Yerel Haberler
Ankara
Plakasının yazı sitili standartlara aykırı olan sürücüler ceza yememek için plaka basım atölyesinde uzun kuyruklar oluşturdu 06 Mart 2026 Cuma - 13:19:22 Yürürlüğe giren yeni düzenleme gereği ‘APP’ plaka olarak bilinen standartlara aykırı plakalarını 140 bin lira ceza yememek için değiştirmek isteyen sürücüler, plaka basım atölyeleri önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Yürürlüğe giren Trafik Ceza Kanunu uygulaması nedeniyle araçlarında standartlara aykırı (APP) plaka kullanan sürücülere ilk ihlalde 140 bin para cezası kesilecek ve sürücü belgeleri 30 günlüğüne geri alınacak. İhlalin aynı yıl içinde ikinci tekrarında ise ceza miktarı 280 bin lira olacak ve sürücülerin ehliyetine 60 günlüğüne el konulacak. Yeni düzenleme çerçevesinde ceza yememek için sürücüler, Ankara’daki plaka basım atölyesine akın etti. Uzun kuyruklar oluşturan sürücüler, yaşanan yoğunluktan dolayı işlemleri ertelemek zorunda kaldıklarını ifade ettiler. "Kabul edilmeyişini mantıklı bulamıyorum" APP plakaların standart dışı kabul edilmesini anlamsız bulduğunu ifade eden Efkan Seyyar, "Aracımın plakası standart değil. Ben de ceza yememek için geldim. Cezalar arttı. 140 bin lira ceza yiyenler varmış. Bundan çekindiğimiz için buradayız. Çok fazla sıra var. İşimiz uzun. Önce onay almamız, ardından da plakayı bastırmamız gerekecek. Bir süre daha burayız. İşlemler kısa sürmüyor. Bugüne yetiştirmeye çalışıyoruz. Bence yararlı bir uygulama değil. Araçtaki plaka yazısının farklılığı trafiği tehlikeye atan bir durum. Bu sadece araç daha güzel görünsün diye yapılan bir şey. Özel plaka yaptırıp yüksek miktarda para ödeyenler var ve tek amaçları bunu sergilemek. Bu plakaların yazı sitili daha kalın ve daha okunaklı. Buna rağmen kabul edilmeyişini mantıklı bulamıyorum" dedi. "Ramazan ayında bu sırada beklemek zulüm gibi geliyor" Çok fazla beklemek zorunda kaldıklarını ifade eden Ayhan Özdemir, "Dün de buradaydık ama sıradan dolayı işimizi halledemedik ve bugün de gelmek zorunda kaldık. Ramazan ayında bu sırada beklemek zulüm gibi geliyor. Çok fazla sıra var ve insanlar oruç. Bu uygulamayı daha kolay bir şekilde yapabilirlerdi. Böyle çok anlamsız. 140 bin lira ceza yazıldığı söyleniyor. Korktuğumuz için geldik biz de. Sürekli sıraya giriyoruz. Cezalar çok yüksek. İnsanlar nasıl ödeyebilir ki bu miktarları" diye konuştu. "Devletimiz ne kural koyduysa ona uymak zorundayız" Sürücülerden Arif Doğan ise, "Biz aracımızı aldığımızda plakanın farklı olduğunu ve yasadışı olduğunu bilmiyorduk. Değiştirmeye geldik. 140 bin lira cezası olduğu söyleniyor. Devletimiz ne kural koyduysa ona uymak zorundayız. Çok fazla plaka bastıran var" ifadelerine yer verdi.
06 Mart 2026 Cuma - 13:03 İletişim Başkanı Duran: "İç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmiştir" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dezenformasyon ve provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına (X, Facebook ve Instagram) erişim engeli getirilmiştir. 75 adet içerik ise dijital platformlardan kaldırılmıştır" dedi. İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bölgede yaşanan son gelişmelerin ardından dijital mecralarda Türkiye’yi hedef alan yoğun dezenformasyon ve psikolojik harekat faaliyetinin yürütüldüğünün tespit edildiğini açıkladı. Açıklamasında özellikle İran’a yönelik saldırıların başladığı ilk andan itibaren bazı sosyal medya hesaplarının doğruluğu teyit edilmemiş içerikler üzerinden toplumda korku, panik ve güvensizlik oluşturmayı amaçlayan sistematik paylaşımlar yaptığının görüldüğüne dikkat çeken Duran, "Devletimizin ilgili kurumları bu süreci ilk andan itibaren yakından takip etmiş; kamu düzenini, toplumsal huzuru ve milli güvenliğimizi hedef alan dijital manipülasyon girişimlerine karşı gerekli adımlar kararlılıkla atılmıştır. Bu kapsamda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile yürütülen çalışmalar sonucunda dezenformasyon ve provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına (X, Facebook ve Instagram) erişim engeli getirilmiştir. 75 adet içerik ise dijital platformlardan kaldırılmıştır. Suç unsuru taşıyan paylaşımlarla psikolojik harekât yürüttüğü tespit edilen bu ve inceleme altındaki diğer hesaplar hakkında hukuki süreç başlatılmıştır "ifadelerine yer verdi.
06 Mart 2026 Cuma - 13:00 TDT Dışişleri Bakanları İstanbul’da toplanıyor: Gündemde bölgesel gerilimler ve KKTC var Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi Toplantısı’nda bölgesel ve küresel gelişmeler ele alınacak. Bakan Fidan’ın toplantıda ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların sona erdirilmesi ve KKTC’ye yönelik tecridin kaldırılması konularına dikkat çekmesi bekleniyor. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi Toplantısı 7 Mart’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenecek. Toplantıya Türkiye ve dönem başkanı Azerbaycan’ın yanı sıra üye ülkeler Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın temsilcileri katılacak. Toplantıda teşkilat bünyesindeki son gelişmeler ile önümüzdeki dönemde atılabilecek adımlar değerlendirilecek, ayrıca güncel küresel ve bölgesel meseleler hakkında kapsamlı istişareler yapılacak. Kaynaklar, toplantı marjında Bakan Fidan’ın mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmesinin ve konuk heyet başkanlarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından toplu olarak kabul edilmesinin öngörüldüğünü belirtti. Bakan Fidan’ın toplantıda yapacağı konuşmada, bölgede ve uluslararası sistemde barış, istikrar ve adaletin tesisinde zorlu bir dönemden geçildiğini vurgulaması bekleniyor. Fidan’ın TDT ülkelerinin bölgesel sahiplenme anlayışıyla aralarındaki iş birliğini daha da genişletmesinin her zamankinden daha önemli olduğuna dikkat çekeceği ifade edildi. Kaynaklar, Fidan’ın konuşmasında ayrıca ABD ve İsrail ile İran arasında devam eden çatışmalar ile üçüncü ülkeleri hedef alan saldırıların bir an önce sona erdirilmesi ve diplomasiye alan açılması gerektiğini vurgulayacağını aktardı. Bu konuda Türk dünyasının ortak bir duruş sergilemesinin önemine işaret etmesi beklenen Fidan’ın taraflara gerilimin düşürülmesi çağrısında bulunacağı belirtildi. Fidan’ın ayrıca Pakistan ile Afganistan arasındaki gerilimin daha fazla tırmanmasının önüne geçilmesi için diyalog kanallarının ve barışçıl çözüm yöntemlerinin teşvik edilmesi gerektiğine dikkat çekmesi öngörülüyor. Kaynaklara göre Fidan’ın hitabında Kıbrıslı Türklerin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin maruz kaldığı haksız ve insanlık dışı tecrit uygulamalarının sona erdirilmesi gerektiğini vurgulaması da bekleniyor. Fidan’ın tüm TDT üyelerinin KKTC ile siyasi, ekonomik ve kültürel-beşeri ilişkilerini geliştirmesinin faydasına işaret edeceği ifade edildi. Bakan Fidan’ın ayrıca Türk devletlerinin üçüncü taraflarla teşkilat bünyesinde iş birliklerini geliştirmek amacıyla kurulmasına karar verilen "TDT+" formatı hakkında Türkiye’nin yaklaşım ve önceliklerini paylaşmasının öngörüldüğü kaydedildi.
Bakan Işıkhan: "İşsizlik oranı aralık ayında yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti"
29 Ocak 2026 Perşembe - 11:40 Bakan Işıkhan: "İşsizlik oranı aralık ayında yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "İşsizlik oranı, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sosyal medya hesabından aralık ayı işsizlik ve istihdam verilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. İşsizlik oranının son 25 yılın en düşük seviyesine gerilediğini belirten Işıkhan, "İşsizlik oranı, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti. Böylelikle hem 25 yılın en düşük seviyesine geriledi hem de 32 aydır tekli hanelerde seyrini sürdürüyor. İşsiz sayısı ise 286 bin kişi azalarak, 2 milyon 736 bin kişiye geriledi" diye konuştu. "3 yılda 3 milyon gencimizin istihdama katılmasını sağlayacağız" Özellikle gençlerin ve kadınların işgücüne ve üretime etkin katılımını sağlamak için gayret ettiklerinin altını çizen Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "Uyguladığımız İş Pozitif gibi programların da etkisiyle kadınlarda işsizlik oranı, bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak yüzde 10,5 ile 2013 yılından bu yana en düşük seviyesine geriledi. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı aynı dönemde 1,1 puan azalarak yüzde 14,1’e geriledi. Gençlerimizin kalıcı, kayıtlı ve nitelikli istihdam içerisinde yer almasını sağlamak amacıyla ‘Genç İstihdam Hamlesi-GÜÇ Programı’nı hayata geçirmiştik. 3 yılda 3 milyon gencimizin istihdama katılmasını sağlayarak, bu alanda da tarihimizin en önemli atılımlarından birini yapmış olacağız. İstihdam sayısı, aynı dönemde 32 milyon 685 bin kişi olarak gerçekleşti. İstihdam oranı ise yüzde 49,1 seviyesini korudu. İşgücü, 35 milyon 421 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise yüzde 53,2 olarak gerçekleşti." Işıkhan, işsizliğin azaltılması, nitelikli istihdamın artırılması ve işgücü piyasasının güçlendirilmesi için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.
Dijital Platformları Denetleme Kurulu geliyor
29 Ocak 2026 Perşembe - 09:14 Dijital Platformları Denetleme Kurulu geliyor Sanal mecralarda örgütlenen çocuk çeteler bardağı taşıran son damla oldu. Uyuşturucu, şiddet, terörün önlenemediği sosyal medya için denetleyen bir üst kurul oluşturulması önerildi. Türkiye Gazetesi’nin haberine göre, sosyal medyadaki kontrolsüz tehdit ve suça sürüklenen çocuklar, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında ele alındı. Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kapsamlı bir sunum yaptı. Sunumda, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde sosyal medyanın olumsuz etkileri, dijital platformlardaki denetimsizlik ve mevcut düzenlemelerin yetersizliği detaylarıyla ele alındı. Göktaş, neden bu düzenlemeye ihtiyaç olduğunu, hiçbir şey yapmamanın bir seçenek olarak kabul edilemeyeceğini, bu yasağı uygulayan örnek ülkeler çerçevesinde anlattı. Bazı üyeler, radyo ve televizyon yayınlarını denetleyen RTÜK’e atıf yaparak, sosyal medya ve dijital platformları denetleyecek benzer bir üst kurulun kurulması gerektiği önerisinde bulundu. Üyeler, kurulacak yeni yapının "Yeni dijital medyanın denetim organı" olması gerektiğini belirtirken, sosyal dokuyu zedeleyen ve özellikle çocukları ve gençleri hedef alan gayriahlaki içeriklerle ancak bu şekilde etkin mücadele edilebileceğini dile getirdi. MKYK üyeleri, sosyal medya platformlarına bugüne kadar getirilen yükümlülüklerin gerçekte etkili bir sonuç doğurmadığından dert yandı. TikTok, Instagram, YouTube ve X gibi, gençlerin yoğun olarak kullandığı uygulamalarda şiddet, uyuşturucu ve cinsel içerikli paylaşımların kolaylıkla erişilebilir olduğu yönündeki şikâyetlerin dile getirildiği toplantıda, sosyal medya şirketlerinin ülkelere göre farklı içerik kısıtlama politikaları uygulamasının sorunu daha da derinleştirdiği vurgulandı. Toplantıda, İstanbul’da 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından bıçaklanarak öldürülmesi de gündeme geldi. Olay, gençler arasında artan şiddet ve dijital ortamların etkisi bağlamında değerlendirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, konuyla alakalı olarak ilgili birimlerin kapsamlı ve titiz bir çalışma yürüttüğünü, hem cezaların caydırıcılığının artırılması hem de önleyici tedbirlerin güçlendirilmesi yönünde adımlar atılacağını ifade ettiği öğrenildi.
Siber suçlara yönelik 5 gündür düzenlenen operasyonlarda 200 şüpheli yakalandı
29 Ocak 2026 Perşembe - 08:16 Siber suçlara yönelik 5 gündür düzenlenen operasyonlarda 200 şüpheli yakalandı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 gündür polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonlarda 200 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Bakan Yerlikaya sosyel medya hesabından yaptığı açıklamada, Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 5 gündür polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonlarda 200 şüphelinin yakalandığını belirterek, "Bu kişiler aracılığıyla işlenebilecek dolandırıcılık, çocuk müstehcenliği ve yasa dışı bahis gibi siber suçlardan vatandaşlarımızın maddi ve manevi zarar görmesini engelledik" ifadesini kullandı. 19 il merkezli "Nitelikli Dolandırıcılık, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Yasa Dışı Bahis" suçlarına yönelik son 5 gündür süren operasyonlarımızda yakalanan şüphelilerin; 65’i tutuklandığını kaydeden Yerlikaya, 48 şüpheli hakkında hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığını, diğerlerinin işlemlerinin devam ettiği bilgisini verdi. Bakan Yerlikaya, yapılan operasyonlarla ilgili şu ayrıntıları paylaştı; "Şüphelilerin; Sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden "görev yap kazanç sağla ve ürün satışı" temalarını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları, Vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, Yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, Yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri ve reklamını yaptıkları, Müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, Pos tefeciliği yaptıkları, kişisel verilerin paylaşımı ve sorgulama konularında paylaşımlar yaptıkları tespit edildi. EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımız ve MASAK koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu; Adana, Adıyaman, Aydın, Bolu, Çanakkale, Denizli, Düzce, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Mardin, Sakarya, Samsun ve Van’da düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin Savcılıklarımızca haklarında soruşturma başlatıldı. Siber suçlara karşı yürüttüğümüz kararlı mücadeleyle, dijital alanda vatandaşlarımızın güvenliğini tehdit eden hiçbir yapıya müsamaha göstermiyoruz. Emeği geçenleri tebrik ediyorum."
İlham Tohti İnsiyatifi Hareketi Başkanı Can: "İlham Tohti insan hakları mücadelesinin simgelerinden biri kabul edilmektedir"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 23:07 İlham Tohti İnsiyatifi Hareketi Başkanı Can: "İlham Tohti insan hakları mücadelesinin simgelerinden biri kabul edilmektedir" İlham Tohti İnisiyatifi Hareketi Başkanı Enver Can, "Bugün İlham Tohti yalnızca Uygur halkının değil evrensel insan hakları mücadelesinin de vicdani simgelerinden biri olarak kabul edilmektedir" dedi. Ankara’da bir otelde Yesevi Hareketi, İlham Tohti İnisiyatifi Hareketi, İsa Yusuf Alptekin Vakfı ve İzmir Düşünce Platformu paydaşlığında, Uygur Türkü Aktivist Doç. Dr. İlham Tohti’nin "Nobel Barış Ödülü’ne" aday gösterilmesi üzerine toplantı yapıldı. Çin’in başkenti Pekin’de öğretim üyesi olan ekonomist Doç. Dr. İlham Tohti’nin 2014 yılında tutuklanarak müebbet hapis cezasına çarptırması üzerine harekete geçtiklerini belirten, İlham Tohti İnisiyatifi Hareketi Başkanı Enver Can, Tohti’nin Uygur Türkleri ve evrensel insan hakları mücadelesi veren tüm insanlar için bir simge olduğunu ifade etti. Tohti’nin Nobel Barış Ödülü’nü almasının Uygur Türklerinin mücadelesi için önemli olduğunu vurgulayan Can, "İlham Tohti’nin Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesi şiddete başvurmadan hak aramanın hukuku esas alan direnişin ve diyalog çağrısının evrensel bir değer olarak teyit edilmesi anlamına gelecektir. Bu nedenle özellikle akademik çevrelerin ve düşünce insanlarının bu süreci daha güçlü biçimde desteklemesi hem Tohti’nin özgürlüğü hem de Uygur meselesinde barışçıl çözüm arayışlarının güçlendirilmesi açısından bir önem taşımaktadır. Bugün İlham Tohti yalnızca Uygur halkının değil evrensel insan hakları mücadelesinin de vicdani simgelerinden biri olarak kabul edilmektedir" diye konuştu. Yesevi Hareketi Ankara Başkanı Miraç Gür ise, Çin’de Uygur Türklerine yapılan bazı uygulamalardan bahsetti. Uygur Türklerine iyi vatandaş, kötü vatandaş değerlendirilmesi yapıldığına değinen Gür, "Uygur Türklerinin telefonlarına zorunlu bir şekilde yüklenen bazı programlar var. Bunların yüklenmesinden kaçınamıyorlar ve bu telefonlarla yüklemeden dolayı bütün fotoğrafları, mesajlaşmaları, bütün girdikleri, bütün ayak izleri, internetteki bütün kişisel verileri otomatik bir şekilde ele geçirilebiliyor Çin tarafından. Yaptıkları her hareket gözetlenebiliyor, izlenebiliyor. Bu yüzden sosyal kredi sistemi denilen bir sistem vasıtasıyla bu insanlara puanlama veriliyor ve bu puanlamada iyi vatandaş, kötü vatandaş olarak nitelendiriliyor. Dolayısıyla Uygur Türkleri müslüman oldukları için, Türk oldukları için, kültürleri Çin’de nispeten farklı olduğu için Tabii ki kendilerine göre internet sitelerine girmeleri puanlarının düşük olmasına sebep oluyor" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Ömer Kul ise, "Nobel Barış Ödülü’nün ben siyasi bir ödül olduğunu düşünüyorum. Bu konuda da eğer İlham Tohti’ye de verilecekse bunu hak etmiş bir şahıstır. Duruşu, yaptıkları çektiği eziyetler dolayısıyla sonuna kadar hak etmiştir. Velev ki siyasi olarak verilsin biz bu yolda bir kişinin hayatının kurtarılmasına, insanca yaşamasına vesile olmuş oluruz. Bunun kadrini yaradan verecek diye inanıyorum. Ama hiçbir şey olmazsa, bu ödül verilmezse biz İlham Tohti’yi anlattık, bunun üzerinden Doğu Türkistan davasını anlattık, orada bizim açımızdan boynumuzu büken, ırkdaşımızın, dindaşımızın tecavüze maruz bırakıldıklarını, çocuklarını Çinlilerin bile bugün giymedikleri o eski Çin giysileriyle asimile ettiklerini, şayet böyle giderse 15-20 yıl sonra Doğu Türkistan’da müslümanım, Türküm bırak Türküm, Uygur’um diyecek insan kalmayacağını bunları dilimiz döndüğünce, Çin tehlikesinin insanlık adına ve dünya adına nasıl tehlike olduğunu dilimiz döndükçe anlatmaya çalıştık" dedi.