Yerel Haberler
Ankara
Başkentte Trabzon Günleri: Şenol Güneş ve Tolga Zengin vatandaşlarla buluştu 12 Nisan 2026 Pazar - 17:23:40 Başkentte düzenlenen Trabzon Günleri etkinliğinde, Şenol Güneş ve Tolga Zengin vatandaşlarla bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı. Başkentte düzenlenen Trabzon Günleri etkinliği, Karadeniz kültürünü tanıtmanın yanı sıra futbol dünyasının önemli isimlerini de vatandaşlarla buluşturdu. Etkinlikte Trabzonspor efsaneleri Şenol Güneş ve Tolga Zengin, katılımcılarla bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı. Geçmiş ile bugün Konuşma yapan Şenol Güneş, Trabzonluları ve Trabzonspor camiasını bir araya getiren organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ettiğini belirtti. İlk dönemlerde etkinliklere bastonla katıldığını, bugün ise konuşmacı olarak yer aldığını ifade eden Güneş, bu sürecin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını dile getirdi. Ankara’nın başkent olması nedeniyle Trabzonspor’un şampiyonluk yıllarında Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık kupaları için sık sık burada bulunduğunu hatırlatan Güneş, o dönemden bu yana gördükleri ilgiden memnuniyet duyduğunu söyledi. Çocukluk yıllarında uzun süre şehir dışına çıkamadığını aktaran Güneş, geçmiş ile bugünün şartlarının kıyaslanmasının doğru olmadığını vurguladı. Trabzon ve Trabzonspor’un kendilerini bir araya getiren en önemli değer olduğunu söyleyen Güneş, Trabzon insanını çalışkan, samimi, dürüst ve düşündüğünü açıkça ifade eden bir karaktere sahip olarak tanımladı. Trabzonlu olmak bir kimlik Tolga Zengin ise konuşmasında, Trabzonluluğun kendine özgü kuralları ve yaşam biçimi olan güçlü bir kimlik olduğunu ifade etti. Trabzon’da görülen örf ve adetlerin aileden öğrenildiğini ve bu kültürün nesilden nesile aktarıldığını belirten Zengin, kendisinin de bu değerlerle büyüdüğünü dile getirdi. Futbol kariyerinde Trabzonspor ve Beşiktaş formaları giydiğini hatırlatan Zengin, iki kulübün taraftar yapısı açısından benzerlikler taşıdığını ve başarı için altyapıya yatırımın önemli olduğunu vurguladı. Trabzonspor altyapısından yetişen oyuncuların zaman zaman eleştirilse de farklı takımlarla şehre döndüklerinde sıcak karşılandıklarını belirten Zengin, kendisinin de her zaman bu ilgiyi gördüğünü, bu nedenle Trabzon’u kendi şehri gibi hissettiğini söyledi. Trabzonspor’a olan bağlılığını güçlü bir duygusal bağla anlatan Zengin, şehre ve kulübe verilen emeğin karşılıksız kalmadığını, bu karşılığın bazen geç de olsa mutlaka alındığını belirterek, bu süreçte hem eleştiri hem de takdir duygularını derinden yaşadığını kaydetti. Tolga Zengin konuşmasına başladıktan sonra, minik bir taraftar sahneye çıkarak omzuna Trabzonspor atkısı taktı. Program sonunda, Güneş ve Zengin’e hediye takdim edildi ve fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.
12 Nisan 2026 Pazar - 17:01 Ticaret Bakanlığı’ndan biber görüntülerine yalanlama Ticaret Bakanlığı, sosyal medyada yeniden dolaşıma giren ve bir üreticiye ait biberlerin hayvanlara yem olarak verildiğini gösteren görüntülerinin 2025 yılına ait olduğunu belirterek, paylaşımların kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir manipülasyon olduğunu açıkladı. Ticaret Bakanlığı, bazı sosyal medya hesaplarında yeniden paylaşıma sokulan ve bir üreticiye ait biberlerin hayvanlara yem olarak verildiğini gösteren görüntülere ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu görüntülerin Ağustos 2025’te yaşanan bir olaya ait olduğunu ve 7 Ağustos 2025 tarihinde ekiplerce inceleme ve denetim sürecinin başlatıldığını bildirdi. Bakanlık, görüntülerin kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir manipülasyon girişimi olduğu bildirdi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı sosyal medya hesapları tarafından, bir üreticiye ait biberlerin hayvanlara yem olarak verilmesine ilişkin görüntülerin, sanki yeni yaşanmış bir olaymış gibi dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir. Söz konusu görüntüler 2025 yılı Ağustos ayında meydana gelen bir olaya ait olup, 07 Ağustos 2025 tarihinde Ticaret Bakanlığımızca derhal inceleme ve denetim süreci başlatılmış, Bursa Ticaret İl Müdürlüğümüzce yapılan yerinde incelemeler neticesinde olayın tüm yönleriyle araştırılması sağlanmış ve konu adli mercilere intikal ettirilmiştir. Bugün söz konusu görüntülerin, eski tarihli olmasına rağmen yeni yaşanıyormuş izlenimi oluşturacak şekilde kasıtlı olarak yeniden dolaşıma sokulması, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir manipülasyon girişimidir. Ayrıca söz konusu görüntülerin, eski tarihli olmasına ve yalnızca hayvanların beslenmesi amacıyla gerçekleştirilen bir uygulamaya ilişkin olmasına rağmen, üretici ile tüketici arasında bir sorun varmış izlenimi oluşturacak şekilde kışkırtıcı bir amaç ve dille dolaşıma sokulması; açıkça gerçek dışı ve kışkırtıcı nitelikte bir yalan haber yayımıdır. Kamuoyunu yanıltıcı, çarpıtılmış ve maksatlı içeriklerle halkı kin ve düşmanlığa sevk etmeye yönelik paylaşımlar ile yalan haber yayılması, ilgili mevzuat kapsamında suç teşkil etmekte olup, bu tür paylaşımları yapan ve yayan kişi ve hesaplar hakkında gerekli hukuki ve cezai süreçler titizlikle yürütülecektir. Bu kapsamda, ilgili ’gerçekten uzak ve maksatlı paylaşımın’ yayınını yapan kişi ve kurumlarla ilgili adli süreçler derhal başlatılmıştır, konu ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmiştir. Ticaret Bakanlığı olarak; yaş sebze ve meyve ticaretinde şeffaflığın sağlanması, usule aykırı uygulamaların kararlılıkla önlenmesi, kamuoyunu yanıltmaya yönelik manipülatif paylaşımlarla mücadele edilmesi, dürüst üreticilerimizin ve tüketicilerimizin haklarının korunması amacıyla denetim ve hukuki süreçlerimizi kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Gerçek dışı algı operasyonlarına karşı hukuk işlemeye devam edecek; doğru bilgi ve şeffaf ticaret ilkelerinden asla taviz verilmeyecektir."
12 Nisan 2026 Pazar - 14:55 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından adli soygun iddialarına ilişkin yalanlama Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunda görevli zabıt katibi O.Ç tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen adli soygun haberlerinin gerçeği yansıtmadığı bildirildi. Başsavcılık tarafından, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunda görevli zabıt katibi O.Ç tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen adli soygun haberlerine ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız Kaçakçılık ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunda görevli zabıt katibi O. Ç. tarafından, kolluktan gelen toplam 501.860 lira, 350 Dolar, 60 Sterlin parayı, Ankara Adli Emanet Bürosuna göndermeyerek ve bankaya yatırmayarak uhdesine aldığı ve olay ortaya çıkınca da soruşturma aşamasında yukarıda belirtilen miktarların tamamını ödeyerek kamu zararını tazmin ettiği, olayla ilgili olarak soruşturmanın titizlikle yürütülerek zincirleme şekilde zimmet suçundan TCK m.247/1, 43/1, 248/2-1. cümle hükümleri uyarınca cezalandırılması istemiyle 04/03/2026 tarihli iddianame ile Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davasının açıldığı ve yargılamanın devam ettiği gibi adli emanet bürolarıyla ilgili yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığı hususu kamuoyuna saygıyla duyurulur."
Dışişleri Bakanlığı: "Yunanistan, Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği müftüleri tanımayarak, hak ve özgürlüklerini hiçe saymayı ısrarla sürdürmektedir"
08 Nisan 2026 Çarşamba - 21:38 Dışişleri Bakanlığı: "Yunanistan, Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği müftüleri tanımayarak, hak ve özgürlüklerini hiçe saymayı ısrarla sürdürmektedir" Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği müftüleri tanımayarak, azınlığın Lozan Barış Antlaşması’yla teminat altına alınan hak ve özgürlüklerini hiçe saymayı ısrarla sürdürdüğünü belirtti. Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Yunanistan, Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği müftüleri tanımayarak, azınlığın Lozan Barış Antlaşması’yla teminat altına alınan hak ve özgürlüklerini hiçe saymayı ısrarla sürdürmektedir. Geçtiğimiz aylarda Dimetoka’da, Batı Trakya Türk Azınlığının temsilcileriyle ve kurumlarıyla istişare edilmeden, ‘seçim’ kisvesi altında dayatılan ‘tayinli müftü’ belirleme süreci, şimdi Rodop ve İskeçe illerinde de uygulanmaya çalışılmaktadır. Söz konusu uygulamaları kabul etmemiz mümkün değildir. Bu vesileyle, Yunanistan’ın, ülkesindeki resmi bir azınlığın seçilmiş dini liderlerini tanımadığını bir kez daha uluslararası toplumun dikkatine getiriyoruz. Yunanistan’ın soydaşlarımıza yönelik baskıcı uygulamalarını sonlandırmasının ikili ilişkilerimizi de olumlu etkileyeceğini vurguluyor, Yunan makamlarını Batı Trakya Türk Azınlığı konusunda ısrarla yürümekte oldukları yanlış yoldan geri dönmeye çağırıyoruz. Türkiye, ahdi yükümlülüklerini de gözeterek, Yunanistan’daki Batı Trakya Türk Azınlığının haklarının korunmasını yakından takip etmeyi sürdürecektir" ifadelerine yer verildi.
‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarında sıfır atık uygulamaları yaygınlaştırılacak
08 Nisan 2026 Çarşamba - 19:48 ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarında sıfır atık uygulamaları yaygınlaştırılacak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında imzalanan ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarının çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ kapsamında Sıfır Atık İş Birliği Protokolü imzalandı. Protokolü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, OPET adına ise Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk imzaladı. Protokol kapsamında akaryakıt istasyonlarının yalnızca hizmet sunulan alanlar olmaktan çıkarılması, çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Proje çerçevesinde sıfır atık ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir seyahat kültürüne dikkat çekmek amacıyla ‘Sıfır Atık Yolculuğu Kısa Film Yarışması’ düzenlenmesi planlanıyor. Akaryakıt tesislerinde sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması, atıkların kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanım süreçlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında ayrıca sosyal sorumluluk faaliyetleriyle toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilecek 7 ilde karayolu kenarlarındaki ceplerde çevre temizliği etkinlikleri düzenlenmesi, toplanan atıklarla ‘Sıfır Atık Yolu’ ve ‘Sıfır Atık Duvarı’ gibi konsept uygulamaların hayata geçirilmesi planlanıyor. "90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık" İstanbul’un iki yıllık su tüketimine eş değer bir su tasarrufu sağladıklarını belirten Çevre Yönetimi Genel Müdürü Turan, "Akaryakıt tasarrufu olarak baktığımızda yine ülkemizdeki kayıtlı motorlu taşıtların dağıtım şirketi olarak OPET’in uzmanlık alanına giriyor. Bir yıldaki tükettiği akaryakıta eş değer akaryakıtı tasarruf etmiş olduk. Doğa ve çevreyle ilgili istatistik şöyle: 90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık. Düzenli depolama alanına ihtiyacımız olacaktı. 55 bin futbol sahasına eş değer bir alan söz konusu. Alt alta baktığımızda aslında küçük bir hareket, ki buna biz sıfır atık diyoruz" diye konuştu. "Petrol ve türevli ürünlerinde biz ülke olarak dışa bağımlıyız" Petrol ve türevi ürünlerde Türkiye’nin dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Turan, "Son bir ayda yaşanan bölgesel savaşta da gördük ki en ufak bir kriz anında özellikle petrole bağımlı ülkelerin ekonomik dengeleri sarsılıyor. Dolayısıyla küçük bir hareket ama çok kıymetli ve önemli bir hareket. Bu çerçevede bizler insanoğlu olarak sanki doğanın, tabiatın sahibiymiş gibi, onun efendisiymiş gibi bir davranış biçimine giriyoruz ama değiliz. Biz aslında bu doğanın bir parçasıyız" şeklinde konuştu. "Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz" OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk ise, gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakılması gerektiğini belirterek, "Her birimiz birey olarak üzerimize düşen görevleri tam yapıyor muyuz? Yaptığımızı zannediyoruz. Yeteri kadar duyarlı mıyız? Duyarlı olduğumuzu zannediyoruz. Evet duyarsız olanlar, bilinçsiz olanlar var ama en bilinçli olanlarımız, en duyarlı olanlarımızın dahi hatalarıyla çevremizi kirletiyoruz. Hepimiz kirletiyoruz. Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz. Bize ait olmayan, çocuklarımıza ait olan bir dünyayı çocuklarımıza sağlıklı bir şekilde bırakamıyoruz. Oysa bunu bırakamamak bizim için bir suç, bir utanç olmalı. Çocuklarımızın geleceğini düşünmek, dünyamızın geleceğini düşünmek öncelikli görevlerimiz arasında olmalı" dedi.