Yerel Haberler
Adana
Hayata çift renk bakıyor, görenler hayrete düşüyor
06 Mart 2024 Çarşamba - 09:41 Hayata çift renk bakıyor, görenler hayrete düşüyor Adana’da doğuştan bir gözü mavi, diğer gözünün de yarısı mavi yarısı kahverengi olan küçük çocuk, görenleri hayrete düşürüyor. Merkez Seyhan ilçesine bağlı Kavaklı Mahallesi’nde yaşayan Cebrail (38) ve Özlem (36) Yalçınkaya çiftinin çocukları Fatih (9) gözleri iki farklı renkli olarak dünyaya geldi. Aile korktu doktora gitti Aile, evlatları Fatih’in sağ gözlerinin mavi, sol gözlerinin ise kahverengi ve mavi olması üzerine korkup doktora gitti. Doktorlar yaptıkları tetkiklerde Fatih’in gözlerinde hiçbir görme sorunu olmadığını, sadece heterokromi rahatsızlığı olduğunu söyledi. Gözleri çift renk Fatih’i görenler ise hayrete düşüyor. “Reklam teklifi gelirse oynatırız” İhlas Haber Ajansı’na konuşan baba Cebrail Yalçınkaya, evladının sağlıklı olduğunu söyledi. Yalçınkaya, “Bu gözler Allah’ın bir takdiridir. Bu yüzden şaşırmıyoruz. Doğduğunda biraz panikledik, doktora götürdük, korkulacak bir şeyin olmadığını, Allah’ın takdiri olduğunu söyledi. Görmesinde bir sıkıntı yok, görenler şaşırıyor. Eğer oğluma reklam teklifi gelirse düşünürüz, oynatırız” dedi. “Görenler şaşırıyor” Arkadaşlarının kendisini Van kedisine benzettiğini söyleyen Fatih, “Gözlerimin çift renk olmasına alıştım. Bazı görenler çok şaşırıyor. Gözlerimin rengini soranlara kahverengi ve mavi diyorum. Görenler fotoğraf çekiliyorlar benimle. Ailemde kimsenin gözü mavi değil, bu Allah’ın bir hediyesi bana” ifadelerini kullandı. “Allah’ın verdiği bir güzellik” Dede İsmail Yalçınkaya ise torunu doğduğunda gözlerini görüp korktuğunu belirterek, “Torunum doğunca ben sağlık ocağına götürdüm. Çünkü korktum. Doktorumuz bu gözlere sahip çıkın, dikkat edin. İleride bu gözler işe yarar dedi. Ben de torunumu okutturacağım ileride torunumu reklamlarda oynatacağım. Görenler şaşırıyor, fotoğraf çekiliyor, sizde böyle genetik bir şey var mı diye soruyorlar fakat yok. Allah’ın verdiği bir güzellik bu bizim için” diye konuştu.
Topraktan temizlenmeyen malç naylonu sürdürülebilir tarımı tehdit ediyor
06 Mart 2024 Çarşamba - 09:35 Topraktan temizlenmeyen malç naylonu sürdürülebilir tarımı tehdit ediyor Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, toprağa sıfır serilen malç naylonunun bazı çiftçiler tarafından toprakta bırakıldığını belirterek, “Bu şekilde sürülen tarlalarda bu naylonlar toprağa karışıyor uzun yıllar yok olmuyor” dedi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, topraktan temizlenmeyen malç naylonunun tarımın geleceğini tehdit ettiğini söyledi. Başkan Doğan, konuyla ilgili açıklamasının devamında şunları kaydetti: "Türkiye’nin bereketli topraklarından Adana ilimizde yılın 365 günü ekim, dikim, hasat aralıksız devam eder. Karpuz üretiminde birinci olan bölgemizde ayrıca, kavun, domates, biber gibi çokça üretilen ürünler alçak sera yöntemiyle yetiştirilmektedir. Kış aylarında ekilen bu ürünlerin yabani otlardan korunması için, malç adı verilen siyah ve beyaz iki ayrı rengi olan naylon serilmektedir. Üst bölüme ise yarım ay şeklinde naylon çekilmektedir. Hasat zamanında üst naylon çıkarılırken toprağa sıfır serilen malç, üzerinde ot bitmesi nedeniyle de sökülmesi zor olduğu için bazı çiftçilerimiz tarafından toprakta bırakılıyor. Bu şekilde sürülen tarlalarda bu naylonlar toprağa karışıyor uzun yıllar yok olmuyor. Temizlenmemiş malç naylonu, bitkilerin köklerini boğarak beslenme ve su alımını engelliyor, bitki büyümesini ve verimliliğini olumsuz yönde etkiliyor. Örneğin, mısır, buğday veya ayçiçeği gibi tohumlu ürünler ekildiğinde bazı tohumlar, malç naylonunun altında kaldığı için çimlenmiyor ve dönüme düşen tohum sayısı azalmış oluyor. Gelecek nesillere temiz topraklar bırakmak ve sürdürülebilir tarım için toprakta eriyip yok olan, doğa dostu malzemeler tercih edilmelidir. Tarım ve Orman Bakanlığımızdan doğa dostu malzemelerin daha çok üretilmesi ve çiftçilerimizin bu ürünleri tercih etmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını bekliyoruz" dedi
Yılların tecrübesiyle yenilikçi ve modern yaşam alanı sağlıyorlar
06 Mart 2024 Çarşamba - 09:15 Yılların tecrübesiyle yenilikçi ve modern yaşam alanı sağlıyorlar ADANA (İHA) – Adana’da faaliyet gösteren Bakız İnşaat, yılların tecrübesiyle güvenilir, yenilikçi konutlar inşa ederken modern yaşam alanları sunuyor. Adana’nın en köklü inşaat firmalarından olan Nadir Turgay Canver ve Begüm Canver’in sahibi olduğu Bakız İnşaat, hayata geçirmeyi planladığı yeni projeler için de tüm çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Kalite ilkesiyle projelerini yoğun araştırma ve talep analizi çalışmaları sonucunda hayata geçiren Bakız İnşaat, sektörde güvenliğin üst seviyede, kalitenin tartışılmaz olduğu eserler inşa ediyor. “Projelerimiz doğa, konfor, güvenlik ve yaşam keyfi sunuyor” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Bakız İnşaat’ın sahibi Turgay Canver, “Bakız İnşaat, her zaman ileriye vizyonu ile hareket etmekte olup , kalite ve yeniliği bu güvenilirlikle bütünleştirmektedir. Projelerimiz doğa, konfor, güvenlik ve yaşam keyfi sunuyor” dedi. “Bakız, kalite ve müşteri memnuniyeti esaslı hizmet anlayışını benimsemiştir” Begüm Canver ise kalite ve müşteri memnuniyetinden asla ödün vermediklerini aktararak, “Bakız, müşterilerinin konutlarını bir an önce teslim edebilmek için projelerini süratle ve zamanında bitirmeyi ilke olarak görmekte ve bu doğrultuda aralıksız olarak çalışmaktadır. Bakız, kalite ve müşteri memnuniyeti esaslı hizmet anlayışını benimsemiş ve bu misyon ile yoluna devam etmektedir. Bu anlayış ile yaşanabilir projeler üretmek ile yetinmeyip, satış ve hizmet süreçlerinde de aynı değerleri gözetmektedir” ifadelerini kullandı.
Adana’da para etmeyen narenciye bahçede kaldı
05 Mart 2024 Salı - 12:49 Adana’da para etmeyen narenciye bahçede kaldı Adana’nın Kozan ilçesinde portakal başta olmak üzere mandalina ve limon tarlada 1 TL’den alıcı bulamıyor. Onlarca dönüm portakal ve mandalina çürürken üreticiler, bahçede en az hasarın oluşması için ürünleri dalından dökmeye başladı. Kozan’da portakal, mandalina ve limon tarlada 1 TL’den alıcı bulamıyor. Çiftçi Mustafa Başaran, "Velense, Washington olan türler hepsini şu an vatandaşlar ağaçlardan dökmeye çalışıyor. Normalde bahçede kilosu 6-7 TL olması lazım ama 3 TL’ye biz alıyoruz. İşçilik maliyetini kurtarmıyor. Üreticiye bir şey kalmıyor. Buraya normalde dibine dökülen portakalın gelmesi lazım. Ama buraya gelen ağaçlarda üreticilerin başından döktükleri ürün" dedi. Üreticilerden Muhammed Kılçık ise, "Portakal üreten perişan halde. Para etmiyor. Mart ayındayız kilosu bahçede 1,5 TL para ediyor. 4 lira maliyeti var zaten" diye konuştu. 15 dönüm narenciye bahçesi olan Hacı Yüce, "Ürünler ağacın başında kaldı. Dibine döküldü. Mandalina çoktan bitmesi lazımdı. 1,5 lira verdiler. Ona da razı olduk, ona da satamadık. Başında kalan meyvede zarar, dibine dökülende asit. Bunun asidi zarar veriyor. İhraç edemediğimiz için diyorlar ama biz ülke içinde pazarı kuramıyoruz ki. Eskiden atalarımız kamyon tutardı. Bahçeden portakalı satın alıp büyükşehirlere götürüp satarlardı. Burada hem üretecinin malı kalmazdı hem de satan zarar etmezdi. Şimdi buradan ürünü alan tüccar buradan hale giriyor halden çıkana kadar 4 el değiştiriyor. Biz ve tüketen kazanmıyoruz. Aradaki aracılar kazanıyor. Daha kamyondan inmeden telefonla el değiştiriyor. Biz burada bedava verelim dedik kimse gelip toplamadı" ifadelerini kullandı. Üreticilerden Mehmet Yavuz ise, "Limon bahçelerini bedava alın dediler alan olmadı. Limon çırptırdık dibinde duruyor alan yok. Benim 40 dönüm yerim var. 1 liraya 2 liraya verdik. Vermediğim Washington 3 lira dedik onu da almadılar. 5-6 lira olsa zararım çıkacak. Bu dökülen bahçeye zarar. Tüm ürünler ağacın başında çürümüş” dedi.