Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Metin Diyadin: "Ligde kalmamız gerekiyor"
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 23:28:31
Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, Trabzonspor müsabakasının ardından, "Özellikle bu hafta 2 tane Trabzonspor maçı oynayacağız ve zorlu bir süreçteyiz. Ligde kalmamız gerekiyor. Bu anlamda da bazı oyuncularımızın, isim saymama gerek yok, sakatlık olsun, başka sebepler olsun, takımdan ayrıldılar" dedi. Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Gençlerbirliği, sahasında ağırladığı Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldu. Maç sonu düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, "Özellikle bu hafta 2 tane Trabzonspor maçı oynayacağız ve zorlu bir süreçteyiz. Ligde kalmamız gerekiyor. Bu anlamda da bazı oyuncularımızın, isim saymama gerek yok, sakatlık olsun, başka sebepler olsun, takımdan ayrıldılar. Sezonu kapattılar diyelim. 3-4 tane oyuncumuz da Kasımpaşa maçında oynayan oyuncularımız vardı. Artı hafta sonu oynayacağımız maçtan dolayı çok daraldı kadro. Rotasyonun da rotasyonu gibi oldu ama gerçekten çocuklar çok iyi oynadılar. Çok iyi mücadele ettiler. 3-4 tane genç oyuncumuz var. Yetenekliler. Gönül ister ki çok rahat ortamda bu çocuklara çok daha fazla şans verelim. Sevindiğimiz taraf da çocuklar çok iyi oynadı. Süre almayan oyuncular, az alanlar ve onlarla altyapıdan bizim çocuklarımız da gayet iyi oynadı. Ancak odaklanacağımız tek maç var. Hafta sonu Ligde kalma adına Trabzonspor maçı için çok önemli bir maça gideceğiz. İnşallah buraya ligde kalıcı olarak döneriz" ifadelerini kullandı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 23:21
Fatih Tekke: "Kupayı çok fazla istiyoruz"
Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Gençlerbirliği karşılaşmasının ardından, "Tüm lig genelinde baktığımızda bu süreçte kupa finaline gitmek önemli. Kupayı çok fazla istiyoruz. Bunu camiamıza müzemize getirmek istiyoruz. Bunun için içeride çok ciddi coşkumuz var" dedi. Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Trabzonspor, deplasmanda Gençlerbirliği’ni 2-1 mağlup ederek finale kaldı. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, "Finalde olduğumuz için tekrar çok mutluyuz. Tüm hasarlarımıza rağmen, zor bir karşılaşma olmasına rağmen, oyun olarak çok kötü olmamıza rağmen; ikinci yarının son bölümündeki oyuna biraz ağırlık, biraz inisiyatif katınca skor almamız gayet değerliydi. Ama tüm lig genelinde baktığımızda bu süreçte kupa finaline gitmek önemli. Kupayı çok fazla istiyoruz. Bunu camiamıza müzemize getirmek istiyoruz. Bunun için içeride çok ciddi coşkumuz var. Şimdi hafta sonu yeni bir maçımız var. Gelmesi gereken oyuncular var, sakat olan oyuncular var. Sizin sağlam zannettiğiniz ama sadece kulübede oturmak isteyen oyuncularımız var. Dolayısıyla hafta sonu bir maçımız var. Sonrasında tüm her şeyimizle beraber kupa finaline hazırlanacağız" diye konuştu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 22:39
Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda finalde
Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Gençlerbirliği, sahasında ağırladığı Trabzonspor'a 2-1 mağlup oldu. Bu sonuçla bordo-mavili ekip adını finale yazdırdı ve Konyaspor'un rakibi oldu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 22:00
Mersin’de dolum tesisinde çıkan yangın kontrol altına alındı
İçişleri Bakanlığı, Mersin’de dolum tesisinde bulunan yakıt takından çıkan yangının büyük ölçüde kontrol altına alındığını, bölgede soğutma çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. İçişleri Bakanlığı tarafından, Mersin’deki bir dolum tesisindeki yakıt tankından çıkan yangında yapılan çalışmalar hakkında açıklama yapıldı. Açıklamada, "Mersin’in Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi’nde bulunan bir dolum tesisindeki yakıt tankında çıkan yangına; Mersin İl Emniyet Müdürlüğü, AFAD, Orman Bölge Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesine bağlı ekipler ve sağlık ekipleri müdahale etmiştir. Sahada 11 itfaiye aracı, 11 arazöz, 5 TOMA, 6 su tankeri, arama kurtarma araçları ve diğer destek unsurlarıyla birlikte toplam 39 araç görev yapmıştır. Adana ve Niğde illerimizden sevk edilen köpük kulelerinin de desteğiyle yürütülen çalışmalar neticesinde yangın büyük ölçüde kontrol altına alınmış olup, bölgede soğutma çalışmaları titizlikle devam etmektedir. Çevrede bulunan diğer yakıt tanklarında herhangi bir olumsuzluk yaşanmamış, gerekli tüm güvenlik tedbirleri alınmıştır. Olay sırasında yüksekten düşerek hayatını kaybeden vatandaşımız Süleyman Güner’e Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına sabır diliyoruz" ifadelerine yer verildi.
06 Mart 2026 Cuma - 13:56
FETÖ firarisi Şadan Sakınan’ın ifadesi ortaya çıktı!
Ankara’da yakalanarak tutuklanan eski Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Şadan Sakınan’ın ifadesi ortaya çıktı. Sakınan ifadesinde, "Benim sempati düzeyinde yalnızca görüşmelerim olmuştur, örgüt üyesi gibi herhangi bir eylemim olmamıştır" dedi.
06 Mart 2026 Cuma - 13:51
Jandarmadan 11 ilde operasyon: 61 yakalama
11 ilde ’suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, tefecilik ve nitelikli yağma’ suçlarına yönelik jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonlarda 61 şüpheli yakalandı. Ağrı, Antalya, Aydın, Diyarbakır, Eskişehir, Giresun, Hakkari, Konya, Manisa, Muğla ve Tekirdağ İl Jandarma Komutanlıkları tarafından Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, ’suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, tefecilik ve nitelikli yağma’ suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda halkı yüksek faizle borçlandırarak baskı altına aldığı, teminat olarak borç veya yüksek meblağlı çek ve senet imzalattığı ve ödeme yapamayanların mal varlıklarını tehdit ve baskıyla devraldıkları tespit edilen 61 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin hesaplarında 4,5 milyar lira hesap hareketi bulunduğu tespit edildi. Bu şahıslar hakkında ilgili savcılıklarca soruşturma başlatıldı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri sonucunda ’suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçunu örgütlü olarak işlediği değerlendirilen şüphelilere ait, 23 banka hesabında bulunan 92 milyon lira suç gelirine ve yaklaşık 215 milyon lira değerinde, 10 taşınmaz, 20 araç ve 1 tekneye el konuldu. İçişleri Bakanlığı tarafından olaya ilişkin yapılan sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşlarımızı mağdur ederek haksız kazanç elde eden suç şebekelerine karşı tüm güvenlik güçlerimizin mücadelesi kararlılıkla ve aralıksız sürüyor. Daire Başkanlıklarımızı, Kahraman Jandarmamızı Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."
06 Mart 2026 Cuma - 13:48
Jandarmadan 11 ilde operasyon: 61 yakalama
11 ilde ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak, Tefecilik ve Nitelikli Yağma’ suçlarına yönelik Jandarma tarafından düzenlenen operasyonlarda 61 şüpheli yakalandı. Ağrı, Antalya, Aydın, Diyarbakır, Eskişehir, Giresun, Hakkari, Konya, Manisa, Muğla ve Tekirdağ İl Jandarma Komutanlıklarınca Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; ‘Suç İşlemek amacıyla örgüt kurmak, tefecilik ve nitelikli yağma’ suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda halkı yüksek faizle borçlandırarak baskı altına aldığı, teminat olarak borç veya yüksek meblağlı çek ve senet imzalattığı ve ödeme yapamayanların mal varlıklarını tehdit ve baskıyla devraldıkları tespit edilen 61 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin hesaplarında 4,5 milyar lira hesap hareketi bulunduğu tespit edildi. Bu şahıslar hakkında ilgili savcılıklarca soruşturma başlatıldı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri sonucunda ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’ suçunu örgütlü olarak işlediği değerlendirilen şüphelilere ait; 23 banka hesabında bulunan 92 milyon lira suç gelirine ve yaklaşık 215 milyon lira değerinde; 10 taşınmaz, 20 araç ve 1 tekneye el konuldu. İçişleri Bakanlığı tarafından olaya ilişkin yapılan sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşlarımızı mağdur ederek haksız kazanç elde eden suç şebekelerine karşı tüm güvenlik güçlerimizin mücadelesi kararlılıkla ve aralıksız sürüyor. Daire Başkanlıklarımızı, Kahraman Jandarmamızı Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."
06 Mart 2026 Cuma - 13:41
Gençlerbirliği: "Teknik Direktörümüz Levent Şahin ile yaşadığımız fikir ayrılıkları nedeniyle, yapılan görüşmeler sonucunda karşılıklı anlaşarak yollarımızı ayırmış bulunmaktayız."
Gençlerbirliği: "Teknik Direktörümüz Levent Şahin ile yaşadığımız fikir ayrılıkları nedeniyle, yapılan görüşmeler sonucunda karşılıklı anlaşarak yollarımızı ayırmış bulunmaktayız."
06 Mart 2026 Cuma - 13:19
Plakasının yazı sitili standartlara aykırı olan sürücüler ceza yememek için plaka basım atölyesinde uzun kuyruklar oluşturdu
Yürürlüğe giren yeni düzenleme gereği ‘APP’ plaka olarak bilinen standartlara aykırı plakalarını 140 bin lira ceza yememek için değiştirmek isteyen sürücüler, plaka basım atölyeleri önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Yürürlüğe giren Trafik Ceza Kanunu uygulaması nedeniyle araçlarında standartlara aykırı (APP) plaka kullanan sürücülere ilk ihlalde 140 bin para cezası kesilecek ve sürücü belgeleri 30 günlüğüne geri alınacak. İhlalin aynı yıl içinde ikinci tekrarında ise ceza miktarı 280 bin lira olacak ve sürücülerin ehliyetine 60 günlüğüne el konulacak. Yeni düzenleme çerçevesinde ceza yememek için sürücüler, Ankara’daki plaka basım atölyesine akın etti. Uzun kuyruklar oluşturan sürücüler, yaşanan yoğunluktan dolayı işlemleri ertelemek zorunda kaldıklarını ifade ettiler. "Kabul edilmeyişini mantıklı bulamıyorum" APP plakaların standart dışı kabul edilmesini anlamsız bulduğunu ifade eden Efkan Seyyar, "Aracımın plakası standart değil. Ben de ceza yememek için geldim. Cezalar arttı. 140 bin lira ceza yiyenler varmış. Bundan çekindiğimiz için buradayız. Çok fazla sıra var. İşimiz uzun. Önce onay almamız, ardından da plakayı bastırmamız gerekecek. Bir süre daha burayız. İşlemler kısa sürmüyor. Bugüne yetiştirmeye çalışıyoruz. Bence yararlı bir uygulama değil. Araçtaki plaka yazısının farklılığı trafiği tehlikeye atan bir durum. Bu sadece araç daha güzel görünsün diye yapılan bir şey. Özel plaka yaptırıp yüksek miktarda para ödeyenler var ve tek amaçları bunu sergilemek. Bu plakaların yazı sitili daha kalın ve daha okunaklı. Buna rağmen kabul edilmeyişini mantıklı bulamıyorum" dedi. "Ramazan ayında bu sırada beklemek zulüm gibi geliyor" Çok fazla beklemek zorunda kaldıklarını ifade eden Ayhan Özdemir, "Dün de buradaydık ama sıradan dolayı işimizi halledemedik ve bugün de gelmek zorunda kaldık. Ramazan ayında bu sırada beklemek zulüm gibi geliyor. Çok fazla sıra var ve insanlar oruç. Bu uygulamayı daha kolay bir şekilde yapabilirlerdi. Böyle çok anlamsız. 140 bin lira ceza yazıldığı söyleniyor. Korktuğumuz için geldik biz de. Sürekli sıraya giriyoruz. Cezalar çok yüksek. İnsanlar nasıl ödeyebilir ki bu miktarları" diye konuştu. "Devletimiz ne kural koyduysa ona uymak zorundayız" Sürücülerden Arif Doğan ise, "Biz aracımızı aldığımızda plakanın farklı olduğunu ve yasadışı olduğunu bilmiyorduk. Değiştirmeye geldik. 140 bin lira cezası olduğu söyleniyor. Devletimiz ne kural koyduysa ona uymak zorundayız. Çok fazla plaka bastıran var" ifadelerine yer verdi.
06 Mart 2026 Cuma - 13:03
İletişim Başkanı Duran: "İç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmiştir"
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dezenformasyon ve provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına (X, Facebook ve Instagram) erişim engeli getirilmiştir. 75 adet içerik ise dijital platformlardan kaldırılmıştır" dedi. İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bölgede yaşanan son gelişmelerin ardından dijital mecralarda Türkiye’yi hedef alan yoğun dezenformasyon ve psikolojik harekat faaliyetinin yürütüldüğünün tespit edildiğini açıkladı. Açıklamasında özellikle İran’a yönelik saldırıların başladığı ilk andan itibaren bazı sosyal medya hesaplarının doğruluğu teyit edilmemiş içerikler üzerinden toplumda korku, panik ve güvensizlik oluşturmayı amaçlayan sistematik paylaşımlar yaptığının görüldüğüne dikkat çeken Duran, "Devletimizin ilgili kurumları bu süreci ilk andan itibaren yakından takip etmiş; kamu düzenini, toplumsal huzuru ve milli güvenliğimizi hedef alan dijital manipülasyon girişimlerine karşı gerekli adımlar kararlılıkla atılmıştır. Bu kapsamda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile yürütülen çalışmalar sonucunda dezenformasyon ve provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına (X, Facebook ve Instagram) erişim engeli getirilmiştir. 75 adet içerik ise dijital platformlardan kaldırılmıştır. Suç unsuru taşıyan paylaşımlarla psikolojik harekât yürüttüğü tespit edilen bu ve inceleme altındaki diğer hesaplar hakkında hukuki süreç başlatılmıştır "ifadelerine yer verdi.
06 Mart 2026 Cuma - 13:00
TDT Dışişleri Bakanları İstanbul’da toplanıyor: Gündemde bölgesel gerilimler ve KKTC var
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi Toplantısı’nda bölgesel ve küresel gelişmeler ele alınacak. Bakan Fidan’ın toplantıda ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların sona erdirilmesi ve KKTC’ye yönelik tecridin kaldırılması konularına dikkat çekmesi bekleniyor. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi Toplantısı 7 Mart’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenecek. Toplantıya Türkiye ve dönem başkanı Azerbaycan’ın yanı sıra üye ülkeler Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın temsilcileri katılacak. Toplantıda teşkilat bünyesindeki son gelişmeler ile önümüzdeki dönemde atılabilecek adımlar değerlendirilecek, ayrıca güncel küresel ve bölgesel meseleler hakkında kapsamlı istişareler yapılacak. Kaynaklar, toplantı marjında Bakan Fidan’ın mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmesinin ve konuk heyet başkanlarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından toplu olarak kabul edilmesinin öngörüldüğünü belirtti. Bakan Fidan’ın toplantıda yapacağı konuşmada, bölgede ve uluslararası sistemde barış, istikrar ve adaletin tesisinde zorlu bir dönemden geçildiğini vurgulaması bekleniyor. Fidan’ın TDT ülkelerinin bölgesel sahiplenme anlayışıyla aralarındaki iş birliğini daha da genişletmesinin her zamankinden daha önemli olduğuna dikkat çekeceği ifade edildi. Kaynaklar, Fidan’ın konuşmasında ayrıca ABD ve İsrail ile İran arasında devam eden çatışmalar ile üçüncü ülkeleri hedef alan saldırıların bir an önce sona erdirilmesi ve diplomasiye alan açılması gerektiğini vurgulayacağını aktardı. Bu konuda Türk dünyasının ortak bir duruş sergilemesinin önemine işaret etmesi beklenen Fidan’ın taraflara gerilimin düşürülmesi çağrısında bulunacağı belirtildi. Fidan’ın ayrıca Pakistan ile Afganistan arasındaki gerilimin daha fazla tırmanmasının önüne geçilmesi için diyalog kanallarının ve barışçıl çözüm yöntemlerinin teşvik edilmesi gerektiğine dikkat çekmesi öngörülüyor. Kaynaklara göre Fidan’ın hitabında Kıbrıslı Türklerin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin maruz kaldığı haksız ve insanlık dışı tecrit uygulamalarının sona erdirilmesi gerektiğini vurgulaması da bekleniyor. Fidan’ın tüm TDT üyelerinin KKTC ile siyasi, ekonomik ve kültürel-beşeri ilişkilerini geliştirmesinin faydasına işaret edeceği ifade edildi. Bakan Fidan’ın ayrıca Türk devletlerinin üçüncü taraflarla teşkilat bünyesinde iş birliklerini geliştirmek amacıyla kurulmasına karar verilen "TDT+" formatı hakkında Türkiye’nin yaklaşım ve önceliklerini paylaşmasının öngörüldüğü kaydedildi.
06 Mart 2026 Cuma - 12:45
Pursaklar’da miniklerin tekne orucu heyecanı
Pursaklar Belediyesi’nin Nezaket Okulu’nda eğitim gören öğrenciler, tekne orucunu öğle ezanı ile birlikte açmanın mutluluğunu yaşadı. Pursaklar Belediyesi’nce Merkez Nezaket Okulu’nda düzenlenen programda minik öğrenciler, tekne orucu tutarak Ramazan’ın anlam ve önemini öğrenme fırsatı buldu. Öğretmenleri eşliğinde çeşitli etkinliklere katılan öğrenciler, tekne orucunu öğle ezanı ile birlikte açmanın mutluluğunu yaşadı. Çocukların Ramazan ayının manevi değerini küçük yaşta öğrenmesinin önemli olduğunu vurgulayan Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ‘‘Ramazan ayı paylaşmanın, dayanışmanın ve sabrın en güzel şekilde yaşandığı mübarek bir aydır. Nezaket Okulumuzda eğitim gören minik yavrularımızın tekne orucu tutarak, bu güzel ayın anlamını öğrenmeleri bizleri çok mutlu ediyor. Çocuklarımızın hem geleneklerimizi tanıması hem de manevi değerlerimizi küçük yaşta benimsemesi adına bu tür etkinlikleri çok kıymetli buluyoruz. Tüm yavrularımıza ve ailelerine hayırlı Ramazanlar diliyorum’’ dedi. Belediye yetkilileri, Nezaket Okulu’nda Ramazan ayı boyunca çocukların hem eğlenip hem de değerler eğitimi alabilecekleri farklı etkinliklerin devam edeceğini belirtti.
06 Mart 2026 Cuma - 12:20
ÖSYM hafta sonu iki sınav düzenleyecek
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Uzman Yardımcılığı Giriş Sınavı (2026-GUY) 7 Mart Cumartesi, Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı (YÖKDİL/1) ise 8 Mart Pazar günü yapılacak. ÖSYM’nin açıklamasına göre Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Uzman Yardımcılığı Giriş Sınavı (2026-GUY), Ankara ÖSYM Elektronik Sınav Merkezi’nde (e-Sınav Merkezi) 23 salonda elektronik sınav olarak yapılacak. Sınav, saat 13.45’te başlayacak ve 90 dakika sürecek. Adaylar, saat 13.30’ dan sonra sınav binalarına alınmayacak. Sınavda çoktan seçmeli 60 soru sorulacak. 15.15’ te sona erecek sınavda ek süre kullanması uygun görülen adaylar 20 dakika ilave sürelerini kullanabilecekler. Sınava 2 bin 989 aday katılacak ve sonuçlar 27 Mart tarihinde açıklanacak. YÖKDİL, İngilizce ve Arapça olarak düzenlenecek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) başkenti Lefkoşa, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek ve Türkiye’de 81 ilde toplam 89 sınav merkezinde uygulanacak YÖKDİL için 316 bina ve 4 bin 534 salon kullanılacak. Saat 10.15’te başlayacak ve 180 dakika sürecek olan sınav, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek ile KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da da Türkiye ile eş zamanlı yapılacak. Çoktan seçmeli 80 sorudan oluşan sınavda kelime bilgisi, dil bilgisi, çeviri ve okuduğunu anlama alanları yer alacak. Saat 13.15’te sona erecek sınavda uygun görülen adaylara 30 dakika ek süre verilebilecek. Sonuçlar ise 8 Nisan’da açıklanacak. Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, cumartesi günü saat 11.00 ile 13.30 arasında, pazar günü ise 07.00-10.00 arasında açık tutulacak. "Sınav güvenliğinin ve adaylara uygun sınav ortamının sağlanması amacıyla 16 bin 416 görevli sınavlarda görev alacak" YÖKDİL/1 ve 2026-GUY sınavları ile ilgili açıklama yapan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, "Hafta sonu yapılacak sınavlar için elektronik sınav merkezinde, ülke genelinde ve yurt dışında gerekli teknik ve idari hazırlıklar tamamlandı. Sınav güvenliğinin ve adaylara uygun sınav ortamının sağlanması amacıyla 16 bin 416 görevli sınavlarda görev alacak. Sınavlara başvuran 296 engelli aday için uygun sınav ortamı oluşturuldu. YÖKDİL’e başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutuldu. Bu kapsamda 807 aday bu haktan yararlandı. Ayrıca hükümlü veya tutuklu olarak bulunan ve sınava başvuran 153 aday YÖKDİL uygulamasına katılacak. Ceza infaz kurumlarında sınava uygun hale getirilen 49 bina, YÖKDİL için sınav binası olarak kullanılacak. Sınavlara katılacak adaylara başarılar, görevlilere kolaylıklar dilerim" dedi.
06 Mart 2026 Cuma - 11:51
Bakan Bayraktar: "Son 5 yılda güneş ve rüzgarda toplam kurulu gücümüzü 18 bin 423 megavattan 40 bin 689 megavata ulaştırdık"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Son 5 yılda güneş ve rüzgârda toplam kurulu gücümüzü 18 bin 423 megavattan bu yılın başında 40 bin 689 megavata ulaştırdık" dedi. Türkiye’nin 2021 yılında 7 bin 816 megavat olan güneş kurulu gücü, son 5 yılda yüzde 230 artarak 25 bin 827 megavata çıktı. Türkiye’nin büyüme kaydettiği bir diğer yenilenebilir enerji kaynağı ise rüzgar oldu. 2021 yılında 10 bin 607 megavat olan rüzgar kurulu gücü, 2026 yılının Ocak ayında 14 bin 862 megavata yükseldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’nin güneş ve rüzgar kurulu gücünü 2035’te 120 bin megavata çıkarmayı hedeflediklerini aktararak, "Rüzgar ve güneşte 120 bin megavat hedefimizin üçte birini gerçekleştirdik. Elektrik kurulu gücümüz, devreye alınacak yeni yatırımlarla her geçen gün artmaya devam edecek" dedi. "Son 5 yılda güneş ve rüzgarda toplam kurulu gücümüzü 18 bin 423 megavattan 40 bin 689 megavata ulaştırdık" Elektrik kurulu gücünün devreye alınacak yeni yatırımlarla artmaya devam edeceğini vurgulayan Bayraktar, "Yenilenebilir enerjide son dönemde sessiz bir devrim gerçekleştirdik. Güneş ve rüzgar enerjimizin potansiyelini önemli ölçüde değerlendirdik. Son 5 yılda güneş ve rüzgârda toplam kurulu gücümüzü 18 bin 423 megavattan bu yılın başında 40 bin 689 megavata ulaştırdık. Yani 5 yılda ikiye katladık" diye konuştu. "Yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payını yüzde 62,5 seviyesine taşıdık" Bayraktar, 2021 yılında yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 53,6 olduğunu belirterek, "Yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payını da önemli ölçüde yükselttik ve bugün itibarıyla yüzde 62,5 seviyesine taşıdık" ifadelerini kullandı.
06 Mart 2026 Cuma - 11:42
Bakan Gürlek'ten 'Umut Hakkı' açıklaması!
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "umut hakkı" konusunda, "Şahsa özgü, genel af anlayışı olan düzenlemeler yapılamaz" dedi.
06 Mart 2026 Cuma - 11:02
Bakan Gürlek: "Terörsüz Türkiye sürecinin meyvelerini toplama aşamasındayız"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, medya temsilcileriyle Ankara’da iftar programında bir araya geldi. Burada gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, ‘Terörsüz Türkiye’ süreci, 12. Yargı Paketi, çocuk yaşta suça karışan çocuklar gibi konularına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Burada konuşan Bakan Gürlek, basının demokratik toplumun vazgeçilmez unsuru olduğunu ve kamuoyunun doğru, hızlı ve güvenilir bir şekilde bilgiye ulaşmasında önemli bir rol üstlendiğini dile getirdi."Şahsa özgü, genel af anlayışı olan düzenlemeler yapılamaz"Terörsüz Türkiye sürecinin devam ettiğini kaydeden Bakan Gürlek, TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu’nun Adalet Komisyonu’na geldiğini hatırlattı.Mevcut aşamada ise kanunların yapılmasında hazır olduklarını Adalet Komisyonu’na aktardıklarını belirten Gürlek, şu ifadelere yer verdi:"Dün burada aynı şekilde Adalet Komisyonu Başkanımız ve üyelerimize de iftar yaptık. Onlarla da genel olarak çerçeve şeklinde ne tür bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini konuştuk. Tabii onlar da şu an net olarak bilmiyorlar ama mutabakat metnini ben okudum. Orada bazı kavramlar özellikle kamuoyunda tartışılmaya çalışılıyor. O kavramlar biliyorsunuz yok mutabakat metninde. Şunun altını çizmemiz gerekiyor. Burada şahsa özgü, genel af anlayışı olan düzenlemeler yapılamaz. Adalet Komisyonumuz da bunun farkında. Muhtemelen geçici hükümler konulacak. Hangi kanunlarda değişiklik olur onu tabi biz bilmiyoruz. Adalet Komisyonumuzun ve daha sonradan da Yüce Meclis’in takdirinde ama biliyorsunuz Ceza İnfaz Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemleeri kanunu gibi kanunlarda muhtemelen değişiklik yapılacak. Bunun tasarısını, yöntemini, şeklini, sınırlarını elbette Yüce Meclisimiz çizecek. Tekrardan söylemek istiyorum. Biz Adalet Bakanlığı olarak bu süreçte dahil değiliz. Sadece teknik olarak Meclis’teki arkadaşlarımız destek isterse biz desteğe hazırız."Terörsüz Türkiye sürecini önemsediklerini söyleyen Bakan Gürlek, örgütün tamamen silah bırakmasının ve daha sonra örgütün feshedilmesinin sürecin olmazsa olmazlarından olduğunu dile getirdi.Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketi’nin TBMM’ye sunulmuşken geri çekildiğini hatırlatarak, "12. Yargı Paketi Meclisteydi Ben Adalet Bakanı olarak atandıktan sonra bu paketi geri çektik çünkü bir kısım eksiklikler olduğunu hissettim. Özellikle toplumdaki beklentiler, talepler önemli. Yani şimdi şöyle genel olarak toplumda özellikle vatandaşlarımızda adalete güven eksikliği var. Biz bunun araştırmasını da yapıyoruz. Adalete güven neden eksik deyince ilk soru şu ortaya çıkıyor. Yargılamanın uzun süre sürmesi yani vatandaşlarımızın bu konuda bir memnuniyetsizliği var. Bunun temeline indik. Yani yargılamalar neden uzuyor? Ben uygulamadan geliyorum bu konuda bilgi sahibiyim. Bilgi sahibi olduğum için hemen icraata geçmek istiyorum. Yani burada bir alışma aşaması olmadan direkt icraata geçmek istiyorum. Burada çeşitli arkadaşlarla birlikte formüller üzerinde çalıştık. Yani ne yapabilirsek vatandaşlara dokunabiliriz. Özellikle oluşan mağduriyetler en az seviyeye indirilebilir diye çalıştık" açıklamasında bulundu."12. Yargı Paketiyle uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını genişletmek istiyoruz"Geçen yıldan kalma 12,5 milyon dosyanın yargıda olduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, bu sayının çok fazla olduğunu ifade ederek, "Yani bizde çok fazla maalesef dosya yargının önüne gidiyor. Öncelikli olarak her dosyanın, her uyuşmazlığın yargının önüne gitmemesi için bizim gerekli adımlar atmamız gerekiyor. Biliyorsunuz daha önce çeşitli adımlar atıldı. Uzlaştırma müessesi genişletildi arabuluculuk müessesi genişletildi ama vatandaşımız mutlaka hakim savcının yüzünü görmek istiyor, bir adliye gelmek istiyor. Bu konu da yeni düzenleyeceğimiz pakette de tekrardan uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını genişletmek istiyoruz. Özellikle boşanma davaları biliyorsunuz çok uzun süreçler devam ediyor, 8 yıl, 10 yıl bu davalar sürüyor. Bu süreçte vatandaşlarımız nafaka ödüyor. Kendine yeni bir hayat kuramıyor. Bu konuda 12. Yargı Paketinde özellikle çekişmeli boşanma davalarında eğer taraflar aralarında her iki tarafta davacı ve davalı taraf evet biz boşanma konusunda anlaşıyoruz dedikleri an hakim bir tutanak tutup bunu arabuluculuğa gönderecek" şeklinde konuştu.Gürlek, dava sürelerinin çok uzun olduğunun da altını çizerek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu bünyesinde yer alan Yargının Etkinliği Ve Verimliliği Bürosu ile davaların sürelerinin denetleneceğini ve davanın uzama nedenine göre personel desteği veya yeni mahkeme açılması gibi önlemler alınacağını belirtti."Bir dosya hem istinafa hem Yargıtay’a gitmeyecek"Yargılamaların hızlanması konusunda farklı çalışmaların da olduğunu dile getiren Gürlek, "Atlamalı temyiz müessesesi var. Yani bir dosya hem istinafa hem Yargıtay’a gitmeyecek. Bunu da 12. Yargı Paketinde yargının hızlanması için getirmeyi düşünüyoruz. Hakim arkadaşlarımızı biraz zorlayacağız. Atama terfi de belirli bir karar ve o kararın Yargıtay’dan onanmasını artık mutlak kriter olarak arayacağız. Yani hakim belirli bir iş vizesi tutturması gerekecek terfi etmesi için. Vermiş olduğu kararın da doğruluğunun olması gerekecek. Yani o karar hem de Yargıtay’dan onanacak. Bu da bizim artık olmazsa olmazımız" diye konuştu."Çocukların adam öldürme gibi suçlarda yetişkinler gibi ağırlaşmış müebbet hapis cezası almasını sağlayacağız"Bakan Gürlek, çocuk yaşta suça bulaşan çocuklarla ilgili de 12. Yargı Paketi’ne düzenleme getirmek istediklerini belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti:"Çocuklarla ilgili cezaları ben yetersiz buluyorum, bunu daha önce de söylemiştim. Maalesef kanunumuzda şöyle bir düzenleme var; 12 - 15 yaş aralığı ve 15 yaş ve 18 yaş aralığı hakkında ayrı ayrı çocuklara özel indirimler yapılmış. Bir de biliyorsunuz çocukların almış olduğu cezaların infazında özel bir ayrıcalık var. Çocukların cezaevinde kalmış olduğu 1 gün, 2 gün sayılıyor. Çocuklar diğer mahkumlar gibi ayrı bir cezaevinde kalmıyor. Çocuk evi dediğimiz şekilde biraz daha şartları uygun cezaevinde kalıyor. Bu konuda gerekli adımları atacağız. Özellikle çocukların adam öldürme ya da diğer suçlarda yetişkinler gibi ağırlaşmış müebbet hapis cezası gerekiyorsa onların almasını sağlayacağız. Bu düzenlemede mecliste bir komisyon kuruldu. O komisyonda da zaman zaman görüşüyoruz. İnşallah bu düzenlemeyi de hayata geçireceğiz. Tabii çocukların geleceği bize emanet. Onların hem suç işlemeye ilişkin ortamdan uzaklaştırmamız lazım. Hem de daha sonra da suç işledikten sonra da rehabilite etmemiz gerekiyor. Yani onların tekrardan topluma kazandırılması gerekiyor.""Yeni nesil çeteler çocukları ailelerinden kiralıyorlar"Özellikle yeni nesil çetelerin çocukları kullandıklarını dile getiren Gürlek, "Çocukları kullanıyorlar, 12-15 yaşındaki çocukları kullanıyorlar. Hatta bakın şunu net söyleyeyim, çocukları ailelerinden kiralıyorlar. Biz bunu tespit etmiştik. Adana’dan, Antep’ten çocukları ailelerinden kiralıyorlar. İstanbul’a getiriyorlar. Daha sonra sırtını sıvazlıyorlar. "Aslansın, kaplansın" deyip çocukları suçta kullanıyorlar. Neden? Çünkü çocukların alacağı cezalar belli. Çocuğun cezaevinde yatacağı süre belli. O çocuk dışarı çıktıktan sonra da tekrar örgütten kurtulamıyor. Daha farklı eylemlere girişiyor. Biz 11. Yargı Paketi’nde bununla ilgili düzenlemeler yaptık biliyorsunuz. Özellikle suç örgütlerinin, örgüt yöneticilerinin, örgüt üyelerinin, çocukları suçlarda kullanması durumunda verilecek cezaları arttırdık. 12. Yargı Paketi’nde bu cezaları tekrar arttırmayı düşünüyoruz. Çünkü çocuklar bize emanet. Geleceğini korumakla yükümlüyüz" dedi."Çocuğun işlediği suçtan dolayı aileyi sorumlu tutamayız"Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Bakan Gürlek, suça karışan çocuğunun yükümlülüğünün ailesinde olmasına ilişkin düzenlemelerin olduğunun hatırlatılmasına ilişkin, "Biz onu Mukayeseli Hukuk’ta araştırdık. Aile şöyle, sonuçta aile çocuğu koruyup kollamakta yükümlü. Aynı zamanda bir ailenin denetim görevi var. Ama tabii suçlarında şahsi sorumluluğu var. Çocuğun işlediği suçtan dolayı aileyi sorumlu tutamayız. Ama bizim hukuk özellikle borçlar hukukunda değil mi? Genel olarak bir genel kusur sorumluluğu var. Yani kusur varsa genel olarak o da sorumlu. Bu konuda bir düzenleme yapmadık ama özellikle bana da çok fazla geliyor ailelere de bir düzenleme yapalım diye. Ama şu konuda bir çalışmamız yok. Ama ailelerin özellikle çocuklara sahip çıkması lazım" değerlendirmesinde bulundu."12. Yargı Paketi’nde çocukların ıslahıyla ilgili düşüncelerimiz var"Çocukların ıslah edilmesine ilişkin 12. Yargı Paketi’ne düzenleme eklemeyi de düşündüklerini belirten Gürlek, "12. pakette çocukların ıslahıyla ilgili düşüncelerimiz var. Çocuk henüz cezaevinden çıkmadan topluma kazandırılmasına ilişkin düşüncelerimiz var. Aynı şekilde uyuşturucuyla mücadele kapsamında da. Şimdi uyuşturucu biliyorsunuz tahliye oluyor. Tekrardan uyuşturucu bataklığına nasıl sürükleniyor? Bizim uyuşturucuyla ilgili şu an tam olarak kanunlaştıramadık. Yani yasal metne sokamadık. Şöyle bir düşüncemiz var" dedi."12. Yargı Paketi’nde çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin düzenlememiz var"Bakan Gürlek, belirli bir yaş altındaki çocukların sosyal medyada kullandığı uygulamalara ilişkin cezai yaptırım yapılıp yapılmayacağına ilişkin soruya ise, "16 yaş ve üzerindeki kişilerin sosyal medyaya girmesi işte bu konuda doğrulama kodu cep telefonundan gelen onay koduyla girmesi konusunda çalışmalarımız var. Aynı zamanda bu kapsamdaki çalışmalarda da çocukları şiddete cinsiyetsizliğe ya da sapkın akımlara sevk eden sosyal medya hesapları; Youtuberlar, Influencer vs. onlarla ilgili de çalışmalarımız var. Onlarla ilgili ceza kanununa şu an bir boşluk var. O boşluğu da inşallah 12. Yargı Paketi’nde doldurmaya düşünüyoruz" diye kaydetti."Terör suçlarında şartlı salıverme hükümleri yok"Terörsüz Türkiye süreci kapsamında tartışılan ‘Umut Hakkı’ konusuna ilişkin de konuşan Gürlek, "Terör suçlarında şartlı salıverme hükümleri yok. Ne demek o? Ağırlaştırılmış müebbet hapis cihazı almışsa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak infazı yapılıyor. Terör suçları dışında cezaların infazı farklı. 30 yıl olabiliyor, 36 yıl olabiliyor. O konuda meclisimizin takdiri eğer ceza güvenlik tedbirlerin infazı hakkında kanunda bir değişiklik yaparsa elbette farklı olur. Ama şu anki uygulamada terör suçlarını ağırlaştırılmış müebbet hapis cihazı alan aynen infaz ediyor. Herhangi bir erken sürede dışarı çıkmıyor. O meclisimizin takdiri" dedi."Kadına şiddet olaylarında kanunları tekrar güncelleyeceğiz"Kadına şiddet olaylarıyla ilgili konuların titizlikle ele alındığını ifade ede Bakan Gürlek, "bakanlığımızda Mağdur Hakları Daire başkanlığı var. Bu süreçleri takip ediyor. 6284 Sayılı Kanun’un uygulamasında sorunlar var. Onu bizzat biz de görüyoruz. Özellikle 5. maddede koruyucu tedbirler var. Bu tedbirler işte polis mi yapacak, savcı mı yapacak? Bu konuda tekrar gözden geçirme yapıyoruz. 6284 Sayılı Kanun’da. Kadınlarla ilgili zaten daha önce kademeli olarak bazı cezalar artırıldı. Yani eğer suç mağduru kadınsa doğrudan doğruya verilen cezalar artırıldı. Tekrar kanunları güncelleyeceğiz. Yapılması gereken bir şey varsa yapacağız. Ama 6284 Sayılı Kanunda özellikle koruyucu tedbirlerin uygulanması konusunda bir aksaklık olduğunu görüyorum. Bu konuda bir güncelleme çalışması yapacağız" ifadelerine yer verdi.Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna ilişkin sorulan sorulara da cevap veren Bakan Gürlek, Demirtaş sürecinin Terörsüz Türkiye sürecinden ayrı devam eden bir süreç olduğunu söyleyerek "Şu an ayrı yürüyen bir süreç. Onunla ilgili şu an devam eden bir süreç var" dedi."Anayasanın ele alınarak değişiklik yapılması gerekiyor"Terörsüz Türkiye süreci çerçevesinde Anayasa değişikliğine ihtiyaç olup olmadığına ilişkin ise Gürlek, "Terörsüz Türkiye için Anayasa değişikliğine ihtiyaç duyulur mu? Yani o bence şu an temel kanunlarda değişiklik yapılarak ihtiyaç giderilebilir. Ama genel olarak ben şunu söylüyorum. Anayasa değişikliğini sadece terörsüz Türkiye süreci için değil, genel olarak ülkemizin bir Anayasa değişikliği ihtiyacı var. Genel olarak bu konuda eksik Anayasalarımız var. 1982 darbe anayasası biliyorsunuz. Yani yamalı bohçaya döndü, sürekli olarak değişiklikler yapıldı. Elbette anayasanın ele alınarak değişiklik yapılması gerekiyor" şeklinde konuştu."Ben İBB soruşturmasını yaparken şahıslara bakmadım"İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, "Bizim şahıslarla bir Cumhuriyet Savcısının şahıslarla ilgisi yok. Cumhuriyet Savcısı şuna bakar. Ortada bir suç var mı yok mu? Burada şahısların makamları, mevkileri yaptıkları görevler ilgilendirmez. Burada o şahsın Belediye Başkanı olması, sanatçı olması ya da zengin fakir olması Cumhuriyet Savcısının görevi değildir. Ben o soruşmayı yaparken bu şekilde baktım. Yani o şahsın Belediye Başkanı olması bizim için önemli değil. Biz suç var mı yok mu buna bakarız. O bakımdan yani o şahsın şahsım hakkındaki açıklamalarını ben önemsemiyorum. Ben sadece Cumhuriyet Savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım" ifadelerini kullandı."Şahsın Belediye Başkanı olması ya da isminin Ekrem olması, Veli olması bizi ilgilendirmiyor"Yani hukuk sisteminin birbirini tamamladığını ifade eden Gürlek, (İBB) davasında da bunun görüldüğünü söyleyerek, "Yani bir savcı yanlış karar verirse itirazdan zaten üst mahkeme kaldırır. Mahkeme yanlış karar verirse Yargıtay bozar. Biz burada şahıslarla ilgili problem yapmıyoruz. Ortada yolsuzluk ve dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşması vardı. Biz dosyanın şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık. Arkadaşlarımız da bu yönde bir iddianame düzenledi. Burada şahsın Belediye Başkanı olması ya da isminin Ekrem olması, Veli olması bizi ilgilendirmiyor. Cumhuriyet Savcısı kuvvetli suç şüphesi varsa tutuklamaya sevk eder. Makul şüphe varsa soruşturmaya başlar. Daha sonradan da delillerin tamamlanma aşaması olur. Yani siz de iddianameyi okudunuz. Yani orada iddianamedeki delillerin çoğu somut deliller. Masak raporları, tanık beyanları, etkin pişmanlık beyanları, para hareketleri, HTS baz istasyon kayıtları. Soruşma bu şekilde ilerledi. Biz şahıslarla ilgili bir şeyimiz yok, çekincemiz yok. Savcı olarak o tarihte görevimizi yaptık" diye konuştu."Bu tip davalarda makul süre yok"İBB davasında yargılamanın 9 Mart’ta başlayacağını da hatırlatan Gürlek, davanın makul süresine ilişkin sorulan soruya "Yargılama mahkemenin kontrolünde. Ben onu bilmiyorum ne zaman bitirir ama o tip davalarda makul süre yok. O ağır cezalardaki makul süre yok. Şimdi 406 sanık var bildiğim kadarıyla. Tabi uygulama şöyle oluyor ama bu mahkemeye sadece tek bir heyet bakacak. Yani bu heyetin başka bir dosyası yok. Alanında uzman, vakıf arkadaşlardan oluşuyor. Bir Cumhuriyet Savcısı görevlendiriliyor savcılarda, şeyde, duruşma heyetinde. Ne kadar sürede tamamlanır bunu ben bilmiyorum. Ama yani savunmalar alınıyor biliyorsunuz. Daha sonra tanıklar dinleniyor. Delilerin tartışılması aşaması oluyor. Bu tamamen mahkemenin, heyetin, heyet başkanının kendi kontrolünde yürüteceği bir yöntem" yanıtını verdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder