Yerel Haberler
Ankara
22 Şubat 2026 Pazar - 18:31 28 ilde siber suçlara yönelik operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve MASAK koordinesinde 28 ilde son 5 günde düzenlenen operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı. Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) koordinesinde İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 28 ilde nitelikli dolandırıcılık, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile yasa dışı bahis suçlarına yönelik operasyonlar düzenlendi. Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Ardahan, Balıkesir, Bingöl, Bitlis, Bolu, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep, Gümüşhane, Isparta, İzmir, İstanbul, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Mardin, Mersin, Niğde, Samsun, Sivas, Tokat, Trabzon, Van ve Yalova’da gerçekleştirilen operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 181’i tutuklanırken, 87’si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin ise devam ettiği öğrenildi. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerin sosyal medya platformları ve oltalama siteleri üzerinden yatırım dolandırıcılığı, düşük faizli kredi dolandırıcılığı, bungalov kiralama ve ürün satış dolandırıcılığı temalarıyla vatandaşları dolandırdıkları, vatandaşların mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri ve reklamını yaptıkları, POS tefeciliği yaptıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları ve kişisel verilerin paylaşımı ile sorgulanmasına yönelik paylaşımlar gerçekleştirdikleri tespit edildi. Operasyonlar sonucunda şüphelilere ait suçtan elde edildiği değerlendirilen yaklaşık 210 milyon lira değerinde 3 şirket, 1 futbol kulübü, 11 araç, 3 motosiklet, 7 daire, 6 arsa ve 1 iş yerine el konulduğu öğrenildi. Olaya ilişkin soruşturma devam ediyor.
22 Şubat 2026 Pazar - 18:09 Hulusi Akar ‘Külliye’de Ramazan Kitap Günleri’nde okurlarıyla buluştu Eski Milli Savunma Bakanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, ‘Külliyede Ramazan Kitap Günleri’ etkinlikleri çerçevesinde ‘Harbord Askeri Heyeti Raporu’ kitabının imza gününe katıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ‘Külliyede Ramazan Kitap Günleri’ etkinlikleri devam ediyor. Eski Milli Savunma Bakanı ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlanan ‘Harbord Askeri Heyeti Raporu’ adlı kitabının imza gününe katıldı. Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Sergi Salonu’nda vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda Akar, okurlarla sohbet ederek, kitaplarını imzaladı. "Evlatlarımıza bir şeyler öğreten, eğlenmesine fırsat veren bir ortamdayız" Hulusi Akar, "Cumhurbaşkanımızın direktifiyle burada yapılan bir faaliyet var. Biraz önce hep beraber gezdik gördük. Gençlerimize, evlatlarımıza bir şeyler öğreten ve insanların birbirini tanımasına, aynı zamanda dinlenmesine, eğlenmesine fırsat veren bir ortamdayız. Bu gerçekten çok güzel bir ortam. Artarak, genişleyerek önümüzdeki yıllarda da çok daha etkin bir şekilde devamını temenni ediyoruz, ki böyle de olacak. Herkes mutlu, herkes Ramazan’ın ruhuna uygun şekilde, gayet vakur bir şekilde, sakin bir şekilde, huzurlu bir şekilde geziyorlar, görüyorlar, öğreniyorlar, konuşuyorlar, tanışıyorlar. Gerçekten güzel bir ortam. Herkese hayırlı Ramazanlar diliyorum" dedi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde çok sayıda yayınevi ve kurum stantlarında ziyaretçileri ağırlıyor.
Bahçeli: "CHP yönetimi, doğal afetten siyasi afet çıkarmak için elinden geleni ardına koymamıştır"
17 Şubat 2026 Salı - 12:30 Bahçeli: "CHP yönetimi, doğal afetten siyasi afet çıkarmak için elinden geleni ardına koymamıştır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "CHP yönetimi, doğal afetten siyasi afet çıkarmak için elinden geleni ardına koymamıştır. Konutlarına kavuşan vatandaşlarımıza boş senet imzalatılıyor demek yalnızca bühtan değil, siyasi namusla çelişen bir hezeyandır. CHP’nin işi gücü fitne fesattır" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Ramazan ayının manevi iklimine rağmen Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken Bahçeli, İsrail’in Batı Şeria’daki son kararlarının uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu söyledi. Bahçeli, Ramazan ayının sabır, merhamet, hoşgörü ve dayanışma ayı olduğuna vurgu yaparak, "Ancak Filistinli kardeşlerimize bu insani ve vicdani erdemler çok görülmekte, makus kaderleriyle baş başa kalmalarına taammüden göz yumulmaktadır" dedi. "Yasa dışı ilhak hamleleri hükümsüzdür" İsrail hükümetinin Batı Şeria’da arazi tesciline ilişkin aldığı kararlara değinen Bahçeli, "İsrail hükümetinin geçtiğimiz günlerde Batı Şeria’da arazi tesciline ilişkin aldığı son karar uluslararası hukukun çiğnenmesi olduğu kadar süregelen soykırım suçunun farklı kanallardan ilerlediğinin de teyididir. Yasa dışı ilhak hamleleri elbette hükümsüzdür. Filistin halkını yerinden yurdundan zorla çıkarmayı hedefleyen, Yahudi yerleşimcilere alan açmayı gözeten her türlü gayri meşru ve gayri hukuki adım inanıyorum ki hakkın ve hakikatin barajını aşamayacaktır. Siyonist vandallığın bir bildiği varsa hiç kuşkusuz Allah’ın da bir bildiği vardır ve hiçbir zalim buna güç yetiremeyecek, bununla boy ölçüşemeyecektir. İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarında hak iddiası ve egemenlik kurma iştahı sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Bu son vahim gelişmeler barışçıl arayışları gölgelemektedir. İki devletli çözüm iklimini de zehirlemektedir." "Uluslararası düzen yıkım sürecindedir" Bahçeli, 13-15 Şubat tarihlerinde Almanya’nın Münih kentinde düzenlenen Münih Güvenlik Konferansına da değinerek, küresel sistemin ciddi bir çözülme içinde olduğunu dile getirerek, "Yıkım Altında temasıyla düzenlenen mezkur konferans, bir nevi malumun ilanına da sahne olmuştur. 19-23 Ocak tarihinde yapılan Davos Zirvesi’nde de benzer tartışmalar yaşanmıştır. Yıkılan bellidir, yıkanlar da bellidir; fakat neyin kurulacağı, nasıl kurulacağı, ne zaman kurulacağı belirsizliğin ve bilinmezliğin dibine oturmuştur. Ankara’dan dünyanın genel tablosuna baktığımızda ümitvar olacağımız, memnuniyet duyacağımız, yüreklerimize su serpecek bir aydınlık, bir arayış veya dört başı mamur bir amaç görülmemektedir. Buna karşılık Türkiye hem bölgesinde hem de küresel arenada istikrar adası gibi sivrilmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Dışişleri Bakanımızın ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin kesintisiz diplomatik hamleleri, ihtilafları diyalogla çözme çabaları gerçekten takdir ve tebrike ziyadesiyle layıktır. Masada ve sahada aynı anda olabilmeyi başaran bir Türkiye’yle hepimizin iftihar etmesi esasen bir manevi görevdir" ifadelerini kullandı. "ABD-İran müzakereleri makul bir uzlaşıya ulaşmalıdır" Ramazan ayında sağduyu ve sükunetin hakim olması gerektiğini belirten Bahçeli, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin kesintiye uğramadan ilerlemesinin samimi temennileri olduğunu söyledi. Bahçeli, "Kuzeyimiz çalkalanırken, güneyimizin de savaş ortamına sürüklenmesi bölgesel dengelerle birlikte küresel dengeleri de sarsacak, yaygın ve küresel bir çatışma hali karşımıza çıkacaktır" şeklinde konuştu. "Püskeviti olmayan çocukların çağrısını duyalım" Ramazan ayında dayanışma ve yardımlaşma çağrısı yapan Bahçeli, mütevazı sofralarda bir araya gelinmesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti: "Ülkemin her yerinde gönül gönüle vererek kardeşliğimizi yüceltmeliyiz. Bol yıldızlı otellerin restoranlarında değil mütevazı sofralarda yerimizi almalıyız. Milletvekillerimiz ve tüm teşkilatımızla eşzamanlı şekilde daha hızlı, daha aktif, daha sorumlu, daha özenli, daha müşfik, daha kucaklayıcı, daha hazır olmalıyız. Biz gelin fakir fukaranın konuşan dili, bakan gözü, duyan kulağı, dokunan eli olalım. Hatırlayınız, yıllar önce bir konuşmamda, anasının, babasının gözlerine bakan yurdumun masum çocuklarının sözcüsü olmak istemiştim. Onların mahrumiyetini yüreğimde hissedip imrenen ruhlarına tercüman olmayı dilemiştim. Ve memleketim olan Gavur Dağı’nın söyleyişiyle; ‘Hani benim püskevitim, çukulatam’ demiştim. Şairin ifadesiyle; çaresiz ve yalnızların, ‘gel diyecek kimsesi’ olmayı hedeflemiştim. O gün bu konuşmayı anlamayan gafiller haftalar boyu müstehzi ifadelerle püskevit kelimesini dillerine dolamışlardı. Ve ne üzücüdür ki bizim arkadaşlarımız da bu seslenişin hak ettiği derinliği fark edememişlerdi. Varsın olsun, hata da insanlar içindir. Bu Ramazan’da hep birlikte, sofraların, ocakların, çocukların, gençlerin, yaşlıların ve kadınların sesi olalım. Yeter ki, onların dertlerine ortak olalım. Püskeviti olmayan çocukların çağrısını işitelim. Biz öylesine büyük bir medeniyetin, öylesine kutlu bir tarih ve kültür zenginliğinin varisleriyiz ki, felaketin kayalıklarından fidan fidan serpilen, ağır sorunların çorak bağrından filiz filiz yeşeren birlik ve kardeşlik bahçemizde el ele tutuşmasını çok şükür biliriz." Bahçeli, devlet-millet dayanışmasının önemine vurgu yaparak, MHP ve Cumhur İttifakı’nın ahlaki ve soylu duruşunu koruduğu sürece hiçbir engelin aşılamayacağını ifade etti. 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlere de değinen Devlet Bahçeli, devletin tüm imkanlarıyla seferber olduğunu belirtti. "CHP yönetimi, doğal afetten siyasi afet çıkarmak için elinden geleni ardına koymamıştır" Depremde 53 bin 537 kişinin hayatını kaybettiğini, 107 bin 213 kişinin yaralandığını hatırlatan Bahçeli, bugüne kadar 455 bin 357 bağımsız bölümün tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini söyledi. Ana muhalefet partisini eleştiren Bahçeli, CHP’nin deprem üzerinden siyasi istismar yaptığına dikkati çekerek, "Hatırlarsanız, devletimiz depremin ilk anından itibaren tüm kaynak ve imkanlarını seferberlik ruhuyla harekete geçirmiştir. Hiçbir insanımız mağdur edilmemiştir. Bugüne kadar depremin toplam maliyeti de 150 milyar doları bulmuştur. Yıkılan yapılmış, ihtiyaçlar karşılanmış, nitekim her zorluğun üstesinden Allah’ın izniyle gelinmiştir. İnsanüstü emek ve çalışmanın sonunda yeni bir hayatın müjdesi verilmiştir. Asrın İnşa Seferberliği kapsamında; 367 bin 995’i konut, 65 bin 672’si köy evi, 21 bin 690’nı iş yeri olmak suretiyle toplam 455 bin 357 bağımsız bölüm inşası tamamlanmış, hak sahibi vatandaşlarımıza da teslim edilmiştir. Eğri bakan doğruyu göremezmiş, gönlü pak olanın da yolu şaşmazmış. Cumhuriyet Halk Partisi’yle bilumum muhalefet bakiyesinde toplaşan siyasi garabetler yapılanı kötüleyerek, hizmeti karalayarak, devasa eserleri yok sayarak istismar ve rant peşine düşmüşlerdir. Yalana bin yalan katmanın adı siyaset olamaz. Depremle ilgili dedikodu üretmenin izahı yapılamaz. Doğruyla yanlışı tefrik edemeyen bir siyasetçinin vicdanından bahsedilemez. İyiyle kötüyü fark edemeyen bir siyasetçinin erdemli olmasını beklemek ise boşa kürek çekmekle eşdeğerdir. CHP yönetimi, doğal afetten siyasi afet çıkarmak için elinden geleni ardına koymamıştır. Konutlarına kavuşan vatandaşlarımıza boş senet imzalatılıyor demek yalnızca bühtan değil, siyasi namusla çelişen bir hezeyandır. CHP’nin işi gücü fitne fesattır. CHP’nin geçim kapısı kriz ve kargaşaya oynamaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Gazi Meclis şov alanı değildir" TBMM’de yeni atanan bakanların yemin töreninde yaşanan olaylara da değinen Bahçeli, "Gazi Meclis aciz Meclis değildir. Gazi Meclis kürsü işgaliyle üçüncü dünya ülkelerini andıracak bir Meclis değildir. Yeni atanan bakanlarla ilgili eğer varsa merak edilen bir husus yasal ve demokratik kanallar açıktır, ortadadır. Muhalefetin sahip olduğu imkanları kullanmaya yanaşmadan Meclis’i karıştırması, yasal ve anayasal bir hakkı engellemeye çalışması yeni sürüm bir siyasi eşkıyalık değilse nedir? Ali kıran baş kesen misiniz? Nesiniz, kimsiniz? Deli Dumrul gibi hareket etmenin neresi demokrasidir? Gazi Meclis’i şov ve savaş alanına çevirmenin kime ne faydası vardır? Sözün hükmü yerine yumruğun gücüyle oraya buraya sataşmak bir siyasetçiye yakışıyor mu? CHP’nin siyasi çizgisiyle bağdaşıyor mu? Özellikle yeni atanan Adalet Bakanımızla ilgili rahatsızlığınızın kaynağını nasıl yorumlayalım? İstanbul’daki tezgahınız bozuldu, öfkeniz buna mı? Rüşvet ve yolsuzluk çarkınız kırıldı, sinir nöbetiniz bundan mı? Maskeleriniz düştü, ipliğiniz pazara çıktı, foyanız ortalığa döküldü; anormal stres ve gerilim sebebinizin nedeni buna mı dayalı? Tekraren ifade ediyorum; geçtiğimiz hafta çarşamba günü yapılan yemin merasiminde TBMM’nin saygınlığına leke düşüren müfsit ve müflis CHP zihniyetini ayıplıyor, haddinizi bilin diyorum" dedi. "MHP 57 yıldır siyaset çınarıdır" Bahçeli, MHP’nin 9 Şubat 2026’da 57’nci kuruluş yıl dönümünü kutladığını hatırlatarak, "57 yıl demek siyasette çınarlaşmak demektir" dedi. Geleceğe yönelik kararlılık mesajı veren Bahçeli, "Bir kere başaran yeniden başarır" ifadesini kullandı.
Bakan Gürlek: "Adalet hizmeti tek bir makamın değil, yargının tüm unsurlarının ortak emeğiyle yükselir"
17 Şubat 2026 Salı - 12:11 Bakan Gürlek: "Adalet hizmeti tek bir makamın değil, yargının tüm unsurlarının ortak emeğiyle yükselir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı teşkilatına hitaben yaptığı konuşmada, "Adalet hizmeti tek bir makamın değil, yargının tüm unsurlarının ortak emeğiyle yükselir. Bu bütünün ayrılmaz unsurlarından biri de savunma makamıdır" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek paylaştığı video ile yargı teşkilatı mensuplarına hitap etti. Güçlü bir adalet sistemi ancak aynı ideale inanan birbirine güvenen ve sorumluluğu birlikte taşıyan güçlü bir teşkilatla mümkün olabileceğini ifade eden Gürlek, "Bugün sizlerle aynı kürsüde görev yapmış, aynı dosyaların arasına sabahlamış, aynı vicdani muhasebeleri yaşamış bir meslektaşımız olarak hitap ediyorum" dedi. "Göreve başladığımız andan itibaren yapısal sorunların çözümü için çalışmalar başlattık" Adliye koridorlarının sesini ve mahkeme kalemlerinin bitmeyen mesaisi hakkında bilgi sahibi olduğunu ifade eden Gürlek, "Dosyaların yalnızca sayılardan ibaret olmadığını, her birinin bir insan hayatına dokunduğunu bilirim. Yirmi yıl boyunca hakim ve cumhuriyet savcısı olarak görev yaptım. İddianame düzenledim. Duruşma yönettim. Karar verdim. O nedenle adalet teşkilatımızın meselelerini biliyorum. İş yükünün farkındayım. Fedakarlığınızı görüyorum. Göreve başladığımız andan itibaren yapısal sorunların çözümü için çalışmalar başlattık. İş yükü analizleri yeniden yapılacak. Norm kadro sistemi güncellenecek. Performans ölçütleri daha adil ve objektif bir zemine oturtulacak. Hakim ve savcılarımızın mesleki gelişimini güçlendiren uzmanlaşma ve eğitim modellerini hayata geçireceğiz. Adalet personelimizin özgü haklarını iyileştirmek için somut adımlar atacağız. Çünkü güçlü bir adalet ancak huzurlu ve motive güvende hisseden bir teşkilatta mümkündür. Yönetim anlayışımız açık ve nettir. İstişare edeceğiz. Sahaya kulak vereceğiz. Verilere dayalı karar alacağız" diye konuştu. "Adalet hizmeti tek bir makamın değil yargının tüm unsurlarının ortak emeğiyle yükselir" Hakim ve savcılara seslenen Bakan Gürlek, "Adalet yalnızca kanunu doğru uygulamak değildir. Kendi teşkilatımız içinde hakkaniyeti yaşatmaktır. Kurum içinde güveni ve adaleti yüceltmektir. Bu nedenle şeffaflığı artıracağız. Liyakatı esas alacağız. Kurumsal aidiyeti güçlendireceğiz. Mesleki itibarı daha da yukarı taşıyacağız. Ben de sizler gibi aynı cübbeyi giydim. Aynı sorumluluğun ağırlığını hissettim. Bugün o sorumluluğu daha geniş bir görev alanında sürdürüyorum. Bu teşkilat benim yuvamdır. Bu büyük adalet ailesinin her ferdi benim yol arkadaşımdır. Birlikte başaracağız. Birlikte güçleneceğiz. Çünkü adalet hizmeti tek bir makamın değil yargının tüm unsurlarının ortak emeğiyle yükselir. Bu bütünün ayrılmaz unsurlarından biri de savunma makamıdır" dedi. Avukatlara seslenen Bakan Gürlek konuşmasını şöyle noktaladı: "Sizler yargının üç sac ayandan birisiniz. Adaletin vazgeçilmez parçasısınız. Mahkeme salonlarında üstlendiğiniz sorumluluk, gösterdiğiniz mesleki kararlılık ve emeğiniz adaletin tam anlamıyla tecelli etmesinin temel şartıdır. Hakim hüküm kurar, savcı iddia eder. Ancak savunma güçlü olduğunda adalet gerçek anlamda hayat bulur. Avukatlarımızın mesleki güven işinde saygınlıkla ve etkin biçimde sürdürülebilmeleri için gerekli ortamı güçlendirmeye devam edeceğiz. Barolarımızla daha yakın ve düzenli istişare mekanizmaları kuracağız. Fiziki şartlardan dijital erişime kadar her alanda işbirliğini artıracağız. Savunmanın güçlenmesi yargının güçlenmesidir. Yargının güçlenmesi ise toplumun adaleti olan güveninin güçlenmesidir. Biz 26 bin 765 hakim ve savcımızla 96 bin 53 üç adalet personelimizle 83 bin 929 ceza ve tevkifevleri teşkilatı mensubumuzla 208 bin 223 avukatımızla büyük bir adalet ailesiyiz. Aynı ideale inanan, aynı vicdana yaslanan, aynı sorumluluğu paylaşan güçlü bir bütünüz. Bu bilinçle yargı teşkilatımızın tüm mensuplarını, savunma makamını ve adalet hizmetine emek veren herkesi saygı ve muhabbette selamlıyorum. Birlikte daha adil bir gelecek inşa edeceğiz."
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "Muhalefet partileri LGBT meselesinde açık bir pozisyon üretmiş değiller"
17 Şubat 2026 Salı - 11:50 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "Muhalefet partileri LGBT meselesinde açık bir pozisyon üretmiş değiller" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, "Muhalefetin, LGBT saldırganlığına karşı ne dediklerini bilmiyoruz. LGBT meselesinde açık bir pozisyon üretmiş değiller" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Yalçın, AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı tarafından partinin Genel Merkez binasında gerçekleştirilen ’İnsan Hakları ve Aile Zirvesi’ programında konuştu. Yalçın, AK Parti olarak aileye verilen önem doğrultusunda birçok meselede aileyi merkeze aldıklarını ifade ederek, "AK Parti iktidarlarının 24 yıllık icraat performansına baktığınız zaman hep merkezinde insan olan; insanın hayatını kolaylaştırmak, yaşam standardını geliştirmek ve insana hizmet etmek gibi bir perspektif vardır. Hastane inşaatından bile insanın hayatını kolaylaştırmak veya bir okul inşaatında bile insanın yaşamının kalitesini artırmak gibi hedefler vardır. Bunların ötesinde AK Parti devlet-millet kucaklaşmasını sağlayarak, ülkedeki vesayet mekanizmalarının çökmesini sağlayarak, insanın merkezde olduğu bir ülkeyi inşa etme siyasetini 24 yıldır devam ettirmektedir" ifadelerini kullandı. "İnsan hakları ve insanı korumak için ailenin ne derece önemli olduğunu hepimiz biliyoruz" Son dönemde özellikle küresel siyasette meydana gelen bazı gelişmeler doğrultusunda aile meselesini çok daha önemli yere koyduklarını aktaran Yalçın, "Biliyoruz ki aile olmadan insan olmaz. Bir insanın, insani olarak var olabilmesini ve yaşamını huzurlu bir ortamda sürdürebilmesini sağlayan en temel yapı taşı ailedir. Birileri kendi menfaatleri çerçevesinde aile yapısını tüm dünyada ortadan kaldırmaya yönelik eğilimlerin içerisine girmiş durumdadır. Bizim aileye dair pozisyonumuz başından beri belli. Ailenin bir kadın ve bir erkekten meydana geldiğini ve bir nikah akdi ile gerçekleştirilebileceğini, bunun dışındaki herhangi bir dayatmanın AK Parti tarafından kabul edilemez olduğunu ve toplumumuza yönelik propagandaların, eğilim üretme çabalarının karşısında olduğumuzu defalarca dile getirdik. İnsan hakları ve insanı korumak için ailenin ne derece önemli olduğunu hepimiz biliyoruz" diye konuştu. "Muhalefet partileri olarak LGBT meselesinde açık bir pozisyon üretmiş değiller" Türkiye’de başta ana muhalefet partisi olmak üzere birçok muhalefet partisince aileye dair tutumun net bir şekilde ortaya konulmadığını kaydeden Yalçın, "LGBT saldırganlığına karşı ne dediklerini bilmiyoruz. LGBT meselesinde açık bir pozisyon üretmiş değiller. Aileyi savunup savunmadıklarını, kadın-erkek ilişkilerinde neyi söylediklerini çok net bilmiyoruz. Bunun değerlendirmesini vatandaşlarımız yapacak ama bizim ne dediğimiz belli. Biz ailenin en kutsal birlikteliklerden bir tanesi olduğunu, aileyi ister küresel ister yerel olmak üzere her türlü saldırıdan, insana verdiğimi değer nedeniyle korumaya devam edeceğimizi açık ve net bir şekilde söylüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Gelecek dönemde dünya siyasetinin en merkezi konularından bir tanesinin ’aile meselesi’ olacağını dile getiren Yalçın, sözlerine şöyle devam etti: "Nüfus planlaması yapmaya çalışanlar birçok yerde açıkça ilan ettiler ki aslında insanlığın nüfusunun bu gezegen için fazla olduğu ve bu nüfusun bir şekilde indirilmesi gerektiği kanaatlerini açık bir şekilde dile getiriyorlar. Belki de bir insanlık soykırımından bahsediyorlar. Belki de insan nüfusunu düzenlemek için çok ciddi insan sayısını azaltmaya yönelik çalışmaları yakından takip ediyoruz. Sosyal medya mecrasında kadın-erkek ilişkilerinden ziyade erkek-erkek, kadın-kadın ilişkileri gençlerimize yoğun bir şekilde propaganda yapılıyor. Bir dizi mecrasında çok normal bir genç erkek ya da kadın her türlü yaşamında mutlu olmasını gerektirici şartlar olmasına rağmen kadın kadına veya erkek erkeğe ilişkiyi tercih etmediğinde huzur bulmayacağına yönelik propagandaların yapıldığı dizileri gençlerimize izletiyorlar. Sosyal medya mecralarında bunları sanki çok normalmiş, insan fıtratı bu yöne de evrilebilirmiş gibi bir propagandayı, zihin bulandırma işlemini gerçekleştiriyorlar."
Bakan Çiftçi: "Ana muhalefet partisi milletvekillerinin yemin töreninde yaşattığı üzücü hadiseler, Gazi Meclis’imizin mehabetine yakışmamıştır"
17 Şubat 2026 Salı - 11:50 Bakan Çiftçi: "Ana muhalefet partisi milletvekillerinin yemin töreninde yaşattığı üzücü hadiseler, Gazi Meclis’imizin mehabetine yakışmamıştır" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Ana muhalefet partisi milletvekillerinin yemin töreninde yaşattığı üzücü hadiseler, milli irademizin tecelligahı olan Gazi Meclis’imizin mehabetine yakışmamıştır" dedi. Bakan Çiftçi, Gölbaşı Vilayetler Evi’nde düzenlenen ‘Valiler Buluşması’ programına katıldı. Konuşmasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) yemin töreninde yaşanan olaylara değinen Bakan Çiftçi, "Türkiye, hepimizin ortak vatanı, yuvası ve gözbebeğidir. Her birimiz, inanıyorum ki, bu vatana aşkla bağlıyız. Bunun için her birimizin sorumluluk duygusuyla hareket etmesi gerekiyor. Çünkü ülkedeki huzur ve güven iklimi sahada alınan tedbirler kadar; toplumsal sükunet ve ortak akılla güçlenir. Özellikle ana muhalefet partisi milletvekillerinin yemin töreninde yaşattığı üzücü hadiseler, milli irademizin tecelligahı olan Gazi Meclis’imizin mehabetine yakışmamıştır. Milletvekillerimiz yapılanı tasvip etmediklerini daha sonra ifade etmişlerdir. Bu süreçte kurumlarımızın saygınlığına özen gösteren sorumlu bir dil, kamu düzenini büyüten olgun bir tavır, milletimizin kardeşliğini pekiştiren sağduyulu bir duruş bizim ölçümüz ve prensibimiz olacaktır. Milletimizin bizden beklentileri doğrultusunda, 86 milyonun her bir ferdine hizmet etmeyi sürdüreceğiz" dedi. "Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemizi, ayağındaki prangalardan kurtarmak istiyoruz" Bakanlık olarak Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmeye kalkışanlara müsaade etmeyeceklerini ifade eden Çiftçi, sözlerine şu şekilde devam etti: "40 yılda elde ettiğimiz başarıları taçlandıracağımız bir sürecin içindeyiz. Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi, ayağındaki prangalardan ebediyen kurtarmak istiyoruz. Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin güçlü desteğiyle, bugünlere gelen süreçte önemli bir aşamadayız. İçişleri Bakanlığı olarak yürütülen çalışmaların hedefine ulaşması için, diğer kurumlarımızla yakın koordinasyon içinde hareket edecek, üzerimize düşenleri yapacak, hukuk devletinin gereğini her şartta uygulayacağız. Süreci sabote etmeye kalkışanlara ve milletin kardeşliğini hedef alanlara da müsaade etmeyeceğiz." "Milletimizin alın terine göz dikenlere fırsat vermeyeceğiz" Asayiş suçları ve organize suç örgütlerine karşı daha kararlı bir mücadele yürüteceklerini vurgulayan Çiftçi, "Uyuşturucu ile mücadele, istikbalimizi temin etmenin en temel şartlarından biridir. Bu alanda daha güçlü, daha kararlı bir mücadele yürüteceğiz. Asayiş suçları ve organize suç örgütleriyle mücadelede de aynı irade geçerli olacaktır. Allah’ın izniyle bir tek çocuğumuzu dahi çetelere kaptırmama azmi ve gayreti içerisinde olacağız. Kumar ve yasa dışı bahisle mücadelede de tavrımız nettir. Milletimizin alın terine göz dikenlere fırsat vermeyeceğiz" diye konuştu. "1 milyon 366 bin 215 Suriyeli kardeşimiz gönüllü, bir şekilde ülkelerine dönüş yapmıştır" Düzensiz göçle kesintisiz bir şekilde mücadele edileceğini belirten Bakan Çiftçi, "İnsan onurunu gözeten, inanç değerlerimize ve kültürel kodlarımıza halel getirmeyen bir anlayışla düzensiz göçle mücadelemiz kesintisiz bir şekilde devam edecektir. Anadolu tarih boyunca mazlumların her zaman sığınağı olmuştur. Muhacire ensarlık yapmak bizim inancımızın gereğidir. Din, köken, mezhep, meşrep ayrımı yapmadan mazluma yardım etmek Cumhurbaşkanımızın ve AK Partimizin de temel politikasıdır. Bu çerçevede 1 milyon 366 bin 215 Suriyeli kardeşimiz gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde ülkelerine dönüş yapmıştır. Bu kardeşlerimiz artık ülkemizin gönül elçileridir; bundan sonra da inşallah kendilerini yalnız bırakmayacağız" şeklinde konuştu.
Bakan Göktaş: "Bugün itibarıyla 120 bin 958 gencimiz için 9 milyar 386 milyon lira kredi ödemesini gerçekleştirdik"
17 Şubat 2026 Salı - 11:46 Bakan Göktaş: "Bugün itibarıyla 120 bin 958 gencimiz için 9 milyar 386 milyon lira kredi ödemesini gerçekleştirdik" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün itibarıyla 120 bin 958 gencimiz için 9 milyar 386 milyon lira kredi ödemesini gerçekleştirdik. Fon’dan daha fazla gencimizin yararlanması için hem gelir şartını yükselttik, hem kredi miktarını artırdık. Çünkü biz gençlerimizin aile kurmasını bir tercih değil, güçlü bir geleceğin teminatı olarak görüyoruz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, AK Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘İnsan Hakları ve Aile Zirvesi’ne katıldı. Burada açılış konuşmasını yapan Göktaş, "Aile, toplumu tüm yönleriyle var eden, değerleri yaşatan, nesilleri birbirine bağlayan ve hayatın her alanına yön veren merkezi bir yapıdır. İnsan hakları ise, ancak böyle bir zeminde, gerçek anlamını bulur. İnsanın onurunu koruyan, adaleti güçlendiren ve ailenin huzurunu teminat altına alan bir anlayışla ele alındığında güçlü ve kalıcı olur. Bizim yaklaşımımız da tam olarak budur" ifadelerini kullandı. Küresel ölçekte ailenin, stratejik bir öncelik haline geldiğine dikkati çeken Göktaş, "Çünkü artık bütün dünya biliyor ki, aileyi güçlendirmeden hiçbir kalkınma modeli, hiçbir sosyal politika kalıcı olamaz" şeklinde konuştu. Cinsiyetsizleştirmenin üzerinden, kimlik ve rol kavramlarının bulanıklaştırıldığı küresel bir kültürel basınçla karşı karşıya olunduğunu söyleyen Göktaş, "Tam da böyle bir dönemde aile, doğru desteklerle güçlenen bir toplumsal güvenlik alanı haline geliyor. İşte bu nedenle, aileyi güçlendiren her adım, insan haklarını da güçlendiren bir adım haline geliyor" değerlendirmesinde bulundu. "İnsan haklarını, vatandaşımızın günlük hayatında daha görünür ve daha etkili kılma kararlılığımızı sürdürüyoruz" Aileyi merkeze alan politikaları çağın ihtiyaçlarına göre sürekli olarak güncellediklerini aktaran Göktaş, "İnsan haklarını, vatandaşımızın günlük hayatında daha görünür ve daha etkili kılma kararlılığımızı sürdürüyoruz. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planımız doğrultusunda her haneye dokunan somut adımlarla hizmetlerimizi yaygınlaştırıyoruz. 2024-2028 dönemini kapsayan ve ‘aile’yi odağına alması bağlamında bir ilk olan eylem planımızla kurumsal yapımızı daha da güçlendirdik. ‘Aile Dostu Ekosistem’ anlayışıyla, aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve güçlü bir toplumun temelini ailede gören bir vizyonla yol alıyoruz" diye konuştu. "Gençlerimizin aile kurmasını bir tercih değil, güçlü bir geleceğin teminatı olarak görüyoruz" 2025 Aile Yılı’nın, toplumun tüm kesimlerinde büyük bir teveccühle karşılık bulduğunu dile getiren Göktaş sözlerine şöyle devam etti: "Aile Yılında, aileyi ve nüfus yapısını güçlendirmeyi toplumu kapsayan ortak bir hedef haline getirdik. Kamu kurumları, Sivil Toplum Kuruluşlarımız (STK), üniversiteler, iş dünyası ve yerel yönetimler ‘Aile Yılı’na özgü çalışmalar yürüttüler. Bakanlık olarak, yıl boyunca 19 binden fazla etkinlik ve faaliyet gerçekleştirdik. Aileleri ve evlenmek isteyen gençleri destekleyen 2 bin 47 kurumla iş birliği kurduk. Finansal destekler, eğitim programları, kültürel faaliyetler, dijital dönüşüm projeleri gibi pek çok alanda aileyi güçlendiren politikaları hayata geçirdik. Gençlerimizin aile kurmalarına destek olmak üzere başlattığımız Aile ve Gençlik Fonu’nu 81 ilimizde yaygınlaştırdık. Bugüne kadar 154 bin 788 gencimiz Fon’dan faydalanmaya hak kazandı. Bugün itibarıyla 120 bin 958 gencimiz için 9 milyar 386 milyon lira kredi ödemesini gerçekleştirdik. Ancak burada da durmadık. Fon’dan daha fazla gencimizin yararlanması için hem gelir şartını yükselttik, hem kredi miktarını artırdık. Çünkü biz gençlerimizin aile kurmasını bir tercih değil, güçlü bir geleceğin teminatı olarak görüyoruz." "‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda da çalışmalarımızı aynı kararlılıkla yürütmeye devam edeceğiz" Bakan Göktaş, doğum yardımı sisteminde de önemli bir reformu hayata geçirdiklerini aktararak, "Bugüne kadar, 787 bin 598 anneye 10,3 milyar lira ödeme gerçekleştirdik. Hem kadın hem erkek memurların, çocukları ilköğretim çağına gelene kadar yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarını sağladık. Kamu kurum ve kuruluşlarında, kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için çalışmalarımızı hızlandırdık. Hayata geçirdiğimiz tüm bu çalışmalar, aileyi hayatın her alanında destekleyen kalıcı bir altyapıyı adım adım kurduğumuzun bir göstergesidir. 2026-2035 dönemini kapsayan ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda da bu çalışmalarımızı aynı kararlılıkla ve kalıcı politikalar haline getirecek şekilde yürütmeye devam edeceğiz" dedi. "Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hizmetlerimizi ulaştırmayı sürdüreceğiz" AK Parti’nin 24 yıldır insanı merkeze alan siyaset anlayışıyla yol yürüdüğünü belirten Göktaş, "Hak ve özgürlük alanını genişleten, sosyal devletin kapasitesini büyüten ve vatandaşın yanında duran politikaları hayata geçiriyor. Bizim siyaset anlayışımız kuru söylem üzerine değil, somut icraatlar üzerine kuruludur. Medeniyet değerlerimizden başlayan bu yaklaşım sözü icraata, hedefi yatırıma, vizyonu kalıcı esere dönüştüren eser ve hizmet çizgimizle ülkenin her köşesinde görünür kılıyor. Bu siyaset anlayışı, 86 milyon vatandaşımızın hayatına, her haneye dokunan, her şehre refah, evlatlarımıza daha güçlü bir gelecek olarak da yansıyor. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda da, sosyal devlet anlayışımızı büyütecek, hizmetlerimizi ulaştırmayı sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi.
Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 1 haftada polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonlarda 350 şüpheli yakalandı
17 Şubat 2026 Salı - 11:39 Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 1 haftada polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonlarda 350 şüpheli yakalandı İçişleri Bakanlığı, Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 1 haftada polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonlarda 350 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 28 il merkezli geniş kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlar kapsamında; bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrimiçi çocuk müstehcenliği, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve kurulan örgüte üye olma ile suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik çalışmalar yürütüldü. Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Ardahan, Ağrı, Bartın, Bayburt, Bitlis, Bolu, Çorum, Edirne, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Iğdır, İzmir, İstanbul, Kilis, Kocaeli, Kütahya, Mersin, Ordu, Osmaniye, Sakarya, Samsun, Sivas ve Tekirdağ illerinde gerçekleştirilen operasyonlarda toplam 350 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden; 140’ı tutuklandı, 52’si hakkında adli kontrol tedbiri uyguladı, 56’sı hakkında işlem yapıldı, 102 şüphelinin ise işlemleri devam etmektedir. Operasyonlar sonucunda; nakit para, çeşitli tür ve nitelikte silahlar ile mühimmat, uyuşturucu maddeler ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Ayrıca suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması kapsamında yapılan incelemelerde; şüphelilerin elde ettiği yaklaşık değeri 300 milyon TL olan 2 şirkete, 10 taşınmaza, 18 araca, 1 motora ve şüphelilerin banka hesaplarına el konuldu. Siber suçlara karşı hedefimiz nettir: vatandaşlarımızın dijital güvenliğini korumak ve suç gelirlerini ortadan kaldırmak; bu doğrultuda çalışmalarımız kararlılıkla devam ediyor.
Tanımadığı bir şahıstan hesabına gelen parayı sahibine iletti
17 Şubat 2026 Salı - 10:20 Tanımadığı bir şahıstan hesabına gelen parayı sahibine iletti Bilmediği bir kuyumcudan hesabına 426 bin lira gelen İsmail Hakkı Pamukoğlu, parayı sahibine ulaştırdığını açıkladı. Ankara’da medikal, kimya ve polimer sektörlerinde faaliyet gösteren bir şirketin sahibi İsmail Hakkı Pamukoğlu; İstanbul’da bulunan bir kuyumcunun hesabına 426 bin lira aktarıldığını gördü. Pamukoğlu, transferi görür görmez göndericiyi internet üzerinden araştırarak aradığını belirtti. Ancak kuyumcu tarafından kendisine öyle bir transfer gerçekleştirmediği söylendi. Bunun üzerine Pamukoğlu, bankasını arayarak durumu anlattığını ancak bankanın da kendisine yardımcı olamadığını ifade etti. Pamukoğlu, ancak günler sonra paranın sahibini bulduğunu ve parayı eksiksiz şekilde ulaştırdığını açıkladı. "Yapılan haberden sonra bana ulaştılar" Hesabına gelen para sebebiyle birçok kişi tarafından taciz ve tehditlere maruz kaldığını belirten Pamukoğlu, "Paranın sahibi olmadığı halde arayıp mobbing uygulayan, ailemi tehdit eden, ‘para aslında benimdi, bu temiz para değil, geri bana gönder’ diyen bir sürü insanla muhatap olmak zorunda kaldık. Aslında yaptığım iş bir vatandaşlık görevi olarak paranın sahibini arayıp geri göndermekti. Yapılan haberden sonra bana ulaştılar. Olayı çözdük. Fakat ondan sonraki yaşadığım süreç beni çok yordu, yıprattı. İhtiyaç sahibi olan insanlar da ulaştı. Yaklaşık 500 tane mail, bir o kadar SMS, WhatsApp mesajları ve çağrılar aldım. Artık saymayı bıraktık, iş yapamaz hale geldik" diye konuştu. "İnsanlar, parayı sahibine iade ettiğimi söylediğim halde yardım talep ediyorlar" Hesabına gelen parayı sahibine ulaştırdığını belirten ve artık rahatsız edilmek istemediğini ifade eden Pamukoğlu, "İnsanlar, parayı sahibine iade ettiğimi söylediğim halde yardım talep ediyorlar. Mağdur olduklarını, ihtiyaç sahibi olduklarını dile getiriyorlar ve benden hala para istiyorlar. Hafta sonu ailemize ve yakınlarımıza mesaj göndererek ‘saat 12’ye kadar parayı göndermezseniz başınıza ciddi işler açacağız’ gibi mesajlar da aldık. Bunlarla ilgili suç duyurusunda bulunduk" şeklinde konuştu.