Yerel Haberler
Ankara
Gazeteci Uludağ dosyası yetkisizlikle Ankara’ya gönderildi 02 Nisan 2026 Perşembe - 18:24:47 Gazeteci Alican Uludağ hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlarından iddianame hazırlanırken dosya yetkisizlik kararıyla Ankara’ya gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameyi değerlendiren İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyanın yetkisizlikle Ankara Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Hazırlanan iddianamede Uludağ’ın "zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "zincirleme şekilde Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" ve "zincirleme şekilde halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 3 yıl 8 aydan, 23 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "müşteki", gazeteci Alican Uludağ’ın "şüpheli" olarak yer alırken, Uludağ’ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı bazı paylaşımlara yer verildi. Söz konusu paylaşımlar nedeniyle Uludağ’ın, zincirleme şekilde Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut fiil isnadında bulunduğu, farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlarla üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği anlatıldı. İddianamede, Uludağ’ın ilgili paylaşımları herkese açık şekilde sosyal medya platformunda yapmış olması ve paylaşımların belirlenemeyen sayıda kişiye ulaştığının anlaşılması karşısında suçun alenen işlendiği, bu kapsamda şüpheli hakkında kamu davası açılabilecek nitelikle yeterli delilin bulunduğu kaydedildi. İddianamede, Uludağ’ın paylaşımlarında beyan edilen sözlerin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeniyle ilgili olduğu ifade edildi. Bu kapsamda eylemlerinin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, toplumu manipüle etmek amacıyla gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgiler verdiği ileri sürüldü.
02 Nisan 2026 Perşembe - 18:10 Volkan Demirel: "Göztepe maçı, bu sezonun en önemli maçı" Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volkan Demirel, "Göztepe maçı, bu sezonun en önemli maçlarından bir tanesi, eşik maçımız olarak bakıyorum" dedi. Gençlerbirliği, Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında sahasında Göztepe ile oynayacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü. Başkent ekibinin basına açık gerçekleştirdiği antrenman öncesinde Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volkan Demirel ile takım kaptanı Dimitrios Goutas açıklamalarda bulundu. "Göztepe maçı, bu sezonun en önemli maçlarından bir tanesi" Ligi en iyi yerde bitirmek istediklerini belirten Gençlerbirliği Teknik Direktörü Demirel, "Antalya’da kamptaydık, çok olumlu bir kamp süreci geçirdiğimizi düşünüyorum. Çünkü geldiğim günden beri hep dile getirmeye çalışıyorum ama benim bıraktığım takımla, geldiğimdeki takımın kapasitesi biraz düşük kalmış gibi gördüm. Onu biraz daha yukarı çekmek adına 8 günlük bir kamp yaptık. Gün sayısına rağmen yaptığımız idman sayısı hemen hemen 2 katıydı. Sonrasında da kendi aramızda yaptığımız bir hazırlık maçıyla aslında farklı şeyleri de görme şansımız oldu. O yüzden bizim adımıza Göztepe maçı öncesi Antalya kampı çok anlamlı geçti. Göztepe maçı, bu sezonun en önemli maçlarından bir tanesi, eşik maçımız olarak bakıyorum. Çünkü kazandığımız takdirde daha yukarılara devam etmemiz gerekecek ama aksi bir düşünmediğimiz bir olumsuz durumda da aşağı ile tamamen artık birebir muhatap olacağız. Geldiğimden beri şunu söyledim oyunculara; düşme ile alakalı bir derdim yok. Tamamen takımın performansını üste çekerek, ilerleyen haftalarda takımımızı daha yukarılara taşımak istiyorum. En iyi yerde bitirmek istiyoruz. Onun neticesinde kazanmamız gereken bir maç. Bunu hem takımı hem de kendimi inandırmaya çalışıyorum. İnşallah 3 puan alarak bir serinin başlangıcı olur" diye konuştu. "Bizim jenerasyondan bireysel anlamda daha yetenekliler" A Milli Takım’ın Dünya Kupası’na katılma başarısının büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Demirel, "Ben 2002 Dünya Kupası’nda böyle kıl payıyla kaçırmıştım. Dünya Kupası bence futbol üzerindeki dünyadaki en büyük organizasyon. Bu organizasyonda olmak, Türk Bayrağı’nın orada dalgalanması hepimiz için bir gurur. Bu çocuklar bizim çocuklar bence bizim jenerasyondan bireysel anlamda daha yetenekliler. Son iki maçta da bence o takım bütünlüğünü gösterdiler ki ben belki en çok dile getirenlerden biriyim. Bizden daha yetenekliler ama o takım olma konusunda hep bir şey eksik gibi gözüküyordu ama bu maçlarda bence onu tamamladılar. Grup aşamasına da baktığımızda yenebileceğimiz takımlar var. Umuyorum ki grup aşamasını da tamamladıktan sonra bence finallere Türk bayrağını en iyi şekilde dalgalandıracaklardır" diye konuştu. "Öyle bir noktadayız ki artık hata yapma lüksümüz yok" Takım kaptanı Dimitrios Goutas ise Göztepe maçının zorlu geçeceğini aktararak, "Çok zorlu bir maç bizi bekliyor, iyi bir rakibe karşı oynayacağız. Fiziksel olarak gerçekten çok iyi oyuncuları var. Önde ve sahanın her yerinde pres yapabiliyorlar. Bizim adımıza çok zorlu bir maç olacak. Ligin son haftalarına girdik, öyle bir noktadayız ki artık hata yapma lüksümüz yok. Antalya’da bir kamp yaptık ve güzel geçti. Umarım bu Antalya kampında yaptığımız çalışmalar sahaya yansır ve iyi bir skorla sahadan ayrılırız" şeklinde konuştu.
Gazeteci Uludağ dosyası yetkisizlikle Ankara’ya gönderildi
02 Nisan 2026 Perşembe - 18:24 Gazeteci Uludağ dosyası yetkisizlikle Ankara’ya gönderildi Gazeteci Alican Uludağ hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlarından iddianame hazırlanırken dosya yetkisizlik kararıyla Ankara’ya gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameyi değerlendiren İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyanın yetkisizlikle Ankara Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Hazırlanan iddianamede Uludağ’ın "zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "zincirleme şekilde Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" ve "zincirleme şekilde halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 3 yıl 8 aydan, 23 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "müşteki", gazeteci Alican Uludağ’ın "şüpheli" olarak yer alırken, Uludağ’ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı bazı paylaşımlara yer verildi. Söz konusu paylaşımlar nedeniyle Uludağ’ın, zincirleme şekilde Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut fiil isnadında bulunduğu, farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlarla üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği anlatıldı. İddianamede, Uludağ’ın ilgili paylaşımları herkese açık şekilde sosyal medya platformunda yapmış olması ve paylaşımların belirlenemeyen sayıda kişiye ulaştığının anlaşılması karşısında suçun alenen işlendiği, bu kapsamda şüpheli hakkında kamu davası açılabilecek nitelikle yeterli delilin bulunduğu kaydedildi. İddianamede, Uludağ’ın paylaşımlarında beyan edilen sözlerin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeniyle ilgili olduğu ifade edildi. Bu kapsamda eylemlerinin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, toplumu manipüle etmek amacıyla gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgiler verdiği ileri sürüldü.
Volkan Demirel: "Göztepe maçı, bu sezonun en önemli maçı"
02 Nisan 2026 Perşembe - 18:10 Volkan Demirel: "Göztepe maçı, bu sezonun en önemli maçı" Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volkan Demirel, "Göztepe maçı, bu sezonun en önemli maçlarından bir tanesi, eşik maçımız olarak bakıyorum" dedi. Gençlerbirliği, Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında sahasında Göztepe ile oynayacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü. Başkent ekibinin basına açık gerçekleştirdiği antrenman öncesinde Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volkan Demirel ile takım kaptanı Dimitrios Goutas açıklamalarda bulundu. "Göztepe maçı, bu sezonun en önemli maçlarından bir tanesi" Ligi en iyi yerde bitirmek istediklerini belirten Gençlerbirliği Teknik Direktörü Demirel, "Antalya’da kamptaydık, çok olumlu bir kamp süreci geçirdiğimizi düşünüyorum. Çünkü geldiğim günden beri hep dile getirmeye çalışıyorum ama benim bıraktığım takımla, geldiğimdeki takımın kapasitesi biraz düşük kalmış gibi gördüm. Onu biraz daha yukarı çekmek adına 8 günlük bir kamp yaptık. Gün sayısına rağmen yaptığımız idman sayısı hemen hemen 2 katıydı. Sonrasında da kendi aramızda yaptığımız bir hazırlık maçıyla aslında farklı şeyleri de görme şansımız oldu. O yüzden bizim adımıza Göztepe maçı öncesi Antalya kampı çok anlamlı geçti. Göztepe maçı, bu sezonun en önemli maçlarından bir tanesi, eşik maçımız olarak bakıyorum. Çünkü kazandığımız takdirde daha yukarılara devam etmemiz gerekecek ama aksi bir düşünmediğimiz bir olumsuz durumda da aşağı ile tamamen artık birebir muhatap olacağız. Geldiğimden beri şunu söyledim oyunculara; düşme ile alakalı bir derdim yok. Tamamen takımın performansını üste çekerek, ilerleyen haftalarda takımımızı daha yukarılara taşımak istiyorum. En iyi yerde bitirmek istiyoruz. Onun neticesinde kazanmamız gereken bir maç. Bunu hem takımı hem de kendimi inandırmaya çalışıyorum. İnşallah 3 puan alarak bir serinin başlangıcı olur" diye konuştu. "Bizim jenerasyondan bireysel anlamda daha yetenekliler" A Milli Takım’ın Dünya Kupası’na katılma başarısının büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Demirel, "Ben 2002 Dünya Kupası’nda böyle kıl payıyla kaçırmıştım. Dünya Kupası bence futbol üzerindeki dünyadaki en büyük organizasyon. Bu organizasyonda olmak, Türk Bayrağı’nın orada dalgalanması hepimiz için bir gurur. Bu çocuklar bizim çocuklar bence bizim jenerasyondan bireysel anlamda daha yetenekliler. Son iki maçta da bence o takım bütünlüğünü gösterdiler ki ben belki en çok dile getirenlerden biriyim. Bizden daha yetenekliler ama o takım olma konusunda hep bir şey eksik gibi gözüküyordu ama bu maçlarda bence onu tamamladılar. Grup aşamasına da baktığımızda yenebileceğimiz takımlar var. Umuyorum ki grup aşamasını da tamamladıktan sonra bence finallere Türk bayrağını en iyi şekilde dalgalandıracaklardır" diye konuştu. "Öyle bir noktadayız ki artık hata yapma lüksümüz yok" Takım kaptanı Dimitrios Goutas ise Göztepe maçının zorlu geçeceğini aktararak, "Çok zorlu bir maç bizi bekliyor, iyi bir rakibe karşı oynayacağız. Fiziksel olarak gerçekten çok iyi oyuncuları var. Önde ve sahanın her yerinde pres yapabiliyorlar. Bizim adımıza çok zorlu bir maç olacak. Ligin son haftalarına girdik, öyle bir noktadayız ki artık hata yapma lüksümüz yok. Antalya’da bir kamp yaptık ve güzel geçti. Umarım bu Antalya kampında yaptığımız çalışmalar sahaya yansır ve iyi bir skorla sahadan ayrılırız" şeklinde konuştu.
Askeri ihalede rüşvet ve fesat iddiası: 19 şüpheli hakkında dava açıldı
02 Nisan 2026 Perşembe - 17:52 Askeri ihalede rüşvet ve fesat iddiası: 19 şüpheli hakkında dava açıldı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Askeri Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki askeri yük ve yolcu taşıma faaliyetlerine ilişkin ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla 19 şüpheli hakkında kamu davası açıldı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyaç duyduğu askeri yük ve yolcu taşıma faaliyetlerinin sivil imkanlar üzerinden hizmet alımı yöntemiyle karşılandığı, bu süreçte Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı Lojistik Yönetim Başkanlığı Ulaştırma Yönetim Şube Müdürlüğü’nce yürütülen işlemlerde "edimin ifasına fesat karıştırma" ile "rüşvet almak/vermek" suçlarına konu eylemlerin tespit edildiği belirtildi. Soruşturma kapsamında Kontrol Teşkilatı’nda görev yapan 4 askeri personel ile firma sahibi ve yetkilileri hakkında zincirleme şekilde "edimin ifasına fesat karıştırma" ve "rüşvet almak/vermek" suçlarından işlem yapıldığı, ayrıca firma adına hakediş evrakına imza atan 15 şüpheli hakkında da zincirleme şekilde "edimin ifasına fesat karıştırma" suçundan kamu davası açıldı. Hazırlanan iddianame Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilirken, diğer şüpheliler yönünden soruşturma iznine tabi suçlar kapsamında yürütülen işlemlerin Başsavcılık tarafından titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.
DEM Parti Sözcüsü Doğan: "Öcalan’ın özgür bir şekilde çalışabileceği, doğrudan temas kurabileceği iletişim şartlarının oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz"
02 Nisan 2026 Perşembe - 15:59 DEM Parti Sözcüsü Doğan: "Öcalan’ın özgür bir şekilde çalışabileceği, doğrudan temas kurabileceği iletişim şartlarının oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz" DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Biz Öcalan’ın özgür bir şekilde çalışabileceği, yaşayabileceği, doğrudan temas kurabileceği iletişim şartlarının oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz" dedi. DEM Parti Sözcüsü Doğan, Genel Merkez binasında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Doğan, bölücü terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın özgür şartlarda çalışabileceği, yaşayabileceği ve doğrudan temas kurulabilecek iletişim şartlarının oluşturulması gerektiğini ifade etti. "Duymamak, ertelemek, ötelemek sorunlara çare olmuyor" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in MYK sonrası yaptığı açıklamalara değinen Doğan, "Görüyoruz ki hala yeni bir dil oluşturulamıyor. Neler olmadığını biliyoruz zaten, kamuoyu da biliyor ama olması gerekenlere ilişkin, hepimizin yapması gereken, tüm siyasi partilerin yapması gereken, daha açık, daha şeffaf bir şekilde kamuoyu ile sürece ilişkin bilgileri paylaşmak. Bundan sonrasında ilişkin yol haritasını paylaşmak, yapılması gerekenleri, talepleri, beklentileri duymak. Bunları duymamak, ertelemek, ötelemek sorunlara çare olmuyor. Aksine bunları gündeme almak ve bir an önce çözüme kavuşturmak gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Öcalan’ın özgür bir şekilde çalışabileceği, doğrudan temas kurabileceği iletişim şartlarının oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz" Adalet Bakanı Akın Gürlek’in idare yerleşkeden söz ettiğini, gerek duyulduğunda bazı binaların yapılabileceği ve bölücü terör örgütü elebaşı Öcalan için mi yapılacağına dair sorulan soruyu cevaplayan Doğan, "Doğrudan Adalet Bakanının yanıt vermesi gerekiyor. Biz Öcalan’ın özgür bir şekilde çalışabileceği, yaşayabileceği, doğrudan temas kurabileceği iletişim şartlarının oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Bunu en başından beri söylüyoruz. Bunu böyle bir konut, yapı tartışmasına sıkıştırmanın da eksik, hatta yanlış bir değerlendirme olduğunu düşünüyoruz. Bugüne kadar İmralı Ada Hapishanesi’ne yaklaşım, Kürt meselesine yaklaşımın bir göstergesi haline döndü, bir aynası haline döndü. Bu hakikati layıkıyla, bu hakikate yakışır bir şekilde barış ve demokratik toplum sürecinin ruhuna, ritmine, temposuna uygun bir şekilde değerlendirmek gerektiğini düşünüyoruz. Bunun olsa olsa sürece pozitif katkıları olur. Bu mesele şöyle değil, dar bir alandan geniş bir alana geçsin. Mesele esasen geniş bir alanda tartışılabilirse, bu dar alandan çıkartılabilirse, yani dar bir bakış açısından, dar bir siyasi yaklaşımdan çıkartılabilirse, tüm bunlar çok küçük detaylar olarak kalır, halledilebilir meseleler olarak kalır. Dolayısıyla yapının nasıl bir yapı olduğunu, yapılıp yapılmadığını, idari yerleşke içerisinde ne öngörüldüğünü, bunların detaylarını Adalet Bakanı yanıtlamalı. Adalet Bakanı da bu taleplere ilişkin siyasi ve idari engellerin kaldırılması gibi konularda çalışmalar yürütmeli. Öcalan’ın doğrudan teması nasıl sağlanabilir kamuoyuyla, bunlar önemli konular" diye konuştu. "Silahlarını yakarak imha eden ve demokratik siyaset yapmak istediklerini söyleyenler, bunları nasıl konuşacağız?" Aynı zamanda Doğan, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Yeni bir dil oluşturmak için çabalamak yerine tekrarlardan eski dili güçlendiren, ayrıştırıcı etkiler oluşturan bir dil tercih ediliyor. Bu son derece kritik kavşakta, bu son derece hayati kavşakta, yapılması gereken bu değil. Bundan vazgeçilmelidir. O yüzden demokratik siyaset tartışmasında tabii ki 30 yıllıkları da tartışacağız. Sürgünden dönecek olanları da tartışacağız. Neticede tartıştığımız konu dağda silahlarını yakarak imha eden ve Türkiye’ye dönmek istediklerini, demokratik siyaset yapmak istediklerini söyleyenler, bunları nasıl konuşacağız? Bunları elbette konuşacağız. Bunlar da dünyada oldu. Biz bu dönemi bir şekilde başaracağımıza, ortak alanlarımızı genişleterek, demokratik mücadele alanını genişleterek başaracağımıza inanıyoruz. Ancak lütfen bu sürecin hızına negatif anlamda etki oluşturacak ya da bu sürecin önünde engeller teşkil edecek veya zaten sarsılmış olan toplumsal güveni daha da sarsıcı etki oluşturacak açıklamalardan, yorumlardan, değerlendirmelerden kaçınalım. Doğru değil çünkü."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son 23 yılda su yatırımlarımızı zirveye çıkardık"
02 Nisan 2026 Perşembe - 15:52 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son 23 yılda su yatırımlarımızı zirveye çıkardık" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde "DSİ Tarafından Tamamlanan 563 Adet Tesisin Toplu Açılış Töreni"ne katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya üzerinde petrol için gerçekleşen savaşların gelecekte su kaynakları için yaşanacağını söyleyerek su kullanımı ve suyun korunması konusunda uyarılarda bulundu. "Su, hayatımızı idame ettirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz temel bir kaynak olmanın çok çok ötesine geçmiştir" Suyun hem Türk hem de İslam kültüründe oldukça büyük bir öneme sahip olduğunu verdiği örneklerle dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Medeniyetimizde, kültürümüzde, sanat ve mimarinizde hatta mühendislik faaliyetlerimizde çok önemli bir yere sahip olan su, hayatımızı idame ettirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz temel bir kaynak olmanın çok çok ötesine geçmiştir" ifadelerini kullandı. "Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır" Dünya geleceğinde su nedenli savaşların yaşanacağına dikkati çeken Erdoğan, "Güç rekabetinin her alanda giderek kızıştığı bir yüzyılın en stratejik ve en değerli kaynağı üretim ve enerjinin de ana unsuru olan sudur. Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz. İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı, aşırı kentleşme ve sanayileşme gibi faktörlerin yol açtığı sorunlar su kaynakları üzerindeki baskıyı arttırıyor. Özellikle şu rakamlar karşı karşıya olduğumuz tehlikenin büyüklüğünü daha net ortaya koyuyor. Bakınız, dünya genelindeki 1,4 milyar kilometreküp toplam suyun yalnızca yüzde iki buçuğu tatlı sulardan oluşuyor. 1960 yılında 3 milyar olan dünya nüfusunun bugün 8 milyarı aşmasına karşın aynı dönemde yeryüzüne düşen yağış miktarına baktığımızda hiçbir değişiklik olmamıştır. Temiz su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken hızlı tüketim ve kirliliğin etkisiyle kullanılabilir su kaynakları maalesef hızla azalıyor. Bugün dünyadaki 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor. Daha vahimi Dünya Su Kalkınma Raporu’na göre 2050 yılında yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor. Tam bunlara ilave olarak iklim krizi en fazla suyumuzu yani hayat kaynağımızı tehdit ediyor" diye konuştu. "Sadece geçtiğimiz sene 2334 orman yangınına müdahale ettik" Türkiye’nin Akdeniz kuşağında yer aldığı için bu tehditlerle en sert şekilde yüzleşen ülkelerden birisi olduğunun altını çizen ve orman yangınlarına karşı alınan önlemlerden bahseden Erdoğan, "Sadece geçtiğimiz sene 2334 orman yangınına müdahale ettik. Bu yangınlardan 81 bin hektar ormanlık alanımız etkilendi. Yangınlara karşı hazırlıklarımızı en hızlı şekilde yapıyoruz. Bu yıl hava filomuza 14 yeni helikopter ekleyerek helikopter sayımızı 119’, havadan su atma kapasitemizi 462 tona çıkardık. 28 uçağımız 14 insansız hava aracımız 2766 ilk müdahale aracımız, 1953 arasözümüz ve 878 iş makinemizle bu sene yangınlarla çok daha etkin mücadele edeceğiz" dedi. "Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz" Su kaynaklarının öneminden bahseden ve su kullanımı konusunda uyarılarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye kişi başına düşen yıllık 1301 metre küp kullanılabilir su miktarı ile su stresi çeken ülkeler grubundadır. Şurası da son derece çarpıcıdır; Dünyanın ortalama yağış miktarı yıllık 990 milimetreyken Türkiye’de bu rakam yıllık 574 milimetredir. Bu manzara bize şunu gösteriyor; Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz. Sularımızı daha bilinçli kullanmamız gerektiğinin altını burada bir kez daha çiziyor, tüm kurumlarımızdan ve tüm vatandaşlarımızdan bu konuda azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum. Sadece musluktan akan suyu değil, nehirden gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz. Eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan ve bugün küresel bir çevre projesine dönüşen ‘Sıfır Atık’ hareketimiz dokuz seneyi geride bıraktı. Sıfır atık hareketiyle 90 milyon ton atığı geri kazandık. Ülkemiz ekonomisine 365 milyar lira katkı yaptık. Geri kazanım oranımızı 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise inşallah yüzde 70 seviyesine yükselteceğiz" açıklamasında bulundu. "2002’den bu güne 805 barajı 522 gölet ve bent 1890 sulama tesisi 364 toplulaştırma projesi 378 içme suyu ve atık su tesisini hizmete sunduk" İktidara geldikleri günden itibaren bilhassa su yatırımlarını zirveye çıkardıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Medeniyetimizin mihenk taşı olan suyu iktisatlı kullanan, doğru yöneten ve milletimizi suyla en güvenli şekilde buluşturan politika ve yatırımlara ağırlık verdik. 2002’den bu güne 805 barajı 522 gölet ve bent 1890 sulama tesisi 364 toplulaştırma projesi 378 içme suyu ve atık su tesisini hizmete sunduk. Bu arada 6 bin 234 taşkın kontrol tesisini 637 hidroelektrik santrali 148 yer altı depolama ve suni besleme tesisini ülkemize kazandırdık. Güncel rakamlarla toplam 4 trilyon 7 milyar lira değerinde olan 1984 tesisi tamamlayarak milletimizin emrine verdik. Bu tesislerle 2,5 milyon hektarlık alanı sulamaya açtık. Türkiye ekonomisine yıllık 416 milyar lira katkı sağladık. Toplam 2,2 milyon insanımıza tarımsal istihdam oluşturduk. 7 milyon 400 bin hektar alanda toplulaştırma çalışması yaptık. Böylece 2 bin 300 megavat kurulu güce ve yıllık 67 milyar kilowatt saat enerji üretim kapasitesine ulaştık" diye konuştu. "Biz bahane bulanlardan değil bir yolunu bulup iş yapanlardan taş üstüne taş koyanlardan olduk" 2026 yılana yağışlar ile girildiğini söyleyen ve bunun için Allah’a şükreden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Barajlarımız doluyor, su kaynaklarımız yenileniyor. Geçen yıl zirai kuraklık ve zirai don sebebiyle sıkıntılar yaşayan çiftçilerimizin bu yıl yüzü gülüyor. İnşallah umutlarımızı artıran bu bereketi tarımda, enerjide ve sanayide en güçlü şekilde üretime yansıtmayı hedefliyoruz. Bu yıl içerisinde 300 yeni su ve sulama tesisini tamamlayacağız. Tabii burada şunu da önemli ifade etmek isterim; ister tarımda, ister sulamada, ister ulaştırmada, isterse başka bir alanda olsun esas mesele vizyon ve irade sahibi olmaktır. Ülkenin ve milletin derdiyle dertlenen hizmet eder. Hizmet eden ise hak ve halk nezdinde izzet bulur. Kış mevsiminin ortasında başkent halkını günlerce susuzluğa ve ellerinde bidonlarla su kuyruklarına mahkum eden beceriksiz zihniyetle biraz önce kısa videosunu seyrettiğimiz yatırımları ülkemize kazandıran anlayış arasındaki en temel fark azimdir, aşktır, millete hizmet sevdasıdır. Biz bahane bulanlardan değil bir yolunu bulup iş yapanlardan taş üstüne taş koyanlardan olduk. Vatandaşımızın boğazlarından keserek devletine verdiği kaynakları yine halkımıza hizmet ve eser üretmek için kullandık. İnşallah bundan sonra da bir bardak suda fırtına koparmaya, su akarken testiyi doldurmaya çalışan fırsatçılara rağmen biz taşı sıkıp suyunu çıkarmaya, bu aziz millet için şüheda emaneti bu mübarek topraklar için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Adıyaman, Hatay ve Muğla’ya canlı bağlantı gerçekleştirerek oralarda yapımı tamamlanan yatırımların açılışına eşlik etti.