Yerel Haberler
Ankara
Medicana Hastanesi’nden menopoz farkındalığı etkinliği
06 Mart 2026 Cuma - 16:01 Medicana Hastanesi’nden menopoz farkındalığı etkinliği Medicana Hastanesi’nden menopoz farkındalığı etkinliğinde konuşan Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Songül Turğut, "Menopoz döneminde östrojenin azalmasıyla birlikte beyin ve kalp damar sertliği meydana gelmektedir. Buna bağlı olarak inme ve kalp hastalığı, hipertansiyon gibi durumlar da ortaya çıkmaktadır. Yaşam tarzı değişiklikleri önerilebilir" dedi. Medicana Ankara Hastanesi tarafından menopoz konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla koruyucu ve önleyici sağlık hizmeti misyonu ile kurguladığı ‘Menopoz Wellness Proje Lansmanı’ gerçekleştirildi. Prpgram kapsamında düzenlenen ‘İsmini Vermek İstemeyen’ başlıklı söyleşide menopoz konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan kadınlarla birlikte sohbet ortamı oluşturuldu. Kadın sağlığı alanında uzman hekimlerin katılımıyla menopoz döneminde yaşanan fiziksel ve psikolojik değişimler ele alındı. Uzman doktorların, menopozun kadın yaşamının doğal bir evresi olduğunu belirterek bu süreçte doğru bilgilendirme ve düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekti. Etkinlikte ayrıca menopoz döneminde görülebilecek belirtiler, hormon değişimlerinin etkileri, sağlıklı beslenme ve yaşam tarzının bu süreçteki rolü hakkında katılımcılara bilgi verildi. Katılımcılar, merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltme fırsatı bulurken, alanında uzman doktorlar verdikleri cevaplarla birlikte kadınların menopoz sürecini daha sağlıklı ve bilinçli şekilde geçirmelerine katkı sağlamayı hedeflediklerini ifade etti. "Yaşam tarzı değişiklikleri önerilebilir" Menopoz döneminde yaşanan sıkıntılardan bahseden Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Songül Turğut, bu belirtilerden en belirgin olanının kalp hastalığı olduğunu belirterek, "Menopoz döneminde östrojenin azalmasıyla birlikte sinir sisteminde östrojen reseptörlerinin azalmasına bağlı olarak bazı nörolojik bulgular ortaya çıkabiliyor. Bunlar; bilinçsel fonksiyonlarda bozulma, unutkanlık, beyin sisi dediğimiz durumlar. Menopoz döneminde östrojenin azalmasıyla birlikte beyin ve kalp damar sertliği meydana gelmektedir. Buna bağlı olarak inme ve kalp hastalığı, hipertansiyon gibi durumlar da ortaya çıkmaktadır. Yaşam tarzı değişiklikleri önerilebilir" cümlelerini kullandı. "Hayatınızda mutlaka hareket ve spor olmalı" Menopoz sürecinin kadınlar için var olan bir süreç olduğunu ve bu konuda farkındalık oluşturmak gerektiğinin altını çizen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. İrem Alyazıcı Küçükyıldız ise, "Menopoz sürecinin kadınlar için bir kabulleniş süreci olmasından çıkmasını ve bu konudaki farkındalıkların arttırılmasını önemsiyorum. Her kadının menopoz sürecinde aynı oranda desteğe ihtiyacı olmayabilir. Ancak bazen işler gerçekten rayından çıkıp çok zorlu, hayat kalitesini bozan noktalara ulaşabiliyor. Böyle durumlarda da mutlaka destek tedavi gerektiğini düşünüyorum. Bunun öncesinde iyi bir hayat için gerekli birçok şey var. Birincisi hayatınızda mutlaka hareket ve spor olmalı" diye konuştu. "Meme kanserlerinin büyük çoğunluğu menopoz sonrası oluşuyor" Kadınlarda meme sağlığının menopoz öncesi kadar menopoz sonrası da önemli olduğunu vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Özerhan ise, "Meme sağlığı, menopoz öncesinde de önemli ama menopoz sonrasında daha önem arz ediyor. Çünkü meme kanserlerinin büyük çoğunluğu menopoz sonrası 50 ile 70 yaş arasında olmakta. Şöyle bir algı oluyor. Menopoz öncesinde 40’lı, 50’li yaşlarda yaptırılan tetkiklerde bir sıkıntı çıkmadığı gibi. Bundan sonra da çıkmayacakmış gibi bir yanlış bir algı var. Halbuki meme kanserlerinin önemli bir kısmı 50-70 yaş arasında daha fazla olmakta. Hem kendi kendine muayene, hem de hemen ardından yıllık yapılacak mamografi veya ultrasonografi muayenelerle bu süreç tamamlanmalı ve devam ettirilmelidir. Özellikle menopoz sonrasında memenin içerisindeki süt kanalcıkları azalmakla birlikte memenin içerisindeki yağ dokuları daha ön plana çıkmakta ve bu yağ dokuları da memenin iç mikro ortamında bir değişikli oluşturmakta ve meme kanserlerine yatkınlığı dolaylı olarak arttırmaktadır" şeklinde konuştu. "Beslenme çok önemli" Menopoz sürecinde yeterli ve dengeli beslenme kadar egzersizin de önemli bir yol olduğunu vurgulayan Fizik Tedavi ve Rehabilitisyon Uzmanı Prof. Dr. F. Figen Ayhan ise, "Osteoporoz, östrojen eksikliğine bağlı özellikle 45 yaşından önce menopoza girenlerde ve cerrahi menopoza girenlerde çok sık gördüğümüz bir durum. Biz Uluslararası Osteoporoz Vakfı’nın kurduktan sonra bu alanda daha çok hastamız oldu ve gördük ki gerçekten kırıkların büyük bir çoğunluğu aslında önlenebilir. Birincisi beslenme çok önemli. Kalsiyum, magnezyum ve D vitamini almak çok önemli. İkincisi de egzersiz çok önemli. Osteoporozun yanında sarkopeni dediğimiz kas kaybını da menopozdaki hastalarımız çok yaşıyor. Bu nedenle, biz hastalarımızın beslenmenin yanında haftada 150 dakika egzersiz yapmalarını istiyoruz. Bunun yanı sıra sigara ve alkol tüketimi gibi sağlıksız davranışların da önüne geçmemiz gerekiyor" ifadelerine yer verdi. Düzenlenen lansmana; Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Deniz Han Deniz, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. İrem Alyazıcı Küçükyıldız ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Emre Günakan, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Özerhan, Fizik Tedavi ve Rehabilitisyon Uzmanı Prof. Dr. F. Figen Ayhan ve Fizik Tedavi ve Rehabilitisyon Uzmanı Prof. Dr. Didem Sezgin Özcan, Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Songül Turğut, Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Zeynep Şeyma Turinay, Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Sena Nur Doğan ve kadınlar katılım sağladı.
İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 9 Mart gün sonuna kadar durduruldu
06 Mart 2026 Cuma - 15:19 İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 9 Mart gün sonuna kadar durduruldu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bugün itibarıyla THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 9 Mart gün sonuna kadar durdurulmuştur. Ayrıca, İran seferleri kapsamında Pegasus Hava Yolları 12 Mart , Türk Hava Yolları ise 20 Mart tarihine kadar bu ülkeye olan seferlerini programdan çıkarmıştır" dedi. Bakan Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran ile ABD-İsrail arasındaki savaştan etkilenen hava sahalarıyla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade etti. Açıklamasında, İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suriye’de (Halep hariç) hava sahası kapalılıklarının devam ettiğini kaydeden Uraloğlu, Umman, Ürdün ve Suudi Arabistan da ise kısmi uçuşların sürdüğünü, Birleşik Arap Emirlikleri’nde hava trafiğinin kontrollü ve sınırlı şekilde yürütüldüğünü belirti. Havayolu taşıyıcılarının İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferlerini güvenlik riskleri nedeniyle 6 Mart’a kadar durdurduğunu hatırlatan Uraloğlu, açıklamasına şöyle devam etti: "Bugün itibarıyla THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 9 Mart gün sonuna kadar durdurulmuştur. Ayrıca, İran seferleri kapsamında Pegasus Hava Yolları 12 Mart , Türk Hava Yolları ise 20 Mart tarihine kadar bu ülkeye olan seferlerini programdan çıkarmıştır. Hava sahalarındaki gelişmelere ilişkin günlük değerlendirmeler kapsamında Katar, Kuveyt, Bahreyn ve BAE uçuşları bugün gerçekleştirilmeyecek. Ayrıca İstanbul Havalimanı’nda 4, Muğla Dalaman Havalimanı’nda 2, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda ise 1 Irak Havayolları uçağı yatıda bulunmaktadır. Toplam 7 uçak için yatı durumu söz konusu olup süreci ilgili birimlerle koordineli şekilde takip edilmektedir. Öte yandan bugün itibariyle Tahran Havalimanı’nda Türk Hava Yolları ve Pegasus’a ait 2 uçağımız, Irak’ta ise Tailwind Havayolları’nın kiralık 1 uçağı bulunmaktadır. Diğer yandan; Nahçıvan Uluslararası Havalimanı’na düşen İHA sonrası Azerbaycan Hava Yolları’na ait 2 ayrı yolcu uçağının Iğdır Şehit Bülent Aydın Havalimanı’na inişi planlı bir şekilde gerçekleştirilmiş; uçakta bulunan yolcular ise emniyetli bir şekilde karayolu ile Nahçıvan’a ulaştırılmıştır."
‘Sağlığa Yön Veren Kadınlar’ panelinde bilim ve mühendislikte kadının gücü konuşuldu
06 Mart 2026 Cuma - 14:01 ‘Sağlığa Yön Veren Kadınlar’ panelinde bilim ve mühendislikte kadının gücü konuşuldu Ankara’da Özel Güven Hastanesi’nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlediği ‘Sağlığa Yön Veren Kadınlar’ panelinde, bilim ve mühendislik alanında çalışan kadınlar deneyimlerini paylaştı. Moderatörlüğünü Spiker ve Eğitmen Jülide Sönmez’in yaptığı panelde, Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihal Aydoğan, Koç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Tuğba Bağcı Önder, ASELSAN Proje Sorumlusu Kıdemli Baş Mühendis Leyla Demirel, HAVELSAN Lider Mühendis Bensu Alkan Semiz ve Güven Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Yeşim Çetinkaya Şardan konuşmacı olarak yer aldı. Prof. Dr. Nihal Aydoğan, panel öncesi yaptığı açıklamada, "Bir bilim insanı, akademisyen ve aynı zamanda kadın olarak bilime verilen önemi her zaman hissetmek bize mutluluk veriyor. Öğrenci yetiştirmeyi de çok önemsiyorum. Özellikle genç bilim insanlarına ve genç kadınlara örnek olmakta bizlerin önemli misyonlarından bir tanesi" diye konuştu. Kıdemli Baş Mühendis Leyla Demirel ise, savunma sanayiinde geliştirilen teknolojileri sağlık teknolojileri gibi alanlara aktarmakla görevli olduklarını belirterek, "Bizler medikal görüntüleme alanlarında ve yaşam destek alanlarında yeni ürünler geliştirmekteyiz. Bunları halkımızın kullanımına sunmaktayız. İsterim ki daha fazla kadın mühendis, hem savunma hem de sağlık alanlarında çalışmak ister. Çünkü kadın mühendisler olmadan bu projelerin başarıya ulaşması mümkün değil" ifadelerini kullandı. Lider Mühendis Bensu Alkan Semiz de, bilime katkı sağlanmasından dolayı mutluluk duyduğunu aktararak, "Umuyorum hem HAVELSAN olarak hem de kadınlar olarak bilime, yapay zekaya, geleceğe katkılarımız olacak ve geleceğe ışık tutacağız diye umuyorum. Bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, elektronik mühendisliği gibi alanlarda aslında kadınları daha az görüyoruz. O yüzden bu alanlarda kadınlar fark oluşturabilir ve çok başarılı olabilirler. Bunu bizzat deneyimleyip görebiliyoruz. Kadınlarımızın bu alanlarda, mühendislik alanlarında seçim yapmaları gerçekten onların kariyerlerine de çok katkı sağlayacak ve bu alanda çok güzel gelişmeler olacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu.
Jandarmadan 11 ilde operasyon: 61 yakalama
06 Mart 2026 Cuma - 13:51 Jandarmadan 11 ilde operasyon: 61 yakalama 11 ilde ’suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, tefecilik ve nitelikli yağma’ suçlarına yönelik jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonlarda 61 şüpheli yakalandı. Ağrı, Antalya, Aydın, Diyarbakır, Eskişehir, Giresun, Hakkari, Konya, Manisa, Muğla ve Tekirdağ İl Jandarma Komutanlıkları tarafından Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, ’suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, tefecilik ve nitelikli yağma’ suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda halkı yüksek faizle borçlandırarak baskı altına aldığı, teminat olarak borç veya yüksek meblağlı çek ve senet imzalattığı ve ödeme yapamayanların mal varlıklarını tehdit ve baskıyla devraldıkları tespit edilen 61 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin hesaplarında 4,5 milyar lira hesap hareketi bulunduğu tespit edildi. Bu şahıslar hakkında ilgili savcılıklarca soruşturma başlatıldı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri sonucunda ’suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçunu örgütlü olarak işlediği değerlendirilen şüphelilere ait, 23 banka hesabında bulunan 92 milyon lira suç gelirine ve yaklaşık 215 milyon lira değerinde, 10 taşınmaz, 20 araç ve 1 tekneye el konuldu. İçişleri Bakanlığı tarafından olaya ilişkin yapılan sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşlarımızı mağdur ederek haksız kazanç elde eden suç şebekelerine karşı tüm güvenlik güçlerimizin mücadelesi kararlılıkla ve aralıksız sürüyor. Daire Başkanlıklarımızı, Kahraman Jandarmamızı Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."
Jandarmadan 11 ilde operasyon: 61 yakalama
06 Mart 2026 Cuma - 13:48 Jandarmadan 11 ilde operasyon: 61 yakalama 11 ilde ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak, Tefecilik ve Nitelikli Yağma’ suçlarına yönelik Jandarma tarafından düzenlenen operasyonlarda 61 şüpheli yakalandı. Ağrı, Antalya, Aydın, Diyarbakır, Eskişehir, Giresun, Hakkari, Konya, Manisa, Muğla ve Tekirdağ İl Jandarma Komutanlıklarınca Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; ‘Suç İşlemek amacıyla örgüt kurmak, tefecilik ve nitelikli yağma’ suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda halkı yüksek faizle borçlandırarak baskı altına aldığı, teminat olarak borç veya yüksek meblağlı çek ve senet imzalattığı ve ödeme yapamayanların mal varlıklarını tehdit ve baskıyla devraldıkları tespit edilen 61 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin hesaplarında 4,5 milyar lira hesap hareketi bulunduğu tespit edildi. Bu şahıslar hakkında ilgili savcılıklarca soruşturma başlatıldı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri sonucunda ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’ suçunu örgütlü olarak işlediği değerlendirilen şüphelilere ait; 23 banka hesabında bulunan 92 milyon lira suç gelirine ve yaklaşık 215 milyon lira değerinde; 10 taşınmaz, 20 araç ve 1 tekneye el konuldu. İçişleri Bakanlığı tarafından olaya ilişkin yapılan sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşlarımızı mağdur ederek haksız kazanç elde eden suç şebekelerine karşı tüm güvenlik güçlerimizin mücadelesi kararlılıkla ve aralıksız sürüyor. Daire Başkanlıklarımızı, Kahraman Jandarmamızı Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."
Plakasının yazı sitili standartlara aykırı olan sürücüler ceza yememek için plaka basım atölyesinde uzun kuyruklar oluşturdu
06 Mart 2026 Cuma - 13:19 Plakasının yazı sitili standartlara aykırı olan sürücüler ceza yememek için plaka basım atölyesinde uzun kuyruklar oluşturdu Yürürlüğe giren yeni düzenleme gereği ‘APP’ plaka olarak bilinen standartlara aykırı plakalarını 140 bin lira ceza yememek için değiştirmek isteyen sürücüler, plaka basım atölyeleri önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Yürürlüğe giren Trafik Ceza Kanunu uygulaması nedeniyle araçlarında standartlara aykırı (APP) plaka kullanan sürücülere ilk ihlalde 140 bin para cezası kesilecek ve sürücü belgeleri 30 günlüğüne geri alınacak. İhlalin aynı yıl içinde ikinci tekrarında ise ceza miktarı 280 bin lira olacak ve sürücülerin ehliyetine 60 günlüğüne el konulacak. Yeni düzenleme çerçevesinde ceza yememek için sürücüler, Ankara’daki plaka basım atölyesine akın etti. Uzun kuyruklar oluşturan sürücüler, yaşanan yoğunluktan dolayı işlemleri ertelemek zorunda kaldıklarını ifade ettiler. "Kabul edilmeyişini mantıklı bulamıyorum" APP plakaların standart dışı kabul edilmesini anlamsız bulduğunu ifade eden Efkan Seyyar, "Aracımın plakası standart değil. Ben de ceza yememek için geldim. Cezalar arttı. 140 bin lira ceza yiyenler varmış. Bundan çekindiğimiz için buradayız. Çok fazla sıra var. İşimiz uzun. Önce onay almamız, ardından da plakayı bastırmamız gerekecek. Bir süre daha burayız. İşlemler kısa sürmüyor. Bugüne yetiştirmeye çalışıyoruz. Bence yararlı bir uygulama değil. Araçtaki plaka yazısının farklılığı trafiği tehlikeye atan bir durum. Bu sadece araç daha güzel görünsün diye yapılan bir şey. Özel plaka yaptırıp yüksek miktarda para ödeyenler var ve tek amaçları bunu sergilemek. Bu plakaların yazı sitili daha kalın ve daha okunaklı. Buna rağmen kabul edilmeyişini mantıklı bulamıyorum" dedi. "Ramazan ayında bu sırada beklemek zulüm gibi geliyor" Çok fazla beklemek zorunda kaldıklarını ifade eden Ayhan Özdemir, "Dün de buradaydık ama sıradan dolayı işimizi halledemedik ve bugün de gelmek zorunda kaldık. Ramazan ayında bu sırada beklemek zulüm gibi geliyor. Çok fazla sıra var ve insanlar oruç. Bu uygulamayı daha kolay bir şekilde yapabilirlerdi. Böyle çok anlamsız. 140 bin lira ceza yazıldığı söyleniyor. Korktuğumuz için geldik biz de. Sürekli sıraya giriyoruz. Cezalar çok yüksek. İnsanlar nasıl ödeyebilir ki bu miktarları" diye konuştu. "Devletimiz ne kural koyduysa ona uymak zorundayız" Sürücülerden Arif Doğan ise, "Biz aracımızı aldığımızda plakanın farklı olduğunu ve yasadışı olduğunu bilmiyorduk. Değiştirmeye geldik. 140 bin lira cezası olduğu söyleniyor. Devletimiz ne kural koyduysa ona uymak zorundayız. Çok fazla plaka bastıran var" ifadelerine yer verdi.
İletişim Başkanı Duran: "İç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmiştir"
06 Mart 2026 Cuma - 13:03 İletişim Başkanı Duran: "İç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmiştir" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dezenformasyon ve provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına (X, Facebook ve Instagram) erişim engeli getirilmiştir. 75 adet içerik ise dijital platformlardan kaldırılmıştır" dedi. İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bölgede yaşanan son gelişmelerin ardından dijital mecralarda Türkiye’yi hedef alan yoğun dezenformasyon ve psikolojik harekat faaliyetinin yürütüldüğünün tespit edildiğini açıkladı. Açıklamasında özellikle İran’a yönelik saldırıların başladığı ilk andan itibaren bazı sosyal medya hesaplarının doğruluğu teyit edilmemiş içerikler üzerinden toplumda korku, panik ve güvensizlik oluşturmayı amaçlayan sistematik paylaşımlar yaptığının görüldüğüne dikkat çeken Duran, "Devletimizin ilgili kurumları bu süreci ilk andan itibaren yakından takip etmiş; kamu düzenini, toplumsal huzuru ve milli güvenliğimizi hedef alan dijital manipülasyon girişimlerine karşı gerekli adımlar kararlılıkla atılmıştır. Bu kapsamda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile yürütülen çalışmalar sonucunda dezenformasyon ve provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına (X, Facebook ve Instagram) erişim engeli getirilmiştir. 75 adet içerik ise dijital platformlardan kaldırılmıştır. Suç unsuru taşıyan paylaşımlarla psikolojik harekât yürüttüğü tespit edilen bu ve inceleme altındaki diğer hesaplar hakkında hukuki süreç başlatılmıştır "ifadelerine yer verdi.