Yerel Haberler
Ankara
07 Mart 2026 Cumartesi - 22:14 MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "8 Mart; milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi tarafından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımıyla "Üç Hilalin Aydınlığında Altaylar’dan Tuna’ya Türk Kadını" temalı "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" programı düzenlendi. Programda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul, "Bugün burada, insanlık tarihinin en ağır yükünü sırtlanmış, en büyük bedelleri ödemiş, fakat buna rağmen vakarından, fedakârlığından ve dirayetinden asla ödün vermemiş Türk Kadınının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü idrak etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu anlamlı günde, Türk kadınının değerini devlet ve millet hayatının merkezine alan duruşuyla bizlere istikamet çizen; milli ve manevi hassasiyetleriyle Türk ailesini ve Türk kadınının vakarını daima savunan Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımızı sunuyoruz. Onun liderliği ve kararlı duruşu, bu kürsüden dile getirilen her sözün fikri ve ahlaki zeminini oluşturmaktadır" dedi. "8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlamından bahseden Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır. Biz kadın meselesine Batı’nın dar kalıplarıyla değil; binlerce yıllık Türk devlet aklının, töresinin ve inancının penceresinden bakıyoruz. Bizim medeniyetimizde kadın geride bırakılmış değildir; tarihin tam merkezindedir. Orta Asya bozkırlarında Hakan ile birlikte toyda söz alan Hatun da bizimdir, cephede mermi taşıyan Nene Hatun da bizimdir, istiklalin bedelini evladıyla ödeyen analar da bizimdir" diye konuştu. "Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil, irade sahibidir" MHP Lideri Bahçeli’nin "Kadın, Türk milletinin teminatıdır. Türk kadını fedakarlığın, sabrın ve vefanın adıdır" sözlerini hatırlatan Yurdakul, şunları kaydetti: "Türk kadını yalnızca doğurmamış; yoğurmuş, yetiştirmiş, korumuş ve diriltmiştir. Bilge Kağan’ın Orhun Abideleri’nde milleti anlatırken, anayı temel direk olarak tarif etmesi boşuna değildir. Çünkü biliriz ki, ana güçlü ise millet güçlüdür. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil irade sahibidir. Slogan değil sorumluluktur. Günümüzde kadın meselesi, Batı merkezli ideolojik yaklaşımlar çerçevesinde ele alınırken, özgürlük kavramı, çoğu zaman toplumsal bağlardan koparılmaktadır. Bu çevrelerde kadını ailesinden ve toplumsal bütünlükten yalıtan bir anlayış dayatılmaktadır. Kadının çalışma hayatındaki emeği, aileyle rekabet eden bir kimlik üzerinden tanımlanmakta ve annelik değersizleştirilmektedir."
07 Mart 2026 Cumartesi - 21:52 HEKİMSEN Genel Başkanı Kurban: "Bu yasa diğer devletler tarafından kopyalanacak" Ankara’da düzenlenen ’Tarihe İz Bırakan Türk Hekimleri Kongresi’ne katılan HEKİMSEN Genel Başkanı Adil Kurban, "Ortaya çıkacak düzenleme, hem tıbbı daha ileri bir seviyeye taşıyacak hem de hekimlerin onurunu koruyacaktır. Öyle ki bu yasa, diğer devletler tarafından kopyalanacak düzenlemedir" dedi. Ankara’da ’Tarihe İz Bırakan Türk Hekimleri Kongresi’ düzenlendi. HEKİMSEN Genel Başkanı ve ALKON Konfederasyonu Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Tarihe İz Bırakan Türk Hekimleri Kongresi’ne katıldı. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alpay Arıbaş, Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan ve Prof. Dr. Ahmet Gökhan Çakıroğlu gibi isimlerin de yer aldığı kongrede konuşan Kurban, Türk tıbbının köklü bilimsel mirasının geleceğin sağlık politikalarına yön verecek güçlü temel oluşturduğunu ifade etti. Üzerinde çalışılan Hekimlik Meslek Kanunu’nun mesleğin hukuki güvencesini güçlendirecek stratejik reform olduğunu vurgulayan Kurban, düzenlemenin hem hasta güvenliğini hem de sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik yapısal dönüşüm sağlayacağını söyledi. Kurban, Türk tıbbının tarihi birikiminin sağlık politikalarının şekillenmesinde önemli referans noktası olduğunu da belirtti. "Milattan önceki dönemlere ait birçok eser yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı" Türk-İslam tıp geleneğinin dünya tıbbına bıraktığı güçlü mirasa dikkat çeken Kurban, özellikle İbn-i Sina’nın eserlerinin yüzyıllar boyunca Avrupa tıp eğitimine yön verdiğini hatırlattı. Kurban, "Milattan önceki dönemlere ait birçok eser yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Bu eserler, Abbasiler döneminde Arapçaya çevrilerek koruma altına alındı. O gün yapılan çeviriler olmasaydı, bugün bu eserlerin büyük bir kısmı tamamen yok olacaktı. Bu mirası Müslümanlar korudu. Tıp bilimi büyük bir gelişme göstererek zirveye ulaştı. Ancak daha sonraki dönemlerde o coğrafyada ardı ardına savaşlar yaşandı. Sürekli devam eden savaşlar nedeniyle bu birikimin önemli bir kısmı yok edildi. Buna rağmen bizim kültürümüz, inancımız ve milletimiz tıbbı ve bilimi önemli bir noktaya taşımıştır. Bu süreçte tıbbın gelişimi öyle bir seviyeye ulaşmıştır ki, İbn Sina’nın yazdığı El-Kanun fi’t-Tıb adlı eser 19. yüzyılın başlarına kadar Avrupa’da okutulmuştur. Ne var ki bu eserin orijinal nüshasının bugün bizde bulunmaması üzücü bir durumdur" diye konuştu. "Bu yasa, diğer devletler tarafından kopyalanacak" Tarih boyunca tıbbı zirveye taşıyan bu anlayışın gelecekte de daha ileriye taşınacağına inandıklarını belirten Kurban, "Zaten HEKİMSEN’in kuruluş amacımız da budur. Tıp, aynı zamanda bilimin zirvesidir. Çünkü tıp, doğrudan hayata hizmet eder. HEKİMSEN camiası olarak kurulma amacımız da bu kadar kıymetli bir varlığa hizmet eden tıp doktorlarının haklarını ve itibarını korumaktır. Hekimlik Meslek Yasası’yla ilgili çalışmamız çok gelişti, inşallah geliştirilecek ve eksiklikleri tamamlanacak. Ortaya çıkacak düzenleme, hem tıbbı daha ileri bir seviyeye taşıyacak hem de hekimlerin onurunu koruyacaktır. Öyle ki bu yasa, diğer devletler tarafından kopyalanacak düzenlemedir" şeklinde konuştu. "Hekimlik Meslek Kanunu yalnızca hekimlerin haklarını güvence altına alan bir düzenleme değildir. Aynı zamanda hasta güvenliğini güçlendiren ve sağlık hizmetlerinin kalitesini artıran yapısal bir reformdur" ifadelerini kullanan Kurban, güçlü bir sağlık sistemi için hekimlik mesleğinin korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Tıp tarihindeki kurumsal gelişmelere de değinen Kurban, geçmişte hastanelerde uygulanan eğitim ve sınav sistemlerinin modern tıp eğitiminin temelini oluşturan disiplinli bir yapıyı ortaya koyduğunu ifade etti. Bu güçlü bilimsel ve tarihi mirasın, bugün sağlık politikalarının şekillenmesinde önemli bir referans noktası olduğunu söyledi.
Gölbaşı’nda yarıyıl tatiline giren çocuklara yönelik etkinlikler devam ediyor
27 Ocak 2026 Salı - 12:58 Gölbaşı’nda yarıyıl tatiline giren çocuklara yönelik etkinlikler devam ediyor Gölbaşı Belediyesinin yarıyıl tatiline giren çocuklar için hazırladığı spor, sanat ve eğlence dolu etkinlikler devam ediyor. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı’nın talimatlarıyla yarıyıl tatilinde çocukların hem eğlenmesi hem de gelişimine katkı sağlanması amacıyla etkinlik programı hazırlandı. 100. Yıl Buz Pateni ve Tırmanma Spor Salonu’ndaki faaliyetler ücretsiz hale getirilirken, eğlence ve sürprizlerle dolu Çocuk Şenliği çocuklarla buluştu. Buz pateni ve tırmanma salonu ücretsiz hizmet veriyor Etkinlikler kapsamında 100. Yıl Buz Pateni ve Tırmanma Spor Salonu, 1 Şubat Pazar gününe kadar 6-18 yaş aralığındaki çocuklara her gün 10.00-18.00 saatler arasında ücretsiz olarak hizmet verecek. Eğlence ve heyecanın buluştuğu buz pateni ve tırmanma alanlarından yararlanmak isteyen çocukların 0312 485 54 43 ve 0312 485 53 25 numaralı telefonlardan randevu oluşturması gerekiyor. Çocuk şenliği büyük bir coşkuyla devam ediyor Gölbaşı Belediyesinin yarıyıl tatiline özel düzenlediği Çocuk Şenliği’nde ise büyük bir coşku yaşanıyor. 19-30 Ocak tarihleri arasında Zübeyde Hanım Aile Yaşam Merkezi Sergi Salonu’nda gerçekleştirilen şenlik, her gün 13.00-17.00 saatleri arasında çocukları ağırlıyor. Şenlik kapsamında yağlı boya, kara kalem, kumlama, çini sanatı, kokulu taş boyama ve yüz boyama gibi birbirinden renkli sanat atölyeleri düzenleniyor. Mangala, 3 taş-9 taş oyunları, kule oyunu, el-ayak koordinasyon oyunları, şişme oyun grupları, top havuzu ve uzay çadırı gibi aktivitelerle çocuklar doyasıya eğleniyor. Gösterilerle unutulmaz anlar yaşanıyor Çocuk şenliğinde bilim, balon ve bubble show gösterileri, animasyonlar, jonglör ve ateş gösterileri ile maskot karşılamaları miniklere unutulmaz anlar yaşatıyor. Etkinlik alanında ayrıca çocuklara ikramlarda bulunuyor. "Çocuklarımızın yüzündeki tebessüm bizim en büyük motivasyonumuz" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, yarıyıl tatiline özel hazırlanan etkinliklerle ilgili yaptığı açıklamada çocukların mutluluğunu her zaman öncelik olarak gördüklerini vurgulayarak "Yarıyıl tatilinde çocuklarımızın evde ekran başında vakit geçirmek yerine; sporla, sanatla ve sosyal etkinliklerle buluşmasını istedik. Sanatla iç içe büyüyen, spor yapan, birlikte üretmeyi ve paylaşmayı öğrenen çocuklar; yarının özgüvenli, üretken ve mutlu bireyleri olacaktır. Bizim temel hedefimiz de tam olarak budur. Gölbaşı Belediyesi olarak sadece bugünü değil, yarını da planlıyor; çocuklarımızın fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayacak projeleri hayata geçiriyoruz. Onların yüzündeki tebessüm, enerji ve mutluluk bizim en büyük motivasyon kaynağımız oluyor. Çocuklarımızın yüzündeki tebessüm, ailelerimizin memnuniyeti ve ilçemizde hissedilen bu güzel enerji doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Bu güzel tatil coşkusunu hep birlikte paylaşmak istiyoruz. Tüm ailelerimizi çocuklarıyla birlikte etkinliklerimize katılmaya davet ediyorum. Gölbaşı’nda çocukların mutlu olduğu, ailelerin huzurla yaşadığı bir kent anlayışını kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
İletişim Başkanı Duran: "Protokol kapsamında 2 binin üzerinde gazete, dergi ve internet haber sitesi faydalanacak"
27 Ocak 2026 Salı - 11:30 İletişim Başkanı Duran: "Protokol kapsamında 2 binin üzerinde gazete, dergi ve internet haber sitesi faydalanacak" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı himayesinde basın işletmelerinin kredi ve teminat imkanlarına erişiminin kolaylaştırılması amacıyla düzenlenen iş birliği protokolü imza töreninde, "Protokol kapsamında desteklerden resmi ilan ve reklam yayınlayan 2 binin üzerinde gazete, dergi ve internet haber sitesi faydalanacak" dedi. Basın İlan Kurumu (BİK), basın işletmelerinin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla Kredi Garanti Fonu A.Ş. (KGF) ile iş birliği protokolü imzaladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın katıldığı imza töreni Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında düzenlendi. Törende, BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay ve KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt protokole imza attı. BİK görev alanındaki resmi ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip 2 binin üzerinde süreli yayını ilgilendiren ve 5 yıllık bir süreyi kapsayan protokole göre, BİK ve bankalardan talep edilecek kredilerde kefaleti KGF üstlenecek. "Protokol, 7 buçuk milyar lira tutarında bir kefalet programını kapsıyor" İmza töreni öncesinde konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, iş birliği protokolünün, basın sektörünün finansmana erişimini kolaylaştıracağını belirterek, "Bu protokol kapsamında desteklerden resmi ilan ve reklam yayınlayan 2 binin üzerinde gazete, dergi ve internet haber sitesi faydalanacak. Süreli yayınların finansal ihtiyacını karşılayacak bu protokol, 7 buçuk milyar lira tutarında bir kefalet programını kapsıyor. İçerik açısından baktığımızda ise basın kuruluşlarımız nakdi krediler için 6 ay geri ödemesiz 36 aya kadar gayri nakdi krediler içinse 48 aya kadar bu kredilerden istifade edebilecek" şeklinde konuştu. "Bu iş birliğinin basın kuruluşlarının kurumsal kapasitelerini güçlendirmelerine yürekten inanıyorum" Bu iş birliğinin basın kuruluşlarının kurumsal kapasitelerini güçlendirmelerine, katkı sağlayacağını söyleyen Duran, "Bu protokol ile sağlanan kredi ve teminat imkanları basın kuruluşlarımızın hem güncel mali sorumluluklarını sağlıklı şekilde yönetmelerini sağlayacak hem de orta ve uzun vadeli plan yapmalarına imkan tanıyacak. Böylece bu iş birliğinin basın kuruluşlarının kurumsal kapasitelerini güçlendirmelerine, teknolojik altyapı yenilemelerine, insan kaynağında yatırım yapmalarına ve sektörde sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturmasına katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Duran, dijitalizmin iletişim ekosisteminin geliştirilmesi, daha sağlıklı ve dinamik olması açısından önemli bir konu olduğuna dikkati çeken Duran, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dijital iletişim üzeri imkanları ve sınamaları hakkında gazetecilerin bilgilerinin, bilinçlerinin diri tutulması tabii ki bütün kamuoyunun aslında bilincinin diri tutulması biz İletişim Başkanlığı başta olmak üzere Basın İlan Kurumu’nun da aynı hedefleri doğrultusundadır. Bu açıdan baktığımızda iletişimde yaşanan gelişmelere paralel olarak haber sitelerindeki bu resmi ilan yayınlama hakkını tanıdığını ve burada basınımıza çok önemli katkıda bulunduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Böylece dijitalleşmeye bir öncülük yapılmış oldu. Basınımızın desteklenmesi basının önündeki yeni sınamalarla uğraşırken devletimizden bir desteğin verilmiş olması da ayrıca önemlidir." KGF Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen ise, bu protokolün yalnızca bir iş birliği olmadığını dile getirerek, "Kamu iletişiminde yeni bir dönemi, ortak aklı ve güçlü kurumlar arası uyumun somut bir örneğini de aynı zamanda bu programda görmekteyiz" diye konuştu. "Basınımızın teknolojiye erişimi arttırılması, büyük bir önem taşımaktadır" Dijitalleşme ve yapay zekanın hayatın merkezine yerleştiğini anlatan Özegen, şu ifadelere yer verdi: "Bu dönem sürecinde basınımızın teknolojiye erişimi arttırılması, rekabet gücünü koruması, sürdürülebilir bir yapıya kavuşması büyük bir önem taşımaktadır. Özellikle yerel basınımız açısından finansmana erişim artık ertelenebilir bir durumda değil. Biz verdiğimiz çeşitli programlarda basınla ilgilenen şirketlerimizin bundan istifade ettiğini görmekle birlikte bunun yeterli olmadığını biliyoruz. Basın sektörümüzün güçlenmesi ve geleceğe güvenle bakmasına verilen somut bir teminatı burada vermiş olacağız."
Bakan Kacır: "17 bilim insanı Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler"
27 Ocak 2026 Salı - 11:23 Bakan Kacır: "17 bilim insanı Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Biri yurt dışından misafirimiz olmak üzere 17 bilim insanı ve onlara eşlik eden heyet mensupları, önümüzdeki haftalar boyunca Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler" dedi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) tarafından yürütülen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi (TAE X), 26 Ocak-1 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Sefer kapsamında, 16 Türk ve 1 yabancı araştırmacı olmak üzere toplam 17 kişilik ekip, Antarktika’da bilimsel çalışmalarını yürütmek üzere İstanbul’dan Beyaz Kıta’ya doğru yola çıktı. "TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, seferlerin en uygun şartlarda hayata geçirilmesi için gayret gösteriyoruz" 16 Türk ve 1 Bulgar araştırmacıdan oluşan heyetin İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen törenle uğurlanmasının ardından Bakan Kacıri konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kutup seferlerinin önemine işaret eden Bakan Kacır, "2017 yılından bu yana Türk bilim insanlarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde kutup bilim seferleri gerçekleştiriyorlar. Bugüne dek 9 Antarktika, 5 Arktik seferi düzenledik; 200’den fazla Türk bilim insanı bu seferlere katıldı ve 150’den fazla bilimsel araştırma projesine dahil oldu. Yine bu seferlerde bugüne dek 30’dan fazla yabancı araştırmacıyı misafir ettik. Şüphesiz bu seferler, Türk bilim dünyasının istisnai yeryüzü şartlarına sahip kutup bölgelerinde çok nitelikli bilimsel araştırma projeleri yürütmesine vesile oluyor. Bizler de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, bu seferlerin en uygun şartlarda hayata geçirilmesi için gayret gösteriyoruz" diye konuştu. "17 bilim insanı Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler" Türkiye’nin küresel bilim sahnesinde daha güçlü olduğunu belirten Kacır, "Biri yurt dışından misafirimiz olmak üzere 17 bilim insanı ve onlara eşlik eden heyet mensupları, önümüzdeki haftalar boyunca Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler. Aynı zamanda önceki yıllarda başladığımız araştırmaların devamı niteliğinde birtakım çalışmalar yürütecekler. Malumunuz hedefimiz, Antarktika Antlaşmalar Sistemi içerisinde ‘Danışman Ülke’ statüsü kazanmak ve Antarktika’da kalıcı bir Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak. Bu hedeflere yönelik olarak halihazırda Antarktika’da bulunan Türk Bilim Araştırma Kampı’nda yürütülecek çalışmalar çok kıymetli katkılar sunacak. Bugüne kadar 35 farklı uluslararası kurumla ortak çalışmalar yürüttük. Bu anlamda kutup araştırmaları seferleri, Türkiye’nin küresel bilim sahnesinde daha güçlü şekilde yer almasına da çok kıymetli katkılar sunuyor" şeklinde konuştu. "Antarktika’da kurduğumuz istasyondan meteorolojik veriler alınmaya devam edilecek" İklim değişikliği meselesindeki katkılara değinen Kacır, "Türk bilim insanlarımıza bu seferlerde Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızdan subaylarımız da eşlik ediyorlar. Malumunuz, geçtiğimiz yıl bilim üssü kurmayı hedeflediğimiz Horseshoe Adası’nın deniz tabanı haritasını çıkarmıştık ve bu haritayı TÜBA-TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’nde Sayın Cumhurbaşkanımıza takdim etmiştik. Bu yılki seferde, bu haritanın devamı niteliğinde çalışmalar yürütülecek. Yine bunun yanında geçtiğimiz yıllarda Antarktika’da kurduğumuz ölçüm istasyonundan meteorolojik veriler güncellenerek alınmaya devam edilecek. Tüm bu çalışmalar aslında Türk bilim dünyasının, küresel ölçekte iklim değişikliği meselesine bilimsel düzeyde sunacağı katkılara çok önemli kazanımlar sağlamış olacak" dedi. "Bütün bu gayretli çalışmalar doludizgin devam edecek" Bakan Kacır, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi: "Bilim insanlarımıza bu yıl, TEKNOFEST Kutup Araştırmaları Proje Yarışması’nda şampiyon olan Aydın ve Ankara’dan üç lise öğrencimiz de eşlik ediyor. Lise öğrencilerimizi, öğretmenlerini ve ailelerini tebrik etmek istiyorum. Gerçekten lise çağında böyle bir sefere katılmak, aslında Türkiye’nin gençlerimize gelecek adına sunduğu vizyonun en önemli göstergelerinden biridir. İşte Türk gençliği, işte TEKNOFEST kuşağı. Kutuplara uzanan bir bilimsel araştırma heyecanıyla Türkiye’nin aydınlık yarınları olacaklar. 10. Antarktika Bilim Seferimizi tamamladıktan sonra 6. Arktik Bilim Seferimiz için hazırlanacağız; bütün bu gayretli çalışmalar doludizgin devam edecek. Ben bu sefere katılan ve 1 Mart tarihine kadar kutuplarda Türkiye’nin bayrağını dalgalandıracak tüm bilim insanlarımıza şükranlarımı sunuyor, başarılar diliyorum. Yolları açık olsun." Sefer kapsamında; 16 Türk ve 1 Bulgar araştırmacı olmak üzere toplam 17 kişilik ekip, TÜBİTAK Kutup 1001 projeleri saha çalışmalarını gerçekleştirecek. Seferde ABD ile ortak kurulan düşük frekans (VLF) ölçüm istasyonu yıllık verileri toplanacak, Horseshoe Adası’nda bulunan Türk Bilimsel Araştırma Kampı’nın bakım/tutum çalışmaları gerçekleştirilecek, uzun dönem izleme çalışmaları yürütülecek, GNSS istasyonlarımızın bakımları yapılacak ve Horseshoe Adası ile çevresinin deniz haritası çalışmalarına devam edilecek.
Bakan Kacır: "17 bilim insanı Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler"
27 Ocak 2026 Salı - 11:05 Bakan Kacır: "17 bilim insanı Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Biri yurt dışından misafirimiz olmak üzere 17 bilim insanı ve onlara eşlik eden heyet mensupları, önümüzdeki haftalar boyunca Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler" dedi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) tarafından yürütülen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi (TAE X), 26 Ocak ile 1 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Sefer kapsamında, 16 Türk ve 1 yabancı araştırmacı olmak üzere toplam 17 kişilik ekip, Antarktika’da bilimsel çalışmalarını yürütmek üzere İstanbul’dan Beyaz Kıta’ya doğru yola çıktı. "TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, seferlerin en uygun şartlarda hayata geçirilmesi için gayret gösteriyoruz" Bilim Seferi heyetinin İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen törenle uğurlanmasının ardından Bakan Kacır konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak kutup seferlerinin önemine işaret ederek, "2017 yılından bu yana Türk bilim insanlarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde kutup bilim seferleri gerçekleştiriyorlar. Bugüne dek 9 Antarktika, 5 Arktik seferi düzenledik; 200’den fazla Türk bilim insanı bu seferlere katıldı ve 150’den fazla bilimsel araştırma projesine dahil oldu. Yine bu seferlerde bugüne dek 30’dan fazla yabancı araştırmacıyı misafir ettik. Şüphesiz bu seferler, Türk bilim dünyasının istisnai yeryüzü şartlarına sahip kutup bölgelerinde çok nitelikli bilimsel araştırma projeleri yürütmesine vesile oluyor. Bizler de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, bu seferlerin en uygun şartlarda hayata geçirilmesi için gayret gösteriyoruz" diye konuştu. "17 bilim insanı Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler" Türkiye’nin küresel bilim sahnesinde daha güçlü olduğunu belirten Kacır, "Biri yurt dışından misafirimiz olmak üzere 17 bilim insanı ve onlara eşlik eden heyet mensupları, önümüzdeki haftalar boyunca Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler. Aynı zamanda önceki yıllarda başladığımız araştırmaların devamı niteliğinde birtakım çalışmalar yürütecekler. Malumunuz hedefimiz, Antarktika Antlaşmalar Sistemi içerisinde ‘Danışman Ülke’ statüsü kazanmak ve Antarktika’da kalıcı bir Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak. Bu hedeflere yönelik olarak halihazırda Antarktika’da bulunan Türk Bilim Araştırma Kampı’nda yürütülecek çalışmalar çok kıymetli katkılar sunacak. Bugüne kadar 35 farklı uluslararası kurumla ortak çalışmalar yürüttük. Bu anlamda kutup araştırmaları seferleri, Türkiye’nin küresel bilim sahnesinde daha güçlü şekilde yer almasına da çok kıymetli katkılar sunuyor" şeklinde konuştu. "Antarktika’da kurduğumuz istasyondan meteorolojik veriler alınmaya devam edilecek" İklim değişikliği meselesindeki katkılara değinen Kacır, "Türk bilim insanlarımıza bu seferlerde Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızdan subaylarımız da eşlik ediyorlar. Malumunuz, geçtiğimiz yıl bilim üssü kurmayı hedeflediğimiz Horseshoe Adası’nın deniz tabanı haritasını çıkarmıştık ve bu haritayı TÜBA-TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’nde Sayın Cumhurbaşkanımıza takdim etmiştik. Bu yılki seferde, bu haritanın devamı niteliğinde çalışmalar yürütülecek. Yine bunun yanında geçtiğimiz yıllarda Antarktika’da kurduğumuz ölçüm istasyonundan meteorolojik veriler güncellenerek alınmaya devam edilecek. Tüm bu çalışmalar aslında Türk bilim dünyasının, küresel ölçekte iklim değişikliği meselesine bilimsel düzeyde sunacağı katkılara çok önemli kazanımlar sağlamış olacak" dedi. "Bütün bu gayretli çalışmalar doludizgin devam edecek" Bakan Kacır, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi: "Bilim insanlarımıza bu yıl, TEKNOFEST Kutup Araştırmaları Proje Yarışması’nda şampiyon olan Aydın ve Ankara’dan üç lise öğrencimiz de eşlik ediyor. Lise öğrencilerimizi, öğretmenlerini ve ailelerini tebrik etmek istiyorum. Gerçekten lise çağında böyle bir sefere katılmak, aslında Türkiye’nin gençlerimize gelecek adına sunduğu vizyonun en önemli göstergelerinden biridir. İşte Türk gençliği, işte TEKNOFEST kuşağı! Kutuplara uzanan bir bilimsel araştırma heyecanıyla Türkiye’nin aydınlık yarınları olacaklar. 10. Antarktika Bilim Seferimizi tamamladıktan sonra 6. Arktik Bilim Seferimiz için hazırlanacağız; bütün bu gayretli çalışmalar doludizgin devam edecek. Ben bu sefere katılan ve 1 Mart tarihine kadar kutuplarda Türkiye’nin bayrağını dalgalandıracak tüm bilim insanlarımıza şükranlarımı sunuyor, başarılar diliyorum. Yolları açık olsun." Hangi çalışmalar yapılacak? Sefer kapsamında; 16 Türk ve 1 Bulgar araştırmacı olmak üzere toplam 17 kişilik ekip, TÜBİTAK Kutup 1001 projeleri saha çalışmalarını gerçekleştirecek. Seferde ABD ile ortak kurulan düşük frekans (VLF) ölçüm istasyonu yıllık verileri toplanacak, Horseshoe Adası’nda bulunan Türk Bilimsel Araştırma Kampı’nın bakım/tutum çalışmaları gerçekleştirilecek, uzun dönem izleme çalışmaları yürütülecek, GNSS istasyonlarımızın bakımları yapılacak ve Horseshoe Adası ile çevresinin deniz haritası çalışmalarına devam edilecek.
Bakan Uraloğlu: "TYF ile DGM arasında yapılan uygulama eğitimi protokolü sayesinde 2025 yılı için elde edilen 47 milyon lira gelir 80 yelken kulübü arasında paylaştırıldı"
27 Ocak 2026 Salı - 10:56 Bakan Uraloğlu: "TYF ile DGM arasında yapılan uygulama eğitimi protokolü sayesinde 2025 yılı için elde edilen 47 milyon lira gelir 80 yelken kulübü arasında paylaştırıldı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Amatör Denizci Uygulamaları hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, "Türkiye Yelken Federasyonu (TYF) ile Denizcilik Genel Müdürlüğü (DGM) arasında yapılan uygulama eğitimi protokolü sayesinde 2025 yılı için elde edilen 47 milyon lira gelir 80 yelken kulübü arasında paylaştırıldı" ifadelerini kullandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Amatör Denizci Uygulamaları hakkında açıklamada bulundu. Uraloğlu, uygulama eğitimlerinin amatör denizciliği daha bilinçli ve daha sistemli bir yapıya kavuşturduğunu vurgulayarak, "Amatör denizcilik kültürünü güçlendirmek, denize erişimi artırmak ve bu alandaki farkındalığı büyütmek için teorik eğitimlere online ve pratik eğitimlere deniz ortamında teknelerde devam ediyoruz. Bu eğitimlerle birlikte vatandaşlarımızın denizle buluşmasını kolaylaştırıyor, amatör denizciliği daha yaygın bir hale getiriyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Yelken Federasyonu’na 47 milyon liralık katkı Türkiye Yelken Federasyonu ile yürütülen süreç kapsamında kulüplerin de desteklendiğini belirten Uraloğlu, "Türkiye Yelken Federasyonu (TYF) ile Denizcilik Genel Müdürlüğü arasında yapılan uygulama eğitimi protokolü sayesinde 2025 yılı için elde edilen 47 milyon lira gelir 80 yelken kulübü arasında paylaştırıldı. Bu kaynak, yelken kulüplerimizin altyapı ve ekipman ihtiyaçları başta olmak üzere amatör denizcilik faaliyetlerinin geliştirilmesinde kullanılacak" dedi. Uraloğlu ayrıca, uygulama eğitimlerinin daha fazla noktada sürdürülmesi için çalışmaların devam ettiğini belirterek, "Denizciliği yalnızca bir sektör değil, aynı zamanda bir kültür olarak görüyoruz. Bugünün amatör denizcisi olan çocuk ve gençlerimizin ileride Türk denizcilik sektörüne ciddi anlamda kalifiye bir insan kaynağı olacağına inanıyor ve çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz. Bu anlayışla eğitimlerimizi yaygınlaştırmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Resmî Gazete’de 17 Ocak tarihinde yayımlanan "Özel Teknelerin Donatımı ve Özel Tekneleri Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmelik" ile amatör denizcilik alanındaki uygulamaların yeniden düzenlendiğini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Yeni yönetmelik; belge türlerinden cezalara, eğitimden denklik esaslarına kadar birçok başlıkta önemli değişiklikler getiriyor. Tekne boyuna göre yetki sistemini devreye alarak amatör denizciliği disipline ediyoruz. Eğitim süreçlerini güçlendiriyor, dijitalleşmeyi yaygınlaştırıyoruz" dedi. Belge sistemi yeniden düzenlendi Yeni yönetmelikle, tek tip Amatör Denizci Belgesi uygulamasının sona erdiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, artık iki ayrı belge verileceğini ifade etti. Uraloğlu, " ‘ADB 10’, 10 metreye kadar özel tekneler için, ‘ADB 24’ ise 24 metreye kadar özel tekneler için geçerli olacak. Mevcut belge sahiplerinin kazanılmış hakları korunacak; ancak belgelerinin geçerliliğini sürdürebilmesi için beş yıl içinde tek sefere mahsus sadece teorik eğitim almaları gerekecek" açıklamasında bulundu. Yeni düzenlemeyle özel yat kavramının da ilk kez yönetmelikte açıkça tanımlandığını belirten Bakan Uraloğlu, "24 metreden büyük, kamaralı ve özel kullanıma yönelik yatlar da denetim ve personel donatımı açısından ticari yatlar gibi değerlendirilecek. Bu sayede denizlerimizdeki seyir emniyeti artırılacak, insanımızın can emniyeti korunacak" şeklinde konuştu. Eğitimler uzatıldı, sınav süreçleri güncellendi ADB 24 için teorik ve uygulama eğitimlerinin sürelerinin de artırıldığını kaydeden Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Eğitimi tamamlayan adaylar için sınav tekrarı hakkı en az bir gün ara ile tanındı. 18 yaş altı ADB 10 sahipleri, sadece yanlarında ADB 10 sahibi yetişkin varsa tekne kullanabilecek. Özel tekne sahiplerinin eş ve çocuklarına vereceği yetki yazılarında noter onayı aranmayacak. Bağlama kütüğü ruhsatı ve sicil belgeleri çevrimiçi doğrulanabiliyorsa fiziki belge sunulması istenmeyecek ve böylece denetimlerde tekne sahipleri açısından idari yaptırım doğurabilecek uygulamaların önüne geçilecek. Son iki yılda alınmış ‘sürücü/gemiadamı olur’ ibareli sağlık raporları geçerli sayılacak. Yabancı ülkelerden alınan özel tekne belgelerine denklik ve doğrulama süreci getirildi. Ayrıca bu düzenlemeler ile vatandaşların yurtdışında tekne kullanmasının önü açılacaktır. Yönetmeliğin yürürlüğe giriş tarihi 6 ay ertelenerek hem dijital sistemlerin uyumu hem de paydaşlara uyum süresi tanındı."
Baş ağrılarının sessiz tetikleyicileri: Diş sıkma ve kötü duruş
27 Ocak 2026 Salı - 10:16 Baş ağrılarının sessiz tetikleyicileri: Diş sıkma ve kötü duruş Ekran başında geçirilen uzun süreler ve artan stres baş ağrılarının en sık nedenleri arasında yer alırken, Medicana Sağlık Grubu Dr. Fizyoterapist Sercan Ateş, çoğu zaman gözden kaçan diş sıkma ve kötü duruşun da önemli "sessiz tetikleyiciler" olduğunu vurgulayarak günlük yaşama kolayca entegre edilebilecek öneriler paylaştı. Uzun süren baş ağrılarında nörolojik bir bulguya rastlanmadığı durumlarda, sorunun kaynağının boyun ve çene çevresindeki kas iskelet sistemi problemleri olabileceğini belirten Medicana International Ankara Hastanesi Dr. Fizyoterapist Sercan Ateş "sessiz tetikleyici" olarak tanımladığı bu kas problemlerinin doğru alışkanlıklar, fizyoterapi ve manuel terapi uygulamalarıyla kontrol altına alınabileceğini söyledi. Omurganın en üst bölümünde yer alan ve kafatasını taşıyan Atlas ve Aksis omurlarının, baş ağrısı mekanizmasında kritik bir role sahip olduğunu ifade eden Fizyoterapist Sercan Ateş şunları kaydetti: "Bu iki omur hem biyomekanik bir köprü hem de nörolojik bir kontrol merkezi görevi görür. Çene ve boyun arasındaki nöromüsküler bağlantılar nedeniyle diş sıkma, Atlas ve Aksis çevresindeki kas ve eklemlerde gerilimi artırır. Bu bölgedeki fasyal gerginlikler dizilimi bozarak baş ağrılarına yol açabilir. Tekrarlayan, bilgisayar kullanımı sonrası ortaya çıkan, stres ve çene sıkma ile artan, uzun süreli masa başı çalışmayla tetiklenen ve gerilim tipi baş ağrısını andıran tabloların büyük çoğunluğu kas iskelet sistemi kaynaklıdır. Özellikle gün ilerledikçe artan, duruş düzeltildiğinde hafifleyen, telefon veya laptop kullanımından sonra başlayan ve boyun hareket kısıtlılığıyla birlikte görülen ağrılar kötü postürle ilişkili olabilir." Ekran kullanımında dirsek desteği atlanmamalı Doğru postürün sürekliliğinin önemine değinen Fizyoterapist Sercan Ateş, günlük hayatta uygulanabilecek basit ama etkili önerilerini şöyle sıraladı: "Uzun süre aynı pozisyonda kalınmamalı, saat başı kısa hareket molaları verilmelidir. Ekran göz hizasında olmalı, masa ve sandalye yüksekliği uygun ayarlanmalı, dirsek desteği atlanmamalıdır. Gün içinde farkında olmadan yapılan diş sıkma, omuzları yukarıda tutma ve nefesi tutma gibi alışkanlıklar fark edilerek gevşetilmelidir. Uyku sırasında çok yüksek veya çok alçak yastıklardan kaçınılmalı, özellikle yan yatışta boynu nötral pozisyonda destekleyen yastıklar tercih edilmelidir. Bol bol su tüketilmeli ve stres düzeyi dengelenmelidir." Sadece dik durmak yetmez Manuel terapilerle Atlas ve Aksis’in çene eklemiyle olan biyomekanik dengesinin sağlandığını belirten Fizyoterapist Sercan Ateş diş sıkma ve postür bozukluğu kaynaklı baş ağrılarına ilişkin fizyoterapi destek programlarına dair de şunları söyledi: "Derin boyun kaslarının güçlendirilmesiyle ağrıların tekrarlanması önlenebilir. Postür düzeltme programları standart bir şablonla değil, bireyin duruş analizi, ağrı paterni, günlük alışkanlıkları ve fonksiyonel ihtiyaçları doğrultusunda planlanır. Program farkındalık egzersizleri ile başlayarak postüral dayanıklılık ve fonksiyonel entegrasyon çalışmalarına kadar kademeli olarak ilerler. Böylece kişi yalnızca ‘dik durmayı’ değil, doğru postürü günlük yaşamda sürdürebilmeyi öğrenir."
Bakan Göktaş’tan doğal gaz tüketim desteği açıklaması:
27 Ocak 2026 Salı - 10:15 Bakan Göktaş’tan doğal gaz tüketim desteği açıklaması: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Düzenli Doğal Gaz Tüketim Desteğinde 2026 ocak döneminde 485 bin 552 hak sahibine toplam 288 milyon 547 bin lira ödeme yaptıklarını bildirdi. Bakan Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik hayata geçirdikleri Doğal Gaz Tüketim Desteğini, 2023’te düzenli sosyal yardımlar kapsamına alarak vatandaşların hizmetine sunduklarını belirtti. Düzenli Doğal Gaz Tüketim Desteğinden hanelerin faydalanabilmesi için başvuru sahibinin Türk vatandaşı olması, e-Devlet üzerinden destek programına başvuruda bulunması ve doğal gaz arzı sağlanan ilçe/beldede ikamet etmesi gerektiğini anımsatan Göktaş, ikamet adresinde mesken türü doğal gaz aboneliğinin bulunması, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca hak sahipliği kararı verilmesi kriterlerinin de sağlanması gerektiğini vurguladı. Göktaş, vatandaşların yardım programından her ödeme döneminde ayrıca başvuru yapmaksızın ikamet ettikleri haneye ait faturalarını ödeme birimlerine ibraz etmek suretiyle ikamet ettikleri il için belirlenen tahsisat tutarından düzenli olarak yararlanabildiğini aktardı. Destek programı kapsamında ödeme tutarlarının, sıcaklık farkları gözetilerek ilden ile değişkenlik gösterdiğinin bilgisini veren Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "2025 yılında geçerli olan destek tutarı aylık en düşük 188 lira, en yüksek 438 lira olacak şekilde ve yıl içinde ekim-mayıs aylarını kapsayan 8 ay için iki ayda bir ödeme yapılacak şekilde uygulanıyor. Düzenli Doğal Gaz Tüketim Destek Programı kapsamında 2025 yılında toplam 721 bin 007 hak sahibi için 1 milyar 320 milyon lira destek verdik. 2026 yılı ocak dönemi ödemesinde ise 485 bin 552 hak sahibine 288 milyon 547 bin lira ödeme gerçekleştirdik. Böylece ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik hayata geçirdiğimiz Düzenli Doğal gaz Tüketim Desteğinde toplamda 1,6 milyar lira ödeme yapmış olduk.’’
Keçiören Belediyesi’nden ücretsiz ‘Engelsiz Taksi’ hizmeti
27 Ocak 2026 Salı - 09:58 Keçiören Belediyesi’nden ücretsiz ‘Engelsiz Taksi’ hizmeti Keçiören Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla yürüttüğü Engelsiz Taksi hizmeti, engelli bireylerin ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla özel olarak tasarlanan araçlarla ulaşım hizmeti sunuyor. Engelsiz Taksi hizmetiyle ilçe sınırları içerisindeki engelli bireyler, tekerlekli sandalye kullanan vatandaşlar ve hareket kısıtlılığı bulunan yaşlıların sağlık hizmetleri, eğitim kurumları, resmi kurumlar gibi çeşitli noktalara ulaşımı sağlanıyor. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Müdürlüğü bünyesine hizmet veren Engelsiz Taksi, özel gereksinimli bireylerin sosyal hayata katılımını kolaylaştırıyor. Engelsiz Taksi, akülü ve tekerlekli sandalye için uygun iki engelli arabası ve beş refakatçi kapasitesine sahip üç araçla hizmet veriyor. Vatandaşlar, asansörlü araçlar ve refakatçiler eşliğinde güvenli bir şekilde seyahat ederek ulaşım engellerini aşıyor. Telefonla randevu alınıyor, ücretsiz hizmet veriliyor Düzenli yürütülmesi amacıyla randevu sistemi ile çalışan bu hizmetle engelli bireyler, önceden randevu oluşturarak, belirlenen gün ve saatte adreslerinden alınıp hastane, ev, kamu kurumları ya da talep ettikleri diğer noktalara güvenli ve konforlu bir şekilde ulaştırılıyor. Engelsiz Taksi hizmetinden yararlanmak isteyen bireyler, 0312 360 30 30 numaralı Engelli Danışma Hattı’ndan randevu alarak hizmetten ücretsiz olarak faydalanabiliyor. "Vatandaşın yaşamı kolaylaşıyor" Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, uygulama ile ilgili yaptığı değerlendirmede ulaşımda zorluklar yaşayan engelli bireyler için sundukları Engelsiz Taksi hizmetiyle bu sorunu tamamen ortadan kaldırdıklarını belirtti. Bu hizmetten faydalanan bireylerin memnuniyetini görmekten mutluluk duyduklarını da ifade eden Başkan Özarslan, ilçede tüm vatandaşların hayatını kolaylaştırmaya yönelik çalışmaları sürdüreceklerini belirtti.
ODTÜ’nün geliştirdiği robotlar TSK envanterinde
27 Ocak 2026 Salı - 09:52 ODTÜ’nün geliştirdiği robotlar TSK envanterinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Robotik ve Yapay Zeka Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (ROMER), yapay zeka teknolojileriyle donatılmış insansı robotlar ve köpekler geliştirildi. ODTÜ ROMER bünyesinde, yapay zeka teknolojileriyle donatılmış insansı robotlar ve köpekler geliştirildi. Çalışmalar kapsamında geliştirilen robotların, insan-makine etkileşimini güçlendirmeye yönelik olarak tasarlandığı belirtildi. ODTÜ ROMER’de yürütülen projelerde, yapay zeka algoritmalarıyla desteklenen insansı robotların çevresel algılama, öğrenme ve etkileşim kabiliyetlerinin artırılması hedeflenirken, geliştirilen robotların; eğitim, sağlık, savunma sanayi ve hizmet sektörleri başta olmak üzere birçok alanda kullanılmasının planlandığı açıklandı. ROMER’de gerçekleştirilen çalışmalarla robotların, insan hareketlerini analiz edebilme, sesli ve görsel komutlara yanıt verebilme ve otonom karar alma yeteneklerinin geliştirildiği ifade edildi. Yapay zeka tabanlı sistemler sayesinde robotların, farklı senaryolara uyum sağlayarak öğrenme süreçlerini sürdürebildiği aktarıldı. ODTÜ ROMER’de geliştirilen insansı robot projelerinin, Türkiye’nin yerli ve milli teknoloji hedefleri doğrultusunda önemli bir adım olduğu vurgulanırken, çalışmaların önümüzdeki dönemde daha ileri seviyelere taşınmasının amaçlandığı kaydedildi. "2029 yılında 2 tane mikrorowerımız Ay’a gidecek" Yeniçeri isminden türettiği ‘Çeri’ isimli mikrorowerların 2029 yılında görev yapmak üzere Ay’a gideceğini belirten projenin hocası ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Öğretim Üyesi Görkem Güloğlu, "Bu projenin amacı, 2029 yılında Çin’in göreviyle Ay’a 2 tane mikrorowerımız gidecek. Tamamen burada geliştirdiğimiz, burada ürettiğimiz ROMER Mühendisliğinde ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin öz kaynaklarıyla ürettiğimiz 2 tane mikrorowerımızı, 2029 yılında Ay yüzeyinde görev yapmak üzere tasarlamaktayız. Öncelikle ileri teknoloji gelişimine, sağlık gelişimi konusunda çalışmalarımız oluyor. Dünyada ve uzayda çalışan robotik robotların arasında farklar var. Bunlar için ileri teknoloji ürünleri kullanmaktayız. Bu şekilde ülkemizde ileri seviyede, ileri teknoloji ürün çalışmaları yapmaktayız. Bu sayede insan gücü ve insan eğitimi sağlamaktayız. Bu yola 2024 yılında Çin Uzay Ajansı’nın açtığı bir çağrı ile çıktık. O çağrıya yanıt olarak bir projemizden bahsettik. Tüm dünyaya açılmış bir çağrıydı. Birçok ülkenin Avrupa’dan, Afrika’dan, Asya’dan başvurduğu bir çağrıydı. Bu çağrının sonucunda bizim iki tane mikrorowerımız aya gitmek üzere seçildi" diye konuştu. "Rex, TSK envanterine girdi" Üretilen ve geliştirilen Rex isimli cihazın Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girdiğini ifade eden ODTÜ ROMER’in müdürü Doç.Dr. Erol Şahin ise, "ROMER, ODTÜ Robotik ve Yapay Zeka Çalışmaları’na ilişkin bir merkez. Birçok gelişmiş projelerin yürütüldüğü bir yer. İlgili hocalarla araştırma altyapısını sunan, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı desteğiyle kurulmuş olan bir merkez. Geçtiğimiz günlerde 5’inci yılımızı doldurduk. Şu anda da daha aktif olarak birçok projemizi yürütüyoruz. Projelerimiz aslında birçok değişik alanı kapsıyor. Sosyal medyada olan Mottiş’i görüyorsunuz. Mottiş aslında bizim 4 yıl boyunca çalıştığımız bir platform. Hazır bir platform. Onun üzerinde değişik hareket algoritmalarını tasarlıyoruz. Bir taraftan da özellikle endüstriyel ortaklarımızla beraber benzer platformların yazılımsal gelişimini de yapıyoruz. Orada insansı bir robotu görüyoruz. Benzer konuları çalışmak üzere o da yeni alındı. 3’üncü bir platformumuz daha var. O da Rex diye bir platform. Bu da akademideki bir hocamızın geliştirdiği bir platform. Geçtiğimiz yıl içinde esasında ürünleşti ve TSK’nın envanterine girdi. Yaptığımız çalışmalar, projeler esasında çok değişik alanları kapsıyor" şeklinde konuştu.
Bakan Yerlikaya: "332 kilogram skunk, 16 kilogram metamfetamin olmak üzere 348 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi"
27 Ocak 2026 Salı - 08:03 Bakan Yerlikaya: "332 kilogram skunk, 16 kilogram metamfetamin olmak üzere 348 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "332 kilogram skunk, 16 kilogram metamfetamin olmak üzere 348 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi" dedi. İçişleri Bakanı Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, zehir tacirlerine yönelik Hakkari’de jandarma ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda 348 kilogram uyuşturucu maddenin ele geçirildiğini belirtti. Bakan Yerlikaya şu ifadelere yer verdi: "Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; Hakkari İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat ve Narkotik şube ekiplerince yapılan istihbari çalışmalar sonucu Yüksekova kırsalında; 332 kilogram skunk, 16 kilogram metamfetamin olmak üzere 348 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Uyuşturucu maddeyle bağlantısı olan şüphelilere yönelik operasyon devam ediyor. Uyuşturucuyla savaşımız, çok katmanlı ve çok boyutlu olarak kararlılıkla devam ediyor. Uyuşturucu Suç Örgütü elebaşından, yöneticisinden, torbacısına kadar tedarik zincirinin her halkasını tek tek kırıp atacak ayrı ayrı operasyonlar düzenliyoruz. Sadece uyuşturucu maddeleri yakalamakla kalmıyor; bu organize suç faaliyetlerinin tedarik ağlarını çökertiyor ve suç gelirlerine darbe vuruyoruz. Emeği geçenleri tebrik ederim."
2026 yılı özel eğitime ihtiyaç duyan bireylere verilecek eğitim desteği tutarlarına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de
27 Ocak 2026 Salı - 00:30 2026 yılı özel eğitime ihtiyaç duyan bireylere verilecek eğitim desteği tutarlarına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de Engelli bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde alacakları destek eğitiminin bütçeden karşılanacak tutarları yeniden belirlendi. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlandı. Engelli bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanmasına ilişkin destek eğitim giderlerine yönelik yeni düzenleme Resmi Gazete’de yayımlandı. 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak hazırlanan tebliğ ile engelli bireylerin eğitim giderlerinin bütçeden karşılanacak kısmı belirlendi. Düzenlemeye göre, engelliler için sağlık kurulu raporu ile asgari yüzde 20 oranında engelli olduğu tespit edilen bireyler ile 18 yaş altı çocuklar için ‘Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu’ bulunan ve özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından destek eğitim alması uygun görülen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bireylerin eğitim giderleri Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. Eğitim için aylık 7 bin 748 lira, grup eğitimi için ise aylık 2 bin 168 lira Bu kapsamda, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu çerçevesinde faaliyet gösteren özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen destek eğitiminin bütçeden karşılanacak tutarı, katma değer vergisi hariç olmak üzere bireysel eğitim için aylık 7 bin 748 lira, grup eğitimi için ise aylık 2 bin 168 lira olarak belirlendi. Belirlenen tutarları aşan kısım ise ilgililer tarafından karşılanacak. Tebliğde, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödeme yapılmasına sebebiyet verilmesi halinde, söz konusu tutarların iki katı ve kanuni faiziyle birlikte ilgililerden müteselsilen tahsil edileceği hükme bağlandı. Bu fiillerin özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri tarafından tekrarı halinde ise kurum açma izinlerinin iptal edileceği belirtildi. Söz konusu tebliğ, 1 Ocak tarihinden geçerli olmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi. Tebliğ hükümlerinin Hazine ve Maliye Bakanı tarafından yürütüleceği kaydedildi.