Yerel Haberler
Adana
CHP’den istifa eden Başkan Akay: “CHP’nin kimliği kayboldu”
15 Şubat 2024 Perşembe - 09:53 CHP’den istifa eden Başkan Akay: “CHP’nin kimliği kayboldu” Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa eden Seyhan Belediye Başkanı Akif Kemal Akay, “İstifa beni çok fazlasıyla üzerdi ancak şuanda sadece üzüntüm Cumhuriyet Halk Partisi’nin kimliğinin kaybolması. Bu kimliği kaybolmuş yapı üstünde benim bulunmamın çok fazla anlamı yok” dedi. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), geçtiğimiz günlerde yerel seçim için kalan ilçelerde aday ismi belirleyip parti meclisine (PM) sundu. Adana’nın Seyhan ilçesinde Akay’ın yerine Oya Tekin aday gösterildi. Seyhan Belediye Başkanı CHP’li Akif Kemal Akay ise partisinden istifa ettiğini duyurdu. “Türkiye’nin en başarılı belediye başkanı seçildim, aday gösterilmedim” İstifasının ardından Seyhan Belediye Başkanı Akif Kemal Akay açıklamalarda bulundu. Başkan Akay, “İstifa süreciyle ilgili birkaç kısım var. Asla koltuk sevdalısı değilim. Son seçimde aday adayı olmadan aday oldum. Kendileri bana teklif getirdi ve aday oldum. Bu süre içerisinde çok ciddi işler başardık. Bu başardığımız işler parti felsefesine uygun işlerdi. Bugüne kadar bana partim ne öğrettiyse onu yaptım. 55 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi üyesiyim ve başka hiçbir partiye üye olmadım” ifadelerini kullandı. “Aday gösterilmediğimi gazeteden okumamalıydım” CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in adaylık sürecinde ‘Kamuoyu yoklaması’ ile adayların belirleneceğini beyan etmesine rağmen vaatlerin yerine getirilmediğini söyleyen Akay, “3 defa kamuoyu araştırması yapıldı ve Türkiye’nin en başarılı belediye başkanı seçildim. Ancak aday gösterilmedim. Bugün Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğunda oturan ya da oturduğu düşünen kişinin tamamen Atatürk’ün davranış biçimiyle hareket etmesi lazım. Atatürk, düşmanına bile nezaketle yaklaşan birisiydi. Ben aday gösterilmediğimi gazeteden okumamalıydım. Bir atama yapılıyor ve burada oturan kişi hiç hesaba katılmıyor” dedi. “Projelerimiz vardı, projelerimizi de tamamlamamız lazım” CHP’nin fıtratından ayrıldığını aktaran Akay, “Bu benim tanıdığım Cumhuriyet Halk Partisi değil. Maalesef var olan yönetim gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi’ni tanımıyor ve bilmiyor. Şuandaki yapı bunun üzerine kurulu. İstifa beni çok fazlasıyla üzerdi ancak şuanda sadece üzüntüm Cumhuriyet Halk Partisi’nin kimliğinin kaybolması. Bu kimliği kaybolmuş yapı üstünde benim bulunmamın çok fazla anlamı yok. Ben 55 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi üyesiyim ancak ailem 500 yıllık Adanalı. Benim bütün ailem Adanalı. Adana yıllardır ihmal edilen bir şehir. Adana’nın ihmal edilen kısmını en azından onarabildiğim ölçüde onardım ve o şekilde çalışmalara başladım. Çok sayıda yeni hizmetler sunduk. Belirli hizmetlerimizde başladı ve devam etmesi lazım. Projelerimiz vardı, projelerimizi de tamamlamamız lazım” diye konuştu. Öte yandan, Akif Kemal Akay, Seyhan Belediye Başkanı adayı olduğunu, seçime bağımsız veya başka bir partiyle katılmak için görüşmelerin sürdüğünü aktardı.
Epilepsi nöbetine bu yaşlarda dikkat
15 Şubat 2024 Perşembe - 09:32 Epilepsi nöbetine bu yaşlarda dikkat Nöroloji Uzmanı Dr. Cem Ortaçbayram, epilepsinin toplumda her 100 kişiden 1’inde görüldüğüne dikkat çekerek “Nöbet aralarında hasta genelde sağlıklıdır. Tek bir nöbet o kişinin epilepsi hastası olduğunu göstermez. Ayrıca kasılma olmadan boş bakma, dalma şeklinde ataklar da yaşanabilir” dedi. Acıbadem Adana Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Cem Ortaçbayram, epilepsi ve epileptik nöbetler arasındaki farka dikkat çekerek önemli bilgiler verdi. Epileptik nöbetin, beyni ve sinir sistemini etkileyen ani ve kontrolsüz elektriksel aktivite sonucu ortaya çıkan bilinç kaybı ve kasılmalara, bazen davranışlarda, hareketlerde, duygulanımda değişikliğe yol açabilen nörolojik bir bozukluk olduğunu belirten Dr. Ortaçbayram “Epilepsi ise tekrarlayıcı nitelikte ve gelişigüzel zamanlarda oluşan nöbetlerle karakterize bir hastalık olup görülme oranı yüzde 0,5-1 arasında değişir. Yaşamın ilk 20 yılında ve 60 yaşından sonra görülme sıklığı daha fazladır” dedi. “Her epilepsi nöbetinde bilinç kapanmaz” Epileptik nöbette beyinde bulunan nöronlarda ani ve kontrolsüz boşalma yani deşarj yaşandığına değinen Dr. Ortaçbayram “Epilepsi ile epileptik nöbet arasındaki fark epilepsinin, tekrarlayan ve kendiliğinden oluşan nöbetlerle seyreden bir hastalık olmasıdır. Nöbet aralarında hasta genelde sağlıklıdır. Tek bir nöbet öyküsü o kişinin epilepsi hastası olduğunu göstermez” diye konuştu. Epilepsinin nedenlerinin “genetik yatkınlık, beyindeki yapısal bozukluklar, beyin tümörleri, kafa travması, inme, beyin kanaması ve beyin ameliyatları sonucunda beyinde ortaya çıkan hasarların anormal elektriksel deşarjlar” olduğunu ve epilepsinin bu şekilde ortaya çıkabileceğini dile getirdi. Epileptik nöbetlerin “Parsiyel” ve “Jeneralize” nöbetler olmak üzere iki tipte görüldüğünü söyleyen Dr. Ortaçbayram “Parsiyel nöbetler de basit ve kompleks olmak üzere ikiye ayrılır. Basit parsiyel nöbetlerde bilinç açık olur. Genelde tek taraflı istemsiz kasılmalar, ani korku, daha önce olmuş bir olayı olmamış gibi veya olmamış bir olayı olmuş gibi hissetme, kötü koku ve tatlar alma, mutsuzluk hissi, geçici uyuşukluk belirtileri, görme alanının yarısını etkileyen flaş şeklinde ışıklar ve değişik renkler görme belirtileri gözlenir. Kompleks parsiyel nöbetlerde ise bilinç etkilenmesi meydana gelir. Kompleks parsiyel nöbetlerde çiğneme, yalanma, yutkunma ve bir şey arar gibi şaşkın bakınma hali görülebilir” dedi. “Sadece boş bakma, dalma şeklinde de atak olabilir” Dr. Ortaçbayram, jeneralize nöbetlerin halk arasında sara nöbeti olarak bilindiğine değinerek kişinin önce kaskatı kesilerek yere düştüğünü; ardından tüm vücut kaslarında kasılıp gevşemeler olduğunu; nöbet esnasındaki şiddetli hareketlerin kişinin kontrolü dışında geliştiğini anlattı. Bunun yanı sıra ”absans” ya da ”petit mal” adı verilen jeneralize nöbetlerde ise kasılma olmadan boş bakma, dalma şeklinde atakların izlenebileceğini sözlerine ekledi. Jeneralize epilepsi nöbeti sırasında hastanın düşerken yaralanmasını engellemek gerektiğine dikkat çeken Dr. Ortaçbayram “Hasta yan yatırılmalıdır. Bu sayede nöbet sırasında salya ya da kusma varsa hastanın boğazına kaçmaması önlenmelidir. Mümkünse başını çarpmasını engellemek için yumuşak kıyafet, yastık gibi bir malzemeyle baş desteklenmelidir” diye konuştu. “Stres, gürültü ve fazla ışık da nöbetleri tetikleyebilir” Epilepsi krizini tetikleyen durumların uykusuzluk, açlık, kapalı ve havasız alanlar, stres, bazı ilaçlar, yorgunluk ve parlak ışıklar olduğuna işaret eden Dr. Ortaçbayram dolayısıyla epilepsi hastalarının dikkat etmesi gerekenleri “aç ve uykusuz kalmamak, gece vardiyalı bir işte çalışmamak, aşırı yorgunluk ve stresten uzak durmak, ilaç dozlarını kesinlikle unutmamak, düğün salonu, müzik kulübü gibi aşırı gürültülü, yüksek sesli, ışıklı ortamlardan uzak durmak, yalnız olarak uzun yolda araç kullanmamak ve far ışıkları epilepsi nöbetlerine yol açabileceği için gece araç kullanmamak” olarak sıraladı. “Epilepsi olsa dahi EEG normal olabilir” Epilepside ilk tanı yönteminin, beynin elektriksel aktivitesinin çekildiği EEG olduğunu, ancak EEG’nin epilepsi tanısının konulmasına yüzde 60-70 oranında katkı sağladığını ifade eden Dr. Ortaçbayram “Epilepsi olsa dahi EEG normal olabilir. Nöbet anında çekilen EEG daha değerli bilgiler verir. Nöbetler arası EEG’ler genellikle normal çıkar. Ayrıca EEG’nin anormal olması da bir epilepsi tanısı koydurtmaz. Epilepsi tanısında önemli olan klinik keşiflerdir” dedi. Epilepsi hastalarının çoğunun anti-epileptik adı verilen epilepsi ilaçları yoluyla tedavi edilebileceğini; ilaçlarla nöbetleri durdurmanın amaçlandığını ve seçilmiş vakalarda özel cerrahi işlemler uygulanabileceğini anlattı.
Çiftçiye motorinde yüzde elli indirim yapılmalı
15 Şubat 2024 Perşembe - 09:28 Çiftçiye motorinde yüzde elli indirim yapılmalı Yılın her günü ekim, dikim, hasat yapılan Adana’da en önemli girdi maliyetleri arasında yer alan motorinin litre fiyatı, son yapılan zamla birlikte 45 Türk lirasının üzerine çıktı. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, ‘’Ürünün ekiminden, sulama ve hasadına kadar her aşamasında motorin kullanılıyor. Tarımsal üretimde, tohum ve gübre gibi önemli bir girdi kalemini oluşturan motorinin 45 lirayı aşması üreticileri sektörün geleceğiyle ilgili endişelendirmeye başladı’’ dedi. Çiftçiler, geçtiğimiz yıl buğday ve bazı sebze kalemleri dışındaki ürünlerden para kazanamadı. Bu sezon zirai ilaç, gübre, tohum ödemelerinde zorlanan çiftçileri gelen zamlarla yükselen motorin fiyatları daha da zor durumda bıraktı. Çiftçiler, üretim yapılsa bile bu zamlar ürün fiyatlarına etki edeceğini ve tüketicilere yansıyacağını belirtti. Motorin fiyatlarının tarım üreticileri için 1 doların altında olması gerektiğine dikkat çeken Doğan, ‘’Sürdürülebilir tarım için tarım üreticileri desteklenmeli. Çiftçiler gelen zamlara tepkili. Yetkililere üreticilerimizin sesini duyurmak istiyoruz. Çiftçi kayıt sistemi kayıtlarına göre verilen motorin prim ödemeleri yeterli değil. En büyük girdi maliyetlerinden biri olan motorinde çiftçiye ötv sıfırlanmalı ve pompa fiyatından yüzde elli indirim yapılmalı. Çiftçiler desteklenmezse tarım arazileri boş kalacak. Başta ülkemiz olmak üzere gıda güvenliği tüm dünya için yaşamı sürdürmenin temel şartı. Bunun sağlanması için tarım üreticileri her zaman pozitif ayrımcılıkla desteklenmelidir’’ dedi
Ayrıldığı sevgilisinin kedisini çaldığını öne sürerek savcılığa başvurdu
14 Şubat 2024 Çarşamba - 14:45 Ayrıldığı sevgilisinin kedisini çaldığını öne sürerek savcılığa başvurdu Adana’da bir kişi bakım için veterinere verdiği ‘Patates’ isimli kedisinin sevgilisi tarafından çalındığını öne sürerek savcılığa şikayette bulundu. Kedinin sahibi Yusuf Can Şahin, "Kedimin çalınmasından sonra antidepresan ilaç kullanmaya başladım, kedimi çok özledim” dedi. Yusuf Can Şahin, (29) 3 yaşındaki “Patates” isimli kedisini 7 Aralık 2023 günü bakım için Seyhan ilçesine bağlı Belediye Evleri Mahallesi’ndeki bir veteriner kliğine bıraktı. Daha sonra kedisini almaya giden Şahin, ’Patates’i veterinerde bulamadı. Şahin, veterinerin kediyi Şahin’in eski kız arkadaşı S.Ö.’nün aldığını söyledi. Şahin, ”Veteriner eski kız arkadaşımla birlikte işbirliği yaparak kedimi ona teslim etti. Kedim zorla alıkoyulmakta şu anda, konuyla ilgili savcılığa başvuruda bulunduk. Kedim mikro çipli olarak benim üzerime kayıtlı olduğu için zaten hukuksal olarak biz haklıyız. Süreç devam ediyor, iyi bir şekilde sonuçlanmasını bekliyoruz” dedi. Kedisini bakım için veterinere bıraktığını vurgulayan Şahin, "Böyle bir şeyin başıma geleceğinden habersizdim. Böyle bir işbirliği içinde olduklarını bilmiyordum maalesef. Demek ki veterinere güvenmemek gerekiyormuş” sözlerine yer verdi. “Evladım gibiydi, özledim” Kedisinin çok özlediği belirten Şahin, "Bu süreçte antidepresan ilaç kullanmaya başladım. Kedimi vermesini istiyorum, benim onunla şahsi bir problemim yok. Çok iyi bakamadığı, çok önemsemediği bir hayvanı daha fazla babasından ayrı bırakmasın. Kedim benden ayrı uyuyamıyordu. Şu an beni özlemiştir ben de onu özledim zaten. Ancak hayvanseverler anlayabilir beni. Benim bir evladım gibiydi. Başka türlü tarif edemiyorum. Beraber beslediğimiz bir evcil hayvan olduğu için ayrıldıktan sonra beni bu şekil cezalandırmaya çalıştığını düşünüyorum. Ona olan bağlılığımı en iyi bilen oydu. Onu o kadar seviyorum ki bu bana karşı kullanılıyor şu anda. Beni nasıl üzebilirdi ancak böyle üzebilirdi” diye konuştu.
CHP’den istifa eden Çukurova Belediye Başkanı Çetin: “CHP yönetimi ve genel başkanı 31 Mart’ta ‘Bay bay Türkiye’ diyecek”
14 Şubat 2024 Çarşamba - 13:33 CHP’den istifa eden Çukurova Belediye Başkanı Çetin: “CHP yönetimi ve genel başkanı 31 Mart’ta ‘Bay bay Türkiye’ diyecek” Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa eden Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, “Yüzde 68 memnuniyet oranım olmasına rağmen aday gösterilmedim. Bu yapıyla 31 Mart’ta kesinlikle CHP sandıkta önemli bir ders almış olacak, sandığa gömülecek. Ata, baba partimizi büyük bir hezimet bekliyor. Yeni CHP yönetimi ve genel başkanı da 31 Mart’ta ‘Bay bay Türkiye’ diyecek ve gidecek” dedi. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), geçtiğimiz gün yerel seçim için kalan ilçelerde adayları belirleyip Parti Meclisine (PM) sundu. Adana’nın Çukurova ilçesinde mevcut Belediye Başkanı Soner Çetin’in yerine Emrah Kozay aday gösterildi. Çukurova Belediye Başkanı Çetin, ‘CHP’nin gasp edildiğini, ilkelerinden uzaklaştığını’ söyleyerek partisinden istifa ettiğini duyurdu. “Türkiye’nin en başarılı belediye başkanı seçildim, aday gösterilmedim” Çukurova Belediye Başkanı Çetin, istifasının ardından İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Çetin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in partisine verdiği sözleri tutmadığını söyleyerek, “Çocukluğumdan bu yana CHP’nin her kademesinde görev yaptım. İki dönemdir belediye başkanıyım. Bu dönem aday adayı olmak için başvuruda bulunduğumda ön seçim yapılacağı söylendi. Bu bizzat Özgür Özel’in partililere sözüydü. Daha sonra ise Özel, ‘Ön seçim yapamıyoruz ama mevcut başarılı belediye başkanlarını yeniden aday göstereceğiz. Kurultayda kime oy verdiği önemli değil’ dedi. Ben de ustalık dönemimiz için başvuruda bulundum. Çukurova’da hizmetlerimiz devam edecek. Daha yeni projelerimiz var. Ancak sonrasında gördük ki bunların hiçbiri doğru değilmiş. Tüm kamuoyu araştırmalarında Türkiye’nin en başarılı belediye başkanı seçilmemize rağmen, yüzde 68 memnuniyet oranım olmasına rağmen aday gösterilmedim. Üstelik buraya hiç aday adayı olmayan, Çukurova’nın hiçbir sorunundan haberi olmayan, burada hiçbir çalışması olmayan bir arkadaşımız aday gösterildi. Bu arkadaşımızın hiçbir kural tanımadan sadece CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut ile yakınlığı nedeniyle aday yapılmasını Çukurova halkı ve CHP’liler içine sindiremiyor” ifadelerini kullandı. “Dengeleri tutma şansımız da artık kalmadı” Kendi istifasının ardından CHP’den birçok kişinin de istifa ettiğini aktaran Çetin, “Beni arayıp yüzlerce kişi partiden istifa ettiğini söyledi. Ben istifa etmeyin dememe rağmen dinlemediler. Çünkü Adana’da inanılmaz tepki oluşmuş durumda. Zaten mevcut belediye başkanı başarısız. Bugüne kadar algıyla getirdi. Şimdi partiden istifa ettiğim için rahat konuşuyorum. Eskiden kan tükürüp kızılcık şerbeti içiyorduk. Artık doğruları çekinmeden ifade edeceğim. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı gelmiş geçmiş en başarısız belediye başkanıdır. Ancak buna rağmen ben Çukurova’dan, Akif Kemal Akay ise Seyhan’dan aday olursa dengeleri tutabilirdik. Bu şans da artık kalmadı” dedi. “31 Mart’ta CHP yönetimi ‘Bay bay Türkiye’ diyecek” CHP’nin Adana’da çıkarttığı adayların belli bir kesime hitap ettiğini öne süren Soner Çetin, CHP’de isyanların sürdüğünü anlattı. Çetin, Özgür Özel’in cumhuriyet tarihindeki en kısa süreli genel başkan olacağını belirterek, “Şimdi sadece belli bir kesimi temsil ediyorlar. Seyhan’a da aday olan Oya Tekin’i sonradan anladım ki o da aynı kesimi temsil ediyormuş. Bunu kabul edebilmek mümkün değil. Adana’da bir isyan yaşanıyor. Bu yapıyla 31 Mart’ta kesinlikle CHP sandıkta önemli bir ders almış olacak, sandığa gömülecek. Ata, baba partimizi büyük bir hezimet bekliyor. Yeni CHP yönetimi ve genel başkanı da 31 Mart’ta ‘Bay bay Türkiye’ diyecek ve gidecek. Cumhuriyet tarihinin en kısa genel başkanlığı Özgür Özel’i bekliyor. Şu anda CHP Genel Başkan Yardımcılığı koltuğunda oturup Adana’yı ve bütün illeri tek başına dizayn edebileceğini zanneden ancak eline yüzüne bulaştıran genel başkan yardımcıları da zannetmesinler ki her zaman orada oturacaklar. Orası çalışma ve üretme yeri, partinin ayarını bozma yeri değil. 31 Mart’tan sonra çok güzel bir CHP yönetimi kurulacaktır. Ben bugün baba ocağından ayrıldım ancak onların olmadığı bir partide yer almayı isterim” diye konuştu. Öte yandan, Soner Çetin, Çukurova Belediye Başkan adayı olduğunu, seçime bağımsız veya başka bir partiyle katılmak için görüşmelerin sürdüğünü aktardı.
Depremzede çift 14 Şubat Sevgililer Günü’nde gözyaşlarını tutamadı
14 Şubat 2024 Çarşamba - 10:46 Depremzede çift 14 Şubat Sevgililer Günü’nde gözyaşlarını tutamadı Hatay’da 6 Şubat depreminde canlarını son anda kurtaran ancak birçok yakını hayatını kaybeden MS hastası Mustafa ve Müge Şahin çifti, Kozan Belediyesi’nin düzenlediği Sevgililer Günü programında gözyaşlarına boğuldu. Kozan’da ilk kez engelli çiftler için düzenlenen 14 Şubat Sevgililer Günü programında duygu dolu anlar yaşandı. Kozan Belediyesinin ev sahipliğinde Dağılcak Tabiat Parkı’nda düzenlenen programda Sevgililer Günü’nü kutlayan çiftler, birlikte yaşadıkları zorlukları sevgiyle aştıklarını dile getirdiler. Hatay’ın Antakya ilçesinde 4 yıl önce evlenen ve depreme 1 hafta önce hastaneden çıkardıkları bebekleri ile yakalanan Müge ve Mustafa Şahin çifti ise programda gözyaşlarına boğuldu. Mustafa Şahin, hatırlandıkları için yeniden doğduklarını belirterek, "Tüm Kozan annemiz, babamız oldu" dedi. Müge Şahin de, deprem saatinde epilepsi hastası kızları Azra Asel uyumadığı için hayatta kaldıklarını belirterek, "Biz evden son anda çıktık, evimiz yıkıldı. Aile büyüklerimizi kaybettik. Eşimin asker arkadaşı sayesinde Kozan’a geldik. 19 aylık kızım doğumda beyin kanaması geçirdiği için engelli kaldı. Duygu doluyum, kayıplarım var. Annemi, babamı depremde kaybettim. İyi olmak zorundayız. Ben ve eşim engelliyiz ama güçlü olmak zorundayız. Kimsemiz kalmadı. Kızım 7,5 ay yoğun bakımda kaldı. Doğumdan bir hafta sonra deprem oldu. Ne ev kaldı ne bir şey, iyi ki çıkmış hastaneden. Biz yalnız başımayız ama güçlü olmak zorundayız. Birbirimizin yaralarını sarıyoruz. Bütün bebekler unutmaz çok, buna şükür, mutluyuz” diye konuştu.
Adana’da dereyi kirleten fabrikaya para cezası uygulandı
14 Şubat 2024 Çarşamba - 10:03 Adana’da dereyi kirleten fabrikaya para cezası uygulandı Adana’nın Kozan ilçesinde Deliçay Deresi fabrika atıkları nedeniyle siyah ve mor aktı. Yapılan incelemeden sonra dereyi kirleten fabrika belirlenerek para cezası uygulandı. Kozan’da Organize Sanayi bölgesine yakın olan Deliçay Deresi siyah ve mor akınca vatandaşlar ilgi yerlere şikayette bulundu. Vatandaşlar ve çevre kuruluşları dere yatağına Organize Sanayi Bölgesinden bırakıldığı iddia edilen atıklar için sıkı bir denetim yapılmasını isterken dere yatağında daha önce bulunan kurbağa, kaplumbağa ve balık gibi canlıların artık yaşamadığını iddia etti. Vatandaşlar derenin sık sık siyah ve mor renge bürünmesi sonrası özellikle yaz döneminde kokudan durulmadığını söyledi. Kozan küçük sanayi esnafı Mustafa Yiğenoğlu, "Yazın özellikle kokudan duramazsınız. Kaç sefer şikâyette bulunduk dilekçeler verdik, organizeden geldiğini söyleniyor onlar biz bırakmadık diyor. Birkaç gündür mavi akıyordu ondan önce beyaz akıyordu. Bugün biraz açıldı rengi. Yazın daha da kötü” diye konuştu. Esnaf Mahmut Çelik ise "Burada 5-6 ay önce zeytin yağ kokusu vardı ve simsiyah akıyordu, mahallenin organize sanayinin bir parçası tüm atıklar buraya geliyor. Defalarca şikâyet edildi ama sonuç alamıyoruz sürekli kirli akıyor" dedi. Kozan TEMA Vakfı bir önceki dönem temsilcisi Derya Deniz bölgede sürekli şikâyet olduğunu ve kirliliğin gözlemlendiğini kaydederek, “Daha Önce birçok kez tepki gösterildi ama 10 yıldır bu soruna bir çözüm bulunamadı. 2011 yılından sonra faaliyetlerini arttıran Organize Sanayi bölgesinde ki fabrikalardan olduğunu düşünüyoruz. Tabii ki buralarda fabrikalar üretim yapmalı üretimi artırmalı ki Kozan ve ülke ekonomisine katkı sağlamalı ama bunlar yasal sınırlar içinde olmalı. Tüm fabrikalar çevre kirliliğine yönelik tüm önlemlerini almalı. Canlı çeşitliliği çok fazla Kaplumbağa kurbağa biyolojik çeşitliliği olan bir dere bu kirlilik aşırı artıyor ve temas eden otların bile kuruduğu zamanlar oluyor. yetkililerin gerekli denetimleri yaparak çevreye duyarlı üretim olmasını istiyoruz” diye konuştu. “Firma tespit edilip ceza uygulandı” Kozan OSB Müdürü Fatih Aydın gerekli incelemelerin başlatıldığını ve yapılan ilk denetimlerde bir firmanın personelinin bir boya içeren maddenin yanlış yere dökülmesi ile dere yatağında renk değişimi olduğu ortaya çıktı. Aydın, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile iletişime geçilerek gerekli müdahale yapıldı. Firmaya idari para cezası uygulandı ve dere temizliğinin yapılacak” dedi.
İnşaat sektörüne Bakız dopingi
14 Şubat 2024 Çarşamba - 09:39 İnşaat sektörüne Bakız dopingi Adana’da faaliyet gösteren Bakız İnşaat’ın sahibi Turgay Canver, “2002’den itibaren ülkemizde çok güzel ekonomik gelişmeler sağlandı. Hiçbir dönemde durmadığımız gibi bu dönemde de aynı hızla yatırımlarımıza devam edeceğiz” dedi. Türkiye’nin ekonomik alanda lokomotif sektörü olan inşaat sektörü her geçen gün büyümeye devam ediyor. Uzun yıllardır Adana’nın önde gelen inşaat firmaları arasında yer alan Turgay Canver ve kızı Begüm Canver’in sahibi olduğu Bakız İnşaat’ta, yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. “Allah güvenlik güçlerimizi başımızdan eksik etmesin” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Bakız İnşaat’ın sahibi Turgay Canver, sektörden önce ülkenin birlik ve beraberliğinin daha önemli olduğunu vurguladı. Nadir Turgay Canver, “Benim için önemli olan sektörden önce ülkemizin ve vatanımızın bölünmez bütünlüğüdür. Ülkenin bölünmesini isteyen insanlar sayısının çok olduğu malumdur. Bölünmemesi için mücadele veren vatandaşlar ve siyasilere buradan teşekkürü bir vatandaş olarak borç bilirim. Allah güvenlik güçlerimizi başımızdan eksik etmesin, ayaklarına taş değirmesin. Ülkemizin birlik ve bütünlüğü olmadan yaşanan ve yaşanacak ekonomik gelişmeler sağlıklı olmayacaktır” ifadelerini kullandı. “Yatırımlarımıza devam edeceğiz” 2002 yılından itibaren Türkiye’de birçok olumlu ekonomik gelişmenin yaşandığını kaydeden Turgay Canver, daha sonra şunları söyledi: “2002’den itibaren ülkemizde çok güzel ekonomik gelişmeler sağlandı ve yaşandı. Pandemi döneminde bütün ülke ekonomilerinin durduğu kötü zamanlar geçirildi. Türkiye’de uçaklar yerden kalkmazken tüm dünyada neredeyse hayat durmuşken Türkiye en az hasarla o dönemi de geçirdi. En kısa sürede, eski güzel günlerimize döneceğimiz inancındayım. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde seçilmiş, atanmış siyasetçilerimizin doğru kararları ve yönetimleri sayesinde en kısa sürede eskisinden çok daha güzel günler geçireceğimizin inancındayım. Bu inançla, her zaman yanımda olan kızım ve ortağım Begüm Canver ile hiçbir dönemde durmadığımız gibi bu dönemde de aynı hızla yatırımlarımıza devam ediyoruz ve edeceğiz.”