Yerel Haberler
Adana
22 Mayıs 2026 Cuma - 22:59 Adana’da 2 bin 443 personelle bayram denetimi Adana’da kent genelinde 2 bin 443 polis ve jandarma personelinin katılımıyla ‘Huzur ve Güven’ uygulaması gerçekleştirildi. Uygulama noktalarını denetleyen Adana Valisi Mustafa Yavuz, "Vatandaşlarımızın huzur içerisinde sevdikleriyle birlikte güzel bir bayram geçirmeleri için görev başındayız" dedi. Adana Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından kentin 15 ilçesinde eş zamanlı ‘Huzur ve Güven’ uygulaması yapıldı. Uygulama noktalarını denetleyen Vali Mustafa Yavuz, vatandaşlarla sohbet ederek bayramlarını kutladı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Yavuz, "Yarın başlayacak olan 9 günlük tatil süreci öncesinde emniyetimiz ve jandarmamızla birlikte vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği için sahadayız. Hemşehrilerimizin sevdikleriyle birlikte huzurlu bir bayram geçirmesi adına görevimizin başındayız" ifadelerini kullandı. "2 bin 443 emniyet ve jandarma personeli sahada" Kent genelinde geniş güvenlik önlemleri alındığını belirten Vali Yavuz, "Bugün 466 aracımız ve 2 bin 443 emniyet ile jandarma personelimizle birlikte 15 ilçemizde; bulvarlarda, caddelerde, kavşaklarda, parklarda ve umuma açık alanlarda genel huzur ve güven uygulaması gerçekleştiriliyor. Vatandaşlarımızın hem bayramlarını tebrik ettik hem de hayırlı yolculuklar diledik. Tüm birimlerimizle birlikte yaklaşık 2,3 milyon Adanalı hemşehrimizin huzur ve güvenliği için bayram boyunca görevimizin başında olacağız" diye konuştu.
Adana’da yetişen turp, pırasa ve ıspanaklar deprem bölgesi Malatya’dan talep görüyor
29 Mart 2024 Cuma - 10:54 Adana’da yetişen turp, pırasa ve ıspanaklar deprem bölgesi Malatya’dan talep görüyor Çukurova’nın bereketli topraklarında üretilen turp, ıspanak ve pırasa deprem bölgesi Malatya için hasat ediliyor. Bölgede yetişen ürünlerin hasadı sürerken, kadınlar Ramazan ayında zorlu mesailerini sürdürüyor. Kozan’da üretilen ve ramazan ayında zorlu mesailerini sürdüren tarım emekçileri bölgede ürettikleri ıspanak turp ve pırasaları hasat ederek tazyikli sularda yıkayarak kasalarla deprem bölgesi Malatya için hasat ediyor. Kadınlar bölgede üretilen pırasa, turp ve ıspanakları topraktan sofralara ulaştırmak için mesai yaparken erkekler kasalarla kamyonlar ile nakliyelere hazırlıyor. Gün boyu suyun içinde süren zorlu mesai Ramazan’da devam ederken, ürünler deprem bölgesi Malatya’ya sevk ediliyor. Kadın üreticilerden Necla Peksoy, zorlu mesai sürdürdüklerini kaydederek, “Sabah saat 7’de mesaiye başlıyoruz. Gün boyu mesaimiz sürüyor. Kozan’da ürettiğimiz ıspanak, pırasa ve turpları tüketiciler için hazırlıyoruz” dedi. Mevsimin sıcak geçtiğini, hasadın zorlaştığını söyleyen Murat Doğanay ise, “Ramazan’da zor oluyor ama ürünler bereketli bölgeden talep görüyor. 16 saat boyunca biz yolda oluyoruz. Haftada 3 sefer olmak üzere bölgeleye geliyoruz. 8 ila 10 ton arasında hasat bölgeye ulaşıyor. Bu toprakların bereketli olması maddi açıdan avantajlı olması deprem bölgesinden rağbet görüyor” diye konuştu. Tarlada kilosu 10’TL’den alıcı bulan ıspanaklar deprem bölgesi Malatya için özenle hazırlanıyor.
Prof. Dr. Fındıkçıoğlu: “Türkiye’de yılda 30 bin kişiye akciğer kanseri teşhisi konuluyor”
29 Mart 2024 Cuma - 10:29 Prof. Dr. Fındıkçıoğlu: “Türkiye’de yılda 30 bin kişiye akciğer kanseri teşhisi konuluyor” Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, tüm dünyada ölüme en çok yol açan kanser türünün akciğer kanseri olduğunu belirterek, “İnatçı öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi şikayetler ciddiye alınmalıdır. Akciğer kanseri erken safhada teşhis edilirse tedavi edilebilir bir kanser türüdür” uyarısında bulundu. Acıbadem Adana Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, akciğer kanserinin tüm dünyada en çok ölüme yol açan kanser tipi olduğuna dikkat çekerek, “Kadınlarda en sık meme kanseri erkeklerde ise prostat kanseri görülmesine rağmen kansere bağlı ölümlerde akciğer kanseri birinciliğini sürdürmektedir. Her yıl dünyada yaklaşık 2 milyon 200 bin insan akciğer kanserine yakalanmakta ve 1 milyon 800 bin insan hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde ise yılda 30 bin üzerinde insanımıza akciğer kanseri teşhisi konulmaktadır. Teşhis edildiğinde ise hastaların yarısından fazlası ileri evrede olduğundan tedavisi oldukça zordur” dedi. “En büyük sebebi tütün ve tütün mamulleri” Akciğer kanserinin en büyük sebebinin tütün ve tütün mamullerinin tüketilmesi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Fındıkçıoğlu, gelişmiş toplumlarda azalan sigara alışkanlığının ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde aynı şekilde devam ettiğini; özellikle kadınların sigara içme oranındaki artışın kanser istatistiklerine de yansıdığını söyledi. Fındıkçıoğlu, akciğer kanserinden korunmak için sigara içmemek ve dumanına maruz kalmamak gerektiğini vurgulayarak radyasyon, asbest, radon gazı, ağır metaller ve hava kirliliği gibi faktörlere uzun süre maruz kalmanın da kanser riskini artırdığını sözlerine ekledi. “Akıllı ilaç sigara içmeyenlerde çok etkili” Sigara içmeyenlerde de düşük bir oranda akciğer kanseri görüldüğünü belirten Prof. Dr. Fındıkçıoğlu, “Çünkü genetik ve hormonal faktörler de kanser gelişiminde rol oynamaktadır. Günümüzde, sigara içmeyen hastalarda, halk arasında akıllı ilaç denilen hedefe yönelik tedavilerin oldukça etkin olduğu gösterilmiştir. En son kanser aşısı olarak bilinen immunoterapiler, akciğer kanserinde kullanılmaya başlanmış umut vaat eden sonuçlar alınmıştır. Bunun yanında radyoterapideki gelişmeler de tedavi sürecine katkı yapmaktadır” diye konuştu. “Erken teşhis edilirse tedavi edilebilir” Akciğer kanserinin erken safhada teşhis edilirse tedavi edilebilir bir kanser türü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Fındıkçıoğlu, bunun için cerrahi tedavilerin önemli bir yer tuttuğunu; cerrahi tedavi ile tümör dokusu tamamen temizlenebilir ise hastalıktan kurtulma şansının yüksek olduğunu ifade etti. Günümüzde hastaların kapalı cerrahi yöntemler ile kısa sürede sağlığına kavuşup, normal hayatlarına dönebildiklerine değinen Prof. Dr. Fındıkçıoğlu, erken evrede tespit edilen bir tümörden akciğerin bir bölümü ve lenf bezlerinin çıkarılması yoluyla kurtulmanın mümkün olduğunu dile getirdi. Erken teşhis için sigara içen veya uzun süre içip bırakan kişilerin düzenli olarak takip edilmesi gerektiğine dikkat çeken Fındıkçıoğlu, “İnatçı öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi şikayetler ciddiye alınmalıdır. Akciğer filmi ve gerekirse akciğer tomografisi ile erken teşhis sağlanabilir. Sigara ve benzeri ürünlerden uzak durmak, sağlıklı beslenmek, ailede kanser öyküsü varsa belli aralıklarla takip edilmek, vücuttaki değişiklikleri ciddiye almak uzun ve sağlıklı bir yaşamın anahtarı olabilir. Erken teşhis hayatınızı kurtaracaktır” dedi.
Adana’da sevgililer kamyonet çaldı
29 Mart 2024 Cuma - 09:50 Adana’da sevgililer kamyonet çaldı Adana’da bir kadın 8 yaşındaki çocuğu ve sevgilisiyle park halindeki kamyoneti çaldı. Olayın ardından kadın ve sevgilisi tutuklandı. Olay, 21 Mart günü Seyhan ilçesine bağlı Tellidere Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Aykut T. (29), sevgilisi Arzu Y. (44) ve oğlu H.Y (8) ile birlikte dışarı çıktı. Bir süre sonra şüpheliler, park halindeki Raha H.’in kamyonetini çalmaya karar verdi. “Kadın direksiyona geçti, oğlu ve sevgilisi aracı itti” Arzu Y. kamyonetin camını kırıp kapısını açarak direksiyon başına geçerken oğlu H.Y ve sevgilisi Aykut T. aracı itmeye başladı. Çaldıkları yerden aracı uzaklaştırdıktan sonra Arzu Y. araca düz kontak yaptı. Şüpheliler çaldıkları kamyoneti daha sonra Mithatpaşa Mahallesi’nde bırakıp kaçtı. Bu anlar güvenlik kameralarına yansıdı. İşe gitmek için aşağı inen Raha H. aracının çalındığını fark edince durumu polise bildirdi. Olay yerine Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen ekipler güvenlik kameralarını incelemeye başladı. Oto hırsızlık polisleri kamyoneti çalanların Arzu Y. ve Aykut T. olduğunu tespit etti. Aykut T. evine yapılan operasyonda gözaltına alındı. Sevgilisi Arzu Y.’nin de bir süre önce başka bir suçtan yakalanıp tutuklandığı belirtildi. “Bir yere gideceğiz, bu aracı çalalım” Emniyetteki sorgusunda kendisini savunmak için sevgilisi Arzu Y.’yi suçlayan Aykut T., ”Arzu’nun evinde içki içerken, sokaktaki kamyoneti gösterip, ‘Bir yere gideceğiz, bu aracı çalalım’ dedi. Sonra direksiyona geçip, aracı da itmemizi istedi. Aracı park edip, bir eve girdi. Ben de evime döndüm” dedi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Aykut T. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Girdi maliyetleri yüzünden çifti üretimden vazgeçmektedir"
28 Mart 2024 Perşembe - 21:19 Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Girdi maliyetleri yüzünden çifti üretimden vazgeçmektedir" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, finansal sorunlarla mücadele eden çiftçinin girdi maliyetleri nedeniyle üretimden vazgeçtiğini söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan, temel gıda ürünlerinin üretimiyle doğrudan ilişkili olan ve küresel gıda güvenliğinin sağlanmasında kritik bir role sahip olan tarım sektörünün sorunlarına değindi. Doğan, "Gübre, tohum, ilaç ve yakıt gibi girdi maliyetlerindeki artış, tarımsal üretim maliyetlerini yükseltmekte ve üreticilerin kar marjlarını azaltmaktadır. Finansal sorunlarla mücadele eden çiftçi üretimden vazgeçmektedir. Su kaynaklarının azalmasıyla birlikte yaşanan kuraklık ve yanlış su kullanımı, özellikle sulama gerektiren tarım alanlarında verim kayıplarına neden olmaktadır. Toprak erozyonu, arazi parçalanması ve mülkiyet sorunları gibi arazi sorunları tarım arazilerinin verimli kullanımını engellemektedir. Adil fiyatlarla pazarlanmayan ürünler ve dağıtım kanallarına erişimde yaşanan zorluklar gibi pazarlama ve lojistik sorunlardan dolayı üreticiler ürünlerini satmakta zorlanmaktadır. Yaşanan finansal sorunlarla modern tarım teknikleri ve makineleşmeye kaynak ayıramayan üretici, üretim verimliliğini ve kalitesini arttıramamaktadır" dedi. Doğan, şöyle devam etti: "Tarımsal üretimin büyümesi için devlet destekleri ve tarım sigortası gibi mekanizmalar güçlendirilmeli, üreticiler piyasa dalgalanmalarına karşı korunmalıdır. Su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımına yönelik adımlar atılmalı, su yönetimi ve sulama tekniklerinde iyileştirmeler yapılmalı, su tasarrufu teşvik edilmelidir. Toprak koruma uygulamaları ve arazi planlaması gibi alınacak önlemler tarım arazilerinin verimliliğinin artırılmasına yardımcı olacaktır. Tarım ürünlerimizin ulusal ve uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak lojistik ve pazarlama altyapısının geliştirilmesi için gerekli araştırmalar ve çalışmalar yapılmalıdır. Tarımsal üretim tekniklerinin modernizasyonu için verilecek destekler ve üreticilere yönelik eğitim programları, sektörün rekabet gücünü artıracaktır. Tarım sektörünün karşılaştığı sorunların giderilmesi ve sürdürülebilir tarımsal üretim sağlanması için tüm paydaşların işbirliği içinde hareket etmesi gerekmektedir."
Diyetisyen Özbay: "Güne kahvaltı ile başlayanlar kendini daha mutlu hissediyor"
28 Mart 2024 Perşembe - 12:33 Diyetisyen Özbay: "Güne kahvaltı ile başlayanlar kendini daha mutlu hissediyor" Kahvaltı yapılmadığında gün içerisinde yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, dikkat eksikliği gibi sorunlar yaşanabildiğini söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, “Fiziksel sağlığımız ve ruhsal sağlığımız bir bütünün ayrılmaz parçasıdır. Bu yüzden fizyolojimiz ne kadar sağlıklı ise ruhsal açıdan da o kadar sağlıklı oluruz. Kahvaltı ise bizi güne hazırlayarak mutlu hissetmemize yardımcı olur” diyerek sağlıklı bir kahvaltı için önerilerde bulundu. Akşam yemeği ile sabah arasında yaklaşık 8-10 saatlik bir süre geçer ve bu süre içinde vücut, besinlerden elde ettiği tüm enerjiyi kullanır. Sabah uyandıktan sonraki 2 saat içerisinde yapılacak bir kahvaltı sayesinde hem metabolizma için gerekli enerji elde edilir hem de günün büyük kısmını daha tok bir şekilde geçirebilmemiz sağlanmış olur. Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Diyetisyen Duygu Özbay, “Fiziksel sağlığımız ve ruhsal sağlığımız bir bütünün ayrılmaz parçasıdır. Bu yüzden fizyolojimiz ne kadar sağlıklı ise ruhsal açıdan da o kadar sağlıklı oluruz. Kahvaltı ise bizi güne hazırlayarak mutlu hissetmemize yardımcı olur” diyerek sağlıklı bir kahvaltı için önerilerde bulundu: "Güne kahvaltı ile başlayın Beynimiz açken ya da doyduğumuzda sinyaller göndererek bizi uyarır. Karnımız doyduğunda beynimize gelen sinyaller ile fizyolojik durumumuzun yanı sıra ruhsal durumumuzda değişir. Yapılan bazı araştırmalar gösteriyor ki güne kahvaltı yaparak başlayan kişiler kendilerini daha mutlu ve enerjik hissederken, güne kahvaltı ile başlamayan bireyler daha negatif ve yorgun hissediyorlar. Bu nedenle güne sağlıklı bir kahvaltı ile başlamak büyük önem kazanıyor. Ne yediğinize dikkat edin Kahvaltı kadar kahvaltıda ne tüketildiği de önemlidir. Bu nedenle zeytin, peynir, yumurta ve bal gibi klasik bir kahvaltıda olmazsa olmaz besinlerin yanı sıra söğüş domates, salatalık, yeşil biber türü sebzelere de kahvaltı sofralarında bolca yer vermek önem kazanıyor. Ekmek olarak ise 1-2 dilim tam tahıllı ürünler tercih ederken, kızartmalardan ve salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren işlenmiş gıdaların tüketiminden ise kaçınmak gerekiyor. Hazır besinlerden uzak durun Günümüzde özellikle çalışanlar ve öğrenciler kahvaltı için tercihlerini genellikle pratik olması bakımından poğaça, simit, börek, tost gibi yağ ve karbonhidrat yönünden zengin besinlerden yana kullanıyorlar. Ancak bu tür besinler kilo alımını ve mide rahatsızlıklarını tetikliyor. Bu nedenle sabahları bütün besin gruplarının yer aldığı Türk tipi kahvaltıyı tercih etmek önem kazanıyor. Çayı limonla birlikte tüketin Adet olduğu üzere sabah kahvaltı sırasında içilen siyah çay, birlikte tüketilen diğer besinlerde bulunan faydalı maddelerin metabolizma tarafından kullanımını olumsuz etkiliyor. Bundan dolayı eğer mutlaka çay içmek isteniyorsa bu çayın çok açık ve içine limon dilimi eklenmiş bir çay olması gerekiyor. Hazır ve taze sıkılmış meyve sularından ise içerdikleri yüksek şeker miktarı nedeniyle uzak durulmalı. Çünkü bu içeceklerin kahvaltıda tüketilmesi, bireylerde kan şekerini ve insülini çok fazla yükselterek insülin direncinin gelişmesine kapı aralayabiliyor. Formda kalmak için kahvaltı şart Sanılanın aksine sabah kahvaltısı yapmadan güne başlayanlar için formda kalmak daha zor oluyor. Çünkü akşam yemeği ile kahvaltı arasında oldukça uzun bir süre bulunuyor ve bu zaman zarfında vücut, gün içerisinde aldığı besin ögelerinin tümünü kullanırken metabolizma da oldukça yavaşlıyor. Güne erkenden ve dengeli bir kahvaltıyla başlamak ise hem metabolizmayı diğer öğüne doğru bir miktar tok tutuyor hem de yeni gün için hızlandırarak formda kalmaya yardımcı oluyor."
Adana Ticaret Odası Başkanı Bayram: "Kırsal alanlara 95 milyar liralık yatırım kazandırıldı"
28 Mart 2024 Perşembe - 10:22 Adana Ticaret Odası Başkanı Bayram: "Kırsal alanlara 95 milyar liralık yatırım kazandırıldı" Adana Ticaret Odası Başkanı Yücel Bayram, "Hibeler sayesinde hayvansal üretimden tarım ve su ürünlerinin işlenmesine, kırsal turizm ve arıcılıktan yenilenebilir enerjiye kadar çok geniş bir yelpazede ülkenin kırsal alanlarına 95 milyar TL’lik yatırım kazandırıldı. Yaklaşık 100 bin insana da istihdam imkânı sağlandı" dedi. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından 2024 yılında IPARD III HİBE Programı kapsamında 81 ile uygulanacak hibe programlarına ilişkin proje çağırı takviminin açıklanmasının ardından, hibe destek programı hakkında ilgili sektörlerle Adana Ticaret Odası ev sahipliğinde bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Mersin İl Koordinatörü Beytullah Uygur ve tarım sektörünün paydaşları katılım sağladı. Toplantıda IPARD III hibe programının sunumunu TKDK İrtibat Ofisi Uzmanı Nevzat Türkan gerçekleştirdi. Bayram, Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği tarafından ortaklaşa finanse edilen, Kırsal Kalkınma Programları kapsamında, 66 milyon Euro bütçeli Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar için 21 Mart’ta, 80 milyon Euro bütçeli Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme için Haziran ayında, 90 milyon Euro bütçeli Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar için Temmuz ayında 12 milyon Euro bütçeli Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme (Açık Alanda Bitkisel Üretim Projelerine Yönelik Makine Ekipman Destekleri) için Ağustos ayında çağrıya çıkılacak; başvuru dönemleri sırasıyla Mayıs, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları olacaktır ’’ dedi. Bayram, şöyle devam etti: "Bu hibeler sayesinde hayvansal üretimden tarım ve su ürünlerinin işlenmesine, kırsal turizm ve arıcılıktan yenilenebilir enerjiye kadar çok geniş bir yelpazede ülkenin kırsal alanlarına 95 milyar TL’lik yatırım kazandırıldı. Yaklaşık 100 bin insana da istihdam imkânı sağlandı. 2024 yılından itibaren uygulanacak olan IPARD III Programı ile de 248 milyon Euro tutarında hibe desteği kullandıracak. Yeni Program döneminin en büyük yeniliği ise bugüne kadar 42 ilde uygulanan IPARD Programı’nın uygulama alanını ülke geneline yaygınlaştıracak olmasıdır. Bu sayede ülkemizin 81 ilinde olduğu gibi Adana’mızdaki girişimcilerimiz, tarım-gıda ve kırsal kalkınma alanında yapacakları yatırımlar için artık IPARD kaynaklarını kullanabileceklerdir. Detaylı bilgi almak isteyen yatırımcılarımız Odamız bünyesinde faaliyet gösteren Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ofisine başvurabilirler."