Yerel Haberler
Ankara
15 Mayıs 2026 Cuma - 21:58 Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı Ankara’da AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi nedeniyle açılan davada cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık doktor ile acil tıp teknikerinin "kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olabilecek şekilde taksirle yaralama" suçundan cezalandırılmasını, hastane müdürünün ise beraatini talep etti. Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, sanık Ali Akçay ve avukatları ile diğer sanık müdafileri hazır bulundu. Dosyaya gelen uzlaştırma raporunda taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı belirtildi. Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, olay tarihinde 27’nci Dönem Milletvekili olan İsmail Ok’un üst solunum yolu enfeksiyonu şikayetiyle Ankara’daki Özel Koru Hastanesine başvurduğunu, dahiliye uzmanı sanık Ali Akçay tarafından muayene edildiğini belirtti. Mütalaada, Akçay’ın şikayetçi Ok’a uygulanmak üzere kas içine enjekte edilen ‘Muscoflex’ isimli ilacı seçmek isterken, sistemde bu ilacın altında yer alan ve damar içine uygulanan ‘Muscobloc’ isimli ilacı seçerek order sistemine kaydettiği anlatıldı. "Kalbi duran Ok, CPR ile hayata döndürüldü" ‘Muscobloc’ isimli ilacın üst solunum yolu enfeksiyonu tedavisinde kullanılmadığı, genel anestezi ve cerrahi işlemlerde kas gevşetilmesi amacıyla kullanılan, kişinin solunumunun ve kalbinin durmasına neden olabilecek etkiye sahip bir ilaç olduğu ifade edilen mütalaada, ilacın uygulanması için acil servise yönlendirilen İsmail Ok’a, acil tıp teknikeri Şevval Öcal’ın yönlendirmesiyle hemşire tarafından damar yoluyla ilaç uygulandığı belirtildi. Sonrasında ise Ok’un kalbinin durduğu, CPR uygulanarak hayata döndürüldüğü ve daha sonra yoğun bakıma alındığı belirtildi. Mütalaada, Akçay’ın eyleminin ’Kasten öldürmeye teşebbüs’ değil, ’Kişinin yaşamını tehlikeye sokacak şekilde taksirle yaralama’ suçunu oluşturduğu değerlendirildi. Savcı, yargılanan hastane müdürü Mehmet Avcıküçük yönünden ise suç delillerini gizleme kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığını belirterek beraatini talep etti. Ara kararını kuran mahkeme heyeti, sanık Ali Akçay’ın yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına hükmederek, yazılı savunma hazırlamaları için taraflara süre verdi. Duruşma 24 Eylül’e ertelendi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:48 Bakan Ersoy’dan tarihi eser kaçakçılığı operasyonları hakkında açıklama Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Konya merkezli 9 ilde düzenlenen tarihi eser kaçakçılığı operasyonlarıyla ilgili, "Operasyonda 500’den fazla kültür varlığının ele geçirilmesinin yanı sıra, yurt dışındaki müzayede evleri ile kaçak kazı yapan kişiler arasındaki bağlantıların ve para transferlerinin ortaya çıkarılması, bir suç ağının çökertilmesini sağlamıştır. Bu başarılı çalışma, Türkiye’nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadeledeki kararlılığını ve ciddiyetini dünya kamuoyuna bir kez daha göstermiştir" dedi. Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bakanlığımızca yurt dışından iadesi sağlanan eserlerin her biri kültür varlıklarımızın ait olduğu topraklara yeniden kavuşmasının taşıdığı güçlü anlamı ortaya koymaktadır. Ancak bizim için asıl mesele, bu eserlerin yıllar sonra geri getirilmesi değil; ait oldukları topraklardan hiç koparılmadan korunabilmesini sağlamaktır. Bu nedenle kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede yürütülen her çalışma, yalnızca bir güvenlik operasyonu değil, aynı zamanda medeniyet mirasımıza sahip çıkma iradesinin de somut bir göstergesidir. Bu bakımdan, Emniyet Genel Müdürlüğümüz KOM Başkanlığı tarafından Konya merkezli 9 ilde gerçekleştirilen operasyon ülkemiz açısından son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Başarılı operasyon için İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi ve emniyet mensuplarını tebrik eden Ersoy, "Operasyonda 500’den fazla kültür varlığının ele geçirilmesinin yanı sıra, yurt dışındaki müzayede evleri ile kaçak kazı yapan kişiler arasındaki bağlantıların ve para transferlerinin ortaya çıkarılması, bir suç ağının çökertilmesini sağlamıştır. Bu başarılı çalışma, Türkiye’nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadeledeki kararlılığını ve ciddiyetini dünya kamuoyuna bir kez daha göstermiştir" dedi.
Bakan Uraloğlu: "İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferleri 6 Mart tarihine kadar iptal edildi"
02 Mart 2026 Pazartesi - 15:51 Bakan Uraloğlu: "İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferleri 6 Mart tarihine kadar iptal edildi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferleri 6 Mart tarihine kadar iptal edildi. Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne planlanan tüm uçuşlar ise 3 Mart tarihine kadar iptal edildi" dedi. Bakan Uraloğlu, İran’a 28 Şubat tarihinde gerçekleştirilen saldırılar sonrasında bölgedeki hava sahalarına ve Türk taşıyıcılarına ilişkin son durumu değerlendirdi. Süreci anlık olarak takip ettiklerini belirten Uraloğlu, gerekli tüm tedbirlerin alındığını bildirdi. Uraloğlu, "İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün ve Suriye’nin güney kısmında hava sahasına yönelik kapalılık NOTAM’ları devam ediyor. Umman, Suudi Arabistan’ın bir bölümü ve Lübnan’da ise sivil uçuşlar devam ediyor" açıklamasında bulundu. Birleşik Arap Emirlikleri’nde acil durum önlemleri kapsamında trafik yönlendirmesi yapıldığını aktaran Uraloğlu, bugün itibarıyla Emirates ve Etihad Airways seferlerinin yeniden başlayacağının bildirildiğini ifade etti. Tahran’da iki uçak bekliyor Türk taşıyıcılarının mevcut durumuna ilişkin bilgi veren Uraloğlu, Türk Hava Yolları’na ait bir uçağın Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklediğini ve bu süreçten etkilenen tek THY uçağının bu olduğunu söyledi. Pegasus Hava Yolları’na ait bir uçağın da aynı havalimanında bulunduğunu kaydeden Uraloğlu, AJet’in İran, Suriye, Irak ve diğer kısıtlı bölgelerde bekleyen herhangi bir uçağının bulunmadığını belirtti. Uraloğlu, ayrıca Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı uçağın Irak’ta bulunduğunu ifade etti. Uçuş ekipleri Türkiye’ye ulaştırıldı Tahran’da bulunan THY ve Pegasus ekipleri ile temsilcilerinin Tahran Büyükelçiliği’nin tahliye planı çerçevesinde Türkiye’ye ulaştırıldığını belirten Uraloğlu, Tailwind’in Irak’taki kiralık uçağının ekipleri için de Bağdat Büyükelçiliği ile irtibat kurulduğunu ve ekiplerin Bağdat’ta beklediğini aktardı. Uraloğlu, THY başta olmak üzere Türk taşıyıcılarının Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’da ekipleri bulunduğunu ancak bu ülkelerde ciddi bir risk bulunmadığını kaydetti. "İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferleri 6 Mart tarihine kadar iptal edildi" Bakan Uraloğlu, taşıyıcıların kısıtlı hava sahalarından geçecek uçakların rotalarını kaçınma yapacak şekilde planladığını belirterek şu ifadelere yer verdi: "Bölgede devam eden riskler nedeniyle THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferleri 6 Mart tarihine kadar iptal edildi. Ayrıca Pegasus Hava Yolları aldığı karar doğrultusunda 12 Mart’a kadar İran’a uçuş gerçekleştirmeyecek. Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne planlanan tüm uçuşlar ise 3 Mart tarihine kadar iptal edildi." Günlük değerlendirmeler ışığında kararların alındığını belirten Uraloğlu, mevcut şartlarda iyileşme olmaması halinde iptallerin günlük olarak sürdürülebileceğini ifade etti. Uraloğlu, "Bugün Suudi Arabistan’ın Riyad, Cidde ve Medine şehirlerine ve Umman’a seferler icra edilebilecek" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür"
02 Mart 2026 Pazartesi - 15:24 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2025 Yılı IV. Çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürdüğünü açıkladı. Aynı zamanda Yılmaz, 2025 yılı genelinde kaydedilen yüzde 3,6’lık büyüme ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmini olan yüzde 3,3 aşılmıştır. "Ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür" Cevdet Yılmaz, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Türkiye ekonomisi, küresel belirsizliklerin tırmandığı ve bölgemizde jeopolitik gerilimlerin yoğunlaştığı bir konjonktürde, hedeflenen doğrultuda güçlü ve dengeli büyümesini sürdürerek dayanıklılığını ortaya koymuştur. 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür. 2025 yılı genelinde kaydedilen yüzde 3,6’lık büyüme ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmini olan yüzde 3,3 aşılmıştır. Böylece, siyasi ve ekonomik istikrar içinde 16 yıl kesintisiz büyümemiz devam etmiş; siyasi kararlılık ve koordinasyon içinde hayata geçirdiğimiz ekonomi programının etkinliği ve makroekonomik temellerimizin sağlamlığı bir kez daha teyit edilmiştir. Bu süreçte milli gelirimiz tarihi bir rekorla 1,6 trilyon dolar seviyesine çıkmış, kişi başı gelirimiz ise 18 bin 40 dolara ulaşmıştır. Son yıllarda kaydettiğimiz sürdürülebilir yüksek büyüme oranlarıyla, dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi olmayı ve yüksek gelirli ülkeler konumuna yükselmeyi öngörüyoruz." "Kuraklık başta olmak üzere olumsuz iklim şartlarının etkisiyle tarım sektörümüz yüzde 8,8 oranında küçülmüştür" Geçen yılın dördüncü çeyreğinde sanayi sektörünün yüzde 0,9 oranında büyürken inşaat dahil hizmetler sektörünün yüzde 3,7 oranında büyüme kaydettiğini belirten Yılmaz, "Tarım sektörü ise yüzde 7,2 oranında küçülmüştür. 2025 yılı dördüncü çeyreği büyümesinde, inşaat dahil hizmetler sektöründeki olumlu görünüm ve sabit sermaye yatırımlarındaki artış belirleyici olmuştur. Sanayi üretimindeki sınırlı artış, dış talepteki yavaşlama ve küresel ticaret politikalarındaki belirsizliklerle uyumlu bir görünüm sergilemiştir. Yıl içerisinde yaşanan zirai don ve kuraklık başta olmak üzere olumsuz iklim şartlarının etkisiyle tarım sektörümüz 2025 yılında yüzde 8,8 oranında küçülmüştür. Diğer taraftan, sıkı makroekonomik politika çerçevesi korunurken seçici alanlara yönelik desteklerle sanayi sektörü yıl genelinde yüzde 2,9 oranında büyüyerek üretim kapasitesindeki dayanıklılığını ortaya koymuştur" diye konuştu. "İnşaat sektörü yüzde 10,8 oranında büyüyerek GSYH büyümesine güçlü katkı veren sektörlerden biri olmuştur" İnşaat dahil hizmetler sektörünün ise 2025 yılı genelinde yüzde 4,3 oranında büyüyerek büyümeye güçlü katkı sunmaya devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, "Deprem bölgesinde yeniden inşa çalışmalarının yanı sıra ülke genelinde sosyal konut projeleri, kentsel dönüşüm uygulamaları ve altyapı yatırımları da inşaat sektöründeki ivmenin korunmasına katkı sağlamıştır. Bu çerçevede, inşaat sektörü 2025 yılında yüzde 10,8 oranında büyüyerek GSYH büyümesine güçlü katkı veren sektörlerden biri olmuştur. 2025 yılında işgücü ödemelerinin milli gelire oranı yüzde 32,7 oranıyla bir önceki yılda olduğu gibi yüksek seviyesini sürdürmüştür. Harcamalar yönünden değerlendirildiğinde, toplam tüketim harcamaları yıllık yüzde 3,5 oranında artış kaydederken sabit sermaye yatırımlarının yüzde 7, makine ve teçhizat yatırımlarının ise yüzde 5 oranında artış kaydetmesi büyümenin kompozisyonunun daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya evrildiğini göstermektedir" şeklinde konuştu. "Bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 3,6 olan OVP öngörümüzün oldukça altında, yüzde 2,9 olarak gerçekleşmiştir" Aynı zamanda Cevdet Yılmaz, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "2025 yılında kamu tüketiminde yüzde 0,8 oranında sınırlı artış kaydedilmesi, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan mali disiplinin somut bir yansımasıdır. Nitekim, 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 3,6 olan OVP öngörümüzün oldukça altında, yüzde 2,9 olarak gerçekleşmiştir. 2025 yılında net mal ve hizmet ihracatı büyümeyi aşağı yönlü etkilemiştir. Küresel ekonomide süregelen belirsizlikler, ticaret ortaklarımızdaki zayıf talep görünümü ve jeoekonomik riskler dış ticaret performansı üzerinde belirleyici olmuştur. Türkiye ekonomisi güçlü üretim kapasitesi, çeşitlenmiş ihracat ürün ve pazar yapısı sayesinde dış şartlardaki dalgalanmalara rağmen dayanıklılığını korumaktadır. Bu gelişmeler neticesinde, 2025 sonu itibarıyla cari açığın milli gelire yüzde 1,6 oranıyla sürdürülebilir seviyesini devam ettirmektedir. Hayata geçirdiğimiz makroekonomik istikrar çerçevesi ve yapısal reformlara yönelik öncelikli düzenlemeler, karşılaşılan küresel ve yurt içi sınamalara rağmen etkinliğini kanıtlamış ve elde edilen kazanımlar sağlam bir politika zemini oluşturmuştur. 2026-2028 dönemini kapsayan OVP’de ortaya konulan hedefler doğrultusunda, ekonomimizin şoklara karşı direncini artıran, enflasyonla mücadelemizi güçlendiren, yatırım ortamını iyileştiren ve verimlilik artışını destekleyen politikalarımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz."
Bakan Yumaklı: "Bölgemizde yaşanan gelişmelerin, tarımsal üretimimizin girdi unsurlarına muhtemel etkilerini takip ediyoruz"
02 Mart 2026 Pazartesi - 15:14 Bakan Yumaklı: "Bölgemizde yaşanan gelişmelerin, tarımsal üretimimizin girdi unsurlarına muhtemel etkilerini takip ediyoruz" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bölgemizde yaşanan gelişmelerin, başta gübre olmak üzere tarımsal üretimimizin girdi unsurlarına muhtemel etkilerini, sektör temsilcilerimizle birlikte koordinasyon içerisinde yakından takip ediyoruz" dedi. Bakan Yumaklı, resmi sosyal medya hesabından son günlerde Türkiye’nin yakın bölgesinde yaşanan olaylarla ilgili açıklamada bulundu. Yumaklı, bölgede yaşanan gelişmelerin, başta gübre olmak üzere tarımsal üretimin girdi unsurlarına muhtemel etkilerini, sektör temsilcileriyle birlikte koordinasyon içerisinde yakından takip ettiklerini açıkladı. Aynı zamanda Yumaklı, gübrede mevcut stokların yeterli seviyede olup, arz güvenliğini tehdit eden bir durum söz konusu olmadığını bildirdi. "Bölgemizde yaşanan gelişmelerin, tarımsal üretimimizin girdi unsurlarına muhtemel etkilerini takip ediyoruz" Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Son günlerde bölgemizde yaşanan gelişmelerin, başta gübre olmak üzere tarımsal üretimimizin girdi unsurlarına muhtemel etkilerini, sektör temsilcilerimizle birlikte koordinasyon içerisinde yakından takip ediyoruz. Gübrede ülkemizin mevcut stokları yeterli seviyede olup, arz güvenliğini tehdit eden bir durum söz konusu değildir. Süreci yakından takip etmeye devam ediyoruz."
ASO Başkanı Ardıç: "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir"
02 Mart 2026 Pazartesi - 14:00 ASO Başkanı Ardıç: "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, yazılı bir açıklama yaparak 2025 yılı büyüme rakamlarını değerlendirdi. 2025 yılında Türkiye ekonomisi beklentilere paralel olarak yüzde 3,6 büyüdüğünü aktaran Ardıç, "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9’la son 4 yılın en güçlü performansını sergilemesi kıymetli, ancak manşet büyümenin gerisinde kalması büyümenin sürdürülebilirliği açısından önemli bir işarettir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi beklentilere paralel olarak yüzde 3,6 büyümüştür. 4. çeyrekte kaydedilen yüzde 3,4’lük büyüme ise ekonomimizin küresel belirsizliklere rağmen dirençli kaldığını göstermesi açısından olumlu bir gelişmedir. Ancak burada asıl üzerinde durmamız gereken husus, büyümenin niteliğidir" açıklamalarında bulundu. "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir" Arz tarafındaki zayıflamanın sürdürülebilir büyüme açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konu olduğunu belirten Ardıç, "2025 yılının genelinde büyüme verileri sektörler arasında belirgin bir ayrışmaya işaret etmektedir. Talep tarafındaki canlılık sürerken, arz tarafındaki zayıflama sürdürülebilir büyüme açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya koymaktadır. Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir. Ancak manşet büyümenin gerisinde kalması, ekonomik büyümenin kalitesi ve sürdürülebilirliği açısından üzerinde durulması gereken önemli bir işarettir" diye konuştu. "2025 yılında sabit sermaye yatırımları ortalama yüzde 7, makine-teçhizat yatırımları ise yüzde 5 oranında artmıştır" Yatırım artışının kompozisyonunun dikkatle analiz edilmesi gerektiğini ifade eden Ardıç, şu ifadelere yer verdi: "Verilerin en dikkat çekici başlıklarından biri yatırımlardaki artıştır. 2025 yılında sabit sermaye yatırımları ortalama yüzde 7, makine-teçhizat yatırımları ise yüzde 5 oranında artmıştır. Ancak bu artışın üretim kapasitesini genişlettiğini, verimliliği ve rekabet gücünü desteklediğini söylemek için henüz erken olduğunu düşünüyorum. Yatırımlardaki hızlanma, sanayi kaynaklı kapasite genişlemesinden daha çok inşaat sektöründeki yüzde 10,8’lik büyümeden kaynaklanmaktadır. Bu durum, yatırım artışının kompozisyonunun dikkatle analiz edilmesi gerektiğini göstermektedir. Unutmamalıyız ki sürdürülebilir büyümenin ve kalıcı refah artışının temel dayanağı; üretim, istihdam, ihracat ve verimliliği önceleyen sanayi yatırımlarıdır. Son üç çeyrektir ihracatın büyümeye katkısının negatif olması, büyümenin daha çok iç talep ve inşaat sektöründen kaynaklandığının açık bir göstergesidir." "Tarım, ekonominin arz tarafında hem üretim sürekliliği hem de fiyat istikrarı açısından stratejik bir alandır" Ardıç, tarımdaki daralmayı dengeleyecek seçici politikaları kararlılıkla uygulanması gerektiğini vurgulayarak, "Öte yandan, tarım sektöründeki gerilemenin dört çeyrektir sürmesi, yalnızca büyüme kompozisyonu açısından değil, arz yönlü kırılganlık ve gıda enflasyonu açısından da ciddi bir risk alanı oluşturmaktadır. Tarım, ekonominin arz tarafında hem üretim sürekliliği hem de fiyat istikrarı açısından stratejik bir alandır. Üretimde yaşanan zayıflama, gıda tarafında maliyet ve arzı baskılayarak enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. Özetle; yatırımları sanayide kalıcı kapasite artışı sağlayacak biçimde yönlendirmek ve tarımdaki daralmayı dengeleyecek seçici politikaları kararlılıkla uygulamak zorundayız. Bu çerçevede önümüzdeki dönemde önceliğimiz; yatırım artışını sanayide kapasite, teknoloji ve verimlilik artışıyla daha güçlü biçimde ilişkilendirmek, makine-teçhizat yatırımlarındaki ivmeyi yüksek katma değerli üretim ve ihracat artışıyla buluşturmaktır" şeklinde konuştu.
Gölbaşı Belediyesi’nden vatandaşlara sahurluk ikramı
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:25 Gölbaşı Belediyesi’nden vatandaşlara sahurluk ikramı Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Ramazan ayının paylaşma, birlik ve beraberlik ruhu doğrultusunda ilçede gece mesaisi yapan çalışanlara ve sahur saatlerinde yolculuk yapan vatandaşlara sahurluk ikramında bulundu. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu sahur vakitlerinde de yaşatmaya devam ediyor. Odabaşı, ilçede gece mesaisi yapan çalışanlar ile sahur saatlerinde yolculuk yapan vatandaşlara sahurluk ikramında bulundu. Odabaşı, vatandaşlarla sohbet ederek Ramazan aylarını tebrik etti. Yapılan ikramlar, sahur vaktinde hem çalışanlara hem de yolculara moral olurken, Ramazan’ın dayanışma ve kardeşlik duygularını da pekiştirdi. "Ramazan’ın bereketini gönüllerde de yaşatmanın gayreti içerisindeyiz" Yakup Odabaşı, Ramazan ayının toplumsal dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği müstesna bir zaman dilimi olduğuna belirterek, "Ramazan ayı, paylaşmanın, gönüllerin buluşmasının ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği müstesna bir aydır. Sahur vaktinde çalışan, emek veren ya da yolda olan hemşerilerimizin yanında olmak istedim. Bu şehrin her saatinde hayatı ayakta tutan insanlarımız var ve onların emeği çok kıymetli. Ramazan’ın bereketini sadece sofralarda değil, gönüllerde de yaşatmanın gayreti içerisindeyiz. Gölbaşı’nda birlik ve beraberlik ruhunu her an diri tutmaya devam edeceğiz" dedi.
Bakan Şimşek: "2025 yılında ekonomimiz yüzde 3,6 büyüdü"
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:20 Bakan Şimşek: "2025 yılında ekonomimiz yüzde 3,6 büyüdü" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "2025 yılında ekonomimiz yüzde 3,6 büyüdü ve milli gelir 1,6 trilyon dolara yükseldi" dedi. Bakan Şimşek sosyal medya hesabından 2025 yılında ekonominin yüzde 3,6 büyüdüğünü ve milli gelirin ise 1,6 trilyon dolara yükseldiğini belirttiği bir paylaşım yaptı. Küresel belirsizlikler nedeniyle 2025 yılında net dış talep büyümeyi sınırlasa da cari açığın milli gelire oranı yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyede gerçekleştiğini aktaran Şimşek, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "2025 yılında ekonomimiz yüzde 3,6 büyüdü ve milli gelir 1,6 trilyon dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz için kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna dahil olduğumuzu öngörüyoruz. Tüketim ile yatırım arasındaki dengeli görünüm devam ederken üretim kapasitemiz ve potansiyelimiz için önem arz eden makine ve teçhizat yatırımları yüzde 5 arttı. Küresel belirsizlikler nedeniyle 2025 yılında net dış talep büyümeyi sınırlasa da cari açığın milli gelire oranı yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyede gerçekleşti. Maliye politikasındaki disiplinli duruşumuz sayesinde deprem harcamaları hariç faiz dışı fazla yüzde 1,2 oldu. Uyguladığımız politikalar sayesinde ekonomimizin temellerini güçlendirdik ve dayanıklılığını önemli ölçüde artırdık. Jeopolitik gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve ekonomimize yansımalarını en aza indirmek için her türlü tedbiri alıyoruz. Fiyat istikrarını tesis ederek sürdürülebilir yüksek büyümeyi ve daha adil gelir dağılımını sağlamak için programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz."