Yerel Haberler
Ankara
05 Mart 2026 Perşembe - 23:08 CHP Genel Başkanı Özel: "Maalesef 160 kız çocuğu daha ilk günden öldü" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Netanyahu’yla dünyanın öbür ucundan çıkıp buraları karıştıran Trump İran’a bombalar atıyor. Maalesef 160 tane kız çocuğu daha ilk günden öldü" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Haymana Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Özel, "İlçedeki 27 bin 300 çiftçiye 111 milyon liralık destek sağlamış olarak geldi. 3 bin haneye 44 milyon liralık sosyal destek sağlamış olarak geldi. Her gün 110 haneye ücretsiz ekmek dağıtmış olmanın, 1416 emekli hanesine 34.2 milyon liralık destek veriyor olmanın, 650 hanenin doğalgaz desteği 2 bin 260 haneye kömür desteği yapıyor olmuş olmanın, 461 gencin sınava hazırlanmasını üslenmiş olmanın ve 26 bin nüfuslu Haymana’ya toplam sosyal yardım tutarı olarak 200 milyon lira sosyal yardım yapmış olmanın verdiği mutlulukla, iç huzuruyla ve güvenle geldi. Biz genç belediye başkanımıza inandık, suyu sıcak, havası sert, insanı mert Haymana ona inandı" ifadelerini kullandı. İran’da yaşanan çatışmalara ve Gazze’deki soykırıma değinen Özel, "On bir aydır özlenen, iki aydır yolu gözlenen Ramazan’ın ortasındayız. Bu Ramazan dünyaya barış getirsin dedik. Çünkü Filistin’deki 71 bin Gazzeli’nin ölümünden sorumlu Netanyahu’yla eli kanlı Netanyahu’yla dünyanın öbür ucundan çıkıp buraları karıştıran Trump İran’a bombalar atıyor. Maalesef 160 tane kız çocuğu daha ilk günden öldü" diye konuştu. Programa; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ile partililer ve vatandaşlar katıldı.
05 Mart 2026 Perşembe - 21:45 TBMM Başkanı Kurtulmuş, rektörlerle iftar yemeğinde bir araya geldi TBMM Başkanı Kurtulmuş, YÖK Başkanı Erol Özvar ve üniversite rektörlerini iftar yemeğinde ağırladı. Kurtulmuş, "Türkiye’nin Terörsüz Türkiye mücadelesinde bu çabalarında sizlerden de büyük destek bekliyoruz. Özellikle üniversitelerimizin bu konuyla ilgili yapacakları araştırmaları bu konuda kendi illerinizde kendi üniversiteleriniz bünyesinde ortaya çıkacak olan farkındalığı arttırmanızı sizlerden istirham ediyoruz" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, YÖK Başkanı Erol Özvar ve üniversite rektörleriyle iftarda bir araya geldi. Kurtulmuş, gelecek dönemde çok daha güçlü atılımların yapılabilmesi Türkiye’nin geleceği bakımından hayati önemde olduğuna işaret ederek, "Altyapısı tamamlanmış olan bir yüksek öğrenim kurumuna sahibiz. Ama sorunlarımızın bittiği anlamına gelmiyor. Önümüze yeni hedefler, güçlü hedefler koymak ve bir üst sınıfa çıkmak mecburiyetindeyiz" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, üç noktaya değinerek, "Yüksek öğrenimdeki uluslararası meselesi özellikle üzerinde durduğumuz hususlardan birisi. Sadece misafir öğrencilerimizi burada okutmak değil, yeryüzünün farklı taraflarından yerlerinden gençlerimize ev sahibi yapıp onlara burada eğitim vermek değil. Aynı zamanda Türk Yüksek Öğrenim Sistemi’nin de dünyanın birçok üniversitesinde üniversitenin saygın bölümlerinde oralarda üretim yeri yapabilecek. Araştırmalara, oradaki faaliyetlere katılabilecek yetkinlikte yetiştirilmesi, bizim güçlü üniversitelerimizle, yurt dışındaki güçlü üniversiteler arasında işbirliklerin arttırılması ve böylece kendi ürettiğimiz bilimsel bilginin sadece burayla sınırlı değil, bütün dünyanın malı olacak, bütün dünyanın ortak çabası olacak hale dönüştürmemiz lazım. Biz burada hem çok sayıda öğrencinin okutulması ama ondan da öte dünya üzerinde rekabet edebilecek nitelikli öğrencinin yetiştirilebilmesi için üniversitelerimizin standartlarını çok güçlü bir şekilde ileriye doğru taşımak mecburiyetindeyiz. Bu değişimlerin içerisinde ayakta kalabilen ve dünyada öncü olabilen ülkeler ise bilimi, kültürünü üretebilen ve bu anlamda öncülük yapan ülkeler olacak. Türkiye olarak artık bizim bilimde taklitçilik, kültürde taklitçilik dönemini zaten geride bıraktık. Ama artık taklit edilen bilimde, kültürde teknolojide taklit edilen bir ülke durumuna çıkmak mecburiyetimiz vardır. Bunun yolunda hiç şüphesiz Yüksek Öğrenim kurumlarımızın niteliklerinin arttırılmasından geçiyor. Ayrıca şunu da altına çizmek isterim ki eğitim kurumlarımızın özellikle üniversitelerimizin artık istihdam eksenli bir anlayışla yapılanması da zorunludur. Diploma veren ve insanlara sadece titr ve bir takım mesleklerin ünvanlarını veren kurumlar deyip insanların elinin iş tutmasını sağlayacak ve beceri kazandıracak yerler haline dönmesi şarttır" ifadelerini kullandı. "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin New York’taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır" Kurtulmuş, İran’da saldırı olduğunu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni toplandığını belirterek, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin New York’taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır. Kuralları yerle bir oluyor. Terminoloji hepsi beraber oluyor. Kural bazı uluslararası sistem diye yıllardır konuşulan sistem kuralı değil gücü olanın istediği şekilde yönlendirdiği bir arena haline uluslararası sistemi döndürüyor. Bu çerçevede uluslararası sistemde hiç bunu söylemek hoşuma gitmiyor ama daha kestirmede ifade edemiyorum. Şu anda dünya sistemini nasıl tanımlarız dersek herhalde dünya sisteminin içinden geçmekte olduğu süreci orman kanunlarının geçerli olduğu bir dönem olarak tanımlamak mümkündür. Böyle bir kötü döneme dünya uzun yıllar belki asırlar boyunca geliyormuş. Dolayısıyla bu süreci öyle görünüyor ki yakın dönemde daha iyiye doğru gitmesiyle ilgili emareler ortada yoktur. Özellikle bizim içinde bulunduğumuz bu coğrafyada çok dikkatli olmak, ayaklarımızı yere sağlam basmak, kendimize hep beraber 86 milyon milletçe kenetlenmek, omuz omuza vermek, saflarımızı sıklaştırmak mecburiyetindeyiz. Çünkü bu dünya bu düzensiz bu kuralsız dünya düşenin ayağa kalkamayacağı bir dünya haline gelmektedir. Onun için eskiler der ya bir kere düşmeyelim. Biz Türk milleti olarak düşmeyeceğiz, ayakta kalacağız, hep beraber Allah’ın izniyle dünyanın en büyük milletlerinden birisi olacağız" şeklinde konuştu. "Bütün farklılıklarımızı zenginlik vesilesi olarak kabul edeceğiz" Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye adıyla bilinen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na atıf yaparak, "Bütün farklılıklarımızı zenginlik vesilesi olarak kabul edeceğiz. Asırlarca olduğu gibi bu topraklarda farklı etnik yapılarda yaşayan insanların hiçbirisinin zaten birbiriyle kalması husumeti yok. Bu topraklarda yaşayan hiçbir farklı mezhep ve meşrep sahibinin birbiriyle herhangi bir husumeti, düşmanlığı yok. Bunu araya koymak isteyenlerin de elinden bu fırsatı alacağız ve oynamak istedikleri oyunları bir daha oynayamayacak şekilde ters yüz edeceğiz. Allah’ın izniyle bunun için de Türkiye’de halkımızın büyük bir destek verdiğini görüyoruz. Bunun için bu bölgedeki bütün unsurlar, Türklerin, Arapların, Kürtlerin, Müslümanların, gayrimüslimlerin ne kadar farklı etnik mezhebi yapı varsa Sünnilerin, Alevilerin, Şiilerin bütün bu unsurların hep beraber aynı coğrafyanın insanları aynı ülkenin aynı bölgenin vatandaşları ve aynı kaderin kaderdaşları olarak bir arada birlikte yürümeleri herhalde bölgemizin de huzurunu sağlayacaktır. Bu amaçla özellikle sizlerden de Türkiye’nin terörsüz Türkiye mücadelesinde bu çabalarında sizlerden de büyük destek bekliyoruz. Özellikle üniversitelerimizin bu konuyla ilgili yapacakları araştırmaları bu konuda kendi illerinizde kendi üniversiteleriniz bünyesinde ortaya çıkacak olan farkındalığı arttırmanızı sizlerden istirham ediyoruz" dedi.
Uzmanından uyarı: "Gereksiz vitamin kullanımı bağışıklığı olumsuz etkileyebilir"
29 Ocak 2026 Perşembe - 13:36 Uzmanından uyarı: "Gereksiz vitamin kullanımı bağışıklığı olumsuz etkileyebilir" Bilinçsiz takviye kullanımının ve yanlış alışkanlıkların bağışıklık sistemine zarar verebileceğine dikkati çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Shalala Nazarova, "Vitamin ve mineral eksiklikleri bağışıklığı zayıflatabilir. Ancak herhangi bir eksiklik yoksa fazladan vitamin almak bağışıklığı güçlendirmez. Takviyeler mutlaka doktor önerisiyle kullanılmalıdır" dedi. Medical Park Ankara Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Shalala Nazarova, bağışıklık sisteminin nasıl çalıştığını, neden zayıfladığını ve sık enfeksiyon geçirenlerin nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı. Bağışıklık sisteminin nasıl çalıştığından bahseden Uzm. Dr. Nazarova, "Bağışıklık sistemi, vücudu bakteri, virüs ve diğer mikroplara karşı koruyan doğal savunma mekanizmasıdır. Deri, bağırsaklar, kan hücreleri ve lenf bezleri bu sistemin temel parçalarını oluşturur. Vücuda giren yabancı mikroorganizmalar tanınır, yok edilir ve hafızaya alınır. Böylece aynı mikrop tekrar vücuda girdiğinde daha hızlı ve etkili bir yanıt verilir" diye konuştu. Bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen faktörlere değinen Nazarova, "Yetersiz ve dengesiz beslenme, uykusuzluk, uzun süreli stres, sigara kullanımı, kronik hastalıklar ve bazı ilaçlar bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebilir. Sık geçirilen enfeksiyonlar ise bağışıklık sisteminin aşırı yüklendiğinin ya da altta yatan bir sorunun işareti olabilir" ifadelerini kullandı. Bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışabilmesi için dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığını kaydeden Nazarova, "Yeterli protein alımı ile sebze ve meyve tüketimi savunma hücrelerini destekler. Tek bir olağanüstü besin yoktur. Önemli olan çeşitlilik ve dengedir" açıklamasında bulundu. "Vitamin takviyelerine dikkat edilmeli" Nazarova, vitamin takviyelerinin gerçekten gerekli olup olmadığına ilişkin şunları söyledi: "Vitamin ve mineral eksiklikleri bağışıklığı zayıflatabilir. Ancak herhangi bir eksiklik yoksa fazladan vitamin almak bağışıklığı güçlendirmez. Takviyeler mutlaka doktor önerisiyle kullanılmalıdır. Piyasada ’bağışıklık güçlendirici’ adıyla satılan birçok ürünün bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış değildir. Her doğal ürün zararsız değildir. Kontrolsüz kullanım fayda yerine zarar verebilir." "Düzenli uyku bağışıklığı destekler" Düzenli ve yeterli uykunun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini söyleyen Nazarova, "Uzun süreli stres ise savunma mekanizmasını baskılayarak enfeksiyonlara yakalanma riskini artırır. Hafif ve orta düzeyde yapılan düzenli egzersiz bağışıklık sistemini destekler. Aşırı ve yoğun spor ise vücut üzerinde stres oluşturarak ters etki oluşturabilir" şeklinde konuştu. Sık enfeksiyon yaşayan kişilerin mutlaka bir uzmana başvurması gerektiğini belirten Dr. Nazarova, gerek görülmesi halinde kan testleriyle vitamin, mineral ve bağışıklık durumunun değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Aşıların önemine değinen Uzm. Dr. Nazarova, "Aşılar, hastalığı geçirmeden bağışıklık kazanılmasını sağlar. Hem bireysel korunmada hem de toplumda salgınların önlenmesinde önemli rol oynar" dedi. Sık yapılan hatalardan bahseden Nazarova, "Her hastalıkta antibiyotik kullanmak, bilinçsiz takviye almak ve yaşam tarzını değiştirmeden ürünlerden fayda beklemek en yaygın hatalar arasında yer alıyor" açıklamasında bulundu.