Yerel Haberler
Ankara
03 Mayıs 2026 Pazar - 13:00 Kuveyt Dışişleri Bakanı Al-Sabah Türkiye’ye geliyor Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Jarrah Jaber Al-Ahmad Al-Sabah, Ankara’ya bir ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuveytli mevkidaşı ile yapacağı görüşmelerde, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha ileri düzeye taşınmasını teminen mevcut iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik adımlar ele alınacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Jarrah Jaber Al-Ahmad Al-Sabah ile 4 Mayıs’ta Ankara’da bir araya gelecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre görüşmelerde, Türkiye-Kuveyt ilişkilerinin geliştirilmesi, savunma ve bağlantısallık alanlarında iş birliği, Gazze başta olmak üzere bölgesel gelişmeler ve ABD-İran hattındaki süreç ele alınacak. Görüşmelerde ayrıca, bölgedeki güncel gelişmeler çerçevesinde askeri, savunma ve bağlantısallık alanlarındaki iş birliğinin önemi vurgulanacak, artan bölgesel ve küresel sınamalar karşısında birlikte hareket edilmesinin gerekliliğine dikkat çekilecek. Bakan Fidan’ın temaslarında, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin olumlu sonuçlanmasının önemine işaret etmesi, Türkiye’nin taraflarla temas halinde olarak sürece yapıcı katkı sunmayı sürdürdüğünü ifade etmesi bekleniyor. Bakan Fidan’ın ayrıca, Körfez’de İran’ın saldırılarından en fazla etkilenen ülkelerden biri olan Kuveyt’in sağduyulu tutumunun çatışmaların yayılmasını engellediğini vurgulaması ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin kalıcı şekilde yeniden tesis edilmesinin önemine dikkat çekmesi öngörülüyor. Fidan ve Al-Sabah görüşmelerde, İsrail’in bölgedeki çatışmaları yaymaya yönelik politikaları, Gazze’de ateşkes ihlalleri ve Batı Şeria’daki gelişmelerin de ele alınması beklenirken, iki devletli çözüm perspektifinin korunmasının gerekliliği vurgulanacak. Gazze’de ateşkes sürecinin ikinci aşamasına geçilmesi ve insani şartların iyileştirilmesi konularının da gündeme gelmesi, bu kapsamda iki ülkenin kurucu üyeleri arasında bulunduğu Barış Kurulu’nun çalışmalarının istişare edilmesi bekleniyor. Kaynaklar, uluslararası toplumun İsrail’in Lübnan’daki faaliyetlerinin bölgesel istikrarsızlığı artırmasına izin vermemesi gerektiğinin de görüşmelerde dile getirileceğini aktardı. İkili ilişkilerde hedef 5 milyar dolar Türkiye ile Kuveyt’in bölgesel ve uluslararası konularda yakın eş güdümünü sürdürdüğünü belirten kaynaklar, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 sonu itibarıyla 1 milyar doların üzerinde olduğunu bildirdi. Kaynaklar, ticaret hacminin 5 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini, Türkiye-Körfez İşbirliği Serbest Ticaret Anlaşması’nın sonuçlandırılmasıyla birlikte ikili ticaret ve yatırımlarda artış beklendiğini kaydetti.
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:29 ATO Başkanı Baran: "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye’nin yatırımlar açısından güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu dile getirerek, "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek, yatırım iştahını artıracak ve kayıtlı ekonomiyi teşvik edecektir" dedi. Ankara Ticaret Odası’nın 29. Dönem Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Mustafa Deryal başkanlığında gerçekleşti. ATO Başkanı Gürsel Baran, Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel gerilimler ekonomiyi zorluyor ATO Başkanı Baran, küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin enerji ve ticaret dengelerini derinden sarstığını belirterek, yaşanan gelişmelerin küresel enflasyon üzerinde de baskı oluşturduğunu söyledi. Dünyada belirsizliğin yeni bir norm haline geldiğine dikkat çeken Baran, özellikle İran, İsrail ve ABD ekseninde yaşanan gerilimlerin küresel ölçekte etkiler doğurduğunu ifade etti. "Hürmüz’deki fiili kısıtlamalar, denizcilik sektöründe benzeri görülmemiş bir tıkanıklığa yol açtı" Dünya petrol ve LNG ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin tedarik zincirlerinin kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Gürsel Baran, "Hürmüz’deki fiili kısıtlamalar, denizcilik sektöründe benzeri görülmemiş bir tıkanıklığa yol açtı. Enerjiden gübre fiyatlarına, lojistikten sigorta maliyetlerine kadar tüm alanları etkileyen bu dar hat, küresel enflasyonda da yükselişe yol açıyor. Avrupa’dan Asya’ya kadar bütün ülkeler Hürmüz konusunda bir an önce anlaşmanın sağlanmasını bekliyor" açıklamasında bulundu. Türkiye yatırım için güçlü bir merkez Küresel ekonomideki belirsizlik ortamı devam ederken Türkiye’nin ‘Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’ ile yatırımlar açısından güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu dile getiren Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan programın, Türkiye’nin güvenli liman olma özelliğini pekiştirdiğini ifade etti. Program kapsamında ihracatçılara yönelik vergi avantajlarının dikkat çekici olduğunu kaydeden Baran, imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 9’a, imalatçı olmayan ihracatçılar için ise yüzde 20’den yüzde 14’e düşürüleceğini belirtti. Transit ticaret ve yurt dışı alım-satım faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik istisnaların artırılacağını ifade eden Baran, yüksek katma değerli hizmet ihracatına yönelik kazanç istisnasının da yüzde 100’e çıkarılacağını söyledi. Yine programda bölgesel merkezini İstanbul Finans Merkezi’ne taşıyan şirketlere 20 yıl boyunca kurumlar vergisi istisnası sağlanacağının yer aldığını bildiren Baran, merkezini farklı bir noktaya taşıyanlara ise yüzde 95 oranında istisna uygulanacağını kaydetti. "Düzenlemeler, Türkiye’nin yatırımcı dostu bir ülke olma özelliğini güçlendirecektir" Yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesine yönelik ‘Tek Durak Büro’ uygulamasının da önemli olduğunu belirten Baran, "Gündeme gelen yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin tek merkezden yürütülmesi, yatırımcıların en çok ihtiyaç duyduğu konuların başında geliyor. Bu düzenlemeler, Türkiye’nin yatırımcı dostu bir ülke olma özelliğini güçlendirecektir" diye konuştu. "Dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemeler, ülkemizin yüksek katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlayacaktır" Programın girişimcilik altyapısını güçlendirmeye yönelik boyutuna da değinen Baran, start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemelerin özellikle genç girişimciler açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Baran, "Start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemeler, özellikle genç girişimcilerimizin önünü açacak ve ülkemizin yüksek katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Öte yandan Baran, "Üretimi, ihracatı, istihdamı ve yatırımı teşvik eden, ülkemiz ekonomisini güçlendirecek olan her türlü programı destekliyoruz" şeklinde konuştu. "Farklı oranlar hem mevzuata uyumda zorluk oluşturuyor hem de vergi adaleti ve rekabet açısından sorunlara yol açıyor" Küresel belirsizlikler ve maliyet baskıları nedeniyle şirket karlılıklarının zayıfladığını kaydeden Baran, "Ülkemizde üretim ve istihdamda önemli bir rol üstlenen KOBİ’lerimiz vergi yükünü yüklenirken, yararlanabildikleri indirim ve istisnalar sınırlı. Farklı oranlar hem mevzuata uyumda zorluk oluşturuyor hem de vergi adaleti ve rekabet açısından sorunlara yol açıyor. İş dünyası olarak, düşük oranlı vergi politikalarının ekonomik faaliyetleri artırarak, vergi gelirlerinde de artış sağlayacağını her fırsatta dile getiriyoruz" ifadelerini kullandı. ‘Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’yla birlikte, ülke içinde, üretim ve ticaret yapan işletmeler için de vergi konusunda bir düzenlemeye gidilmesi gerektiğine inandıklarını vurgulayan Baran, "Vergide adalet ve rekabet için yedi ayrı oranda uygulanan kurumlar vergisinin yüzde 15 olarak tek orana indirilmesi gerektiği kanaatindeyiz" dedi. "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek" Baran, önerdikleri modelin en başarılı örneklerinden birinin İrlanda olduğunu vurgulayarak, "Bu modelin en başarılı örneği, uzun yıllardır yerli sermaye olsun, yabancı sermaye olsun tüm şirketlere yüzde 12,5 kurumlar vergisi oranını uygulayan İrlanda’dır. İrlanda, bu politikasıyla Avrupa Birliği içinde en çok yatırım çeken ve kişi başına milli gelirini en fazla artıran ülkelerin başında gelmiştir. Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek, yatırım iştahını artıracak ve kayıtlı ekonomiyi teşvik edecektir. Böylelikle ekonomimizin bütünü, tedarik zincirinin tamamı desteklenmiş olacaktır" diye konuştu.
MHP’den AK Parti’ye bayram ziyareti
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:36 MHP’den AK Parti’ye bayram ziyareti Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) heyeti, Ramazan Bayramı dolayısıyla AK Parti’yi ziyaret etti.Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde siyasi partiler arasındaki bayramlaşma mesaisi başladı. Bu çerçevede MHP heyeti, bayram dolasıyla AK Parti’ye bir ziyaret gerçekleştirdi. AK Parti Genel Merkez binasında gerçekleştirilen görüşmede MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz başkanlığındaki heyeti, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı Belgin Uygur başkanlığındaki heyet karşıladı. İki heyet arasında gerçekleştirilen görüşmede bölgede yaşanan çatışmaların bir an önce son bulmasına yönelik temennilerde bulunuldu.Burada konuşan Uygur, başta Gazze olmak üzere Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Lübnan halkının zulme uğradığı bir süreçte Ramazan Bayramı’nın idrak edildiğini ifade ederek, zulümlerin ve çatışmaların son bulmasını temenni etti.MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz ise İsrail’in Gazze’ye yönelik uyguladığı politikalar ve İran’a yapılan saldırılara dikkati çekerek, Ramazan Bayramı’nın acıların son bulduğu, kardeşliğin ve barışın hem bölgede hem de dünyada hakim olduğu bir sürece vesile olmasını temenni etti."ABD’nin başında ipini Netenyahu’ya kaptırmış bir lider var, son derece üzücü"Bölgede yaşanan çatışmaların arasında Türkiye’nin bağımsız olarak güçlü bir şekilde varlığının sürdürmesinin kıymetinin bir kere daha ortaya çıktığını dile getiren Durmaz, "Hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem Genel Başkanımızın bu konudaki hassasiyetleri, Türkiye’nin bir şekilde birileri tarafından bulaştırılmak istense de bu sürecin sulhla sonuçlanması için gösterdikleri gayretler son derece kıymetli. Umut ederiz ki bu haksız savaş ve saldırılar sona erer. Ne yazık ki dünyanın en güçlü ülkesi konumunda olan ABD’nin başında ipini Netenyahu’ya kaptırmış bir lider var. O yüzden çok üzülüyoruz. Dünyanın en büyük devletlerinden birisi olan, NATO’da da müttefik olduğumuz bir ülkenin bu duruma düşmesi son derece üzücü" diye konuştu."Milletimizin hakkını, hukukunu ve menfaatini her şeyin önünde tutan bir Türkiye var"Uygur da Türkiye’nin coğrafya olarak dört bir yanında çatışmaların olduğu bir bölgede yer aldığını kaydederek, "Türkiye böyle bir coğrafyada huzur ve istikrar adası. Cumhur İttifakı olarak sayın Devlet Bahçeli ve Sayın Cumhurbaşkanımızın birlikte, AKP ve MHP olarak merkezimize ülkenin menfaatlerini, milletimizin birliğini, beraberliğini ve bütünlüğünü alan bir ittifak olarak önceliğimiz 86 milyon içerisindeki her bir ferdimizin huzuru ve güvenliği. Sayın Cumhurbaşkanımız sıklıkla ifade ediyor, Türkiye artık eski Türkiye değil. 25 yıllık kazanımlarımıza bakıldığında, eser ve hizmet alanında heybemizin çok güçlü olduğu görülüyor. Bunun yanında, başta savunma sanayiimiz olmak üzere geldiğimiz nokta ile dış politika ve uluslararası siyasette arabuluculuğa ve diyaloğa dayalı diplomasi alanındaki çalışmalarımız da görülüyor. Dört bir tarafımızda çatışmaların olduğu bir coğrafyada Türkiye’yi güvenli limanda tutabilme, milletimizin hakkını, hukukunu ve menfaatini her şeyin önünde tutan bir Türkiye var" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:14 Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
TESK Başkanı Bendevi Palandöken: "Yapılandırma ve hurda araç teşviki nefes aldırır"
21 Mart 2026 Cumartesi - 09:08 TESK Başkanı Bendevi Palandöken: "Yapılandırma ve hurda araç teşviki nefes aldırır" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Hurda araçlar trafikte, yaklaşık 20 yaş üstünde 8 milyon araç var. Yapılandırma ve hurda araç teşviki nefes aldırır" dedi. Yapılandırma ve hurda araç teşviki gibi uygulamaların ekonomiye aynı anda katkı sağlayacağını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnafın günden güne sıkıntıları katlanıyor. E-hacizle bütün gayrimenkullerle bankadaki paralarına el koyuluyor. Dolayısıyla insanlar ödeyecekse ödeyemiyor. Biz demiyoruz ki faizini alma, yatırmadığımız vergimizi affet demiyoruz. Bir yapılandırma yapın. Yapılandırma yapıldığı zaman ne olacak? Ekonomide bir canlanma olacak. İnsanlar en azından elindeki parayı götürüp borcunu yatırıp işini idame ettirecek. Hurda araçlar trafikte yaklaşık 20 yaş üstünde 8 milyon araç var. Toplam 34 milyon civarında araba var ülkemizde. Dolayısıyla bunların artık eski teknolojileri, bakımı, masrafı, yaktığı, yakıtın çokluğu artık her şeyin tasarrufa gittiği bir yerde. Dünyada bir petrol krizi de başlıyor, savaş var. Yeni araçlar yeni üretimler hem ekonomik hem teknoloji değişmiş. Kimisi hibrit, kimisi elektrik enerjisiyle, aküyle çalışan araçlar. Trafikte rahatsızlık vermeyen, karbon üretmeyen doğayı kirletmeyen sistem gelmiş. Biz hala 40 sene, 30 sene evvelki araçların hurdaya çıkmasıyla uğraşıyoruz. Yani tekliflerimizin hepsi makul yapılması gerekli. Ülke ekonomisine en azından rahatlık getirilebilecek işler" diye konuştu. "Son yapılandırma ile devlet 156 milyar lira tahsilat sağladı" Son yapılandırma düzenlemesiyle devletin yaklaşık 156 milyar lira tahsilat sağladığını hatırlatan Palandöken, "Yapılması lazım gelen birçok işin pratikte çözümlenmesiyle hem ekonomiye hem de devletin gelirlerinin artırması her şeyden evvel huzurlu bir ticaretin idamesi için şart. Sosyal güvenlik priminden tutun. Diğer vergi borçlarına aynı şekilde hurda arabasından teşvikle bunu aldığınız zaman en azından piyasada bir yenilenme, bir hareketlenme olur. E Hacizde bütün malla mülküne el koyuluyor. Ülkede birkaç tane hem ekonomik krizi hem Pandemi hem arkasından deprem vesaire bunların hepsinin birikintisi bir oldu. Şimdi böyle bir şey yaparsanız diyor en azından ben borcumu taksitlendiririm, ödeyebilecek hale getiririm. Yoksa bu vaziyette ödeyemiyorum diyor" ifadelerini kullandı. "Borçlarla piyasa kilitleniyor ve insanlar mağdur oluyor" Yapılandırma talebinin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Palandöken, "Bu bir affedilme değil. Bu borcun taksitlendirilme modeli. Kabul edilmeli. Ve insanlar bunu rahatlıkla ödeyebilmeli. Yoksa bu şekilde hem piyasalar kilitleniyor hem de insanlar mağdur oluyor. Piyasa ne kadar canlanırsa, insanlar ne kadar teşvik edilirse hem üretim miktarındaki artış aynı şekilde de vatandaşların huzursuz bir şekilde işlerinin başına da durmalarına son verilir. Bu borçlardan kurtulmanın alternatifleri oluşmalı. Yani borcu borçla ödeme modeli değil. Artık insanlar gerçekten zor durumdalar. Bu bir af da değil. Bu taksitlendirme. Her yerde bir sıkışma olmuş. E- haciz mağduriyetleri. Sosyal güvenlikten bu hizmetleri alamayan insanlar borcunu ödeyemediği için sadece gidip muayene oluyor. Eczaneye gidip ilaç alamayanlar" diye konuştu.
Dünya liderleri ve uzmanlar, İstanbul’da ’STRATCOM Zirvesi’nde bir araya gelecek
20 Mart 2026 Cuma - 21:24 Dünya liderleri ve uzmanlar, İstanbul’da ’STRATCOM Zirvesi’nde bir araya gelecek Dünya liderleri, diplomatlar ve uzmanlar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenecek STRATCOM Zirvesi’nde bir araya gelecek. Zirve, jeopolitik gerilimlerin arttığı ve küresel krizlerin hızla geliştiği bir dönemde, 27-28 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek. İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen iki gün sürecek etkinlik, devlet başkanları, bakanlar, politika yapıcılar ve önde gelen akademisyenleri bir araya getirerek uluslararası düzenin geleceği, stratejik iletişim ve küresel krizlerin yönetimi konularını ele almayı amaçlıyor. Zirve, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanı sıra çok sayıda üst düzey diplomatın katılacağı açılış oturumuyla başlayacak. İlk gün, stratejik iletişimin değişen küresel düzeni nasıl şekillendirdiğine odaklanacak. ‘Küresel Düzenin Yeni Çerçevesi’ başlıklı paneli Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev yönetecek. Oturumda Azerbaycan, Suriye, Bangladeş ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden temsilciler, değişen güç dengeleri ve uluslararası anlatıların şekillenmesinde iletişimin rolünü tartışacak. Zirvenin diğer oturumlarında liderlik diplomasisi ve arabuluculuk konuları ele alınacak; Katar, Libya ve Mısır’dan katılımcılar çatışma çözümü ve bölgesel diplomasi deneyimlerini paylaşacak. Etkinlik kapsamında iklim diplomasisi ve kamuoyunun dijital dönüşümü de gündeme gelecek. Navarra Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ramon Salaverra, küresel iklim yönetişimi ve iletişim stratejilerini değerlendirecek. Zirvenin ilk günü, uluslararası kurumlarda artan güven ve meşruiyet krizleri ile kadın, göç ve sosyal politikaların kesişim noktalarını ele alan panelle sona erecek. İkinci gün ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın konuşmasıyla başlayacak; ardından İran odaklı bir panel ve katılımcıların küresel yönetişimde "yeni normal" olarak nitelendirdiği sürekli krizler ile istikrarsızlık ortamını tartışacakları oturumlar gerçekleştirilecek. STRATCOM Zirvesi, jeopolitik gerilimlerin tırmandığı bir dönemde, küresel krizlerin yönetimi ve uluslararası iş birliğinin geliştirilmesinde iletişimin rolünü ele alacak önemli bir platform olması bekleniyor. Zirveye katılmak isteyenler, en geç 24 Mart saat 18.00’e kadar kayıt yaptırabilecek.
27 ilde FETÖ’ye yönelik düzenlenen operasyonlarda 47 kişi tutuklandı
20 Mart 2026 Cuma - 16:56 27 ilde FETÖ’ye yönelik düzenlenen operasyonlarda 47 kişi tutuklandı İçişleri Bakanlığı, 27 ilde FETÖ’ye yönelik düzenlenen operasyonlarda 77 şüphelinin yakalandığını ve bu kişilerden 47’sinin tutuklandığı açıkladı. İçişleri Bakanlığı; sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, haklarında kesinleşmiş hapis cezası ve aranma kaydı bulunan şahısların da içinde bulunduğu 77 şüphelinin yakalandığını belirterek, "27 ilde FETÖ’ye yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda; haklarında kesinleşmiş hapis cezası ve aranma kaydı bulunan şahısların da bulunduğu 77 şüpheli yakalandı. 47’si tutuklandı. 23’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı, İstihbarat Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; kriptolu haberleşme programı ByLock kullanıcısı oldukları, ankesörlü telefonlarla iletişim kurdukları, örgüt içerisindeki sorumlu şahıslar ile irtibatlı oldukları tespit edilen şüphelilere yönelik İl Emniyet Müdürlükleri TEM Şube Müdürlüklerince 27 ilde operasyonlar düzenlendi. Vatandaşlarımızın huzuruna ve refahına kasteden FETÖ ve yapılanmalarına karşı mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Daire Başkanlıklarımızı, kahraman polislerimizi, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.