Yerel Haberler
Adana
Türkiye’de 3. kez yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu
16 Şubat 2024 Cuma - 10:09 Türkiye’de 3. kez yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu Adana’da karın damarında balonlaşma şikayetiyle hastaneye başvuran yaşlı adam, Türkiye’de üçüncü kez yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu. 3 çocuk ve 5 torun sahibi 75 yaşındaki Fehmi Gülez, geçtiğimiz ay prostat rahatsızlığı nedeniyle Seyhan Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Burada çekilen ultrason sonucu doktorlar, Gülez’in karın damarlarında balonlaşma olduğunu fark etti. Bunun üzerine yaşlı adam, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ferid Cereb’e başvurdu. Op. Dr. Cereb, yaptığı tetkikler sonucu yaşlı adamı Türkiye’de nadir yapılan kapalı yöntem cerrahi ile ameliyat etti. Ameliyatta balonlaşmış damarın içerisine kasıktan giren Dr. Cereb, yapay damar yerleştirdi. 1 saat süren ameliyatın ardından servise alınan yaşlı adam, 1 gün sonra taburcu edildi. Fehmi Gülez, “Ultrason neticesinde tesadüfen damarın balonlaştığını öğrendik. Ferid Cereb hocamıza başvurduk. Sağ olsun bir ameliyat gerçekleştirdi, sağlığıma kavuştum” dedi. “Açık cerrahi daha tehlikeli olacaktı” Op. Dr. Ferid Cereb ise ameliyatın Adana harici ülke genelinde sadece iki hastanede gerçekleştirildiğini söyledi. Cereb, “Karın damarında çok ciddi bir balonlaşma vardı. Bu tür balonlaşmalar normal şartlarda kapalı yöntemle tedavi edilemiyor. Ancak hastamız yaşlı olduğu için açık cerrahi müdahale daha tehlikeli olacaktı. Kapalı yöntemle ameliyat ettik” ifadelerini kullandı. Ameliyatın bölgede ilk kez yapıldığını aktaran Dr. Cereb, “Bu ameliyatlar zaten çok nadir yapılıyor. Türkiye’de şu ana kadar iki defa yapılmıştı, bizimkisi üçüncü oldu. Bölgede ise ilk kez yapıldı” diye konuştu.
Prof. Dr. Başıbüyük: "Sera gazı emisyonu azaltılmazsa küresel sıcaklık artışı 3-4 dereceye çıkabilir"
16 Şubat 2024 Cuma - 09:47 Prof. Dr. Başıbüyük: "Sera gazı emisyonu azaltılmazsa küresel sıcaklık artışı 3-4 dereceye çıkabilir" Çukurova Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, sera gazı başta olmak üzere atmosferdeki pek çok gazın azaltılması gerektiğini belirterek, küresel sıcaklık değerinin 3-4 dereceye çıktığında ciddi sorunlar doğurabileceğini ifade etti. Küresel iklim değişikliği ve bunun dünyaya etkileri hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, “İklimde belirgin bir değişiklik var. Bunu son 20 yılda özellikle çok bariz bir şekilde görüyoruz. Bundan sonra da artacağı düşünülüyor. Küresel bir durum, yalnız ülkemize has değil ama her bölgenin kendine ait özel farklı durumları var. Her bölgenin etkilenmesinde farklı durumlar söz konusu. Genel bilinen dünyanın her tarafında yaşanan küresel bir iklim değişikliği” diye konuştu. Pek çok gazın atmosferde biriktiğini, bunların azaltılması gerektiğini vurgulayan Başıbüyük, şöyle devam etti: "Atmosferdeki sera gazlarının içeriklerinin zaman içerisinde gittikçe arttığı sanayi devriminden itibaren bilinen bir gerçek. Bunun dışında yaygın bir şekilde kullanılan enerji ve bu enerjinin atık enerji olarak sürekli doğaya verilmesi, bunun dışında insanların günlük yaşamda, tarımda üretilen pek çok gazlar da atmosferde birikiyor. Bunların hızlı bir şekilde azaltılması gerekiyor. Uluslararası yayınlanmış raporlara baktığımız zaman şu anda yaklaşık 1-1,5-2 derece artıştan bahsediyoruz. Küresel olarak ortalama bir sıcaklık değerinden bahsediyoruz. Yarın bu 3-4 dereceye çıktığında ciddi sorunlar doğurabilir. Eğer şimdiden adaptasyonla ilgili bir takım çalışmalar yapmazsak, ilerde adaptasyonla ilgili bir takım konularda çok da geç kalabiliriz. İklim değişikliğine neden olduğu bilinen sera gazının azaltılmasına yönelik yoğun çabalar var. Ülkemizdeki sanayiler yoğun bir şekilde buna uyum sağlamaya çalışıyor, bunu görebiliyoruz. Kendi karbon ayak izlerini, atmosfere verilen karbon seviyesini azaltabilmek için herkes belli bir çaba içerisinde. Burada tabii bunları yapmak çok güzel, ülkemiz açısından önemli bir ciddi kazanım sağlıyor. Türkiye bu alanda erken bir aksiyon aldı diyebiliriz” dedi. Sıcaklıkların daha da artacağını söyleyen Başıbüyük, “Mevcut eğilime ve grafiklere baktığınız zaman, özellikle 2000 yıllarından itibaren hava sıcaklıklarında ve aşırı meteorolojik olaylarda düzenli bir artışın olduğunu görüyoruz. Bu tabii ki yalnızca hava sıcaklığı değil. Her türlü iklimsel faktörde anormallikler var. Dolayısıyla yine gerek ülkemizde, gerek Avrupa bölgesinde çok sık yaşanıyor bu sıcak hava dalgaları. Bu sıcak hava dalgalarının tekrar edeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü son 20 yıl içerisinde bunun tekrarı her geçen yıl daha şiddetli bir şekilde gerçekleşiyor. Dolayısıyla bu yıl da gerçekleşebileceğini çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Özellikle uzun ve sıcak yaz dönemleri, düzensiz yağışlar kendisiyle beraber başka iklimsel afetleri de beraberinde getiriyor” dedi.
Geri dönüşüm malzemelerinden kıyafet defilesi düzenlediler
15 Şubat 2024 Perşembe - 18:05 Geri dönüşüm malzemelerinden kıyafet defilesi düzenlediler Adana’da ‘Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuar ve Konferansı’ düzenlendi. Fuarda, kağıt, metal, plastik ve tekstil atıkları gibi ham maddeye dönüşen malzemelerden oluşturulan kıyafetler ‘Bir İleri Dönüşüm Defilesi’nde sergilendi. Adana Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Adana Ticaret Odası, Adana Sanayi Odası ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi destekleriyle gerçekleştirilen etkinlik Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde başladı. Açılış töreninde konuşan Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Adana’nın geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu aktardı. Vali Köşger, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre Türkiye’de geçen yıl 29,4 milyon tonu tehlikeli olmak üzere 109 milyon ton atık üretildiğini aktardı. Vali Köşger, "109 milyon ton atık ürettik ama bir taraftan da Adana başta olmak üzere Batı ülkelerinden tırnak içinde söylüyorum ’çöp’ ithal ediyoruz. Ayrıştırılmış atık ithal ediyoruz. Bu, aslında bizim için bir soru işareti, üzerinde durmamız gereken bir husus. Özellikle yerel yönetimlerimizin üzerinde durması gereken bir husus. Atık aynı zamanda ham madde, aynı zamanda doğal kaynak. Dönüştürmeyi bilirseniz atık dediğimiz şeylerin hepsi plastiği de metali de organik maddesi de faydalı bir şey, dönüştürülmesi lazım. Belediyelerimizin, yerel yönetimlerimizin bu konuda bir an önce aksiyon alması ve bu atıkları ayrıştırarak vahşi depolamadan vazgeçerek bunları ayrıştırıp doğal kaynak haline dönüştürmesi lazım. Bizim de bu ithalatı kesmemiz lazım. Yani 109 milyon ton atık üretiyoruz ülke olarak. Bunları ayrıştırmayı ve ham madde haline getirmeyi becerebilmemiz lazım" dedi. Konuşmaların ardından kağıt, metal, plastik ve tekstil atıkları gibi ham maddeye dönüşen malzemelerden oluşturulan kıyafetler ‘Bir İleri Dönüşüm Defilesi’nde sergilendi. Fuar 17 Şubat’a kadar açık kalacak.
Kış aylarında sinüzitten koruyan 7 altın öneri
15 Şubat 2024 Perşembe - 12:44 Kış aylarında sinüzitten koruyan 7 altın öneri Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Arslanhan, Kış aylarında Türkiye’de her yıl yaklaşık 15 milyon kişinin sinüzitten etkilendiğine dikkat çekerek, eğer sorun kronikleşirse ameliyat seçeneğinin gündeme gelebileceğini belirtti. Yüz kemiklerinin içerisindeki boşlukların iltihapla dolması sonucu ortaya çıkan sinüzit, burun tıkanıklığı, sarı-yeşil renkte burun akıntısı, geniz akıntısı, baş ve yüzde zonklama, yüzde dolgunluk hissi, seste çatallaşma ve koku almada güçlük şeklinde kendini belli ediyor. Hastalık tam ve doğru tedavi edilmediğinde kronik farenjit, göz çevresinde enfeksiyonlar hatta körlük, menenjit ve beyin apsesi gibi ciddi sorunlara bile kapı aralayabiliyor. Medline Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Arslanhan, kış aylarında sinüzitten korunma yolları hakkında şu 7 öneride bulundu: 1. Üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunun Grip ve nezle gibi üst solunum yolu hastalıklarının görülme sıklığı kışın oldukça artar ve bu enfeksiyonlar sinüzit için uygun zemini hazırlar. Bundan dolayı grip ve nezle olan kişilerle yakın temastan kaçının ve sık-sık el yıkayarak kişisel hijyen kurallarına dikkat edin. 2. Kirli havada maske takın Kirli hava sinüzit için tetikleyici bir rol oynar. Bunun nedeni ise kirli hava partiküllerinin bireyin hava yollarında iltihaba neden olarak hastalığı alevlendirmesidir. Bu nedenle hava kirliliğinin yoğun olduğu saatlerde dışarda bulunmamaya çalışın, dışarıda bulunmanız gerekiyorsa da maske takın. 3. Kapalı ortamları havalandırın Kış aylarında havasız ve kalabalık mekanlarda zaman geçirmek, enfeksiyon riskini oldukça yükselten bir nedendir. Bu yüzden bulunduğunuz kapalı alanların her yarım saatte bir 10 dakika kadar havalanmasını sağlayın ve sık-sık dışarıya çıkarak temiz hava almaya özen gösterin. 4. Bulunduğunuz ortamı nemlendirin Sıcak ortamlarda hava kurur ve bu durum burnun içerisindeki mukozanın bağışıklık düzeyini düşürerek burnu üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı savunmasız yapar. Bu nedenle sıcak ortamlarda kalorifer peteklerinin üzerine bir kap su koyarak ortamı nemlendirin. Eğer ısınmak için klima kullanıyorsanız buhar makinesi kullanmayı deneyin. 5. Rüzgarda yüzünüzü kapatın Rüzgara maruz kaldığımızda hem ısı düşer hem de kuru hava solumak zorunda kalırız. Bu da sinüzit riskini artıran önemli bir faktördür. Bundan dolayı rüzgarlı havalarda yüzünüzü kapalı tutacak şekilde giyinerek burnunuzun kurumasını engelleyin. 6. Sigara tüketmeyin Sigaranın içinde bulunan birtakım maddeler, burun mokozasına olumsuz şekilde etki ederek bakteri ve virüslerin yerleşmesi için uygun ortamı hazırlar. Bu durum ise üst solunum yollarına davetiye çıkartarak sinüzit riskini artıracağından sigara içmeyin, içilen ortamlardan da uzak durun. 7. Burun yıkaması yapın Tuzlu ve karbonatlı su yardımıyla sık-sık burun yıkaması yaparak sinüs akıntılarınızı iyice temizleyin. Bunun için gerekli olan karışımı evinizde 1 litre temiz ve ılık suya 1 çay kaşığı tuz, 1 çay kaşığı da karbonat ekleyerek kendiniz de yapabilirsiniz.
Balık sofraya ulaşıncaya kadar fiyatı yüzde 200 artıyor
15 Şubat 2024 Perşembe - 10:50 Balık sofraya ulaşıncaya kadar fiyatı yüzde 200 artıyor Karataş Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Celal Safsoylu, Adana’nın Karataş açıklarından çıkartılan ve kilogramı 100 liraya satılan balıkların sofraya ulaşıncaya kadar fiyatının yüzde 200’den fazla arttığını belirterek, "Üretici para kazanamıyor, aracılar kazanıyor" dedi. Akdeniz’e kıyısı olan Adana’nın Karataş ilçesinde balıkçılar denizden barbun, dil balığı, lagos ve gümüş gibi birçok balık türünü çıkartıyor. İlçedeki balıkçılarda kilogram fiyatı 100-120 TL arasında satılan balıklar, Adana ve çevre illere gönderiliyor ancak fiyatları da 200-300 liraya yükseliyor. İhlas Haber Ajansı’na konuşan Karataş Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Celal Safsoylu, “100-120 TL’lik fiyatlar üreticileri tatmin etmiyor ancak bizden bu fiyata alınan balıklar sofraya ulaşana kadar yüzde 200 zamlanıyor. Hem biz hem de vatandaşlar mağdur oluyor. Kooperatif olarak da paramız olmadığı için biz bu balıkçı arkadaşların balığını değerlendiremiyoruz” ifadelerini kullandı. "Aracılar kazanıyor" Tarım ürünlerinde olduğu gibi balıkta da aracıların para kazandığını aktaran Safsoylu, “En büyük emeği sarf eden, en büyük girdisi fazla olan üreticiler maalesef bu konuda yalnız bırakılmışlar. Üretici para kazanamıyor ama ikinci, üçüncü eller kazanıyor ve soframıza ulaşıncaya kadar ürünler yüzde 200-300 civarında değer kazanıyor” dedi. "Balık tüketimi artmalı" Balık tüketiminin artması gerektiğini söyleyen Safsoylu, “Biz tabii ki halkımızın balık yemesini tercih ediyoruz. Hiç olmazsa haftada 3 gün çocuklarımıza balık yedirmeliyiz. Fosfor ve iyot yönünden zengin olan balığı yedirmemiz gerekiyor kemik gelişiminde faydalı olduğu için. Maalesef dünya ülkeleri arasında balık tüketiminde 7. sıradayız” diye konuştu. Kaçak karidese dikkat Celal Safsoylu, ağır metal içeren ve bu nedenle ülkeye kaçak yollarla getirilen İran karidesinin piyasada yerli jumbo karidesin yarı fiyatına satıldığını da söyleyerek, hem insan sağlığına hem de ekonomiye zarar verildiğini söyledi.