Yerel Haberler
Ankara
2’nci El Oto Raporu yayımlandı: Satışlar yüzde 15 geriledi 15 Mayıs 2026 Cuma - 16:40:55 Quick Finans’ın SmartIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği 2’nci El Oto Raporu’nun nisan ayına ait verilerin yer aldığı güncel sayısı yayımlandı. Rapora göre ikinci el oto satışlarında yüzde 15 gerileme yaşandı. Quick Finans’ın SmartIQ iş birliğiyle yayımladığı 2’nci El Oto Raporu’nun nisan ayı verilerinin yer aldığı güncel sayısında sektöre dair en yeni trendler paylaşıldı. Türkiye sıfır kilometre otomobil ve hafif ticari araç satışları, 2026 yılı Nisan ayında geçen yıl nisan ayına göre yüzde 1 oranında düşerek 104 bin 298 adet olurken, geçen aya göre ise yüzde 2 oranında artış oldu. 2026 yılı ocak-nisan döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,13 oranında düşerek, 369 bin 696 adet olarak gerçekleşti. Geçen yıla göre devam eden daralmanın boyutu aylar bazında azalarak nisan ayında minimum seviyeye geldi. Diğer taraftan yılbaşından itibaren satış trendi aylara göre yükselerek sürüyor. Pazardan alınan bilgilere göre satışlarda savaş etkilerini azaltmaya yönelik distribütörlerin agresif fiyat indirimi ve kampanyaların etkili olduğu belirtiliyor. 15 yaş ve 350 bin km sınırına kadar olan 2’nci el oto satışlarında ise geçen yılın aynı aylarına göre yılbaşından itibaren her ay görülen gerileme trendi nisan ayında yüzde 15’e ulaştı. İkinci el oto reel fiyat endeksinde 2025 yılından bu yana devam eden düşüş trendi ise sürüyor. Yılbaşından itibaren aylık bazlı gelişim trendi ise inişli çıkışlı dalgalı seyrine devam ediyor. Mevcut veriler, 2’nci el oto sektörünün savaş ortamı ve dünya ve Türkiye’deki konjoktürel şartlardan sıfır km otoya göre çok daha fazla etkilendiğini gösteriyor. Rapordaki verilere göre ikinci el oto satışlarında nisan ayında sınırlı toparlanma görülse de pazar geçen yılın gerisinde kaldı. İkinci el oto pazarında yılın ilk çeyreğinde görülen dalgalı seyir, nisan ayında yerini sınırlı bir toparlanmaya bıraktı. Mart ayında 323 bin 570 adet seviyesinde gerçekleşen satışlar, nisan ayında 334 bin 154 adede yükselerek aylık bazda yaklaşık yüzde 3’lük artış kaydetti. Buna rağmen pazar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla hala belirgin şekilde geride seyrediyor. Nisan ayında gerçekleşen satışlar, 2025 yılının aynı ayındaki 392 bin 231 adetlik seviyenin yaklaşık yüzde 15 altında kaldı. Bu tablo, aylık bazda toparlanma sinyalleri görülse de ikinci el otomobil pazarında talebin geçen yılki seviyelerden gittikçe uzaklaştığını gösteriyor. İkinci el pazarında stokta kalma süreleri nisan ayında sınırlı artış gösterdi Nisan ayında ikinci el oto pazarında stokta kalma süreleri sınırlı artış gösterdi. Mart ayında 45 gün olan pazar ortalaması, nisan ayında 46 güne yükseldi. Binek araçlarda da süre 45 günden 46 güne çıktı. Ticari araçlarda ise stokta kalma süresi 44 gün seviyesinde sabit kaldı. Bu tablo, nisan ayında satış adetlerinde kısmi toparlanma yaşansa da araçların stoktan çıkış hızında belirgin bir iyileşme olmadığını gösteriyor. Genel görünüm, pazarda talebin mevcut şartlarda temkinli ilerlediğini, doğru fiyatlama ve rekabetçi stok yönetiminin önemini koruduğunu işaret ediyor. İkinci el hafif ticari araç satışlarında nisan ayında sınırlı toparlanma görüldü İkinci el hafif ticari pazarında nisan ayında sınırlı bir toparlanma yaşandı. Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 4 düşüşle 46 bin 125 adet olan satışlar, nisan ayında 47 bin 398 adede yükselerek, aylık bazda yaklaşık yüzde 3 artış gösterdi. Pazar, geçen yılın aynı dönemine göre zayıf görünümünü sürdürdü. Nisan 2025’te 62 bin 326 adet olan satışların nisan 2026’da 47 bin 398 adette kalması, yıllık bazda yaklaşık yüzde 24’lük düşüşe işaret ediyor. Veriler, nisan ayında aylık bazda toparlanma görülse de hafif ticari araç pazarında talebin geçen yılki seviyelerin altında seyrettiğini gösteriyor. Nisan ayında 15 yaş üzeri araçlarda satış ve fiyat artışı sürdü Nisan ayında hareketlilik 15 yaş üstü araç pazarında devam etti. Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,4 artış ile 126 bin 52 adet olan satışlar, nisan ayında 129 bin 451 adede yükselerek, yaklaşık yüzde 3’lük artış gösterdi. Aynı dönemde ortalama fiyatlar da 411 bin liradan 414 bin liraya seviyesine çıkarak, sınırlı bir yükseliş kaydetti. Stokta kalma süresi ise mart ayında olduğu gibi nisan ayında da 50 gün seviyesinde sabit kaldı. Tablo, ulaşılabilir fiyatlı araçlara olan ilginin sürdüğünü, satış adetleri ve fiyatlarda sınırlı artış yaşanırken, stok devir hızında bir değişim olmadığını gösteriyor.
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:16 Türk Kızılay ile ilgili düzenlemelere ilişkin kanun teklifi TBMM’de AK Parti, Türk Kızılay Derneği ile ilgili düzenlemeleri içeren kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. AK Partili milletvekillerinin imzasını taşıyan kanun teklifine göre, Türk Kızılay Derneği’nin faaliyetleri daha etkin hale getirilecek. Bu kapsamda derneğin faaliyet amacı, ’Uluslararası hukuk ve Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeler çerçevesinde hiçbir ayrım gözetmeksizin Türk Kızılay aracılığıyla ihtiyaç sahiplerinin eksikliklerinin giderilmesi, afet, acil durumlar ve savaş gibi durumlarda vatandaşların yaşadığı olumsuzlukların ortadan kaldırılması, hastalıkların önlenmesi ve sağlık koşullarının iyileştirilmesi’ şeklinde tanımlanıyor. Ayrıca uluslararası sözleşmeler doğrultusunda derneğe verilen hak ve yükümlülüklere sahip başka bir tüzel kişilik kurulamayacak. Kızılay, "Türk Kızılay", ’Türkiye Kızılay Derneği", "Türkiye Kızılay Cemiyeti" ve "Kızılay" adlarını da kullanabilecek. Derneğin adı, bayrağı ve amblemi, uluslararası sözleşmelerle kabul edilen bütün hak ve bağışıklıklardan yararlanması ile tarafsızlık ve koruma işareti olduğu hüküm altına alınacak. Türk Kızılay’ın adı, bayrağı ve amblemi, Türk Kızılay tarafından kuruluşlar hariç olmak üzere gerçek ve tüzel kişiler tarafından herhangi bir amaçla izinsiz olarak kullanılamayacak. Kızılay, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşü alınmak suretiyle savaş esirleri ve sivillerin tutulduğu yerleri ziyaret etme, koşulları izleme, aile haberleşmesini sağlama, kayıpları araştırma ve insani yardım ulaştırma faaliyetlerini yerine getirecek ve esir değişimleri ile aile birleşimlerinde aracı olarak görev yapacak. Türk Kızılay bu görevini yerine getirebilmesi için gerçek kişilere ait gerekli olan verilere ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile yapacağı protokoller çerçevesinde erişebilecek. Bu kapsamda yapılacak veri erişimleri, yalnızca görevin gerektirdiği ölçüde yetkilendirilen kişiler tarafından yapılacak. Olağanüstü dönemlerde çalışan Kızılay personeline tazminat ödenecek Teklifle Kızılay’ın ilkeleri, kuruluş amacı, görevleri, teşkilat yapısı ve benzeri düzenlemeler tüzük ile düzenlenecek. Tüzük, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanacak. Öte taraftan olağanüstü durumlar, afet, savaş ve çatışma zamanlarında çalışan Kızılay personeline tazminat ödenecek. Teklifle ’Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nda da düzenlemeye gidiliyor. Bu kapsamda Kızılay şube ve temsilciliklerinin bulunduğu illerde Kızılay il merkez şube başkanı ve ilçe şube başkanları, aynı zamanda Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı mütevelli heyetinin üyesi olacak. Teklifle birlikte Kızılay’ın hak ve muafiyetleri de hüküm altına alınıyor. Buna göre afet ve acil durumlar ile afetlere hazırlık ve olağanüstü dönemlerde ulusal afet yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi, tedarik güvenliğinin sağlanması, müdahale süreçlerinin hızlandırılması, ihtiyaç ve mağduriyetlerin giderilmesi, hastalıkların önlenmesi ve sağlık koşullarının iyileştirilmesi amacıyla Türk Kızılay ile Türk Kızılay’ın iktisadi işletmeleri, iştirakleri veya şirketleri tarafından bizzat üretilen ilk yardım hizmetleri, afet lojistik hizmetleri ve geçici barınmaya yönelik ürün ve hizmetler stratejik nitelikte alım kapsamında değerlendirilecek. Bu alımlar, Kamu İhale Kanunu’na tabi olmaksızın doğrudan Türk Kızılay’dan veya Türk Kızılay’ın iktisadi işletmelerinden, iştiraklerinden veya şirketlerinden temin edilebilecek. Bu alımlar afetin veya olağanüstü durumun kapsamı, aciliyeti ve ihtiyaç düzeyi dikkate alınarak şeffaflık, rekabet, eşit muamele, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkeleri çerçevesinde ilgili bakanlık ile Türk Kızılay arasında yürütülecek koordinasyon ve protokoller çerçevesinde yapılacak.
Uzmanından açıklama: "Erişkin her 3 kişiden biri hipertansiyon hastası"
03 Mart 2026 Salı - 10:00 Uzmanından açıklama: "Erişkin her 3 kişiden biri hipertansiyon hastası" Kalp ve damar hastalıklarının dünyadaki ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldığını vurgulayan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Murat İlkar Gelişen, "En önemli risk faktörü hipertansiyondur. Erişkin her üç kişiden biri, 70 yaş üzerindeki her üç kişiden ikisi hipertansiyon hastasıdır" dedi. Medical Park Ankara Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Murat İlkar Gelişen, hipertansiyonun kalp ve damar hastalıkları için en önemli risk faktörü olduğunu belirterek, düzenli kontrol ve sağlıklı yaşamın hayati önem taşıdığını söyledi. Kalp ve damar hastalıklarının dünya genelinde ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldığını kaydeden Uzm. Dr. Gelişen, "En önemli risk faktörü hipertansiyondur. Erişkin her üç kişiden biri, 70 yaş üzerindeki her üç kişiden ikisi hipertansiyon hastasıdır" diye konuştu. "Hastaların yüzde 60’ı hastalığının farkında değil" Hastaların yaklaşık yüzde 60’ının ya hastalığının farkında olmadığını ya da yeterince önemsemediğini ifade eden Gelişen, "Kronik kan basıncı yüksekliği kalp ve damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, beyin kanaması ve felç için ciddi risk oluşturur" şeklinde konuştu. "Bacak damar tıkanıklıklarına dikkat" Bacaklardaki damar tıkanıklıklarının atardamar ve toplardamar hastalıkları olarak iki grupta ele alındığını aktaran Gelişen, "Toplardamar tıkanıklığında bacakta ağrı, ileri derecede ödem ve koyu renk değişikliği görülür. Atardamar tıkanıklığında ise ağrıya soğukluk ve solukluk eşlik eder" ifadelerini kullandı. "Genç yaşta risk artıyor" Son yıllarda kalp hastalıklarının genç yaş grubunda daha sık görülmeye başladığına dikkat çeken Uzm. Dr. Gelişen, şu bilgileri paylaştı: "Genetik yatkınlığın yanı sıra sigara, alkol tüketimi, sağlıksız beslenme ve stres riski artırıyor. Özellikle sigara damar elastikiyetini azaltır, plak oluşumunu artırır ve kan akımını düşürür. Diyabet hastalarında uzun süre yüksek seyreden kan şekeri damar duvarında plak oluşumuna yol açar. Bu durum kalp krizi ve diğer damar hastalıkları için önemli bir zemin hazırlar." "Kalp krizi her zaman belirti vermeyebilir" Kalp krizi geçiren bazı hastalarda öncesinde eforla ya da istirahatte göğüs duvarında baskı tarzında ağrı görülebileceğini söyleyen Gelişen, "Hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde de ani kalp krizi gelişebilir. Bu nedenle düzenli kontroller ve risk faktörlerinin takibi çok önemlidir" açıklamasında bulundu. "Tedavi kişiye özel planlanıyor" Koroner kalp hastalığı veya periferik damar hastalıklarında anjiyografi sonrası darlık ya da tıkanıklığın yerine göre balon, stent veya bypass cerrahisi kararı verdiklerini belirten Gelişen, "Müdahale gerektirmeyen durumlarda ise ilaç tedavisi uyguluyoruz" dedi. "Sağlıklı yaşam hayat kurtarıyor" Kalp ve damar sağlığının korunması için stresten uzak bir yaşam tarzının benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Gelişen, "Dengeli ve bilinçli beslenmek, fazla kilolardan uzak durmak ve düzenli yürüyüş yapmak büyük önem taşıyor. Erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları kalp ve damar hastalıklarına karşı en güçlü korunma yoludur" diye konuştu.
Ankara’da kaldırım taşlarını onarmak sanatçıya düştü
03 Mart 2026 Salı - 09:36 Ankara’da kaldırım taşlarını onarmak sanatçıya düştü Ankara’da kırık ve yerinden sökülmüş kaldırım taşlarını toplayarak onaran ve boyayan Ozan Kıran, hem görüntü kirliliğine dikkat çekti hem de belediyeye çağrıda bulundu. Kıran: "Bu iş, belediyenin işi aslında. Sanatçı olarak birkaçına müdahale edebilirim ya da birkaçında kendi işlerimi gösterebilirim ama sonuçta kaldırım taşı mühendisi değilim" dedi. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Heykel Bölümü mezunu Ozan Kıran, Ankara’nın Çankaya ilçesi Bahçelievler Mahallesinde kırık ve yerinden sökülmüş kaldırım taşlarını toplayarak onarıyor ve boyuyor. Mahalle aralarında uzun süredir onarılmayı bekleyen taşları tek tek bir araya getiren Kıran, hem görüntü kirliliğine dikkat çekiyor hem de Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) çağrıda bulunuyor. Bahçelievler Mahallesinde özellikle ara sokaklarda kırık ve dağınık halde bulunan kaldırım taşları vatandaşların tepkisine neden olurken, Ozan Kıran çözümü farklı bir yöntemle gündeme taşıdı. Sokaklardan topladığı kırık taşları onaran ve çeşitli renklerle boyayan Kıran, bu çalışmasıyla hem farkındalık oluşturmayı hem de yaşanan soruna dikkat çekmeyi amaçladığını söyledi. Kıran, bu taşları dikkat çekmek amacıyla boyamaya başladığını ifade ederek, kalıcı bir çözüm için belediyeye çağrıda bulundu. "Bu iş, belediyenin işi aslında" Mahallede yürüyüş yaptığı sırada kırık kaldırım taşlarını fark ettiğini ve bir süre sonra bu taşları alıp atölyesinde değişik bir sanata dönüştürdüğünü belirten Ozan Kıran, "Bulduğum kırık taşlara ufak rölyefler ve heykeller yapıyordum. Bu işe o şekilde başladım. Sonrasında kırık bir taşı onarma eğilimine geçtim. İşlerimi bu şekilde sürdüreceğim. Sürekli geçtiğim bir yoldu. Amacım orayı kendimce doldurmaktı. Keşke bütün kırık taşları doldurabilsem ve öyle bir olayım olsa. Ama bu iş, belediyenin işi aslında. Sanatçı olarak birkaçına müdahale edebilirim ya da birkaçında kendi işlerimi gösterebilirim ama sonuçta kaldırım taşı mühendisi değilim" diye konuştu.
9 ilde eş zamanlı FETÖ operasyonu: 22  gözaltı kararı
03 Mart 2026 Salı - 09:04 9 ilde eş zamanlı FETÖ operasyonu: 22 gözaltı kararı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında 9 ilde eş zamanlı 22 şüphelinin gözaltına alınmalarına karar verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmalar kapsamında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Kara Kuvvetleri Komutanlığını hedef alarak içerisinde yuvalanan ve ‘mahrem hizmetler’ olarak adlandırılan yapılanmasına ilişkin iltisakı ve irtibatı olduğu anlaşılan, Ankara ili genelinde çeşitli semtlerde bulunan büfe, bakkal, market gibi umuma açık işyerlerinde bulunan kontörlü sabit hatları kullanmak suretiyle sivil imamlar ile iletişim sağladıkları ve haberleştikleri tespit edilen; 5’i görevde subay (albay, binbaşı, yüzbaşı, üsteğmen), 5’i görevde astsubay, 9’u daha önce ilişiği kesilmiş/emekli olmuş subay/astsubay, 1’i görevde kamu personeli, 2’si daha önce ilişiği kesilmiş askeri öğrenci, olmak üzere toplam 22 şüphelinin, 3 Mart 2026 tarihinden itibaren Ankara merkezli 9 ilde eş zamanlı olarak gözaltına alınmalarına karar verildi. Şüphelilerden 15’inin yakalanarak gözaltına alındığı öğrenilirken 3’ünün yakalanmasına çalışıldığı, 4’ünün ise yurtdışında olduğu tespit edildi. Yakalanan şüphelilerin Cumhuriyet Başsavcılığına sevklerine yönelik işlemlere, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince devam edildiği bildirildi.
JASAT, 10 yıl önce işlenen 2 kadın cinayetini aydınlattı
03 Mart 2026 Salı - 07:46 JASAT, 10 yıl önce işlenen 2 kadın cinayetini aydınlattı Jandarma Dedektiflerinin titiz çalışmaları ve DNA teknolojisinin etkin kullanımı neticesinde; 2016 yılında İstanbul’da işlenen 2 ayrı kadın cinayeti, Bolu-Mengen’de bulunan kemik parçaları ve sigara izmaritinden yola çıkılarak aydınlatıldı. Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanlığı koordinesinde; Kriminal Başkanlığı ve Bolu İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü JASAT ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; Bolu ili Mengen ilçesi Yumrutaş köyünde 24 Temmuz 2024 tarihinde toprağa gömülü halde bulunan kafatası ve kemik parçalarına Jandarma Kriminal Başkanlığınca DNA incelemesi yapıldı. Bolu İl Jandarma Komutanlığınca; Interpol üzerinden ailelerine ulaşıldı ve maktuller ile İstanbul’da yaşayan yakınlarından alınan DNA örnekleri karşılaştırılarak kimlikleri kesin olarak tespit edildi. Çalışmalar sonucunda; maktullerden alınan örnekler, 2016 yılında İstanbul’da işlenen başka bir cinayet dosyasında elde edilen sigara izmariti deliliyle de eşleşti. Yapılan detaylı araştırmalar ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile kurulan koordine neticesinde, kemiklerin 2016 yılından bu yana kayıp olarak aranan M.M. ve M.Y isimli yabancı uyruklu 2 kadına ait oldukları belirlendi. JASAT ve Mengen İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince maktullere ait cep telefonlarının HTS kayıtlarının incelenmesi ile derinleştirilen soruşturmada; maktullerin F.Y. ve Y.D. isimli şahıslar tarafından öldürülüp Mengen’de ormanlık alana gömüldüğü ortaya çıkarıldı. Faillerin, 2016 yılında işledikleri diğer ‘Kasten Öldürme’ suçundan dolayı, halen hükümlü olarak cezaevinde oldukları tespit edildi. 25 Şubat tarihinde ifadeleri alınan iki şüpheli, ‘Tasarlayarak Kasten Öldürme’ suçundan bir kez daha tutuklandı ve Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.
YSK, illerin çıkaracağı milletvekili sayısını yeniden belirledi
03 Mart 2026 Salı - 00:48 YSK, illerin çıkaracağı milletvekili sayısını yeniden belirledi Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 2025 yılı nüfus verilerine göre illerin çıkaracağı milletvekili sayısını ve seçim çevrelerini yeniden belirledi. Karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Türkiye İstatistik Kurumu’nda (TÜİK) yayımlanan 31 Aralık 2025 nüfus verilerini esas alarak, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nda değişikliğe gitti. YSK, illerin çıkaracağı milletvekili sayılarını ve seçim çevrelerini güncelledi. Karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Karara göre, toplam 600 milletvekilinden her il için 1 milletvekili garantisi verildi. Kalan milletvekillikleri ise nüfusa göre iller arasında dağıtıldı. Çok sayıda milletvekili çıkaran illerde birden fazla seçim çevresi oluşturuldu. Yapılan hesaplama sonucunda milletvekili sayısı 18’e kadar olan illerin tek seçim çevresi sayıldığı belirtilerek 18’den fazla milletvekili sayısına sahip olan 4 il için çevre düzenlemesine gidildiği aktarıldı. 19-35 arası milletvekili çıkaran illerde 2, 36 ve üzeri milletvekili çıkaran illerin ise 3 seçim çevresine bölündüğü ifade edildi. Bu hesaplamaya göre, Bursa’dan çıkan 21 milletvekili ve İzmir’den çıkan 28 milletvekili için 2 seçim çevresi, Ankara’dan çıkan 37 milletvekili ve İstanbul’dan çıkan 96 milletvekili için 3 seçim çevresi oluşturuldu. Kararda, YSK tarafından seçim çevrelerini belirlerken nüfus dengesi, ilçelerin idari bütünlüğü, coğrafi yakınlık ve ulaşım imkanlarının dikkate alındığı kaydedildi. Öte yandan, Ankara’nın Güdül ilçesi 2 numaralı seçim çevresinden 3 numaralı seçim çevresine alındı. Komisyon raporunda YSK’nın bu kararının seçim işlemlerinin daha sağlıklı yürütülmesi için alındığı vurgulandı.
Milli Eğitim Bakanlığı: "(Lisedeki bıçaklı saldırı) Konuya ilişkin eğitim müfettişi görevlendirilmiştir"
02 Mart 2026 Pazartesi - 22:40 Milli Eğitim Bakanlığı: "(Lisedeki bıçaklı saldırı) Konuya ilişkin eğitim müfettişi görevlendirilmiştir" Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde lisede bir öğrencinin saldırısı sonucunda bir öğretmenin hayatını kaybettiği, bir öğretmen ve öğrencinin de yaralandığı olayla ilgili müfettiş görevlendirildiğini ve okuldaki öğrencilere psikolojik destek sağlandığını açıkladı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "2 Mart 2026 tarihinde İstanbul ili Çekmeköy ilçesi Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde bir öğrencinin gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmıştır. Yaralılar derhâl sağlık kuruluşlarına sevk edilmiş ve sağlık görevlilerince gerekli tıbbi müdahaleler yapılmıştır. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Biyoloji Öğretmenimiz Fatma Nur Çelik, tüm çabalara rağmen hayatını kaybetmiştir. Yaralanan diğer öğretmenimiz ve öğrencimizin tedavileri devam etmekte olup, hayati tehlikeleri bulunmamaktadır. Yaşanan bu elim olayın ardından Bakanlığımızca idari yönden inceleme ve soruşturma başlatılmış, konuya ilişkin eğitim müfettişi görevlendirilmiştir. Hem adli hem de idari sürecin tüm safhaları ilgili birimlerimizce titizlikle takip edilecektir. Ayrıca bahse konu okulumuzda öğrencilerimize yönelik rehberlik ve psikolojik destek hizmetleri yürütülmektedir. Hayatını kaybeden kıymetli öğretmenimize Allah’tan rahmet, ailesi, öğrencileri ve eğitim camiamıza başsağlığı diliyor, yaralı öğretmenimiz ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz. Eğitim ortamlarının güvenliğinin sağlanması ve benzer olayların bir daha yaşanmaması için gerekli çalışmalar kararlılıkla sürdürülecektir" denildi.