Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi Resmi Gazete’de
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:32:24
Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, genelgeyle alakalı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Aile ve Nüfus On Yılı Genelgemiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Aile yapımızı koruyan, gençlerimizi destekleyen ve nüfus politikalarımızı uzun vadeli bir vizyonla ele alan güçlü bir yol haritası ortaya koyuyoruz. Güçlü aile, güçlü toplum hedefimize yön veren bu önemli adım için Sayın Cumhurbaşkanımıza milletimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Aile ve Nüfus On Yılı’nda, büyük Türkiye ailemizin her bir ferdinin yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:14
İçişleri Bakanlığı: "İstanbul ilimizde kanuna aykırı eylem girişiminde bulunan 575 şahıs hakkında da gerekli işlemler yürütülmektedir"
İçişleri Bakanlığı tarafından, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde İstanbul’da kanuna aykırı eylem girişiminde bulunan 575 şahıs hakkında gerekli işlemlerin devam edildiği açıklandı. İçişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Ülkemiz genelinde, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlendi. Bu kapsamda 80 ilimizde, toplam 226.410 vatandaşımızın katılımıyla 195 etkinlik gerçekleştirildi. Kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak ülkemiz genelinde Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik 88 bin 2 personelimiz görev yaptı. İstanbul ilimizde kanuna aykırı eylem girişiminde bulunan 575 şahıs hakkında da gerekli işlemler yürütülmektedir. Vatandaşlarımızın güvenliği, en temel önceliğimizdir. Ülkemizin dört bir yanında, kamu düzeni ve vatandaşlarımızın güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalar, tüm birimlerimizin koordinasyonuyla kararlılıkla sürdürülmektedir. Görevlerini büyük bir özveriyle yerine getiren tüm güvenlik güçlerimize teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 22:13
Küresel Sumud Filosu katılımcılarını taşıyan uçak İstanbul’da
İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu katılımcılarını Girit’ten Türkiye’ye getiren uçak İstanbul’a indi. İki vatandaşın da yarın Türkiye’de olmasının öngörüldüğü öğrenildi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu katılımcılarını Girit’ten Türkiye’ye getiren uçak İstanbul’a indi. Alıkonulan Türk vatandaşlarından 18’i Türkiye’ye dönerken, sağlık kontrolü nedeniyle bu uçağa binemeyen iki vatandaşın da yarın Türkiye’de olmasının öngörüldüğü öğrenildi. Uçakta bulunan 4 ABD, 5 Arjantin, 2 Avustralya 1 Bahreyn, 2 Brezilya, 6 Büyük Britanya, 1 Hollanda, 3 İspanya, 2 İtalya, 10 Malezya, 1 Meksika, 1 Pakistan, 1 Şili ve 2 Yeni Zelanda vatandaşı da İstanbul’a geldi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 20:52
İsrail tarafından alıkonulan Sumud Filosu katılımcılarının İstanbul’a gelmesi bekleniyor
İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu katılımcılarını Girit’ten Türkiye’ye getirecek olan uçağın, birkaç saat içinde İstanbul’a inmesinin beklendiği öğrenildi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu katılımcılarını Girit’ten Türkiye’ye getirecek olan uçağın, önümüzdeki saatlerde İstanbul’a inmesi bekleniyor. Uçakta, Türk vatandaşlarının yanı sıra ABD, Arjantin, Avustralya, Bahreyn, Birleşik Krallık, Brezilya, Hollanda, İspanya, İtalya, Malezya, Meksika, Pakistan, Şili ve Yeni Zelanda’dan filo katılımcıları da dahil olmak üzere toplam 59 kişi bulunuyor.
24 Mart 2026 Salı - 14:05
TVHB Başkanı Eroğlu: "Tüberküloz, dünyanın en eski bulaşıcı kronik hastalıklarından bir tanesi"
Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, "Tüberküloz, dünyanın en eski bulaşıcı kronik hastalıklarından bir tanesi. Hayvandan hayvana ya da hayvandan insana şeklinde görülüyor" dedi. TVHB Başkanı Ali Eroğlu, ‘24 Mart Dünya Tüberküloz Günü’ sebebiyle İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Tüberküloz hastalığının hem hayvanlar hem de insanlar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Eroğlu, hastalıkla mücadelede denetim ve kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle sığır tüberkülozunun hem hayvancılık sektöründe ekonomik kayıplara yol açtığını, hem de insanlara bulaşma riski taşıdığını vurgulayan Eroğlu, düzenli tarama ve erken teşhisin hayati önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’de tüberküloz hastalığı alanında yapılan çalışmalara da değinen Eroğlu, bazı bölgelerde ilerleme kaydedildiğini ancak genel anlamda istenilen seviyeye henüz ulaşılamadığını ifade ederek, kaçak hayvan hareketlerinin ve yetersiz denetimlerin hastalığın yayılımını artırdığını sözlerine ekledi. "Tüberküloz, dünyanın en eski bulaşıcı kronik hastalıklarının bir tanesi" Tüberküloz’un ilk olarak 24 Mart 1882 yılında ortaya çıktığını ve o dönemlerde ciddi sıkıntılar doğurduğunu belirten Eroğlu, "Tüberküloz dünyanın en eski bulaşıcı kronik hastalıklarından bir tanesi. Hayvandan hayvana ya da hayvandan insana şeklinde görülüyor ama daha çok sığırların hastalığı. 1882 yılında Robert Koch tarafından tanımlanıyor. 1996’dan itibaren de kurum ve kuruluşlar tarafından ve veteriner hekimler tarafından Dünya Tüberküloz Günü olarak anılıyor. Bugün dolayısıyla hem hastalıkla ilgili bir farkındalık ortaya konması, hem de hastalığa karşı yapılacak çalışmalar, mücadeleler, alınacak önlemler ve kontrol stratejileriyle ilgili konuları gündeme getirme açısından önemli bir gün. Biz de TVHB olarak ülkemizde hala bir sağlık problemi olarak devam eden, hem hayvanlarda hem de insanlarda görülen bu hastalığa karşı alınması gereken önlemleri, yapılacak mücadeleleri, veteriner hekimlerin istihdamından, sahadaki çalışmalarına kadar, hastalığın ülkemizde daha az minimalize edilmesi, görülmesinin azaltılması noktasında halkın bilinçlendirilmesini istiyoruz" diye konuştu. "Hastalık öncelikle akciğere nüfus ediyor" Tüberkülozun öncelikle akciğere yerleştiğini, sonrasında ise tüm vücuda kapasiteli bir şekilde yayıldığını ifade eden Eroğlu, "Hastalık öncelikle akciğere nüfus ediyor. Çeşitli organlarda karaciğer, böbrek, beyin, hatta kemik dokusuna kadar yayılabiliyor. Özellikle hayvanlarda bazen sinsi seyrediyor. Hastalık daha çok tüberkülozlu hayvanların ürünlerini kullanmak suretiyle geçiyor. Yani sütü ve eti yoluyla. Bütün bunları, hem kamuoyunun bilgisine sunmak, hem de veteriner hekimler olarak hangi mücadelelere, nasıl devam edeceğimizle ilgili stratejiler oluşturmak açısından önemli görüyoruz. Hastalıkların yüzde 60’ından fazlası hayvanlardan insanlara ulaşıyor. Tüberküloz da bu hastalıkların önemli olanlarından bir tanesi. İnsanlarda görülen, daha doğrusu insandan insana ulaşan ve etken ile hayvanlarda görülen etken farklı. Veteriner hekim istihdamı, kamuda istihdam edilen veteriner hekim sayısının, Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre yeniden bir tespit edilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. "Halkın bilgi seviyesinin yükseltilmesi lazım" Eroğlu, hastalığa karşı alınabilecek önlemlerle ilgili şunları kaydetti: "Tüberkülozun yaklaşık yüzde 5 ile 10 civarında hayvandan insana ulaşıyor. Bu da önemli bir miktar. Bunun için halkın bilgi seviyesinin yükseltilmesi lazım. Bazen hasta olmayan hayvanların da muayene edilmesi lazım. Çünkü değişik tablolar gözüküyor. Tüberkülozlu hayvanların eti yenir mi, yenmez mi? Burada veteriner hekimlerin önemli bir rolü var. Mutlaka çiğ süt kullanmamak lazım. Pastörize süt kullanmak ya da çiğ sütü iyice kaynatmak gerekiyor. Etleri iyi pişirmek gerekiyor. Dünya Tüberküloz Günü vesilesiyle bir kez daha veteriner hekimlerin hizmetlerinin tekrar gözden geçirilmesini temenni ediyorum."
24 Mart 2026 Salı - 13:59
MSB duyurdu: Ağrı’daki kazada 1 asker şehit oldu
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), askeri araç kazasında bir askerin şehit olduğu duyurdu.
24 Mart 2026 Salı - 13:49
Yabancı plakalı taşıt işlemlerine dijital düzenleme
Ticaret Bakanlığı, yabancı plakalı taşıtların yurtta kalma sürelerine ilişkin yaşanan mağduriyetlerin önlenmesi ve işlemlerin daha hızlı yürütülmesi amacıyla yeni bir web servis hizmetini devreye aldı. Ticaret Bakanlığı, yabancı plakalı taşıtların yurtta kalma süresinin takibini kolaylaştırmak ve vatandaşların süre aşımından kaynaklı mağduriyetlerini önlemek amacıyla "Yabancı Plakalı Taşıt İşlemleri" hizmetini dijital ortamda erişime açtı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, yaz döneminde sınır kapılarında yaşanan yoğunluk nedeniyle bazı vatandaşların, taşıtlarının yurtta kalma süresini öğrenemeden ülkeye giriş yapabildiği belirtildi. Özellikle yabancı pasaportla yapılan girişlerde en fazla 90 gün süre tanınması sebebiyle süre aşımına bağlı mağduriyetlerin oluşabildiğine dikkat çekilen açıklamada, "Söz konusu mağduriyetlerin önlenmesi, işlemlerin daha hızlı ve etkin şekilde yürütülmesi amacıyla Bakanlığın internet sitesinde yer alan ’e-İşlemler’ sayfası üzerinden erişilebilen ’Yabancı Plakalı Taşıt İşlemleri’ başlıklı yeni bir internet servis hizmeti oluşturulmuştur" denildi. Yeni hizmetin özelliklerine ilişkin bilgi verilene açıklamada, "Kullanıcılar, taşıtlarının yurtta kalma süre sonu ve diğer bilgilerine erişebilecek. Taahhütname işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirebilecek. İletişim bilgilerini sisteme girerek e-posta adreslerini doğrulayabilecek. Süre aşımı nedeniyle mağduriyet yaşanmaması amacıyla süre bitimine ilişkin hatırlatma e-postaları alabilecek" ifadelerine yer verildi. Söz konusu hizmet üzerinden yabancı taşıtlara ilişkin güncel duyurulara, ‘Taşıt Ön Beyan Uygulaması’na, ‘Sıkça Sorulan Sorular’ sayfasına, ‘Taşıt Rehberi’ne ve trafik cezaları ile yol, köprü ve tünel geçiş ücretleri ödeme sayfasına hızlı ve kolay şekilde erişim sağlanabileceği belirtilerek, "Hizmet, İngilizce dil seçeneğiyle de sunulacak ve yabancı uyruklu kişiler tarafından da kullanılabilecektir. Bakanlığımız, dijital hizmet altyapısını güçlendirerek vatandaşlarımızın ve ülkemize giriş yapan yabancı taşıt kullanıcılarının işlemlerini kolaylaştırmaya, sınır kapılarındaki yoğunluğu azaltmaya ve süre aşımına bağlı mağduriyetleri önlemeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir" açıklamasında bulunuldu.
24 Mart 2026 Salı - 13:32
Büro Memur-Sen, gümrük muhafaza memurları arasındaki eşitsizliğin giderilmesi için imza kampanyası başlattı
Büro Memurları Sendikası, (Büro Memur-Sen) gümrük teşkilatında muhafaza memurları arasındaki eşitsizliğin giderilmesi ve istihdam politikasındaki yanlışlıkların düzeltilmesi için imza kampanyası başlattı. Büro Memur-Sen tarafından, imza kampanyasının detayına yönelik olarak yapılan açıklamada, adli ve idari kolluk gücünün güçlendirilmesi ve meri gümrük mevzuatındaki muhafaza hizmetlerinin verimliliğinin arttırılması hedefi ile 2012 yılında Gümrük Muhafaza Müdürlüklerinin kapatılıp, resmi Muhafaza Memurlarının kolluk olmayan Gümrük Müdürlüklerine, sivil Muhafaza Memurlarının da Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüklerinin emrine verildiği hatırlatıldı. Yapılan bu değişikliğin istenilen hedefi gerçekleştirmediğine dikkat çekilen Büro Memur-Sen açıklamasında, "Gümrüklü sahalarda çift başlılık ortaya çıkmış, önleyici kolluk görevi ve kamu düzeninin sağlanması konularında hızlı ve etkin mücadele zayıflamış, olaylara müdahalede ve karar alma süreçlerinde gecikmelerle birlikte personelin sevk ve idaresinde de aksamalar yaşanmıştır" denildi. Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü’nün yıllardır bu gerçeği görmezden geldiğinin de ifade edildiği açıklamada, muhafaza personeli arasında resmi ve sivil ayrımı yapılmasının, ‘Muhafaza personelinin kariyeri de resmi veya sivil çalışmasına göre oluyor’ endişesini ortaya çıkardığı kaydedildi. Ticaret Bakanlığı’nda yaşanan istifalarda en çok istifanın Gümrük Müdürlükleri’nde yaşandığının ifade edildiği açıklamada, görevde yükselmede ayrımın tamamen kaldırılarak, tüm personelin tek çatı altında, eşit ve adil kriterlerle değerlendirilmesi, teşkilat bütünlüğü ve kurumsal aidiyeti güçlendirecek yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi istendi. Büro Memur-Sen’den yapılan açıklamada, imza kampanyasının Genel Merkez Yönetim Kurulu Kararı ile başlatıldığı ifade edilerek, toplanan imzaların Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a verileceği belirtildi.
24 Mart 2026 Salı - 13:22
MHP lideri Bahçeli: "Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail'de yaşanmalıdır. ABD Başkanı'nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır" dedi.
24 Mart 2026 Salı - 13:18
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, ‘Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği’nde değişikliğe hazırlanıyor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2015 yılında atık yağların lavaboya, kanalizasyona dökülmesini yasaklayan "Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği"nde bir dizi değişiklik hazırlığı yapıyor. Bu kapsamında, atık bitkisel yağların market gibi satış noktalarında toplanarak dönüşüm sistemine dahil edilmesi sağlanacak. Mevcutta karayolu taşımacılığında kullanılan bitkisel atık yağların artık havacılık yakıtı olarak da kullanılmasının önü açılacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün, bitkisel atık yağların oluşumundan bertarafına kadar çevre ve insan sağlığına zarar vermeden yönetiminin sağlanması için hazırladığı "Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği" 2015 yılında yürürlüğe girdi. Aynı tarihte konutlardan kaynaklanan bitkisel atık yağların lavaboya, kanalizasyona, denize, toprağa veya herhangi bir alıcı ortama dökülmesi yasaklandı. Atık yağların enerjiye dönüşümü için kapsam genişletilecek Gelişen ihtiyaçlar, çevre dostu yaklaşımları yaygınlaştırmak, atıkların dönüşümünü artırmak ve döngüsel ekonomi çalışmalarına katkı sağlamak için yeni uygulamaları inceleyen Bakanlık, bu yönetmelik çerçevesinde yeni tedbirleri hayata geçirmeye hazırlanıyor. Taslak şekli verilen yeni düzenleme sektör ve STK temsilcilerinden gelen talepler doğrultusunda düzenlendi ve ikinci kez kurum görüşüne açıldı. Yeni yapılacak değişiklikler kapsamında zeytin, ayçiçeği, mısır, pamuk, soya, kanola ve aspir gibi yağlı tohumlardan elde edilen bitkisel yağların kullanım sonrası oluşan atıkları daha etkin bir şekilde değerlendirilecek. Yakıt olarak kullanımı daha da yaygınlaştırılacak Hazır yemek firmaları, restoranlar, kafeler, kamu kurumları ve hanelerden kaynaklanan bitkisel atık yağlar, geri kazanım tesislerinde işlenerek başta biyodizel olmak üzere alternatif enerji kaynaklarına dönüştürülmesinin yaygınlaştırılması sağlanacak. Türkiye’de halihazırda bu atıklardan elde edilen biyodizel, motorine binde beş oranında harmanlanarak yakıt olarak kullanılıyor. Yapılacak yeni düzenlemeyle birlikte mevcut uygulamalar günümüz ihtiyaçları doğrultusunda kapsamlı şekilde revize edilecek. Sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimine ilk kez imkan tanınacak Yeni düzenlemeyle Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) üretiminin önü açılacak. Bitkisel atık yağlardan elde edilen ürünlerin yalnızca karayolu taşımacılığında değil, havacılık sektöründe de değerlendirilmesi mümkün hale getirilecek. Ayrıca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından izin verilen diğer biyoyakıt türlerinin üretimine de imkan sağlanacak. Marketlere toplama noktası kurulacak Özellikle hanelerden kaynaklanan bitkisel atık yağların lavabolara dökülmesi sonucu oluşan çevre kirliliğinin önüne geçmek amacıyla, market gibi satış noktalarında da atık yağ toplama sistemleri kurulacak. Bu sayede vatandaşların atık yağlarını daha kolay teslim edebilmesi ve toplama oranlarının artırılması sağlanacak. Yeni hammadde kaynakları tanımlandı Planlanan düzenleme ile sadece bitkisel atık yağlar değil, hayvansal atık yağlar ve yağ içeren diğer atıkların da geri kazanım süreçlerinde değerlendirilmesine imkan tanınacak. Bu adımın, sektörün hammadde ihtiyacını karşılamada önemli katkı sağlaması bekleniyor. Kurum görüşlerinin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un onayına sunulacak yönetmelik değişikliklerinin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor. Yeni düzenleme ile hem çevre kirliliğinin azaltılması hem de atıkların ekonomiye kazandırılması için önemli bir adım atılmış olacak.
24 Mart 2026 Salı - 13:12
DMM’den ‘Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler nedeniyle Türkiye’de gıda arzının tehlikeye girdiği’ iddialarına ilişkin açıklama
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezince (DMM) ‘Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler nedeniyle Türkiye’de gübre krizi yaşandığı ve gıda arzının tehlikeye girdiği’ iddialarına ilişkin dezenformasyon içerdiği belirtilerek, Türkiye’de gübre tedarikine ilişkin herhangi bir sorun bulunmadığı aktarıldı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı basın yayın organlarında yer alan ‘Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler nedeniyle Türkiye’de gübre krizi yaşandığı ve gıda arzının tehlikeye girdiği’ iddiası dezenformasyon içermektedir. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından yapılan açıklamalarda, Türkiye’de gübre tedarikine ilişkin herhangi bir sorun bulunmadığı, üretim süreçlerinin kesintisiz devam ettiği ve mevcut stokların yeterli olduğu açıkça ifade edilmiştir. Türkiye ayrıca farklı tedarik kanallarına da sahip olup; ilgili alanlardaki arz güvenliği kesintisiz şekilde sürdürülmektedir. Kamuoyunun küresel gelişmeleri çarpıtarak panik ve kaos algısı oluşturmayı amaçlayan paylaşımlara karşı hassas olması, yalnızca resmî kaynaklarca yapılan açıklamaları dikkate alması önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.
24 Mart 2026 Salı - 13:03
Ankara’da sahte ilanla tuzak: 23 şüpheliye gözaltı kararı
İnternet üzerinden cinsel birliktelik amacıyla ilan veren şüpheli kadınlarla irtibata geçen erkeklerin, buluşma sırasında silah tehdidiyle darbedilerek para ve değerli eşyalarının gasp edilmesine ilişkin 23 şüpheli gözaltına alındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelilerin mağdurlarla buluşma anında kadınların ikametinin kapısını açarak birlikte hareket ettikleri kişilerle silah gösterdikleri, mağdurları darp ederek para ve değerli eşyalarını zorla aldıkları, bu suretle örgütlü şekilde "yağma" suçunu işledikleri belirlendi. Şüphelilerin ayrıca hileli davranışlarla cinsel birliktelik yaşanacağı izlenimi vererek mağdurlardan para alıp "dolandırıcılık" suçunu da işledikleri tespit edildi. Soruşturma kapsamında yapılan teknik takip ve dinleme çalışmaları neticesinde 20 olayda 23 şüpheli şahıs belirlendi. Şüpheliler hakkında 24 Mart 2026 tarihinde gözaltı kararı verildi. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekiplerince düzenlenen operasyonda 14 şüpheli yakalanırken, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların titizlikle sürdüğü öğrenildi.
24 Mart 2026 Salı - 12:27
Bakan Gürlek’in tapu kayıtlarını sorguladığı iddia edilen tekniker: "Bakanın tapu kayıtlarını sorguladım"
Antalya’nın Kaş ilçesinde görevli tapu teknikeri D.A., edinilen bilgiye göre sosyal medyada tanıştığı bir kişinin yönlendirmesiyle Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ait tapu kayıtlarını yetkisiz şekilde sorguladığını ve elde ettiği bilgileri mesaj yoluyla paylaştığını itiraf etti. Edinilen bilgilere göre, Kaş Tapu Müdürlüğü’nde görev yapan kamu teknikeri D.A., Kaş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla gözaltına alındı. Şüpheli, jandarmada verdiği ifadesinde sosyal medyada tanıştığı "Ayşegül" isimli kişinin ısrarı üzerine Bakan Gürlek’e ait tapu kayıtlarını sorguladığını ifade etti. Yapılan sorgulama sonucunda 4 ayrı tapu kaydına ulaştığını aktaran D.A., bu bilgileri mesaj yoluyla söz konusu kişiye gönderdiğini söyledi. Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, yetkisiz sorgulamaların 13 Şubat 2026, 20 Şubat 2026 ve 23 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirildiği öğrenildi. Şüpheli ifadesinde, "Kandırıldığımı sonradan anladım. Böyle bir suça bilerek karışmadım. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyorum. Adalet Bakanımıza yönelik herhangi bir kumpasın içinde bilinçli olarak yer almadım" dedi. Şüpheli ayrıca, Özgür Özel’in Bakan Gürlek ile ilgili söylemlerinin doğru olmadığını, iftira olduğunu düşündüğünü ifade etti. Edinilen bilgiye göre, D.A.’nın bilgi paylaştığı öne sürülen Ayşegül K.’nın daha önce "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme" suçundan sabıkasının bulunduğu öğrenildi. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından Adalet Bakanı Akın Gürlek ile ilgili gerçek kişi sorgulaması yapan 3 kamu görevlisi açığa alınırken, soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.
24 Mart 2026 Salı - 12:12
’Eminanç Kardeşler’ çetesi çökertildi
İstanbul’da elebaşılığını B.E ve F.E’nin yaptığı ‘Eminanç Kardeşler’ organize suç örgütü üyelerine yönelik İl Jandarma Komutanlığınca 11 ayrı adreste eş zamanlı olarak düzenlenen operasyon sonucu 5 şüpheli yakalandı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, göreve başlamasının ardından 2026 yılını ‘sokak çeteleriyle’ mücadele yılı olarak ilan etmişti. Edinilen bilgilere göre, İstanbul’da elebaşılığını B.E ve F.E’nin yaptığı ‘Eminanç Kardeşler’ organize suç örgütü üyelerine yönelik Jandarma Genel Komutanlığı tarafından kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; İstanbul İl Jandarma Komutanlığınca organize suç örgütüne yönelik 11 ayrı adreste eş zamanlı olarak düzenlenen operasyon sonucunda 5 şüpheli yakalandı. Yakalanan organize suç örgütü üyesi şüphelilerin; İstanbul ilinde uyuşturucu madde ticaretinden elde ettikleri gelirleri kullanarak silahlı saldırı eylemleri planladıkları, korkutma ve haraç almak maksadıyla çok sayıda iş yerine silahlı saldırı gerçekleştirdikleri ve silahlı tehdit yoluyla maddi menfaat sağladıkları tespit edildi. Operasyon sonucu; çok sayıda ruhsatsız tabanca, muhtelif miktarda nakit para ve çok sayıda dijital materyal, tabanca fişeği ile kesici delici alet ele geçirildi. Eminanç Kardeşler organize suç örgütü üyelerine yönelik bugüne kadar farklı zamanlarda toplam 7 operasyon düzenlendi. Bu operasyonlarda; 80 şüpheli yakalandı, 74’ü tutuklandı, 6’sı hakkında adli kontrol kararı verildi.
24 Mart 2026 Salı - 11:55
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği İsrail’de yaşanmalıdır"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır" dedi.Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Bahçeli, İran-İsrail-ABD savaşı ve Terörsüz Türkiye başta olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Ramazan Bayramı’nı geride bıraktıklarını anımsatan Bahçeli, Bayram boyunca savaşların devam ettiğini belirterek, "Ramazan Bayramı’nı doğasına müzahir şekilde hangi seviyede kutlayabildiğimizi elbette takdirlerinize sunuyorum. Siyonist-emperyalist cinayet şebekesi Ramazan demedi, bayram demedi, mukaddes günlerimizi zindana çevirip zehirlemek için her şiddet yolunu denedi" açıklamasında bulundu."Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz"Bahçeli, etrafa kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ettiklerinin altını çizerek, "Milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenen iç barış ve huzur ortamının en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük ve gösterdik. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz, heyecanlıyız, sonuna kadar da kararlılık içindeyiz. Bir olacağız, beraber olacağız, birlikten güç doğacağını cümle aleme göstereceğiz. Biz kavgayı ağacın yaprağına yazıyoruz, sonbahar gelince yapraklar kurusun diye. Öfkeyi bulutun üstüne yazıyoruz, rüzgar esince dağılsın diye. Nefreti karların üstüne yazıyoruz, güneş açınca erisin diye. Dostluğu, kardeşliği ve hasbi sevgiyi yeni doğmuş bebeklerin yüreğine yazıyoruz, onlar büyüsün de dünyayı A’dan Z’ye sarsın diye. Daha güçlü bir Türkiye amacımızdır. Daha müreffeh bir millet gayemizdir. Daha kudretli bir devlet gayretimizdir" ifadelerine yer verdi."‘Terörsüz Türkiye’ hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır"Türkiye’nin küresel güç olması için yeni bir imkan doğduğunu belirten Bahçeli, "Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır. Aynı şekilde ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır. Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin kalıcı ve kapsayıcı barış ve bayram ortamına kavuşması evvela dayanışmayla, yardımlaşmayla, aynı kıbleye dönmenin, aynı safta birleşmenin emsalsiz mükafat ve mücadelesiyle sağlanacaktır. Artık Türk-İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz. Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyor, bu zulmetin son bulmasını diliyoruz. Artık semalarda füzelerin izi değil, hilalin şan ve şerefi, birliğin ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun anlayış ve özlemindeyiz. fBöylesi bir uyanış ve silkiniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye’mizi de bir kutup başı yapacaktır" diye konuştu.Katar’da kaza kırıma uğrayan helikopterdeki şehitlere ilişkin de konuşan Bahçeli, "Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim uçuşu yapan Katar Silahlı Kuvvetleri envanterine kayıtlı bir helikopterin kaza kırıma uğrayarak düşmesi, Bunun sonucunda bir askerimizin ve iki Aselsan çalışanımızın yanında dört Katar askerinin de şehit düşmesi hepimizi hüzne boğmuştur. Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum" dedi."ABD, İsrail ve İran’ın açıklamaları barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır"Bahçeli, Birleşmiş Milletler’in kurulduğu günden beri en aciz dönemini yaşadığına dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi:"Trump’ın ‘İran’ı yok edeceğiz’ tehdidi, İran Dışişleri Bakanı’nın ‘Amerikalılarla müzakereler sonsuza dek sona ermiştir’ açıklaması, İsrail Başbakanı’nın şiddet dozajının artacağını söyleyerek ‘Savaşın ne kadar gerekirse o kadar süreceğini’ ifade etmesi barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır. Siyonist-emperyalist haydutluğun, dünya için stratejik öneme haiz İran’ın Pars Doğal Gaz Sahası’nı ve Natanz Nükleer Tesisini vurması, bunun ardından İran’ın, Katar ve Suudi Arabistan’daki rafinelerin yanında İsrail’in nükleer sahası olan Arad ve Dimona’ya misillemede bulunması tansiyonu zirveye çıkarmıştır. Kabus senaryolarının tedavüle sokulması, Üst düzey devlet ve siyaset insanlarına doğrudan suikastların yapılması, Üçüncü Dünya Savaşı’nın fiilen başladığına dönük iddiaların servis edilmesi, nükleer silahların kullanımıyla ilgili korku verici imaların sıradanlaşması, Enerji krizinin kapıya dayanması, bu çerçevede Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Basra Körfezi, Süveyş Kanalı’nı içine alan kaygı uyandıran hesaplaşmalar ve karşılıklı gözdağları savaşın başlangıç noktasından öngörülemez ve kontrol edilemez bambaşka mecralara savrulduğunu göstermektedir.""‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır"İran’ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset hayatındaki üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınmasına rağmen rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen İran halkının saldırılara karşı etten duvar ördüğünü dile getiren Bahçeli, "Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki, bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden "Terörsüz Türkiye" hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamd olsun teyit edilmiştir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır. ‘Terörsüz Türkiye’, ‘Terörsüz Bölge’ çağrımıza şaşı bakanlar, olmadık suçlamalarda bulunanlar, üstelik milletsiz ve milliyetsiz milliyetçilik anlayışına yaslanarak olmayan dağı delip bulunmayan suyu akıtanlar, haklılığımızın berraklaşmasıyla kamyon farı görmüş tavşan gibi donakalmışlardır. Biz yine de onların donup kalmalarını değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu."Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir"Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinin ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında, Türkiye’nin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyu olduğunu kaydederek, "Terörsüz Türkiye, Türk ile Kürt’ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yekvücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır; birinin tıyneti, ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan sürüp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız birdir, acımız birdir, amacımız birdir, atimiz birdir, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz" dedi."’Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında ihtiyaç duyulan, hukuki düzenlemeler yerine getirilecektir"Terörsüz Türkiye süreci çerçevesinde hukuki adımların da atılacağını da söyleyen Bahçeli, sözlerine şu şekilde devam etti:"’Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında ihtiyaç duyulan, ilgili komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik ve hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir. Bu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek, iyi niyetle ters düşecek, vehimleri teşvik edecek, kırılganlıkları artıracak sancılı açıklamalardan özenle kaçınmak esas olmalıdır. On yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış, pek çok ağır tahribata, kayba ve kabarık faturaya yol açmış terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak paydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır.Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız. ‘Terörsüz Türkiye’ dedik, Allah’ın izniyle ve muhakkak surette başaracağız. Terörsüz Türkiye, koynunda haç taşıyanlara karşı hilalin duruşudur. Terörsüz Türkiye, haramı geçim kapısı yapanlara karşı helalin şuurudur. Terörsüz Türkiye, batıla hizmet edenlere karşı hakkın teslim olmaz ruhudur.""Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir"Bayramın ardından, söz konusu reformların aşama aşama hayata geçeceğine inandığını vurgulayan Bahçeli, "Ucuz hesaplara tevessül etmeden, cılız anlaşmazlıklardan çıkar devşirmeden, basit yargıların peşine takılmadan maşeri vicdanın beklentisine müzahir yasal ve demokratik adımlar sırasıyla atılacaktır. Türkiye’mizin yeni yüzyılda kronikleşmiş ve kökleşmiş sorunlarından kurtarılması gerçek vatanseverliktir, gerçekçi milletseverlik ve milliyetçiliktir. Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir. Birliğin olduğu yerde dirlik vardır, esenlik vardır, gelişmişlik vardır, kuvvet vardır, kudret vardır, ölmüşlere rahmet, yaşayanlara ise selamet vardır. Tevazu ve teenni ile yol alacağız. Dayanışma ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi."Terörsüz Türkiye mevsimlik bir macera değildir"Türkiye’nin ‘Terörsüz Türkiye’ süreci sonunda bölgesinde ve dünyada her alanda örnek gösterilecek bir ülke olacağının altını çizen Bahçeli, "Türk milleti kardeşliğine ve kaderine önşartsız sahip çıkacak. Terörsüz Türkiye belirli süreli ve çekişmeli bir spor müsabakası değildir; bu yüzden mağlup olan ve sahadan boynu eğik çıkacak taraflar da asla olmayacaktır. Terörsüz Türkiye doğaçlama nitelikli tuluat tiyatrosu değildir; özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır, millet ahlakı hâkimdir. Terörsüz Türkiye mevsimlik bir macera değildir; zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekûn barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır" dedi."Dışişleri Bakanımız son derece dengeli şekilde Türkiye’nin mesajlarını anlatmaktadır"Türkiye’nin, ABD-İsrail ortaklığının İran’ı hedef alan saldırıları karşısında barışçıl arayışlarını samimiyetle icra ettiğini kaydeden Bahçeli, "Memnuniyetle söylemeliyim ki, Türk dış politikasının uygulayıcıları; görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde cesur ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye’nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken, faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır" şeklinde konuştu."Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir"Körfez ülkelerini içine alacak bir savaş ikliminin yalnız bir bölgeyle sınırlı kalmayacağını, yayılacak ve yaygınlaşacağını belirten Bahçeli, "Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir. En azından her ülkenin, buna bazı İslam ülkeleri de dahil İspanya Başbakanı’nın onurlu, ilkeli ve cesur tavrından ilham almaları, bununla mündemiç hareket etmeleri insani değerlerin ve devletlerin egemenlik hukukunun savunulması adına tarihi bir mecburiyettir. Korku duvarlarını yıkmış bir milletin evladı olarak bunu beklemek en tabii hakkımızdır. Çünkü bu dünya insanım diyen herkesin ortak yaşam alanıdır" ifadelerini kullandı."Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır"Bahçeli, masum insanların ölümünün cinayet olduğunu ve cinayete ortak olanların da insanlık karşısında suçlu olduğunu vurgulayarak, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır. İsrail’in ABD’nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük bir tehlikedir, Amerikan halkına da direkt hakarettir. İsrail’in 20 Mart’ta Suriye’nin güneyindeki askeri alt yapıyı hedef alan saldırısı bölgesel gerilimi tırmandıran düşmanca bir tutumdur. Lübnan’a yönelik askeri operasyonları da hem uluslararası hukukun ihlali hem de Ortadoğu’nun kanayan ağır yarasıdır. Üstelik bu terör devleti Ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa’yı ablukaya almış, zor kullanarak ibadete kapalı tutmuştur. Lütfen dikkat ediniz, 59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir" açıklamasında bulundu.
24 Mart 2026 Salı - 11:38
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Devletimizin küresel güç olması için yeni imkan doğdu. Terörsüz Türkiye tarihi fırsat kapısıdır"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır" dedi.Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Bahçeli, İran-İsrail-ABD savaşı ve Terörsüz Türkiye başta olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Ramazan Bayramı’nı geride bıraktıklarını anımsatan Bahçeli, Bayram boyunca savaşların devam ettiğini belirterek, "Ramazan Bayramı’nı doğasına müzahir şekilde hangi seviyede kutlayabildiğimizi elbette takdirlerinize sunuyorum. Siyonist-emperyalist cinayet şebekesi Ramazan demedi, bayram demedi, mukaddes günlerimizi zindana çevirip zehirlemek için her şiddet yolunu denedi" açıklamasında bulundu."Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz"Bahçeli, etrafa kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ettiklerinin altını çizerek, "Milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenen iç barış ve huzur ortamının en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük ve gösterdik. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz, heyecanlıyız, sonuna kadar da kararlılık içindeyiz. Bir olacağız, beraber olacağız, birlikten güç doğacağını cümle aleme göstereceğiz. Biz kavgayı ağacın yaprağına yazıyoruz, sonbahar gelince yapraklar kurusun diye. Öfkeyi bulutun üstüne yazıyoruz, rüzgar esince dağılsın diye. Nefreti karların üstüne yazıyoruz, güneş açınca erisin diye. Dostluğu, kardeşliği ve hasbi sevgiyi yeni doğmuş bebeklerin yüreğine yazıyoruz, onlar büyüsün de dünyayı A’dan Z’ye sarsın diye. Daha güçlü bir Türkiye amacımızdır. Daha müreffeh bir millet gayemizdir. Daha kudretli bir devlet gayretimizdir" ifadelerine yer verdi."‘Terörsüz Türkiye’ hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır"Türkiye’nin küresel güç olması için yeni bir imkan doğduğunu belirten Bahçeli, "Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır. Aynı şekilde ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır. Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin kalıcı ve kapsayıcı barış ve bayram ortamına kavuşması evvela dayanışmayla, yardımlaşmayla, aynı kıbleye dönmenin, aynı safta birleşmenin emsalsiz mükafat ve mücadelesiyle sağlanacaktır. Artık Türk-İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz. Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyor, bu zulmetin son bulmasını diliyoruz. Artık semalarda füzelerin izi değil, hilalin şan ve şerefi, birliğin ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun anlayış ve özlemindeyiz. fBöylesi bir uyanış ve silkiniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye’mizi de bir kutup başı yapacaktır" diye konuştu.Katar’da kaza kırıma uğrayan helikopterdeki şehitlere ilişkin de konuşan Bahçeli, "Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim uçuşu yapan Katar Silahlı Kuvvetleri envanterine kayıtlı bir helikopterin kaza kırıma uğrayarak düşmesi, Bunun sonucunda bir askerimizin ve iki Aselsan çalışanımızın yanında dört Katar askerinin de şehit düşmesi hepimizi hüzne boğmuştur. Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum" dedi."ABD, İsrail ve İran’ın açıklamaları barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır"Bahçeli, Birleşmiş Milletler’in kurulduğu günden beri en aciz dönemini yaşadığına dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi:"Trump’ın ‘İran’ı yok edeceğiz’ tehdidi, İran Dışişleri Bakanı’nın ‘Amerikalılarla müzakereler sonsuza dek sona ermiştir’ açıklaması, İsrail Başbakanı’nın şiddet dozajının artacağını söyleyerek ‘Savaşın ne kadar gerekirse o kadar süreceğini’ ifade etmesi barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır. Siyonist-emperyalist haydutluğun, dünya için stratejik öneme haiz İran’ın Pars Doğal Gaz Sahası’nı ve Natanz Nükleer Tesisini vurması, bunun ardından İran’ın, Katar ve Suudi Arabistan’daki rafinelerin yanında İsrail’in nükleer sahası olan Arad ve Dimona’ya misillemede bulunması tansiyonu zirveye çıkarmıştır. Kabus senaryolarının tedavüle sokulması, Üst düzey devlet ve siyaset insanlarına doğrudan suikastların yapılması, Üçüncü Dünya Savaşı’nın fiilen başladığına dönük iddiaların servis edilmesi, nükleer silahların kullanımıyla ilgili korku verici imaların sıradanlaşması, Enerji krizinin kapıya dayanması, bu çerçevede Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Basra Körfezi, Süveyş Kanalı’nı içine alan kaygı uyandıran hesaplaşmalar ve karşılıklı gözdağları savaşın başlangıç noktasından öngörülemez ve kontrol edilemez bambaşka mecralara savrulduğunu göstermektedir.""‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır"İran’ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset hayatındaki üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınmasına rağmen rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen İran halkının saldırılara karşı etten duvar ördüğünü dile getiren Bahçeli, "Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki, bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden "Terörsüz Türkiye" hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamd olsun teyit edilmiştir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır. ‘Terörsüz Türkiye’, ‘Terörsüz Bölge’ çağrımıza şaşı bakanlar, olmadık suçlamalarda bulunanlar, üstelik milletsiz ve milliyetsiz milliyetçilik anlayışına yaslanarak olmayan dağı delip bulunmayan suyu akıtanlar, haklılığımızın berraklaşmasıyla kamyon farı görmüş tavşan gibi donakalmışlardır. Biz yine de onların donup kalmalarını değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu."Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir"Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinin ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında, Türkiye’nin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyu olduğunu kaydederek, "Terörsüz Türkiye, Türk ile Kürt’ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yekvücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır; birinin tıyneti, ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan sürüp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız birdir, acımız birdir, amacımız birdir, atimiz birdir, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz" dedi."’Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında ihtiyaç duyulan, hukuki düzenlemeler yerine getirilecektir"Terörsüz Türkiye süreci çerçevesinde hukuki adımların da atılacağını da söyleyen Bahçeli, sözlerine şu şekilde devam etti:"’Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında ihtiyaç duyulan, ilgili komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik ve hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir. Bu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek, iyi niyetle ters düşecek, vehimleri teşvik edecek, kırılganlıkları artıracak sancılı açıklamalardan özenle kaçınmak esas olmalıdır. On yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış, pek çok ağır tahribata, kayba ve kabarık faturaya yol açmış terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak paydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır.Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız. ‘Terörsüz Türkiye’ dedik, Allah’ın izniyle ve muhakkak surette başaracağız. Terörsüz Türkiye, koynunda haç taşıyanlara karşı hilalin duruşudur. Terörsüz Türkiye, haramı geçim kapısı yapanlara karşı helalin şuurudur. Terörsüz Türkiye, batıla hizmet edenlere karşı hakkın teslim olmaz ruhudur.""Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir"Bayramın ardından, söz konusu reformların aşama aşama hayata geçeceğine inandığını vurgulayan Bahçeli, "Ucuz hesaplara tevessül etmeden, cılız anlaşmazlıklardan çıkar devşirmeden, basit yargıların peşine takılmadan maşeri vicdanın beklentisine müzahir yasal ve demokratik adımlar sırasıyla atılacaktır. Türkiye’mizin yeni yüzyılda kronikleşmiş ve kökleşmiş sorunlarından kurtarılması gerçek vatanseverliktir, gerçekçi milletseverlik ve milliyetçiliktir. Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir. Birliğin olduğu yerde dirlik vardır, esenlik vardır, gelişmişlik vardır, kuvvet vardır, kudret vardır, ölmüşlere rahmet, yaşayanlara ise selamet vardır. Tevazu ve teenni ile yol alacağız. Dayanışma ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi."Terörsüz Türkiye mevsimlik bir macera değildir"Türkiye’nin ‘Terörsüz Türkiye’ süreci sonunda bölgesinde ve dünyada her alanda örnek gösterilecek bir ülke olacağının altını çizen Bahçeli, "Türk milleti kardeşliğine ve kaderine önşartsız sahip çıkacak. Terörsüz Türkiye belirli süreli ve çekişmeli bir spor müsabakası değildir; bu yüzden mağlup olan ve sahadan boynu eğik çıkacak taraflar da asla olmayacaktır. Terörsüz Türkiye doğaçlama nitelikli tuluat tiyatrosu değildir; özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır, millet ahlakı hâkimdir. Terörsüz Türkiye mevsimlik bir macera değildir; zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekûn barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır" dedi."Dışişleri Bakanımız son derece dengeli şekilde Türkiye’nin mesajlarını anlatmaktadır"Türkiye’nin, ABD-İsrail ortaklığının İran’ı hedef alan saldırıları karşısında barışçıl arayışlarını samimiyetle icra ettiğini kaydeden Bahçeli, "Memnuniyetle söylemeliyim ki, Türk dış politikasının uygulayıcıları; görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde cesur ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye’nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken, faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır" şeklinde konuştu."Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir"Körfez ülkelerini içine alacak bir savaş ikliminin yalnız bir bölgeyle sınırlı kalmayacağını, yayılacak ve yaygınlaşacağını belirten Bahçeli, "Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir. En azından her ülkenin, buna bazı İslam ülkeleri de dahil İspanya Başbakanı’nın onurlu, ilkeli ve cesur tavrından ilham almaları, bununla mündemiç hareket etmeleri insani değerlerin ve devletlerin egemenlik hukukunun savunulması adına tarihi bir mecburiyettir. Korku duvarlarını yıkmış bir milletin evladı olarak bunu beklemek en tabii hakkımızdır. Çünkü bu dünya insanım diyen herkesin ortak yaşam alanıdır" ifadelerini kullandı."Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır"Bahçeli, masum insanların ölümünün cinayet olduğunu ve cinayete ortak olanların da insanlık karşısında suçlu olduğunu vurgulayarak, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır. İsrail’in ABD’nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük bir tehlikedir, Amerikan halkına da direkt hakarettir. İsrail’in 20 Mart’ta Suriye’nin güneyindeki askeri alt yapıyı hedef alan saldırısı bölgesel gerilimi tırmandıran düşmanca bir tutumdur. Lübnan’a yönelik askeri operasyonları da hem uluslararası hukukun ihlali hem de Ortadoğu’nun kanayan ağır yarasıdır. Üstelik bu terör devleti Ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa’yı ablukaya almış, zor kullanarak ibadete kapalı tutmuştur. Lütfen dikkat ediniz, 59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir" açıklamasında bulundu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder