyük bir heyecanla kitap okuduğunu ifade ederek, "Kitap okumayı seviyor. Yarışma ve ödüller olunca daha da heyecanlı okuyor" diye konuştu. Öğrencilerden Ahmet Selim Kaplan, kitap okurken telefon ve ekrandan uzak kaldığını belirterek kitabı büyük bir heyecanla okuduğunu söyledi. "Kitabı okurken telefon ve televizyona daha az baktığımı fark ettim" Birincilik elde eden öğrencilerden Yusuf Mirza Solmuşgül ise kitabı bir kez ancak dikkatlice okuduğunu belirterek, "Önemli olan çok okumak değil, dikkatli okumak. Kitabı okurken telefon ve televizyona daha az baktığımı fark ettim. Ödül aldığım için çok mutluyum" dedi. Öğrencilerden Elif Azgın da yarışmaya soru çıkararak hazırlandığını ve kitabı büyük bir heyecanla okuduğunu kaydetti. (BRL-ELF-
Psikolog Çapar: “Otizm tanısı alan bireyler her geçen gün artıyor”
02 Nisan 2024 Salı - 12:13 Psikolog Çapar: “Otizm tanısı alan bireyler her geçen gün artıyor” Psikolog Tara Çapar, otizm tanısı alan bireylerin arttığına dikkat çekerek, “Otizmi olan bireyler zorbalığa maruz kalıyor. Bundan kaçınmak için de davranışlarını bastırıyor. Oysa ki toplum, bu zorluğa karşı tek başına mücadele eden otizmli birey ve aileye destek olmalı” dedi. Acıbadem Adana Hastanesi Psikoloji Uzmanı Tara Çapar, doğumla birlikte ortaya çıkan ve yaşam boyu süren nörogelişimsel bir bozukluk olan “Otizm Spektrum Bozukluğu” (OSB) ile ilgili önemli bilgiler verdi. Otizme neden olan etmenlerin; kalıtımsal, nörobiyolojik, gebelik/doğum da yaşanılan komplikasyonlar, annenin psikolojisi, stres düzeyi, besinlerin alımı gibi sebepler olarak öngörüldüğünü belirten Psikolog Çapar otizm tanısına sahip kişilerde sosyal etkileşim ve iletişim becerilerinde eksiklikler olduğunu, davranışların, sınırlı ilgi ile tekrarlandığını ifade etti. Otizm belirtilerinin çocuğun 12-24 aylık olduğu dönemde başladığına dikkat çeken Psikolog Çapar, “OSB tanısına sahip çocukların gelişim hızları normal gelişim seyrindeki çocukların gelişim hızlarından farklılık gösterebilir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki her OSB’li çocuğun gelişimsel özellikleri kendine özgüdür. Aileler ile konuşulduğunda çocuklarının daha önceden kazandıkları becerileri yitirdiği söylenir (regresif otizm). En erken belirti, erken bebeklik döneminde çocuğun göz teması kurmasındaki yetersizliği ile başlar. Çocuk ya hiç göz teması kurmaz ya da süresi kısa olan göz temasından sonra gözlerini kaçırır. Bebeğin kucağa alınmak, rahatlatılmak, sakinleştirilmek vb. isteklerinin bulunmadığı görülür” diye konuştu. “İfadeleri anlamama, hareketleri tekrarlama başlıca belirtilerden” Psikolog Çapar, ismi ile seslenildiğinde bakmama, taklit yapmama, komut almama, yüzdeki ifadeleri anlamama gibi belirtilerin otizm habercisi olduğunu; tekdüze bir tarzda hep aynı oyunları oynamak, dönen nesnelere ilgi göstermek, izlemek (araba tekerleği, çamaşır makinesini uzun uzun izlemek gibi) belirtilere de anne babaların dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Otizmli çocukların değişikliklerden hoşlanmadığını; hep aynı yoldan gitmek, aynı işleri aynı sırayla yapmak gibi tekrarlayıcı basmakalıp davranışları bulunduğuna değinerek “Çevrelerindeki kişilerden ziyade nesneler ile ilgilenirler. Heyecanlandıklarında veya sevindiklerinde el çırpma, kendi etrafında dönme, zıplama, parmak ucunda yürüme vb. davranışlar gözlemliyoruz. Akranları ile oyun oynama becerileri yetersizdir. Karşımıza çıkan davranışsal belirtiler; yüksek ses, aşırı ağlama, öfke kaynaklı kendine ya da bir başkasına zarar verme, inatçılık gibi davranışlar” dedi. “Çocuğumda farklı bir durum var, hissediyorum” Her otizmli çocukta bu belirtilerin tamamının bulunmadığının ve belirtilerin 3 yaşından önce çevre tarafından fark edildiğini vurgulayan Çapar, “Anne babalar çocuklarının geç konuşması şikayeti ile sağlık çalışanlarından destek almaya başlıyor. Otizm çocuğa bakım veren bireyler tarafından fark ediliyor. ‘Çocuğumda farklı bir durum var, hissediyorum’ diyor. Psikolog veya psikiyatrist değerlendirmesi sonucunda tanı konuluyor ya da konulmuyor” diye konuştu. “Otizmli bireyler sosyal zorbalığa maruz kalıyor” Toplum tarafından en büyük hatalardan birinin otizmi siyah beyaz olarak görmek olduğuna değinen Psikolog Çapar, spektrum içinde her bir otizmli bireyin biricik, kendine özgül, birbirinden farklı olduğunu ve birbirlerine hiç benzemediğini ifade etti. Otizmli bireyin sosyal açıdan eğitim, arkadaş, ilişki yaşantılarında çeşitli zorbalıklara maruz kaldığını vurgulayan Psikolog Çapar “Otizm tanısı almış birçok birey fiziksel ve psikolojik şiddet görebileceğini varsayarak davranışlarını bastırıyor, maskeliyor. Göz teması kurmakta zorlanan birey göz teması kurmak için gözleri yansa bile kendini buna zorluyor. Bu süreçte çocuğu psikolojik açıdan desteklemek büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde ebeveynleri psikoeğitimler ile destekleyerek çocuk ve anne babaların ileride neler ile karşılaşabilecekleri, muhtemel bir sorun çıktığında nasıl çözebilecekleri hakkında yardımcı olunuyor” dedi. “Anne babalar birbirini suçlayabiliyor” Çocukları otizm tanısı almış ebeveynlerin tanıyı kabullenmesinin zor bir süreç olduğuna işaret eden Psikolog Çapar, tanı sonrasında ebeveynlerin şok evresini yaşadıklarını, başka başka uzmanlara gittiklerini ve "Otizm nedir, düzelir mi? Tedavisi var mı? Çocuğum için neler yapabilirim" diye araştırmaya başladıklarını dile getirdi. Otizmin tüm semptomlarını ortadan kaldırmak ve tedavi etmenin mümkün olmadığını söyleyen Psikolog Çapar, “Bazı ebeveynler ‘Sen daha az ilgilendin, çok yoğun çalıştın, çocukla oyun oynamadın’ diye birbirlerini suçluyor. Rahatlama otizmi kabullenmekle başlıyor. Bu zamana kadar büyüttüğünüz, yetiştirdiğiniz çocuk aynı. Karşılıklı güven çok büyük önem arz etmekte. Çocuğu tanımalı, ilgi alanlarını görmeliyiz. Çocuk tanı aldıktan sonra eğitim kurumuna bu eğitim kurumundaki nitelikli uzmanlarla basamak basamak çalışmaya başlanmalıdır. Toplum içerisinde bulunmalarını sağlamak gerekmektedir” diye konuştu. “Toplum aileye destek olmalı” Çapar, son olarak toplumda farkındalık oluşturmanın önemini anlatarak şunları söyledi: “Toplumun otizmi bilmemesi ailelerin dışlanmasına, kendilerini farklı, kötü hissetmelerine neden oluyor. Otizm tanısı almış bireyler dünyada ve ülkemizde sayıca artmaktadır. Bir ailenin, anne babanın kaldıramayacağı, mücadele edemeyeceği engeli topluma farkındalık kazandırarak kaldırmakla başlayabiliriz.”
Tek vaadi "Dürüstlük" olan kadın muhtar adayı seçimi kazandı
02 Nisan 2024 Salı - 11:01 Tek vaadi "Dürüstlük" olan kadın muhtar adayı seçimi kazandı Adana’nın Kozan ilçesinde tek vaadi ’dürüstlük’ olan kadın muhtar adayı seçimi kazandı. Çanakkale’den 4 yıl önce maden işçisi eşi ile birlikte köylerine geri dönen ve mahallesindeki eksiklikleri görerek muhtar adayı olmaya karar veren Hatice Akkaya, bir ilki başardı. Kozan’ın kırsal mahallelerinin ilk kadın muhtarı seçilmeyi başaran Hatice Akkaya, mahallede komşularına dürüstlük, yardımlaşma ve huzur vaat ederek rakibini yendi. 216 seçmenin olduğu ve 191 seçmenin sandık başına gittiği Velicanlı Mahallesi’nde 2 dönem muhtar olan rakibi Ferhat Yıldırım’ı 99 oy alarak yenen Hatice Akkaya, çok heyecanlı olduğunu ifade ederek, mahallesinde güzel hizmetler yapmayı hedeflediğini söyledi. "Karadeniz’in Sümelası varsa bizim de Sin Manastırımız var" Evli ve 3 çocuk annesi Hatice Akkaya, 10 kız kardeş olduklarını da ifade ederek, "Çanakkale’den eşim emekli olunca köyümüze geldik. Köyde her şey güzel olsun, ayrımcılık olmasın diye aday oldum. Seçim çalışması farklı oldu kadınlardan destekçim çoktu. 10 kız kardeşim yardım etti destek oldu. 99 oy aldım. Çok heyecanlıyım. Güzel bir şey. Köylüye vaadim yok ama dürüstlük ve ayrımcılık yapmayacağımı vaat ettim. Köyümüzde, Karadeniz’in nasıl Sümelası varsa burada Sin Manastırı var. Onun turizme kazandırılması için de çabalayacağım" dedi. Kadın muhtarı tebrik etmek için yanına gelenlerden Medine Çoban, "Oy veren herkesten Allah razı olsun. Hayırlı uğurlu olsun. Kadın muhtar olması bizleri sevindirdi. Birlik beraberlik olsun" diye konuştu.
Muhtar adayı azaların mesleğini oy pusulasına yazınca adaylığı iptal edildi
02 Nisan 2024 Salı - 10:06 Muhtar adayı azaların mesleğini oy pusulasına yazınca adaylığı iptal edildi Adana’da seçimlerde azalarının mesleklerini oy pusulasına yazan muhtar adayının adaylığı iptal edildi. Büyük üzüntü yaşayan muhtar adayı, "Seçmenlerime karşı görevlerimi yerine getiremediğim için çok üzüldüm" dedi. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimi, Pazar günü tamamlandı. Adana’nın merkez Seyhan ilçesi Cemalpaşa Mahallesi’nde ise muhtar adayı Fahri Gürlekoğlu (52) azalarının mesleğini oy pusulasına yazarak dağıttı. İtiraz geldi, adaylığı düştü İddiaya göre diğer muhtar adayları, azalarının ’ev kadını’, ’grafiker’, ’beden eğitimi öğretmeni’ ve ’iş insanı’ gibi mesleklerini oy pusulasına yazdığı gerekçesiyle YSK görevlilerine giderek, Fahri Gürlekoğlu’nun adaylığının iptal edilmesini istedi. YSK görevlileri ise ilgili kanun maddesi gereğince oy pusulasına sadece isim yazılabileceğini belirterek Fahri Gürlekoğlu’nun muhtar adaylığının iptaline karar verdi. Ayrıca sayım sırasında Gürlekoğlu’nun aldığı oylar geçersiz sayıldı. Cemalpaşa Mahalle Muhtarlığına ise mevcut muhtar Nercin Cevher seçildi. "Hiçbir hak iddia edemedik" Büyük üzüntü yaşayan Fahri Gürlekoğlu İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Gürlekoğlu, 6 ay boyunca çalıştığını ve emeklerinin boşa gittiğini söyleyerek, "6 ay boyunca çalışma yaparak seçmenlerime ulaştım. Bütün hazırlığımızı yaptık ve seçime girdik. Seçim günü oylarımızı kullandık ancak saat 16.40’da bize sizin adaylığınız iptal dediler. Neden diye sorduk ve azaların isimleri altına mesleklerini yazdığımız için olduğunu söylediler. Kanunu araştırdık ama maalesef hiçbir hak iddia edemedik" ifadelerini kullandı. "Bir sonraki seçime 4 yıl 364 gün var" Bir sonraki seçimlere katılacağını ve daha fazla çalışacağını anlatan Gürlekoğlu, "Burada benim tek üzüntüm seçmenlerime karşı mahcup oldum. Ben mahallem için çok güzel projeler düşünüyordum ama olmadı. Projelerimi mevcut muhtarla beraber yapmaya çalışacağım. Şu an bir sonraki seçime 4 yıl 364 gün var. Bir sonraki seçime daha sıkı hazırlanacağım. Mahallemize elimden ne geliyorsa yapmaya çalışacağım" diye konuştu.
Muhtar adayı azaların mesleğini oy pusulasına yazınca adaylığı iptal edildi
02 Nisan 2024 Salı - 10:06 Muhtar adayı azaların mesleğini oy pusulasına yazınca adaylığı iptal edildi Adana’da seçimlerde azalarının mesleklerini oy pusulasına yazan muhtar adayının adaylığı iptal edildi. Büyük üzüntü yaşayan muhtar adayı, "Seçmenlerime karşı görevlerimi yerine getiremediğin için çok üzüldüm" dedi. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimi Pazar günü tamamlandı. Adana’nın merkez Seyhan ilçesi Cemalpaşa Mahallesi’nde ise muhtar adayı Fahri Gürlekoğlu (52) azalarının mesleğini oy pusulasına yazarak dağıttı. İtiraz geldi, adaylığı düştü Ancak iddiaya göre diğer muhtar adayları azalarının ev kadını, grafiker, beden eğitimi öğretmeni ve iş insanı gibi mesleklerini oy pusulasına yazdığı gerekçesiyle YSK görevlilerine giderek Fahri Gürlekoğlu’nun adaylığının iptal edilmesini istedi. YSK görevlileri ise ilgili kanun maddesi gereğince oy pusulasına sadece isim yazılabileceğini belirterek Fahri Gürlekoğlu’nun muhtar adaylığının iptaline karar verdi. Ayrıca sayım sırasında Gürlekoğlu’nun aldığı oylar geçersiz sayıldı. Cemalpaşa Mahalle Muhtarlığı seçimini ise mevcut muhtar Nercin Cevher seçildi. “Hiçbir hak iddia edemedik” Büyük üzüntü yaşayan Fahri Gürlekoğlu İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Gürlekoğlu, 6 ay boyunca çalıştığını ve emeklerinin boşa gittiğini söyleyerek, “6 ay boyunca çalışma yaparak seçmenlerime ulaştım. Bütün hazırlığımızı yaptık ve seçime girdik. Seçim günü oylarımızı kullandık ancak saat 16.40’da bize sizin adaylığınız iptal dediler. Neden diye sorduk ve azaların isimleri altına mesleklerini yazdığımız için olduğunu söylediler. Kanunu araştırdık ama maalesef hiçbir hak iddia edemedik” ifadelerini kullandı. “Bir sonraki seçime 4 yıl 364 gün var” Bir sonraki seçimlere katılacağını ve daha fazla çalışacağını anlatan Gürlekoğlu, “Burada benim tek üzüntüm seçmenlerime karşı mahcup oldum. Ben mahallem için çok güzel projeler düşünüyordum ama olmadı. Projelerimi mevcut muhtarla beraber yapmaya çalışacağım. Şuan bir sonraki seçime 4 yıl 364 gün var. Bir sonraki seçime daha sıkı hazırlanacağım. Mahallemize elimden ne geliyorsa yapmaya çalışacağım” diye konuştu.
"Mezla balı" Avrupa’da derece hedefliyor
02 Nisan 2024 Salı - 10:05 "Mezla balı" Avrupa’da derece hedefliyor Adana’da sadece Göller Bölgesinde üretilen lezzeti ve aroması ile coğrafi işaret başvurusu yapılan “Mezla Balı" Avrupa’da düzenlenen Uluslararası Londan Bal yarışmasında derece ile lezzetini taçlandırmak istiyor. Kozan Ticaret Odası Başkanı Mustafa Kandemir, Kozan’da yıllık yaklaşık 50 ton Mezla balı üretimi olduğunu ve balın salınım balı olarak bölgede ki Göknar ağaçlarından elde edilen özel bir bal olduğunun altını çizdi. Kandemir, “Daha önce coğrafi işaret başvurusu yaptığımız ve değerlendirme aşamasında olan mezla balımızı bu kez Avrupa da uluslararası bal lezzetleri arasında yerini almak için London Honey Awards yarışmasına katıldık. Mezla balımız sadece Kozan bölgesinde yetişen Toros Göknar ağacında yetişen salınım balıdır. Farklı bir özelliği var. Şeker oranı olmayan aroması lezzeti farklı bir bal. İngiltere’de 15-21 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek yarışmaya başvurumuzu yaptık. Mezla balımızın derece alacağına inanıyoruz. Anzer balı kadar hatta daha lezzetli ve değerli olduğunu düşünüyoruz. İnşallah hak ettiği değeri görecek ve bölgede ekonomik değeri daha da yükselecektir” diye konuştu. Mezla balı üreticisi Ali Erdem ise atalarından kalan arıcılık mesleğini yarım asra yaklaşan emek ile bal ürettiklerini ifade ederek, “Mezla balı Göller yaylamıza has özel bir bal. Kristalleşme olmaz. Arıdan olduğu gibi tüketiciye sunulur kendine has rehası var, donmaz ve birçok hastalığa şifadır. Özellikle akciğer hastalıklarına şifası bilinmektedir. Herkesin tükenmesini tavsiye ederim” dedi.
Otizm 36 çocuktan birinde görülüyor
02 Nisan 2024 Salı - 09:54 Otizm 36 çocuktan birinde görülüyor Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Ana Bilim Dalı Uzm. Dr. Neslihan Taştepe, otizmin ilaç ile tedavisi mümkün olmadığını belirterek, “Tek tedavi yöntemi özel eğitimdir. Özellikle ilk 3 yaşta özel eğitimin çocuklar üzerinde etkisi büyük olmaktadır” dedi. Otizm belirtilerinin ilk 3 yaşta ortaya çıktığına vurgu yapan Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Ana Bilim Dalı Uzm. Dr. Neslihan Taştepe, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü vesilesiyle konuyla ilgili bilgiler verdi. Uzm. Dr. Neslihan Taştepe, otizm tanısının çocuk ve ergen psikiyatri uzmanı tarafından muayene esnasında çocuğun gözlemlenmesi sonucu DSM 5 kriterleri baz alınarak koyulduğunu söyleyerek, otizmin belirtilerini şu şekilde sıraladı: “Çocuk ilk 6 ayda göz teması kurmuyorsa, Dokuzuncu aya geldiğinde ismiyle seslenildiğinde bakmıyorsa, Bir yaşına geldiğinde ortak dikkati gelişmemiş, işaret etmesi yoksa, bay bay yapmıyor, ce e oynamıyorsa, Bir buçuk yaşına geldiğinde kelime kullanımı yoksa, basit komutları almıyorsa 2 yaşına geldiğinde karmaşık komutları almıyor, oyunlara katılmıyor, oyunlarda karşılık vermiyorsa, amacına uygun oyuncaklarla oynamıyorsa, Tekrarlayıcı davranışları varsa örneğin alkış yapmak, kanat çırpmak, parmak ucunda yürümek, kendi etrafında dönmek gibi motor eylemler yapıyorsa, Ritüelistik törensel davranışları varsa, Sıralama, dizme davranışı varsa, Aynılıktan vazgeçemiyor, değişime direnç gösteriyorsa, Duyusal girdilere karşı hassasiyeti varsa, otizmin varlığından söz edilebilir.” 2000’li yılların başında 150 çocuktan birinde görülen otizmin, son yapılan araştırmalara göre 36 çocuktan birinde görüldüğünü vurgulayan Uzm. Dr. Taştepe, “Aileler açısından kabullenmesi zor bir hastalık olsa da ilk 3 yaş çok önemli olduğu için erken yaşlarda tanı koyulması ve tedaviye başlanması önemlidir. Otizmin ilaç ile tedavisi mümkün değildir. Tek tedavi yöntemi özel eğitimdir. Özellikle ilk 3 yaşta özel eğitimin çocuklar üzerinde etkisi büyük olmaktadır” açıklamalarında bulundu. Ayrıca Taştepe, konuşma gecikmesi olan çocukların mutlaka konuşma terapisiyle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
AOSB’de afet koordinasyon merkezi kuruluyor
02 Nisan 2024 Salı - 09:53 AOSB’de afet koordinasyon merkezi kuruluyor Yüzyılın afeti olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremde, bölgenin lojistik üssü olarak önemli bir işlev üstlenen Adana Organize Sanayi Bölgesi’nde, olası her türlü afete hazırlık oluşturmak amacıyla Afet Koordinasyon Merkezi kuruluyor. AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, afetlerin oluşumunu engellemenin mümkün olamadığını ancak, can ve mal kayıplarının önlenmesinin alınacak tedbirlerle sağlanabileceğini, bu düşünceden hareketle bölgede Afet Koordinasyon Merkezi kurulması konusunda çalışmalar yaptıklarını bildirdi. Akpınar, geride bıraktığı acıları halen dinmeyen ve 11 ili etkileyen depremde kaybedilen canlara rahmet, yaralılara şifa ve yakınlarına sabır dileyerek, “Büyüklüğü ve etkilediği alan bakımından yer bilimi tarihinde bugüne kadar görülmemiş bir deprem yaşadık. Kaybettiklerimizi getiremeyiz ama bu deprem bir kez daha göstermiştir ki afetlere her zaman hazırlıklı olmalıyız” dedi. İtfaiye birimi Türkiye’nin en büyüklerinden Akpınar, oluşturulacak Afet Koordinasyon Merkezi’nin yeni yapılacak itfaiye birimi bünyesinde olacağını ve bu yıl ihaleye çıkılacağını belirterek, şunları kaydetti: “İtfaiye teşkilatımız gerek personel gerekse donanım açısından Türkiye’deki OSB’ler içinde en büyüklerinden birisi. Son olarak Endüstriyel İtfaiye Aracı, Köpük Kulesi İtfaiye Aracı, Hızlı Müdahale İtfaiye Aracı ve Peyzaj Arazözünü filomuza dahil ederek, araç sayımızı 9’a, toplam su rezervini 105 tona, köpük rezervini 11 bin litreye çıkarmış olduk. Şu anda 32 çalışanımız ve 24 adet acil dolum istasyonumuz mevcut.” Yaklaşık 70 milyon TL’ye mal olacak Akpınar, bir yandan Afet Koordinasyon Merkezi kurma çalışmaları sürerken, diğer yandan afetlere hazırlıklı olmak amacıyla envanter oluşturacaklarını belirterek, “Yani afet gibi acil durumlarda, hangi sanayicimizden ne tedarik edebileceğimiz sorusunun cevabını aramayacağız. Hangi firmamızdan forklift, kepçe veya beton kırıcı gibi iş makineleri talep edeceğimizi bileceğiz” dedi.