Yerel Haberler
Ankara
Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar TSB Başkanlığına adaylığını duyurdu
13 Mart 2026 Cuma - 16:36 Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar TSB Başkanlığına adaylığını duyurdu Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı ve Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) seçimlerinde başkan adayı olduğunu açıkladı. Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı ve Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, Türkiye Sigorta Birliği’nin 8 Nisan’da yapılacak Genel Kurulu öncesinde Birlik Başkanlığı’na aday olduğunu duyurdu. Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı ve Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, 8 Nisan’da gerçekleştirilecek TSB Genel Kurulu öncesinde Birlik Başkanlığı’na adaylığını açıkladı. Adaylık açıklamasında Türkiye sigorta sektörünün son yıllarda fon büyüklüğü, sermaye yapısı, insan kaynağı ve teknik kapasitesi bakımından önemli bir gelişim gösterdiğine dikkat çeken Yaşar, sektörün yalnızca finansal sistemin değil, aynı zamanda ekonominin dayanıklılığını destekleyen stratejik bir unsur haline geldiğini vurguladı. Yaşar, 35 yılı aşkın meslek hayatı boyunca sektörün gelişimine ve kurumsal kapasitesinin güçlenmesine katkı sunmaya çalıştığını belirterek, bu birikimin kendisine sektörün güçlü yönlerini daha ileri taşımak ve gelişime açık alanları ortak akılla dönüştürmek konusunda önemli bir sorumluluk yüklediğini ifade etti. "Güçlü koordinasyon anlayışı güçlendirilmeli" Yeni dönemde Türkiye Sigorta Birliği çatısı altında öncelik verdiği başlıkları da paylaşan Ahmet Yaşar, başta sektör otoritesi SEDDK olmak üzere kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve tüm paydaşlarla karşılıklı güvene dayalı, süreklilik taşıyan ve teknik zemine oturan bir koordinasyon anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. "TSB sahaya daha yakın bir yapıda olmalı" Türkiye Sigorta Birliği’nin geniş sigorta ekosistemi içinde tüm paydaşları dinleyen, sahaya daha yakın duran ve hızlı, akılcı çözümler üreten bir yapıda olması gerektiğini belirten Yaşar, sektörün istikrarlı büyüme, sürdürülebilir kârlılık ve güçlü sermaye yapısını veriye ve teknik disipline dayalı karar alma kültürüyle ileri taşıması gerektiğini söyledi. Şeffaf ve dirençli ekosistem vurgusu Yaşar, dijital dönüşüm ve nitelikli insan kaynağı yatırımıyla desteklenen, şeffaf ve güçlü bir sektör yapısının kalıcı hale getirilmesini öncelikleri arasında gösterdi. Tüm paydaşların rekabet gücünü güvence altına alan ve artıran dirençli bir sigorta ekosisteminin inşa edilmesi gerektiğini ifade eden Yaşar, uzun vadeli, güçlü ve güven veren bir sigorta mimarisinin ancak ortak akıl ve sektörel dengeyle mümkün olacağını belirtti. Açıklamasında kurumsal sürekliliğe, ortak akla ve sektörel dengeye inandığını vurgulayan Ahmet Yaşar, önümüzdeki dönemde bu hedefleri hayata geçirmek ve sektörü hak ettiği konuma daha ileri taşımak için göreve hazır olduğunu kaydetti.
Ramazan ayının son cumasında Hacı Bayram Veli Camii doldu taştı
13 Mart 2026 Cuma - 15:37 Ramazan ayının son cumasında Hacı Bayram Veli Camii doldu taştı Ramazan ayının son cumasında vatandaşlar, Hacı Bayram Veli Camii’nde bir araya geldi. Manevi atmosferin yoğun şekilde hissedildiği camide, yüzlerce vatandaş cuma namazını kılmak için saf tuttu. Ankara’da Ramazan ayının son cumasında vatandaşlar, sabah saatlerinden itibaren Hacı Bayram Veli Camii’ne akın etti. Cami’nin içerisi kısa sürede dolarken, birçok kişi namazını avluda ve çevrede kurulan saflarda kıldı. Mübarek günün manevi atmosferini yaşamak isteyen vatandaşlar, namaz sonrası dua ederek Ramazan ayının son günlerini huzur içinde geçirdiklerini ifade etti. "Ramazan ayının son cumasını kılmak bizlere nasip oldu" Hacı Bayram Veli Camii’nde çok güzel bir atmosfer olduğunu belirten Talha Ayçiçek, "Hacı Bayram Veli hazretlerinin türbesinin bulunduğu bu alanda ramazan ayının son cumasını kılmak bize nasip oldu. Buranın gerçekten çok güzel manevi atmosferi var. Bu alanın bu şekilde vatandaşa hizmet etmesini sağlayan devletimize teşekkür ediyorum. Tüm vatandaşlarımızın ramazan ayını kutluyorum" ifadelerini kullandı. "Ramazan ayı bu sene çok güzel geçti" Ramazan’ın kendileri adına çok güzel geçtiğini belirten Yılmaz Aydın, "Ramazan ayı bu sene bizim için çok güzel geçti. Çünkü hem havalar serindi hem de günler kısaydı. Ramazan ayının son cuma namazını da Hacı Bayram Veli Camii’nde kıldık çok mutluyuz" diye konuştu.
Türkiye’nin halihazırda değerlendirdiği toplam kurulu jeotermal kapasitesi 19 bin 836 megavat termale ulaştı
13 Mart 2026 Cuma - 14:05 Türkiye’nin halihazırda değerlendirdiği toplam kurulu jeotermal kapasitesi 19 bin 836 megavat termale ulaştı Türkiye’nin halihazırda değerlendirdiği toplam kurulu jeotermal kapasitesi 19 bin 836 megavat termali buldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarını azami ölçüde değerlendirirken jeotermal enerjide de önemli bir aşama katetti. Yenilenebilir enerji kaynaklarıyla arz güvenliğine katkı sağlamayı sürdüren Türkiye, güneş ve rüzgar enerjisinin yanı sıra yer altındaki jeotermal akışkanları değerlendirerek halihazırda değerlendirdiği toplam kurulu jeotermal kapasitesini 19 bin 836 megavat-termale yükseltti. Türkiye’de halihazırda üretim yapılan ve toplam kurulu gücü 1786 megavat olan 68 jeotermal enerji santrali bulunuyor. Bu santrallerden 2025’te toplam 11,66 gigavatsaat elektrik üretildi. Bu da Türkiye’nin yıllık toplam elektrik üretiminin yüzde 3,2’sine denk geliyor. Bakanlık verilerine göre jeotermal enerjinin kullanım alanlarında ilk sırada yüzde 65,5 ile elektrik üretimi geliyor. Değerlendirilen toplam jeotermal enerji kapasitesinin yüzde 12,3’ü kaplıca, termal otel, termal tesisler, termal otel, hamam ve hastane gibi çeşitli yerlerde termal suların ve mekanların ısıtılmasında kullanılıyor. Öte yandan, bu kapasitenin yaklaşık yüzde 9,7’sine karşılık gelen kısmı, 170 bin konutun ihtiyacını karşılayan merkezi ısıtma sistemleri için kullanılıyor. Türkiye’nin jeotermal enerjisinin yüzde 9,6’sı da sera ısıtmasında kullanılırken, bu miktarla yaklaşık 7 bin dönümlük seranın ısı ihtiyacı karşılanıyor.
Gölbaşı ilçe erkanı iftarda bir araya geldi
13 Mart 2026 Cuma - 13:43 Gölbaşı ilçe erkanı iftarda bir araya geldi Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı’nın ev sahipliğinde ilçe erkanının katılımıyla iftar programı düzenlendi. Gölbaşı’nda Ramazan ayının manevi atmosferi birlik ve beraberlik içinde yaşanmaya devam ediyor. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı’nın ev sahipliğinde düzenlenen iftar programında ilçe erkanı aynı sofrada buluştu. Programa Gölbaşı Kaymakamı Erol Rüstemoğlu, Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcısı Çetin Güzel, ilçe protokolü ve birim müdürleri katıldı. Ramazan ayının bereketinin paylaşıldığı iftar programında birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu yapıldı. İftar programında konuklarıyla yakından ilgilenen Odabaşı, ilçe için birlikte çalışan tüm kurum ve yöneticilerle aynı sofrada buluşmanın önemine dikkat çekti. "İlçemizin gelişimi, huzuru ve geleceği için kurumlarımızla uyum içerisinde çalışmaya devam edeceğiz" Ramazan ayının toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini belirten Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, "Ramazan ayı, paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güzel şekilde yaşandığı mübarek bir zaman dilimi. Bu anlamlı akşamda Sayın Kaymakamımız, Cumhuriyet Başsavcımız ve ilçe protokolümüz ile aynı sofrada bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduk. Gölbaşımız için omuz omuza çalıştığımız kıymetli yöneticilerimizin varlığı soframızı onurlandırdı. İlçemizin gelişimi, huzuru ve geleceği için kurumlarımızla uyum içerisinde çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
Bakan Kurum: "COP31’i ‘Geleceğin COP’u’ olarak değerlendiriyoruz"
13 Mart 2026 Cuma - 13:16 Bakan Kurum: "COP31’i ‘Geleceğin COP’u’ olarak değerlendiriyoruz" Azerbaycan’da Küresel Bakü Forumu’nda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Biz sadece müzakere salonlarında konuşulan, karar alınan bir COP süreci olsun istemiyoruz. Müzakereden artık uygulamaya geçilen, kararların alındığı, sahada bir fiil bunların takip edildiği bir COP süreci olsun istiyoruz. COP31’i ‘Geleceğin COP’u’ olarak değerlendiriyoruz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Küresel Bakü Forumu kapsamında, düzenlenen "Azerbaycan’da Müzakerelerin Ötesinde: COP’u Hayatta Tutma Savaşı Paneli"nde katılımcılara hitap etti. Forumun kritik bir dönemde gerçekleştirildiğine dikkat çeken Bakan Kurum, ortaya konan bu iradenin iklim gündeminde sürekliliğin önemini ortaya koyduğunu belirtti. İklim diplomasisinin kalbi sayılan "COP sürecini, yalnızca müzakere salonlarında değil, gerçek hayatta nasıl güçlü ve etkili tutabiliriz?" sorusuna yanıt aramak için bir araya gelindiğini ifade eden Bakan Kurum, "Etrafımız adeta yangın yeri ve bu ortamda atılan her adım çok büyük önem taşıyor. Bu manada da ortak evimiz dünya yalnızca iklim krizini değil, aynı zamanda da aslında küresel iş birliği kapasitesini de burada hep birlikte sınandığı bir dönemi bize ifade ediyor. Tabii böyle çok önemli bir dönemde çok taraflı çözümler artık bir tercih değil, olmazsa olmaz. Yani bir tercih değil bir zorunluluk haline geldi. Bakü’de bu manada bir araya gelmemiz de bu istişareleri geçmiş COP başkanlarımızla birlikte yapıyor olmamız da önemli" dedi. "COP31’i ‘Geleceğin COP’u’ olarak değerlendiriyoruz" Türkiye’nin İklim Kanunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya koyduğu 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi’ne dikkat çeken Bakan Kurum, "Türkiye olarak Afrika ve Avrupa arasında, Asya arasında kesişim noktasında olmamız ve kültürler arasında uzun süredir de bir köprü vazifesi görüyor olmamız aslında bizim doğuyla batı, kuzeyle güney arasında bir köprü vazifesini gösterme noktasında irademizi de net bir şekilde ortaya koyuyor. Biz sadece müzakere salonlarında konuşulan, karar alınan bir COP süreci olsun istemiyoruz. COP31 müzakereden artık uygulamaya geçilen, uygulamada kararların alındığı, sahada bir fiil bunların takip edildiği bir COP süreci olsun istiyoruz. COP31’i ‘Geleceğin COP’u’ olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu. "Bakü - Belem yolculuğundaki kararlar bizim için yol gösterici" Bakan Kurum, COP31’de Avustralya ile iş birliğine dikkat çekti, sürece ilişkin süreklilik ve kararlılık vurgusu yaptı: "COP31’de ev sahibi Türkiye. Tüm kararların bu noktada COP31 Başkanlığı olarak istişare edildiği, yürütüldüğü bir süreci yürütecek. Yine Avustralya’yla müzakere başkanlığını COP31 başkanıyla istişare içerisinde, uyum içerisinde yürütecek ve aslında iki farklı ülkenin de burada gücünü tüm dünyaya gösteriyor olacağız. Biz Avustralya’yla uyum içerisinde çalışıyoruz. Diğer taraftan Belem’de alınan kararlarımız var. Yine bir önceki COP başkanımız ve ev sahibi Azerbaycan’da da COP sürecine ilişkin belki de dünyanın beklemediği bir başarıyı Muhtar kardeşim, Azerbaycanlı dostlarımız ortaya koydular. Biz işte bu COP’larda alınan kararları daha da güçlendirecek bir eylem ajandası oluşturma sorumluluğumuzun da farkındayız. Bu eylem ajandasını ortaya koyacağız. Tabii süreklilik bu sözleşme esasında şart. Burada 1,5 santigrat derece hedefini Bakü-Belem yolculuğunda ortaya konulan kararlar bizim için de yol gösterici olacak. Troika dediğimiz aslında gelecek, geçmiş ve mevcut başkan kavramı. Aslında burada farklı bir Troika’yı da yaşıyoruz. İstikrarın ve buradaki öngörülebilirliğin güçlendirildiği, güvenin ve somut çıktıların da net bir şekilde COP sürecinde ortaya koyulduğu bir COP başkanlığını yürütüyor olacağız." "COP’u canlı tutmak için metinleri sahaya indirmekle yükümlüyüz" Türkiye’nin COP31 vizyonunun ‘diyalog, uzlaşı ve aksiyon’ temelinde olacağının altını çizen Bakan Kurum, COP süreçlerinin hayata geçirilecek eylemlerle canlı tutulabileceğine vurgu yaparak şu açıklamalarda bulundu: "Diyalogdan hiçbir zaman ayrılmayacağız. Müzakere salonlarında alınan kararların uygulamayla aksiyona geçirilmesini sağlayacağız ve aksiyon boyutunu da hızlandırmak için elimizden gelen tüm gayreti göstereceğiz. Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olması sebebiyle COP31’de Antalya’da tüm dünyanın dikkatini denizlere, okyanuslara çekmek istiyoruz. Bu manada da denizlerin ve göllerin temizliği adına buraya verilecek finansmana kadar birçok projeyi, COP’u canlı tutmak için metinleri de sahaya indirmekle yükümlü olduğumuzu düşünüyoruz. COP31’i aslında bir konferans değil, bu manada çözümler üreten bir eylem süreci olarak tasarladığımızı da ifade etmek isterim." "Hiçbir ülkenin geride bırakılmadığı bir cop sürecini yürütmek istiyoruz" Bakan Kurum, Türkiye’nin ‘COP31 Eylem Ajandası’ için çalışacağını belirterek şu hedeflerin altını çizdi: "Başlıklarımız ne olacak eylem ajandamızdaki? Sıfır Atık uygulamamız ki; Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi himayelerinde yürüttüğümüz artık bugün bir dünya markası haline gelmiş Sıfır Atık Projemiz var. Birleşmiş Milletler nezdinde de Sıfır Atık Günü ilan ettiğimiz oradaki uygulamalarımızı, Antalya’da da işlediğimiz bir konferansı yaşatıyor olacağız. Gençlerimiz önemli. Gençlerimizin iklim eylemine daha güçlü katılımını sağlamak zorundayız. Yani bugün dünyada 1,5 derece hedefi nedir diye sorsanız aslında yüzde 10’u belki biliyor. Biz bu farkındalığı artırmak zorundayız. Yine finansman, teknoloji ve veri temelli uygulama araçlarını güçlendireceğiz ve bu çerçevede de aslında gelişmekte olan ülkelere destek sağladığımız, Pasifik ülkelerinin burada düşünüldüğü, dünyadaki hiçbir ülkenin de geride bırakılmadığı bir COP sürecini yürütmek istiyoruz. Türkiye’nin dış politikadaki duruşu budur. Sayın Cumhurbaşkanımızın tüm dünyaya verdiği mesaj budur. Biz de COP başkanlığı olarak aslında medeniyetimizden aldığımız ilhamla bu duruşumuzu gösteriyor olacağız."
MSB: "Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir"
13 Mart 2026 Cuma - 13:15 MSB: "Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir" Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran’dan ateşlenen ve Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini duyurdu. MSB, etkisiz hale getirilen balistik mühimmat ile ilgili resmi açıklama yayımladı. Bakanlık, İran’dan ateşlenen ve Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Bakanlık, her türlü tehdide karşı gerekli tedbirlerin kararlılıkla alındığını ve ilgili ülke İran ile görüşüldüğünü aktardı. "Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir" Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmat Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Ülkemizin topraklarına ve hava sahasına yönelen her türlü tehdide karşı gerekli tüm tedbirler kararlılıkla ve tereddütsüz bir şekilde alınmakta, olayın bütün boyutlarıyla aydınlatılması için ilgili ülkeyle görüşülmektedir. Milli güvenliğimiz öncelenerek bölgedeki tüm gelişmeler dikkatle takip edilmekte ve değerlendirilmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."