Yerel Haberler
Ankara
10 Mart 2026 Salı - 16:56 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Ülkemiz, bölgesel hadiseleri güç dengesi bakımından değil; insani, hukuki ve siyasi sonuçları itibarıyla gündemine almaktadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Ülkemiz, bölgesel hadiseleri güç dengesi bakımından değil; insani, hukuki ve siyasi sonuçları itibarıyla gündemine almaktadır. Devletimiz ilgili tüm kurum ve kuruluşlarıyla ilkeli, serinkanlı, sonuç almaya dönük ve hakkaniyeti esas alan bir diplomasi anlayışıyla hareket etmektedir. Bu anlayış, savaşın diliyle konuşmadan kararlılık gösterebilen ve gerilimi tırmandırmadan adaleti talep edebilen aklın tezahürüdür. Bugün bölgemizde en çok ihtiyaç duyulan da budur. Muhataplarıyla konuşabilen, riskleri görebilen, savaşı normalleştirmeyen ve bölgede sükûneti tesis etmeye çalışan tutumumuz, ülkemizin çözüme en önemli stratejik katkılarından biridir" dedi. TBMM Genel Kurulu’nda İran’a yapılan saldırılar ile ilgili olarak kapalı oturum gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in bilgi vereceği Genel Kurul’da kapalı oturum dolayısıyla Genel Kurul bitişiğindeki basın ofisleri de kapatıldı. TBMM Başkanı Kurtulmuş kapalı oturum öncesinde, son günlerde yaşanan hadiselerin uluslararası sistemin mahiyetine ilişkin çok derin sarsıntıları açığa çıkardığını belirterek, "İran’a yönelik son saldırılar bölgemizde zaten kırılgan olan dengeleri daha da hassas hale getirmiştir. Bu saldırılarla oluşan güvenlik kriziyle birlikte uluslararası hukuk, meşruiyet, egemenlik, diplomasi ve caydırıcılık gibi kavramların mevcudu aşındırıldığında bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz tabloyu sadece askeri bir gelişme olarak değerlendirmek meselenin esasını kavramakta yetersiz kalınmasını sağlayacaktır. Uluslararası mekanizmaların etkisizleştirildiği açık bir sistem bulundu. Daha açık söylemek gerekirse bugün yaşananlar sistemin hukukla değil kuvvetle tanıdığı bir şey değildir. Bir başka ifadeyle dünya siyaseti giderek orman kanunlarının belirleyici olduğu bir zamana doğru sürüklenmektedir. Uzun yıllar boyunca dünya kamuoyuna kurallara dayalı uluslararası düzen olarak savunulan çerçevede bugün ciddi bir meşruiyet ve işlev kaybına uğradığı görülmektedir. Kurumlar vardır fakat tesirleri neredeyse sıfıra inmiştir. Kurallar vardır fakat çözüme karşı işletilememektedir. Kavramlar vardır içleri boşaltılmıştır. Bu sebeple bugün yaşanan gelişmeler hiç normal adam olarak asla değerlendirilemez" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, açıklamalarına şöyle devam etti: "Açıkça ifade etmek gerekir ki uluslararası sistem niteliği ve işleyişi bakımında ağır bir çözülme sürecine girmiştir. Hukukun yerine kuvveti, ilkenin yerine keyfiliği, müşterek vicdanın yerini stratejik hesapların aldığı ortam oluşmaktadır. Böylesi zamanlarda en ağır bedel her zaman olduğu gibi siviller tarafından ödenmektedir. Gazze’de devam eden katliamların, açlığın, kuşatmanın ve sistematik yıkımını yozlaştığı insani felaket tüm ağırlığıyla sürerken şimdi İran’da hayatını kaybeden sivillerin acısı ile Lübnan’da derinleşen kayıplar, büyük trajedinin yeni halkaları olarak önümüzde durmaktadır. Gazze’de toprağa düşen masumların acısı ile İran’da ve Lübnan’da hayatını kaybeden insanların acısı arasında bir fark yoktur. Her biri aynı hoyratlığı, pervasızlığı ve hukuk tanımaz ehliyetin birbirine eklenen neticelerdir. Gazze’de çocukların acısına, İran’da okulda katledilen çocukların acısı eklenmiştir. Mevcut tablonun parçalar halinde değil, bükülüp bütünlük içerisinde ele alınması gerekir. Gazze’de yaşananları Suriye’den, Suriye’de yaşananları İran’dan bağımsız, İran’da yaşananları Lübnan’dan kopuk, Lübnan’daki sarsıntıyı da Yemen’den, Somali’den ve hatta bölgesel güvenlik denkleminden ayrı değerlendirmek mümkün değildir. Bizim milletçe sahip olduğumuz ahlaki ve siyasi duruş açıktır. Bizim medeniyet birikimimiz, tarih şuurumuz ve millet vasfımız, zulüm karşısında söze yıkılmayı değil, hakkı açık biçimle ifade etmeyi gerekli kılar. Türkiye Cumhuriyeti böyle zamanlarda susamaz, Gazi Meclisimiz böyle zamanlarda susamaz." Kurtulmuş, bugün İsrail yönetiminin izlediği saldırgan çizginin, bölgesel gerilimin en belirleyici unsuru olduğunu ifade ederek, "Gazze’de yaşanan insanlık dışı tablo, sıradan bir askerî operasyon yahut güvenlik tedbiri olarak izah edilemeyecek seviyeye çoktan ulaşmıştır. Sivil hayatı doğrudan hedef alan, açlığı bir baskı aracına dönüştüren, insani yardımı engelleyen ve tüm bunları güvenlik gerekçeleriyle perdelemeye çalışan anlayış, insanlığın müşterek hukuk ve vicdan zeminini tahrip etmiştir. Bu bakımdan Gazze’de gördüğümüz tablo, soykırım siyasetinin son derece ağır ve vahim bir safhaya ulaştığını göstermektedir. Şimdi de bu tehlikeli siyasetin, Amerika Birleşik Devletleri’ni de doğrudan savaşın içine çeken yeni bir boyut kazanmış olması, bölgesel ve küresel ölçekte çok daha büyük felaketlerin habercisi olabilecek mahiyettedir. Böyle bir sürüklenmenin doğuracağı neticeler, bölgedeki ülkelerin sınırlarıyla sınırlı kalmayacaktır. Enerji güvenliğinden ticaret yollarına, göç hareketlerinden toplumsal ve ekonomik istikrara kadar pek çok başlıkta yeni kırılmaların ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelecektir. Nitekim savaşın ABD’de dahil ciddi maliyet kaygıları, toplumsal tereddütler ve siyasi tartışmaları çoktan başlamıştır. Ateşin büyümesi, onu uzaktan izleyenleri de bir gün gelir içine çeker. Bu sebeple saldırıların derhal durdurulması ve çatışmanın daha geniş bir felakete dönüşmesinin engellenmesi, bugün herkes için bir zorunluluktur. Türkiye’nin son günlerde ortaya koyduğu yoğun diplomasi trafiğini tam da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Ülkemiz, bölgesel hadiseleri güç dengesi bakımından değil; insani, hukuki ve siyasi sonuçları itibarıyla gündemine almaktadır. Devletimiz ilgili tüm kurum ve kuruluşlarıyla ilkeli, serinkanlı, sonuç almaya dönük ve hakkaniyeti esas alan bir diplomasi anlayışıyla hareket etmektedir. Bu anlayış, savaşın diliyle konuşmadan kararlılık gösterebilen ve gerilimi tırmandırmadan adaleti talep edebilen aklın tezahürüdür. Bugün bölgemizde en çok ihtiyaç duyulan da budur. Muhataplarıyla konuşabilen, riskleri görebilen, savaşı normalleştirmeyen ve bölgede sükûneti tesis etmeye çalışan tutumumuz, ülkemizin çözüme en önemli stratejik katkılarından biridir" dedi. Kurtulmuş, açıklamalarına şöyle devam etti: "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin vakarına ve milletimizin vicdanına yakışan tutum; hukuku savunan, diplomasiyi önceleyen ve zulüm karşısında sözünü sakınmayan bir tutumdur. Biz ne savaşın diliyle teslim alınırız ne de suskunluğun konforuna çekiliriz. Biz adaletten vazgeçmeden barışı savunuruz; diplomasiyi savunuruz. Biz zulmü görmezden gelmeden bölgesel istikrarı savunuruz. Temennimiz, saldırıların bir an önce sona ermesi, hukuk dışı müdahalelerin durdurulması, diplomasi masasının sahici biçimde yeniden kurulması ve bölgemizin daha büyük felaketlere sürüklenmeden sükûnet zeminine kavuşmasıdır. Bölgedeki saldırılarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor; çatışmaların gölgesinde endişe ve belirsizlik içinde yaşayan tüm halklara geçmiş olsun dileklerimi ifade ediyorum. Bundan sonra da hem ilkeli dış politika çizgisini hem de bölgesel barış yönündeki samimi gayretlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz."
Trendyol 1. Lig: Ankara Keçiörengücü: 5 - Boluspor: 1
24 Ocak 2026 Cumartesi - 15:50 Trendyol 1. Lig: Ankara Keçiörengücü: 5 - Boluspor: 1 Trendyol 1. Lig’in 22. haftasında Ankara Keçiörengücü, sahasında karşılaştığı Boluspor’u 5-1 mağlup etti. Maçtan dakikalar 3. dakikada sağ taraftan Oğuzcan Çalışkan’ın ceza sahasına kullandığı uzun taç sonrası yaşanan karambolde meşin yuvarlak direkten döndü. Pozisyonun devamında Francis Ezeh topu ağlara gönderdi. 1-0 10. dakikada Ali Dere’nin sağ taraftan kullandığı köşe vuruşunda Boluspor savunmasının uzaklaştıramadığı topa vuran Halil Can Ayan meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. 26. dakikada ceza sahasında topu alan Junior Fernandes, ortasını kale önüne kesti. Bu noktada Odise Roshi yaptığı kafa vuruşuyla golü kaydetti. 3-0 39. dakikada Boluspor’un kazandığı penaltıda topun başına gelen Doğancan Davas, penaltıyı kaçırdı. 39. dakikada sağ tarafta topla buluşan Junior Fernandes pasını Francis Ezeh’e aktardı. Ezeh, yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı filelere gönderdi. 4-0 79. dakikada sol tarafta topu alan Barış Alıcı pasını ceza sahası dışındaki Doğancan Davas’a aktardı. Doğancan’ın şutunda Boluspor meşin yuvarlak ağlara gitti. 4-1 82. dakikada Francis Ezeh’in pasında topla buluşan Ali Akman’ın şutunda meşin yuvarlak filelerle buluştu. 5-1 Stat: Keçiören Aktepe Hakemler: Oğuzhan Çakır, Selahattin Altay, Mahmut Gülle Ankara Keçiörengücü: Emre Satılmış, Hüseyin Bulut (Hakan Bilgiç dk. 78), Oğuzcan Çalışkan, Wellington, Ali Dere (Süleyman Luş dk. 61), İshak Karaoğul (Erkam Develi dk. 61), İbrahim Akdağ, Odise Roshi (Ousmane Diaby dk. 72), Halil Can Ayan, Francis Ezeh, Junior Fernandes (Ali Akman dk. 72) Yedekler: Aykut Özer, Abdullah Çelik, Mexer, Tahsin Özler, Alper Duman Teknik Direktör: Yalçın Koşukavak Boluspor: Türker Dırdıroğlu, Ömürcan Artan, Erdem Dikbasan, Loic Kouagba, Lucas Lima, Mario Balbudia, Dean Lico, Alptekin Çaylı (Abdulsamet Kırım dk. 67), Doğancan Davas, İbrahim Akanbi (Arda Usluoğlu dk. 46), Barış Alıcı Yedekler: Bartu Kulbilge, Burak Topçu, Temel Çakmak, Can Arda Yılmaz, Arda Tuğra Saygı, Harun Alpsoy, Muhammet Mustafa Yıldız, Egemen Kazancı Teknik Direktör: Ertuğrul Arslan Goller: Francis Ezeh (dk. 3 ve 39), Halil Can Ayan (dk. 10), Odise Roshi (dk. 26), Ali Akman (dk. 82) (Ankara Keçiörengücü) Doğancan Davas (dk. 79) (Boluspor) Sarı kartlar: Ali Dere, Halil Can Ayan, Hüseyin Bulut, Erkam Develi (Ankara Keçiörengücü)
Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu ölümünün 33’üncü yılında anıldı
24 Ocak 2026 Cumartesi - 15:13 Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu ölümünün 33’üncü yılında anıldı Gazeteci ve Yazar Uğur Mumcu, ölümünün 33’üncü yıl dönümünde evinin önünde anıldı. Ankara’da 24 Ocak 1993 tarihinde evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden Gazeteci ve Yazar Uğur Mumcu, ölümünün 33’üncü yıl dönümünde suikasta uğradığı ve adı verilen sokaktaki evinin önünde anıldı. Anma törenine, ailesi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, siyasi parti temsilcileri ve sevenleri katıldı. Özel, anma töreni öncesinde Mumcu’nun evini ziyaret etti. Görüşmenin ardından Mumcu ailesi ve Özel, Faili Meçhuller Anıtı’na ve Mumcu’nun hayatını kaybettiği alana karanfiller bıraktı ve mum yaktı. Törenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, "33 yıllık bitmeyen bir acının, yüreğimizde sönmeyen bir ateşin yıl dönümündeyiz. Uğur Mumcu’nun katledildiği yerde, katledildiği sokakta onun hatırası önünde bir kez daha eğilerek ve yüreğimizde hiç sönmeyen o bir mumun acısını hissederek kendisini bir kez daha andık. Aynı tarih aynı zamanda Gaffar Okkan’ın ölüm yıldönümüdür. Aynı zamanda İsmail Cem’in ölüm yıldönümüdür. Her üçüne de Allah’tan rahmet diliyorum" dedi. Özel, Uğur Mumcu’ya düzenlenen suikastın siyasi tarihin en karanlık sayfalarından biri olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Bir kısmı aralanır gibi olmuş ama dönemin bakanlarının tabiriyle ‘Bir tuğla çekersek bütün duvar yıkılır’ demişlerdir. O çekilmeyen tuğlalardan halen daha karşımızda bir duvar örülüdür. Maalesef bu iktidar döneminde de bu tuğlaları sökmeye kimse niyetlenmediği gibi yeni yeni duvarlar ördüler. Bu duvarların hepsini yıkmaya, o tuğlaların hepsini tuzla buz etmeye ve Uğur Mumcu’nun bir gün aziz hatırasının önüne hem geçmişteki bütün karanlık olaylar, hem de bundan sonra bu tür karanlık olayların, bu tip kara düzenlerin devam etmediği bir iktidar gününde burada olmayı ümit ediyoruz. Onun için de var gücümüzde çalışmaya devam ediyoruz."
Bakan Bak 2026 Kış Olimpiyatları’na katılacak milli sporcuları kabul etti
24 Ocak 2026 Cumartesi - 11:37 Bakan Bak 2026 Kış Olimpiyatları’na katılacak milli sporcuları kabul etti Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 06-22 Şubat tarihlerinde İtalya’nın ev sahipliğinde düzenlenecek Kış Olimpiyat Oyunları’nda mücadele edecek olan milli sporcularla bir araya geldi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İtalya’da düzenlenecek Kış Olimpiyat Oyunları’nda ülkemizi temsil edecek olan milli sporcuları kabul etti. Milli sporculara başarılar dileyen Bakan Bak, "Sizlerle gurur duyuyoruz. Ülkemize kış olimpiyatlarındaki ilk madalyayı kazandırma onuru inşallah sizlere nasip olur" dedi. Bakan Bak, olimpiyat oyunları için kota alan milli sporcuları tebrik ederek, "Olimpiyatlarda mücadele etmek her sporcuya nasip olmaz. Bundan dolayı sizleri kutluyorum. Milli sporcularımızın kota almasında emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Ülkemizi çok güzel bir şekilde Olimpiyat Oyunlarında temsil edeceğinize inanıyorum. Ülke olarak son yıllarda yapılan kayak tesisleriyle önemli bir hamle içerisindeyiz. Yeni tesisler yapmaya devam edeceğiz. Bunun sonucunda kış sporlarında adımızdan söz ettireceğimize inanıyorum. Sizlerle gurur duyuyoruz. Hepinize yürekten başarılar diliyorum. Ülkemize kış olimpiyatlarındaki ilk madalyayı kazandırma onuru inşallah size nasip olur" dedi. Milli sporcular başarı sözü verdi Kabulde, ülkemizi kısa mesafe sürat pateni, kayaklı koşu, kayakla atlama ve alp disiplini branşlarında temsil edecek olan milli sporcular da görüşlerini paylaştı. Kayakla atlama kategorisinde madalya mücadelesi verecek sporculardan Fatih Arda İpcioğlu, kota alma sürecinin mental açıdan çok zorlu geçtiğini belirterek, "Kayakla atlama kategorisinde ülke olarak ilk kez kış olimpiyatlarına 2 sporcuyla kota almayı başardık. Bunun için çok mutlu ve gururluyuz. Başarı elde etmek için mücadele edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kadınlar alp disiplininde ülkemizi temsil edecek olan Ada Hasırcı ise, "18 yaşındayım. Benim katılacağım ilk olimpiyat. Elimden gelenin en iyisini yapıp ülkemi başarıyla temsil etmeyi hedefliyorum" değerlendirmesinde bulundu. Erkekler alp disiplininde yarışacak olan Thomas Kaan Önol Lang ise, "18 yaşındayım. İlk kez olimpiyat oyunlarında mücadele edeceğim. Benim için kariyer olarak büyük bir tecrübe olacak. Daha önce EYOF’ta ülkemi temsil etmiştim. İyi bir hazırlık dönemi geçirdim" dedi. Kısa kulvar sürat pateni (short track) branşı sporcusu Furkan Akar ise en büyük destekçisinin ailesi olduğunu ifade ederek anne babasına teşekkür etti. Kabulün ardından Bakan Bak, milli sporcularla hatıra fotoğrafı çektirdi. Türkiye, 2026 Kış Olimpiyatları’nda 8 sporcuyla mücadele edecek Türkiye, 2026 Kış Olimpiyat Oyunları’nda, buz pateninde 2 ve kayakta 6 olmak üzere 8 sporcuyla madalya mücadelesi verecek. 25. Kış Olimpiyat Oyunları, 06-22 Şubat tarihlerinde İtalya’nın ev sahipliğinde Milano ve Cortina kentlerinde organize edilecek. İstanbul’da gerçekleşen kabulde, sporcuların yanı sıra aynı zamanda Kış Olimpiyat Oyunları Kafile Başkanı olan Spor Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, Türkiye Kayak Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Şahin, Buz Pateni Federasyonu Başkan Vekili Recep Ali Er ile antrenörler de yer aldı.
Bakan Uraloğlu: "Sinyalli hat oranımızı yüzde 61’e yükselttik"
24 Ocak 2026 Cumartesi - 11:17 Bakan Uraloğlu: "Sinyalli hat oranımızı yüzde 61’e yükselttik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Yerli ve milli sinyalizasyon sistemi ile Ortaklar-Aydın-Denizli-Karakuyu arasındaki hattımızı sinyalli hale getirerek sinyalli hat oranımızı yüzde 61’e yükselttik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 23 yılda sinyalli hat uzunluğunu 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye çıkardıklarını belirtti. Bakan Uraloğlu, Ortaklar-Aydın-Denizli-Karakuyu arasındaki hattın sinyalli hale getirilerek sinyalli hat oranının yüzde 61’e yükselttiklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Aydın’da yapımı tamamlanan projelerin toplu açılış törenine katılımı kapsamında Ortaklar-Aydın-Denizli-Karakuyu hattındaki yerli ve milli sinyalizasyon sistemi projesini de resmi olarak hizmete aldığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, demiryollarında emniyet, kapasite, hız ve verimlilik artışı için kritik öneme sahip sinyalizasyon çalışmalarında önemli adımlar atılacağının altını çizdi. "Yerli ve milli demiryolu sanayisinin gelişimi için AR-GE çalışmalarına büyük önem veriyoruz" Türkiye’nin 2 bin 251 kilometresi yüksek hızlı ve hızlı, 11 bin 668 kilometresi konvansiyonel olmak üzere toplam 13 bin 919 kilometrelik demiryolu ağı bulunduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "Yerli ve milli demiryolu sanayisinin gelişimi için AR-GE çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda geliştirilen Ulusal Demiryolu Sinyalizasyon Sistemi, demir ağlarımızda hızla yaygınlaşıyor. Bugün sinyalizasyon projelerimizin neredeyse tamamında Türk mühendislerin emeği var. Yerli ve milli sinyalizasyon sistemi ile Ortaklar-Aydın-Denizli-Karakuyu arasındaki hattımızı sinyalli hale getirerek sinyalli hat oranımızı yüzde 61’e yükselttik. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Aydın’da yapımı tamamlanan projelerin toplu açılış töreni kapsamında Ortaklar-Aydın-Denizli-Karakuyu hattındaki yerli ve milli sinyalizasyon sistemi projesini de resmi olarak hizmete alacak. Bugün itibarıyla demiryollarında sinyalizasyon çalışmaları devam eden 800 kilometrelik hattın 409 kilometresi yerli ve milli sistemlerle donatılıyor. Yani projelerimizin yüzde 50’sinde Türk mühendislerin imzasını taşıyan Ulusal Demiryolu Sinyalizasyon Sistemi’ni kullanıyoruz" ifadelerini kullandı. "Kaynaklarımızı daha verimli kullanıyoruz" Uraloğlu, sinyalizasyonun yalnızca emniyet sağlamakla kalmadığını dile getirerek, "Hem yolcu hem de yük taşımacılığında kapasitemizi büyütüyor, kaynaklarımızı daha verimli kullanıyoruz. Bu yatırımlar sayesinde demiryolu taşımacılığı daha çevreci, daha hızlı ve daha ekonomik hale geliyor. Demiryollarını Türkiye’nin geleceğine açılan stratejik bir kapı olarak görüyoruz. Sinyalizasyon sistemlerimiz sayesinde daha az kaynakla daha fazla taşıma kapasitesine ulaşıyoruz. Yerli mühendislerimizin geliştirdiği milli sistemlerle yalnızca güvenlik ve kapasite değil, çevresel sürdürülebilirlik de sağlıyoruz. Bu kazanımlar, Türkiye’yi demiryolu teknolojilerinde lider konuma taşıyacak" cümlelerine yer verdi.
"Son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdik"
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:47 "Son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdik" Türkiye’nin bilim, teknoloji ve inovasyon ekosistemini diplomatik misyonlarla daha yakından buluşturmayı amaçlayan ‘Teknoloji Diplomasisi Çevresi’ (Tech Diplomacy Circle) etkinliği Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Teknokent Bilişim İnovasyon Merkezi’nde (CoZone) gerçekleştirildi. Türkiye’nin bilim, teknoloji ve inovasyon ekosistemini diplomatik misyonlarla daha yakından buluşturmayı amaçlayan Teknoloji Diplomasisi Etkinliği ODTÜ Teknokent Bilişim İnovasyon Merkezi’nde (CoZone) gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bilim ve teknoloji diplomasisi faaliyetleri kapsamında, ODTÜ ve ODTÜ Teknokent iş birliğiyle Ankara’da görev yapan diplomatik misyonlara yönelik bir tanıtım ve temas programı düzenlendi. Etkinlik; Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürü Büyükelçi Hami Aksoy, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar, farklı ülkelerden büyükelçiler, kıdemli diplomatlar, büyükelçilik yetkilileri ve uluslararası temsilcilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürlüğü öncülüğünde hayata geçirilen platform, Türkiye’deki ileri teknoloji kapasitesini yerinde tanıtmak, diplomatik misyonların teknoloji ekosistemiyle doğrudan temasını sağlamak ve sürdürülebilir iş birliği zeminleri oluşturmak hedefiyle düzenlendi. Programda, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ile ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar, diplomatik misyon temsilcilerine kapsamlı sunumlar gerçekleştirdi. Program, politika diyaloğunu uzman görüşleri ve uygulama deneyimleriyle buluşturan bütüncül bir yaklaşımla ilerledi. Etkinlik, Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki birikimini uluslararası paydaşlarla daha güçlü bir etkileşim içine taşırken, diplomatik misyonlar için de Türkiye’deki yenilikçilik kapasitesini yerinde tanıma ve doğrudan temas kurma imkanı sundu. "Son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdik" Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürü Büyükelçi Hami Aksoy, etkinlikte yaptığı konuşmada özellikle son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, "Türkiye’deki teknoloji ekosistemi, bilim, inovasyon ve bu alanlara yatırım konusunda Büyükelçiliklerin farkındalıklarını arttırmak, diplomatları Teknopark’lara getirmek ve onlara Türk teknoloji ekosistemi hakkında bilgi vermek amacıyla ‘Tech Diplomacy Circle’ girişimini başlattık. Özellikle son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdik. Geçen sene araştırma geliştirme harcamalarında 20 milyar dolar seviyesine geldik. Biz de Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürlüğü olarak, Ankara’da bulunan Büyükelçiliklerle işbirliğimizi arttırmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "Yabancı firmalarla Türk firmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz" Organizasyonun başarılı geçtiğine vurgu yapan Aksoy, "Halen 113 adet Teknopark’ımız var. Bu Teknopark’ları nasıl tanıtabiliriz? Bu Teknopark’larda çok farklı şirketlerimiz çalışıyor. Kiminde savunma, kiminde ICT, kiminde gaming konusu öne çıkıyor. Hem Teknopark’ları Büyükelçilere tanıtmak hem de ilgi duyacakları firmalarla bir araya getirmek için bir etkinlik yapmayı düşündük. Bunun adına da İngilizce olarak ‘Tech Diplomacy Circle’ dedik. Türkçe olarak ‘Teknoloji Diplomasisi Platformu’ diyebiliriz. Bu platformun ilk etkinliğini ODTÜ Teknokent’te gerçekleştirdik. 10 Büyükelçi ve 30-40 diplomatik misyon temsilcisi katıldı. Sayın ODTÜ Rektörümüz ve ODTÜ Teknokent Genel Müdürümüz de buradaydı. Onlar da çok güzel sunumlar yaptılar. Çok başarılı bir organizasyon oldu. Sonunda da bir networking gerçekleştirildi. Etkinliğimize katılan Büyükelçilerin hepsi çok memnun kaldıklarını söylediler. Tabii amacımız sadece Türkiye’yi tanıtmak değil, yabancı firmalarla Türk firmaları bir araya getirmek. Teknoloji konusunda yatırım almak ve ülkemizin bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalarına katkı yapmak. Bundan sonra da bu çalışmalarımız devam edecek. En yakın zamanda, başka bir Teknokent’te, başka bir Teknopark’ta yine Büyükelçiliklerin katılımıyla ikinci faaliyetimizi gerçekleştireceğiz" şeklinde konuştu. "ODTÜ, uluslararası görünürlüğü stratejik bir öncelik olarak görmektedir" ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise, ODTÜ’nün uluslararası bir üniversite olduğunu ve vizyonunu bu yönde geliştirdiğini ifade ederek şunları söyledi: "Dışişleri Bakanlığımızın organizasyonunda, yaklaşık 30 ülkeden büyükelçi ve yetkilileri ODTÜ TEKNOKENT CoZone’da ağırladık. Tech Diplomacy Circle başlığıyla gerçekleştirilen bu etkinlik, Türkiye’de Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında geliştirilen teknolojilerin uluslararası muhataplara doğrudan tanıtılmasını amaçlamaktadır. ODTÜ olarak bu çerçevede; üniversitemizi, ODTÜ TEKNOKENT’i, kurduğumuz süreklilik fonunu ve farklı sektörlerde başarıyla faaliyet gösteren firmalarımızı aynı platformda 30 ülkenin temsilcileriyle buluşturduk. Katılımcı büyükelçiler de kendi ülkelerinin teknoloji alanındaki mevcut çalışmaları ve iş birliği hedeflerini paylaştılar. ODTÜ, uluslararası bir üniversitedir; küresel sıralamalarda daima üst sıraları ve ilk 100 hedefini esas almaktadır. Bu nedenle uluslararası tanınırlık ve görünürlük stratejik önemdedir. Bu etkinliği, ODTÜ ekosistemini doğru ve bütüncül biçimde anlatmak açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirdik. Bu doğrultuda, benzer nitelikteki uluslararası temas ve etkinliklere kararlılıkla devam edecek, farklı ülkelerden büyükelçileri ve temsilcileri ODTÜ ekosistemiyle buluşturmayı sürdüreceğiz." ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar da etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde, ODTÜ Teknokent olarak üniversitenin bilgi birikimini girişimcilik ve teknoloji üretimiyle küresel ölçekte buluşturduklarını, Tech Diplomacy Circle gibi platformların, firmalarının uluslararası aktörlerle doğrudan temas kurmasına imkan tanıdıklarını ve Türkiye’nin teknoloji kapasitesini dünyaya anlatmak açısından büyük önem taşıdıklarını belirtti. Etkinlik, networking programı ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Teknoloji Diplomasisi Çevresi’nin ilerleyen dönemde farklı odak başlıklarla ve farklı teknoparklarda devam etmesi öngörülüyor.