Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Gürlek: "Sandıklı, Serik ve Suşehri Ağır Ceza Mahkemelerini kurduk"
08 Mayıs 2026 Cuma - 21:25:41
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sandıklı, Serik ve Suşehri ilçelerinde Ağır Ceza Mahkemelerinin kurulduğunu açıkladı. Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Vatandaşlarımızın adalete erişimini hızlandırmak ve yargı teşkilatımızı güçlendirmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda; Sandıklı, Serik ve Suşehri Ağır Ceza Mahkemelerini kurduk. Çerkeş Adliyesini, mülki idareye uygun olarak Çankırı Ağır Ceza Merkezi yargı alanına bağladık. Adaletin daha hızlı, ulaşılabilir ve etkin işleyişi için attığımız bu adımların yargı camiamız ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 20:18
Ankara’da kontrolden çıkan minibüs devrildi: 1 ölü
Ankara’nın Beypazarı ilçesinde kontrolden çıkan minibüsün devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti.
08 Mayıs 2026 Cuma - 20:06
Gençlerbirliği, Kasımpaşa maçı hazırlıklarını tamamladı
Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Kasımpaşa ile karşılaşacak olan Gençlerbirliği maç hazırlıklarını tamamladı. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında sahasında Kasımpaşa ile karşılaşacak olan Başkent ekibi, hazırlıklarını tamamlayarak maç saatini beklemeye başladı. Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri’nde Teknik Direktör Metin Diyadin yönetiminde yapılan antrenmanda kırmızı-siyahlı oyuncular, ısınmaya yönelik koordinasyon ve sprint çalışması yaptı. 5’e 2 top kapma oyunuyla devam eden haftanın son antrenmanı, taktiksel varyasyonlar ve duran top organizasyonlarıyla son buldu. Yaklaşık 1 saat süren antrenmanı Gençlerbirliği Başkanı Haydar Arda Çakmak ve yönetim kurulu üyeleri de saha kenarından izleyerek kırmızı-karalı ekibe, Kasımpaşa maçı öncesi moral verdi. Eryaman Stadyumu’nda oynanacak karşılaşma öncesinde başkent ekibinde cezalı oyuncu bulunmazken; tedavileri devam eden Dal Varesanovic ve Thalisson Kelven’in maç kadrosunda yer alması beklenmiyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 19:46
‘Barış Anneleri’ heyeti Adalet Bakanlığına Öcalan’la görüşmek için dilekçe sundu
’Barış Anneleri’ ve DEM Partili milletvekillerinden oluşan heyet, Adalet Bakanlığına terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme talebini içeren dilekçeyi sundu. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve beraberindeki ‘Barış Anneleri’ heyeti, Anneler Günü dolayısıyla Adalet Bakanlığı önünde bir araya geldi. Heyet, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme talebini içeren dilekçeyi Bakanlığa sundu. Dilekçenin teslim edilmesinin ardından Doğan, sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. DEM Parti olarak ’Barış Annelerine’ yalnızca eşlik ettiklerini aktaran Doğan, "Bu süreçte kolaylaştırıcı olmaya ve sözlerini taşıyabilecekleri zemini oluşturmaya çalıştık. Müzeyyen anne, buradaki üç anne adına başvurdukları siyasi partilerden olumlu geri dönüş aldıklarını ve kendileriyle diyalog kurmaktan memnuniyet duydukları ifade etti. Binlerce anne adına buradalar, artık hiçbir annenin ağlamaması ve bu sürecin başarıya ulaşması için isteklerini taleplerini ilettiler. Bu sürecin asıl muhataplarından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’ın da sürece katkılarının daha etkine hale gelebilmesi için gerekenlerin yapılmasını ifade ettiklerini söylediler. Umutlarının tazelendiğini ve bu sürece dair de kararlılıklarının devam edeceğini ifade ettiler" dedi.
12 Mart 2026 Perşembe - 14:37
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: "İstiklal Marşı sadece 105 yıl önce yazılan bir marş değil, milletimizi millet yapan bir ruh köküdür"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, "İstiklal Marşı sadece 105 yıl önce yazılan bir marş değildir, bir şiir değildir. Çağları delip geçen ve geleceğe seslenen çok büyük bir eserdir ve milletimizi millet yapan bir ruh köküdür" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Yayman, İstiklal Marşı’nın kabulü yıl dönümü dolayısıyla Mehmet Akif Ersoy Evi Müzesi’ni ziyaret etti. Yayman, yıl dönümü dolayısıyla ziyarete gelen öğrencilerle müzeyi dolaşarak yetkililerden bilgi aldı. "İstiklal Marşı sadece 105 yıl önce yazılan bir marş değildir, bir şiir değildir" Burada konuşan Yayman, İstiklal Marşı’nın Türk milletinin ruhunu temsilen eden bir diriliş manifestosu olduğunu vurgulayarak, "Çok önemli, çok tarihi günlerden geçiyoruz ve İstiklal Marşımızın mesajını anlamanın, İstiklal Marşımızı yeniden okumanın ve Mehmet Akif Ersoy’u anlamanın öneminin bir kez daha anlaşıldığı zamanlardan geçiyoruz. Mehmet Akif Ersoy bir mütefekkirdir, bir vatanseverdir, bir eylem adamıdır, bir anti-emperyalisttir ve hem Çanakkale Destanı hem İstiklal Marşı sadece 105 yıl önce yazılan bir marş değildir, bir şiir değildir. Çağları delip geçen ve geleceğe seslenen çok büyük bir eserdir ve milletimizi millet yapan bir ruh köküdür. İstiklal Marşımız ise bu milletin ilan edilmemiş ruh kökünü temsil eder. Milletimizi bir arada tutan anti-emperyalizme karşı yükselen çığlığını temsil eder" ifadelerini kullandı. İstiklal Marşı’nın Türk milletinin kurucu metni ve ruh anayasası olduğuna dikkati çeken Yayman, "Dünyanın olağanüstü bir dönemden geçtiği zamanlarda İstiklal Marşımızın başlangıç cümlesi ve kelimesi çok önemlidir. ’Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak’. Türk milleti birdir, beraberdir. 86 milyon olarak İstiklal Marşımızda dile getirilen ’ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım’ mesajı sadece dün değil bugün de milletimize yol gösteren, rehberlik yapan çok manalı sözlerdir" diye konuştu.
12 Mart 2026 Perşembe - 14:18
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Ankara’da bir araya geldi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Ankara’da bir araya geldi.
12 Mart 2026 Perşembe - 13:56
Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesini içeren kanun teklifi görüşmeleri ertelendi
Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesini içeren kanun teklifi, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. Toplantının başında yaşanan usul tartışmaları nedeniyle Komisyon Başkanı Vedat Bilgin görüşmeleri erteledi. TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu, doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesini de içeren, "Sosyal Hizmet Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ni görüşmek üzere Ankara Milletvekili Vedat Bilgin başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Bilgin, "Komisyonumuzun çalışmaları esas itibarıyla Türk devletinin sosyal devlet hüviyetiyle ilgili çalışmalardır. Bunun için elbette ki anayasal bir görev yapıyoruz ancak Türk devletinin sosyal devlet kimliğini yansıtan bir geleneğin de temsilcisiyiz. Bizim, imparatorluktan günümüze sosyal devlet vasfını Türk devletinin hep koruya geldiğini, zaman zaman sorunlar yaşansa da en kötü zamanlarda bile, erken zamanlarda bile sosyal politika uygulamalarına hassasiyetle riayet edildiğini, bunları gerçekleştirdiğini biliyoruz" dedi. "Kadın çalışanların doğum sonrası izin süresini 24 haftaya yükseltiyoruz" Komisyon Başkanı Bilgin, teklif üzerinde ilk imza sahibi olan Ak Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk’e söz verdi. Öztürk, teklife ilişkin, "Değişen dünya şartları, artan sosyal ihtiyaçlar ve toplum yapısındaki dönüşüm, Darülaceze hizmet kapasitesinin daha da güçlendirilmesini ve imkanlarının geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu kapsamda; Darülaceze’ye yapılan nakdi bağışların gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilebilmesini sağlıyoruz. Ayrıca gıda bankacılığı kapsamında yapılan bağışların da teşvik edilmesini mümkün hale getiriyoruz. Bu düzenlemeler sadece mali bir teşvik değildir. Aynı zamanda toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik önemli bir adımdır. Çünkü sosyal devlet yalnızca kamu kaynaklarıyla değil, toplumsal dayanışma ruhuyla da güçlenir. Bununla birlikte Darülaceze’nin faaliyet alanını da genişletiyor, yalnızca İstanbul’da değil, Türkiye’nin ihtiyaç duyulan diğer illerinde ve gerekli görülen durumlarda yurt dışında da hizmet verebilmesinin önünü açıyoruz. Teklifimiz ayrıca Darülaceze’nin aşevi hizmeti sunabilmesi ve gıda bankacılığı faaliyetleri yürütebilmesi için de yasal zemin oluşturmaktadır. Teklif kapsamında; kadın çalışanların doğum sonrası izin süresini 8 haftadan 16 haftaya çıkararak toplam doğum iznini 24 haftaya yükseltiyoruz. Biz yalnızca bir çalışma hayatı düzenlemesi getirmiyoruz. Çocuk gelişimi açısından son derece kritik bir adımı aslında hayata geçiriyoruz" diye konuştu. Sosyal medyaya 15 yaş sınırlaması teklifi hakkında değerlendirmede bulunan Öztürk, "Çocuklarımızın önemli bir kısmı ekran başında geçirdikleri sürenin kitap okuma alışkanlıklarını azalttığını, ders başarılarını olumsuz etkilediğini ve aileleriyle geçirdikleri zamanı düşürdüğünü ifade etmektedir. Amacımız çocuklarımızı dijital dünyadan koparmak değil; onları bu dünyanın imkanlarından yararlanabilen, risklere karşı bilinçli ve güçlü bireyler olarak yetiştirmektir. Bu nedenle sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına yönelik yeni yükümlülükler getiriyoruz. 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal medya hizmeti sunulmaması, çocuklara yönelik ayrıştırılmış hizmet modelleri oluşturulması, ebeveyn kontrol araçlarının geliştirilmesi ve oyunların yaş derecelendirmesine tabi tutulması gibi önemli düzenlemeleri hayata geçiriyoruz" dedi. Muhalefet milletvekillerinin verdiği önergeler ve teklifin anayasaya aykırı olduğu iddiaları nedeniyle yaşanan usul tartışmaları sebebiyle Komisyon Başkanı Bilgin, görüşmelerin Ramazan Bayramı sonrasına ertelendiğini dile getirerek toplantıyı kapattı.
12 Mart 2026 Perşembe - 13:44
Bakan Ersoy: "İstiklal Marşı, bir bağımsızlık manifestosudur"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bu marş, milletimizin tarih boyunca hiçbir zaman esareti kabul etmeyeceğini haykıran bir bağımsızlık manifestosudur" dedi. İstiklal Marşı’nın Kabulünün 105’inci Yıl Dönümü Tören Programı Sebilürreşad Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programda konuşan Bakan Ersoy, "Milletimizin özgürlük aşkının, inancının ve direniş ruhunun sembolü olan İstiklal Marşımız, bundan 105 yıl önce bugün Gazi Meclisimizde kabul edilerek milletimizin ortak sesi haline gelmiştir. Milletimizin gönlünde 105 yıldır yankılanan İstiklal Marşımızın nasıl yazıldığını biraz sizlere hatırlatmak isterim; Anadolu’da Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kahraman ordumuzun zorlu şartlar altında Milli Mücadeleyi sürdürdüğü sırada; Maarif Vekaleti ‘Milli Marş Yarışması’ düzenlemeye karar verir. Yarışmaya 724 adet şiir katılır ama hiçbir şiir Türk milletinin varoluş mücadelesini hakkıyla anlatamaz. Dönemin Milli Eğitim Bakanlığı ilk turda netice alınamaması sonrasında ikinci yarışmayı düzenler. Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey de yarışmaya katılması için Mehmet Akif’e özel bir davet mektubu gönderir. Davet sonrasında Mehmet Akif Ersoy Taceddin Dergahındaki odasına çekilip marşı yazmaya başlar. Ve anlatılana göre, odasından hiç çıkmadan 10 kıtalık İstiklal Marşımızı bitirir. Yarışma neticelenir ve elemeyi geçen şiirler 12 Mart 1921 tarihinde Meclis oturumunda değerlendirilir. İstiklal Marşımız Hamdullah Suphi Bey tarafından milletvekillerine okunur. Bu destansı marşı Meclisimiz gözyaşları içinde dinler ve ayakta alkışlar. Gazi Meclisimiz 105 yıldır gönüllerimizde silinmez izler bırakan bu marşı 12 Mart günü coşkuyla kabul eder" dedi. "İstiklal Marşı, bir bağımsızlık manifestosudur" Bakan Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu marş, milletimizin tarih boyunca hiçbir zaman esareti kabul etmeyeceğini haykıran bir bağımsızlık manifestosudur. Üstad Mehmet Akif, milletimizin yaşadığı en zorlu günlerde satırlarıyla bir milletin ruhuna tercüman olmuştur. O’nun kaleminden dökülen her mısra Anadolu’nun dört bir yanında verilen bağımsızlık mücadelesinin sesi olmuştur. Dünyamızın ve bölgemizin bugün yaşadığı krizleri düşündüğümüzde İstiklal Marşı’mız bugün bile bizlere çok önemli bir yön göstermektedir. Bizlere düşen en büyük sorumluluk, İstiklal Marşı’nın taşıdığı bu ruhu ve anlamı gelecek nesillere aktarmaktır. Çünkü İstiklal Marşı yalnızca geçmişimizi anlatmaz; aynı zamanda geleceğimizi de aydınlatır. Bu marş bize Türk Milletinin zor zamanlarda bile birlik ve beraberlik içinde ayağa kalkmayı başardığını ve vatanı söz konusu olduğunda her türlü fedakarlığı göze aldığını da hatırlatmaktadır." "Kültür, bir milletin hafızasıdır; tarih ise o hafızanın en güçlü tanığıdır" Milletlerin gücünün sadece sahip oldukları imkanlarla değil; tarihleriyle, kültürleriyle ve değerleriyle ölçüleceğini belirten Bakan Ersoy, şöyle konuştu: "Bu nedenle kültür, bir milletin hafızasıdır; tarih ise o hafızanın en güçlü tanığıdır. Geçmişimizi anlamak, köklerimizi bilmek ve kültürümüze sahip çıkmak; geleceğe daha güçlü ve daha özgüvenli adımlarla yürümemizin teminatıdır. İstiklal Marşı’nın ruhu da tam olarak bu bilinci temsil etmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bizler, bu büyük mirası korumayı, yaşatmayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı en önemli görevlerimizden biri olarak görüyoruz. Bu toprakların her köşesinde saklı olan tarihi ve kültürel mirasımız, milletimizin binlerce yıllık medeniyet birikiminin en kıymetli hazinesidir. Bugün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye, köklü tarihi, güçlü kültürü ve zengin medeniyet mirasıyla geleceğe emin adımlarla yürüyen büyük bir ülkedir. Bizler de bu büyük mirası koruyarak, kültürümüzü yaşatarak ve değerlerimizi güçlendirerek geleceğimizi inşa etmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; kökleri güçlü olan milletlerin geleceği de güçlü olur. Yapacak işimiz çok ama ben ve ekip arkadaşlarım bu değerli sorumluluğu üstlenmekten gurur duyuyoruz. Sözlerimin sonunda Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, Kurtuluş Mücadelemizin tüm kahramanları ile büyük şair Mehmet Akif Ersoy’u rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum. Onun kaleme aldığı İstiklal Marşı, milletimizin ebedi karakterinin de ifadesidir. Bugün de aynı ruh, aynı inanç ve aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. İstiklal Marşı’nın kabul yıl dönümünde bir kez daha ifade etmek isterim ki; milletimizin bağımsızlık ruhu, birlik ve beraberlik iradesi sonsuza kadar yaşayacaktır." Programa Bakan Ersoy’un yanı sıra Mehmet Akif Ersoy’un torunu Selma Argon Ersoy, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Sebilürreşad Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Bayhan katıldı.
12 Mart 2026 Perşembe - 12:58
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM eski Başkanı Bülent Arınç ile görüştü
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM eski Başkanı Bülent Arınç ile görüştü. TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, Özel’i başkan seçildiğinde ziyaret ettiğini hatırlatarak, "Zaman zaman da Manisa’yla ilgili konularda kendileriyle görüşüyorum. O da çok büyük ilgi gösteriyor. Bugün de hem bir Ramazan ziyareti oldu. Hem de bilginiz vardır. Geçtiğimiz pazar günü, cumartesi günü ben Manisa’daydım. Ailece her sene iftar ediyoruz. Gündüz mevlüt okutuyoruz. Ben bütün arkadaşlarımı davet etmiştim. Cumhuriyet Halk Partili yönetici arkadaşlarımız, belediye başkanlarımız da gelmişlerdi. Genel Başkan’ın kendi programı çok yoğun katılamadı. Bugün de Allah kabul etsin güzel dileklerini ifade etti" ifadelerini kullandı. Özel, Arınç’ın Başbakan Yardımcısı görevinde olduğu zaman kendisinin milletvekili seçildiğini söyleyerek, "Manisa’dan seçilen tüm milletvekillerini aradı. Her işin acemiliği zordur. Milletvekilliğin daha zordur. Ankara’da yapacak bir şeyimiz var mı diye sordu. O gün bugündür partilerimiz ayrı siyasi rekabet içindeyiz. Hatta 2009 yerel seçimlerinde ben Manisa Belediye Başkanı adayı olduğum günden beri hem siyasi rekabetin gerektiğini yaptığımız dönemler oldu. Hem de iki hemşeri hem siyasetçi olmanın gerektirdiği nezaketi birbirimizden hiçbir zaman esirgemedik. Genel Başkan seçildiğimde tebrik ziyaretine gelmişlerdi. Çok acı günlerimiz oldu. Hem kendisi hem oğlu Mücahit kardeşim Ferdi Zeyrek’in cenazesinde ve daha sonra Şehzadeler Belediye Başkanımızın cenazesinde bizi hiç yalnız bırakmadılar. Ben bir iade-i ziyarette gecikmiştim. Geçen haftaki Ramazan iftar davetlerine katılamamayı da bir vesile kılarak bugün hem Ramazan’larını kutlamak hem de bir iade-i ziyaret yapma imkanı oldu" şeklinde konuştu.
12 Mart 2026 Perşembe - 12:56
Kızılcahamam’da Ramazan coşkusu fener alayı ile yaşandı
Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde Ramazan ayının manevi atmosferi, düzenlenen fener alayı yürüyüşüyle ilçe sokaklarına yansıdı. Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği programda ilahiler, marşlar ve Mehter takımı eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüş, Ramazan’ın birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunu ilçe genelinde hissettirdi. Programa İlçe Kaymakamı Nuri Mehmetbeyoğlu, AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan, Belediye Başkanı Süleyman Acar, Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanı Nuri Odacı, AK Parti Kızılcahamam İlçe Başkanı Güray Altunay ve ilçe protokolü ile çok sayıda vatandaş katıldı. Akşam saatlerinde başlayan yürüyüşte vatandaşlar ellerinde fenerlerle ilçe merkezinde kortej oluştururken, özellikle çocukların taşıdığı fenerler etkinliğe renkli görüntüler kattı. İlahiler ve marşlar eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüş boyunca vatandaşlar Ramazan ayının manevi iklimini birlikte yaşadı. İlçe sokaklarında oluşan fener alayı, hem görsel açıdan dikkat çekici görüntüler ortaya çıkardı hem de Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma kültürünü yansıtan anlamlı bir buluşmaya dönüştü. Aileleriyle birlikte yürüyüşe katılan vatandaşlar Ramazan sevincini hep birlikte paylaşırken, program ilçe sakinlerinin bir araya gelmesine vesile oldu. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Programın sonunda katılım sağlayan vatandaşlara teşekkür edilirken, Ramazan ayının getirdiği bereket, huzur ve kardeşlik ortamının ilçe genelinde daim olması temennisinde bulunuldu.
12 Mart 2026 Perşembe - 12:53
Türkiye’de her 7 kişiden biri böbrek hastası
Türk Nefroloji Derneği ve Sağlık Bakanlığı’nın güncel verilerine göre Türkiye’de her 7 yetişkinden biri kronik böbrek hastası. Bu kapsamda, Türk Nefroloji Derneği ise 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında, Sağlık Bakanlığı ve Ankara Aile Hekimliği Derneği iş birliğinde, Vantive Sağlık Hizmetleri Şirketi sponsorluğunda, bilinçlendirme programına imza attı.
12 Mart 2026 Perşembe - 12:48
Bakan Bolat: "Cari işlemler açığı son 3 yılda makul düzeylerde ve istikrarlı bir görünüm sergilemiştir
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Küresel konjonktürde artan jeopolitik gerilimlere, savaşlara ve ticarette korumacılık uygulamalarındaki hızlı artışlara rağmen cari işlemler açığı son 3 yılda makul düzeylerde ve istikrarlı bir görünüm sergilemiştir" dedi. Bakan Bolat, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) ocak ayı ödemeler dengesi verilerine ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Söz konusu ayda cari işlemler açığının 6,8 milyar dolar, yıllıklandırılmış cari işlemler açığının ise 32,9 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirten Bolat, altın ve enerji hariç yıllıklandırılmış cari işlemler hesabının 33,9 milyar dolar fazla verdiğini ifade etti. Bolat, hizmet ihracatının güçlü seyrini devam ettirdiğine ve ocak ayında, yıllıklandırılmış olarak, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5 artarak tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 123,5 milyar dolara ulaştığını aktardı. Bakan Bolat, şu ifadelere yer verdi: "Seyahat gelirlerimiz ocak ayında 42,8 milyar dolar, taşımacılık gelirlerimiz ise 60,2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Ocak ayı itibarıyla mal ve hizmet ihracatı toplamı, geçen yıla göre yüzde 4 artarak 396 milyar dolara yükselmiştir. 2025’te cari işlemler açığının milli gelire oranı yüzde 1,9 olarak gerçekleşerek tarihi ortalamanın altında kalmıştır. Küresel konjonktürde artan jeopolitik gerilimlere, savaşlara ve ticarette korumacılık uygulamalarındaki hızlı artışlara rağmen cari işlemler açığı son 3 yılda makul düzeylerde ve istikrarlı bir görünüm sergilemiştir." ABD-İsrail ve İran savaşının enerji fiyatları ve dış ticaret kanalları üzerinden etkisini artırmasının cari işlemler açığında yukarı yönlü riskler oluşturduğuna işaret eden Bolat, "Bu çerçevede, Bakanlık olarak jeopolitik çalkantıların dış ticaretimizde oluşturduğu risklerin etkisinin sınırlandırılmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz" dedi. Bolat, TCMB’nin ödemeler dengesi istatistiklerinde veri kalitesini artırmak amacıyla borçlanma senetlerine yönelik faiz giderlerinin hesaplanmasında mikro veri tabanlı yeni bir yönteme geçtiğine söyleyerek, "Bu yöntem değişikliği neticesinde, Eylül 2020’den itibaren birincil gelir dengesi altındaki ’portföy yatırımları/gider’ kalemi toplamda 8,9 milyar dolar yukarı yönlü güncellenmiştir. 2025’te ise ’portföy yatırımları/gider’ kaleminde 4,8 milyar dolar yukarı yönlü önemli düzeyde bir revize gerçekleşmiştir. Bu revizyonlar neticesinde 2025 yılı cari işlemler açığı 25,2 milyar dolardan 30,1 milyar dolara revize olmuştur" ifadelerini kullandı.
12 Mart 2026 Perşembe - 12:46
ATO Başkanı Baran: "Gine ile ticaret hacmimizi kısa süre içerisinde 500 milyon dolar seviyesine taşıyabileceğimize inanıyorum"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Binlerce kilometrelik coğrafi uzaklığa rağmen, her iki ülkenin potansiyelini değerlendirdiğimizde Gine ile ticaret hacmimizi kısa süre içerisinde 500 milyon dolar seviyesine taşıyabileceğimize inanıyorum" dedi. Gine’nin Ankara Büyükelçisi Abdoulaye Fofana, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti. Görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik konular ele alındı. Türkiye ile Gine arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı, dostluk ve kazan-kazan anlayışı temelinde her geçen gün daha da güçlendiğini belirten Baran, 2013 yılında karşılıklı büyükelçiliklerin açılmasıyla ilişkilerin daha da güç kazandığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2016 yılında Gine’ye gerçekleştirdiği ziyaretin ise ilişkileri stratejik bir boyuta taşıdığını söyledi. Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle ticari ve ekonomik ilişkilerini son yıllarda istikrarlı şekilde geliştirdiğinin altını çizen Baran; sanayiden tarıma, enerjiden lojistiğe kadar birçok alanda güçlü bir iş birliği zemininin oluştuğunu sözlerine ekledi. "Gine ile ticaret hacmimizi kısa süre içerisinde 500 milyon dolar seviyesine taşıyabileceğimize inanıyorum" Gine’nin zengin su, doğal kaynakları ve madencilik potansiyeli sayesinde Batı Afrika’nın yükselen ekonomileri arasında yer aldığını belirten Baran, "Binlerce kilometrelik coğrafi uzaklığa rağmen, her iki ülkenin potansiyelini değerlendirdiğimizde Gine ile ticaret hacmimizi kısa süre içerisinde 500 milyon dolar seviyesine taşıyabileceğimize inanıyorum. Sınırları içerisinde birçok nehri barındıran ve Batı Afrika’nın ‘su kulesi’ olarak adlandırılan Gine’nin hidroelektrik ve güneş enerjisi alanında potansiyeli yüksek. Dünyanın en büyük çıkartılmamış demir yataklarının bulunduğu Gine, dünya boksit üretiminde de ikinci sırada yer alıyor. Tarıma elverişli toprakları, enerji ve altyapı yatırımlarına olan ihtiyaç, Gine’yi iş dünyamız açısından önemli fırsatlar sunan bir ülke haline getiriyor" ifadelerine yer verdi. "Toplam ticaret hacmi 279 milyon dolar olarak gerçekleşti" Türkiye ile Gine arasındaki ticaret hacminin son yıllarda giderek arttığını ifade eden Baran, "2025 yılında ise 240 milyon doları ihracatımız olmak üzere toplam ticaret hacmi 279 milyon dolar olarak gerçekleşti. Elektrikli makine ve cihazlar, mekanik cihazlar, demir veya çelikten eşya, plastik ve mamulleri ile hububat ve mobilya ihracatımızda öne çıkan ürünler arasında yer alıyor. Gine’den ithalatımızda ise hayvan yemleri, kakao, bitkisel ve hayvansal yağlar, yağlı tohumlar, kahve, çay ve su ürünleri bulunuyor. Gine ile üyelerimiz arasında doğrudan temasların artırılmasını, iş insanlarımızın karşılıklı ziyaretlerini, sektörel ticaret heyetlerini ve B2B görüşmelerini son derece önemsiyoruz. ATO olarak Gine’de yatırım yapmak isteyen üyelerimize rehberlik etmeye, Gineli iş insanlarını Ankara’da ve Türkiye’de yatırım yapmaya teşvik etmeye hazırız" cümlelerine yer verdi. "Türkiye Cumhuriyeti, Gine’nin önemli stratejik ortaklarından biridir" Türkiye ile Gine arasındaki ilişkilerin stratejik bir ortaklık düzeyinde geliştiğini belirten Gine’nin Ankara Büyükelçisi Abdoulaye Fofana ise, "Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti, Gine’nin önemli stratejik ortaklarından biridir. İş birliğimiz ticari, ekonomik ve siyasi alanlarda yüksek bir seviyede ve kaliteli bir şekilde ilerlemektedir. Bugün Gine’de çok sayıda Türk şirketi faaliyet gösteriyor. Bu şirketler liman işletmeciliğinden havalimanı inşaatına, su arıtma ve atık yönetiminden enerji üretimine kadar birçok alanda önemli projeler yürütüyor" diye konuştu.
12 Mart 2026 Perşembe - 12:32
Bakan Şimşek: "2026 yılında cari açık program öngörülerimizin üzerinde gerçekleşebilir"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Jeopolitik gerginliklerle artan enerji fiyatları nedeniyle 2026 yılında cari açık program öngörülerimizin üzerinde gerçekleşebilir" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından cari açık verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uygulanan ekonomi programıyla dış finansman ihtiyacı ve borçluluk azalırken ekonominin şoklara karşı dayanıklılığının arttığını belirten Şimşek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Yıllık cari açık ocak ayında 32,9 milyar dolar oldu. Jeopolitik gerginliklerle artan enerji fiyatları nedeniyle 2026 yılında cari açık program öngörülerimizin üzerinde gerçekleşebilir. Güçlenen makroekonomik temellerimiz sayesinde bu artışın yönetilebilir olduğunu değerlendiriyoruz. Uyguladığımız programla dış finansman ihtiyacı ve borçluluk azalırken ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı arttı. Brüt dış borç stokunun GSYH’ye oranı 2025’te yüzde 32,6’ya geriledi. Kırılganlıkları azaltan, yüksek katma değerli üretimi ve kalıcı refah artışını destekleyen politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz."
12 Mart 2026 Perşembe - 12:26
MSB: "İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "İncirlik bir Türk üssüdür. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyetine aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez" açıklaması yaptı. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) beka ve güvenliğe yönelen risk ve tehdit unsurlarına karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü bildirdi. Aktürk, Bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamada, devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetlerinin yanı sıra ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalardaki son duruma ilişkin bilgi verdi. Terörle mücadele operasyonlarının kesintisiz sürdüğünü aktaran Tuğamiral Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuştur" ifadelerini kullandı. Sınır ötesinde güvenliği kalıcı hale getirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini vurgulayan Aktürk, mayın ve el yapımı patlayıcıların yanı sıra mağara, sığınak ve barınakların tespit edilerek imha edildiğini kaydetti. "Menbic’de tünellerin yüzde 95’i imha edildi" Suriye harekât alanlarındaki tünel imha çalışmalarına da değinen Aktürk, şu bilgileri paylaştı: "Son bir haftada imha edilen 3 kilometre tünel ile birlikte Menbic’de tespit edilen tünel hatlarının yüzde 95’i, yani 462 kilometresi başarıyla imha edilmiştir. Böylelikle Suriye harekât alanlarında imha edilen toplam tünel uzunluğu 764 kilometreye ulaşmıştır. Bunun 302 kilometresi Tel Rıfat’ta, 462 kilometresi ise Menbic’te bulunmaktadır." Hudutlarda yoğun güvenlik tedbirleri Hudut güvenliğine ilişkin verileri de açıklayan Aktürk, sınırların uluslararası standartlarda korunduğunu belirtti. Aktürk, "Hafta boyunca yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7’si terör örgütü mensubu olmak üzere 78 şahıs yakalanmış, 1.733 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir" dedi. Yıl başından bu yana yakalanan düzensiz geçiş sayısının 1.278’e, engellenen kişi sayısının ise 13 bin 493’e ulaştığını aktaran Aktürk, hudutlarda kademeli güvenlik sisteminin kesintisiz şekilde sürdüğünü kaydetti. "Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir Patriot sistemi Malatya’da konuşlandırılmaktadır" Aktürk, 9 Mart’ta İran’dan ateşlenen ve Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Aktürk, "İran’dan ateşlenen ve hava sahamıza giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirilmiştir. Bazı mühimmat parçalarının Gaziantep ve Diyarbakır’da boş araziye düştüğü olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma meydana gelmemiştir. ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan, İran’ın üçüncü ülkeleri de hedef alan saldırılarıyla genişleyen çatışmalar kapsamında; hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla millî düzeyde alınan tedbirlere ilave olarak, Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir Patriot sistemi Malatya’da konuşlandırılmaktadır" şeklinde konuştu. KKTC’nin güvenliği için F-16 ve hava savunma sistemleri konuşlandırıldı Aktürk, İran ile ABD-İsrail arasında yaşanan çatışmaların bölgesel güvenlik risklerini artırdığını belirterek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğine yönelik adımların da atıldığını söyledi. "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar kapsamında 6 adet F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemleri KKTC’ye konuşlandırılmıştır" diyen Aktürk, Türkiye’nin hava sahası ve vatandaşlarının güvenliği için gerekli tüm tedbirleri aldığını vurguladı. Aktürk, bölgedeki gelişmeler nedeniyle hava ve deniz unsurlarının görevlerini sürdürdüğünü belirterek, "Hava sahamızın güvenliğini sağlamak ve olası ihlalleri önlemek amacıyla muharip uçaklarımızla hava devriyesi icra edilmekte, Doğu Akdeniz’de deniz ve hava unsurlarımız tarafından seyir, keşif ve gözetleme faaliyetleri yürütülmektedir" dedi. İran sınır hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını kaydeden Aktürk, muhtemel risklere karşı devletin ilgili kurumlarıyla koordinasyon içinde gerekli tedbirlerin alındığını söyledi. Türkiye’nin bölgesel gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Aktürk, şunları kaydetti: "Ülkemiz, hava sahasının, sınırlarının, vatandaşlarının ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini sağlamak amacıyla millî imkân ve kabiliyetlerini kullanmaya, savunma ve caydırıcılık temelinde NATO ve müttefiklerimizle eş güdüm içerisinde gerekli tüm tedbirleri almaya devam edecektir." Aktürk, masum sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan çatışmaların derhal sona erdirilmesi ve kalıcı ateşkes sağlanmasının önemini de vurguladı. Türkiye-Yunanistan GAÖ temasları Türkiye ile Yunanistan arasında tesis edilen Güven Artırıcı Önlemler kapsamında bazı temasların gerçekleştirildiğini aktaran Aktürk, Yunanistan Hava Kuvvetleri Komutanlığından bir heyetin 9-11 Mart tarihlerinde Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret ettiğini bildirdi. Ayrıca Aktürk, Nordik-Baltık ülkeleri Ankara büyükelçileri ve savunma ataşelerinin 10 Mart’ta İstanbul’daki Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezini ziyaret ettiğini söyledi. Aktürk, yerli ve milli savunma sanayisinin TSK’nın kabiliyetlerini güçlendirmeye devam ettiğini belirterek, şu bilgileri verdi: "Geçtiğimiz hafta içerisinde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) Tedariki Projesi kapsamında ASFAT tarafından TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştirilen çeşitli miktarda güdüm kiti Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir." Gayri askeri statüdeki adaların silahlandırılmasına tepki Milli Savunma Bakanlığı, Doğu Ege adalarının statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Bakanlık, söz konusu adaların 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması’nda Limni ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması’nda Kerpe Adalarının gayri askeri statüde bulundurulmaları şartıyla Yunanistan’a devredildi hatırlatılarak şunlar kaydedildi: "Gayri askeri statü, antlaşmaların esaslı şartı olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla gayri askeri statünün ihlal edilmesi esaslı bir ihlale sebep olmakta ve bu oldu-bitti çabaları hukuken tek taraflı olarak gayri askeri statünün sona erdiği sonucunu doğurmamaktadır. Bu husus devletimizin en üst kademesi tarafından da dile getirilmiştir. Yunanistan’ın usulüne uygun olarak akdedilmiş antlaşmalar hilafına adaların statülerini ihlal eden girişimleri hem hukuka aykırılık oluşturmakta hem de komşuluk-müttefiklik ilişkilerimizi zedelemektedir. Coğrafyamızda süregelen güvenlik krizlerine karşı NATO müttefikleri arasında bu tarz durumların yaşanması kabul edilemezdir. Yunanistan’ın gerçek amaca hizmet etmeyen ve bölgemizde yaşanan krizleri fırsata çevirmeye yönelik girişimlerini kabul etmediğimizi ve bu doğrultuda gerekli tüm tedbirleri aldığımızı ifade ediyoruz." "Türkiye’nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerindedir" MSB, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmaların ardından ortaya çıkan füze ve drone tehdidi nedeniyle KKTC’ye konuşlandırılan unsurların caydırıcılığı artırmaya yönelik olduğunu belirten kaynaklar, şu değerlendirmeyi yaptı: "KKTC’ye konuşlandırdığımız hava ve hava savunma unsurları caydırıcılığı tahkim etmeye, hava sahasının güvenliğini desteklemeye ve muhtemel tehditler karşısında hızlı reaksiyon kabiliyetimizi güçlendirmeye yöneliktir. Aldığımız bu ilave tedbirler sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin değil Ada’nın tamamının güvenliğine katkı sağlayacaktır. Bilindiği üzere Türkiye Kıbrıs’ta garantör ülkedir. Garantör olmayan bazı ülkelerin Kıbrıs Adası ve Doğu Akdeniz’e askerî unsur sevk ettiği bir ortamda, Türkiye’nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerinde ve dengeli bir güvenlik yaklaşımının gereğidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne biz yeteriz. Türkiye, bölgede gerilimi artıran değil barış ve istikrarı koruyan bir anlayışla hareket etmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir. Bununla birlikte, Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini hedef alan hiçbir hasmane tutuma ve oldubittiye izin vermeyecek; garantörlüğün vermiş olduğu hak ve yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz." İran’dan ateşlenen ve NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilen gelişmeler üzerine NATO ile istişare mekanizmalarının devreye alındığını belirten MSB, şunları kaydetti: "Bu kapsamda NATO Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir Patriot sistemi, hava savunma mimarisinin tamamlayıcı unsuru olarak Malatya’ya konuşlandırılmaktadır. Atılan bu adımlar; hem Türkiye’nin hem NATO’nun savunma, caydırıcılık ve müttefik dayanışması anlayışıyla, ortak güvenliğini tahkim etmeyi amaçlamaktadır." "S-400 neden kullanılmadı?" sorusu Bakanlık, balistik füze tehdidine karşı neden S-400 sisteminin kullanılmadığı yönündeki sorulara da yanıt verdi. Türkiye’nin hava ve füze savunma faaliyetlerinin çok katmanlı bir yapı içinde yürütüldüğünü belirten MSB, şu bilgileri paylaştı: "Türkiye NATO’nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçasıdır. Bu sistem erken uyarı sensörleri, komuta kontrol sistemi ve önleme füzelerinden oluşmaktadır. Bir balistik füze tespit edildiğinde, müdahale süresinin çok kısa olması sebebiyle sistem en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek ateşlemektedir. Ülkemize yönelen balistik füze tehdidine karşı en uygun ve etkin savunma unsurları devreye alınarak söz konusu mühimmat başarıyla imha edilmiştir." "İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir" Bakanlık, İncirlik Üssü’nün statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak "İncirlik bir Türk üssüdür. Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığımıza bağlı olarak görev yapan 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımız Adana İncirlik’te konuşludur. 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımızda, F-16 filomuz, Tanker filomuz ve İHA’larımız bulunmaktadır. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyetine aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez. Orada ayrıca İspanya, Polonya ve Katar askeri personeli de bulunmaktadır" ifalerine yer erdi.
12 Mart 2026 Perşembe - 12:25
Bakan Uraloğlu: "5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz" dedi. Bakan Uraloğlu, 5G teknolojisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, 5G’nin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısı olduğunu dile getirdi. Uraloğlu, bunun yanı sıra 1 Nisan tarihinden itibaren 5G hizmetinin ilk sinyalini alacaklarını ve 2 yıl içerisinde Türkiye’nin her yerine bu hizmeti sunmayı hedeflediklerini belirtti. Ayrıca Uraloğlu, 16 Ekim’de gerçekleşen 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettiklerini ifade etti. "5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz" 5G teknolojisinin Türkiye’de yaygınlaşmasıyla mobil iletişimde hız, kapasite ve hizmet kalitesini artıracaklarını belirten Bakan Uraloğlu, "1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz. 5G’ye geçişle birlikte mobil iletişim hızımız; vatandaşımız daha hızlı, daha güvenilir ve daha kesintisiz bir haberleşme imkanına kavuşacaktır. 5G teknolojisi; endüstriyel robotlardan otonom sürüş teknolojilerine, kritik altyapı yönetiminden akıllı şehir uygulamalarına kadar birçok alanda dönüşümü hızlandıracak. Sanayide akıllı fabrikalar, üretim süreçlerini optimize ederek verimliliği zirveye taşıyacak. Tarımda akıllı tarım uygulamalarıyla daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretim sağlanacak. Medya sektöründe ise gazeteciler 8K görüntü kalitesinde kesintisiz canlı yayın yapabilecek, muhabirlerimiz olay yerinden saniyeler içinde yüksek kaliteli görüntü ve veri aktarabilecek" ifadelerine yer verdi. "Milli teknolojimizin gücünü bir kez daha ortaya koyduk" Teknolojinin sadece tüketildiği değil, aynı zamanda yerli ve milli imkanlarla üretildiği bir Türkiye vizyonu olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Bunlarla birlikte, UDHAM tarafından desteklenen karayolları akıllı ulaşım sistemleri HASDAL projesinde TÜRKSAT tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda; yerli 5G çekirdek şebeke ve Ulak baz istasyonlarını başarıyla devreye alarak milli teknolojimizin gücünü bir kez daha ortaya koyduk. 5G yetkilendirme ihalesinde de işletmecilerimize yıllara göre artan şekilde yüzde 60’a varan oranlarda yerli malı belgeli ürün ve piyasa koşullarına bağlı olarak yüzde 30’a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanımı yükümlülüğü getirdik. Ayrıca, işletmecilerimizin kuracağı 5G mobil özel şebekelerde kullanacağı bileşenlere ilişkin yatırımlarının milli haberleşme ürünlerinden sağlanmasına yönelik gerekli tedbirleri alma zorunluluğu bulunuyor" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder