Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Yangından kurtardığı bebekle buluştu, duygusal anlar yaşandı
05 Mart 2026 Perşembe - 11:16:18
Adana’da bir apartmanda çıkan yangında yük asansörüyle 13’üncü kata çıkarak baba ile 19 aylık bebeğini kurtaran inşaat işçisi, günler sonra küçük bebekle yeniden bir araya geldi. Duygusal anların yaşandığı buluşmada kurtardığı bebeği öpüp seven işçi, "Bebeğin iyi olması beni çok mutlu etti" dedi. Yangın, 2 Mart günü Sarıçam ilçesine bağlı Gültepe Mahallesi’nde bir apartmanın 10’uncu katında çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yangın kısa sürede üst katlara sıçrayınca 13’üncü katta bulunan baba ile 19 aylık bebeği mahsur kaldı. O sırada yan apartmana eşya taşımak için gelen yük asansörü binaya yaklaştırıldı. Ancak yoğun duman ve alevler nedeniyle kimse yük asansörüne binip yukarı çıkmaya cesaret edemedi. Kucağındaki bebeğiyle çaresizce bekleyen baba yardım beklerken, çevredeki vatandaşlar da endişeli gözlerle gelişmeleri izledi. Bu sırada yakındaki bir inşaatta iskele ustası olarak çalışan 23 yaşındaki Muhammet Figen, bebeği görünce hiç düşünmeden yük asansörüne binerek 13’üncü kata çıktı. Figen, mahsur kalan baba ve bebeği alarak yük asansörüyle aşağı indirdi. Yangından günler sonra Muhammet Figen, kurtardığı baba Mehmet Güzel ve 19 aylık Muhammed Alparslan Güzel ile bir araya geldi. Figen, küçük bebeği kucağına alıp öperek sevdi. Buluşmada duygusal anlar yaşandı. Yaşadıklarını anlatan Muhammet Figen: "Bebeğin iyi olması beni çok mutlu etti. Bebeklere karşı zaafım var, ben de ailemi küçükken kaybetmiştim. O nedenle bebek gördüm mü dayanamıyorum. Abiler de çocuğunu kaybetmesin diye elimden geleni yaptım. Benim ablamın da 20 yıldır çocuğu olmuyor, o nedenle bebeklere karşı ayrı bir zaafımız var" dedi. Baba Mehmet Güzel (38) ise Figen’e minnettar olduklarını belirterek, "Allah razı olsun ondan, iyi ki varmış, iyi ki yakınlarımızdaymış. Yoksa şu an hayatta olmayabilirdik. Kimse cesaret edip yukarı çıkamamıştı. O olmasa belki şu anda hayatta olmayacaktık" diye konuştu.
05 Mart 2026 Perşembe - 11:14
Yolu silahla açtıran genç tutuklandı: Arazi sahibi "Şikayetçi değilim, değmezdi" dedi
Adana’da hisseli arazilerinin kamulaştırılmadan kullanıldığını öne süren arazi sahipleri tarafından kapatılan İlim Yolu Bulvarı’nda silah göstererek yolu açtıran genç, polis tarafından yakalanarak tutuklandı. İddiaya göre, merkez Sarıçam ilçesine bağlı Çarkıpare Mahallesi’nde 413 hisseli yaklaşık 540 dönüm arazinin kamulaştırılmadan kullanıldığını ve Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından İlim Yolu Bulvarı yapıldığını öne süren Fadime Köseler ve diğer hisse sahipleri, 26 Şubat günü bulvarı iş makinesiyle kapatarak tepki gösterdi. Bu sırada otomobiliyle bulvara gelen M.D. isimli genç, yolun açılması için arazi sahipleriyle konuştu. Bir süre telkinde bulunan genç, yol açılmayınca yanında bulunan silahı göstererek yolu açtırdı. Olayın ardından yol tekrar trafiğe açıldı. Olayın basına yansımasının ardından polis ekipleri silah gösteren genci tespit ederek yakaladı. Emniyette ifadesi alınan M.D., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Biz zaten yolu açacaktık" Olayla ilgili konuşan arazi sahiplerinden Fadime Köseler, gençten şikayetçi olmadığını belirterek olayın büyütülmemesi gerektiğini söyledi. Köseler, "Genç bir çocuktu, bilmedi. Bizden yolu açmamızı istedi, biz de zaten yolu açacaktık. Normal olarak akışını durdurduk. Orada genç bize fevri davrandı. Kendisinden şikayetçi olmadım. O da böyle olmasını istemezdi. Bize silah çekti ama bilinçsiz bir şekilde çekti. Onluk hiçbir şey yoktu. Yeni çıkan yasaya göre tutuklandı, değmezdi. Yazık oldu" ifadelerini kullandı.
05 Mart 2026 Perşembe - 11:01
Yangından kurtardığı bebekle buluştu, duygusal anlar yaşandı
Adana’da bir apartmanda çıkan yangında yük asansörüyle 13’üncü kata çıkarak baba ile 19 aylık bebeğini kurtaran inşaat işçisi, günler sonra küçük bebekle yeniden bir araya geldi. Duygusal anların yaşandığı buluşmada kurtardığı bebeği öpüp seven işçi, "Bebeğin iyi olması beni çok mutlu etti" dedi. Yangın, Sarıçam ilçesine bağlı Gültepe Mahallesi’nde bir apartmanın 10’uncu katında 2 Mart günü çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yangın kısa sürede üst katlara sıçrayınca 13’üncü katta bulunan baba ile 19 aylık bebeği mahsur kaldı. O sırada yan apartmana eşya taşımak için gelen yük asansörü binaya yaklaştırıldı. Ancak yoğun duman ve alevler nedeniyle kimse yük asansörüne binip yukarı çıkmaya cesaret edemedi. Kucağındaki bebeğiyle çaresizce bekleyen baba yardım beklerken, çevredeki vatandaşlar da endişeli gözlerle gelişmeleri izledi. Bu sırada yakındaki bir inşaatta iskele ustası olarak çalışan 23 yaşındaki Muhammet Figen, bebeği görünce hiç düşünmeden yük asansörüne binerek 13’üncü kata çıktı. Figen, mahsur kalan baba ve bebeği alarak yük asansörüyle aşağı indirdi. Yangından günler sonra Muhammet Figen, kurtardığı baba Mehmet Güzel ve 19 aylık Muhammed Alparslan Güzel ile bir araya geldi. Figen, küçük bebeği kucağına alıp öperek sevdi. Buluşmada duygusal anlar yaşandı. Yaşadıklarını anlatan Muhammet Figen, "Bebeğin iyi olması beni çok mutlu etti. Bebeklere karşı zaafım var, ben de ailemi küçükken kaybetmiştim. O nedenle bebek gördüm mü dayanamıyorum. Abiler de çocuğunu kaybetmesin diye elimden geleni yaptım. Benim ablamın da 20 yıldır çocuğu olmuyor, o nedenle bebeklere karşı ayrı bir zaafımız var" dedi. Baba Mehmet Güzel (38) ise Figen’e minnettar olduklarını belirterek, "Allah razı olsun ondan, iyi ki varmış, iyi ki yakınlarımızdaymış. Yoksa şu an hayatta olmayabilirdik. Kimse cesaret edip yukarı çıkamamıştı. O olmasa belki şu anda hayatta olmayacaktık" diye konuştu.
05 Mart 2026 Perşembe - 10:24
İftarda tüketilen şalgam, mideyi destekliyor
On bir ayın sultanı Ramazan ayında şalgam tüketiminin mideyi desteklediğine değinen Uzman Diyetisyen Şevval Ayaşan Kılınç, "Ramazan ayı gibi uzun süreli açlıklarda iftarda tüketeceğiniz 1 bardak şalgam suyunun mide boşalmasına katkısı olacaktır. Şalgam, bağışıklık sistemini destekler, vücuttaki inflamasyonun azalmasına destek sağlayabilir" dedi. Ramazan ayında uzun süren açlık ve susuzluk, vücutta sıvı ve mineral dengesinin bozulmasına neden olabiliyor. Uzmanlar, iftar ve sahurda doğru içecek tercihinin hem sindirimi kolaylaştırdığını hem de gün boyu daha zinde kalmayı sağladığını belirtiyor. Bu noktada Adana’nın geleneksel içeceği şalgam, Ramazan sofralarında öne çıkıyor. Şalgam, potasyum, kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller açısından zengin yapısıyla, oruç süresince kaybedilen elektrolitlerin yerine konmasına yardımcı oluyor. Özellikle iftar sonrası yaşanan halsizlik ve baş dönmesi riskini azaltabiliyor. Büyük Usta & Serfressh Şalgam firmasının ürettiği şalgamlar, şekerli ve gazlı içeceklere kıyasla daha dengeli bir içeriğe sahip olması sebebiyle iftar sonrası ani kan şekeri yükselmelerinin önüne geçilmesine destek olabiliyor. "Şalgam, bağırsak mikrobiyotasına katkıda bulunur" Konuyla ilgili Uzman Diyetisyen Şevval Ayaşan Kılınç, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Kılınç, "Şalgam suyu, fermente içecekler arasında ön plana çıkan bir içecek. Özellikle üretim sürecinde yer alan laktik asit fermantasyonu sebebiyle bağırsak mikrobiyotasını destekleyici özelliklere sahip. Bilimsel çalışmalar gösteriyor ki fermente ürünlerin içerisindeki laktik asitler, sindirim enzimlerini dolaylı yoldan destekler ve bu şekilde de bağırsak mikrobiyotasına katkıda bulunur" diye konuştu. "Şalgam, mide boşalmasını destekliyor" Ramazan ayında tüketilen şalgamın mide boşalmasına da katkısı olacağını anlatan Diyetisyen Kılınç, "Şalgam suyunun sindirim enzimlerini düzenleyici etkisi içerisindeki organik asitler ve asidik PH değerinden dolayı kaynaklanıyor. Şalgam, bu özelliklerinden dolayı mide boşalmasını ve sindirim enzimlerini destekler. Bundan dolayı Ramazan ayı gibi uzun süreli açlıklarda iftarda tüketeceğiniz 1 bardak şalgam suyunun mide boşalmasına katkısı olacaktır" dedi. "Şalgam tüketilen günlerde, tuz tüketimine dikkat" Şalgam alırken doğal yöntemlerle üretilen ürünleri almanın önemine dikkat çeken Kılınç, "Şalgam suyu tercih ederken katkısız, koruyucusuz olması çok önemli. Buna örnek olarak Büyük Usta & Serfressh’in yöntemleri tamda bahsettiğim türden. Şalgam, içerisindeki mor havuçlar nedeniyle antosiyonin dediğimiz güçlü antioksidan özelliklerine de sahiptir. Şalgam, bağışıklık sistemini destekler, vücuttaki inflamasyonun azalmasına destek sağlayabilir. Mineral açısından da şalgam, zengin bir potasyum kaynağıdır. Yüksek miktarda da sodyum içerir. Şalgam tüketilen günlerde, tuz tüketimine dikkat etmekte fayda var" ifadelerini kullandı.
28 Kasım 2025 Cuma - 13:04
TBMM Başkanı Kurtulmuş:" Terörsüz Türkiye’yle birlikte terörsüz bir bölgeyi kurarak bütün hakların aynı safta yer almasını sağlayacağız"
Bu ülkenin insanlarının birlik, beraberlik içerisinde dünyanın en güçlü milletini temsil teşkil etmesini önleyen terör belasını artık geride bırakıyor olduklarına dikkat çeken Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş," Bundan sonra bu memlekette bir tek kişinin dahi terör örgütlerine kaptırılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkede asla ve asla terörün yabancı güçlerin mafyası olarak müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkenin topraklarında sadece birlik ve beraberlik türküleridir. Sadece kardeşlik türküleri söylenecek. Sadece bu ülkenin de değil terörsüz Türkiye’yle birlikte terörsüz bir bölgeyi kurarak Allah’ın izniyle bu bölgedeki bütün hakları aynı safta, aynı cephede, aynı hedef doğrultusunda yer almasını sağlayacağız" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Adana’ya gelerek çeşitli temaslarda bulunurken, akademik yıl açılış töreninde Birleşmiş Milletler (BM) ile Terörsüz Türkiye konularında konuştu. Önlerinde dönemde dünyanın en fazla üzerinde konuşacağı alanların birinin uluslararası siyasetin küresel siyasal sistemin durumuyla ilgili haksızlıklar eşitsizlikler olduğuna dikkat çeken TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Aynı ekonomik sistemin kurumlarında olduğu gibi dünyadaki küresel sistemin de kurumları çatırdamakta. Fonksiyonlarını yitirmekte ve artık tamamen işlevsiz hale gelmektedir. Dünyanın en önemli örneği ise dünyada barışı ve insanlar arasında adaleti tesis etmek üzere kurulmuş olan Birleşmiş Milletlerin ve özellikle güvenlik konseyinin yapısının ortaya çıkardığı mahsurlardır. Sadece çevremizdeki iki büyük olaya baktığımız zaman Birleşmiş Milletlerin ne kadar işlevsiz hale geldiğini görüyoruz. Rusya ile Ukrayna arasında 3 yılı aşkın bir süredir devam eden savaş ne yazık ki Birleşmiş Milletler tarafından tam tersine Güvenlik Konseyi’ne gelen kararlarda veto edilerek savaşın devamı bir şekilde temin edilmiştir. Benzer şekilde iki yılı geride bıraktığımız İsrail’in Gazze üzerindeki baskıları, soykırımı ve işlediği insanlık suçları asla önlenememiştir. Bunun en temel nedenlerinden birisi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı ve bu yapının da maalesef sadece güçlünün sözünün geçtiği bir yapı şeklinde mevcudiyetidir"ifadelerini kullandı. "İsrail ateşkesi sürekli ihlal etmekte" Sözlerine devam eden Kurtulmuş, "Dolayısıyla İsrail’in aleyhine bu süre içerisinde ne zaman Birleşmiş Milletler genel kuruluna karar almak için müracaat edilirse, başvurulsa İsrail’in dayısı tarafından veto edilmiş ve soykırım bugüne kadar sürdürülmüştür. İsrail bir ateşkese razı olmuş görülse de ne yazık ki sürekli olarak ateşkesi ihlal etmekte ve insanları öldürmeye, insanları insan onuru dışında bir yaşama mahkum etmeye devam etmektedir. Dolayısıyla bu sistem böyle devam etmez. İnsanoğlu böylesine bir gayriadil küresel sistemin içerisinde bundan sonra adil ve onurlu bir geleceği asla tasavvur edemez, asla duramaz. Onun için diyoruz ki aslında güçlünün, kuvvetlinin sözüne zayıfı ise asla göz önünde bulundurmayan bu küresel sistem siyasal sistem bütünüyle değişmeli ve dünya yeni bir siyasal yapıya kavuşmalıdır" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her uluslararası platformda dile getirdiği dünya beşten büyüktür sözünün sadece bir slogan olmadığını dile getiren Kurtulmuş," Dünyanın yeni bir sisteme duyduğu ihtiyacın millet adına ve bütün insanlık adına dile getirilmiş bir temenni işidir. Sevgili gençler açıkça söylemeyi gerçek bir vazife telakki ediyorum. Biz görürüz, görmeyiz. Ama sizler mutlaka Birleşmiş Milletlerin dünya siyasal sisteminin değiştiğini göreceksiniz. Yeni bir Birleşmiş Milletler ve yeni bir dünya düzeni inşallah sizin zamanınızda kurulacaktır" şeklinde konuştu. "Terör belasını artık geride bırakıyoruz" Terörün bitmesiyle ilgili de konuşan Kurtulmuş, "İlk asrını geride bıraktığımız yani yüzyılı artık aştığımız Cumhuriyetimizin maalesef 50 yılında ayaklarımıza pranga gibi vurulan, bu ülkenin ileriye gitmesini, bu ülkenin insanlarının birlik, beraberlik içerisinde dünyanın en güçlü milletini temsil teşkil etmesini önleyen terör belasını artık geride bırakıyoruz. Türkiye’de emperyal projelerin bir şekilde kendi maşaları olarak kullandıkları emperyal projelerin bölünme ve parçalama siyasetlerinin bir unsuru, bir vekalet unsuru olarak gördükleri terör meselesini Türkiye olarak bir daha asla canlanmamak üzere tarihe gönderiyor. Beraber yaşamış, aralarında şimdiye kadar hiçbir husumet, hiçbir kavgaya, hiçbir çatışma olmamış olan Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve bu topraklarda yaşayan bütün etnik ve mezhebi farklılıklar içerisindeki 86 milyon yurttaşımızın arasında ezeli ve ebedi kardeşliğimizi yeniden takdim ederek yolumuza devam ediyoruz. Aramızdaki birtakım nifak kapısında unsurları olan bu aparatları geride bırakıyoruz. Bundan sonra bu memlekette bir tek kişinin dahi terör örgütlerine kaptırılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkede asla ve asla terörün yabancı güçlerin mafyası olarak müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkenin topraklarında sadece birlik ve beraberlik türküleridir. Sadece kardeşlik türküleri söylenecek. Sadece bu ülkenin de değil terörsüz Türkiye’yle birlikte terörsüz bir bölgeyi kurarak Allah’ın izniyle bu bölgedeki bütün hakları aynı safta, aynı cephede, aynı hedef doğrultusunda yer almasını sağlayacağız. Allah yolumuzu açık etsin. Allah bu ülkeyi her türlü şerden korusun" diyerek sözlerini tamamladı.
28 Kasım 2025 Cuma - 12:42
Şehit Bünyamin Çabuk kabri başında dualarla anıldı
Adana’nın Kozan ilçesinde Piyade Uzman Onbaşı Bünyamin Çabuk şahadetinin 6. yılında kabri başında anıldı. Irak’ın kuzeyindeki Pençe Kilit Harekat bölgesinde 28 Kasım 2019’da yıldırım düşmesi sonucu şehit olan Piyade Uzman Onbaşı Bünyamin Çabuk şahadetinin 6. yılında Adana’nın Kozan ilçesinde bulunan kabri başında dualarla anıldı. Kozan Şehitliği’nde Kur’an-ı Kerim okunmasının ardından diğer şehitlerin kabrine de karanfil bırakıldı. Evlat acısının hiç dinmediğini belirten baba Ünlen Çabuk, "Şehidimiz tek oğlumdu. Şimdi gene olsa yine gönderir şehit olmasını isteriz. Bende gidip şehit olup bu vatan için görev yapmak isterim" diye konuştu. Baba Çabuk 6 yıldır sabahları oğlunun kabrine gelerek tüm şehitler ve görevde olanlar için dua ettiğini ifade etti. Şehit aileleri Dernek Başkanı Ali Rumi Küntaş ise "Şehidimiz 6 yıl sene-i devriyesinde ailemizle birlikte kabri başında bir araya geldik. Şehitlerimizin mekanı cennet olsun. ’Şehitler ölmez vatan bölünmez’, tüm şehitlerimize rahmet diliyoruz" şeklinde konuştu. Anma programına şehidin yakınlarının yanı sıra Kaymakam Bahattin Alp Arslanköylü, Belediye Başkan Yardımcısı Özgür Çoban, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Nuh Anacık ve İlçe Emniyet Müdürü Fatih Alptekin kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
28 Kasım 2025 Cuma - 12:07
Havalimanına VİP transfer HAVAMAŞ’ta
Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın yolcu taşımacılığını yapan HAVAMAŞ, VİP transfer hizmetiyle ayrıcalıklı bir seyahat imkanı sunuyor. Adana-Mersin-Osmaniye ve Hatay’da yolcu taşımacılığı alanında faaliyet gösteren HAVAMAŞ, Çukurova Uluslararası Havalimanı’nda VİP transfer hizmetiyle dikkat çekiyor.Yolcuların daha konforlu, hızlı ve güvenli ulaşım sağlaması için hazırlanan sistem, havalimanına giriş-çıkış yapan misafirlere özel araçlarla ayrıcalıklı bir seyahat imkanı sunuyor. İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan HAVAMAŞ yetkilileri, uygulamanın tamamen Avrupa standartlarına göre oluşturulduğunu belirterek, "Yeni havalimanı ile birlikte ulaşım ihtiyacını üst seviyede karşılamayı hedefledik. VİP transfer hizmetimiz; konfor, güvenlik ve pratikliği esas alan modern bir ulaşım modeli. Amacımız, Adana’ya gelen misafirlerin ilk andan itibaren kaliteli bir hizmet deneyimlemesi" açıklamasında bulundu. Yetkililer, araç filosunun güçlendirildiğini ve personelin özel eğitimlerden geçirildiğini ifade ederek, yeni uygulamanın bölge turizmi ile iş dünyasına önemli katkı sağlayacağını vurguladı. VİP hizmete vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği belirtilirken, HAVAMAŞ’ın ilerleyen dönemde farklı kategorilerde ek hizmetler sunmayı planladığı aktarıldı.
28 Kasım 2025 Cuma - 09:47
Uzmanından korkutan su krizi uyarısı: "5-10 sene içerisinde su sıkıntısı çekmeye başlayacağız"
Küresel iklim değişikliğine bağlı kuraklığın etkisini gösterdiği bu günlerde Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ), su tasarrufu ve geri dönüşüm uygulamalarıyla ‘Su Ayak İzi Belgesi’ aldı. Doç. Dr. Tuğçe Demirdelen, "En iyi ihtimalle Adana’da 5-10 sene içerisinde su sıkıntısı çekmeye başlayacağız. Bu ’Su Ayak İzi Belgesi’ni belediyeler almalı, yağmur suyu ve atık suları geri dönüştürerek ana şebeke suyumuzu kullanmayı azaltmalıyız" dedi. Su tüketiminin küresel ölçekte öneminin arttığı günümüzde ATÜ, çevresel sürdürülebilirlik ve doğal kaynak yönetimiyle ‘Su Ayak İzi Belgesi’ aldı. Dünyada ilk kez bir üniversite tarafından uygulanan model olma özelliği taşıyan çalışma kapsamında toplam yüzey suyu kullanımı 46 bin 659 metreküp, kirlilik seyreltme ihtiyacı ise 41 bin 993 metreküp olarak hesaplandı. Bu verilere göre kişi başına düşen yıllık su ayak izi 7,05 metreküp olarak belirlendi. Kampüs genelinde mavi ve gri suya ilişkin envanterler çıkarılırken, tüketim analizleri, geri kazanım planları ve uzun vadeli tasarruf stratejileri belirlendi. Çalışmanın ulusal ölçekte örnek teşkil etmesi bekleniyor. "Önce envanter çıkarttık" ATÜ Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Doç. Dr. Tuğçe Demirdelen, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Demirdelen, "Bu sene itibarıyla sadece karbonun değil, suyun da önemini belirtmek için dünyada ilk kez gerçekleştirilen bir çalışmaya imza attık. Su ayak iziyle ilgili ilk başta envanter çıkarttık. Bunların raporlamalarını yaptık; bunlar mavi su, gri su ve yeşil suyu içeriyordu. Üniversitemizde yeşil su ile alakalı çalışmalar olmadığı için mavi ve gri suyun envanterini oluşturduk. Daha sonra da bunu belgelendirdik" ifadelerini kullandı. Kendilerinin Türkiye’de örnek olduklarını, birçok kamu kurumu ve üniversitenin belgeyi almak için kendilerinden fikir almak istediklerini belirten Doç. Dr. Demirdelen, "Mavi su olarak kullandığımız şebeke suyunun gri su olarak yani evsel atık su olarak çıktığı, bu atık suyun tekrar geri değerlendirilmediği, çeşitli analizlerin yapılmadığı, analizler yapılarak ne kadar tasarruf sağlayacağımız ve kampüsümüzün ileride ne kadarlık bir su ayak izi azaltım faaliyetleriyle ilgili stratejik plan ortaya çıkarttık. Bu çalışmayı dünyada ilk kez kamu kurumu olarak biz yapınca çeşitli devlet üniversitelerinden, belediyelerden bize başvurular geldi. Onlar da nasıl bu su ayak izini alacaklarıyla ilgili bizden dönüş bekliyor" diye konuştu. "5-10 sene sonra Adana’da su sıkıntısı çekmeye başlayacağız" Belediyelerin özellikle yeşil su, yani yağmur sularını yeniden kullanıma kazandırması gerektiğine vurgu yapan Doç. Dr. Demirdelen, şunları söyledi: "Yeşil su, yani yağmur sularının yeniden elde edilip kullanılmasını belediyelere artık aşılamamız gerekiyor. Belediyeler yağmur suyuyla ilgili çalışmalar yapıp, su ayak izini azaltmalılar. Gri suyla ilgili olarak da normalde evsel veya endüstriyel çıkan sularımızı tekrar dönüştürüp, arıtma tesisleriyle kazandırmalıyız. Mavi su, yani kuyu ve şebeke suyumuzu ne kadar az kullanırsak su ayak izimizi o kadar azaltmış oluruz. Eskiden Adana’da 5-8 metreden çıkan su, artık 25-30 metrelerden çıkıyor. Demek ki en iyi ihtimalle 5-10 sene sonra Adana’da su sıkıntısı çekmeye başlayacağız. Mavi suyu, sadece kullanmakla değil, gri suyu tekrar dönüştürerek, yeşil suyu da kullanarak mavi suyu ne kadar azaltırsak o kadar yer altı ve doğal kaynaklarımızı korumuş olacağımızı belirledik."
28 Kasım 2025 Cuma - 09:34
Gardıroptan cephanelik çıktı: Kardeşler "Hasmımız çok" savunması yaptı
Adana’da bir evde yapılan aramada 1’i otomatik 3 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Olayla ilgili tutuklanan iki kardeşin ifadelerinde "Kendimizi korumak için aldık" dediği öğrenildi. Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, Gülbahçesi Mahallesi’ndeki bir evde ruhsatsız silah bulunduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Belirlenen adrese yapılan baskında, S. Ö.’ye ait evdeki gardıroba gizlenmiş poşette 1’i otomatik 3 ruhsatsız tabanca, 5 şarjör ve 81 mermi ele geçirildi. Operasyonda SÖ. ile kardeşi M.Ö. gözaltına alındı. Emniyetteki ifadelerinde kardeşlerin "Çok hasmımız var, silahları kendimizi korumak için aldık" dediği öğrenildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 kardeş çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Ele geçirilen silahlar balistik inceleme için Adana Kriminal Polis Laboratuvarı’na gönderildi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:25
Adana Valisi Köşger: "1 milyar TL’lik yatırım hayata geçiriliyor"
Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Türkiye’nin atıl alanlarından birinin ekonomiye kazandırıldığını belirterek, "Yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırım hayata geçiriliyor" dedi. Vali Köşger, yapımı devam eden Karataş Su Ürünleri Organize Tarım Bölgesi ile Karataş Sera Organize Tarım Bölgesinde incelemelerde bulundu. Vali Köşger, incelemelerin ardından yaptığı açıklamada, su ürünleri ve sera organize tarım bölgesinde son aşamaya gelindiğini ifade ederek, "31 Aralık’ta altyapı çalışmaları tamamlanacak. Yaklaşık 1 milyar TL’lik bir yatırım hayata geçiriliyor. Tarım Bakanlığımızın destekleriyle böyle önemli bir proje gerçekleşiyor. Türkiye’nin atıl alanlarından biri ekonomiye kazandırılıyor" diye konuştu. "4 bin kişiye istihdam sağlayacak" Köşger, şöyle devam etti: "Burada, yaklaşık 36 büyük sera alanında üretim yapılacak. Katma değeri yüksek ürünler, iklim koşullarından bağımsız şekilde üretilebilecek. Gıdada her ürüne ulaşabilmek önemlidir. Eskiden yazın domates olurdu ama kışın bulmak zordu; şimdi ise kışın domates ve tropikal ürünler dahil üretim yapılabilecek. Yarısı kadın olmak üzere 4 bin kişiye istihdam sağlanacak. Ürün yelpazesine göre yıllık 250 milyon dolar katma değer oluşturacak bu yatırımı gerçekleştiriyoruz."
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:47
Apartman dairesi alevlere teslim oldu
Adana’da bir apartmanın 6’ncı katında çıkan yangın cep telefonu kamerasıyla saniye saniye görüntülendi. Edinilen bilgiye göre, yangın merkez Çukurova ilçesine bağlı Yurt Mahallesi’nde 11 katlı apartmanın 6’ncı katında çıktı. Sabah saatlerinde çıkan yangın kısa sürede büyüdü. Yangını fark eden ev sahibi evden çıkarak canını zor kurtardı. Bu arada 6’ncı katta çıkan yangın nedeniyle üst katlarda zarar gördü. Yangın çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonuyla saniye saniye görüntülendi. Çevredeki vatandaşların haber vermesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler daha fazla yayılmadan yangını söndürdü. Yangında yaralanan olmazken evde olan eşyaların tamamı kullanılmaz hale geldi. Polis yangının çıkış sebebiyle ilgili inceleme başlattı.
27 Kasım 2025 Perşembe - 12:37
Uzmanı uyardı: "Sezeryan sonrası sezeryan izi ihtimali gözden kaçırılmamalı"
Özel Medline Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Hasan Can Toyganözü, yöntemine bağlı olarak doğum sonrası istenmeyen durumların gelişebileceğini belirterek, "Sezeryan sonrası sezeryan izi ihtimali gözden kaçırılmamalı. Sorunun erken dönemde fark edilmesi, hem kadın sağlığı hem de yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıyor" dedi. Toyganözü, yaptığı açıklamada, bir bebek dünyaya getirmenin her kadın için eşsiz bir deneyim olsa da bazen doğum yöntemine bağlı olarak istenmeyen durumların gelişebileceğini söyleyerek, "Bunlardan biri olan ve sezaryen doğumdan sonra ortaya çıkabilen istmosel (sezaryen izi), rahmin alt kısmında, ön duvarda yer alan kesi bölgesinin tam olarak iyileşmemesi sonucu oluşan bir sorun olarak tanımlanıyor. İstmosel her kadında belirti vermiyor ancak ortaya çıktığında tekrarlayan enfeksiyonlardan adet düzensizliğine, pelvik ağrıdan kısırlığa kadar çeşitli problemlere yol açabiliyor. Çoğu zaman fark edilmeyen bir sağlık sorunu olan istmosele sezaryen doğumların artmasıyla birlikte günümüzde daha sık rastlanıyor. Sorunun erken dönemde fark edilmesi hem kadın sağlığı hem de yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıyor" diye konuştu. "Lekelenmelerin nedeni istmosel olabiliyor" Toyganözü, şöyle devam etti: "Pek çok kadın yıllarca farklı şikâyetlerle sağlık kuruşlarının birçok bölümde tedavi görüyor ancak asıl nedenin istmoselle ilişkili olduğu anlaşılmayabiliyor. Sezaryen kesi bölgesinin tam olarak iyileşmemesi sonucu bu bölgede oluşan küçük cep şeklindeki boşluk, âdet kanamasının bir kısmının burada birikmesine neden olabiliyor. Bazen çok uzun süreler sebebi bulunamayan lekelenme tarzı kanamaların, uzun süren âdetlerin veya ilişki sonrası kanamaların altında istmosel oluşturabiliyor. Hastalık, lekelenmenin yanı sıra kronik alt karın ağrısı, kasıkta baskı hissi, tekrarlayan vajinal enfeksiyonlar ve adet döneminin normalden uzun sürmesi gibi şikâyetlerle de kendini gösterebiliyor. Son yıllarda yapılan çalışmalar, istmoselin bazı kadınlarda gebelik elde etmeyi zorlaştırabileceğini ve hatta dış gebelik riskini artırabileceğini ortaya koyuyor. Bundan dolayı bu tür sorunlar yaşayan veya âdet düzensizliği ya da uzun süreli lekelenmesi olan kadınların istmosel açısından mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor." "Tanısı kolayca konuyor" Toyganözü, tanı sürecinin ise oldukça basit bir şekilde ilerlediğini ifade ederek, "İlk değerlendirme genellikle jinekolojik muayene ve ultrason ile yapılıyor. Özellikle vajinal ultrason, istmoselin şekli, derinliği ve büyüklüğü hakkında hızlı bilgi veriyor. Gerek duyulan durumlarda histeroskopi gibi ileri görüntüleme yöntemleri de uygulanabiliyor. İstmoselin tedavisi, hastanın şikâyetlerinin şiddetine ve planladığı gebelik durumuna göre değişiyor. Hafif vakalarda ilaç tedavisi ile kanama düzeni kontrol altına alınabiliyor ancak yapısal bir problem olduğu için çoğu durumda cerrahi tedavi daha etkili sonuçlar veriyor. Cerrahi yöntemler arasında en sık tercih edilen histeroskopik düzeltme işlemi oluyor. Bu yöntemle, vajinal yoldan rahmin içine girilerek çökük bölge düzeltiliyor. Daha ileri düzeyde istmoseli olan veya rahim duvarı kalınlığı belirgin şekilde azalmış olan hastalarda laparoskopik (kapalı) cerrahi de tercih edilebiliyor" dedi.
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:39
Aydın: "Gazze’de her gün bir anne evladını toprağa veriyor"
Eğitim-Bir-Sen Genel Merkez Kadınlar Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, "Gazze’de her gün bir anne evladını toprağa veriyor, her gün bir kadın dünyaya haykırıyor: ‘Sesimi duyan var mı?’ Biz buradayız ve duyuyoruz. Filistinli kadınların sabrı, direnci, bize insanlığın onurunu yeniden hatırlatıyor. Onların mücadelesi sadece bir coğrafyanın değil, bütün insanlığın sınavıdır" dedi. Sıdıka Aydın’ın katılımıyla, ’Gazze’nin kadınları kalbimizin sesi’ alt başlıklı teşkilat toplantısı düzenledi. Adana Öğretmenevinde gerçekleştirilen program, Gazze’de yaşanan soykırım ve işgale dikkat çekmek amacıyla öğrencilerin çizdiği resimlerin yer aldığı sergi ziyaretiyle başladı. Programın açılışında konuşan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Kadınlar Komisyonu Başkanı Nazlı Çeri, kadınların sendikal hayattaki yükselişine dikkat çekerek, "Kadınların sesi artık örgütlü yapılar içinde daha güçlü duyuluyor. Emek mücadelemizin merkezinde kadınlar var ve bu güç her geçen gün büyüyor. Kadına yönelik şiddetin her türlüsünü reddediyoruz. Eğitimciler olarak, şiddet karşıtı bilinci topluma yayma sorumluluğumuzun farkındayız. Bir kez daha vurgulamak isterim ki; bu ülkenin geleceğini inşa edenler, fedakarlığın sessiz kahramanları olan öğretmenlerdir. Biz de onların sesi, nefesi ve destekçisi olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Nazlı Çeri’nin ardından kürsüye gelen Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, teşkilatın son dönemdeki dönüşümüne değinerek önemli bir gelişmeyi paylaşarak, "Bugün sendikal tarihimiz adına özel bir gün. İlk kez kadın üyelerimizin sayısı erkek üye sayımızı geçti. Bu sadece bir rakam değil, kadınların eğitime, sendikal sürece ve toplumsal dönüşüme katkısının somut bir göstergesidir. Kadın emeğinin görünür olması, sendikal mücadelemizin zenginliğini artırıyor. Ayrıca yeni yapılanmamızla birlikte Memur-Sen Adana Kadınlar Komisyonu Başkanlığını artık Nazlı Çeri yürütecek. Kendisinin enerjisi, birikimi ve güçlü duruşuyla önemli başarılara imza atacağına inanıyorum. Hayırlı, uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. Sarıgeçili’nin konuşmasının ardından Ayşe Betül Yüksel, Gazzeli bir annenin Müslümanlara yönelik yardım çağrısını içeren mektubunu duygu dolu bir seslenişle okudu. Bu sırada salonda derin bir sessizlik hakim oldu, birçok katılımcı gözyaşlarını tutamadı. Programın son konuşmasını yapan Eğitim-Bir-Sen Genel Merkez Kadınlar Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, Gazze’de sürmekte olan katliama dikkat çekerek, "Gazze’de her gün bir anne evladını toprağa veriyor, her gün bir kadın dünyaya haykırıyor; ‘Sesimi duyan var mı?’ Biz buradayız ve duyuyoruz. Filistinli kadınların sabrı, direnci, bize insanlığın onurunu yeniden hatırlatıyor. Onların mücadelesi sadece bir coğrafyanın değil, bütün insanlığın sınavıdır" diye konuştu. Aydın, sendikal çalışmalara da değinerek kadın eğitimcilerin sahadaki ihtiyaçlarını dinlemenin önemine vurgu yaparak, "Kadın eğitimcilerin yükü çoğu zaman görünmez. Evde, okulda, toplumda çok yönlü bir emek veriyorlar. Biz bu emeği güçlendirmek, desteklemek ve görünür kılmak için sahadayız. Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Kadınlar Komisyonu olarak, kadınların karar mekanizmalarındaki etkisini artırmaya kararlıyız" dedi. Toplantı, istişarelerin ardından günün hatırasına aile fotoğrafı çekilmesi ile tamamlandı.
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:36
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Greyfurt üreticileri de destek programına alınmalı"
Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, şubat ayındaki şiddetli zirai donun greyfurt bahçelerinde de ağır hasara yol açtığını belirterek, greyfurt üreticilerinin destek programının dışında bırakılmasının doğru olmadığını söyledi. Adana, Mersin, Hatay ve çok sayıda ili 22-25 Şubat 2025 tarihlerinde etkileyen don olaylarının narenciye üretiminde ciddi kayıplara neden olduğunu hatırlatan Doğan, çiftçilerin zarar tespit dilekçelerini tarım il ve ilçe müdürlüklerine ilettiğini ifade etti. Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan destek ödemelerinin 20 Ekim 2025 itibarıyla üreticilerin hesaplarına yatırılmaya başlandığını anlatan Doğan,"Greyfurt da narenciye grubunun bir parçasıdır. Yaprakları ve meyvesi tamamen zarar görmüş bir ürünü kapsam dışında bırakmak üreticiyi mağdur eder" dedi. Doğan, "Limon, mandalina ve portakal gibi ürünlerde yapılan bazı tespitlerin unutulmuş veya yanlış yazılmıştır. Ayrıca bazı parsellerde birden fazla ürün çeşidi varken yalnızca ön kısımlara bakılarak yapılan değerlendirmeler ciddi mağduriyetlere yol açmıştır. Hazırlanan icmallerde ise askı süreci işletilmediği için çiftçimiz itiraz hakkını kullanamamıştır. Çiftçimizin emeği ve yaptığı masraflar dikkate alınarak bu hatalı kararlar bir an önce gözden geçirilmeli ve düzeltilmelidir’’ ifadelerini kullandı Greyfurtun limon ve erkenci portakalla birlikte dondan en çok zarar gören ürünler arasında yer aldığını vurgulayan Doğan, şöyle devam etti: "Afet sonrası tüm üreticilerin eşit şekilde korunması esastır. Tarım ve Orman Bakanlığımızın greyfurt üreticilerini de destek kapsamına alacak şekilde düzenlemeyi yeniden değerlendirmesini bekliyoruz. TZOB Genel Başkanımız Sayın Şemsi Bayraktar’ın da ifade ettiği gibi, yaşadığımız doğal afetler, tarımsal üretimin önündeki en büyük engellerden biri olarak karşımızdadır. Bu yüzden üreticilerimizi desteklemek, doğal afetlere karşı önlemleri artırmak ve tarımsal sürdürülebilirliği sağlamak, hepimizin ortak sorumluluğudur."
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:31
Adana Sanayi Odası’ndan sanayi kuruşlarına ödül
Adana Sanayi Odası tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde düzenlenen ’Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen 100 Şirketi ile Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması’nda dereceye giren 7 firmaya başarı plaketleri verildi. Sanayi Odasında Kasım Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı İsrafil Uçurum başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, TOBB’un, ’Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması’nda ’Kadın İstihdamını En Çok Artıran Şirketler’ kategorisinde Türkiye 2.’si olarak ödül alan Beta Enerji ve ve diğer kuruluşlara plaketleri verildi. ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, törende yaptığı konuşmada, listelere giren firmalarla gurur duyduklarını belirterek, bu başarıların sadece şirketler için değil, Adana’nın ekonomik yapısı açısından da büyük önem taşıdığını söyledi. Kıvanç, "Firmalarımızın gösterdiği bu performans, Adana’nın üretim potansiyelini, yenilikçi yaklaşımını ve büyüme kararlılığını ortaya koyuyor. Kentimizin sanayicileri, zorluklara rağmen üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam ediyor. Bu tablo bize hem bugünün hem de geleceğin Adanası için umut veriyor" dedi. Kadın girişimciliği ve kadın istihdamı konusunda özel bir parantez açan Kıvanç, "Kadın emeği, üretimin en değerli unsurlarından biridir. Kadınların iş hayatında daha görünür olması, şirketlerin performansını ve ülkenin kalkınma hızını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle kadın girişimciliğini destekleyen her projeyi önemsiyor, bu alanda başarı kazanan firmalarımızı gönülden tebrik ediyoruz. Her iki yarışmada dereceye giren 7 Adana firmamızı tebrik ediyor başarılarının artarak devam etmesini diliyor, kent ekonomisine katkılarından dolayı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
27 Kasım 2025 Perşembe - 09:41
Uzmanı pankreas kanserine karşı uyardı: "Artan sigara kullanımı riski yükseltiyor"
Sigara kullanımının hastalığın önde gelen nedenlerinden biri olduğuna dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özgür Yağmur, "Pankreas kanseri çok sinsi bir hastalık. Genelde hastalar doktora başvurduğunda ilerlemiş evrede oluyor" dedi. Vücudun sindirim ve kan şekeri dengesini sağlayan önemli bir organ olan pankreasta gelişen pankreas kanseri çoğu zaman sarılık, kilo kaybı, iştahsızlık ve sırt ağrısı gibi belirtiler ile ortaya çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre pankreas kanseri, tüm kanserler arasında ölüm oranı en yüksek türlerden biri ve vakaların yaklaşık yüzde 80’i ileri evrede teşhis ediliyor. Sigara kullanımı, obezite, aile öyküsü ve uzun süreli diyabet hastalığı ise risk faktörleri arasında öne çıkıyor. Uzmanlar, pankreas kanserinin genellikle sessiz ilerlediği için erken dönemde tespit edilmesinin oldukça zor olduğunu belirtirken, özellikle 50 yaş üzeri bireylerin rutin kontrolleri aksatmamasının erken teşhis açısından hayati önem taşıdığını vurguluyor. Konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na konuşan Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özgür Yağmur, pankreas kanserinin erken belirtilerinin genellikle fark edilmediğini belirterek, hastalığın tanı konulduğunda genellikle ileri evrede olduğunu söyledi. "Nedensiz kilo kaybına dikkat" Prof. Dr. Yağmur, dünya genelinde her yıl 250-300 bin kanser olgusunun tespit edildiğini, pankreas kanserinin erkeklerde 4. sırada yer aldığını belirterek, "Pankreas, karnın arka duvarına yakın uzun bir organ. Nedensiz kilo kaybı, sarılık ve büyük abdest renginde değişim, ilk uyarıcı belirtiler arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı. Sigara kullanımının hastalığın önde gelen nedenlerinden biri olduğunu ifade ederken Prof. Dr. Yağmur, pasif içiciliğin de risk oluşturduğunu söyledi. Yağmur; "Asbest işçileri, obezite, alkol kullanımı, diyabet ve pankreas bezinin kronik iltihapları olanlar ile ağır sanayi işletmelerinde çalışanlar da risk grubunda. Hastalar doktora başvurduğunda yüzde 70-80 cerrahi müdahale mümkün olmuyor. Sadece yüzde 15-20’lik grup ameliyat edilebilir durumda oluyor. Bu alandaki yeni bilimsel gelişmeler de dikkat çekici. Gerek cerrahi gerekse diğer tıbbi yöntemlerdeki gelişmeler sayesinde pankreas kanserinde sağkalım oranı giderek artıyor. Aynı zamanda hastanın yaşam kalitesi de yükseliyor. Bu kanserin tedavisi pek çok kanser türünde olduğu gibi, multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmesi tedavi başarısını yükselten çok önemli bir faktör" diye konuştu. Pankreas ameliyatlarının vücudun en kompleks operasyonlarından biri olduğunu kaydeden Prof. Dr. Yağmur, erkeklerde daha sık görülen hastalığın, son yıllarda artan sigara kullanımına bağlı olarak kadınları da risk grubuna soktuğunu belirtti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder