Yerel Haberler
Ankara
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:16 Etkin pişmanlık ifadesi veren Özkan Yalım: "Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım" Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" dedi. Görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Yalım ifadesinde, "Ben etkin pişmanlık kapsamında samimi bir şekilde ikrarda bulunmak istiyorum. İfademi özel müdafilerim eşliğinde vereceğim. Detaylı şekilde anlatacağım üzere kamu zararı oluşturacak şekilde belediye kaynaklarını şahsi iş ve ilişkilerimde kullandığım için pişmanım, oluşan zararı gidereceğime söz veriyorum" diye konuştu. "2 futbolcunun eşini belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum" Uşakspor’da oynayan 10 futbolcunun belli dönemlerde belediye kadrosunda işçi gösterildiğini söyleyen Yalım, şunları kaydetti: "Uşakspor kadrosuna dahil futbolcuların ödemelerine yardımcı olmak maksadıyla hatırladığım kadarıyla 24 futbolcudan 10 tanesini belli dönemlerde belediyede işçi kadrosunda göstererek buradan maaş almalarını ve alınan bu maaşın kendilerine ödenmesi gereken maaştan eksik kalan kısmına mahsup edilmesini sağladım. Yine hatırladığım kadarıyla 2 futbolcunun eşini de aynı şekilde belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum. Bunlardan bir tanesi fiilen belediyede bir süre çalıştı ancak diğeri herhangi bir şekilde fiilen çalışmadı. Uşak’ta bulunan amatör basketbol takımı ‘İlkler Şehri’ isimli basketbol takımına destek olarak belediyenin bütçesinden yaklaşık 3-4 ay boyunca her ay 1 milyon 400 lira olacak şekilde para yardımında bulunuldu. Bu aylık ödenen 1milyon 400 bin liranın, 400 bin lirası basketbol takımı için kullanıldı ancak aylık ödenen paranın yaklaşık 1 milyon lirası Uşakspor futbolcularına kalan ödemelerine mahsup olacak şekilde ödendi. Uşakspor bir anonim şirket yapılanmasına sahiptir, yönetim kurulunda Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, o dönemde sonrasında özel kalem müdürü görevine getirilen Hasan Doğukan Kurnaz, Meclis Üyesi Özhan Özgöbek, Necati Köksal, Meclis Üyesi Akif Şanlı ve yine Meclis Üyesi Yüksel Doğan isimli şahıslar bulunmaktadır." Uşakspor’da oynayan futbolcuların maaşlarını şahsi olarak ödediği için Uşakspor’dan bağış olarak toplanan paraları alarak kendi şirketindeki çalışanlarına maaş olarak ödediğini ifade eden Yalım, "Bu paralar Uşakspor’a bağış adı altında gelen nakit paralardır. Ancak daha önce şahsi hesabımdan çekerek elden nakit olarak yapmış olduğum ödemelerden kalan alacağımı gelen bu bağışlar arasından bir bölümünü alıyordum. Bunları da yine kendi şirketim olan Yalım Garden çalışanlarına ödenmek üzere kullanmış olabilirim. Bazı dönemlerde şahsi şirketim olan Yalımlar şirketine ait SGK ödemelerinde param olmadığı için sıkıştığım durumlarda bunları Uşakspor’a bağış olarak gelen paralar içerisinde daha önceden olan alacaklarıma mahsup olacak şekilde alarak kendi hesaplarıma yatırttığım ve bununla şirketime ait sigorta borçlarını ödediğim de olmuştur" şeklinde konuştu. Belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerden bahseden Yalım, "Metin Çekçek isimli şahıs Uşak’ta tekstil alanında faaliyet gösteren varlıklı bir iş adamıdır ve daha öncesinde de Uşak Belediyesine birçok yardımda bulunmuştur. Soruşturmaya konu belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerin yakınlarında bulunan arazileri öncesinde satın alan Osman Nuri Vardı ve Adem Tuğrul Kaya isimli şahıslar bana ulaşarak ihale gerçekleşmediği için arazileri aldıkları fiyattan geri satmak istediklerini ilettiler. Ben bu arazileri şahsım adına satın almaya karar verdim ancak o dönemde yeteri kadar param olmadığı için Metin Çekçek isimli şahıstan 2025 yılı Eylül aylarında 130.000 dolar borç para aldım. Bu parayı Metin Çekçek’in kardeşi olan Çetin Çekçek’e ait Uşak’ta bulunan iş yerinde battaniyeye sarılı şekilde dolar olarak aldım. Çetin Çekçek bana yanlış anlaşılma ihtimaline binaen parayı battaniye içerisine sararak, sıfır bir battaniye poşetinin içerisine sıkıştırarak teslim etti. Ben de kendisine kendi düzenlediğim, imzalı ve borç olarak aldığıma dair beyanımı içeren kağıdı teslim ettim. Bu evrak Çetin Çekçek isimli şahıstadır" ifadelerini kullandı. "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu" Ebru Yurtuluğ ile olan ilişkisini anlatan Yalım, "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu. Kendisi Uşak Belediyesinde yaklaşık 3 ay çalıştı. Ben Ankara’dan Uşak’a dönerek belediye başkanı olduktan sonra Ebru Yurtuluğ belediyede işe başladı ve özel kalemde sekreter olarak çalışıyordu. Gönül ilişkimiz olduğu dönemde kendisiyle ortak kalma niyetiyle Safir Sitesinde bir daire satın aldım ve bu dairenin yüzde 50 hissesi bana, yüzde 50 hissesi Ebru Yurtuluğ adına tapuda kayıtlı olacak şekilde düzenlendi. Ancak bu dairede ikimiz de hiç yaşamadık. Dairenin parasını ben şahsi hesabımdan ödedim" dedi. Belediye parası ile eve aldığı halılardan pişman olduğunu ve karşılamak istediğini söyleyen Yalım, "Uşak’ta bulunan ve belediye iştiraki olan ‘Dokur Evi’ isimli şirketten bu daireye 4 adet halı gönderilmesi talimatı verdim. Şoförüm Murat Altınkaya’yı Dokur Evi’ne göndererek halıları teslim almasını ve Safir Sitesindeki eve götürmesini söyledim. Murat Altınkaya halıları alarak eve götürdü ve halılar bu eve serildi. Bu halıların teslim alındığına dair hatırladığım kadarıyla herhangi bir evrak imzalamadım. Belediyeye ait Dokur Evi’nde dokunan halılar el dokuması olup Uşak’a özgü halılardır ve metrekaresinin yaklaşık 5 bin lira civarında olduğunu hatırlıyorum. Bundan dolayı pişmanım ve meydana gelen zararı ödemek isterim" diye konuştu. Şahsi işleri için kullandığı kamu kaynaklarından bahseden ve pişman olduğunu ifade eden Yalım, şunları kaydetti: "Şahsıma ait Ankara Celal Bayar Plaza’da çocuklarım adına kayıtlı bir ofis bulunmakta ve bu ofiste bazı beyaz eşyalar ile mobilyalar yer almaktaydı. Ofis kiralandıktan sonra bu eşyaların kullanılmayacağı için Uşak’a getirilmesi gerekiyordu. Uşak Belediyesi adına Devlet Malzeme Ofisi’nden 4 adet araç satın alındı ve bu araçlar Ankara’da teslim alındı. Araçların Uşak’a getirilmesi süreci ile eşyaların taşınma sürecini aynı döneme denk getirerek araçların boş gelmemesi için bu şekilde bir düzenleme yaptık. Eşyaların yükleme ve indirme işlemlerini şoförüm Murat Altınkaya ve yanında bulunan belediye personelleri yaptı. Bu eşyalar hatırladığım kadarıyla 2 seferde Uşak’taki otelime taşındı. Yine İzmir’de bulunan ve oğlumun öğrencilik döneminde kullandığı evdeki eşyalar boşta olduğu için Uşakspor teknik direktörü Ergün Pembe’nin kullanması amacıyla Uşak’taki evime getirilmesi talimatını verdim. Şoförüm Murat Altınkaya ve belediye personelleri Uşak Belediyesine ait 2 araçla İzmir’e giderek eşyaları alıp Uşak’taki eve yerleştirdiler. Ancak Ergün Pembe bu evi fiilen hiç kullanmadı. Her iki olayda da belediye araçları ve personelleri kullanıldığı için oluşan kamu zararını gidermek isterim." "Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı doğrudur" Belediyeye ait araçların eşinin şahsi işlerinde kullandığını belirten Yalım, "Uşak’ta bulunan Bayram Reklam isimli firma belediye adına daha önce farklı tarihlerde ihaleler almış bir firmadır. 2025 yılı içerisinde ‘satarız.com’ isimli firmanın yüzde 30 hissesini oğlum Özhan Yalım adına satın aldım. Şahsıma ait bilboardlarda Bayram Reklam aracılığıyla bu firmanın reklamlarının yapıldığı doğrudur ancak bu reklamların ödemeleri şahsi şirketim tarafından yapılmıştır. Uşak Belediyesi adına kayıtlı çeşitli araçların eşim ve küçük oğlum Anıl’ın şahsi kullanımlarına tahsis edildiği doğrudur. Ayrıca 18 yaşından küçük oğlum Anıl Yiğithan belediyeye ait Vito marka araçla şahsıma ait Çeşme’de bulunan yazlığa götürülüp getirilmiştir. Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı da doğrudur. Bu durumlardan doğan kamu zararını ödemek isterim" sözlerini söyledi. "Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın dönüşüm işlemlerinin bedellerinin Uşak Belediyesi tarafından ödendiğini açıklayan Özkan Yalım, şunları kaydetti: "Uşak Belediyesi bünyesinde şahsım adına kullanılmak üzere Ankara’dan satın alınan V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri İstanbul’da Dizayn Oto tarafından yapılmıştır. Aynı şekilde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri de aynı firma tarafından yapılmış ve her iki aracın dönüşüm bedelleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir. Bu süreçte her iki aracın VIP dönüşüm faturalarının tek fatura olarak düzenlenerek Uşak Belediyesi Sosyal Tesisleri Şirketi tarafından ödendiğini biliyorum. Uşak Belediyesine ait araç için yaklaşık 25 bin Euro + KDV, Özgür Özel’in kullanımına tahsisli araç için ise yaklaşık 170 bin Euro + KDV ödeme yapıldığını hatırlıyorum. Bu işlemlerden dolayı pişmanım ve oluşan kamu zararını gidermek istiyorum. Benim Uşak’ta bulunan Yalım Garden Otelimde CHP milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları zaman zaman konaklamaktadır ancak bu kişilerden ücret alınmadığı için otel kaydı açılmamakta ve emniyete bildirim yapılmamaktadır. Gelen misafirler bazen konaklamakta, bazen kısa süreli kullanım için odaları kullanmaktadır. Özgür Özel de geçmişten gelen tanışıklığımız nedeniyle yaklaşık 7-8 kez otelde konaklamıştır." "CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim" 2023 CHP Kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılması için Özel’e 1 milyon 200 bin lira nakit para verdiğini söyleyen Yalım, "Eski Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ile Özgür Özel’in geçmişte otelin restoranında birlikte yemek yedikleri doğrudur ancak aralarında bir ilişki olup olmadığına dair kesin bir bilgim yoktur. Ayrıca pandemi döneminde Özgür Özel’in talebi üzerine Volkswagen bayisiyle görüşerek Taigo model bir aracı babası adına ayırttım ve fiyat farkı olan yaklaşık 180 bin lirayı kendi hesabımdan ödedim. Ayrıca 2022 yılında Özgür Özel’in ailesine hediye çantalar gönderdim ve kendisine de bir saat hediye ettim. 2023 yılı sonunda CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özgür Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim. Bu paranın 200 bin lirasını Manisa’daki evine bıraktım, 1 milyon lirayı ise Denizli’de yakın arkadaşı Demirkan isimli şahsa teslim ettim" sözlerini söyledi. Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahiplerinin Uşakspor’a bağış yapmak istediğini ifade eden Yalım, "Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahipleri Uşakspor’a bağış yapmak istediklerini ilettiler. Bu süreçte bazı kişilerden araç alımı için borç aldım ve işletme sahiplerinin Uşakspor’a düzenli bağış yapacaklarını öğrendim. Bu konuların ifadelerde geçen hususlarla ilgili olduğunu düşünüyorum. Gözaltına alındığım gün Seher Akay’ın üzerinde bulunan telefon bana aittir. Telefonu belediyeye götürmesi için kendisine vermiştim ve kendisinin herhangi bir suç kastı yoktur. Ali Rıza Demir isimli şahsın belediyeye verdiği 1 milyon 500 bin lira tutarındaki çekin futbolcu tarafından kabul edilmemesi üzerine bu çeki bozdurarak parasını şahsi işlerimde kullanmış olabilirim" dedi. "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım" Etkin pişmanlık kapsamında bildiği her şeyi anlattığını ifade eden Yalım, "Ebru Yurtuluğ’un evinde ele geçirilen belediyeye ait bilgisayarı kendisine hediye etmedim. Görevden ayrıldıktan sonra iade etmemiş olabileceğini düşünüyorum. Cezaevinde tarafıma CHP genel merkezinden gelen mektup sonrası savunma süresi verilmeden partiden ihraç edildiğimi öğrendim. Daha önce istifa dilekçesi verdiğim halde dikkate alınmadığını düşünüyorum. Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" diye konuştu. Yalım’ın avukatları ise, "Müvekkilimizin beyanlarına aynen katılıyoruz. Müvekkil tüm bildiklerini açık ve doğru şekilde anlatmıştır, deliller toplanmıştır, karartılacak delil yoktur. Tutuklama gerektiren bir durum bulunmamaktadır, öncelikle tahliyesini, aksi halde adli kontrol uygulanmasını talep ediyoruz" dedi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 23:04 Ankara merkezli 6 ildeki suç örgütü operasyonunda 6 kişi tutuklandı Ankara merkezli 6 ilde "Ruhsuzlar" adlı suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 8 şüpheliden 6’sı tutuklandı. Ankara’da 9 Aralık 2025’te bir eğlence mekanının kurşunlanmasıyla ilgili, kendilerine "Ruhsuzlar" ismini veren ve birden fazla ilde çok sayıda eğlence mekanlarına yönelik planlı eylemleri olan, belli bir hiyerarşi içerisinde talimatlara göre hareket ettikleri tespit edilen silahlı suç örgütüne yönelik Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Ankara Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından 12 Aralık 2025 tarihinde operasyon yapılmıştı. Operasyonlarda, örgüt lider ve yöneticilerinden oluşan 5 şüpheli tutuklanmıştı. ‘Ruhsuzlar’ isimli suç örgütüne yönelik devam eden çalışmalar sonucu 4 farklı ilde iş yerlerine silahlı eylem yaptıkları tespit edildi. Örgüt üyelerine yönelik Ankara merkezli 6 ilde 14 şahsa karşı 6 Mayıs’ta eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonlarda 8 şahıs gözaltına alındı. Şahısların ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 2 adet ruhsatsız tabanca, tabancalara ait şarjörler ile çok sayıda fişek ele geçirildi. Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde işlemleri tamamlanarak adli makamlara sevk edilen R.K., K.Ç., A.A., T.K., A.C.E., A.D., A.M.K., Ş.Ö. isimli 8 şüpheliden 6’sı tutuklandı. Silahlı suç örgütüne yönelik yapılan her iki operasyon kapsamında; örgütün lider, yöneticileri ve üyelerinden oluşan toplam 11 şüpheli tutuklandı.
Sağlık-Sen Genel Başkanı Doğan’dan YÖK’e ziyaret
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:08 Sağlık-Sen Genel Başkanı Doğan’dan YÖK’e ziyaret Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan ile Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Genel Sekreteri Batıkan Aksoy’u ziyaret etti. Ziyarette üniversitelerde görev yapan sağlık profesyonellerinin talepleri ele alındı. Görüşmede Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, üniversitelerin mali sorunlar nedeniyle teşvik ek ödeme yapamadığına dikkat çekti. Doğan, teşvik ek ödemelerin yapılabilmesi için üniversitelerin mali açıdan desteklenmesi gerektiğini belirterek, bu konuda gerekli çalışmaların yapılmasını talep etti. Doğan ayrıca, üniversite hastanelerinde çalışan sağlık profesyonellerinin personel yetersizliğine rağmen nitelikli hizmet sunmaya çalıştığını ifade ederek, yeni personel istihdamının önemine vurgu yaptı. Doğan, bu yıl için karşılıklı yer değişikliği başvurularının yeniden alınmasını da önerdi. Üniversite hastaneleri için de önlük ve forma talebi Sağlık-Sen’in 8. Dönem Toplu Sözleşme kazanımı kapsamında Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurumlarda görev yapan sağlık profesyonellerinin önlük ve formalarının yılda iki kere bakanlık tarafından karşılanacağını dile getiren Doğan, üniversite hastanelerinde görev yapan sağlık profesyonellerinin de bu kazanımdan yararlanabilmesi için YÖK’ün gerekli çalışmaları yapmasını talep etti.
Bakan Uraloğlu: "Hürmüz Boğazı’nda 15 tane Türk sahipli gemi var"
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:03 Bakan Uraloğlu: "Hürmüz Boğazı’nda 15 tane Türk sahipli gemi var" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin, "Hürmüz Boğazı’nda 15 tane Türk sahipli gemi var. Personellerle irtibat halindeyiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Grup Toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve bölgede yaşanan sıcak çatışmalara ilişkin durumları değerlendirdiklerini belirtti. Hürmüz Boğazı’nda 15 adet Türk gemisinin beklediğini ve personelle irtibat halinde olduklarını ifade eden Uraloğlu, gemilere herhangi bir saldırı olmadığını ve personelin sağlık durumlarının iyi olduğunu sözlerine ekledi. "Hava trafiğinde ciddi risk var" Bölgede yaşanan çatışmalar sebebiyle birçok ülkenin hava sahasını kapattıklarını ve bu riskin yönetilmesinin gerektiğini vurgulayan Uraloğlu, "Hava trafiğinde ciddi risk var. O riskin yönetilmesi lazım. Özellikle Suriye’de, Irak’ta, İran’da ve İsrail’de hava sahası zaten kapalı. Diğer ülkelerde de yer yer kapanıyor. Bütün gayretimiz Umman’dan ve Suudi Arabistan’dan bölge ülkelere kara yolu ile gidip, Türk ve yabancı vatandaşları İstanbul’a, İstanbul üzerinden de diğer ülkelere gitmeleri noktasıdır. İlave seferler konusunda ilgili ülkelerle anlaştık. Seferler devam ediyor. Aksama yok. Diğer taraftan kara yolu noktasında da bir sıkıntı yok. Oradan da geçişler devam ediyor. İran’da kalan Pegasus ve Türk Hava Yolları’nın uçakları var. İki tane uçağı getirdik. Bir problem yok. Savaşın seyrine göre uçakların alınması söz konusu olacak. Hürmüz Boğazı’nda 15 tane Türk sahipli gemi var. Personellerle irtibat halindeyiz. İhtiyaçlarının giderilmesi konusunda bir sıkıntı yok. Hürmüz Boğazı rahatlarsa onları da oradan çıkarmış olacağız. Şu an için herhangi bir saldırı yok" diye konuştu.
Uzmanından uyarı: "Türkiye’de her üç kişiden biri tansiyon hastası"
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:04 Uzmanından uyarı: "Türkiye’de her üç kişiden biri tansiyon hastası" Güven Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Kardiyoloji uzmanı Doç. Dr Uğur Abbas Bal, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 1.3 milyardan fazla insan tansiyon hastası. Türkiye’de ise erişkinlerin yaklaşık her üç kişiden biri hipertansiyon hastasıdır" dedi. Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, dünyada 1.3 milyardan fazla kişiyi etkileyen hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek düzenli tansiyon takibinin ve doğru ölçüm yöntemlerinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor Yüksek tansiyon, günümüzde en yaygın sağlık sorunlarından biri olarak kabul ediliyor. Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, hipertansiyonun dünyada milyarlarca insanı etkilediğini ve çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğini belirterek erken tanı ve düzenli takip konusunda önemli uyarılarda bulundu. "Türkiye’de her üç kişiden biri tansiyon hastası" Hipertansiyonun dünya genelinde çok yaygın olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, "Hipertansiyon belki de dünyada en yaygın hastalıklardan bir tanesi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 1.3 milyardan fazla insan tansiyon hastası. Türkiye’de ise erişkinlerin yaklaşık her üç kişiden biri hipertansiyon hastasıdır" dedi. "Bu süreç damar sertliği ve damar tıkanıklığının gelişimine zemin hazırlayabiliyor" Hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirten Doç. Dr. Bal, bu durumun hastalığın fark edilmesini zorlaştırdığını ifade etti. "Tansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen bir hastalık. Vücudumuzda bir adaptasyon mekanizması vardır. Tansiyon yavaş yavaş yükseldiğinde vücut buna uyum sağlayabiliyor. Ancak uzun vadede damar duvarlarında kalınlaşma ve sertleşme meydana geliyor. Bu süreç damar sertliği ve damar tıkanıklığının gelişmesine zemin hazırlayabiliyor" diye konuştu. Uzun süre kontrol altına alınmayan hipertansiyonun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Bal, "Yüksek tansiyon uzun vadede damar tıkanıklıkları, inme, kalp krizi, böbrek yetmezliği ve görme bozuklukları gibi önemli sağlık problemlerine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Beyaz önlük ve maskeli hipertansiyon uyarısı Hipertansiyon tanısında ölçümlerin doğru yapılmasının önemine değinen Doç. Dr. Bal, bazı durumlarda tansiyon değerlerinin yanıltıcı olabileceğini belirterek, "Hastanede ölçülen tansiyon değerleri bazen gerçek durumu yansıtmayabilir. ‘Beyaz önlük tansiyonu’ dediğimiz durumda kişi hastane ortamında gergin olduğu için tansiyonu evdekinden daha yüksek ölçülebilir. Bunun tam tersi olan ‘maskeli hipertansiyon’da ise hastanın günlük yaşamında tansiyonu yüksek olmasına rağmen hastanede yapılan ölçümlerde normal değerler görülebilir" diye konuştu. Bu nedenle evde yapılan düzenli tansiyon takibinin büyük önem taşıdığını belirten Bal, hastaların kendi ölçümlerini takip etmelerinin tanı ve tedavi sürecinde önemli bir rol oynadığını vurguladı. "Bilekten değil, koldan ölçüm yapan cihazlar tercih edilmelidir" Tansiyon ölçümünde doğru yöntemlerin kullanılmasının önemine dikkat çeken Doç. Dr. Bal, şu önerilerde bulundu: "Evde tansiyon takibi yapılırken mümkün olduğunca bilekten değil, koldan ölçüm yapan cihazlar tercih edilmelidir. Ölçüm öncesinde kişinin en az 5 dakika dinlenmiş olması gerekir. Ayrıca son 30 dakika içerisinde kahve, sigara veya enerji içeceği tüketilmemiş olmalıdır. Tek bir ölçüm yeterli değildir; birkaç dakika arayla en az iki ölçüm yapılmalı ve ölçümler birkaç gün boyunca tekrarlanmalıdır." Tedavi uzun vadeli bir süreçtir Hipertansiyonun kronik ve ilerleyici bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Uğur Abbas Bal, tedavinin çoğu zaman uzun süreli olduğunu vurgulayarak "Tansiyon çoğu zaman ömür boyu takip edilmesi gereken bir hastalıktır. Pek çok hasta tansiyon ilaçlarını uzun süre kullanmak zorunda kalabilir. Ancak bu durum olumsuz bir şey değildir; aksine kalp ve damar sağlığını koruyan önemli bir tedavi yaklaşımıdır" şeklinde konuştu. Uzmanlar, hipertansiyonun erken fark edilmesi ve düzenli takip edilmesi sayesinde ciddi sağlık sorunlarının büyük ölçüde önlenebileceğini hatırlatıyor. Düzenli tansiyon ölçümü, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve hekim kontrolünde sürdürülen tedavi süreci ise hipertansiyonla mücadelede en önemli adımlar arasında yer alıyor.
BİGG GARAJ programı ile girişimcilere 1,35 milyon lira destek fırsatı
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:04 BİGG GARAJ programı ile girişimcilere 1,35 milyon lira destek fırsatı TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ), ASELSAN ve Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi iş birliğinde yürütülen BİGG GARAJ programı, girişimcilere 1 milyon 350 bin lira yatırım desteği sağlayacak. TOBB ETÜ, ASELSAN ve KTO Karatay Üniversitesi iş birliğinde TÜBİTAK 1812 Destek Programı kapsamında yürütülen BİGG GARAJ programı ile girişimci adaylarına verilecek 1 milyon 350 bin lira yatırım desteği için başvurular internet üzerinden başladı. Desteklerden faydalanabilmek için akıllı ulaşım, akıllı üretim sistemleri, enerji ve temiz teknolojiler, iletişim ve sayısal dönüşüm, sağlık ve iyi yaşam ve sürdürülebilir tarım ve beslenme gibi tematik alanlarda fikri olan ve Ar-Ge, inovasyon içeren projesini geliştirmek için kendi şirketini kurmak isteyen girişimci adayları başvuru yapabilecek. Girişimciler, projeleri kabul edildiği takdirde yüzde 3 hisse karşılığında 1 milyon 350 bin lira sermaye desteği alabilecek. 6 ayını tamamlayan girişimciler, ihtiyaç duyması ve yatırım fonunun uygun görmesi halinde ek olarak 1 milyon 350 bin lira daha yatırım alabilecek. BİGG GARAJ programı kapsamında sağlanacak olan teknoloji tabanlı girişimcilik eğitimleri, iş planı oluşturma ve proje yazma eğitimleri ile tüm mentorluk destekleri BİGG GARAJ proje ortakları ve destek kuruluşları tarafından ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Girişimciler ayrıca TOBB ETÜ, ASELSAN ve KTO Karatay Üniversitesi aracılığıyla iş birliği ağlarına, potansiyel müşterilere ve finansman kaynaklarına bir adım daha yaklaşacak. Başvurular internet üzerinden başladı Destek için başvuruda bulunacak girişimcilerin herhangi bir ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora programına kayıtlı öğrenci veya mezun olmaları gerekiyor. Daha önce Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teknogirişim Sermayesi Desteği ya da TÜBİTAK 1512/1812 programı 2’nci aşaması kapsamında destek almamış ve ön başvuru tarihi itibarıyla herhangi bir işletmenin ortaklık yapısında yer almamış olmak gerekiyor. Başvurular, 31 Mart tarihine kadar https://etugaraj.org/bigg-garaj/ adresi üzerinden yapılabilecek. 2015’ten beri 25 milyon liranın üzerinde destek sağlandı TOBB ETÜ Teknoloji Transfer Ofisi’nin 2015 yılından günümüze BİGG GARAJ programı kapsamında 20’den fazla ilde ve çevrimiçi olarak gerçekleştirdiği girişimcilik eğitimlerine bin 300’den fazla, mentorluk programına ise 700’ün üzerinde girişimci katıldı. 90’ın üzerinde ekip, 25 milyon liradan fazla destek almaya hak kazandı. TOBB ETÜ Teknoloji Transfer Ofisi, şirketlerini kuran girişimcilerle beraber çalışarak, onların Türkiye ve yurt dışından yatırım alması ve ürünlerini pazara sunmasına destek oldu.
TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak
11 Mart 2026 Çarşamba - 01:41 TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi
11 Mart 2026 Çarşamba - 01:32 İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.