Yerel Haberler
Ankara
30 Nisan 2026 Perşembe - 00:30 Emniyet Genel Müdürlüğüne Ali Fidan atandı Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alındı, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan atandı. Ayrıca, Ankara Valisi Vasip Şahin yerine Ankara Valiliği’ne Aydın Valisi Yakup Canpolat atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarına göre, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alındı, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan atandı. Ayrıca Ankara Valisi Vasip şahin Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanlığı’na atandı, Aydın Valisi Yakup Canbolat, Ankara Valisi olarak atandı. Kararına göre, Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alınırken, yerine Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek atandı. Adıyaman Valisi Osman Varol Aydın Valiliği’ne, İstanbul Güngören Kaymakamı Abdullah Küçük Adıyaman Valiliği’ne, Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök Nevşehir Valiliği’ne, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gökhan Zengin aynı yerin Genel Müdürlüğü’ne, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Levent Kepçeli aynı yer Genel Müdürlüğü’ne atandı. Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç ile beraber Mersin İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz ve Siirt İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı. Yozgat İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, Konya İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Manisa İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Elazığ İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, Manisa İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Polis Başmüfettişi Aydın Karan, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Polis Başmüfettişi Tuncay Pekin, Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Özdemir ise, Siirt İl Emniyet Müdürlüğü’ne atandı. Ayrıca Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nde açık bulunan Genel Sekreter Yardımcılıklarına Füsun Arslantosun ve Alper Görkem Aksu atandı.
Suç örgütlerini öven ve silahlı paylaşım yapan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda 358 şüpheli yakalandı
26 Mart 2026 Perşembe - 14:16 Suç örgütlerini öven ve silahlı paylaşım yapan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda 358 şüpheli yakalandı İçişleri Bakanlığı, suç örgütlerini öven ve silahlı paylaşım yapan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda 358 şüpheli yakalandığını bildirdi. İçişleri Bakanlığı ülke genelinde suç örgütlerini öven ve silahlı paylaşım yapan şahıslara yönelik operasyon düzenlendiğini açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 358 şüpheli yakalandı. Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri KOM Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; Sosyal medya hesapları üzerinden suç ve suçluyu övücü, tehdit, hakaret ve örgüt propagandası içerikli paylaşımlar yaptıkları, Sosyal medya paylaşımları yaparak örgütsel faaliyetlerini duyurmayı amaçladıkları, Suç örgütleri arasındaki husumet ve rekabeti sosyal medya mecralarına taşımaya çalıştıkları ve Sosyal medya üzerinden örgüte yeni eleman kazandırmaya çalıştıkları tespit edildi. Bu şahıslar hakkında Savcılıklarımızca soruşturma başlatıldı" ifadeleri kullanıldı. Suçlularla mücadelenin kesintisiz sürdürüldüğü vurgulanan açıklamada, "Operasyonlar sonucunda çok sayıda silah ve mühimmat ile çok miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi. Vatandaşlarımızın huzuru için suç ve suçlularla mücadelemizi kesintisiz bir şekilde sürdürüyoruz. KOM Başkanlığımızı, Kahraman Polislerimizi, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" açıklamasında bulunuldu.
DEM Parti Sözcüsü Doğan: "DEM Parti İmralı Heyeti İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere"
26 Mart 2026 Perşembe - 13:54 DEM Parti Sözcüsü Doğan: "DEM Parti İmralı Heyeti İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere" Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Yarın heyetimiz, DEM Parti İmralı Heyeti İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere. Bu görüşme bizim için çok önemli bir görüşme. Çünkü bir yandan yasal süreçle ilgili bundan sonra yapılacakları dair Öcalan’la a istişarede bulunacaklar gündemlerinde böyle bir başlık var" dedi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, basın toplantısında konuştu. Doğan, Nevruz kutlamalarında DEM Parti’nin de yer aldığını belirterek, "Nevruz’un Kürt halkı açısından farklı bir anlamı var. Zulme karşı direnişi ve özgürlüğü simgeliyor aynı zamanda Nevruz, Kürt halkı açısından. Bu yılki Nevruz’un sloganı da özgürlük, birlik ve demokrasiydi. Bu birlik vurgusu tabii ki Kürtlerin birliğini kapsayan ama aynı zamanda halkların birlikteliğini de kapsayan bir vurguydu" diye konuştu. Nevruz kutlamalarında gözaltıların olduğunu dile getiren Doğan bunun bir suç olmadığını söyledi. Doğan, "Asıl suç hala Selahattin Demirtaş’ın içeride olması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmaması. Suç arıyorsak oraya bakalım. Üstelik anayasa ihlali, anayasal suç" şeklinde konuştu. PKK’nın geçen yıl temmuz ayında silah bıraktığını hatırlatan Doğan, "Silahlarını bırakanlar ne yapacaklar, hayata nasıl katılacaklar, demokratik siyasete nasıl katılacaklar diye sordular. Yetmedi, biz sorduk. Yapılan tüm görüşmelerin ana gündemi bu konu. Münfesih bir örgütten suç oluşturmak bu sürecin ruhuna uygun olmadığı gibi, Kimler bundan fayda görüyor sorusunu da bize sordurtuyor. Eğer provokasyon arıyorsak buralara bakalım. Eğer bir ülkenin kolluk gücü, hakimi, savcısı, barış ve demokratik toplum sürecinden haberdar değilse, burada bir sorun var demektir" değerlendirmesinde bulundu. "Hızla bir takvimlendirme, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor" Doğan, sürecin hızlandırılması gerektiğinin altını çizerek "Tüm bu somut adımların pratikte karşılık bulması için yapılması gerekenlerin neler olduğuna işaret eden bir temel başlık vardı ve bu da hukuki çerçeveydi. Bu çerçeve yasa ne zaman ve nasıl oluşturulacak? Bizim bu konudaki tavrımız açık. Daha önce de paylaştım. Biz bu çerçeve yasanın bir an önce geçiş hukukuna uygun bir biçimde yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim bu konudaki hazırlıklarımız tamamlandı. Bu yasada hiç kimseye ayrım yapmadan, kategorik bir yaklaşım içermeden, silah bırakan herkesi kapsayacak bir hukuki yaklaşıma ihtiyaç var. Bunun bu şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Bunun için de hızla bir takvimlendirme, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor" ifadelerine yer verdi.
Tarım ve ormana yönelik düzenlemelerin de yer aldığı kanun teklifi komisyonda
26 Mart 2026 Perşembe - 13:13 Tarım ve ormana yönelik düzenlemelerin de yer aldığı kanun teklifi komisyonda Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonun’da görüşülmeye başlandı. Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişci başkanlığında toplandı. Komisyonun açılışında konuşan Kirişci, "Görüşmekte olduğumuz bu kanun teklifi, tarım sektörünün farklı alanlarını doğrudan ilgilendiren oldukça kapsamlı düzenlemeler içermektedir. Teklif kapsamında çeltik ekiminden ormanların korunmasına, su kaynaklarının yönetiminden veterinerlik hizmetlerine, kamulaştırma süreçlerinden şeker ve tütün piyasasına kadar pek çok başlıkta değişiklik öngörülmektedir. Bu yönüyle teklif, yalnızca belirli bir alanı değil, tarımın üretim, denetim, planlama ve sürdürülebilirlik boyutlarının tamamını kapsayan geniş bir çerçeve sunmaktadır" ifadelerini kullandı. "Bu kanun metninin gündemden çıkarılmasını talep ediyorum" CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal Kirişci’nin açılış konuşması sonrası söz istedi. Kanun teklifinin geri çekilmesini öneren Sarıbal, "Ortadoğu, dünya ve Türkiye çok ağır bir süreçten geçmektedir. Haydutların ve zalimlerin ortaya koymuş olduğu yeni bir dünya düzeni ne yazık ki etrafımızda kol gezmektedir. Bugün tarımın, çiftçinin ve ülkenin değişik sektörlerinin sorunlarının olduğunu hepimiz biliyoruz ve bu sorunları derinden yaşıyoruz. Ama bizim Tarım Komisyonu olarak temel sorumluluğumuz, toplumumuzun ve insanımızın önce gıda hakkını, gıda egemenliğini sağlayabilmek; ikincisi, üreticimizi koruyabilmek, elbette tarım alanlarımızı ve su kaynaklarımızı doğru kullanabilmek. Bu kanun metninin gündemden çıkarılmasını, bunun yerine mazot, gübre, tarım destekleri meselesi üzerinden tarımın, çiftçinin, köylünün yaşadığı sorunları elbette halkımızın yaşadığı gıda meselesinin gıda fiyatları üzerinden yeni bir paradigmayı oluşturma ihtiyacımızın olduğunu talep ediyorum" dedi. Komisyon Başkanı Kirişci Sarıbal’ın konuşması sonrası teklifin ilk imza sahibi Ak Parti Burdur Milletvekili Adem Korkmaz’a söz verdi. "Alkollü içkilerin doğrudan ya da dolaylı yollarla tanıtımının önüne geçiliyor" Görüşülmekte olan kanun teklifinin tarımsal üretimden ormanların durumuna, mülkiyet haklarından toplum sağlığına kadar problemlere gerçekçi çözümler üretmek amacıyla hazırlandığını ifade eden Korkmaz, "Özellikle şunu ifade etmek istiyorum: Kanun yapmak sadece mevzuat metinlerini değiştirmek değil, değişen şartlara, gelişen durumlara, konjonktürel, teknolojiye ve vatandaşın beklentilerine zamanında ve doğru cevap verebilmektir. Bu teklifte de esas itibarıyla bu ihtiyacın bir ürünü olarak bu teklifimizi tartışacağız. Kıymetli milletvekilleri, ilk olarak çeltik üretimine ilişkin düzenlememizle tasarımız başlıyor. 1930’lu yılların şartlarında sıtmayla mücadele amacıyla getirilen mesafe kuralları bugün artık tam olarak saha gerçekliğini yansıtmıyor. Büyükşehir Yasası’ndan sonra da köylerin mahalleye dönüşmüş olması sebebiyle bu mesafelerle ilgili düzenlemeler gerçekleştiriliyor. Bunun dışında, alkol ve bağımlılıkla mücadele kapsamında tabii, gençlerimizi güçlü bir geleceğe hazırlamak için zararlı alışkanlıklardan, uyuşturucudur, alkoldür ve benzeri düzenlemelerden korumamız gerekiyor. Burada da özellikle alkol ve bağımlılıkla mücadele kapsamında daha güçlü ve açık bir çerçeve oluşturuluyor. Alkollü içkilerin doğrudan ya da dolaylı yollarla tanıtımının önüne geçiliyor. Marka çağrışımları üzerinden yapılan dolaylı reklamlar da bu kapsama alınıyor" diye konuştu. "Teklifle kamulaştırma ve tespiti süreçlerinde vatandaşın karşılaştığı mali yükler, kamu olarak üstlenerek mülkiyet sorunları çözülüyor" Kanun teklifinin Atatürk Orman Çiftliği mülkiyetinde olan, mülkiyetle ilgili ve daha çok satışlardaki emlak vergilerinde ortaya çıkan sorunları düzenlediğinin altını çizen Korkmaz, " Devlet Su İşleri tarafından yürütülen projelerde karşılaşılan sorunlara da çözümler getiriliyor. Su yapılarında can ve mal güvenliğini artırıyor, farklı kurumlar arasındaki sorumluluklar netleşiyor. Ayrıca, kamulaştırma ve tespiti süreçlerinde vatandaşın karşılaştığı mali yükleri kamu olarak üstlenerek hem mülkiyet sorunları çözülüyor. Hem de yatırımların gecikmesi önlenmiş oluyor. Yine, hukuk devleti ilkesinin gereği olarak veteriner hekimliği alanındaki disiplin hükümleri Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yeniden düzenleniyor. Benzer sivil toplum kuruluşlarındaki bir perspektifle burada belirsizlikler ortadan kaldırılıyor ve daha öngörülebilir, adil bir sistemin kurulması söz konusu" dedi.
Milli Savunma Bakanlığı: "NATO Irak Misyonu’nun çekilmesi kararlaştırılmıştır"
26 Mart 2026 Perşembe - 12:17 Milli Savunma Bakanlığı: "NATO Irak Misyonu’nun çekilmesi kararlaştırılmıştır" Milli Savunma Bakanlığı, "NATO Irak Misyonu’nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında Müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır" açıklamasını yaptı. Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu. Tuğamiral Aktürk, konuşmasında Katar’da eğitim faaliyetleri yürüten helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin’e, ASELSAN teknisyenlerimiz Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can ile Katar Silahlı Kuvvetleri personeline ve Ağrı’da meydana gelen askeri araç kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay ile Ulaştırma Uzman Çavuş Selman Akarsel’e Allah’tan rahmet diledi. "Son bir hafta içerisinde 2 PKK’lı terörist daha teslim oldu" Türkiye’nin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye Türkiye’nin sınırlarında ve ötesinde kesintisiz ve kararlı şekilde sürdürdüklerini kaydeden Aktürk, "Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama-tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde 2 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Hudutlarımızda ise yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 107 şahıs yakalanmış, 950 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 524, engellenen kişi sayısı da 16 bin 929 olmuştur" açıklamasında bulundu. "NATO Irak Misyonu"nun çekilmesi kararlaştırıldı" Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında, geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam ettiğini kaydederek, "NATO makamları tarafından bölgemizde son dönemde meydana gelen gelişmeler kapsamında, ’NATO Irak Misyonu’nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında Müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır" diye konuştu. ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların ve İsrail’in devam eden saldırganlığının Orta Doğu’daki barış ve istikrarı tehdit ettiğini söyleyen Aktürk, Türkiye’nin tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumunu sürdürdüğünü ifade etti. "İsrail’in, Suriye’nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler, ülkenin egemenliği ihlal etmekte" İsrail’in bölgedeki saldırılarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktürk, sözlerine şu şekilde devam etti: "İsrail’in, Lübnan’da altyapı, sivil tesisler ve yerleşim alanlarını hedef alan saldırıları, siviller üzerinde ağır sonuçlar doğurmakta olup uluslararası insancıl hukukun ihlali niteliği taşımakta, Litani Nehri güneyine yaptığı kara harekatı ve nehir üzerindeki köprüleri imha etmesi, önümüzdeki dönemde Lübnan’a yönelik yürüteceği işgal politikasını da göstermektedir. Ayrıca İsrail’in, Suriye’nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal etmekte; Batı Şeria’da artan yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve şiddet olayları bölgedeki kırılganlığı daha da artırmaktadır. Kalıcı barışın tesisi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistinlilerin temel haklarının korunması elzemdir. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu, bölgede artan ihlallerin önlenmesi ve uluslararası hukukun etkin şekilde uygulanması için sorumluluk almaya davet ediyoruz." "Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzalandı" Tuğamiral Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in 24 Mart’ta Birleşik Krallık Savunma Bakanı’nın resmi davetlisi olarak İngiltere’ye gittiğini hatırlatarak, "Bakanımız, mevkidaşıyla baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirmiş, Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzalamıştır" dedi. Eğitim ve tatbikatlara yönelik bilgilendirmelerde de bulunan Tuğamiral Aktürk, 29 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Isparta ve Ankara’da Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet, 2-22 Nisan tarihleri arasında ise Kars’ta Türkiye ve Azerbaycan arasında Haydar Aliyev Fiili Atışlı Müşterek Tabur Görev Kuvveti tatbikatlarının icra edilmesinin planlandığını aktardı. Aktürk, Türkiye öncülüğünde Karadeniz’deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubunun 9’uncu aktivasyon faaliyetinin TCG Ütğm. Arif Ekmekçi, TCG Ayvalık gemilerimiz ile Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy ve Romanya Deniz Kuvvetlerine ait Gikulesku’nun katılımıyla 24 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Karadeniz’de icra edildiğini ifade etti. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin modern ve caydırıcı yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların yerli ve milli savunma sanayii imkanlarıyla kararlılıkla sürdürüldüğüne dikkati çeken Aktürk, bu kapsamda Bir Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası’nın daha envantere alındığını ve Muhtelif miktarda Aksungur İHA ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi’nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlandığını bildirdi. "Eurofighter Typhoon uçağı teknik ve lojistik destek sözleşmesi yedek parça, simülatörler, test ekipmanlarını kapsamaktadır" Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesinin detaylarını paylaşan Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, "Sözleşme; pilot ve öğretmen pilot, uçak bakım teknisyeni, elektronik harp ve sistem yöneticisi eğitimleri ile yedek parça, simülatörler, test ekipmanları ve yer destek cihazlarını kapsamaktadır. Üretici firma tarafından ayrıca, uçakların hizmete girmesinden itibaren ilk üç yıllık süre boyunca teknik destek hizmetleri sağlanacaktır" açıklamasında bulundu. "İDA ve İHA’ların Karadeniz’de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir" Ordu’nun Ünye ilçesi açıklarında tespit edilen insansız deniz aracına ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı, "Ordu’nun Ünye ilçesi açıklarında, motorunun arızalanması sonucu akıntıyla kıyıya sürüklendiği değerlendirilen ABD menşeli bir İnsansız Deniz Aracı (İDA), SAS Komutanlığı ekiplerince güvenli şekilde imha edilmiştir. Rusya Ukrayna arasında devam eden savaşta yoğun olarak kullanılan İDA ve İHA’ların kontrolünü kaybetmesi veya hareket kabiliyetini yitirmesi sonucu Karadeniz’de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir. Bu durum, deniz güvenliği açısından dikkat ve tedbir gerektirmektedir. Bu kapsamda, denizde faaliyet gösteren, başta balıkçılarımız ve denizcilerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın azami dikkat göstermesi önem arz etmektedir. Şüpheli bir cisim veya sahile vurmuş bir İDA/İHA tespit edilmesi halinde, kesinlikle müdahale edilmemeli ve vakit kaybetmeden güvenlik birimlerimize bilgi verilmelidir." Milli Savunma Bakanlığı tarafnndan konu üzerine yapılan açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı unsurların, Karadeniz’de deniz yetki alanlarının korunması amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre keşif, gözetleme ve karakol faaliyetlerine devam ettiğini belirtti. "Katar’da ki helikopter ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır" Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterin düşmesine ilişkin ayrıntılara da değinen Milli Savunma Bakanlığı, "İlk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır. Kaza kırımın kesin nedeni Katar makamlarınca yürütülen inceleme sonucunda belirlenecektir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, üretilen yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin sahada performanslarını deneme, geliştirme ve eğitim faaliyetlerini yurtiçi ve yurtdışında mühendis ve teknisyenlerimizle omuz omuza birlikte yapmaktadır. Bu durum dünyanın hiçbir ülkesinde örneği olmayan ve yerli ve milli savunma sanayi ürünlerimizin gelişmesine çok büyük katkı sağlayan bir uygulamadır" açıklamasında bulundu. Yine Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı ve orada görev yapan Türk personellerin güvenliğinin, mevcut bölgesel gelişmeler ve artan güvenlik hassasiyeti gözetilerek, Katar makamları ile tam bir eşgüdüm içerisinde alınan ilave tedbirlerle en üst düzeyde sağlandığını belirten Milli Savunma Bakanlığı, şuana kadar olumsuz bir durum yaşanmadığının da altını çizdi. "Kurulması planlanan NATO Karargahı bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır" Kurulması planlanan NATO Çok Uluslu Kolordu Karargahı’na ilişkin kamuoyunu bilgilendiren Milli Savunma Bakanlığı, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargahı kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılmasının emredildiğini ve bu niyetin 2024 yılında NATO’ya beyan edildiğini belirtti. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu kapsamda, bir Türk general komutasında kurulması planlanan karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6’ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, millî çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır. Karargahın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmekte olup NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığından onay süreci devam etmektedir. Karargahın Onaylanmış bir logosu da bulunmamaktadır. Bahse konu Kolordu Karargâhının görevi, Bölgesel Planlar kapsamında, kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk sahasında caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemektir. Öte yandan, tehdit değerlendirmesi kapsamında hazırlanan NATO Güneydoğu Bölgesel Planı Müttefiklerce daha önceden onaylandığından, kurulması planlanan söz konusu Çok Uluslu Kolordu Karargâhının bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır."