Yerel Haberler
Ankara
19 Mayıs coşkusu İrem Derici ile Gölbaşı’nda yaşanacak 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:27:54 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Gölbaşı’nda konserler ve gösterilerle kutlanacak. Atatürk Sahil Parkı’nda düzenlenecek etkinliklerde sevilen sanatçı İrem Derici sahne alacak. Gölbaşı Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor. Gençlik ruhunun müzik, dans ve gösterilerle yaşatılacağı etkinlikte ünlü sanatçı İrem Derici sahne alacak. Derici, güçlü sesi ve sevilen şarkılarıyla binlerce kişiye bayram coşkusu yaşatacak. Derici’nin yanı sıra uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi başarıyla temsil eden Destanların Dansı da katılımcılarla buluşacak. Müzik ve dansın bir araya geleceği gecede sahnelenecek gösterilerle vatandaşlar hem eğlenecek hem de 19 Mayıs’ın anlam ve önemini hep birlikte yaşayacak. 19 Mayıs Salı günü Atatürk Sahil Parkı’nda gerçekleştirilecek etkinlikler saat 19.00’da başlayacak. "Gelin, 19 Mayıs ruhunu Gölbaşı’nda hep birlikte yaşayalım" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, 19 Mayıs’ın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirterek, "19 Mayıs; umudun, cesaretin, bağımsızlık aşkının ve gençliğe duyulan güvenin tarihidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı kurtuluş mücadelesi, bugün bizlere güçlü ve bağımsız bir ülke bırakmıştır. Bizler de bu emanete sahip çıkmaya, gençlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Gölbaşımızda düzenleyeceğimiz bu özel gecede hem bayramımızın coşkusunu hep birlikte yaşayacağız hem de gençlerimize unutamayacakları bir atmosfer sunacağız. Sanatın, müziğin ve kültürün birleştirici gücüyle Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği bu anlamlı günü hep birlikte kutlayacağız" ifadeleri kullandı. Tüm vatandaşları etkinliklere davet eden Odabaşı, "Başta gençlerimiz olmak üzere tüm hemşerilerimizi bayraklarıyla birlikte bu büyük coşkuya ortak olmaya davet ediyorum. Gelin, 19 Mayıs ruhunu Gölbaşı’nda hep birlikte yaşayalım" dedi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:19 Başkent’e baharın gelmesiyle sümbüller Gençlik Parkı’nı renklendirdi Ankara’nın simgelerinden Gençlik Parkı’nda baharın gelmesiyle sümbüller açtı. Parka başkentlilerden yoğun ilgi gösterildi. Ankara’nın Altındağ ilçesinde bulunan Gençlik Parkı’nda baharın gelişiyle renkli görüntüler oluştu. Havaların ısınmasıyla kentin simgesi Gençlik Parkı, renk değiştirdi. Gri şehir imajını geride bırakan park, özellikle mor sümbülleri ve sakuralarıyla baharı karşıladı. Bu görsel şöleni kaçırmak istemeyen başkentlilerin yanı sıra yerli ve yabancı turistler; temiz havanın tadını çıkarmak ve sümbüller arasında fotoğraf çektirmek için parkın yolunu tuttu. "Sümbüller Allah’ın yarattığı çok güzel çiçekler" Ankara’ya gezmek için geldiğini söyleyen Afganistanlı Abdulbasir Samadi Gençlik Parkı’nın çok güzel bir manzarası olduğunu belirterek, "Her şeyiyle harika, Ankara çok güzel bir yer. Gezilecek yerleri var. Kaleye de gittik, kaleden sonra buraya gittik. Maşallah çok güzel, havalar da güzel. Mevsimleri de çok güzel. Ankara’nın havası da çok güzel. Güzel çiçekler var maşallah. Şu güzelliklere bakar mısınız, Allah’ın güzelliklerine? Çok beğendim ben. Bahar ayları olduğu için yeşillik çok. Sümbüller Allah’ın yarattığı çok güzel çiçekler. Maşallah çok güzel açan çiçekleri var" diye konuştu. "Ankara baharıyla güzel" Gençlik Parkı’na gezmeye ve sümbülleri görmeye gelen Birsen Yücel ise "Ankaramız’a çok güzel bir bahar geldi. Sümbüller açtı. Sakuralar açtı. Gençlik Parkı’nda da çok güzel gezilecek yerler var. Burada çok güzel sümbüller var, gelsinler görsünler. Ankara baharıyla güzel. Gerçi her şeyiyle güzel. Grisiyle, mavisiyle güzel ama sümbülleriyle ve Gençlik Parkı ile ayrı bir güzelliği var. Çok güzel, çok seviyoruz. Arkadaşlarımızla eğlenmek için geldik buraya" ifadelerini kullandı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:08 ‘Sosyal Medya Kıskacında Aile Çalıştayı’ Ankara’da düzenlendi İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün destekleri ve Küresel Araştırma Düşünce Merkezi öncülüğünde düzenlenen ‘Sosyal Medya Kıskacında Aile Çalıştayı’, Ankara’da gerçekleştirildi. Kamu temsilcileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının katılım sağladığı çalıştayda, dijitalleşmenin aile yapısı üzerindeki etkileri kapsamlı saha araştırması verileri eşliğinde ele alındı. Çalıştaya İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, TOÇ Bir-Sen Genel Başkanı Hüseyin Öztürk, AK Parti Genel Merkez Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Levent Ali Yıldız ile çok sayıda akademisyen, uzman ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Programda Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nden Zeynep Burcu Uğur ve Ahmet Faruk Çeçen, Ankara Üniversitesi’nden Serdarhan Duru ve Gülsüm Şimşek, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Ali Güngör, Milli Eğitim Bakanlığı Basın ve Dijital İçerik Birimi’nden Lokman Yıldırım, Aile Danışmanı Hatice Karlı Yüksel, Gazeteci Serdar Arseven, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Ömer Çokgören ile Nazım Savaş de yer aldı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, dijitalleşmenin aile yapısı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sosyal medyanın artık yalnızca bireysel kullanım ya da güvenlik sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Çelik, "Artık aile kavramı ve onun içinde yetişen bireyler dijitalleşmenin kıskacı altında değil, adeta bir mengenenin altında ciddi şekilde eziliyor. Bu mesele toplumsal, ekonomik ve kültürel boyutları olan, topyekûn bir seferberlik gerektiren bir alandır" ifadelerini kullandı. Çalıştay kapsamında gerçekleştirilen saha araştırmasında 1006 katılımcıdan elde edilen veriler analiz edildi. Araştırma sonuçlarında sosyal medya kullanımının aile içi iletişim, mahremiyet, kriz yönetimi ve değer aktarımı gibi birçok alanla doğrudan ilişkili olduğu ortaya kondu. Araştırmada katılımcıların önemli bir bölümünün günlük 3 ila 4 saat sosyal medya kullandığı belirlenirken, bağımlılıkta asıl belirleyici unsurun sosyal medyayı sürekli kontrol etme isteği olduğu vurgulandı. "Sosyal Medya Kıskacında Aile" çalıştaylarının 19 Mayıs’ta İzmir’de, 22 Mayıs’ta ise İstanbul’da devam edeceği bildirildi. Çalıştaylardan elde edilen sonuçların daha sonra rapor ve kitap haline getirilerek kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:06 Palandöken: "Her iki kişiden birinin kredi kartı borcu var" Türkiye’de kredi kartı kullanımındaki hızlı artış ve bunun ekonomik yapıya etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Ülkemizde kredi kartı kullanan her iki kişiden bir kişi mutlak borçlu. 147 milyon kredi kartı var ülkemizde. 3 trilyon da aynı şekilde vatandaşın borcu var" dedi. Kredi kartı ile borçlanmanın ulaştığı seviyenin artık ciddi bir ekonomik risk oluşturduğunu vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Kayıtlı ekonominin olmazsa olmazı, vatandaş bu kredi kartı alışkanlıklarını günlük hayatın her alanında kullanıyor. Dolayısıyla şimdi vatandaşın bu sıkıntılardan kurtulmasının tam da zamanı. Ne yapılması lazım? Mutlak ve mutlak bankalar birliği bu kredi kartı, temettü faizlerini tavan taban şeklinde durdurması lazım. Yoksa hiç kimse bu borcun altından kalkamıyor. Piyasadaki sıkışıklığın, hareketsizliğin nedenlerinden biri de her iki kişiden birinin bu kredi kartından dolayı sıkıntılı olduğunu, dolayısıyla da günlük hayatta fonksiyonel olarak alışveriş yapamadığı bir sürece dahil oldu. Ülkemizdeki kredi kartının kullanılması, o kredi kartlarının hayat kurtardığı bir döneme geldik. Eskiden esnafta veresiye defterleri vesaireleri vardı. Ama herkesin şimdi güvencesi, ekmek de alsa, günlük tüketeceği, sütü de alsa, simit de alsa, kredi kartını kullanıyor. Hem de o kadar çağdaşlaştı ki artık kartı sorgulamaya gerek yok. Sadece post cihazının üstünde tutuyorsun, geçiyorsun. Bu kolaylığı kullanan vatandaşların sayısı da hayli yüksek. Buna bir çözüm bulunması lazım" ifadelerini kullandı. "Esnaf kredi kartı limiti dolduğu için ürün alamıyor" Vatandaşın gelir gider dengesi ile borç yükü arasındaki makasın giderek açıldığına dikkati çeken Palandöken, "İşsizlik, taksit yapma olayındaki bu kullanılan kredi kartları, maalesef kullanamayan bu vatandaşlarımız artık bu borcu ile ilgili çözüm bekliyor. Vadesi dolanlara veya süre vermek suretiyle sıkıntıda bulunan vatandaşlarımızın bu kredi kartıyla olan münasebetlerin tekrar düzenlenmesi lazım. Kredi kartı kullananların mağduriyetini rakamlar olarak da verdim. Bunların tamamı kayıtlı. Aynı şekilde biliyorsunuz, esnaf da ticari kredi kartı kullanıyor. Onlar da tabii asgari limitini yatırmak zorunda kalıyor. Dükkanına iş yerine ürün de alamıyor. Bu kredi kartları gerçekten günlük hayatta olmazsa olmazı yerine geçti. Esnaf kendi kredi kartının dolduğu için ürün alamıyor. Aynı şekilde kredi kartını yapılandırdığı zaman da bu faizinin asgarisini yatırdığı zaman altından kalkamıyor" şeklinde konuştu.
Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak bizim çok daha güçlü olmamız lazım"
01 Mart 2026 Pazar - 13:37 Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak bizim çok daha güçlü olmamız lazım" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Türkiye olarak bizim çok daha güçlü olmamız lazım. Her açıdan güçlü olmamız lazım. Ekonomik olarak, savunma olarak siyasi olarak güçlü olmamız lazım" dedi. Bakan Bayraktar, Ankara’da AK Parti Akyurt Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan da yer aldı. Programda konuşma yapan ve dünyada büyük çatışmaların yaşandığına dikkati çeken Bayraktar, Türkiye olarak her açıdan çok daha güçlü olunması gerektiğini ifade etti. "Türkiye olarak bizim çok daha güçlü olmamız lazım" Bakan Bayraktar, dünyada büyük çatışmaların yaşandığına dikkati çekerek, "Bugün sabah itibariyle başlayan, komşumuz İran’ın bir sıcak çatışmanın içerisine sürüklendiği ve belki bütün bölgeyi kapsayabilecek riskleri barındıran bir süreçten geçiyoruz. Onun için Türkiye olarak bizim çok daha güçlü olmamız lazım. Her açıdan güçlü olmamız lazım. Ekonomik olarak, savunma olarak siyasi olarak güçlü olmamız lazım. Güçlü olmanın iki unsuru var; Bir, güçlü bir lidere ihtiyacımız var. İki, birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Hamdolsun çok güçlü bir liderimiz var" diye konuştu. "Türkiye dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek" Türkiye’yi enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmak için büyük bir mücadele verdiklerini de kaydeden Bayraktar, "Eğer biz enerjide bağımsız olursak ekonomide bağımsız olacağız, ekonomide güçlü olacağız. Türkiye ekonomisi daha güçlü bir hale geldiği zaman, ülkemiz daha güçlü bir şekilde bu bölgede ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek" şeklinde konuştu. "Mavi Vatan, Türk’ün denizcilikte yazdığı bir destandır" Gabar’da petrol üretildiğini, Karadeniz’de yerli doğal gaz üretildiğini anlatan Bayraktar, "Artık yeni bir aşamaya geldik. Artık yurt dışında arıyoruz. Somali’de arıyoruz, Pakistan’da arıyoruz. ‘Mavi Vatan’ diyoruz, Mavi Vatan’a birileri ‘masal’ diyor. Bizim için Mavi Vatan, Türk’ün denizcilikte yazdığı bir destandır" ifadelerini kullandı. Elektrik ve doğal gazda devlet desteği Elektrik ve doğal gaz faturalarında sağlanan devlet desteğine vurgu yapan Bakan Bayraktar, şunları kaydetti: "Şimdi yeni dönemde diyoruz ki ihtiyaç sahibi olan vatandaşlarımızı daha çok destekleyelim. Hatta nakdi destekleyelim. Yani, hesaplarına belli miktar bir parayı kış aylarında yatıralım; bir enerji fonu gibi, enerji desteği gibi. Biz diyoruz ki hali, vakti yerinde olan, buna ihtiyacı olmayanları bu işten çıkaralım. Gerçek ihtiyaç sahibine daha fazla verelim. Yeni dönemde böyle bir çalışmanın hazırlığı içerisindeyiz." İlçe Başkanlığı ve Belediyeye ziyaret Bakan Bayraktar, iftar programının ardından AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan ile birlikte AK Parti Akyurt İlçe Başkanlığını ve Akyurt Belediyesini ziyaret etti. Bayraktar, İlçe Başkanlığında Başkan Murat Yıldırım ve teşkilat üyeleriyle bir araya geldi. Bakan Bayraktar, daha sonra da Akyurt Belediyesini ziyaret ederek Belediye Başkanı Hilal Ayık ile görüştü.
Bakan Uraloğlu: "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik"
01 Mart 2026 Pazar - 12:05 Bakan Uraloğlu: "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz" dedi. Bakan Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) 2025 yılında yürüttüğü çalışmalar kapsamında yenilenen gar ve istasyonlara ilişkin açıklamada bulundu. Uraloğlu, 2003 yılında demiryollarının devlet politikası haline getirilmesiyle birlikte önemli bir gelişim sürecinin başladığını belirterek yüksek hızlı tren hatlarının devreye alınmasıyla Türkiye’nin Avrupa’da 6’ncı, dünyada ise 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi ülke konumuna yükseldiğini ifade etti. "Yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz" Gar ve istasyonların demiryolu taşımacılığının en önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Gar ve istasyonlarımız, sadece yolcu indirip bindirilen noktalar değil; aynı zamanda şehirlerimizin hafızasında yer eden kavuşmaların, vedaların ve yeni başlangıçların mekanıdır. Bu yapıları yenilerken tarihi kimliğini koruyor, aynı zamanda vatandaşlarımız için daha konforlu, daha erişilebilir ve daha modern alanlar oluşturuyoruz. Yaptığımız yenileme çalışmaları, sadece ulaşım altyapısını değil, bulunduğu bölgenin görünümünü ve kullanım kalitesini de doğrudan etkiliyor. Yoğun yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz" açıklamalarında bulundu. Demiryolu uzunluğunun 2003 yılında 10 bin 948 kilometre olduğunu hatırlatan Uraloğlu, bu rakamın bugün 13 bin 919 kilometreye ulaştığını belirtti. Aynı dönemde demiryolu altyapısının teknik kapasitesinin de önemli ölçüde geliştirildiğini kaydeden Uraloğlu, çift hat oranının yüzde 5’lerden yüzde 18’lere çıktığını, sinyalli hat uzunluğunun 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye, elektrikli hat uzunluğunun ise 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye yükseldiğini söyledi. Tarihi kimlik korunuyor, yapılar güçlendiriliyor Tarihi nitelik taşıyan gar ve istasyonlarda yürütülen çalışmaların, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Koruma Kurullarının onayı doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirten Uraloğlu, mimari, statik, elektrik, mekanik ve çevre düzenlemelerini kapsayan projelerin titizlikle uygulandığını söyledi. "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik" Yenileme çalışmalarına ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz. 16 gar ve istasyonda statik güçlendirme çalışması yaptık. Mekanik ve elektrik sistemleri modern ihtiyaçlara göre yeniledik ve özgün malzeme ve renk tercihleriyle tarihi kimliği koruduk." "Yapılar, demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor" Gar ve istasyonların herkes için daha erişilebilir hale getirilmesi amacıyla önemli düzenlemeler yaptıklarını belirten Uraloğlu, 7 gar ve istasyonda engelli yolcular için bilet satış alanları, bekleme salonları ve peronlarda gerekli düzenlemelerin hayata geçirildiğini söyledi. Uraloğlu, "Yürüttüğümüz çalışmalarla gar ve istasyonlarımızı sadece yenilemiyoruz; aynı zamanda daha güvenli, daha konforlu ve daha kullanışlı hale getiriyoruz. Bu yapılar, geçmiş ile geleceği buluşturan ve demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.
YADES ile yaşlılara yönelik projelere 10 yılda 105,6 milyon lira destek sağlandı
01 Mart 2026 Pazar - 12:04 YADES ile yaşlılara yönelik projelere 10 yılda 105,6 milyon lira destek sağlandı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 2016 yılından bugüne uygulanan Yaşlı Destek Programı (YADES) ile toplam 105,6 milyon lira finansman desteği sağladıklarını belirterek, 10 yılda 86 farklı belediyede yürütülen 123 projeyle, 108 bin 851 hanede 164 bin 144 yaşlı vatandaşa ulaştıklarını bildirdi. Bakan Göktaş, Türkiye’de 65 yaş ve üzeri nüfusun son 5 yılda yüzde 20,7 artarak 9 milyonun üzerine çıktığını ve toplam nüfus içindeki payının yüzde 10,6’ya yükseldiğini kaydetti. Gelişmiş ülkelerin bir asırda yaşadığı yaşlanma sürecinin Türkiye’de çok daha kısa sürede gerçekleştiğini vurgulayan Göktaş, "Bakanlık olarak temel yaklaşımımız, yaşlılarımızın aileleri ve yakınlarıyla birlikte, alışık oldukları çevrede, aktif ve sağlıklı bir şekilde yaşlanmalarını sağlamak. Bu doğrultuda, bakım ihtiyacı olan yaşlı vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetleri sadece kurumsal bakımla sınırlı tutmuyoruz. Evde bakım yardımı, sosyal yardımlar ve gündüzlü bakım hizmetleri gibi toplum temelli modellerimizi, birbirini bütüncül bir şekilde tamamlayacak bir yapıda hayata geçiriyoruz." ifadelerini kullandı. Bu çerçevede yaşlı vatandaşların hayat kalitesini artırmak ve toplumsal hayata katılımlarını desteklemek amacıyla belediyelerle iş birliği içinde 2016’dan bu yana YADES programını sürdürdüklerini bildiren Göktaş, şunları kaydetti: "2025 yılı projelerimiz için ayırdığımız 41,2 milyon liralık kaynakla birlikte, YADES kapsamında 10 yılda sağladığımız toplam finansman desteği 105,6 milyon lirayı buldu. Bu süreçte, 86 farklı belediyemizde yürütülen 123 projeyle 108 bin 851 hanede 164 bin 144 yaşlı vatandaşımıza ulaştık. Evde bakım, psiko-sosyal destek ve kültürel faaliyetlerimizle yaşlılarımızın hem hayatını kolaylaştırdık hem de sosyal hayata katılımlarını destekledik. Belediyelerimizle iş birliği içinde, yaşlılarımızın yaşam kalitesini artırmaya ve onlara her alanda destek olmaya devam edeceğiz."
TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 50,3 ile marul oldu"
01 Mart 2026 Pazar - 10:16 TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 50,3 ile marul oldu" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Şubat ayında markette 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13’ünde ise fiyat azalışı görüldü. Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün ise yüzde 50,3 ile marul oldu" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şubat ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 229,7 ile karnabaharda görüldüğünü ifade eden Şemsi Bayraktar, "Karnabahardaki fiyat farkını yüzde 226,7 ile marul, yüzde 223 ile kuru soğan, yüzde 218,7 ile pırasa takip etti. Karnabahar ve marul 3,3 kat, kuru soğan ve pırasa 3,2 kat fazlaya satıldı. Üreticide 12 lira 36 kuruş olan karnabahar markette 40 lira 75 kuruşa, 16 lira 29 kuruş olan marul 53 lira 20 kuruşa, 4 lira olan kuru soğan 12 lira 92 kuruşa, 16 lira 18 kuruş olan pırasa 51 lira 58 kuruşa satıldı. Şubat ayında fiyatı en fazla artan ürün hem üretici hem de markette marul olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette yeşil soğan, üreticide ise karnabahar oldu" açıklamalarında bulundu. "Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 50,3 ile marul oldu" Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürünün maruldan sonra yüzde 34,2 ile sivri biber olduğunu belirten Bayraktar, "Şubat ayında markette 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13’ünde ise fiyat azalışı görüldü. Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde ise 50,3 ile marul oldu. Maruldaki fiyat artışını yüzde 34,2 ile sivri biber, yüzde 29,9 ile salatalık, yüzde 18,4 ile kabak ve yüzde 16,3 ile limon takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 14,2 ile yeşil soğan oldu. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 11,9 ile domates, yüzde 11,7 ile kuru üzüm, yüzde 10,4 ile yeşil mercimek ve yüzde 9,8 ile zeytinyağı izledi" diye konuştu. "Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 27,3 ile kuru soğan ve yüzde 12,8 ile domates izledi" Bayraktar, üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 29 ile karnabaharda görüldüğünü söyleyerek, "Şubat ayında üreticide 33 ürünün 18’inde fiyat artışı olurken 7’sinde fiyat düşüşü görüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 29 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 27,3 ile kuru soğan, yüzde 12,8 ile domates, yüzde 9,1 ile fındık ve yüzde 8,2 ile patates izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 49,9 ile marulda görüldü. Maruldaki fiyat artışını yüzde 39,5 ile sivribiber, yüzde 37,8 ile patlıcan, yüzde 36,3 ile salatalık ve yüzde 31,9 ile maydanoz izledi" şeklinde konuştu. "Üreticilerimiz, ürün kaybını önlemek amacıyla soğanı düşük fiyatla piyasaya sunmak zorunda kaldı" Domatesteki arz artışı üretici fiyatlarının düşmesine neden olduğunu vurgulayan Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "Güzlük dönemde seralarda; salatalık, patlıcan ve sivri biber üretimine yönelen üreticilerimiz, baharlık sezonda domates üretimine yöneldiler. Domatesteki arz artışı üretici fiyatlarının düşmesine neden olurken salatalık, patlıcan ve sivri biberdeki arz düşüşü fiyatların artmasına yol açtı. Talepteki azalma, karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. Kuru soğandaki fiyat düşüşünün nedeni, yüksek rekolteye bağlı oluşan arz fazlası ile artan sıcaklıkların depolarda bozulmalara yol açmasıdır. Üreticilerimiz, ürün kaybını önlemek amacıyla soğanı düşük fiyatla piyasaya sunmak zorunda kaldı. Bazı bölgelerde aşırı yağışlar nedeniyle hasadın yapılamaması, marulda arz azalmasına neden oldu ve bu durum üreticide marul fiyatlarını yükseltti." "Son bir yılda besi yemi yüzde 34,3, süt yemi yüzde 30,1 oranında arttı" Tarım ilacı fiyatlarının son bir yılda yüzde 27,8 oranında arttığını aktaran Bayraktar, "Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Şubat ayında, Ocak ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,6, amonyum nitrat gübresi yüzde 1,3, DAP gübresi yüzde 0,5 oranında artış gösterdi. Buna rağmen ÜRE gübresi yüzde 0,2 oranında düştü. Geçen yılın Şubat ayına göre son bir yılda 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 38,5, üre gübresi yüzde 38,3, DAP gübresi yüzde 35,4, amonyum sülfat gübresi yüzde 33,3, amonyum nitrat gübresi yüzde 29,3 oranında arttı. Şubat ayında Ocak ayına göre besi yemi yüzde 2,8, süt yemi yüzde 2,7, son bir yılda besi yemi yüzde 34,3, süt yemi yüzde 30,1 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Şubat ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 5,1 oranında artarken, yıllık yüzde 26,1 oranında arttı" ifadelerine yer verdi.
İran’da yaşanan gelişmeler nedeniyle hava trafiğinde yoğunluk
01 Mart 2026 Pazar - 09:35 İran’da yaşanan gelişmeler nedeniyle hava trafiğinde yoğunluk Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İran’da yaşanan gelişmeler sonrası Türkiye ve diğer ülkelerin hava trafikleri hakkında paylaşım yaptı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada hava sahası durumu hakkında , "İran, Irak, İsrail, Suriye, Bahreyn, Kuveyt ve Katar hava sahalarında çeşitli düzeylerde kapalılık veya kısıtlamalar uygulanmaktadır. Afganistan hava sahasında hava trafik hizmeti verilmemektedir. Birleşik Arap Emirlikleri hava sahasında (Emirates FIR) havayolu düzenlemeleri uygulanmaktadır" ifadelerine yer verildi Yapılan paylaşımda havalimanı kısıtlamaları (NOTAM) hakkında ise " İsrail’de Ben Gurion Havalimanı kısıtlı operasyonla hizmet vermektedir. Hayfa, Ramon, Rosh Pina ve Herzliya Havalimanları kapalıdır. Suriye’de Şam ve Halep Uluslararası Havalimanlarında operasyonel durum yayımlanan NOTAM’lar kapsamında değişkenlik göstermektedir" denildi. Türkiye hava sahasında yoğunluk artışı gözlemlendiği ve hava trafik hizmetlerinin kesintisiz sürdüğü belirtilen açıklamada, " Trafik akışı ağırlıklı olarak Suudi Arabistan - Mısır - Türkiye - GKRY hattı üzerinden, kısmen Azerbaycan kuzey hattı üzerinden Türkiye ve Avrupa yönüne planlanmaktadır. Bu kapsamda ülkemiz hava sahasında yoğunluk artışı gözlemlenmekte olup, hava trafik hizmetleri emniyetli ve kesintisiz şekilde sürdürülmektedir. 28 Şubat tarihinde bölgesel kapalılıklar nedeniyle toplam 15 uçuş divert etmiş, bunların 9’u İstanbul Havalimanı’na yönlendirilmiştir" ifadelerine yer verildi. Etkilenen Türk tescilli uçaklar hakkında bilgi verilirken, " Tahran Havalimanı’nda Türk Hava Yolları ve Pegasus Hava Yolları’na ait 2 uçak yerde bulunmaktadır. Türk taşıyıcılarının seferlerinde mevcut kısıtlamalar çerçevesinde rota değişiklikleri uygulanmaktadır. Bölgedeki gelişmeler yakından takip edilmekte olup hava sahası ve havalimanı durumlarında oluşabilecek değişiklikler doğrultusunda ilgili birimlerimiz koordinasyon halinde çalışmalarını sürdürmektedir" ifadeleri kullanıldı.
Gümrüklerde 828 milyon 272 bin liralık uyuşturucu madde ele geçirildi
01 Mart 2026 Pazar - 09:28 Gümrüklerde 828 milyon 272 bin liralık uyuşturucu madde ele geçirildi Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Ambarlı Limanı, Kapıkule Gümrük Kapısı ve Gürbulak Gümrük Kapısı’nda düzenlenen üç ayrı operasyonda toplam piyasa değeri 828 milyon 272 bin lira olan 484 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan uyuşturucu maddelerin imha edildiği bildirildi. İstanbul Ambarlı Limanı’nda düzenlenen ilk operasyonda, Ekvator çıkışlı olup liman üzerinden Türkiye’den transit geçeceği belirlenen 2 konteynerde arama yapıldı. Aramalarda, 3 ton 350 kilo balık ununa emdirilmiş 127 kilo kokain ele geçirildi. Kapıkule Gümrük Kapısı’nda gerçekleştirilen ikinci operasyonda ise Türkiye’ye giriş yapmak üzere gelen tırda yapılan kontrollerde 305 kilo esrar bulundu. Gürbulak Gümrük Kapısı’nda düzenlenen üçüncü operasyonda da İran’dan Türkiye’ye giriş yapmak isteyen bir tırda 52 kilo esrar ele geçirildi. Uyuşturucu kaçakçılığının, terörizmin finansmanı ve kara para aklama faaliyetlerinin en önemli gelir kaynaklarından biri olduğuna dikkat çekilirken, Gümrükler Muhafaza Teşkilatı’nın bu alandaki mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğü vurgulandı. Olaylarla ilgili olarak Bakırköy, Büyükçekmece, Edirne ve Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde soruşturma başlatıldığı öğrenildi.