Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’a Devlet Nişanı
07 Mayıs 2026 Perşembe - 19:38:53
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’a Türkiye Cumhuriyeti Devlet Nişanı tevcih etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki köklü kardeşlik ve dostluk ilişkilerine vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Cezayir arasında 5 asra yaklaşan tarihi bağların her geçen gün güçlendiğini belirterek, "İkili ilişkilerimiz, kıymetli kardeşim Tebbun’un samimi destekleriyle Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır" dedi. 2023 yılında Cezayir’e gerçekleştirdiği ziyarette ilişkileri stratejik seviyeye yükseltme kararı aldıklarını hatırlatan Erdoğan, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısının başarıyla tamamlandığını ve iş birliğini güçlendirecek çeşitli anlaşmalara imza atıldığını ifade etti. Cezayir’in bölgesinde önemli bir aktör haline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Tebbun’un dirayetli liderliği altında Cezayir’in bir yıldız gibi parladığını memnuniyetle görüyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine sağladığı katkılardan dolayı Tebbun’a Türkiye Cumhuriyeti’nin en yüksek nişanı olan Devlet Nişanı’nı tevcih etmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Tebbun ise kendisine takdim edilen nişandan dolayı teşekkür ederek, Türkiye ile Cezayir arasındaki kardeşlik bağlarının daha da güçlenmesini temenni etti. Tören, iki liderin karşılıklı iyi niyet mesajlarıyla sona erdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 19:27
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail’in tahrik ve tertipleri ile başlayan bölgemizdeki savaş, özellikle enerji piyasalarını olumsuz etkilemeye devam ediyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail’in tahrik ve tertipleri ile başlayan bölgemizdeki savaş, özellikle enerji piyasalarını olumsuz etkilemeye devam ediyor" dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 18:42
Bakan Tekin: "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı. Hep beraber bir travma süreci yaşadık" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nda düzenlenen "Mesleğe Yöneltme Testleri Tanıtım Toplantısı"na katıldı. Bakan Tekin, yaptığı konuşmada öğrencilerin ilgi, yetenek ve becerilerine uygun alanlara yönlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Eğitim süreçlerinde rehberlik çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Tekin, mesleğe yöneltme testlerinin öğrencilerin kariyer planlamalarına katkı sağlayacağını ifade etti. Bakan Tekin, söz konusu uygulamanın öğrencilerin kendilerini daha iyi tanımalarına imkan sunacağını ve eğitim hayatındaki tercih süreçlerini daha sağlıklı yönetmelerine yardımcı olacağını belirtti. Toplantı kapsamında mesleğe yöneltme testlerinin kapsamı, uygulanma süreci ve hedefleri hakkında bilgilendirmeler de yapıldı. Ayrıca programda, bu testlerin öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra bireysel yetkinliklerini de geliştireceği vurgulandı. "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı" Mesleki ve teknik eğitimin 2010 yılından sonra yakaladığı ivme ile yükselişe geçtiğini belirten Bakan Tekin, "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı. Mesleki ve teknik eğitimde hep beraber bir travma süreci yaşadık. 2010’dan itibaren mesleki ve teknik eğitimde yeniden bir canlanma dönemi başladı. Bilhassa kat sayı uygulamasının kaldırılmasıyla beraber mesleki ve teknik eğitime yeniden bir yönlenme oldu. Mesleki ve teknik eğitim veren okullarımızı tepeden tırnağa revize ettik. Programları ve alanları yeniledik. Yeni okul modelleri ve proje okul modelleri geliştirerek sektörle ilişkisini sağladık. İşbaşı eğitimleri için okullarda çocuklarımızın uygulamalarını yaygınlaştırdık. Bunu yaparken çocuklarımıza asgari ücretin yüzde 30’u ve yüzde 50’si oranında cep harçlığı uygulamasını başlattık. İşletmelere beceri eğitimi için giden çocuklarımızın karşı karşıya kaldığı risklere karşı iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı çocuklarımıza sigorta imkanı getirdik" diye konuştu. "Bu testlerle birlikte süreçte çok daha güçlü bir adımı hep beraber atmış olacağız" Mesleğe yöneltme testlerinin gençlere birçok fırsat sunacağını ifade eden Bakan Tekin, "Bugün tanıtımını yaptığımız bu testlerle birlikte süreçte çok daha güçlü, çok daha sağlıklı bir adımı hep beraber atmış olacağız. Çünkü bu yaptığımız şey, kamunun diğer kurumları tarafından da destekleniyor. Bizim ne yaptığımızdan onların haberdar olması, onların yapmak istediklerine bizim temel teşkil edilecek işler yapmamız, yapacağımız işlerdeki bereketi arttıracak, sağlıklı sonuçlara erişimimizi sağlayacaktır" şeklinde konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 17:55
Bakan Bak ve Bakan Memişoğlu Ankara Rize Günleri açılış programında
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara Rize Günleri açılış programına katıldı. Bakan Memişoğlu, "Rize Dernekleri’nin böyle sağlıkla ilgili hassasiyetinden de gurur duyuyorum. Bırakalım sigarayı, içelim Rize çayı diyorum. Size, bize, hepimize Rize" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara Rize Dernekler Federasyonu (RİDEF) tarafından, Rize Valiliği ve Rize Belediyesi’nin himayelerinde 7-10 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek Ankara Rize Günleri açılış programına katıldı. Bakan Bak ve Bakan Memişoğlu, ‘Spor Kenti Rize’ temasıyla Başkent Millet Bahçesinde gerçekleştirilecek ‘EtapRize Bisiklet Turu’nda bisiklet sürdü. 2 Bakan, bisiklet sürüşünün ardından fuar alanında düzenlenecek etkinliklere iştirak etti. "Türkiye’nin dört bir yanında pek çok yatırım yaptık" Rize’nin bütün ilçelerinde spor salonları, futbol salonları gibi pek çok yatırım gerçekleştirdiklerini ve yapmaya da devam ettiklerini ifade eden Bakan Bak, "İlçelerde çocuklarımız spora ulaşsın diye yatırımlar yapıyoruz. Şu anda Rize’ye Türkiye’nin en modern çok kullanışlı spor salonunu yapıyoruz. İnşaatı devam ediyor. Yakında bitecek. Orada onu da hep beraber göreceğiz. Yine İkiz Dere’nin, Kalkan Dere’nin ve İyi Dere’nin birleştiği yere yarı olimpik yüzme havuzu yapıyoruz. Yine merkezde bir yurt yapıyoruz. Bir tanesinin inşaatı devam ediyor. Yenisine başlayacağız. Yine bütün ilçelerdeki yönetmeliği yerine getirmeye çalışıyoruz. Fındıklı’ya yeni bir spor salonu kazandıracağız. Yeni bir yatırımı da oraya kazandıracağız. Dolayısıyla Rize’nin her tarafında pek çok yatırım yapıyoruz. Rize spor şehri olmaya aday. Burada pek çok organizasyonu yapıyoruz. Sizler de takip ettiniz. Kaçkar Dağlarını tanıtmak için UTMB yani ultra maraton yapıldı. Hepiniz takip ettiniz. Eylül ayının sonundaydı. Kaçkarlar’da 2 bine yakın yabancı koşucu geldi. Turizm açısından önemli bir organizasyonu gerçekleştirdik. Yine Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nı yaptık. Çayeli’nde motosiklet yarışması yaptık. Off-road yarışmaları yaptık. Yani Rize’nin her tarafında spor turizmiyle ilgili yatırımlar var. Heyecanlar var, coşku var. Türkiye’nin dört bir yanında pek çok yatırım yaptık. Cumhurbaşkanımızın sporun içinden gelmesi, spor vizyonu, Türkiye’deki spor vizyonu, gençlik yatırımları, Türkiye’nin en güzel gençlik kampı Fındıklı’da. Yeni bir gençlik kampını da yine Ardeşen’e kazandıracağız. Bölgemizdeki yatırımlar devam ediyor. İkizdere’ye Yüzme Federasyonu’nun da olimpik çalışmaları yapacağı yeni bir tesisi kazandıracağız. Yani Rize’nin her tarafına tesisi kazandırıyoruz" diye konuştu. "Türkiye bir spor ülkesi, başarılarla dolu bir süreci yaşıyor" Türkiye’nin dört bir yanında da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 880 bin tane yurt yapıldığını ve 1 milyona yakın öğrencinin konakladığını belirten Bakan Bak, "Bu öğrencilerimiz yurtlarımızda sadece bin liraya kalıyor. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği ücretsiz. Yatırımlar böyle. Onlara burs da sağlanıyor. Cumhurbaşkanımızın gençlere verdiği önem de burada. Yine Türkiye hepiniz takip ettiniz. Önemli uluslararası organizasyonları gerçekleştiriyor. Yanımızda, kuzeyimizde Rusya-İngiliz savaşı varken İran-İsrail, Amerika savaşı varken Türkiye’ye Cumhurbaşkanımızın önderliğinde onun siyasi tecrübesiyle, güveniyle Formula 1 organizasyonunu getirdik. 2027 yılından itibaren 5 yıl olunca dünyanın en büyük spor organizasyonu Formula 1 İstanbul’da yapılacak. Yine 2027 Avrupa Oyunları İstanbul’da yapılacak. 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası Türkiye’de yapılacak. 20 Mayıs’ta da UEFA Avrupa Ligi finali İstanbul’da yapılacak. Cumhurbaşkanımızın spor için göndermesi, sporcuya destek vermesiyle Türkiye bir spor ülkesi, başarılarla dolu bir süreci yaşıyor. Büyüyen, gelişen, güçlü Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bırakalım sigarayı, içelim Rize çayı" Bakan Memişoğlu ise, "Dumansız hava sahası, organ bağışı, hareket ve toplumun geleceğine katma değer oluşturulacak birçok şeyi bir araya getirip böyle bir toplantıda bunları dile getirip icra etmek bir Rizeli’ye, 53. Sağlık Bakanı olarak bana nasip olduğu için çok mutluyum. Arkadaşlarım bu şekilde hassasiyet gösterdiği için Rizeli olarak gurur duyuyorum. Çünkü sağlıklı toplum umutlu toplumdur. Sağlıklı toplum, güçlü toplumdur. Önce sağlığımızın değerini bilmeliyiz ve sağlıklı olmamız gerekir. Rize Dernekleri’nin böyle sağlıkla ilgili hassasiyetinden de gurur duyuyorum. Bırakalım sigarayı, içelim Rize çayı diyorum. Size, bize, hepimize Rize" ifadelerine yer verdi. "‘Dünya beşten büyüktür’ söyleminin insanlık kazanımı ve değerleri bakımından ne kadar önemli olduğunu yeni yeni anlayamadık" Programa katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ise konuşmasında, şu ifadelere yer verdi: "Türk milleti olarak örf adetlerimiz, geleneklerimiz ve bunları ifade ettiğimiz değerlerimiz var. Bizim millet haline getiren, devletimizi güçlü hale getiren, bizim ilişkilerimizi daha güvenceli, daha inanılır, daha takip edilebilir şekle dönüştüren müthiş bir değerler malzemesine sahibiz ve bu değerleri koruyup kollamak hepimizin görevi. Bu çağda bu zamanda özellikle kitle iletişim araçlarının çeşitliliği ve dünyada bu anlamda da mesafe itibariyle düşürdüğü bir zaman diliminde ahlakı korumak, tek cümleyle insanın sahip olması gerektiği değerleri korumak, gençlerimizi korumak, aileyi korumak ve elbette ailelerin oluşturduğu devletin etik alanlarını korumak çok büyük bir performans. İşte bu anlamda Rizeli hemşerimiz Türkiye Hükümeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde bu anlamda çok iyi, önemli, sonuç alıcı projeleri hayata geçirilmiş. Fakat Cumhurbaşkanımız kaç yıl önce ‘Dünya beşten büyüktür’ dediğinde sonuçları anlamıyoruz. Ama bu yılın dünyasında şu Orta Doğu’da çevremizde olup bitenler; ABD, İsrail ikilisiyle İran arasında devam eden bu durumları dikkate aldığımızda, Gazze’de kaç yıldır devam eden soykırım görüntüsünü izlettiğimizde birisi ‘Dünya beşten büyüktür’ söyleminin insanlık kazanımı ve değerleri bakımından ne kadar önemli olduğunu yeni yeni anlayamadık."
14 Mart 2026 Cumartesi - 22:39
MHP Lideri Bahçeli: "Türkiye vicdan, emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" dedi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 21:52
Şehit yakınları ve gaziler iftarda bir araya geldi
Ankara’da düzenlenen iftar programında şehit yakınları ve gaziler bir araya geldi. Ankara’da Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı tarafından düzenlenen iftar programında şehit yakınları ve gaziler bir araya geldi. Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı Başkanı Bilge Gürs, "Bir damla düştü toprağa bir kan aktı, inceden ince. Bir kan aktı, sıcak mı sıcak? Bir el sarıldı bayrağa, şehit koktu topraklar. Çiçekler şehit, şehit açtı, şehit, şehit yeşillendi yapraklar. Değerli kader arkadaşlarım, sizleri o kadar iyi anlıyor, yüreğimde hissediyorum ki gülmeniz ne demek? Ağlamanız, uzağa dalan gözler, yüreğe akan yaşlar ne demek? Fakat hiçbir zaman unutmayın ki sizlerin güçlü duruşu dünyayı titretiyor. Bizler sadece rükuda başımıza eğeriz. Ben başımı sana eğince, sen bu başı kimseye eğdirmiyorsun Allah’ım dedik. Eğilmedik, yenilmedik, vatanımızı kimseye teslim etmedik ve hiçbir zaman etmeyeceğiz" dedi. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan ise, "Coğrafyamıza, ortama baktığımız zaman ne kadar şükretsek azdır. Şöyle haritayı gözünüzün önüne alınız. Ukrayna’dan, Rusya’dan, arka tarafa İran, Suriye ve birçok coğrafya baktığımız zaman Türkiye’de hem huzur var, hem de bu coğrafyadaki mazlumlara karşı olan bir duruş var. İnsani bir duruş var, küresel bir duruşu var, vicdani bir duruşu var. Ama bunun da özü, bunun da temel sebebi büyük devlet olmaktır Büyük devletin özü de kendisine hizmet edeni unutmayan devlettir" diye konuştu. İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan ise, coğrafyadaki savaşlara ve Müslüman ülkelerin kendi aralarındaki savaşlardan bahsederek, şunları kaydetti: "Türkiye’de Terörsüz Türkiye iddiasının bu zamanda ne kadar kıymetli olduğunu, neden ihtiyaç olduğunu bir daha görmüş olduk. O yüzden bunu siyasi polemiklerle, altı boş laflarla eleştirmek değil, neden Terörsüz Türkiye dediğimizi, neden 86 milyon kardeşliğinin her zamankinden daha fazla kıymetli olduğunu bu anlatım coğrafya, atmosfer bize bir daha göstermiş oldu. İnşallah da başarıya ulaşacağız. Değerli arkadaşlar, kendimizle bu işleri konuşurken, İran’ın okullarının bombalanması başta olmak üzere, mazlumların, mağdurların bombalanması öldürülmesi, Filistin, Gazze başta bizi üzerken bir şey söylemek isterim. Her ne kadar İsrail ve Amerika’nın hiçbir mecburiyeti olmasa da savaş için, hiçbir uluslararası hukuka dayanmasa da, İslam dünyasının bu hali hepimizi bu mübarek Ramazan gününde bir daha düşündürüyor. Kabile savaşları, mezhep savaşları, sınır kavgaları, körfez savaşları, Allah aşkına, Afganistan, Pakistan niye savaşır? İran, Irak niye savaşır? O yüzden bu mübarek iftar saatinde, şehitlerimizin, gazilerimizin ruhuyla beraber söylüyorum; ne olur aynaya bakın. Amerika suçlu, İsrail suçlu, başka bir şey. Ama hiçbir suçumuz yok. Hiçbir kendimize gelip yapılan işler yok. İstikrarımız niye zayıf? O yüzden bir daha söylüyorum, İslam dünyasında bu son İran meselesinden sonra kendine gelip kendi kurumlarını, kendi hukuklarını, kendi adımlarını mutlaka atması, yerine getirmesi gerekir."
14 Mart 2026 Cumartesi - 20:51
Bakan Çiftçi: "Terörsüz bir Türkiye demek daha güçlü bir Türkiye demektir"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "23 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde atılan her adım, geliştirilen kalkınma hamleleri, temel hak ve hürriyetler noktasında yürütülen sessiz devrim, eski Türkiye’nin yapay tartışmalarının üzerine beton dökmüştür. Bu nedenle diyoruz ki; terörsüz bir Türkiye demek daha huzurlu bir Türkiye, daha güçlü bir Türkiye, aydınlık bir Türkiye demektir" dedi. Bakan Çiftçi, İçişleri Bakanlığı’nda düzenlenen iftar programında muhtarlarla bir araya geldi. Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Mübarek Ramazan ayının rahmetini, bereketini ve huzurunu paylaşmak üzere kıymetli muhtarlarımızla aynı sofrada bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Cenabı Hak, tuttuğumuz oruçları, ettiğimiz duaları ve yaptığımız ibadetleri kabul eylesin. Rabbim bizleri sağlıkla, huzurla Ramazan Bayramı’na ulaştırsın. Ramazanı Şerifin ülkemize, İslam coğrafyasına ve tüm insanlığa huzur ve esenlik getirmesini niyaz ediyorum" diye konuştu. "Devlet ile millet arasında kurulan en sağlam köprülerden biri muhtarlarımızdır" Muhtarlık kurumunun önemine değinen Bakan Çiftçi, "Bu toprakların en köklü ve en önemli kurumlarından biri olan muhtarlık kurumu; demokrasimizin yerelde, doğrudan ve en güçlü temsil noktalarından biridir. Devlet ile millet arasında kurulan en sağlam köprülerden biri muhtarlarımızdır. Bu nedenle muhtarlık sadece idari bir görev değildir. Aynı zamanda büyük bir sorumluluk, büyük bir temsil görevidir. Mahallesinin sesi ve hafızası olarak, huzurun ve dayanışmanın sağlanması noktasında omuzlarınızda ağır bir yük var" şeklinde konuştu. "Muhtarlık kurumu güçlü bir tarihi ve kültürel mirasa sahiptir" AK Parti döneminde muhtarlara verilen önemi aktaran Bakan Çiftçi, "Muhtarlık kurumu güçlü bir tarihi ve kültürel mirasa sahiptir. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte mahalle kültürü toplumsal anlamda en güçlü sosyal dokularımızdan biri haline gelmiştir. Mahalleler sadece evlerin yan yana geldiği yerler değil; komşuluğun, dayanışmanın, kardeşliğin, acıyı ve sevinci ortak kılmanın mekanı olmuştur. Bu anlayıştan hareketle 23 yıllık AK Parti iktidarında, muhtarlarımıza ve muhtarlık kurumuna çok büyük önem ve değer verilmiştir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, muhtarlarımızı demokrasimizin en temel unsurlarından biri olarak görmüş ve bu doğrultuda önemli adımlar atmıştır" ifadelerini kullandı. "Güçlü bir demokrasi güçlü yerel temsil ile mümkündür" Muhtarların devletin başıyla bir araya gelmesinin demokrasiye katkılarından bahseden Çiftçi, "Milletin evi olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen muhtar buluşmaları bu anlayışın en önemli göstergelerinden biridir. Muhtarlarımızın doğrudan devletin başıyla bir araya gelmesi, sorunlarını ve taleplerini doğrudan ifade edebilmesi; temsili demokrasiden katılımcı demokrasiye geçtiğimizin en önemli göstergesi ve adımı olmuştur. Aynı zamanda muhtarlarımızın özlük haklarının iyileştirilmesi, çalışma şartlarının güçlendirilmesi ve kamu yönetimindeki yerlerinin daha da sağlamlaştırılması yönünde önemli adımlar atılmıştır. Biz şuna inanıyoruz, güçlü bir demokrasi güçlü yerel temsil ile mümkündür. Muhtarlarımız ne kadar güçlü olursa mahallelerimiz o kadar güçlü olur. Mahallelerimiz ne kadar güçlü olursa ülkemiz de o kadar güçlü olur" dedi. "Milletimizin en zor zamanlarında muhtarlarımız büyük fedakarlıklar ortaya koymuşlardır" 15 Temmuz’da şehit olan Muhtar Ali Anar’ı anan Çiftçi, "Türkiye tarihin bazı dönemlerinde, büyük sınamalarla karşı karşıya kalmış büyük bir devlettir. Her seferinde milletimizin birlik ve beraberliği bu zorlukları aşmış, bizleri daha da güçlü kılmıştır. Bu süreçlerin her birinde muhtarlarımız her zaman önemli roller üstlenmiştir. Devlet ile vatandaş arasında güven köprüsü olmuşlardır. Toplumsal dayanışmayı güçlendirmişlerdir. Mahallelerde huzurun korunmasına katkı sağlamışlardır. 15 Temmuz gecesi millet iradesine sahip çıkan muhtarlarımızdan şehadet şerbetini içenler de olmuştur. Kahramankazan’ın Ahi Mahallesinin muhtarı 6 çocuk babası Ali Anar muhtarımızı nasıl unutabiliriz. Ülkemizin, milletimizin en zor zamanlarında muhtarlarımız büyük fedakarlıklar ortaya koymuşlardır" diye konuştu. "Terörsüz bir Türkiye demek daha güçlü bir Türkiye demektir" Terörsüz Türkiye sürecinde muhtarların önemi ve yerinden bahseden Bakan Çiftçi, şunları kaydetti: "Bugün ülkemizin önünde önemli hedefler bulunmaktadır. Bu hedeflerden biri de terörsüz bir Türkiye’yi inşa etmektir. Terör, sadece güvenlik meselesi değildir. Aynı zamanda toplumun huzurunu, kardeşliğini ve birlik duygusunu hedef alan istiklalimize kurulmuş bir pusudur. 23 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde atılan her adım, geliştirilen kalkınma hamleleri, temel hak ve hürriyetler noktasında yürütülen sessiz devrim, eski Türkiye’nin yapay tartışmalarının üzerine beton dökmüştür. Bu nedenle diyoruz ki; terörsüz bir Türkiye demek daha huzurlu bir Türkiye, daha güçlü bir Türkiye, aydınlık bir Türkiye demektir. Bu hedefe ulaşma yolunda muhtarlarımızın rolü son derece önemlidir. Çünkü sizler millet iradesinin yerelde ilk temsilcilerisiniz." İftar programına katılan muhtarlara teşekkür eden Bakan Çiftçi, "Sizler sadece bir görev yapmıyorsunuz. Sizler bir gönül görevi yürütüyorsunuz. Bir aile zor durumdaysa ilk siz haberdar oluyorsunuz. Bir vatandaşın bir derdi varsa ilk size geliyor. Bir gencin elinden tutulması gerekiyorsa bunu ilk fark eden çoğu zaman siz oluyorsunuz. Sizler bu sorumluluğu büyük bir özveriyle yerine getiriyorsunuz. Bu vesileyle mahallelerimize ve köylerimize yaptığınız hayırlı hizmetler için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ülkemizin dört bir yanından davetimize icabet edip iftar soframızı bizlerle paylaştığınız için de sizlere teşekkür ediyorum" dedi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 20:41
Bakan Fidan: "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye her türlü provokasyona karşı direnecektir. Cumhurbaşkanımızın bu noktadaki iradesi kesindir. Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir. Bizim bu savaşın içine sürüklenmemize biz kesinlikle karşıyız provokasyonlara gelmeme konusunda da tam bir irademiz mevcut" dedi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 20:38
Bakan Fidan: "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye her türlü provokasyona karşı direnecektir. Cumhurbaşkanımızın bu noktadaki iradesi kesindir. Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir. Bizim bu savaşın içine sürüklenmemize biz kesinlikle karşıyız provokasyonlara gelmeme konusunda da tam bir irademiz mevcut" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştiren Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman ile Ankara’da bir araya geldi. Bakan Fidan ve Bengal mevkidaşı Rahman ikili ve heyetler arası görüşmesinin ardından Dışişleri Bakanlığı’nda ortak basın toplantısı düzenledi. Uzun süre sonra Bangladeş’te hükümetin kurularak istikrarın sağlanmasını Türkiye olarak desteklendiğini vurgulayan Bakan Fidan, Bangladeş’in hem İslam dünyasında hem de bölgesel olarak hak ettiği yeri alması gerektiğini kaydetti. "Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda mutabık kaldık" Yeni hükümet ile iyi ortaklıklar kurulacağını belirten Bakan Fidan, "Ticaret, yatırım ve savunma sanayii gibi alanlarda atabileceğimiz çok adım var. Şu anda ikili ticari hacmimiz var olan potansiyeli çok fazla yansıtmıyor, 1,3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var. Bunu da bizim olduğu gibi yükseltmemiz gerekmekte. Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda değerli kardeşimle mutabık kaldık. Güçlenen ortaklığımız Güney Asya’nın ve bölgemizin istikrar ve refahına da doğrudan katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Bangladeş’in Rohingya Müslümanları’na sahip çıktığını anımsatan Bakan Fidan, "Bildiğiniz gibi krizin üzerinden yaklaşık on yıl geçmesine rağmen Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi ne yazık ki devam etmekte. Bangladeş bir milyondan fazla Rohingyalı’ya ev sahipliği yaparak tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilemektedir. Bangladeşli kardeşlerimizin Rohingya Müslümanlarına gösterdikleri örnek misafirperverlik ve insani duruş takdire şayandır. Bizler de bu yükü paylaşmak Rohingyaların yaşadığı acıları hafifletmek ve Bangladeş’e destek olmak amacıyla yardımlarımızı hız kesmeden sürdürmekteyiz. Ülkemiz tarafından sağlanan insani yardımların toplam değeri 80 milyon dolara ulaşmış durumda. TİKA, AFAD, Türk Kızılay ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından sağlık, barınma, eğitim ve altyapı gibi alanlarda desteklerimizi aksatmadan sürdürmekteyiz" şeklinde konuştu. "Vahim hadiseyle ilgili olarak İranlı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz" Türkiye’nin bulunduğu bölgenin istikrarı, güvenliği ve huzuru dış politikanın temel öncelikler arasında yer aldığının altını çizen Bakan Fidan, şu ifadelere yer verdi: "Savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz. Bu yıkıcı tablonun yalnızca bölgesel güvenlik ve insani boyutta kalmadığı küresel ekonomik istikrarı tehdit ettiği de aşikardır. Bu gelişmelerin bölgemizde telafisi imkansız, kalıcı düşmanlıklara yol açmasından da endişe etmekteyiz. Bu savaşa bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Gelinen aşamada tüm tarafların diplomasi masasına dönmesi gerektiği, kalıcı çözüme ancak diyalog yoluyla ulaşılabileceği açıktır. Türkiye olarak gayretlerimizi tamamen bu yönde yoğunlaştırmış durumdayız. Barış ve istikrar yönündeki samimi gayretlerimiz sergilediğimiz anlayış ve yapıcı yaklaşım milli güvenliğimizden zerre taviz vereceğimiz anlamına kesinlikle gelmemektedir. Biliyorsunuz dün ülkemize yönelen bir füze daha havada etkisi hale getirilmiştir. Bu vahim hadiseyle ilgili olarak İran’lı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz." "İsrail Lübnan’ı da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir siyasi istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir" İsrail’in bölgede kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına göz yumulmasının mümkün olmadığına işaret eden Bakan Fidan, "Netanyahu Hükümeti, Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürmekte ve sahadaki insani durum her geçen gün ağırlaşmaktadır. İnsani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazzelilerin başta barınma olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması acil bir önceliktir. İsrail iki devletli çözümü sekteye uğratmak için Batı Şeriya’da yeni adımlar atmaktadır. Batı Şeriya’da yerleşimciler her gün Filistinli kardeşlerimizi şehit etmektedir. Öte yandan İsrail’in Mescidi Aksa’yı ibadete kapatması bölgemize yeni bir infali tetikleyebilecek son derece tehlikeli bir adımdır. Bu tehlikeli provokasyondan bir an önce vazgeçilmeli, insanlığın ortak sorumluluğunu olan kutsal mekanlara gereken saygı gösterilmelidir. İsrail Lübnan’ı da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir siyasi istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir. Netenyahu’nun Hizbullah’la mücadele bahanesiyle yeni bir soykırma yönelmesinden açıkçası endişe duyuyoruz. Uluslararası toplumun İsrail’in işlemeye devam ettiği suçlar karşısında bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir." İlk yurt dışı ziyretini Türkiye’ye gerçekleştirdiğini aktaran Bangladeş Dışişleri Bakanı Rahman, Türkiye ile dostane ilişkilere dikkati çekerek Bengal’in oluşumunda Türklerin çabalarını hatırlattı. "Diplomasiye bir şans vermesi gerektiğine inanıyoruz" Körfez’de başlayan çatışmaların sadece bölgedeki ülkeleri etkilemediğini belirten Rahman, "Dünyanın geri kalanında da birçok ülkeyi etkiledi. Biz bunun sonuçlarını ilk elden yaşadık. Kendi halkımızdan dört kişiyi kaybettik bu Körfez ülkelerindeki hava saldırılarında ve yaralanan vatandaşlarımız da var. Yine aynı zamanda enerji piyasasındaki dalgalanmalar da bizi çok etkiledi. Deniz nakliyatının sürdürülebilmesinde önemli sorunlar yaşadık. Bütün bunların dünyanın her yerinde ve benim halkım dahil bütün halkları etkileyecek ve sonuçlar getirecek. Biz bu çatışmanın en kısa zamanda sona ermesini ve tarafların tamamının müzakere masasına geri dönüp diplomasiye bir şans vermesi gerektiğine inanıyoruz. Filistin’le ilgili olarak sayın kardeşim biliyorsunuz bizim konumumuz sizinkine çok benzer. Biz burada gerçekleşen kıyımı Gazze’deki kıyımı kınıyoruz. Dünyanın gözleri önünde güncel dönemde hiç görmediğimiz bir kıyımdı bu. Biz burada bir yeniden inşaa sürecinin gerçekleşmesi gerektiğine inanıyoruz. Herhangi bir ara verilmeden Gazze halkının yardımları erişebilmesini diğer kaynaklara da erişebilmesine inanıyoruz. Bu hak onlara şimdiye kadar verilmedi" "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir" ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmalardan önce yapılan uyarıların ve analizlerin ne kadar doğru olduğunu gördüklerini aktaran Bakan Fidan, "Bu savaşın öngörülemez bir yayılmaya gideceğini baştan söylemiştik. Belli tutumlar, tavırlar devam ederse yani bu noktada savaşın bir an önce durması ve diplomasi masasına dönülmesi gerekmekte. Aksi takdirde bölgede daha fazla bu savaşın yayılmaya başladığını göreceğiz. Bizim dediğim gibi en büyük endişemiz bölgede saldırılar devam ettikçe İran’a yönelik saldırı devam ettikçe İran’ın da bölge ülkelerine saldırıları devam ettikçe bu giderek daha büyük bir içinden çıkılamaz, sarmala dönüşecek. Bunu engellemek gerekiyor. Bu saldırıların sadece bölgedeki ülkeleri tabii ki tehdit etmekle kalmıyor. Maalesef bu savaş aynı zamanda dünya ekonomisine de büyük bir zarar verme potansiyeline sahip. Şimdiden onun ilk etkilerini dünya ekonomisi hissetmeye başladı. Umarım kalıcı olmaz. Bunun olmaması için de elimizden geleni yapıyoruz. Türkiye her türlü provokasyona karşı direnecektir. Cumhurbaşkanımızın bu noktadaki iradesi kesindir. Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir. Bizim bu savaşın içine sürüklenmemize biz kesinlikle karşıyız provokasyonlara gelmeme konusunda da tam bir irademiz mevcut" dedi. "İran’a yapılan saldırılar ve İran’ın bölge ülkelerine saldırıları bir an önce durmalı" Türkiye’nin caydırıcılık kabiliyetlerinin yüksek olduğunu ancak stratejik olarak gücü ne zaman ve nerede kullanacağı konusunda her zaman için bir fikrinin olduğuna dikkati çeken Bakan Fidan, "Bu savaş şu anda diplomasinin bir an önce işlemesi gereken bir savaş. İran’a yapılan saldırılar bir an önce durmalı. İran’ın da bölgedeki ülkelere yaptığı saldırılar durmalı ve bir an önce diplomasi masasına dönüş dönülmeli. Bu noktada diğer ülkelerde provokasyona gelmemeli. Biz bu noktada elimizden geleni yapıyoruz. İranlı meslektaşımla bu son olaydan sonra da görüştük, haberleştik. Yine kendileri bu olayı sahiplenmiyorlar. Böyle bir konunun talimatını vermediklerini böyle bir saldırıyla ilişkilerinin olmadıklarını söylüyorlar. Tabii elde de teknik yönler var, başka konular var. Biz bu iki beyan ve gerçeklik arasındaki zıtlığı açıkçası kendileriyle konuşuyoruz. Farklı düzeylerde, askeri düzeyde, bizim düzeyimizde. Bunlar şu anda konuşuluyor. Dediğim gibi bizim bir numaralı önceliğimiz savaşın daha geniş coğrafya yayılmasını engellemek, savaşın ömrünü kısaltmak, mümkün olan en kısa şekilde hemen mümkünse sonlanması ve hiçbir şekilde Türkiye’nin bu savaşın içine çekilmesine müsaade etmemek."
14 Mart 2026 Cumartesi - 19:01
Dışişleri Bakanı Fidan: "Türkiye her türlü provokasyona karşı direnecektir. Provokasyonlara gelmeme konusunda tam bir irade mevcut."
Dışişleri Bakanı Fidan: "Türkiye her türlü provokasyona karşı direnecektir. Provokasyonlara gelmeme konusunda tam bir irade mevcut."
14 Mart 2026 Cumartesi - 18:49
Bakan Fidan: "Netanyahu’nun (Lübnan’da) Hizbullah ile mücadele bahanesiyle yeni bir soykırıma yönelmesinden endişe duyuyoruz."
Bakan Fidan: "Netanyahu’nun (Lübnan’da) Hizbullah ile mücadele bahanesiyle yeni bir soykırıma yönelmesinden endişe duyuyoruz."
14 Mart 2026 Cumartesi - 18:49
Dışişleri Bakanı Fidan: "İsrail’in Mescid-i Aksa’yı ibadete kapatması bölgemizde yeni bir infiali tetikleyecek tehlikeli bir adımdır."
Dışişleri Bakanı Fidan: "İsrail’in Mescid-i Aksa’yı ibadete kapatması bölgemizde yeni bir infiali tetikleyecek tehlikeli bir adımdır."
14 Mart 2026 Cumartesi - 18:49
Bakan Fidan: "Dün hava sahamıza yönelen bir füze daha etkisiz hale getirilmiştir. Olayla ilgili İranlı muhataplarımızla temas halindeyiz."
Bakan Fidan: "Dün hava sahamıza yönelen bir füze daha etkisiz hale getirilmiştir. Olayla ilgili İranlı muhataplarımızla temas halindeyiz."
14 Mart 2026 Cumartesi - 18:34
Bakan Fidan, Bangladeş Dışişleri Bakanı Rahman ile bir araya geldi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman ile bir araya geldi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 18:27
Bakan Fidan, Bangladeşli mevkidaşı ile bir araya geldi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman ile Ankara’da bir araya geldi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 17:26
Devlet Bahçeli’den İlber Ortaylı için başsağlığı mesajı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hayatını kaybeden tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı için başsağlığı mesajı yayımladı. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatı dolayısıyla yayımladığı başsağlığı mesajında, "Türk milletinin yetiştirdiği muhterem ve müstesna ilim insanı, kalemiyle ve kelamıyla tarih şuurunun oluşmasında ve olgunlaşmasında muazzam hizmetleri bulunan Prof. Dr. İlber Ortaylı Hocamızı kaybetmenin hüznünü yaşıyoruz. Merhum Ortaylı Türk düşünce hayatının mütefekkir ve münevver simalarından birisiydi. Türk tarihinin derinliklerine nüfuz etmeyi başarmış, aynı zamanda bunu anlaşılabilir dil ve üslup maharetiyle anlatmayı, tanıtmayı ve takdim etmeyi muhtevalı müktesebat hüneriyle ikmal ve ifa etmiş bir değerli şahsiyetti. Alimin ölümü alemin ölümü diye tanımlansa da; bu tarih alimimiz eserleriyle, sözleriyle, öğütleriyle ve öngörüleriyle maşeri vicdanda her zaman yaşayacak ve yaşatılacaktır. Merhum Prof. Dr. İlber Ortaylı Hocamıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Kederli ailesine, Türk akademik hayatına, elbette aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet, ruhu şad olsun diyorum" ifadelerine yer verdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder