Yerel Haberler
Adana
AOSB yönetimi, ulaşım sorununu Ankara’ya taşıdı 04 Mart 2026 Çarşamba - 13:57:24 Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB), Bölgenin ulaşım altyapısında yaşanan yoğunluk ve erişim sorunlarını Ankara gündemine taşıdı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu; AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü ile beraberindekileri makamında kabul etti. AOSB’nin 20. Olağan Genel Kurulu’nda yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Bekir Sütcü ve yönetim kurulunu tebrik eden Uraloğlu ile yapılan görüşmede; bölgenin mevcut ulaşım altyapısında yaşanan trafik yoğunluğu, ağır vasıta hareketliliği ve bağlantı yollarındaki kapasite ihtiyacı kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmede, bağlantı yollarının iyileştirilmesi, alternatif güzergahların planlanması, ağır tonajlı araç trafiğini rahatlatacak düzenlemeler ve uzun vadeli ulaşım master planı çerçevesinde hayata geçirilebilecek projeler hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Pozantı-Ceyhan otoyolu masada Görüşmenin ana başlıklarından birini Pozantı-Ceyhan Otoyol Projesi oluşturdu. Projenin; sanayi üretim merkezleri ile liman, enerji ve lojistik hatları arasında kesintisiz ve yüksek kapasiteli bir ulaşım koridoru oluşturacağı vurgulandı. Pozantı’dan Ceyhan’a uzanacak yeni otoyol hattının, özellikle ağır vasıta trafiğini şehir içi yükünden arındırarak sanayi bölgelerine doğrudan ve hızlı erişim sağlayacağı ifade edildi. Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte üretimden limana erişim süresinin kısalması, taşıma maliyetlerinin düşmesi, ihracat süreçlerinin hızlanması ve Adana’nın bölgesel lojistik üs konumunun güçlenmesi yönünde önemli kazanımlar sağlanacağı değerlendirildi. Ayrıca söz konusu aksın yalnızca Adana için değil, Çukurova havzası ve çevre iller açısından da stratejik bir ulaştırma omurgası niteliği taşıdığı belirtildi.
Oleg Cassini Türkiye’den çekildi: Tazminatları alamayan işçiler mağdur oldu
09 Aralık 2025 Salı - 09:30 Oleg Cassini Türkiye’den çekildi: Tazminatları alamayan işçiler mağdur oldu Oleg Cassini, 14 yıl faaliyet gösterdiği Türkiye’den ani bir kararla çekildi. Markanın Adana’daki mağazasında çalışan 9 personel, toplamda yaklaşık 5 milyon TL tutarındaki tazminat ve içeride kalan maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle mağdur olduklarını söyledi. Dünyaca ünlü gelinlik markası Oleg Cassini, 2017’de Adana’da da mağazasını açarak Türkiye’deki mağaza ağını genişletmişti. Marka, Türkiye’de 14 yıl, Adana’da ise 8 yıl faaliyet gösterdi. Oleg Cassini, 13 Ekim’de yayımladığı, "Türkiye’deki operasyonlarımızı sonlandırırken sizlerle geçirdiğimiz 14 yılın her anı için en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Markamızı en özel günlerinize dahil ettiğiniz, sevincinizi ve heyecanınızı bizimle paylaştığınız için minnettarız" mesajıyla Türkiye pazarından çekildiğini duyurdu. Markanın çekilmesinin ardından Adana’daki mağazanın 9 çalışanı hem işsiz kaldı hem de tazminatlarını ve içerideki birikmiş maaşlarını alamadıkları için mağduriyet yaşadı. "Ortada bırakıldık" Adana’da mağazanın müdürü Hande Zırtlan sürecü anlatarak, "13 Ekim 2025 yılında Türkiye’den çekildi. Burası da dahil olmak üzere bütün mağazalardaki çalışanların hepsi işten çıkartıldı. Çalışanların haklarını talep edebilecekleri bir pozisyon bırakmadan çekildiler. Şirket sorumlusu yurtdışında ve kendimizi ifade ettiğimizde şu an için yapılabilecek bir şey olmadığını söylüyor. Türkiye’de hiçbir yetkili bulunmuyor. Tamamen yurtdışına bağlı bir firmaydık. Yatırımcılar yurtdışında faaliyetlerine devam ediyor. Herkesin ticari hayatı sürerken, Türkiye’deki bu pozisyonda bizler tamamen ortada bırakılmış olduk" dedi. "Haklarımızı alamadık, bizi ortada bıraktılar" Mağazada çalışan Gamze Alişan ise "2017 yılından bu yana bu şirkette çalışıyorum. Bize hiçbir bilgi vermeden, bir gün içinde mağazamızı kapattılar. Doğal olarak ödemelerimiz var ve borçlarımızla birlikte bizi ortada bıraktılar. Adana mağazasında 9 kişi olmak üzere Türkiye’deki tüm çalışanlar olarak çok mağduruz. Tazminat haklarımızı alamadık. Sesimizin duyurulmasını ve haklarımızın ödenmesini talep ediyoruz. Bu şirkete 10 yılımızı verdik. Adana mağazasında çalışanlar olarak yaklaşık 5 milyon lira alacağımız var. Tüm şirket genelinde hesaplandığında bu miktar çok daha büyük. Şirketimiz hiçbir zaman kötü bir durumda olmamıştı. Burada satışları yapan bizlerdik. Gerçekten buraya kazandırdık ama haklarımızı alamadık" diye konuştu.
Gastroenteroloji Uzmanı Öksüz: "Fibrotest yöntemi birçok hasta grubu için uygun"
09 Aralık 2025 Salı - 09:27 Gastroenteroloji Uzmanı Öksüz: "Fibrotest yöntemi birçok hasta grubu için uygun" Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Murat Öksüz, karaciğerin sertlik ve yağlanma oranını ölçen elastografik yöntemlerden biri olan fibrotest işleminin birçok hasta grubu için uygun olduğuna değinerek, "Karaciğer yağlanması, kronik hepatit B veya C hastaları, alkol kullanımı nedeniyle karaciğeri etkilenenler, otoimmün veya genetik karaciğer hastalığı olanlar, karaciğerinde fibrozis veya siroz şüphesi bulunanlar ile karaciğer hastalığı tedavisi gören ve düzenli takip gereken hastalar bu yöntemden faydalanabilir" dedi. Karaciğer sağlığının değerlendirilmesinde teknolojik gelişmeler, tanı süreçlerini hem hekimler hem de hastalar için daha rahat hale getiriyor. Acıbadem Adana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Murat Öksüz, karaciğer hastalıklarının evresi hakkında kritik bilgiler sağlayan elastografik yöntemlerden biri olan fibrotest hakkında açıklamalarda bulundu. "Yağlanma ve sertliği ölçüyor" Fibrotest teknolojisinin sağladığı verilerin tedavi planlamasında yol gösterici olduğunu vurgulayan Dr. Öksüz, elde edilen sonuçların iki temel bilgi sunduğunu söyledi. Dr. Öksüz, "Karaciğer dokusundaki sertlik artışının fibrozis (bağ dokusu artışı) veya siroz varlığına işaret. Bu ölçüm hastalığın hangi evrede olduğunu anlamada çok değerlidir. Ayrıca karaciğerdeki yağ miktarını yani tıbbi adıyla steatoz derecesini de gösterir" ifadelerini kullandı. Fibrotest yönteminin birçok hasta grubu için uygun olduğuna değinen Dr. Öksüz, "Karaciğer yağlanması, kronik hepatit B veya C hastaları, alkol kullanımı nedeniyle karaciğeri etkilenenler, otoimmün veya genetik karaciğer hastalığı olanlar, karaciğerinde fibrozis veya siroz şüphesi bulunanlar ile karaciğer hastalığı tedavisi gören ve düzenli takip gereken hastalar bu yöntemden faydalanabilir" diye konuştu. "Sadece kısa bir açlık yeterli" Fibrotest işleminin hasta için oldukça konforlu bir süreç olduğunu belirten Dr. Murat Öksüz, "Hasta işlem sol yan veya sırasında sırtüstü uzanır. Cihazın probu, ultrason muayenesine benzer şekilde karaciğer bölgesine yerleştirilir ve karaciğere özel titreşim dalgaları gönderilir. Bu dalgaların dokudan geçişi ölçülerek karaciğerin sertliği ve yağlanma miktarı hesaplanır. Yaklaşık 5 ila 10 dakika süren bu işlem tamamen ağrısızdır ve çoğu zaman işlem için yalnızca kısa bir açlık yeterlidir" dedi. Dr. Öksüz, anestezi gerektirmeyen bu işlem sonrasında hastaların bekleme süresine ihtiyaç duymadan normal yaşamlarına dönebildiklerini, aynı gün içinde yemek yiyip günlük aktivitelerine devam edebildiklerini ifade etti. "Biyopsiye güçlü bir alternatif" Karaciğer hastalıklarının tanısında geleneksel yöntem olan karaciğer biyopsisi ile fibrotest arasındaki farklara dikkat çeken Öksüz, "Biyopsi, iğneyle karaciğerden küçük bir doku alınarak yapılır. Psikolojik travması yanında, az da olsa kanama riski taşır. Genellikle hastane şartları veya gözlem gerektirir. Oysa fibrotest ağrısız, iğnesiz ve risksiz bir yöntemdir. Karaciğerin daha geniş bir bölümünü değerlendirme imkanı sunar, işlemin yapıldığı gün sonuçlar değerlendirilir ve takip amaçlı sık tekrar edilebilir" diye konuştu. Öte yandan Dr. Öksüz, fibrotestin birçok durumda biyopsiye güvenli bir alternatif olduğunu ancak bazı özel durumlarda biyopsinin hala gerekli olabileceğini ve bu kararın hekim tarafından verilmesi gerektiğini belirtti.
Ailesini katleden sanık cinayetleri kabul etmedi
08 Aralık 2025 Pazartesi - 16:26 Ailesini katleden sanık cinayetleri kabul etmedi Adana’da evde uyuyan annesi, babası ve anneannesini tabancayla öldürdüğü için 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen tutuklu sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık cinayetleri işlemediğini öne sürdü. Olay, 22 Ekim 2024’te Sarıçam ilçesi Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde meydana gelmişti. Annesi Minteha (61) ve babası İlyaz Aydın (53) ile anneannesi Ülfet Köse’yi (80) evlerinde uyudukları sırada tabancayla öldüren S.A. tutuklanmıştı. Sanık hakkında "kadın ve üst soya karşı kasten öldürme" suçundan 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçundan da 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açıldı. Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmaya, tutuklu sanık S.A. (27) ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının da avukatının yer aldığı müdafiler katıldı. Sanık savunmasında, cinayetleri kendisinin işlemediğini öne sürdü. Olay gecesi silah seslerine uyandığını iddia eden sanık, "Silah seslerini duyunca hemen acil sağlık ekipleri ve polisi aramaya çalıştım ama meşguldü. Sonradan tekrar aradım. Tabancam yan taraftaki yatak odasındaydı. Eylemi gerçekleştiren kişilerin gittiğini anlayınca maktullerin olduğu odaya gittim, yerde yatıyorlardı. Annem, babam ve anneannemi öldürmedim. 9 yıl önce bacağım kırılmıştı. Gittiğim hastanede bacağıma dinleme cihazı takıldı. Bir süre sonra bu cihazdan kulağıma ’ölürsen şehit olursun’ yönünde sesler gelmeye başladı" dedi. Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, zanlının mevcut tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi. Mahkeme heyeti, sanığın akıl hastalığı ve cezai ehliyet bakımından değerlendirilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu’na sevk edilmesine ve tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı erteledi.