Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Sıfır Atık’ta yeni aşama: Tek kullanımlık plastik ürünler kullanımdan kaldırılacak
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:32:15
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, çevre için tarihi bir adımı daha hayata geçiriyor. Bu kapsamda plastik çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, tabaklar, genleştirilmiş polistirenden (EPS-köpük) gıda kapları, içecek kapları ve içecek bardakları, plastik çubuklu kulak pamukları ve pipet gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya arzına son verilecek. Sıfır Atık Hareketi kapsamında Depozito Yönetim Sistemi’yle içecek ambalajlarının dönüşümünü teşvik eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, bu kapsamda plastik çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, tabaklar, genleştirilmiş polistirenden (EPS-köpük) gıda kapları, içecek kapları ve içecek bardakları, plastik çubuklu kulak pamukları ve pipet gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya arzına son verilecek. Bilimsel tespitlere göre dünya genelinde üretilen plastiklerin yaklaşık yüzde 40’ı tek kullanımlık plastik ürünlerden oluşuyor. Küresel ölçekte yetersiz atık yönetimi uygulamaları nedeniyle tek kullanımlık plastiklerin önemli bir bölümü doğaya karışıyor. Deniz çöpünün yaklaşık yüzde 80’ini tek kullanımlık plastik ürünler ile plastik içeren balıkçılık ekipmanlarının oluşturduğu bilimsel çalışmalarla ortaya konuluyor. Doğada yüzyıllarca yok olmayan plastik atıkların doğal yaşama verdiği zararın önüne geçmek için hükümetler yeni politikalar geliştiriyor. AB, 2019 yılında kabul edilen "Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi" ile belirli tek kullanımlık plastik ürünlerin 27 AB ülkesinde piyasaya sürülmesini sıkı biçimde sınırlama yükümlülüğü getirdi. Türkiye ise bu kapsamda tüm paydaşlarla eş güdüm içinde yeni bir yönetmelik için hazırlık yapıyor. Sıfır atık için depozitodan sonra yeni adım Sıfır Atık Hareketi kapsamında Depozito Yönetim Sistemi’ni 81 ile yayarak plastik, cam ve alüminyum içecek kaplarının geri dönüşümünü artıran Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, çevre için tarihi bir adımı daha hayata geçirecek. Su kaynaklarına ve çevreye en fazla zarar veren tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımına son verilerek bunların yerine doğa dostu cam, porselen, ahşap ve karton alternatifler sunulacak. Bu kapsamda geçen yıl Bakanlık tarafından 2025-2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı ile Tek Kullanımlık Plastikler, Deniz Çöpleri ve Mikroplastikler Yol Haritası yayımlanmıştı. Bu doğrultuda tek kullanımlık plastikler, deniz çöpleri ve mikroplastiklerin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve "AB Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi"ne uyum sağlanması amacıyla yürütülen yönetmelik hazırlıkları tamamlanma aşamasına geldi. Çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, köpük yemek kaplarının kullanımı kaldırılacak Edinilen bilgiye göre, tek kullanımlık plastik ürünlerden ilk etapta çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, tabaklar, genleştirilmiş polistirenden (EPS-köpük) gıda kapları, içecek kapları ve içecek bardakları, tamamen plastikten mamul içecek bardakları, içecek karıştırıcıları, tamamen plastikten mamul gıda kapları, pamuklu çubuklar, pipetlerin piyasaya arzına son verilecek. Bunların yerine vatandaşlar doğa dostu cam, porselen, ahşap ve karton alternatiflere yönlendirilecek. Bazı ürünlerde de kısıtlama ve işaretleme yapılacak İlerleyen süreçte kısmen plastikten mamul içecek bardakları, kısmen plastikten mamul gıda kapları, ebat ve ağırlıktan bağımsız kargo poşetleri, ıslak mendiller ve ıslak yüzey temizleme havlularının da tüketiminin azaltılması için kısıtlama ve işaretleme gibi tedbirlerin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Yıllık 1,5 milyon ton CO2’e eş değer karbon salımı engellenecek Bakanlığın taslak yönetmeliği önümüzdeki günlerde kurum görüşleri için sektör temsilcileri ve ilgili STK temsilcileri ile paylaşması bekleniyor. Yönetmeliğin uygulanması ile yıllık 1,5 milyon ton karbondioksite eş değer karbon salımı engellenecek, yıllık yaklaşık 1,5 milyar lira atık yönetim maliyetinden tasarruf edilecek. Yönetmeliğin bu yıl içinde yürürlüğe girmesi bekleniyor. TÜİK araştırdı: Toplumun yarısından fazlası tek kullanımlık plastikleri daha az kullanmayı destekledi Bakanlık yeni yönetmelik için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile bir araştırma yaparak vatandaşların tek kullanımlık plastik ürünlere karşı tutumlarını inceledi. Yapılan araştırmaya göre, fertlerin yüzde 77,65’i günlük hayatlarında tek kullanımlık plastikleri daha az kullanmayı destekledi, yüzde 9,99’u desteklemedi. Fertlerin yüzde 72,52’si günlük hayatlarında tek kullanımlık plastikleri daha az satın almayı desteklerken, yüzde 11,68’i desteklemedi. Araştırmaya göre, fertlerin yüzde 76,40’ı plastik pipet, tabak, çatal-bıçak, kaşık, bardak gibi bazı tek kullanımlık plastiklerin kullanımının kısıtlanmasını faydalı buldu. Fertlerin yüzde 60,02’si plastik pipet, tabak, çatal-bıçak, kaşık, bardak gibi bazı tek kullanımlık plastiklerin kullanımının kaldırılmasını faydalı buldu. Ayrıca, fertlerin yüzde 78,71’i bazı tek kullanımlık plastik ürünler kısıtlanırsa, bu ürünlerin yerine kağıt, karton, ahşap gibi alternatif ürünlerin kullanımını destekledi. Fertlerin yüzde 80,12’si bazı tek kullanımlık plastik ürünler kısıtlanırsa, bu ürünlerin yerine metal, porselen, seramik gibi çok defa kullanılabilen ürünlerin kullanımını destekledi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:24
CSO Ada Ankara ‘Mana İklimi’ konseri ile sanatseverlerle buluşacak
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) Ada Ankara, 13 Mart akşamı kapılarını ‘Mana İklimi Türk Tasavvuf Müziği Konseri’ için açacak. Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, 13 Mart’ta saat 20.30’da Ramazan ayının manevi atmosferini yansıtan eserler ile sanatseverlerle buluşacak. Programda solist olarak yer alacak Güzel Sanatlar Genel Müdürü ve ses sanatçısı Ömer Faruk Belviranlı, Ramazan ayının manevi iklimini yansıtan birbirinden özel ilahileri, kasideleri ve tasavvuf müziğinin örneklerini seslendirecek. ‘Mana İklimi Türk Tasavvuf Müziği’ konseri biletleri, https://csoadaankara.gov.tr adresinden satın alınabilecek.
11 Mart 2026 Çarşamba - 09:49
Dünyaca ünlü Filistinli müzik grubu ‘Le Trio Joubran’ Ankaralılarla buluştu
Dünyaca ünlü müzik topluluğu Le Trio Joubran, ‘Ramazan turnesi’ kapsamında Ankaralılarla bir araya geldi. Filistinli üç kardeşin kurduğu Le Trio Joubran grubu, CSO Ada Ankara’da Başkentlilerle buluştu. Konsere yoğun ilgi gösteren müzikseverler, Filistin ezgilerini dinledi. Filistinli kardeşler Samir, Wissam ve Adnan Joubran’dan oluşan ve ud enstrümanına getirdikleri modern yorumla tanınan Le Trio Joubran grubu, müzik hayatına 2004 yılında başladı. Geleneksel Filistin müziğini üçlü ud ile icra eden grup, 2004’ten bu yana birçok albüm ve film müziği projesine imza attı. Grubun sevilen ve neredeyse çoğu film ve dizide kullanılan ‘Masar’ parçası, grubun 2007 yılında çıkardığı Majaz albümünde yer alıyor. Bu albüm, üç kardeşin ud odaklı geleneksel ve modern ezgileri birleştirdiği, uluslararası alanda tanınan en önemli çalışmalarından biri olarak kabul ediliyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 07:51
Denizli’de 4 büyüklüğünde deprem
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Denizli’nin Buldan ilçesinde 4 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 16:53
TBMM Başkanı Kurtulmuş, İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Ghalibaf ile telefonda görüştü
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ile telefonda görüşmesi gerçekleştirdi. TBMM Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Meclis Başkanı Kurtulmuş, İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Kurtulmuş, görüşmede; İran’da yaşanan son hadiseler nedeniyle üzüntülerini ifade etti ve hayatını kaybedenler için Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar temennisinde bulundu. İran’ın acısının Türkiye’nin acısı olduğunu belirten Kurtulmuş, gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve İran’da huzurun, güvenliğin, istikrar ile refahın en iyi şekilde sağlanması arzusunu aktardı. İsrail’in bölgedeki saldırganlığının da ele alındığı görüşmede Kurtulmuş, İsrail’in gücünün ne silahları ne arkasındaki büyük devletlerin gücü ne uluslararası medyadaki hakimiyeti ne uluslararası finansal sistem üzerindeki etkisi olduğunu, İsrail’in en büyük gücünü İslam ülkelerinin dağınıklığı ve parçalanmışlığının oluşturduğunu belirtti. Kurtulmuş ayrıca Türkiye ve İran halkları arasındaki kardeşliği pekiştirmenin önemini dile getirdi ve iki ülkenin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yakın çalışmaya devam edeceğini kaydetti. Kurtulmuş ayrıca 15-19 Nisan 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152’nci Genel Kurulu’na İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Ghalibaf’ı davet etti.
22 Ocak 2026 Perşembe - 16:04
Bakan Şimşek: "Rezervlerimiz tarihi zirvesinde"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Rezervlerimiz tarihi zirvesinde. Uyguladığımız program sayesinde brüt rezervler yaklaşık 107 milyar dolar artarak 205,2 milyar dolara ulaştı. Swap hariç net rezervlerdeki artış ise 139,3 milyar dolar oldu" dedi. Bakan Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezervlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uluslararası standartlara göre rezerv yeterliliğini sağladıklarını açıklayan Şimşek, şu ifadelere yer verdi: "Rezervlerimiz tarihi zirvesinde. Uyguladığımız program sayesinde brüt rezervler yaklaşık 107 milyar dolar artarak 205,2 milyar dolara ulaştı. Swap hariç net rezervlerdeki artış ise 139,3 milyar dolar oldu. Uluslararası standartlara göre rezerv yeterliliğini sağladık. Aynı zamanda, önemli bir şartlı yükümlülük olan 143 milyar dolar tutarındaki KKM’den çıkış sürecini de başarıyla tamamlıyoruz. Böylece döviz pozisyonunda toplam 280 milyar doları aşan iyileşme gerçekleşti. Güçlenen makro finansal istikrar, risk primimizin azalmasına ve ekonomimizin şoklara karşı daha dayanıklı hale gelmesine önemli katkı sağlıyor."
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:53
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son çeyrek asırda Rabbimizin yardımı milletimizin desteği iç dünyamızın da takdire şayan gayretleri ile Türkiye’yi her alanda şaha kaldırdık"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yıllardır Türkiye’nin krize, kaosa, kargaşaya, ekonomik olarak sıkıntıya girmesini bekleyen mandacı ekonomistlere asla kulak vermeyin. Allah’ın izniyle Türkiye bu zorlu süreci de alnının akıyla atlatacak hatta Türkiye bu süreçten en kazançlı çıkan ülkeler arasında yerini alacak. Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutup başlarından birisi inşallah Türkiye’miz olacak" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu’nun (TÜGİK) 7. Olağanüstü Genel Kurulu’na katıldı. Ankara’da özel bir otelde düzenlenen genel kurulda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin sanayide, ticarette, savunmada kendi göbeğini kendisi kesen güçlü bir Türkiye olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini söyledi."TÜGİK çatısı altında ekonomimize çok kıymetli katkılar yaptılar"Erkan Güral’ın TÜGİK Genel Başkanlığı görevinin son bulması dolayısıyla kendisine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Erkan Güral kardeşime yönetim kurulu üyelerine kuruluşumuzun tüm mensuplarına ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Erkan Güral kardeşim ve ekibi bugüne kadar hayata geçirdikleri proje ve çalışmalarla TÜGİK çatısı altında ekonomimize çok kıymetli katkılar yaptılar. Bunun için kendilerine ayrıca tebrik ve takdirlerimi iletiyorum. Genel kurul neticesinde teşekkül edecek yeni yönetime de çalışmalarında şimdiden muvaffakiyetler diliyorum. Ülkemizin en geniş kapsamlı sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonumuzun bünyesindeki 6 federasyon, 60 dernek 500 farklı sektör ve mesleği temsil eden 10 bine yakın üyesiyle üretim ve ihracat odaklı yeni işbirlikleriyle ekonomi ve iş dünyamıza daha nice hizmetlerde bulunacağına inanıyorum. Son olarak kuruluşundan itibaren burada vazife üstlenmiş çalışmalarıyla bu organizasyona değer katmış ancak bugün aramızda olmayan tüm kardeşlerimize de Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum" açıklamasında bulundu."Son çeyrek asırda Rabbimizin yardımı, milletimizin desteği, iş dünyamızın da takdire şayan gayretleriyle Türkiye’yi her alanda şaha kaldırdık"Yıllarca Türkiye’de fikir ve sanat erbabının, siyasetçilerin, yöneticilerin kendisi yapan kendisi üreten bir Türkiye hayal ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sanayide, ticarette, savunmada kendi göbeğini kendisi kesen güçlü bir Türkiye. Tek parti döneminin zorlukları içinde satırlara dökülen bu tahayyülü bugün hamdolsun fazlasıyla gerçeğe dönüştürmeyi başardık. Son çeyrek asırda Rabbimizin yardımı, milletimizin desteği, iş dünyamızın da takdire şayan gayretleriyle Türkiye’yi her alanda şaha kaldırdık. Cam tavanları kırdık. Fitne duvarlarını yıktık. Önümüze çıkartılan ne kadar engel varsa milletimizle birlikte yürek yüreğe vererek bunların hepsini aştık. Demokrasiden hak ve özgürlüklere, enerjiden eğitime, sağlıktan turizme kadar aklınıza gelebilecek her başlıkta Türkiye’ye tarihinin en büyük başarılarını tattırdık. Uzun bir mücadele verdik. Sabırlı bir mücadele verdik. Fakat sonunda bize inanan, bize güvenen, istikbalini tam bir gönül huzuru içinde bizlere emanet eden milletimize mahcup olmamak için ne gerekiyorsa yaptık" diye konuştu."Uçaklarımız, helikopterlerimiz, İHA ve SİHA’larımız, deniz platformlarımız ve daha nicesi deyim yerindeyse siparişlere yetişemiyor""Şunu bugün bir kez daha gururla ifade etmek isterim; Birileri halen hazmetmekte zorlansa da artık kendi teknolojisini üreten, tasarlayan, geliştiren ve bunları dünyaya ihraç eden bir Türkiye gerçeği var. Büyüme ve ihracat rakamlarında rekorlar kıran bir Türkiye gerçeği var. Mevcut pazarlara yenilerini ekleyen küresel konumunu günden güne perçinleyen bir Türkiye gerçeği var. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; Fabrikası yok dedikleri milli elektrikli aracımız TOGG ülkemizin yanı sıra artık Avrupa’daki yolları da süslüyor. Balıklar ürküyor iddiasıyla karşı çıktıkları mühendis harikası savunma ürünlerimiz dünyanın dört bir yanında büyük rağbet görüyor. Uçaklarımız, helikopterlerimiz, İHA ve SİHA’larımız, deniz platformlarımız ve daha nicesi deyim yerindeyse siparişlere yetişemiyor. İş insanlarımız, firmalarımız, yatırımcılarımız ülkemizin ticaret hacminin artmasında ticaret diplomasimizin gelişmesinde önemli roller üstleniyor. Yani her alanda hamdolsun büyük bir atılım içindeyiz. Üstat Necip Fazıl’ın seksen yıl önce özlemini dile getirdiği ideallerin de ötesine geçen bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Hatta koşuyoruz. Bunu da öyle birilerinin ihsanıyla değil önümüze çıkartılan engellere ekonomimizi ve sanayimizi hedef alan kısıtlamalara rağmen başarıyoruz" ifadelerini kullandı."2025 yılının 3. çeyreğinde ekonomimizi tam 1 Trilyon 538 Milyar Dolar düzeyine çıkartarak yeni bir rekora daha imza attık"Yapılan hizmetleri ve başarıları anlatan Erdoğan bunları anlatırken asla hamaset yapmadıklarını söyleyerek ekonomiye dair son verileri şu şekilde anlattı:"Hayal satmak, göz boyamak bizim siyasetimizde yeri olmayan bir tavırdır. Bizim buna zaten ihtiyacımız da yok. Çünkü biz 23 yılını şanla şerefle tamamladığımız iktidarlarımız boyunca hep eserlerimizle, icraatlarımızla projelerimizle konuştuk. Rakamlar ortada. Ülkenin 23 yılda nereden nereye geldiği ortada. Somut başarılar 23 sene önce hayal dahi edilmeyen kazanımlar ortada. Sadece şu rakamlara baktığımızda bile tabloyu çok net görebiliyoruz. Tüm karalamalara kampanyalara karşın ekonomimiz geçtiğimiz üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüdü. Küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı gümrük tarifeleri üzerinden yürütülen ticaret savaşlarının tırmandığı yakın çevremizde ve dünyada gerilimlerin hakim olduğu bir dönemde tam 21 çeyrek boyunca kesintisiz büyümeyi başardık. Bu oranla Türkiye OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen 3. ekonomi oldu. 2025 yılının 3. çeyreğinde ekonomimizi tam 1 trilyon 538 milyar dolar düzeyine çıkartarak yeni bir rekora daha imza attık. Geçtiğimiz yıl toplam 273,4 milyar dolarlık mal ihracatıyla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Aynı dönemde hizmet ihracatımız 123,1 milyar doların üzerine çıktı. 2025’teki toplam mal ve hizmet ihracatımızı 396 buçuk milyar dolara ulaştırdık. Savunma ve havacılık ihracatında ise adeta devrim yaptık. 2002’de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı 2025’te tam 40 kat artırarak 10 milyar 554 milyon dolara yükselttik.""Biz üretenin istihdam sağlayanın ihracat yapanın her zaman yanındayız"Sadece büyüme ve ihracat rakamlarında değil istihdamda da oldukça iyi bir yerde olunduğuna dikkati çeken Erdoğan, "İşsizlik oranımız 31 aydır tek hanede seyrediyor. Sanayicilerimizin, üreticilerimizin tarım, turizm, hizmet sektörümüzün şu an bizden temel beklentisi yetişmiş eleman ihtiyaçlarının karşılanması. Geçtiğimiz haftalarda açıkladığımız gençliğin üretim çağı programıyla burada önemli bir açılım sağlıyoruz. ‘GÜÇ’ adını verdiğimiz bu programda inşallah hem eğitim ve istihdam süreci arasındaki kopukluğu giderecek hem de 3 yıl içinde 3 milyon gencimizi iş hayatına doğrudan dahil edeceğiz. Maaş ve sigorta primi gibi kalemlerde özel sektörümüzü de rahatlatacak yeni destekler sağlayacağız. Bizim prensibimiz şudur; Biz üretenin istihdam sağlayanın ihracat yapanın her zaman yanındayız" ifadelerini kullandı."2025 senesini yüzde 30,9 enflasyon oranıyla kapattık. İnşallah bu sene çok daha düşük oranları yakalayacağız"Enflasyon ve hayat pahalılığının da artık düzelmeye başladığını ve bu alanda da güzel sonuçların geldiğini belirten Erdoğan, "2025 senesini yüzde 30,9 enflasyon oranıyla kapattık. İnşallah bu sene çok daha düşük oranları yakalayacağız. Enflasyonla mücadeleyi tek bir araçla değil birbiriyle uyumlu ve birbirini tamamlayan kapsamlı politika adımlarıyla yönetiyoruz. Attığımız adımların etkisi mutfağa, pazara, kiraya daha fazla yansıyacak. Vatandaşlarımız hayat pahalılığının azaldığını günlük yaşamlarında daha fazla hissedecekler. İnşallah biraz daha rahatlayacaklar. Yine bu süreçte en büyük başarımız deprem konutlarının inşasıdır. Yapamazsınız diyenleri burada da hayal kırıklığına uğrattık. Allah’a hamdolsun 455 binden fazla konutun kurasını çekip anahtarını hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Böylece milletimize verdiğimiz bir sözümüzü daha tutmanın bahtiyarlığını yaşadık" dedi."Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutup başlarından birisi inşallah Türkiye’miz olacak"Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede ve dünyada yaşanan hadiselere bakıp umutsuzluğa veya endişeye kapılmanın yanlış olduğunu dile getirerek şöyle devam etti:"Artan ticaret savaşları, artan belirsizlikler her gün bir yenisi patlak veren krizler sizi umutsuzluğa kesinlikle sürüklemesin. Yıllardır Türkiye’nin krize, kaosa, kargaşaya, ekonomik olarak sıkıntıya girmesini bekleyen mandacı ekonomistlere asla kulak vermeyin. Allah’ın izniyle Türkiye bu zorlu süreci de alnının akıyla atlatacak hatta Türkiye bu süreçten en kazançlı çıkan ülkeler arasında yerini alacak. Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutup başlarından birisi inşallah Türkiye’miz olacak. Komşumuz Suriye’de olduğu gibi fedakarlıklarımızın, emeklerimizin, tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın semeresini toplayacağımız farklı bir döneme giriyoruz. Nasıl 13,5 yıl boyunca bizi eleştirenler sırf ülkemize sığınan muhacirlere ensarlık yaptığımız için bizi topa tutanlar şimdi bize hak veriyorsa emin olun aynısı yarın başka alanlarda da yaşanacak. Bugün bizi sırf anlamadıkları için acımasızca eleştirenler yarın büyük bir mahcubiyet içinde hakkımızı teslim etmek zorunda kalacaklar. Ülkemiz milletimiz ve gençlerimiz için verdiğimiz çok boyutlu mücadelenin değeri gelecekte daha iyi anlaşılacak daha net görülecek. Yavaş yavaş dünya bizim dediğimize doğru geliyor. Bizim küresel siyasete dair yıllardır yaptığımız eleştirilerin haklılığı bugün ortaya çıkıyor. Davos’ta yapılan tartışmaları inanıyorum ki sizler de takip ediyorsunuz. Doğruları cesaretle haykırdığımız için yıllardır bize demediklerini bırakmayanlar şimdi bakıyorsunuz bizimle aynı cümleleri kuruyor. Küresel adaletsizliklerden, küresel sistemin çarpıklıklarından bahsediyor. Tekrar ediyorum; Birileri umutsuzluk yaymaya çalışabilir. Felaket tellalları 23 yıldır yaptıkları gibi yine karamsar tablolar çizebilir. Bunların hiçbirine aldırmayacağız. Ekonomik tetikçilerin öngörü diye pazarladıkları karanlık senaryolarına prim vermeyeceğiz. Şundan buradaki tüm kardeşlerim emin olsun; Türkiye’nin yolu da bahtı da hamdolsun açıktır. Önümüzde yeni kapılar aralanacak. Karşımıza yeni fırsatlar çıkacak. Tahminlerimizin de ötesinde imkanlar belirecek. Türkiye yüzyılı yürüyüşümüz inşallah daha da hızlanacak. Destanlarımızın ezberden okunacağı, zafer marşlarımızın tüm dünyada yankılanacağı, başarılarımızı dost düşman herkesin konuşacağı, sonunda büyük ve güçlü Türkiye’nin olduğu yepyeni bir yolculuktayız. İnşallah bu yolu da son 23 yıldır olduğu gibi yine sizlerle birlikte alacağız. Bugün hayal gibi görünen nice hedefe yine hep beraber ulaşacağız. Biz buna yürekten inanıyor, iş dünyamıza ve aziz milletimize güveniyoruz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum."Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İletişim Başkanı Burhanettin Duran’da katıldı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:48
Gölbaşı Belediye Başkanı Odabaşı, semt pazarında esnaf ve vatandaşla buluştu
Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ile birlikte semt pazarında esnaf ve vatandaşlarla buluştu. İnsan odaklı yönetim anlayışı doğrultusunda vatandaşla buluşup esnaf ziyaretleri gerçekleştirilen Gölbaşı Belediye Başkanı Odabaşı, Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ile birlikte Karşıyaka Mahallesi Semt Pazarı’nı ziyaret etti. Pazarda ilgiyle karşılanan iki başkan, tezgahları tek tek dolaşarak esnafla sohbet etti, alışveriş yapan vatandaşları dinledi. Ziyarette pazar esnafının istekleri ve mahalle sakinlerinin beklentileri yerinde değerlendirildi. "Makamda değil, sahada belediyecilik anlayışıyla hareket ediyoruz" Semt pazarlarının hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli bir buluşma noktası olduğunu vurgulayan Odabaşı, "Semt pazarlarımız, sadece alışveriş yapılan alanlar değil; aynı zamanda komşuluk ilişkilerinin güçlendiği, vatandaşlarımızın doğrudan temas kurabildiği çok kıymetli sosyal alanlardır. Bugün Haymana Belediye Başkanımız Levent Koç ile birlikte Karşıyaka Mahallemizde pazar esnafımızı ve hemşerilerimizi ziyaret ederek, onların talep ve beklentilerini yerinde dinledik. Bizler makamda değil, sahada belediyecilik anlayışıyla hareket ediyoruz. Gölbaşı’nı yönetirken hiçbir kararı kapalı kapılar ardında almıyoruz. Vatandaşımızdan gelen her talep bizim için yol haritası oluyor, bu şekilde kararlar alıyoruz. Pazar esnafımızın daha düzenli, daha sağlıklı şartlarda hizmet vermesi ve hemşehrilerimizin güvenle alışveriş yapabilmesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:45
RTÜK’ten bir televizyon kanalı ve iki dijital platforma ceza
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunca (RTÜK) bir televizyon kanalı ve iki dijital platforma yaptırım uygulandı. RTÜK, gündemdeki yayın ihlallerini görüşmek üzere toplandı. Üst Kurul, devlet büyüklerine yönelik eleştiri sınırlarını aşan yayınlar ile dijital platformlarda yer alan müstehcenlik ve LGBT propagandası içeren yapımlara yaptırım uyguladı. Radyo Televizyon Üst Kurulu, Sözcü TV’de 16 Ocak tarihinde Ekrem Açıkel’in sunuculuğunu yaptığı "İçinizden Biri" adlı programdaki yayın ihlallerini değerlendirdi. Kabinede görevli bakanlar ve Diyanet İşleri Başkanının önlük giymiş görüntüleri ekrana yansıtılarak sözde karne notu verilen programda, yorumlar yapılırken eleştiri sınırını aşan suçlayıcı, itibarsızlaştırıcı, aşağılayıcı ve itham edici ifadelere yer verildiği tespit edildi. Bu gerekçelerle Sözcü TV’ye 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının Ç bendinde yer alan "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez" hükmünü ihlal etmekten idari para cezası uygulandı. "Jasmine" dizisi ihlale devam etti, RTÜK’ten ceza gecikmedi Üst Kurul, HBO Max adlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta yayınlanan "Jasmine" isimli diziye yönelik yayın ihlallerini de görüştü. Dizinin 2, 4 ve 6. bölümlerinde yer alan bazı sahnelerde cinselliği bir yaşam standardı oluşturmak için kullanmanın sıradanlaştırılarak sunulduğu, hatta bu içeriğin bir eğlence formatına dönüştüren diyaloglar ve görsellerle birlikte ekrana getirildiği, bunun da özellikle genç izleyiciler üzerinde zihinsel, psikolojik ve ahlaki açıdan olumsuz nitelikte etkilere neden olabileceği vurgulandı. Bu nedenle kuruluşa 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının F bendinde yer alan "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz" hükmünü ihlalden katalogdan çıkarma ve üst sınırdan idari para cezası verildi. RTÜK LGBT’nin sıradanlaştırılmasına geçit vermedi MUBI adlı isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta yayınlanan "Passages" filmindeki yayın ihlalleri de cezasız kalmadı. Çok sayıda müstehcen sahneye yer verilen film içeriğinde eşcinsellik ve evlilik dışı ilişkinin sıradanlaştırıldığı tespit edilirken, bu durumun aile kurumunu itibarsızlaştırdığı, başta çocuklar nezdinde olmak üzere genel olarak toplumsal cinsiyet rollerini zedelediği ve toplumu yozlaştırdığı vurgulandı. Üst Kurul, MUBI adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının F bendinde yer alan "Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz" ve aynı fıkranın N bendinde yer alan "Müstehcen olamaz" hükümlerini ihlal etmekten katalogdan çıkarma ve üst sınırdan idari para cezası uyguladı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:45
Bakan Kurum: "En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi’nde 45 firmamız ile dünya 2.’siyiz"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi’nde 45 firmamız ile dünya 2.’siyiz" dedi. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, AK Parti Osmaniye Milletvekili Derya Yanık başkanlığında toplandı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Komisyon Başkanı Derya Yanık, "Barınma hakkı malum olduğu üzere sadece bir konut meselesi değil, insan onuruna yaraşır bir hayatın, güvenliğin, sağlığın ve toplumsal huzurun temel şartıdır. Anayasamızın 57’inci maddesi de nitekim devlete konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alma görevini açıkça yüklemektedir. Aynı şekilde uluslararası insan hakları belgelerinde de barınma hakkı vazgeçilmez bir sosyal hak olarak tanımlanmaktadır. Bu çerçevede komisyonumuz ve alt komisyonlarımız barınma hakkını insan hakları perspektifiyle ele almakta, özellikle kırılgan gruplar, afet mağdurları, çocuklar ve dezavantajlı kesimler bakımından süreci yakından takip etmektedir" ifadelerini kullandı. "En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi’nde 45 firmamız ile dünya 2.’siyiz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, barınma konusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çalışmaları hakkında Komisyona bilgi verdi. Bakan Kurum, "Milletimizin ev sahipliği oranını olabilecek en yüksek seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedef için de gerek sosyal konut gerekse diğer tüm enstrümanları kullanarak adımlarımızı atıyoruz. Bu noktada inşaat sektörümüzün dünyadaki yerini vurgulamam lazım. Türk müteahhitlerimiz 137 ülkede faaliyet gösteriyor. Daha da önemlisi ‘En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması Listesi’nde 45 firmamız ile dünya 2.’siyiz. Bu gücümüzü sahada da etkin bir şekilde kullanıyoruz. Bugüne kadar her afette devletimiz yaraları sarmak için hızla gereken her şeyi yapmış, milletimizle el ele afete uğrayan şehirlerimizi ayağa kaldırmıştır. Elazığ, Malatya, İzmir ve Düzce’deki depremlerde, Antalya ve Muğla’daki yangınlarda, Kastamonu, Sinop, Bartın, Giresun, Rize ve Trabzon’daki sellerde kısa sürede aksiyon aldık, 47 bin afet konutunu sosyal donatılarıyla tamamladık" dedi. "Şu ana kadar 26 ilde 96 bin 272 hak sahibini belirledik" Sosyal devlet anlayışıyla şimdiye kadar TOKİ’nin 1 milyon 750 bin sosyal konutu hizmete sunduğunu belirten Kurum, "Son olarak da Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı Yüzyılın Konut Projesi ile 500 bin sosyal konutla sosyal konut alanında bir devrim yapıyoruz. 500 bin sosyal konutumuzu, yine devletimizin gururu TOKİ 81 ilimizde inşa edecek. Milletimiz projemize inandı, devletimize güvendi ve 5 milyondan fazla geçerli başvuru oldu. Kuralarımızı çekmeye başladık. Şu ana kadar 26 ilde 96 bin 272 hak sahibini belirledik. Mart ayında tüm kuraları tamamlayacak, 2027 Mart ayında da inşallah evlerimizi teslim etmeye başlayacağız. Yüzyılın Konut Projesi’nde bütüncül bir anlayışla çalışıyor, yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan yapılar değil, altyapısı tamamlanmış, çevresiyle uyumlu ve yaşam kalitesi yüksek yerleşim alanları olarak tasarlıyor ve vatandaşlarımızın beklentilerine bütüncül bir çözüm sunuyoruz. Yine proje kapsamında planlanan mahalle kültürünü yaşatacağımız 500 mahalle konağımızda anaokulları, el sanatları üretim merkezi, spor salonları, misafirhaneler, camiler de inşa ediyoruz" şeklinde konuştu. "Vatandaşımızın en çok şikayetçi olduğu yüksek kiralar ve hayat pahalılığına karşı bir önlem olarak değerlendiriyoruz" Türkiye’nin konut üretiminde güçlü bir kurumsal kapasiteye sahip olduğunun altını çizen Kurum, "Bu büyük kurumsal kapasite sayesinde elbette her sorunu çözeceğimizi veya tüm talepleri karşılayabileceğimizi iddia etmiyoruz. Ama bugünlerde kuralarını süratle çektiğimiz 500 Bin Sosyal Konut Projemiz gibi yenilikçi ve Türkiye’yi hedeflerine ulaştırma potansiyeli taşıyan projelerimizle hem konut arzını artırıyor, hem de bazı temel sorunlara çözüm üreterek yolumuza devam ediyoruz. Özellikle de vatandaşımızın en çok şikayetçi olduğu yüksek kiralar ve hayat pahalılığına karşı bir önlem ve vatandaşımızın lehine sonuç doğuracak bir çalışma olarak değerlendiriyoruz. Bu milletin istikbali için on yıllar boyunca alın teri dökmüş emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıları bir nebze olsun hafifletmenin ev alma umudu olmayan gençlerimizi o umuda eriştirmenin bir enstrümanı olarak görüyoruz" dedi.
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:37
Bakan Göktaş: "Suça sürüklenen çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Suça sürüklenen, mağdur olan ya da sokakta yüksek sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalan çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz" dedi. Çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenlerin tüm boyutlarıyla incelenerek koruyucu ve önleyici mekanizmalar geliştirilmesiyle çocukların toplumsal yaşama etkin katılımlarının sağlanması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında 7’inci kez toplandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleştirilen komisyonda suça sürüklenen çocuklara ilişkin yürütülen çalışmalar ele alındı. "Ahmet Mattia’nın, Atlas’ın hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzdü" Komisyonun açılışında konuşan Bakan Göktaş, son dönemde herkesi derinden etkileyen olaylara şahit olduklarını ve bu olayların suça sürüklenen çocuklar konusunun tüm boyutlarıyla tekrar ele alınmasını gerektirdiğini kaydetti. Yaşanan olayların merkezinde toplumun adalet beklentisi ve çocukların suça itilmesini üreten risk zinciri olmak üzere üzerinde durulması gereken iki konu olduğunu belirten Göktaş, "Ahmet Mattia’nın, Atlas’ın hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzdü. Bu kaybın acısını beraber yaşadık. İlk günden itibaren ailelerin yanında olduk. Adli süreçlerin yakın takipçisi olduk. Bu noktada şunu açıkça ifade etmek isterim ki, adalet beklentisi ile çocuk koruma yaklaşımı birbirinin alternatifi değildir. Çocuğu suça iten zinciri kırmak da toplum güvenliğinin kalıcı şartıdır. Burada şu parantezi açmak isterim. Bakanlık olarak mağdurun çocuk olduğu vakalarda davaya katılmamız, mağdur çocuğun yaşam hakkı başta olmak üzere tüm haklarını koruma sorumluluğundan kaynaklanır. Mağdur çocuğun ailesinin yalnız bırakılmaması görevimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Bizim üzerimize düşen görev, bu iki gerçeği aynı anda birbirini zedelemeden güçlendirmektir" açıklamasında bulundu. Bakan Göktaş, karşılaştıkları vakalarda suça sürüklenmenin çoğu kez anlık bir kararla değil, birikerek büyüyen bir ‘risk zinciri’yle oluştuğunu sözlerine ekleyerek, bu zincirin ilk halkasında okuldan kopma, ikinci halkada sağlıksız aile içi dinamikleri, üçüncü halkada ise sokak ve akran çevresi var olduğunu dile getirdi. Geçen yıl bakanlık olarak gerçekleştirdikleri ‘Dijital Bağımlılık ve Aile Çalıştayı’nın suça sürüklenen çocuk sorununa çözüm üretmek için önemli veriler gösterdiğini kaydeden Göktaş, çalıştay ile dijital dünyanın aile yapısı üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu ortaya koyduklarını söyledi. UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü’nün suça sürüklenen çocuk ve gençlere ilişkin gerçekleştirdiği araştırmalara değinen Göktaş, suça sürüklenme zincirinin diğer halkasında dijital alan üzerinden kurulan temaslar, yönlendirmeler ve örgütlenmelerin yer aldığını bildirdi. "Çocuklarımıza, ailelere rehberlik eden içerikler sunuyoruz" Göktaş, Bakanlık olarak çok katmanlı risk zincirini kırmak için üç düzeyde hareket ettiklerini ve bunun ilk düzeyinin erken müdahale olduğunun altını çizerek, şu ifadelere yer verdi: "Bu amaç doğrultusunda sosyal risk haritaları oluşturduk. Böylelikle ilçe, mahalle ve hatta hane ölçeğinde muhtemel tehditleri bütüncül bir yaklaşımla izliyoruz. Sosyal risk haritası dinamiktir. Sosyal risk haritaları, önleyici hizmetlerimizi güçlendiren önemli bir araçtır. Bu çalışmayla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık. Çocuğun suça sürüklenmesi, çocuk ihmali ve sosyal ekonomik yoksunluk sosyal risk haritalarımızın pilotlarını tamamladık. Diğer yandan Çocuklar Güvende mobil ekiplerimizle risk altındaki çocukları okul, aile ve sosyal çevrelerinde eş zamanlı takip ediyoruz. Herhangi bir ihbar aldığımızda doğrudan müdahale ediyoruz. Aralık ayında hizmete sunduğumuz Çocuklar Güvende web sitesi ve mobil uygulamasıyla çocuklarımıza, ailelere rehberlik eden içerikler sunuyoruz. Aynı zamanda riskli durumlarda doğru desteğin devreye girmesini sağlıyoruz." Çok katmanlı risk zincirini kırmak adına gerçekleştirdikleri çalışmaların ikinci düzeyinin aileyi güçlendiren koruyucu ve önleyici hizmetler olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, riskin derinleştiği ve çocuğun korunmasının ivedilik kazandığı durumlarda ilgili kurumlarla eşgüdüm içinde danışmanlık, eğitim, sağlık ve gerektiğinde barınma gibi tedbir kararlarının hızla alınmasını ve uygulanmasını sağladıklarının altını çizdi. Bakan Göktaş, öte yandan suça sürüklenen çocuklar gibi ihtisas alanlarında çalışan çocuk evleri sitelerine belirli risk gruplarına özelleştirilmiş hizmet sunduklarını da belirterek, sadece geçici bir yardım değil, okul devamı, güvenli çevre ve düzenli takip üzerinden suça sürüklenmeyi ortadan kaldırabilecek bir müdahale sistemi de yürüttüklerini sözlerine ekledi. "Suça sürüklenen çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz" Bakan Göktaş, üçüncü düzeyin ise yoğun ve ihtisaslaşmış müdahale olduğunu söyleyerek, "Suça sürüklenen, mağdur olan ya da sokakta yüksek sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalan çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz. Bu kapsamda Güçlendirici Bakım modelini geliştirdik. Bu modelle ilk kez sağlık, eğitim, adalet, güvenlik ve sosyal hizmetleri tek bir çatı altında bir araya getirdik. Suça sürüklenen ve madde bağımlılığı tedavisi tamamlanan çocuklarımıza yönelik destekleyici hizmetleri daha bütüncül bir yapıya kavuşturduk. Halihazırda bugün 12 ilimizde ihtisaslaşmış çocuk evleri sitelerinde bu modeli uyguluyoruz. Kısa sürede olumlu sonuçlar almaya başladığımızı özellikle belirtmek isterim" değerlendirmesinde bulundu. Komisyonun çalışmasını suça sürüklenmeyi üreten risk zincirini toplumun vicdanıyla birlikte ele alan kurumsal bir eşik olarak gördüklerini aktaran Göktaş, "Adalet ve güvenlik boyutunda yürüyen süreçlerle, sosyal hizmet müdahalesinin eş zamanlı ilerlemesinin önemli olduğuna inanıyoruz. Amacımız mağduru koruyan, adaleti geciktirmeyen ve suça sürüklenmeyi kaynağında durduran bir sistemi hep birlikte kurmaktır. Bu anlamda sizlerin kıymetli görüşleri ve önerileri bizler açısından son derece değerlidir. Komisyonunuzun bu alanda hazırlayacağı rapor bizim için yol gösterici olacaktır" şeklinde konuştu. Komisyon toplantısı, Bakan Göktaş’ın konuşmasının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ‘suça sürüklenen çocuklara’ ilişkin gerçekleştirdiği sunumla devam etti.
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:37
Adalet Bakanı Tunç: "Adalet gecikmeden ve eksiksiz tecelli etti"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Kadıköy’de 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi cinayeti davasına ilişkin, "Adalet gecikmeden ve eksiksiz tecelli etti" dedi. Bakan Tunç, 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda sanıklar hakkında hiçbir indirim uygulanmaksızın en üst sınırdan verilen 24’er yıl hapis cezasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından onanmasının adaletin gecikmeden ve eksiksiz şekilde tecelli ettiğinin açık göstergesi olduğunu belirtti. Çocuklara yönelik şiddet ve ağır suçlar karşısında hukukun kararlılığının bir kez daha ortaya konulduğunu vurgulayan Bakan Tunç, "Tarafsız ve bağımsız Türk yargısı mağdurun yaşı, suçun ağırlığı ve toplumsal vicdanı gözeterek millet adına karar vermiştir. Adalet, her koşulda kararlılıkla işletilmeye devam edecektir" ifadelerini kullandı. Mattia Ahmet Minguzzi’nin vefatının toplumda derin bir üzüntüye yol açtığını belirten Tunç, "Vefatıyla hepimizin yüreğini yakan evladımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır diliyorum" dedi.
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:20
Bakan Işıkhan: "Emekli Sandığı kapsamında vatandaşlarımızın 2025 yılı ek ödemelerini yarın hesaplarına yatırıyoruz"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Emekli Sandığı kapsamında 2026 yılı zam farkları ile harp ve vazife malullüğü aylığı alan vatandaşlarımızın 2025 yılı ek ödemelerini yarın hesaplarına yatırıyoruz" dedi. Bakan Işıkhan, Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşların 2026 yılı Ocak ayı zam farkları ile harp ve vazife malullüğü aylığı alanların 2025 yılına ait ek ödemelerinin yarın hesaplara yatırılacağını duyurdu. Açıklamaya göre, 4/C (Emekli Sandığı) kapsamında aylık alan 2 milyon 519 bin 790 kişiye toplam 19,1 milyar lira zam farkı ödemesi yapılacak. Aynı kapsamda aylık bağlanan 10 bin 321 kişiye ise toplam 2,7 milyar lira emekli ikramiyesi farkı ödenecek. Ayrıca harp ve vazife malulleri ile bu kapsamda aylık alan 58 bin 346 hak sahibine 2025 yılına ait toplam 1,8 milyar lira ek ödeme gerçekleştirilecek. "Emekli Sandığı kapsamında vatandaşlarımızın 2025 yılı ek ödemelerini yarın hesaplarına yatırıyoruz" Bakan Işıkhan, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Emekli Sandığı kapsamında emekli, malul, vazife malulü, dul veya yetim aylığı alan vatandaşlarımızın 2026 yılı zam farkları ile harp ve vazife malullüğü aylığı alan vatandaşlarımızın 2025 yılı ek ödemelerini yarın hesaplarına yatırıyoruz. Ülkemizin emektarları kıymetli emeklilerimiz başta olmak üzere vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum." Ödemelerin 23 Ocak tarihinde vatandaşların aylık aldıkları banka hesaplarına veya PTT şubelerine yatırılacağı belirtildi.
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:00
Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir’den bayrağa saygısızlığa tepki:
Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir Özdemir, Nusaybin’de Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırıya tepki göstererek, "Türkmen Alevi Bektaşi vakfı olarak devletimiz ve Cumhurbaşkanımızın alacağı her türlü kararın arkasında ve destekçisi olacağız" dedi. Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir, Nusaybin’de Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırıya yönelik yaptığı açıklamada, bayrağın; Türk’ün şanı şerefi, onuru gururu, sevgisi saygısı, haysiyeti namusu olduğunu vurgulayarak, "Devlettir bayrak Türk için. Millettir bayrak. yaşayan, yaşatılan aşktır, uğruna göz kırpmadan ölünendir bayrak. Herşeydir, olmazsa olunmazdır bayrak" ifadesini kullandı. Özdemir şöyle devam etti: "Birileri gibi masa başında beğenilen renklerin veya şeklin bez üzerine çizilmiş kombinasyonu değildir Türk için bayrak. Metehan’dan, Ergenekon’dan başlayan yüce Türk tarihinin toprak uğruna döktüğü kanın üzerine düşen yansımasıdır; hilal ve yıldız. Şefkattir, topraktır, vatandır bayrak. O nedenle Türk saygı ister bayrağına; hürmet ister, ihtimam ve samimiyet ister. Kim ki; devletimizin kardeşçe ve barış içerisinde yaşam için uzattığı sevgi eline sıkılı yumrukla karşılık verir, Türkün her şeyi olan al bayrağa saygısızlık eder, hele bir de yakmaya, yırtmaya, ayaklar altına alıp çiğnemeye kalkar, yediden yetmişe bütün milleti karşısında bulur. Bu uğurda Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı olarak devletimiz ve Cumhurbaşkanımızın alacağı her türlü kararın arkasında ve destekçisi olacağız. Nusaybin de Türk’ün bayrağını yakma girişiminde bulunan bu bedbaht ve hainlere uyarımızdır; aciz değiliz, korkak değiliz, zavallı değiliz. Sabrımız ve vakur duruşumuz devlet aklına inanıp güvendiğimizdendir. Türkün bayrağına art niyetle dokunan adalet karşısında hesap verecektir."
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:54
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Ekonomik tetikçilerin, öngörü diye pazarladıkları karanlık senaryolarına prim vermeyeceğiz."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Ekonomik tetikçilerin, öngörü diye pazarladıkları karanlık senaryolarına prim vermeyeceğiz."
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:52
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Ülkemiz, milletimiz ve gençlerimizin için verdiğimiz çok boyutlu mücadelenin değeri gelecekte daha iyi anlaşılacak. Yavaş yavaş dünya bizim dediğimize doğru geliyor."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Ülkemiz, milletimiz ve gençlerimizin için verdiğimiz çok boyutlu mücadelenin değeri gelecekte daha iyi anlaşılacak. Yavaş yavaş dünya bizim dediğimize doğru geliyor."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder