Yerel Haberler
Ankara
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:11 Ankara’da ‘Kalbin Emeği’ sergisi sanatseverlerle buluştu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla yürütülen Nallıhan İğne Oyası Projesi kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadoludakiler Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, Arı Kültür Merkezi’nde açıldı. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden yansıyan 60 eser yer aldı. "Kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi" ‘Nallıhan İğne Oyası Projesi’ kapsamında kadınlara çeşitli eğitimler verildiğini ve bu sayede küçük işletmelerin kurulmasına katkı sağlandığını belirten Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "2007 yılında Nallıhan’ı ziyaret etmiştim ve orada ipek iğne oyası üreticisi kadınlarla tanışmıştım. Orada kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi. O zaman kendime verdiğim bir söz vardı, bir gün mutlaka döneceğim ve Nallıhan için bir şey yapacağım demiştim. Bu proje çağrısı da buna vesile oldu. Öncelikle bir kadın kooperatifimiz var, birlikte çalışıyoruz. Onlara dijital pazarlamadan, muhasebeden, ürünlerini dijital zeminde satmaya kadar, çeşitli boyutlarda eğitimler vererek aslında iş yapma tarzlarını geliştirecek ve diğer taraftan Nallıhan’da yeni küçük işletmelerin kurulması vesile olmak üzere bir süreç başlattık. Üniversite olarak bunları destekledik ve akabinde tabii toplumsal farklılığını da arttırmak gerekiyor ki birileri ellerini daha tutsun, birileri iğne oyalarımızı çok daha fazla fark etsin" dedi. "Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk" Projeye çeşitli büyük firmaların destek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Uslu, "İlk sergimizi emekçi kadınlarımızın ürünleriyle yaptık. Satış boyutuyla da çok iyi karşılık oldu. Ama bugün dedik ki o ürünlerin arkasındaki elleri görelim, bu hikayeleri görelim, hikayelere dokunalım. Bu sergide de Dilek Yurdakul sanatçımız defalarca emekçi kadınlarımızın o anını çekti ve sonrasında biz o anı alarak belki de dünyada bir ilke imza attık. Şöyle ki, iğne oyası yaparken kadınların duygu durumlarını yapay zeka ile analiz ettik, söze döktük. Oradan da dijital sanat eserleri oluşturduk. Böylece geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk. İnşallah ülkemizin insanlarında iğne oyasının güzelliğini, zarafetini ve kadın emeğinin kıymetini, hayata neler kattığını gösterme imkanımız olur" diye konuştu. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:48 Başkentte ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, sanatseverlerle buluştu Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadoludakiler Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, Arı Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden yansıyan 60 eser yer aldı. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek. "Kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi" ‘Nallıhan İğne Oyası Projesi’ kapsamında kadınlara çeşitli eğitimler verildiğini ve bu sayede küçük işletmelerin kurulmasına katkı sağlandığını belirten Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "2007 yılında, Nallıhan’ı ziyaret etmiştim ve orada ipek iğne oyası üreticisi kadınlarla tanışmıştım. Orada kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi. O zaman kendime verdiğim bir söz vardı, bir gün mutlaka döneceğim ve Nallıhan için bir şey yapacağım demiştim. Bu proje çağrısı da buna vesile oldu. Öncelikle bir kadın kooperatifimiz var, birlikte çalışıyoruz. Onlara dijital pazarlamadan, muhasebeden, ürünlerini dijital zeminde satmaya kadar, çeşitli boyutlarda eğitimler vererek aslında iş yapma tarzlarını geliştirecek ve diğer taraftan Nallıhan’da yeni küçük işletmelerin kurulması vesile olmak üzere bir süreç başlattık. Üniversite olarak bunları destekledik ve akabinde tabii toplumsal farklılığını da arttırmak gerekiyor ki birileri ellerini daha tutsun, birileri iğne oyalarımızı çok daha fazla fark etsin" açıklamasında bulundu. "Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk" Projeye çeşitli büyük firmaların destek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "İlk sergimizi emekçi kadınlarımızın ürünleriyle yaptık. Satış boyutuyla da çok iyi karşılık oldu. Ama bugün dedik ki o ürünlerin arkasındaki elleri görelim, bu hikayeleri görelim, hikayelere dokunalım. Bu sergide de Dilek Yurdakul sanatçımız defalarca emekçi kadınlarımızın o anını çekti ve sonrasında biz o anı alarak belki de dünyada bir ilke imza attık. Şöyle ki, iğne oyası yaparken kadınların duygu durumlarını yapay zeka ile analiz ettik, söze döktük. Oradan da dijital sanat eserleri oluşturduk. Böylece geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk. İnşallah ülkemizin insanlarında iğne oyasının güzelliğini, zarafetini ve kadın emeğinin kıymetini, hayata neler kattığını gösterme imkanımız olur" diye konuştu.
Türk Kızılay’dan iftar sonrası kan bağış daveti
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:20 Türk Kızılay’dan iftar sonrası kan bağış daveti Türk Kızılay, Ramazan ayında da hastanelerin kan ve kan ürünleri ihtiyacının kesintisiz karşılanabilmesi için vatandaşları iftar sonrasında kan bağışında bulunmaya davet ediyor. Ramazan boyunca iftar sonrası açık tutulacak kan bağışı noktaları ile gezici ekipler, bağışçıları meydanlarda, etkinlik alanlarında ve uygun noktalarda bekliyor. Türk Kızılay, Ramazan ayında dönemsel olarak azalan kan bağışlarının, hastanelerde devam eden ihtiyacı etkilememesi için vatandaşlara gönüllü kan bağışı çağrısında bulunuyor. Paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma ayı olan Ramazan’da yapılacak her kan bağışı, tedavi bekleyen hastalar için hayati önem taşıyor. Ramazan ayı süresince kan bağışı çalışmalarını yoğun şekilde sürdüren Türk Kızılay, vatandaşların bağışlarını daha kolay gerçekleştirebilmesi amacıyla iftar sonrasında da hizmet vermeye devam ediyor. "Kan Acil Değil Sürekli İhtiyaç" anlayışıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, bağış noktaları iftar sonrası saatlerde açık tutulurken, gezici ekipler de çeşitli alanlarda vatandaşlarla buluşuyor. Ayrıca teravih namazı saatlerinde camilerde, belediyeler tarafından Ramazan ayına özel düzenlenen etkinliklerde ve meydanlarda gezici ekipleri aracılığıyla kan bağışı kabul ediyor. Böylece bağışçılara daha kolay erişim sağlanması ve Ramazan ayında kan bağışının sürekliliğinin korunması hedefleniyor. 2026 yılının ilk iki ayında 444 bin 702 ünite kan bağışı alındı Türk Kızılay, gönüllü kan bağışçılarının desteğiyle ülke genelinde bin 140 hastanenin günlük kan ve kan ürünleri ihtiyacını karşılamayı sürdürüyor. 2026 yılının ilk iki ayında ise 444 bin 702 ünite kan bağışı alındı. Ramazan ayı boyunca 4 bini aşkın uzman sağlık personeliyle sürdürülen çalışmalarla, bu hayati sistemin kesintisiz şekilde devam etmesi amaçlanıyor.
TVHB Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimler fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar"
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:19 TVHB Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimler fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Ali Eroğlu, "Dünyada da 3 tane hekim var. Beşeri hekim, diş hekimi ve veteriner hekim. Veteriner hekimler bu mesleklerin faydalandığı fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Ali Eroğlu, fiili hizmet zammının normal çalışma şartlarına göre daha zor şartlarda ve riski daha yüksek işlerde çalışanlara, işin zorluk ve risk derecesine göre yıllık olarak verilen ilave çalışma süresi olduğunu belirterek, "Sağlıkla ilgili meslekler ve sağlık hizmetleri de iş sağlığı ve iş güvenliği açısından oldukça yüksek riskler içermektedir. Veteriner hekimler, salgın, bulaşıcı ve paraziter hayvan hastalıkları ile mücadele hizmetleri kapsamında, mülga 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümleri çerçevesinde, Fiili hizmet zammı verilmesi gereken riskli çalışma alanları kapsamında değerlendirilmiş ve bu alanlarda görev yürüten veteriner hekimlere 2008 yılına kadar, her yıl için 2 ay süre ile ‘fiili hizmet zammı’ verilmiştir. Mülga 5434 Sayılı Kanun yerine yürürlüğe konulan 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu’nun 40. maddesinde yer alan cetvelin 13. sırasındaki düzenlemede de Tarım Bakanlığı Zirai Mücadele ve Karantina Teşkilatı ile Veteriner Teşkilatında vazife gören memur ve hizmetlilerden ziraî mücadele ve ziraî karantina teknik ve idarî işleri ile salgın, bulaşıcı, paraziter hayvan hastalıkları ile mücadele işlerinde çalışanlar yönünden 1 yıl için 60 gün fiili hizmet zammı uygulanacağı şeklinde aynı hüküm yer almıştır. Ancak Anayasa Mahkemesine 5510 Sayılı Kanun’un bazı maddelerinin iptali hakkında açılan dava neticesinde Anayasa Mahkemesi 15 Aralık 2006 tarihli, 2006/111 Esas, 2006/112 Karar sayılı ve 30 Aralık 2006 tarihli resmi gazetede yayımlanan kararıyla 5510 sayılı Kanun’un bazı maddeleriyle birlikte veteriner hekimlere fiili hizmet zammını düzenleyen 40. maddesindeki cetvelin 13. sırasındaki düzenlemeyi de iptal etmiştir" diye konuştu. "Veteriner hekimler fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" Birkaç gün önce şap hastalığına karşı koruyucu aşılama yaparken bir veterinere hayvanın kafa darbesi sonucunda 2 kaburga kemiğinin kırıldığını belirten TVHB Başkanı Eroğlu, "Veteriner hekimlik mesleğinin ne kadar zor şartlarda icra edildiğini gerçekten cansiperane bir görev yaptıklarını göstermek istiyorum. Yine aşılama sırasında darbe alan bir arkadaşımızın kaşı açıldı ve 7 tane dikiş attılar. Mezbahada kesilen hayvanların denetimini yaptığı sırada şiddete uğrayan bir arkadaşımızın durumu ortada. Yakın zamanda bir arkadaşımız araçla bu şekilde köye giderken böyle bir kaza geçirdi. Netice itibariyle veteriner hekimler 657 sayılı kanuna göre sağlık hizmetleri sınıfında yer alıyor. Tabipler, eczacılar, diş hekimleri var. Dünyada da 3 tane hekim var. Beşeri hekim, diş hekimi ve veteriner hekim. Veteriner hekimler bu mesleklerin faydalandığı fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" ifadelerini kullandı.
Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç’ın 8 Mart dünya kadınlar günü mesajı:
07 Mart 2026 Cumartesi - 09:42 Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç’ın 8 Mart dünya kadınlar günü mesajı: Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç’ın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla, "Kadınların eşit ve güçlü olmadığı bir toplumun güçlü bir geleceği de olamaz" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç 8 Mart dünya kadınlar günü dolayısıyla yayımladığı mesajında,"Kadınların eşit ve güçlü olmadığı bir toplumun güçlü bir geleceği de olamaz. Kadınlar; emeğiyle, aklıyla, cesaretiyle ve sevgisiyle hayatın her alanına değer katan, toplumu ayakta tutan en büyük güçtür. Aileden üretime, bilimden sanata kadar hayatın her alanında kadınların varlığı; toplumların gelişmesinin ve geleceğe güvenle yürüyebilmesinin vazgeçilmez şartıdır" ifadesini kullandı. Ardıç şöyle devam etti: "Cumhuriyetimiz, kadınların toplum hayatında eşit bireyler olarak yer almasının önünü açan büyük bir dönüşümün adıdır. Bugün kadınlarımız eğitimden bilime, üretimden girişimciliğe, sanattan kamu hayatına kadar her alanda önemli başarılara imza atıyor. Bu başarılar, fırsatlar eşitlendiğinde kadınların bir toplumun geleceğini nasıl dönüştürebileceğinin en güçlü göstergesidir. Kadınların aklı, emeği, vizyonu ve girişimciliği; sadece ekonomik hayatın değil, toplumun bütün alanlarının gelişmesinin de temelindedir. Ankara Sanayi Odası olarak biz de bu anlayışı kurumsal yapımızda ve çalışma kültürümüzde de hayata geçirmeye büyük önem veriyoruz. Bugün Odamız çalışanlarının yarısını kadınlar oluşturuyor. Ancak bizim için asıl önemli olan, kadınların yalnızca istihdamda değil; karar alma mekanizmalarında da güçlü şekilde yer almasıdır. Nitekim bugün gururla ifade ediyorum ki, Ankara Sanayi Odamızda dokuz müdürlüğün beşinde kadın müdürlerimiz görev yapıyor. Kurumsal yönetim araştırmalarının bize gösterdiği çok açık bir gerçek var. Kadınların daha fazla yer aldığı yönetim ekiplerinde risk yönetimi güçleniyor, inovasyon artıyor ve kurumsal performans yükseliyor. Kadınların aklıyla güçlenen bir sanayi, kadınların cesaretiyle büyüyen bir ekonomi ve kadınların vizyonuyla şekillenen bir gelecek; Türkiye’nin en güçlü yarınıdır. Emeğiyle yarınlarımızı büyüten, cesaretiyle topluma ilham veren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yürekten kutluyorum."
Palandöken: "Kadınlar ailenin ve ekonominin temel taşıdır"
07 Mart 2026 Cumartesi - 09:39 Palandöken: "Kadınlar ailenin ve ekonominin temel taşıdır" Kadınların hem aile yapısının hem de ekonomik hayatın temel taşı olduğunu belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Daha güçlü bir ekonomi ve daha sağlam bir toplumsal yapı için kadınlarımızın iş hayatında daha fazla yer alması büyük önem taşıyor" dedi. Palandöken, "Annelerimiz, eşlerimiz, kız kardeşlerimiz ve çalışma hayatındaki tüm kadınlarımız toplumun geleceğini şekillendiren en önemli güçlerden biridir. Bu vesileyle başta kadın esnaf ve sanatkârlarımız olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yaşam diliyorum" dedi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan Palandöken, "Konfederasyonumuz bünyesinde 435 binden fazla kadın esnaf ve sanatkâr faaliyet gösteriyor. Bu güçlü potansiyel, kadınlarımızın ticaret ve üretim hayatındaki rolünün ne kadar önemli olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Kadın girişimcilerimizin sayısının artması hem ekonomiye hem de aile işletmelerinin güçlenmesine büyük katkı sağlayacaktır. Kadınlarımızın emeği, azmi ve üretkenliği hem yerel ekonomilerin canlanmasına hem de istihdamın artmasına önemli katkı sunuyor. İş hayatında başarı gösteren kadınlarımız aynı zamanda gençlerimize girişimcilik ruhu aşılayan önemli birer rol modeldir. Bu nedenle kadın esnaf ve sanatkârlarımızın desteklenmesi, iş hayatında daha güçlü şekilde yer almalarının sağlanması ülke ekonomimizin sürdürülebilir büyümesi açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
Bakan Bolat: "Türkiye ile Gana arasında ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükseldi"
06 Mart 2026 Cuma - 22:46 Bakan Bolat: "Türkiye ile Gana arasında ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükseldi" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Türkiye ile Gana arasında ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükselmiştir. Bu, rekor bir rakamdır. Hedefimiz olan 1 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmaya çok az kalmıştır" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gana Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını kazanmasının 69’uncu yılı vesilesiyle Gana Büyükelçiliği tarafından düzenlenen Gana Milli Günü İftar Programı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 31 Afrika ülkesine 50’den fazla ziyaret gerçekleştirdiğini belirterek, bu ziyaretlerin Türkiye’nin Afrika ülkelerine ve halklarına verdiği önemi ortaya koyduğunu ifade etti. Bolat, "Türkiye Cumhurbaşkanımızın yönetiminde başlattığı Afrika’ya açılım stratejisi çerçevesinde kıtada bulunan 50’den fazla ülkeyle ilişkilerini karşılıklı saygı eşit ortaklık ve kazan-kazan anlayışı temelinde derinleştirmiştir, ilerletmiştir. Bu stratejik vizyonun gereği olarak ülkemiz bir yandan Afrika’daki olumsuz ekonomik şartların iyileştirilmesi için katkılar sağlarken diğer yandan kıta ülkeleriyle siyasi ekonomik kültürel yatırım iş birliğini de çok büyük ölçüde geliştirilmiştir" ifadelerine yer verdi. "44 Afrika ülkesinde büyükelçiliğimiz ve 31 Afrika ülkesinde ticaret müşavirliğimiz görev yapmaktadır" 2003 yılında Afrika ülkeleri ile Türkiye arasındaki toplam ticaret hacminin 5,4 milyar dolar düzeyinde olduğunu dile getiren Bolat, "Ticaret hacmimiz, 22 yıl sonra 2025 yılında yaklaşık 7,5 kat artarak 40 milyar dolara yükselmiştir. Aynı dönemde ihracatımız yıllık 2,1 milyar dolardan yaklaşık 12 kat artışla 24 milyar dolara, ithalatımız ise 3,3 milyar dolardan yaklaşık 5 kat artışla 16 milyar dolara yükselmiştir. Diplomatik temsil kabiliyetimiz de bu iş birliğini destekleyecek yüksek düzeylere ulaşmıştır. 2002 yılında yalnızca 12 Afrika ülkesinde büyükelçiliğimiz ve 3 ülkede ticaret müşavirliğimiz bulunurken, bugün 44 Afrika ülkesinde büyükelçiliğimiz ve 31 Afrika ülkesinde ticaret müşavirliğimiz görev yapmaktadır. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu da tam 48 Afrika ülkesiyle karşılıklı iş konseyleri kurmuş bulunmaktadır. Sabır ve dostluk temeline dayanan Türkiye-Gana ilişkileri her alanda derinleşmekte, gelişmekte ve çok yönlü olarak ilerlemektedir" dedi. "Türkiye ile Gana arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükseldi" Gana ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilere de değinen Bakan Bolat, "Karşılıklı ticaret alanında da ilişkilerimiz iyi gitmektedir. İki ülke arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükselmiştir. Bu, rekor bir rakamdır. Hedefimiz olan 1 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmaya çok az kalmıştır. Yatırım ve inşaat sektöründe oldukça başarılı ve tecrübeli olan Türk müteahhitleri bugüne kadar Gana’da 16 proje kazanmış ve tamamlamıştır. Bu projelerin toplam değeri 817 milyon dolar mertebesindedir. Türk firmaları özellikle enerji ve altyapı sektörlerinde gerçekleştirdikleri yatırımlar ve projelerle Gana’nın altyapısına önemli katkılar sağlamışlardır. Ülkelerimiz arasında sağlık, eğitim ve tarım gibi yüksek potansiyel taşıyan alanlarda kapsamlı iş birliği projelerini hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Halihazırda yaklaşık 125 Gana vatandaşı öğrenci Türkiye Bursları programından faydalanarak ülkemizde yükseköğrenimine devam etmektedir. Bu öğrencilerin Türkiye ile Gana arasında kurdukları köprülerin iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz" diye konuştu. "Türk iş adamlarından Gana üzerinden ticaret adımları atmasını bekliyoruz" Gana Büyükelçisi Sheikh Abdul Nasiru-Deen ise Türk yatırımcılara seslenerek, "Çoğunlukla Gana denince hep altın sahipleri akıllarımıza gelir. Fakat Gana’da yüksek miktarda oksit manganez lityum ve diğer demir kaynakları var. Sanayi üretimi, tekstil, otomotiv ve özellikle ilaç sektörü, yapı malzemeleri ve tüketim ürünleri üretimi, lojistik ve liman hizmetleri, Batı Afrika pazarına girmek için en iyi olan giriş noktalardan biri Gana. Gana hükümeti yatırım yapanlara vergi teşvikleri, serbest bölgeler, gümrük muafiyetleri ve karlı transfer garantileri gibi önemli avantajlar sunmaktadır. Bu vesile ile Türk iş adamlarından, Gana ile ortak olarak bizim bu ortaklık ve kardeşlerimizi büyütmek için Afrika’ya, Gana üzerinden ticaret adımları atmasını bekliyoruz" dedi.