Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Şimşek: "Bütçe performansımız hedeflerle uyumlu seyrediyor"
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:03:13
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, "Bütçe performansımız hedeflerle uyumlu seyrediyor. Faiz dışı bütçe dengesi bütün zorlu koşullara rağmen ilk dört ayda yıllık 536 milyar lira iyileşti. Bu sayede geçen sene ocak-nisan döneminde yüzde 142 olan iç borç çevirme oranı, bu sene yüzde 82 gerçekleşti" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, sosyal medya hesabından bütçe uygulamalarına ve mali disipline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bütçe performansının hedeflenen doğrultuda ilerlediğine dikkati çeken Şimşek, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Bütçe performansımız hedeflerle uyumlu seyrediyor. Faiz dışı bütçe dengesi bütün zorlu koşullara rağmen ilk dört ayda yıllık 536 milyar lira iyileşti. Bu sayede geçen sene ocak-nisan döneminde yüzde 142 olan iç borç çevirme oranı, bu sene yüzde 82 gerçekleşti. Vergide adaleti güçlendiren, kayıt dışılıkla mücadeleyi artıran ve kamu harcamalarında etkinliği önceleyen politikalarımızla güçlü bir mali alan oluşturduk. Ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığını artıran bu mali alan sayesinde küresel enerji fiyatlarının etkilerini sınırlamak amacıyla gerekli tedbirleri aldık. Uyguladığımız programın önemli çıpalarından olan mali disiplini güçlendirmeye yönelik politikalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz."
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:40
2’nci El Oto Raporu yayımlandı: Satışlar yüzde 15 geriledi
Quick Finans’ın SmartIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği 2’nci El Oto Raporu’nun nisan ayına ait verilerin yer aldığı güncel sayısı yayımlandı. Rapora göre ikinci el oto satışlarında yüzde 15 gerileme yaşandı. Quick Finans’ın SmartIQ iş birliğiyle yayımladığı 2’nci El Oto Raporu’nun nisan ayı verilerinin yer aldığı güncel sayısında sektöre dair en yeni trendler paylaşıldı. Türkiye sıfır kilometre otomobil ve hafif ticari araç satışları, 2026 yılı Nisan ayında geçen yıl nisan ayına göre yüzde 1 oranında düşerek 104 bin 298 adet olurken, geçen aya göre ise yüzde 2 oranında artış oldu. 2026 yılı ocak-nisan döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,13 oranında düşerek, 369 bin 696 adet olarak gerçekleşti. Geçen yıla göre devam eden daralmanın boyutu aylar bazında azalarak nisan ayında minimum seviyeye geldi. Diğer taraftan yılbaşından itibaren satış trendi aylara göre yükselerek sürüyor. Pazardan alınan bilgilere göre satışlarda savaş etkilerini azaltmaya yönelik distribütörlerin agresif fiyat indirimi ve kampanyaların etkili olduğu belirtiliyor. 15 yaş ve 350 bin km sınırına kadar olan 2’nci el oto satışlarında ise geçen yılın aynı aylarına göre yılbaşından itibaren her ay görülen gerileme trendi nisan ayında yüzde 15’e ulaştı. İkinci el oto reel fiyat endeksinde 2025 yılından bu yana devam eden düşüş trendi ise sürüyor. Yılbaşından itibaren aylık bazlı gelişim trendi ise inişli çıkışlı dalgalı seyrine devam ediyor. Mevcut veriler, 2’nci el oto sektörünün savaş ortamı ve dünya ve Türkiye’deki konjoktürel şartlardan sıfır km otoya göre çok daha fazla etkilendiğini gösteriyor. Rapordaki verilere göre ikinci el oto satışlarında nisan ayında sınırlı toparlanma görülse de pazar geçen yılın gerisinde kaldı. İkinci el oto pazarında yılın ilk çeyreğinde görülen dalgalı seyir, nisan ayında yerini sınırlı bir toparlanmaya bıraktı. Mart ayında 323 bin 570 adet seviyesinde gerçekleşen satışlar, nisan ayında 334 bin 154 adede yükselerek aylık bazda yaklaşık yüzde 3’lük artış kaydetti. Buna rağmen pazar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla hala belirgin şekilde geride seyrediyor. Nisan ayında gerçekleşen satışlar, 2025 yılının aynı ayındaki 392 bin 231 adetlik seviyenin yaklaşık yüzde 15 altında kaldı. Bu tablo, aylık bazda toparlanma sinyalleri görülse de ikinci el otomobil pazarında talebin geçen yılki seviyelerden gittikçe uzaklaştığını gösteriyor. İkinci el pazarında stokta kalma süreleri nisan ayında sınırlı artış gösterdi Nisan ayında ikinci el oto pazarında stokta kalma süreleri sınırlı artış gösterdi. Mart ayında 45 gün olan pazar ortalaması, nisan ayında 46 güne yükseldi. Binek araçlarda da süre 45 günden 46 güne çıktı. Ticari araçlarda ise stokta kalma süresi 44 gün seviyesinde sabit kaldı. Bu tablo, nisan ayında satış adetlerinde kısmi toparlanma yaşansa da araçların stoktan çıkış hızında belirgin bir iyileşme olmadığını gösteriyor. Genel görünüm, pazarda talebin mevcut şartlarda temkinli ilerlediğini, doğru fiyatlama ve rekabetçi stok yönetiminin önemini koruduğunu işaret ediyor. İkinci el hafif ticari araç satışlarında nisan ayında sınırlı toparlanma görüldü İkinci el hafif ticari pazarında nisan ayında sınırlı bir toparlanma yaşandı. Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 4 düşüşle 46 bin 125 adet olan satışlar, nisan ayında 47 bin 398 adede yükselerek, aylık bazda yaklaşık yüzde 3 artış gösterdi. Pazar, geçen yılın aynı dönemine göre zayıf görünümünü sürdürdü. Nisan 2025’te 62 bin 326 adet olan satışların nisan 2026’da 47 bin 398 adette kalması, yıllık bazda yaklaşık yüzde 24’lük düşüşe işaret ediyor. Veriler, nisan ayında aylık bazda toparlanma görülse de hafif ticari araç pazarında talebin geçen yılki seviyelerin altında seyrettiğini gösteriyor. Nisan ayında 15 yaş üzeri araçlarda satış ve fiyat artışı sürdü Nisan ayında hareketlilik 15 yaş üstü araç pazarında devam etti. Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,4 artış ile 126 bin 52 adet olan satışlar, nisan ayında 129 bin 451 adede yükselerek, yaklaşık yüzde 3’lük artış gösterdi. Aynı dönemde ortalama fiyatlar da 411 bin liradan 414 bin liraya seviyesine çıkarak, sınırlı bir yükseliş kaydetti. Stokta kalma süresi ise mart ayında olduğu gibi nisan ayında da 50 gün seviyesinde sabit kaldı. Tablo, ulaşılabilir fiyatlı araçlara olan ilginin sürdüğünü, satış adetleri ve fiyatlarda sınırlı artış yaşanırken, stok devir hızında bir değişim olmadığını gösteriyor.
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:18
KOAH yönetiminde ortak akıl ve inovasyon odaklı iş birliği
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ve Sanofi iş birliğiyle Ankara’da Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) çalıştayı düzenlendi. Düzenlenen çalıştayda, KOAH alanında toplumsal farkındalığın arttırılmasından hastalığın önlenmesine ve bağışıklamanın önemine, erken tanıdan iklim krizi ile kötüleşen hastalıkların yönetiminde sürdürülebilir sağlık modellerine uzanan yol haritası ele alındı. Çalıştay; Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Türkiye’nin farklı illerinde görev yapan göğüs hastalıkları uzmanları, sağlık ekonomistleri, hasta dernekleri ve sivil toplum kuruluşları gibi geniş bir paydaş grubunu aynı platformda buluşturdu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:17
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: "Bütçe performansımız hedeflerle uyumlu seyrediyor."
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: "Bütçe performansımız hedeflerle uyumlu seyrediyor."
02 Mart 2026 Pazartesi - 22:17
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Tüm zamanların en yüksek günlük kanser tarama sayılarına ulaştık"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Tüm zamanların en yüksek günlük kanser tarama sayılarına ulaştık" dedi. Sağlık Bakanı Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Ocak ayında ilgili yaş grubundaki vatandaşlarımıza 39 milyon hatırlatma mesajı göndererek ücretsiz kanser taramalarına davet ettik. Vatandaşlarımız tarafından bu çağrımıza gösterilen yoğun ilgiyle şubat ayı itibarıyla günlük 20 bin 100 kalın bağırsak kanseri taraması, 10 bin 226 serviks kanseri taraması, 8 bin 7 meme kanseri taraması gerçekleştirerek tüm zamanların en yüksek günlük tarama sayılarına ulaştık. Bir mesajla başlayan farkındalık, binlerce erken teşhise ve yeni umutlara dönüştü" ifadelerini kullandı.
02 Mart 2026 Pazartesi - 21:32
Ankara’da tıra arkadan çarpan otomobilin sürücüsü ağır yaralandı
Ankara’da tıra arkadan çarpan otomobilin sürücüsü ağır yaralandı. Kaza, akşam saat 19.00 sularında Ankara-Kahramankazan yolunun 20’nci kilometresi Saray Mahallesi’ndeki köprülü kavşakta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Osman Yeşilöz yönetimindeki 06 DV 7283 plakalı otomobil, aynı yönde ilerleyen Şefik K. idaresindeki 55 AJB 133 plakalı tıra arkadan çarptı. Çarpışmanın etkisiyle otomobil sürücüsü araç içerisinde sıkıştı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerince bulunduğu yerden çıkarılan sürücü, sağlık ekiplerine teslim edildi. Bilinci kapalı olduğu öğrenilen yaralı sürücü, yapılan ilk müdahalenin ardından Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tır sürücüsü Şefik K., ifadesi alınmak üzere Kahramankazan Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Kaza nedeniyle bölgede trafik kontrollü olarak sağlandı. Kazaya karışan araçların olay yerinden kaldırılması ile trafik akışı normale döndü. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
02 Mart 2026 Pazartesi - 21:06
Gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan yakalandı
Adalet Bakanlığı, gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan’ın yakalandığını açıkladı. Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi firari şahısların tespit ve yakalanmasına yönelik sürdürülen çalışmalar kapsamında hakkında Ankara Ağır Ceza Mahkemelerince ’FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak’ ve iki ayrı ’görevi kötüye kullanma’ suçlarından yakalama emri bulunan ve gri kategoride aranan meslekten ihraç Cumhuriyet Savcısı Şadan Sakınan’ın yakalanmasına 2 Mart’ta operasyonel çalışma gerçekleştirildiği belirtildi. Yapılan çalışmalar neticesinde ikamet adresinde yakalanan Sakınan’ın gözaltına alındığı kaydedildi. Sakınan’ın adli işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
02 Mart 2026 Pazartesi - 21:04
Türk Kızılay Genel Başkanı Yılmaz: "Tüm tarafları insanı hukuk kurallarına uymaya davet ediyorum"
Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, "Her ne olursa olsun, her ne sebeple savaş çıkarsa çıksın tüm tarafları insani hukuk kurallarına uymaya davet ediyorum" dedi. Türkiye’ye tedavi amaçlı gelen Gazzeli 25 kadın, yaklaşık 2 yıldır kendilerini yalnız bırakmayan Türk Kızılay’a teşekkür etmek için Filistin mutfağına özgü olan musakka böreği, tabbule salatası gibi çeşitli yöresel yiyecekleri hazırlayarak Türk Kızılay Ankara Gönüllü Merkezi’nde iftar programı düzenledi. İftar yemeğine Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz da katıldı. Programda konuşan Yılmaz, "Gazze’deki olayların son bulmasını bekliyoruz. Ama Gazze, ateşkes denilmesine rağmen oradaki olayların devam ettiği bir süreci yaşıyor. Hatta son İran olayından sonra Gazze kapıları tekrar kapandı, içeriye hiçbir yardım tırı alınmıyor. Çevremizde kontrol edemediğimiz belli olaylar var. Kontrol edemediğimiz olaylar karşısında bize düşen sabretmektir. Sabredeceğiz, iyileşeceğiz, dirençli olacağız, düşsek de ayağa kalkacağız ama günün sonunda hayatı devam ettireceğiz. Bu günlerin geçmesi noktasında duamı yinelemek istiyorum. Tabii farklı olaylara da uyanıyoruz. Ben tekraren bir sivil toplum kuruluşunun, bir insani yardım kurumunun başkanı olarak her ne olursa olsun, her ne sebeple çatışma, savaş çıkarsa çıksın tüm tarafları insani hukuk kurallarına uymaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
02 Mart 2026 Pazartesi - 20:58
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkez binasında gerçekleştirilen AK Parti Genel Merkez 2026 İftar Buluşması’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, AK Parti olarak manevi duyguların doruk noktasına çıktığı, sevginin, muhabbetin, yardımlaşmanın, dayanışmanın daha bir anlam kazandığı Ramazan ayını en güzel şekilde idrak etmenin çabasında olduklarını ifade ederek, genel merkez birimleri, milletvekilleri, kadın kolları, gençlik kolları, ve yerel yönetimlerle tam kadro sahada olduklarını aktardı. Erdoğan, Ramazan ayında yurt içinde olduğu gibi Halep’ten Saraybosna’ya, Varna’dan Prizren’e kadar yurtdışındaki birçok yerde Ramazan coşkusunu birlikte paylaştıklarını da sözlerine ekledi. "Eğer yaraları sarabiliyorsak işte o zaman vazifemizi yerine getiriyoruz demektir" Temel misyonlarının her zaman ve her yerde vatandaşlarla birlikte olmak olduğunu söyleyen Erdoğan, "Eğer yaraları sarabiliyorsak, dertlere derman olabiliyorsak, sorunlara çözüm üretebiliyorsak, milletimizin hayır duasını alabiliyorsak işte o zaman vazifemizi yerine getiriyor ve bulunduğumuz makamın hakkını veriyoruz demektir. Biz 23 yıldır hep bunu yaptık. İnşallah aynı çizgide ilerleyeceğiz. 86 milyonun emanetini ve yüz milyonlarca mazlumun umudunu taşıyan bir kadro olarak durmak, duraklamak, rehavet içine girmek gibi bir şansımız, böyle bir lüksümüz yok. Özellikle çıkar amaçlı suç örgütlerinin dikte ettiği gündemlere hapsolmuş muhalefetin vizyonsuzluğuna bakarak hızımızı düşüremeyiz. Tempoyu sürekli artırmak, çıtayı biraz daha yükseğe çıkarmak zorundayız. Dolayısıyla koşturmaya devam edeceğiz. Daha fazla kalbe dokunmaya devam edeceğiz. Daha çok insanımızın elini tutmaya devam edeceğiz. Durmadan, dinlenmeden özellikle hiçbir insanımızı ayırmadan 86 milyonu muhabbetle kucaklamayı sürdüreceğiz. Son gününe kadar inşallah Ramazan-ı Şerif’i bu şekilde değerlendirmenin sabır ve samimiyet sınavını vermenin mücadelesi içinde olacağız" ifadelerini kullandı. "Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgelerinden birinde yaşıyoruz" Türk milletinin dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgelerinden birinde yaşadığına dikkati çeken Erdoğan, "Halihazırda uluslararası gündemi meşgul eden sorun, kriz ve çatışmaların kahir ekseriyeti bizim coğrafyamızda vuku buluyor. Mesela ümmetin kalbinde kapanmayan bir yara olan Filistin meselesi 80 yıldır kanamaya devam ediyor. 72 binden fazla şehit verilen katliamların ardından Gazzeli kardeşlerimiz son derece çetin şartlarda hayata tutunmaya çalışıyor. Sudan’da dökülen kardeş kanı hepimizin yüreğini dağılıyor. Geçen yılki saldırıların ardından Lübnan’daki istikrar ortamı maalesef tam olarak tesis edilemedi. Suriye’deki komşularımız bir milyon Suriyelinin hayatına mal olan 13 buçuk yıllık zulümden sonra yeniden ayağa kalkmak, yeniden huzura kavuşmak için yoğun bir mücadele içindeler. Kuzeyimiz aynı şekilde. Geçen hafta beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşında gösterilen tüm diplomatik çabalara rağmen barışa giden yol henüz açılmadı. Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e ve Basra Körfezi’ne uzanan geniş bölgemiz, sorunlarla gerilimlerle ve ardı arkası kesilmeyen krizlerle boğuşuyor" diye konuştu. "Merhum Hamaney başta olmak üzere hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum" Türkiye’nin etrafında görülen çatışmalara İran’a yönelik saldırıların da eklendiğini belirten Erdoğan, "Şimdiye kadar saldırılarda aralarında İran dini lideri Ali Hamaney’in yanı sıra sivil ve askeri yetkililer ile masum çocukların da olduğu çok sayıda İranlı kardeşimiz hayatını kaybetti. Merhum Hamaney’i başta olmak üzere saldırılarda hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına bas sağlığı diliyorum. Komşuları ve kardeşleri olarak İran halkının acısını paylaşıyoruz. Her savaşta olduğu gibi burada da çatışmaların tüm yükünü sivillerin ve hiçbir günahı olmayan masum sabilerin çektiği bu acıyı görmekten büyük üzüntü duyuyoruz" açıklamasında bulundu. "Ateşkes tesis edilene ve bölgemizde tekrar sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız" İran, ABD ve İsrail arasında yaşanan ihtilafa Türkiye olarak ilk günden itibaren diplomatik yollarla çözüm bulunması için gayret gösterdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Taraflar arasındaki tansiyonun daha fazla tırmanmaması için bölgedeki dost ve kardeş ülkelerle birlikte elimizden geleni yaptık. Fakat müzakere masasından umut edilen netice çıkmadı. Kandan ve kaostan beslenen İsrail’in de tahrikleriyle maalesef anlaşmazlık büyüyerek sıcak çatışmaya dönüştü. Karşılıklı misillemelerden Körfez’deki kardeşlerimiz de olumsuz etkilendi. Bunun üzerine hemen harekete geçtik. Cumartesiden bu yana Amerikan Başkanı Sayın Trump, Katar Emir’i Şeyh Temim, Kuveyt Emiri Şeyh Meşal, Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Muhammed Bin Zayed, Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed Bin Selman, Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Von der Leyen, Almanya Şansölyesi Merz, NATO Genel Sekreteri Rutte gibi birçok liderle kapsamlı görüşmelerimiz ve istişarelerimiz oldu. Bu görüşmelerde Körfez’deki kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletmenin yanı sıra savaşı durdurmak için neler yapabileceğimizi ele aldık. Ateşkes tesis edilene ve bölgemizde tekrar sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız" dedi. "Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" Türk milletinin kendisi için istediğini komşusu için de istediğini dile getiren Erdoğan, "Tarihimizin hiçbir döneminde komşularımızın evindeki yangınlara bigane kalmadık. İlkeli, onurlu, insan hayatını merkeze alan barışçıl bir politika izledik. Bizim 23 yıldır bölgesel barış ve istikrar için nasıl samimiyetle yola çıktığımızı, uluslararası siyaseti nasıl takip eden bir politika güttüğümüzü herkes biliyor. Hiçbir karşılık beklemeden yürüttüğümüz bu çabaların haklılığı bugün çok daha iyi anlaşılıyor. Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" diye konuştu. "Yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor" Özellikle Ramazan ayında Türkiye’nin hemen yanı başında çatışma, savaş, gerilim ve katliam görmek istemediklerine vurgu yapan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İran’ı hedef alan gayri hukuki saldırılarla bütün ilgili tutumumuz da bu yöndedir. İran bizim komşumuzdur. 1639’tan beri sulh u salah içinde olduğumuz İran halkı da bölgedeki diğer halklar gibi bizim kardeşimizdir. Asırlardır yan yana barış içinde yaşadık. İnşallah daha nice asırlar boyunca İranlı kardeşlerimizle yan yana sulh u sükun içinde yaşayacağız. Önceliğimiz ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılmasıdır. Şayet gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir sürecin ortaya çıkartacağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri ise kimse taşıyamaz. Bunun için yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor. Elbette bu hassas süreçte ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğiyle ilgili tüm tedbirleri de alıyoruz. Hiçbir ihtimali göz ardı etmeden her gelişmeyi dikkatle analiz ediyor, her hadiseyi en ince ayrıntısına kadar tetkik ve tahlil ediyoruz. Güvenlik ve istihbarat birimlerimiz sağdaki gelişmeleri zaten çok dikkatli biçimde takip ediyorlar. 86 milyonun kılına zarar gelmemesi adına devletimize düşen görev neyse bize hangi sorumluluk düşüyorsa harfiyen yerine getiriyoruz. Milletimiz bize güvenmeye devletine güvenmeye devam etsin." "Türkiye inşallah her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kriz yönetiminde ciddi tecrübe sahibi, dirayetli, liyakatli kadrosuyla emniyette olduğunun da altını çizerek, "İttifak ve iktidar olarak ne yapılmaya çalışıldığını biliyoruz. Kapalı kapılar ardında yazılan senaryoları biliyoruz. Kurulan tuzakları, yapılan sinsi hesapları gayet iyi biliyoruz. Hangi ham hayallerin peşinde koşulduğunu çok iyi biliyoruz. Tüm bunlarla birlikte ne yaptığımızı ve ne yapacağımızı da gayet iyi biliyoruz. Bölgemizdeki diğer tüm krizlerde olduğu gibi inşallah bu fırtınalı sulardan da ülkemizi sahili selamete çıkartacağız. Güçlü dış politikasıyla, güçlü ekonomisiyle, güçlü savunma sanayisiyle, güçlü askeri kapasitesiyle, hepsinden önemlisi güçlenmiş iç cephesiyle Türkiye inşallah her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir. Hiç kimse endişe etmesin" açıklamasında bulundu.
02 Mart 2026 Pazartesi - 20:47
TBMM Başkanı Kurtulmuş, iftarda Meclis çalışanları ile bir araya geldi
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, düzenlenen iftarda Meclis çalışanları ile bir araya geldi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM çalışanları ile iftarda buluştu. Kurtulmuş, yaptığı konuşmada TBMM’nin milli iradenin merkezi olduğunu söyleyerek, "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bir görünen yüzü var. Genellikle şu arkamızdaki genel kurul salonu komisyonlar, siyaset ve fikir üretme, siyaset yapma, yasa çıkarma tarafıyla ilgili görünen bir yüzü var. Bir de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün bu faaliyetlerini yaparken görünmeyen bir yüzü var. Aslında Meclisin en zor tarafının burası olduğunu sizler gayet iyi biliyorsunuz. Sizler tam da bu görünmeyen yüzde, yani siyasetin iş yapmasını kolaylaştıracak, siyasetin önünü açacak, Meclisin kararlarını ve işleyişini kolaylaştıracak çok farklı alanlardaki sorumlulukları yerine getiriyorsunuz" dedi. Kurtulmuş, "Her birinizin tam bir takım ruhuyla, tam bir ekip şuuruyla, yan yana, omuz omuza Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin işlerinin daha disiplinli, daha ciddi ve daha güçlü bir şekilde devam etmesi için gayret etmeye devam edeceğinizden hiç şüphem yoktur. Ramazan sofraları paylaşmaktır, yardımlaşmadır, dayanışmadır. Fakirle, fukarayla, yolda kalmışla birlikte evindeki sofrasını açmaktır. Böylece Ramazan’ın aslında zekatlarımızla, sadakalarımızla, fitrelerimizle toplumsal dayanışmaya fevkalade önemli tesir ettiğini biliyoruz ve toplumu ayakta tutan önemli meselelerden birisinin de bu olduğunun farkındayız" diye konuştu.
02 Mart 2026 Pazartesi - 20:35
Gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan yakalandı
Adalet Bakanlığı, gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan’ın yakalandığını açıkladı.
02 Mart 2026 Pazartesi - 20:16
Gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan gözaltına alındı.
Gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan gözaltına alındı.
02 Mart 2026 Pazartesi - 20:16
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkez binasında gerçekleştirilen AK Parti Genel Merkez 2026 İftar Buluşması’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, AK Parti olarak manevi duyguların doruk noktasına çıktığı, sevginin, muhabbetin, yardımlaşmanın, dayanışmanın daha bir anlam kazandığı Ramazan ayını en güzel şekilde idrak etmenin çabasında olduklarını ifade ederek, genel merkez birimleri, milletvekilleri, kadın kolları, gençlik kolları, ve yerel yönetimlerle tam kadro sahada olduklarını aktardı. Erdoğan, Ramazan ayında yurt içinde olduğu gibi Halep’ten Saraybosna’ya, Varna’dan Prizren’e kadar yurtdışındaki birçok yerde Ramazan coşkusunu birlikte paylaştıklarını da sözlerine ekledi. "Eğer yaraları sarabiliyorsak işte o zaman vazifemizi yerine getiriyoruz demektir" Temel misyonlarının her zaman ve her yerde vatandaşlarla birlikte olmak olduğunu söyleyen Erdoğan, "Eğer yaraları sarabiliyorsak, dertlere derman olabiliyorsak, sorunlara çözüm üretebiliyorsak, milletimizin hayır duasını alabiliyorsak işte o zaman vazifemizi yerine getiriyor ve bulunduğumuz makamın hakkını veriyoruz demektir. Biz 23 yıldır hep bunu yaptık. İnşallah aynı çizgide ilerleyeceğiz. 86 milyonun emanetini ve yüz milyonlarca mazlumun umudunu taşıyan bir kadro olarak durmak, duraklamak, rehavet içine girmek gibi bir şansımız, böyle bir lüksümüz yok. Özellikle çıkar amaçlı suç örgütlerinin dikte ettiği gündemlere hapsolmuş muhalefetin vizyonsuzluğuna bakarak hızımızı düşüremeyiz. Tempoyu sürekli artırmak, çıtayı biraz daha yükseğe çıkarmak zorundayız. Dolayısıyla koşturmaya devam edeceğiz. Daha fazla kalbe dokunmaya devam edeceğiz. Daha çok insanımızın elini tutmaya devam edeceğiz. Durmadan, dinlenmeden özellikle hiçbir insanımızı ayırmadan 86 milyonu muhabbetle kucaklamayı sürdüreceğiz. Son gününe kadar inşallah Ramazan-ı Şerif’i bu şekilde değerlendirmenin sabır ve samimiyet sınavını vermenin mücadelesi içinde olacağız" ifadelerini kullandı. "Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgelerinden birinde yaşıyoruz" Türk milletinin dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgelerinden birinde yaşadığına dikkati çeken Erdoğan, "Halihazırda uluslararası gündemi meşgul eden sorun, kriz ve çatışmaların kahir ekseriyeti bizim coğrafyamızda vuku buluyor. Mesela ümmetin kalbinde kapanmayan bir yara olan Filistin meselesi 80 yıldır kanamaya devam ediyor. 72 binden fazla şehit verilen katliamların ardından Gazzeli kardeşlerimiz son derece çetin şartlarda hayata tutunmaya çalışıyor. Sudan’da dökülen kardeş kanı hepimizin yüreğini dağılıyor. Geçen yılki saldırıların ardından Lübnan’daki istikrar ortamı maalesef tam olarak tesis edilemedi. Suriye’deki komşularımız bir milyon Suriyelinin hayatına mal olan 13 buçuk yıllık zulümden sonra yeniden ayağa kalkmak, yeniden huzura kavuşmak için yoğun bir mücadele içindeler. Kuzeyimiz aynı şekilde. Geçen hafta beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşında gösterilen tüm diplomatik çabalara rağmen barışa giden yol henüz açılmadı. Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e ve Basra Körfezi’ne uzanan geniş bölgemiz, sorunlarla gerilimlerle ve ardı arkası kesilmeyen krizlerle boğuşuyor" diye konuştu. "Merhum Hamaney başta olmak üzere hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum" Türkiye’nin etrafında görülen çatışmalara İran’a yönelik saldırıların da eklendiğini belirten Erdoğan, "Şimdiye kadar saldırılarda aralarında İran dini lideri Ali Hamaney’in yanı sıra sivil ve askeri yetkililer ile masum çocukların da olduğu çok sayıda İranlı kardeşimiz hayatını kaybetti. Merhum Hamaney’i başta olmak üzere saldırılarda hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına bas sağlığı diliyorum. Komşuları ve kardeşleri olarak İran halkının acısını paylaşıyoruz. Her savaşta olduğu gibi burada da çatışmaların tüm yükünü sivillerin ve hiçbir günahı olmayan masum sabilerin çektiği bu acıyı görmekten büyük üzüntü duyuyoruz" açıklamasında bulundu. "Ateşkes tesis edilene ve bölgemizde tekrar sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız" İran, ABD ve İsrail arasında yaşanan ihtilafa Türkiye olarak ilk günden itibaren diplomatik yollarla çözüm bulunması için gayret gösterdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Taraflar arasındaki tansiyonun daha fazla tırmanmaması için bölgedeki dost ve kardeş ülkelerle birlikte elimizden geleni yaptık. Fakat müzakere masasından umut edilen netice çıkmadı. Kandan ve kaostan beslenen İsrail’in de tahrikleriyle maalesef anlaşmazlık büyüyerek sıcak çatışmaya dönüştü. Karşılıklı misillemelerden Körfez’deki kardeşlerimiz de olumsuz etkilendi. Bunun üzerine hemen harekete geçtik. Cumartesiden bu yana Amerikan Başkanı Sayın Trump, Katar Emir’i Şeyh Temim, Kuveyt Emiri Şeyh Meşal, Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Muhammed Bin Zayed, Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed Bin Selman, Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Von der Leyen, Almanya Şansölyesi Merz, NATO Genel Sekreteri Rutte gibi birçok liderle kapsamlı görüşmelerimiz ve istişarelerimiz oldu. Bu görüşmelerde Körfez’deki kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletmenin yanı sıra savaşı durdurmak için neler yapabileceğimizi ele aldık. Ateşkes tesis edilene ve bölgemizde tekrar sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız" dedi. "Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" Türk milletinin kendisi için istediğini komşusu için de istediğini dile getiren Erdoğan, "Tarihimizin hiçbir döneminde komşularımızın evindeki yangınlara bigane kalmadık. İlkeli, onurlu, insan hayatını merkeze alan barışçıl bir politika izledik. Bizim 23 yıldır bölgesel barış ve istikrar için nasıl samimiyetle yola çıktığımızı, uluslararası siyaseti nasıl takip eden bir politika güttüğümüzü herkes biliyor. Hiçbir karşılık beklemeden yürüttüğümüz bu çabaların haklılığı bugün çok daha iyi anlaşılıyor. Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" diye konuştu. "Yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor" Özellikle Ramazan ayında Türkiye’nin hemen yanı başında çatışma, savaş, gerilim ve katliam görmek istemediklerine vurgu yapan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İran’ı hedef alan gayri hukuki saldırılarla bütün ilgili tutumumuz da bu yöndedir. İran bizim komşumuzdur. 1639’tan beri sulh u salah içinde olduğumuz İran halkı da bölgedeki diğer halklar gibi bizim kardeşimizdir. Asırlardır yan yana barış içinde yaşadık. İnşallah daha nice asırlar boyunca İranlı kardeşlerimizle yan yana sulh u sükun içinde yaşayacağız. Önceliğimiz ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılmasıdır. Şayet gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir sürecin ortaya çıkartacağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri ise kimse taşıyamaz. Bunun için yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor. Elbette bu hassas süreçte ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğiyle ilgili tüm tedbirleri de alıyoruz. Hiçbir ihtimali göz ardı etmeden her gelişmeyi dikkatle analiz ediyor, her hadiseyi en ince ayrıntısına kadar tetkik ve tahlil ediyoruz. Güvenlik ve istihbarat birimlerimiz sağdaki gelişmeleri zaten çok dikkatli biçimde takip ediyorlar. 86 milyonun kılına zarar gelmemesi adına devletimize düşen görev neyse bize hangi sorumluluk düşüyorsa harfiyen yerine getiriyoruz. Milletimiz bize güvenmeye devletine güvenmeye devam etsin." "Türkiye inşallah her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kriz yönetiminde ciddi tecrübe sahibi, dirayetli, liyakatli kadrosuyla emniyette olduğunun da altını çizerek, "İttifak ve iktidar olarak ne yapılmaya çalışıldığını biliyoruz. Kapalı kapılar ardında yazılan senaryoları biliyoruz. Kurulan tuzakları, yapılan sinsi hesapları gayet iyi biliyoruz. Hangi ham hayallerin peşinde koşulduğunu çok iyi biliyoruz. Tüm bunlarla birlikte ne yaptığımızı ve ne yapacağımızı da gayet iyi biliyoruz. Bölgemizdeki diğer tüm krizlerde olduğu gibi inşallah bu fırtınalı sulardan da ülkemizi sahili selamete çıkartacağız. Güçlü dış politikasıyla, güçlü ekonomisiyle, güçlü savunma sanayisiyle, güçlü askeri kapasitesiyle, hepsinden önemlisi güçlenmiş iç cephesiyle Türkiye inşallah her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir. Hiç kimse endişe etmesin" açıklamasında bulundu.
02 Mart 2026 Pazartesi - 19:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
02 Mart 2026 Pazartesi - 19:47
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Merhum Hamaney başta olmak üzere saldırılarda hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına baş sağlığı diliyorum."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Merhum Hamaney başta olmak üzere saldırılarda hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına baş sağlığı diliyorum."
02 Mart 2026 Pazartesi - 19:34
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez. Bir ülkenin rejiminin bahane edilmesi demek son derece subjektif kriterlerle her isteyenin önüne gelen ülkeye müdahale etmek için bir bahane üretmesi ve bir girişimde bulunması demektir" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) devam ederken basın açıklaması gerçekleştirdi. Çelik, MKYK toplantısında İran’da yaşanan gelişmeler ve Meclis çalışmalarında gelinen son durumun ele alındığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ise İran’da meydana gelen gelişmeler konusunda kapsamlı bir değerlendirme yaptığını ifade etti. Bugün gelinen noktada İran’a yapılan saldırının hiçbir meşruiyeti olmayan bir saldırı olduğunu aktaran Çelik, "Komşumuz İran’a ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırı hukuksuzdur, uluslararası hukuka aykırıdır, hakkaniyetsizdir ve hukuki meşruiyetten yoksundur. Üstelik nükleer konularla ilgili müzakereler devam ederken böyle bir saldırının yapılması, diplomasinin; masa kurarak çözüm üretme stratejisinin tamamen berhava olduğu bir döneme girildiğini gösteriyor. Diplomasi, daha önceden karar verilmiş bir saldırının taktik örtüsü ya da oyalayıcısı olamaz. Onun için masa kurulmasına rağmen bu saldırı gerçekleşti. Sayın Cumhurbaşkanımız, özellikle böyle bir masanın kurulması konusunda yoğun bir enerji ortaya koyarak Başkan Trump’la, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’la ve diğer taraflarla görüşmeler gerçekleştirdi. Esasında masa çalışırken böyle bir saldırının gerçekleşmesi son derece yanlış, son derece sıkıntılı sonuçlar doğuracak hakkaniyetsiz ve hukuksuz bir girişimdir" ifadelerini kullandı. ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırı sonucu İran’da başta dini lider olmak üzere birçok üst düzey askeri ve siyasi ismin ve sivillerin hayatını kaybettiğine değinen Çelik, bu kayıplardan dolayı İran halkına taziyelerini sundu. "Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Cumhurbaşkanımızın verdiği mesaj; İran konusundaki ilkeleri ortaya koyduktan sonra bir an evvel çatışmanın durması ve bu çerçevede tekrar çözümün masada aranması gerektiğine dairdir. Egemen bir ülkeye dönük olarak, BM üyesi bir ülkeye dönük olarak bu şekildeki müdahalelerin hukuki bir temeli yok. Bunlar herhangi bir şekilde hiçbir şekilde mazur gösterilemez. BM üyesi egemen bir ülkenin toprak bütünlüğüne, devlet aygıtına ve yöneticilerine saldırılması uluslararası düzen açısından bambaşka bir aşamaya geçildiğini gösteriliyor ki bu düzenin ortadan kalkması demektir. Özellikle de bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez. Bir ülkenin rejiminin bahane edilmesi demek son derece subjektif kriterlerle her isteyenin önüne gelen ülkeye müdahale etmek için bir bahane üretmesi ve bir girişimde bulunması demektir. Dolayısıyla rejim değişikliği gibi konuların ne kadar büyük facialara yol açtığı çeşitli ülke örneklerinde de görülmüştür ve bunu yanlışın ısrarla tekrar edilmesi, savaşların bitirilmesinden bahsedilirken bütün bölgeyi kapsayacak hatta küresel düzeye sıçrayacak bir savaş mekaniğinin çalıştırılması son derece yanlış bir yaklaşım olmuştur" açıklamasında bulundu. "Kimsenin hiçbir ülkeye rejim değişikliği dayatma gibi bir hakkı yoktur" Bir ülkenin askeri kapasitesinin yanı sıra topyekun devlet mimarisinin hedef alınmasının aslında büyük bir kaosun amaçlanması anlamına geldiğini vurgulayan Çelik, "Bir ülkenin devlet mimarisini çökertmek üzere hareketlenmek ya da Netanyahu’nun kabine üyelerinin ifade ettiği şekilde devlet mimarisini; o toplumu ayaklanmaya çağırarak, o toplum içerisinde iç savaş çıkartmaya çağırarak çökertmeye çalışmak çok daha büyük faciaların tetikleyicisidir. Esasında bu başlı başına bir suçtur. Dolayısıyla herhangi bir şekilde kimsenin hiçbir ülkeye rejim değişikliği dayatma gibi bir hakkı yoktur. O ülkelerin devlet mimarisinin hedef alınması çok büyük facialara davetiye çıkarmak anlamına gelecektir" dedi. Çelik, Türkiye’nin İran sınırından gerçekleşecek büyük bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalmasının söz konusu olduğu durumda devlet birimlerinin tam bir koordinasyon içerisinde gereken hazırlıkları yaptığını da sözlerine ekledi. "Tüm küresel ekonomiyi etkileyecek birtakım dalgalar bekleniyor" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıların ardından küresel olarak etki etmesi beklenen ekonomik durumlara da değinen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Tüm küresel ekonomiyi etkileyecek bir takım dalgalar bekleniyor. Bu çerçevede ekonomimiz üzerinde de geçici etkileri olabilecektir. Ekonomi diğer bir başlıktır. Ekonomimiz geçmişte de birçok şokla karşı karşıya kaldı. Bu bakımdan ekonomi yönetimimiz krizleri yönetme konusunda tecrübelidir" şeklinde konuştu. Bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "AK Parti’nin ABD ve İsrail’in saldırganlığına dayanan yeni dünya düzeni arzularına karşı yeterince eleştirmediği"ne yönelik sözlerinin sorulması üzerine Çelik, "Sayın Özel’in dış politikada ne dediği, anlaşılmıyor. Bir siyasi geleneğimiz var. Geçmişteki CHP genel başkanları da bu siyasete riayet etmiştir. Bugün etrafımız ateş çemberi. Siyasi birlik, siyasi dirlik çağrısı yapılacaksa onun söyleneceği gün bugündür. Geçmişteki CHP genel başkanlarının çok sağduyulu açıklamaları olmuştur. Özgür Özel de daha sağduyulu, daha hakkaniyetli, etrafımızdaki durumu iyi analiz eden açıklamalar yapar, CHP’nin bunu yapmasında fayda vardır."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder