Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından, İstanbul’daki bakım merkezindeki görüntülere ilişkin açıklama
07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:47:26
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İstanbul’da özel bir bakımevinde ortaya çıkan görüntülerin ardından, ilgili personelin iş akdinin derhal feshedildiğini ve hakkında adli süreç başlatıldığını açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "27 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen olayın Bakanlığımıza intikal etmesiyle birlikte ivedilikle teftiş başlatılmıştır. Yapılan ilk tespitte olayın, İstanbul Beylikdüzü Kavaklı bölgesinde faaliyet gösteren Özel Huzur Vadisi Bakım Merkezi’nde meydana geldiği belirlenmiştir. Görüntülerde yer alan kişinin kimlik tespitleri yapılmış; ilgili personelin iş akdi derhal feshedilmiş ve hakkında adli süreç başlatılmıştır. Olaydan etkilenen engelli bireyin hastaneye sevki sağlanmış, gerekli tıbbi müdahalesi gerçekleştirilmiş olup tedavi ve takip süreci titizlikle sürdürülmektedir. Bakanlığımız tarafından söz konusu kuruluşa yönelik teftiş süreci başlatılmıştır. İncelemeler tüm yönleriyle devam etmekte olup, engelli bireylerimize yönelik her türlü kötü muameleye karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket edilmektedir. Sürecin tüm aşamaları Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmektedir" ifadelerine yer verildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:38
Bakan Gürlek: "Faili meçhul dosyalarında devlet olarak kararlı bir irade ortaya koyuyoruz"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul suçların aydınlatılması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde özel bir daire başkanlığı kurduklarını belirterek, "Şu ana kadar mahkemelerden 638 dosya alındı. Burada amacımız savcılık makamının yerine geçmek değil, teknik destek sağlayarak dosyaların yeniden değerlendirilmesini sağlamak" dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:26
Bakan Memişoğlu: "Rize Günleri’ni ‘Dumansız Açık Hava’ konseptiyle hayata geçiriyoruz"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara’da düzenlenen ‘Rize Günleri’ programı kapsamında ‘Dumansız Açık Hava’ konseptine geçildiğini ve 11 bin metrekarelik bölümün dumansız hava sahası ilan edildiğini açıkladı. Sağlık Bakanı Memişoğlu, Ankara’da düzenlenen "Rize Günleri’ne katıldı. Bakan Memişoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bırakalım sigarayı, içelim Rize çayı. Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyor; Rize Günleri’ni ‘Dumansız Açık Hava’ konseptiyle hayata geçiriyoruz. Etkinlik alanımızdaki 11 bin metrekarelik bölümü dumansız hava sahası ilan ettik. Organizasyon boyunca bu alanlarda tütün kullanımına müsaade edilmeyecek. Sağlık Bakanlığı olarak kurduğumuz 7 ayrı istasyonda; ücretsiz kanser taramalarından sigara bırakma danışmanlığına, sağlıklı yaşam bilgilendirmelerinden koruyucu sağlık hizmetlerine vatandaşlarımızın yanında olacağız. Bu organizasyonda emeği geçenlere gönülden teşekkür ediyorum. Tüm vatandaşlarımızı sağlığa adım atmak ve bu güzel atmosferi solumak için bekliyoruz" ifadelerine yer verdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:25
Beypazarı’nda trafik eğitim semineri
Ankara’nın Beypazarı ilçesinde bir okulda Trafik Jandarma Timleri tarafından trafik eğitim semineri yapıldı. Ankara’nın Beypazarı ilçesine bağlı Kurtuluş Mahallesi’nde bulunan Gazipaşa İlkokulu’nda 2 - 8 Mayıs Trafik Haftası kapsamında Ankara İl Jandarma Komutanlığı Trafik Güvenliği Kısım Amirliği ve Beypazarı İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Trafik Jandarma Timleri tarafından, güvenli bisiklet kullanımı, bisiklet kullanırken kaskın önemi, trafik işaret ve levhaları, emniyet kemeri ve çocuk koruma sistemleri, yaya geçidi, alt ve üst geçit kullanımı, karşıdan karşıya geçme, güvenli oyun alanları, genel trafik kuralları konularında toplam 21 öğretmen ve 400 öğrenciye bilgilendirme semineri yapıldı. Faaliyet sonunda öğrencilere boyama kitabı ve hikaye kitabı dağıtıldı.
15 Mart 2026 Pazar - 12:21
Bakan Bayraktar: "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye yolunda her halkayı bir bir tamamlıyoruz"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Osman Gazi FPU dahil sondaj ve sismik gemilerimizin, deniz altı sistemlerimizin ve kritik ekipmanlarımızın bakım, onarım ve test süreçlerini kendi mühendislik kapasitemizle yürütüyoruz. Enerjide tam bağımsız Türkiye yolunda zincirdeki her halkayı bir bir tamamlıyoruz" dedi. Türk enerji filosu, bir yandan Karadeniz’deki operasyonlarına aralıksız devam ederken diğer taraftan da Çağrı Bey Derin Deniz Sondaj Gemisi ile Somali açıklarında petrol aramaya hazırlanıyor. Uluslararası arenada operasyon yürütme kabiliyetine erişen enerji filosunun arkasında ise çok güçlü stratejik bir altyapı bulunuyor. Filyos Bakım Merkezi, sadece filodaki gemilerin değil her türlü ekipmanın da operasyonlara hazır halde tutulmasında görev üstleniyor. Yıldırım ve Osman Gazi sahaya çıkacak Zonguldak Filyos Limanı’nda kurulan Filyos Bakım Merkezi’nde, bugünlerde hummalı çalışmalar yürütülüyor. Merkez, filonun yeni üyelerinden olan ve boğazları geçtiği için kulesi sökülen Yıldırım’ı sefere hazır hale getirmeye çalışırken Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’yi de Sakarya Gaz Sahası’ndaki görevine hazırlıyor. Yıldırım’ın nisan ayında Karadeniz’deki ilk görevine uğurlanması bekleniyor. Osman Gazi’nin de yılın üçüncü çeyreğinde göreve başlaması planlanıyor. Çok amaçlı merkez Toplamda 60 bin metrekare alana kurulu olan Filyos Bakım Merkezi, enerji filosundaki gemilerin, deniz altı sistemleri ve çeşitli ekipmanlarının bakım, test ve revizyon işlemlerini gerçekleştiriyor. Merkez bünyesinde talaşlı imalat, kaynak, kumlama-boya ve yüzey kaplama atölyeleri bulunuyor. Ayrıca hidrolik, elektrik ve tahribatsız muayene birimleri ile birlikte sondaj ekipmanları ve gemi pervanelerine yönelik bakım çalışmaları da yürütülüyor. Özel test havuzları Merkezde sondaj makinesi test düzeneği ile sualtı robotları ve kuyu başı kontrol ekipmanlarının test edildiği özel test havuzları yer alıyor. Bu altyapı sayesinde sahada kullanılacak ekipmanlar operasyon öncesinde kapsamlı test süreçlerinden geçiriliyor. Uluslararası standartlarda Filyos Bakım Merkezi’nde tüm faaliyetler, petrol ve doğal gaz endüstrisinde kabul gören uluslararası kalite ve teknik standartlar çerçevesinde yürütülüyor. API Q1 ve API Spec 7-2 başta olmak üzere uygulanan standartlar bakım ve test süreçlerinde güvenlik, kalite ve operasyonel sürekliliğin temel dayanağını oluşturuyor. Daima hazır Filyos Bakın Merkezi sayesinde başta derin deniz sondaj gemileri ve sismik araştırma gemileri olmak üzere Türk enerji filosunun her bir parçası göreve hazır halde tutuluyor. Merkez, bakım sürelerini kısaltırken operasyonel verimliliği arttırıyor. Böylece hem bu alandaki dışa bağımlılık azaltıyor hem de maliyetler en aza indiriyor. "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye yolunda her halkayı bir bir tamamlıyoruz" Bakan Bayraktar, Filyos Bakım Merkezi’ne ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "Mavi vatan ve ötesinde arama ve üretim kabiliyetimizin sürekliliği, karada kurduğumuz güçlü bakım ve hazırlık altyapısıyla sağlanıyor. Enerji filomuzun yuvası haline gelen Filyos Bakım Merkezimizde, Osman Gazi FPU dahil sondaj ve sismik gemilerimizin, deniz altı sistemlerimizin ve kritik ekipmanlarımızın bakım, onarım ve test süreçlerini kendi mühendislik kapasitemizle yürütüyoruz. Bu merkezle dışa bağımlılığı azaltıyor, operasyonel sürekliliği güçlendiriyor ve yüksek katma değerli teknik hizmetleri ülkemizde üretir hale geliyoruz. Enerjide Tam Bağımsız Türkiye yolunda her halkayı bir bir tamamlıyoruz."
15 Mart 2026 Pazar - 12:08
Adalet Bakanı Gürlek: "İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanlık kararlılıkla reddedilmelidir"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanlık kararlılıkla reddedilmelidir" dedi. Bakan Gürlek, "İslamofobi" kavramının yalnızca bir korkuyu ifade etmediğini belirterek, dünyanın birçok yerinde Müslümanlara yönelen tutumun ön yargı, ayrımcılık ve açık bir düşmanlık içerdiğini ifade etti. Paylaşımında, "Fobi kavramı esasen bir korkuyu tanımlarken, dünyanın birçok yerinde Müslümanlara yönelen tutum; bir korkudan ziyade İslam’a, Müslüman kimliğine ve İslam medeniyetine yönelik sistematik bir karşıtlık ve dışlama biçimi olarak ortaya çıkmaktadır" ifadelerine yer veren Gürlek, meselenin çoğu zaman bir korkudan ziyade İslam karşıtlığı ve İslam düşmanlığı olduğuna dikkat çekti. Minarelerden, başörtüsünden ya da bir inancın kamusal görünürlüğünden rahatsızlık duymanın korkuyla açıklanamayacağını belirten Gürlek, bir insanın inancı, kimliği veya kültürü nedeniyle hedef alınmasının insan onuruyla bağdaşmayacağını kaydetti. Adalet Bakanı Gürlek paylaşımında ayrıca, "İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanlık kararlılıkla reddedilmelidir. Toplumların barışını ve ortak geleceğini tehdit eden her türlü ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele etmek, farklılıkları zenginlik olarak gören, insan onurunu ve karşılıklı saygıyı merkeze alan bir anlayışı güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi. Bakan Gürlek, Türkiye’nin İslam düşmanlığına, ırkçılığa, yabancı düşmanlığına ve her türlü ayrımcılığa karşı insan onurunu, eşitliği ve hukukun üstünlüğünü savunmaya kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
15 Mart 2026 Pazar - 11:39
ASO Başkanı Ardıç: "Yeni dönemde değişime ayak uydurmak bir gerekliliktir"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Yeni dönemde değişime ayak uydurmak bir gerekliliktir; fakat kalıcı başarı, değişimi öngörüp, yön verenlerin olacaktır" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO), Avrupa Birliği ile Hindistan arasında siyasi mutabakata varılan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türkiye ve özelde Ankara sanayisine muhtemel etkilerini bütün boyutlarıyla ortaya koyan kapsamlı araştırma raporunu yayımladı. ’AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması: Türkiye Sanayisi İçin Riskler ve Stratejik Fırsatlar’ başlıklı rapor; küresel ticaret dengelerinde yaşanan değişimi, risk alanlarını, sektör bazlı rekabet dinamiklerini, Ankara sanayisine muhtemel yansımalarını ve yeni dönemde nasıl bir strateji izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. ASO Başkanı Seyit Ardıç, küresel ticaret düzeninin köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, Avrupa Birliği ile Hindistan STA’sının da yeni düzenin en somut işaretlerinden biri olduğuna dikkat çekti. Yaklaşık 2 milyar insanı kapsayan bu ekonomik entegrasyonun, yalnızca iki ekonomi arasındaki ticaret hacmini artırmakla kalmayacağını belirten Ardıç, AB-Hindistan STA’sının Türkiye’nin en büyük dış ticaret ortağı Avrupa Birliği’nin tedarik zinciri mimarisini ve rekabet dinamiklerini önemli ölçüde değiştirme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. "Amacımız, sanayicimizi bu yeni dönemin seyircisi değil, aktif oyuncusu haline getirmektir" Ardıç, ASO’nun araştırma raporunun yalnızca bir analiz değil aynı zamanda Türkiye sanayisi için stratejik bir yol haritası niteliği taşıdığını vurgulayarak, "Raporumuz; güncel veriler, sektörel analizler, uluslararası karşılaştırmalar ve saha görüşmeleri ışığında ülkemiz sanayisi için risk ve fırsatları ortaya koyuyor ve somut bir eylem planı sunmayı hedefliyor. Amacımız, sanayicimizi bu yeni dönemin seyircisi değil, aktif oyuncusu haline getirmektir" diye konuştu. Etki ani değil, kademeli rekabet baskısı şeklinde hissedilecek ASO’nun raporunda, AB pazarının Türk sanayisi açısından taşıdığı stratejik önem vurgulandı. Verilere göre AB’nin Türkiye’den ithalatı 115 milyar dolar, Hindistan’dan ithalatı ise 81,8 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu tablo, Hindistan’ın STA ile bazı sektörlerde ihracat performansını artırabileceğine, bunun da Türkiye’nin güçlü bir tedarikçi olduğu AB pazarındaki konumunun zayıflayabileceğine işaret ediyor. Raporda, AB-Hindistan STA’sının Türkiye açısından oluşturacağı etkinin ani ve yıkıcı bir pazar kaybı şeklinde değil, daha çok kademeli bir rekabet baskısı olarak hissedileceği vurgulandı. Özellikle standart, fiyat duyarlılığı yüksek ve seri üretime konu olan ürün segmentlerinde, Türk firmalarının tercih avantajında aşınma yaşanabileceği; bunun da pazarlık gücünde zayıflama ve kar marjlarında daralma olarak ortaya çıkabileceği ifade edildi. Bu baskının her sektör için aynı olmayacağı, ürün grubuna ve katma değer düzeyine göre farklılaşacağı belirtildi. Hangi sektörler risk alanında? Raporda en önemli risk alanlarından birinin elektrikli makine ve cihazlar sektörü olduğuna dikkat çekildi. AB’nin Türkiye’den bu alandaki ithalatı 7,1 milyar dolar, Hindistan’dan ithalatı ise 11,6 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Hindistan’ın AB pazarındaki yıllık ihracat artış hızının yüzde 41,5, Türkiye’nin ise yüzde 8,2 seviyesinde kalmasının; bu sektörde Hindistan’ın çok daha yüksek bir ivme yakaladığını ortaya koyduğuna dikkat çekilerek, bu alanın acil müdahale gerektiren birinci öncelikli sektörlerden olduğu vurgulandı. Makine ve mekanik aksamlar ile belirli otomotiv aksamlarının da benzer şekilde rekabet baskısının artabileceği alanlar arasında olduğu ifade edildi. Rekabet artık sadece fiyatla belirlenmiyor ASO raporunda, yeni dönemde rekabetin yalnızca fiyat üzerinden okunamayacağına dikkat çekildi. Menşe kuralları, teknik standartlara uyum, sertifikasyon hızı, tedarik zinciri şeffaflığı ve teslim süresi gibi tarife dışı unsurların belirleyici rol oynadığı ve Türkiye’nin bu alanlarda önemli avantajlara sahip olduğu ifade edildi. AB müktesebatına uyum konusundaki tecrübesi, coğrafi yakınlığı ve hızlı teslimat kabiliyetinin, Türkiye sanayisinin elindeki stratejik kozlar arasında gösterildi. Türkiye’den Avrupa’ya kara yolu ile 48-72 saat içinde teslimat yapılabilmesi, Avrupalı üreticiler için kritik bir tedarik avantajı olarak değerlendirildi. Raporda, doğru destek mekanizmaları ve güçlü bir dönüşüm programıyla bu avantajların daha da güçlendirilebileceği vurgulandı. "Yeşil dönüşüm hızı, Hindistan’a karşı stratejik savunma hattı olarak kurgulanabilir" Raporda dikkat çekilen bir diğer önemli konu da Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) oldu. 2026 yılı itibarıyla yeni ticaret denkleminin en kritik belirleyicilerinden biri haline gelen SKDM’nin, Türkiye açısından aynı zamanda önemli bir rekabet avantajı oluşturabileceği ifade edildi. Türkiye’nin özellikle demir-çelik sektöründe elektrik ark ocaklarına dayalı üretim altyapısının, Hindistan’ın kömüre daha bağımlı yapısına kıyasla önemli bir karbon avantajı sunduğu belirtildi. Raporda, Türkiye’nin bu avantajını koruması ve yeşil dönüşümünü hızlandırması halinde, Hindistan’ın tarife avantajının SKDM maliyetleriyle kısmen hatta tamamen dengelenebileceğine dikkat çekildi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, bu noktada yeşil dönüşümün artık yalnızca çevresel bir tercih değil, aynı zamanda ekonomik ve ticari bir zorunluluk olduğuna işaret ederek, "Yeşil dönüşüm hızı, Hindistan’a karşı stratejik savunma hattı olarak kurgulanabilir. Rekabet gücümüzü korumanın yolu, katma değerli ve düşük karbonlu üretimi hızlandırmaktan geçmektedir" şeklinde konuştu. Hindistan yalnızca rakip değil, aynı zamanda büyük bir fırsat alanı Raporda, AB-Hindistan STA’sının yalnızca riskler doğurmadığı, aynı zamanda Türkiye sanayisi için yeni fırsat kapıları da araladığı vurgulandı. Hindistan’ın 1,4 trilyon dolarlık ulusal altyapı yatırım programının, 500 GW’lık yenilenebilir enerji hedefinin ve ’China+1’ stratejisi kapsamında yeni tedarik ortakları arayışının; Türkiye ve Ankara sanayisi için önemli bir iş birliği zemini oluşturduğu ifade edildi. İnşaat makineleri, tarım teknolojileri, enerji ekipmanları ve müteahhitlik hizmetleri başta olmak üzere pek çok alanda Hindistan pazarının Türkiye açısından önemli fırsatlar taşıdığı belirtildi. Ankara’nın mühendislik gücü, esnek üretim kapasitesi ve AB standartlarında üretim yapabilme kabiliyetinin bu pazarda önemli avantaj sağlayabileceği kaydedildi. Bu fırsatların değerlendirilebilmesi için Hindistan pazarına yönelik daha hazırlıklı, seçici ve stratejik bir yaklaşım gerektiği; yerel içerik şartları, eyalet bazlı düzenleme farklılıkları ve ortaklık modellerinin dikkatle ele alınmasının şart olduğu vurgulandı. ASO Teknoloji Üssü raporda öne çıktı ASO tarafından hazırlanan raporda, sanayinin rekabet gücünü artıracak en önemli unsurlardan birinin katma değerli üretime geçiş olduğu vurgulandı. Bu kapsamda Ankara sanayisinin teknoloji kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen ASO Teknoloji Üssü projesi de raporda önemli başlıklar arasında yer aldı. Raporda, firmaların test, sertifikasyon, prototipleme ve modüler alt sistem geliştirme kabiliyetlerini artıracak bir teknoloji ekosisteminin kurulmasının, küresel rekabette Türkiye’nin konumunu güçlendireceği ifade edildi. "Rekabet yalnızca maliyet üzerinden yürümüyor" Ardıç, teknoloji ve inovasyonun sanayinin geleceği açısından kritik önem taşıdığını belirterek, "Bugün rekabet yalnızca maliyet üzerinden yürümüyor. Teknoloji geliştirme kapasitesi, sertifikasyon altyapısı ve Ar-Ge yetkinliği artık belirleyici hale geldi. ASO Teknoloji Üssü projemizle Ankara sanayisinin katma değerli ve yüksek teknolojili üretim kapasitesini güçlendirmeyi ve firmalarımızın küresel rekabette daha güçlü bir konuma gelmesini hedefliyoruz" ifadelerine yer verdi. ASO’dan 6 başlıkta stratejik yol haritası Ankara Sanayi Odası’nın hazırladığı raporda, risk tespitlerinin yanı sıra somut ve uygulanabilir bir yol haritası da sunuldu. Raporda yer alan politika önerileri altı ana başlık altında toplandı; Gümrük Birliği’nin modernizasyonu, Türkiye’nin maruz kaldığı yapısal asimetrinin azaltılması, AB-Hindistan STA sürecinin yakından izlenmesi ve sektörel etki analizlerine dayalı stratejik politika çerçevesinin oluşturulması, risk altındaki sektörlere yönelik geçiş destek paketi hazırlanması, Yeşil Dönüşüm ve SKDM Uyum Fonu kurulması, katma değerli üretimi hızlandıracak test, sertifikasyon, prototipleme ve modüler alt sistem ekosisteminin geliştirilmesi, aylık veri takibine dayalı bir Erken Uyarı Mekanizması’nın kurulması. "Hedefimiz, Ankara sanayisini ve ülkemiz ekonomisini bu dönüşüm sürecinden güçlü şekilde çıkarmaktır" ASO Başkanı Ardıç, raporun ortaya koyduğu yaklaşımın yalnızca bir alarm çalışması olmadığını vurgulayarak, "Bu rapor, üyelerimiz, politika yapıcılar ve ülkemiz sanayisi için detaylı bir durum analizi ve somut bir yol haritasıdır. Hedefimiz, Ankara sanayisini ve ülkemiz ekonomisini bu dönüşüm sürecinden güçlü şekilde çıkarmaktır. Bu kapsamlı çalışmanın; başta politika yapıcılar, sanayicilerimiz, akademi dünyası ve uluslararası muhataplarımız olmak üzere tüm paydaşlar için ortak bir akıl zemini oluşturacağına, stratejik bir rehber niteliği taşıyacağına inanıyorum. Unutmayalım ki yeni dönemde değişime ayak uydurmak bir gerekliliktir; fakat kalıcı başarı, değişimi öngörüp, yön verenlerin olacaktır" şeklinde konuştu.
15 Mart 2026 Pazar - 11:31
Evde Bakım Yardımı ödemeleri hesaplara yatırılmaya başlandı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlara ve ailelerine ekonomik destek sağlamak amacıyla bu ay toplam 7,1 milyar lira Evde Bakım Yardımı’nı hesaplara yatırmaya başladıklarını bildirdi. Bakan Göktaş, bakanlık tarafından sunulan en önemli aile odaklı bakım hizmet modellerinden biri olan Evde Bakım Yardımı’nın 2006 yılında engelli bireylerin öncelikle aile yanında desteklenmeleri düşüncesiyle başlatıldığını hatırlattı. Göktaş yaptığı açıklamada, "Evde Bakım Yardımı ile engellilerin yaşadığı ortamdan ayrılmadan, ailesi veya yakınlarıyla birlikte yaşayarak aile birliğinin korunmasına ve güçlenmesine destek oluyoruz" dedi. Evde Bakım Yardımı ile bakıma ihtiyaç duyan tam bağımlı yakınlarının bakımını üstlenen vatandaşların desteklendiğini belirten Göktaş, Evde Bakım Yardımı kapsamında hak sahibi başına aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıldığını kaydetti. Evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve aileleri için bu ay toplam 7,1 milyar liranın hesaplara yatırılmaya başlandığını aktaran Göktaş, "Hali hazırda 516 bin vatandaşımız Evde Bakım Yardımı’ndan yararlanıyor. Evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve aileleri için bu ay toplam 7,1 milyar lira Evde Bakım Yardımı’nı hesaplara yatırmaya başladık. Ödemelerin tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
15 Mart 2026 Pazar - 10:24
RTÜK Başkanı Daniş’ten İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü paylaşımı
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, 15 Mart İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü’ne ilişkin paylaşım yaptı. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 15 Mart İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü’nün uluslararası toplumun ortak vicdanını harekete geçirmek ve nefret, ayrımcılık ve önyargıya karşı güçlü bir farkındalık oluşturmak amacıyla ilan edilmiş önemli bir gün olduğunu vurgulayarak şu ifadelere yer verdi: "Yakın tarih, nefretin ve ön yargının insanlığa nasıl ağır bedeller ödetebileceğini acı örneklerle göstermektedir. Avrupa’nın ortasında, Bosna-Hersek’te yaşanan Srebrenitsa katliamı, inancı ve kimliği nedeniyle hedef alınan binlerce masum insanın acısıyla insanlık hafızasında derin bir yara bırakmıştır. Yıllar sonra dünyanın başka birçok köşesinde yaşanan, 2017 yılında Kanada’nın Quebec kentinde bir camiye yapılan saldırı, 2019 yılında Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki iki camiye düzenlenen saldırı, 2021 yılında Kanada’nın Ontario eyaletinde Müslüman bir ailenin araçla hedef alınması, 2022 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Albuquerque Müslüman Cinayetleri, 2023 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Müslüman bir çocuğun nefret saldırısında hayatını kaybetmesi, 2023-2024 yıllarında Avrupa’da Cami Saldırıları Dalgası 2024 yılında Kanada’da Ottawa Camii Kundaklama Girişimi gibi saymakla bitiremeyeceğimiz İslamofobik saldırılar tüm dünyaya nefretin ve aşırıcılığın küresel ölçekte ne kadar yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini tüm dünyaya göstermiştir. Bugün ise Gazze’de yaşanan trajediler, sivillerin, kadınların ve çocukların maruz kaldığı ağır insani tabloyla uluslararası toplumun ortak vicdanını derinden sarsmaktadır. İnsan hayatının ve insan onurunun korunması, hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın herkes için ortak bir sorumluluktur. Bosna’dan Kanada’ya, Yeni Zelanda’dan Gazze’ye kadar dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan bu acı olaylar, nefretin sınır tanımadığını açıkça göstermektedir. Nefret söylemi yalnızca sözlerden ibaret değildir; zamanla ayrımcılığa, ayrımcılık ise insan hayatını tehdit eden şiddet ortamlarına dönüşebilmektedir. Bu noktada medya ve yayıncılık, toplumların birbirini anlamasında ve doğru bilginin yayılmasında kritik bir role sahiptir. Yayıncılık faaliyetlerinin ön yargıları büyüten değil, empatiyi güçlendiren; ayrıştıran değil, birleştiren bir anlayışla yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak bizler; insan onuruna saygıyı esas alan, nefret söylemine karşı duyarlı, farklı inanç ve kültürlere saygıyı güçlendiren sorumlu yayıncılık anlayışının geliştirilmesini temel bir sorumluluk olarak görmekteyiz. Bu anlayış doğrultusunda Kurulumuz öncülüğünde; 25-26 Mayıs 2021 tarihlerinde ‘Uluslararası Medya ve İslamofobi Sempozyumu’, 15 Mart 2022 tarihinde ‘İkinci Uluslararası Medya ve İslamofobi Forumu’, 10 Nisan 2023 tarihinde ‘Uluslararası Medya ve İslamofobi’ programının üçüncüsü ve 14 Mart 2024 tarihinde ‘Küresel ve Yerel Boyutlarıyla İslamofobi’ temasıyla dördüncü forum gerçekleştirilmiştir. Söz konusu programlarla, İslamofobi ile mücadele yollarının akademisyenler, bürokratlar ve medya uzmanları nezdinde ele alınması; medya odaklı farkındalığın ve kurumsal iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu vizyon ile 2025 yılı içinde Uluslararası Medya ve İslamofobi Forumu’nun beşincisine yönelik hazırlık çalışmaları da sürdürülmektedir. İslamofobi ile mücadele; yalnızca Müslümanların değil, insanlığın ortak sorumluluğudur. Karşılıklı saygının, empati kültürünün ve doğru bilginin güçlendiği bir iletişim ortamı, daha adil ve daha barışçıl bir dünyanın kurulmasına katkı sağlayacaktır. Bu vesileyle Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak; ayrımcılığa, nefret söylemine ve ötekileştirici yaklaşımlara karşı sorumlu yayıncılık anlayışının güçlendirilmesi yönündeki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz."
15 Mart 2026 Pazar - 10:15
TESK Genel Başkanı Palandöken: "Geçen yıl Ramazan Bayramı’nda 90 milyar lira civarında bir hasılat gerçekleşti"
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Geçen yıl Ramazan Bayramı’nda 90 milyar lira civarında bir hasılat gerçekleşti. Bu yıl fiyatların yükselmesinden dolayı beklenti yüksek" dedi. Bendevi Palandöken, Ramazan Bayramı öncesinde esnafın umutlu olduğunu ancak giyim, ayakkabı ve diğer sektörlerde beklenen alışveriş hareketliliğinin henüz başlamadığını söyledi. Bu yıl esnafın Ramazan Bayramı’ndan beklentisinin yüksek olduğunu dile getiren Palandöken, "Bilindiği üzere artık Ramazan Bayramı’nı birkaç gün sonra idrak edeceğiz. Esnafın beklentisi de bu sene çok yüksek. Mevsimsel olarak giysi, ayakkabı sektörü ve aynı şekilde diğer sektörlerde bir hareketlik yaşanmadı. Esnaf açısından bayramlar, özel günler önemli. Geçen yıl esnaf beklendiği rakamlara yaklaştı ama maalesef biliyorsunuz, şeker bayramlarında çikolata ağırlıklı, şeker ağırlıklı, tatlı ağırlıklı oluyor" diye konuştu. "Geçen yıl Ramazan Bayramı’nda 90 milyar lira civarında bir hasılat gerçekleşti" Palandöken bu yıl Ramazan Bayramı döneminde piyasada yaklaşık 100 milyar liralık bir alışveriş hacmi oluşmasının beklendiğini belirterek, "Bir tarafta savaş var, inşallah bu savaş da bertaraf edilir. Oradaki gençlerimiz, çocuklarımız, kadınlarımız, insanlarımız, yaşlılarımız inşallah bu zulümden kurtulur. Ülkemizde bayramlar, esnafın yüzünü güldürür. Geçen yıl Ramazan Bayramı’nda 90 milyar lira civarında bir hasılat gerçekleşti. Bu yıl biraz daha fiyatların yükselmesinden dolayı beklenti yüksek. Tahmin ediyorum ki bu yıl 100-120 milyar lira civarında bir alışveriş, bir ciro bekleniyor. İnşallah esnafın yüzü güler diyorum. Her sektörde bu alışveriş hareketli bir şekilde olsun istiyor. Bu uzun tatillerde, büyük şehirlerde biliyorsunuz boşalmalar oluyor. İnsanlar kendi bulundukları şehirlerde kalıyorlar ama alışverişte ev dolunca biraz daha masraflar artıyor. İnşallah bu yıl esnaf beklentisi olan rakamlara ulaşır. Bu cirolarla birlikte bir hareketlik olur" şeklinde konuştu. "Ülkemizde bayramlar hareketliliği sağlıyor" Bayram alışverişlerinde özellikle merdiven altı ürünlere karşı dikkatli olunması uyarısında bulunan Palandöken, "İnsanların motivasyonu düşük, insanlar bu savaştan dolayı çok dışarıya çıkmak istemiyorlar. Ülkemizde ve Müslüman ülkelerinde bayramlar hareketliliği sağlıyor. Kazasız belasız bu idrak edeceğimiz Ramazan Bayramının mutlu bir şekilde sonlanmasını temenni ediyorum. Aynı şekilde çevremizdeki bu savaşın da bir an önce sonlanmasını bekliyoruz. İnşallah bayramı bayram tadında geçiririz. Şimdiden herkese hayırlı alışverişler diliyorum. Dikkat edeceğimiz noktaları zaten insanlar biliyor. Merdiven altlı üretimleri, gece alışverişlerindeki arabaların arkasında sattıkları, memleketten getirdik esprilerine karşı insanlar çok dikkat ediyor" ifadelerinde bulundu.
15 Mart 2026 Pazar - 10:07
Bakan Bak’tan Furkan Akar’a tebrik
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Dünya Kısa Kulvar Sürat Pateni Şampiyonası’nda bronz madalya kazanan Furkan Akar’ı tebrik etti. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Kanada’da düzenlenen Dünya Kısa Kulvar Sürat Pateni Şampiyonası’nda bronz madalya kazanarak tarihi başarı elde eden Furkan Akar için tebrik mesajı yayımladı. Bakan Bak, tebrik mesajında şu ifadelere yer verdi: "Furkan Akar, tarihimizde ilk defa kısa kulvar sürat pateni dünya şampiyonasında madalya kazanarak ülkemize büyük bir gurur yaşattı. Kanada’nın Montreal kentinde düzenlenen Dünya Kısa Kulvar Sürat Pateni Şampiyonası’nda erkekler 500 metre finalinde bronz madalya kazanarak tarihi başarı elde eden milli sporcumuzu canıgönülden kutluyorum. Furkan Akar’ın başarısında emeği geçenleri de tebrik ediyor, milli sporcumuzun başarılarının artarak devamını diliyorum."
14 Mart 2026 Cumartesi - 23:44
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından "Antarktika Bilim Araştırma Heyeti" açıklaması
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, bir televizyon kanalının haberinde Antarktika Bilim Araştırma Heyeti’nde yer aldığı iddia edilen isimleri yalanlayarak, Antarktika Bilim Araştırma Heyeti’ndeki bilim insanlarını açıkladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, Sözcü Televizyonun bir haberinde Antarktika Bilim Araştırma Heyeti’nde yer aldığını iddia ettiği isimler yalanlandı. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "İzleyicilerinizle paylaştığınız içerik tümüyle gerçek dışıdır. Sözcü Televizyonu, Haberinizde ismini zikrettiğiniz kişilerin Antarktika’ya giden bilim heyetinde oldukları ifadesi doğru değildir" denildi. Bakanlık tarafından Antarktika Bilim Araştırma Heyeti’nde yer alan bilim insanlarının, Karadeniz Teknik Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Başar, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (MAM) Başuzman Araştırmacı Dr. Göksu Uslular, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Ana Bilim Dalı Uzman Doktor Yusuf Eminnvabi, Koç Üniversitesi Fizik Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Proje Bursiyeri Diğdem Yıldız, Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atilla Karataş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ayşegül Feray Gökdere, Tarım ve Orman Bakanlığı Toprak, Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü Araştırmacı Çağlar Sagun, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcılığı Araştırmacı Dr. Hicret Aslı Yalçın, Gebze Teknik Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü, Araştırma Görevlisi Gözde Yeşiltaş, İstinye Üniversitesi Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sertaç Öztürk, Gebze Teknik Üniversitesi Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Meltem Çelen, Millî Savunma Bakanlığı Harita Genel Müdürlüğü Ölçme Dairesi Personeli Astsubay Muharrem İspekter, İstanbul Teknik Üniversitesi, Harita Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Fahri Karabulut, İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Öğrencisi Proje Bursiyeri Beyza Doruk, Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı (SHODB) Elektronik Harita Dairesi Mesaha Personeli Ast. Raşit Eren ve Bulgaristan Antarktika Enstitüsü Araştırmacı Doç. Dr. Stoyan Todorov Georgiev olduğu açıklandı. Televizyon kanalından düzeltme metni beklendiği belirtilen açıklamada, "Antarktika ve Arktik Kutup Bilim Programı, nitelikli bilimsel araştırma projeleriyle gerçekleştirilmeye devam etmektedir. Hukuki haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu düzeltme metnini kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına sayfanızda ve TV kanalınızda paylaşmanızı bekliyoruz. Bu vesileyle, ülkemizin kutup bilim çalışmalarına katkı sunan bilim insanlarımıza teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 22:39
Bakan Göktaş: "Tüm velilerimizi, Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmemizi imzalamaya davet ediyorum"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya hesabından velileri, öğretmenleri ve çocukları Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesini imzalamaya davet etti. Bakan Göktaş sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Bizim tek gayemiz; dijital dünyanın risklerine karşı çocuklarımızı korumak ve onları daha bilinçli bireyler olarak yetiştirmek. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da ilk imzacılarından biri olduğu Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni son derece önemsiyoruz. Tüm velilerimizi, öğretmenlerimizi ve çocuklarımızı Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmemizi imzalamaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
14 Mart 2026 Cumartesi - 22:39
MHP Lideri Bahçeli: "Türkiye vicdan, emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" dedi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 21:52
Şehit yakınları ve gaziler iftarda bir araya geldi
Ankara’da düzenlenen iftar programında şehit yakınları ve gaziler bir araya geldi. Ankara’da Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı tarafından düzenlenen iftar programında şehit yakınları ve gaziler bir araya geldi. Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı Başkanı Bilge Gürs, "Bir damla düştü toprağa bir kan aktı, inceden ince. Bir kan aktı, sıcak mı sıcak? Bir el sarıldı bayrağa, şehit koktu topraklar. Çiçekler şehit, şehit açtı, şehit, şehit yeşillendi yapraklar. Değerli kader arkadaşlarım, sizleri o kadar iyi anlıyor, yüreğimde hissediyorum ki gülmeniz ne demek? Ağlamanız, uzağa dalan gözler, yüreğe akan yaşlar ne demek? Fakat hiçbir zaman unutmayın ki sizlerin güçlü duruşu dünyayı titretiyor. Bizler sadece rükuda başımıza eğeriz. Ben başımı sana eğince, sen bu başı kimseye eğdirmiyorsun Allah’ım dedik. Eğilmedik, yenilmedik, vatanımızı kimseye teslim etmedik ve hiçbir zaman etmeyeceğiz" dedi. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan ise, "Coğrafyamıza, ortama baktığımız zaman ne kadar şükretsek azdır. Şöyle haritayı gözünüzün önüne alınız. Ukrayna’dan, Rusya’dan, arka tarafa İran, Suriye ve birçok coğrafya baktığımız zaman Türkiye’de hem huzur var, hem de bu coğrafyadaki mazlumlara karşı olan bir duruş var. İnsani bir duruş var, küresel bir duruşu var, vicdani bir duruşu var. Ama bunun da özü, bunun da temel sebebi büyük devlet olmaktır Büyük devletin özü de kendisine hizmet edeni unutmayan devlettir" diye konuştu. İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan ise, coğrafyadaki savaşlara ve Müslüman ülkelerin kendi aralarındaki savaşlardan bahsederek, şunları kaydetti: "Türkiye’de Terörsüz Türkiye iddiasının bu zamanda ne kadar kıymetli olduğunu, neden ihtiyaç olduğunu bir daha görmüş olduk. O yüzden bunu siyasi polemiklerle, altı boş laflarla eleştirmek değil, neden Terörsüz Türkiye dediğimizi, neden 86 milyon kardeşliğinin her zamankinden daha fazla kıymetli olduğunu bu anlatım coğrafya, atmosfer bize bir daha göstermiş oldu. İnşallah da başarıya ulaşacağız. Değerli arkadaşlar, kendimizle bu işleri konuşurken, İran’ın okullarının bombalanması başta olmak üzere, mazlumların, mağdurların bombalanması öldürülmesi, Filistin, Gazze başta bizi üzerken bir şey söylemek isterim. Her ne kadar İsrail ve Amerika’nın hiçbir mecburiyeti olmasa da savaş için, hiçbir uluslararası hukuka dayanmasa da, İslam dünyasının bu hali hepimizi bu mübarek Ramazan gününde bir daha düşündürüyor. Kabile savaşları, mezhep savaşları, sınır kavgaları, körfez savaşları, Allah aşkına, Afganistan, Pakistan niye savaşır? İran, Irak niye savaşır? O yüzden bu mübarek iftar saatinde, şehitlerimizin, gazilerimizin ruhuyla beraber söylüyorum; ne olur aynaya bakın. Amerika suçlu, İsrail suçlu, başka bir şey. Ama hiçbir suçumuz yok. Hiçbir kendimize gelip yapılan işler yok. İstikrarımız niye zayıf? O yüzden bir daha söylüyorum, İslam dünyasında bu son İran meselesinden sonra kendine gelip kendi kurumlarını, kendi hukuklarını, kendi adımlarını mutlaka atması, yerine getirmesi gerekir."
14 Mart 2026 Cumartesi - 20:51
Bakan Çiftçi: "Terörsüz bir Türkiye demek daha güçlü bir Türkiye demektir"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "23 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde atılan her adım, geliştirilen kalkınma hamleleri, temel hak ve hürriyetler noktasında yürütülen sessiz devrim, eski Türkiye’nin yapay tartışmalarının üzerine beton dökmüştür. Bu nedenle diyoruz ki; terörsüz bir Türkiye demek daha huzurlu bir Türkiye, daha güçlü bir Türkiye, aydınlık bir Türkiye demektir" dedi. Bakan Çiftçi, İçişleri Bakanlığı’nda düzenlenen iftar programında muhtarlarla bir araya geldi. Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Mübarek Ramazan ayının rahmetini, bereketini ve huzurunu paylaşmak üzere kıymetli muhtarlarımızla aynı sofrada bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Cenabı Hak, tuttuğumuz oruçları, ettiğimiz duaları ve yaptığımız ibadetleri kabul eylesin. Rabbim bizleri sağlıkla, huzurla Ramazan Bayramı’na ulaştırsın. Ramazanı Şerifin ülkemize, İslam coğrafyasına ve tüm insanlığa huzur ve esenlik getirmesini niyaz ediyorum" diye konuştu. "Devlet ile millet arasında kurulan en sağlam köprülerden biri muhtarlarımızdır" Muhtarlık kurumunun önemine değinen Bakan Çiftçi, "Bu toprakların en köklü ve en önemli kurumlarından biri olan muhtarlık kurumu; demokrasimizin yerelde, doğrudan ve en güçlü temsil noktalarından biridir. Devlet ile millet arasında kurulan en sağlam köprülerden biri muhtarlarımızdır. Bu nedenle muhtarlık sadece idari bir görev değildir. Aynı zamanda büyük bir sorumluluk, büyük bir temsil görevidir. Mahallesinin sesi ve hafızası olarak, huzurun ve dayanışmanın sağlanması noktasında omuzlarınızda ağır bir yük var" şeklinde konuştu. "Muhtarlık kurumu güçlü bir tarihi ve kültürel mirasa sahiptir" AK Parti döneminde muhtarlara verilen önemi aktaran Bakan Çiftçi, "Muhtarlık kurumu güçlü bir tarihi ve kültürel mirasa sahiptir. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte mahalle kültürü toplumsal anlamda en güçlü sosyal dokularımızdan biri haline gelmiştir. Mahalleler sadece evlerin yan yana geldiği yerler değil; komşuluğun, dayanışmanın, kardeşliğin, acıyı ve sevinci ortak kılmanın mekanı olmuştur. Bu anlayıştan hareketle 23 yıllık AK Parti iktidarında, muhtarlarımıza ve muhtarlık kurumuna çok büyük önem ve değer verilmiştir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, muhtarlarımızı demokrasimizin en temel unsurlarından biri olarak görmüş ve bu doğrultuda önemli adımlar atmıştır" ifadelerini kullandı. "Güçlü bir demokrasi güçlü yerel temsil ile mümkündür" Muhtarların devletin başıyla bir araya gelmesinin demokrasiye katkılarından bahseden Çiftçi, "Milletin evi olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen muhtar buluşmaları bu anlayışın en önemli göstergelerinden biridir. Muhtarlarımızın doğrudan devletin başıyla bir araya gelmesi, sorunlarını ve taleplerini doğrudan ifade edebilmesi; temsili demokrasiden katılımcı demokrasiye geçtiğimizin en önemli göstergesi ve adımı olmuştur. Aynı zamanda muhtarlarımızın özlük haklarının iyileştirilmesi, çalışma şartlarının güçlendirilmesi ve kamu yönetimindeki yerlerinin daha da sağlamlaştırılması yönünde önemli adımlar atılmıştır. Biz şuna inanıyoruz, güçlü bir demokrasi güçlü yerel temsil ile mümkündür. Muhtarlarımız ne kadar güçlü olursa mahallelerimiz o kadar güçlü olur. Mahallelerimiz ne kadar güçlü olursa ülkemiz de o kadar güçlü olur" dedi. "Milletimizin en zor zamanlarında muhtarlarımız büyük fedakarlıklar ortaya koymuşlardır" 15 Temmuz’da şehit olan Muhtar Ali Anar’ı anan Çiftçi, "Türkiye tarihin bazı dönemlerinde, büyük sınamalarla karşı karşıya kalmış büyük bir devlettir. Her seferinde milletimizin birlik ve beraberliği bu zorlukları aşmış, bizleri daha da güçlü kılmıştır. Bu süreçlerin her birinde muhtarlarımız her zaman önemli roller üstlenmiştir. Devlet ile vatandaş arasında güven köprüsü olmuşlardır. Toplumsal dayanışmayı güçlendirmişlerdir. Mahallelerde huzurun korunmasına katkı sağlamışlardır. 15 Temmuz gecesi millet iradesine sahip çıkan muhtarlarımızdan şehadet şerbetini içenler de olmuştur. Kahramankazan’ın Ahi Mahallesinin muhtarı 6 çocuk babası Ali Anar muhtarımızı nasıl unutabiliriz. Ülkemizin, milletimizin en zor zamanlarında muhtarlarımız büyük fedakarlıklar ortaya koymuşlardır" diye konuştu. "Terörsüz bir Türkiye demek daha güçlü bir Türkiye demektir" Terörsüz Türkiye sürecinde muhtarların önemi ve yerinden bahseden Bakan Çiftçi, şunları kaydetti: "Bugün ülkemizin önünde önemli hedefler bulunmaktadır. Bu hedeflerden biri de terörsüz bir Türkiye’yi inşa etmektir. Terör, sadece güvenlik meselesi değildir. Aynı zamanda toplumun huzurunu, kardeşliğini ve birlik duygusunu hedef alan istiklalimize kurulmuş bir pusudur. 23 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde atılan her adım, geliştirilen kalkınma hamleleri, temel hak ve hürriyetler noktasında yürütülen sessiz devrim, eski Türkiye’nin yapay tartışmalarının üzerine beton dökmüştür. Bu nedenle diyoruz ki; terörsüz bir Türkiye demek daha huzurlu bir Türkiye, daha güçlü bir Türkiye, aydınlık bir Türkiye demektir. Bu hedefe ulaşma yolunda muhtarlarımızın rolü son derece önemlidir. Çünkü sizler millet iradesinin yerelde ilk temsilcilerisiniz." İftar programına katılan muhtarlara teşekkür eden Bakan Çiftçi, "Sizler sadece bir görev yapmıyorsunuz. Sizler bir gönül görevi yürütüyorsunuz. Bir aile zor durumdaysa ilk siz haberdar oluyorsunuz. Bir vatandaşın bir derdi varsa ilk size geliyor. Bir gencin elinden tutulması gerekiyorsa bunu ilk fark eden çoğu zaman siz oluyorsunuz. Sizler bu sorumluluğu büyük bir özveriyle yerine getiriyorsunuz. Bu vesileyle mahallelerimize ve köylerimize yaptığınız hayırlı hizmetler için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ülkemizin dört bir yanından davetimize icabet edip iftar soframızı bizlerle paylaştığınız için de sizlere teşekkür ediyorum" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder