Yerel Haberler
Ankara
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:13 Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
"Sazan sarmalı" ile 13 milyonluk vurgun yapan 13 şüpheli tutuklandı
27 Şubat 2026 Cuma - 22:03 "Sazan sarmalı" ile 13 milyonluk vurgun yapan 13 şüpheli tutuklandı Ankara’da ilan sayfası üzerinden "sazan sarmalı" yöntemiyle 13 milyon liralık dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 16 şüpheliden 13’ü tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Ankara’da bir vatandaş, internet sitesinde yer alan konut ilanını görerek ilandaki numara üzerinden şüphelilerle iletişime geçti. Telefonda görüştüğü kişinin yönlendirmesiyle tapu müdürlüğünde gerçek mal sahibiyle bir araya gelen müşteki, ortamın güven vermesi üzerine 13 milyon lirayı şüpheliler tarafından iletilen hesap numarasına gönderdi. Paranın gerçek satıcının hesabına ulaşmadığını fark eden mağdur, "sazan sarmalı" olarak bilinen dolandırıcılık yöntemiyle kandırıldığını anlayarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında talimat üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince olayla bağlantısı olduğu belirlenen 16 şüpheli, Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Hatay, Gaziantep, Bursa, Konya ve Şırnak’ta düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı. Şüphelilere ait banka hesaplarında yapılan incelemede, 2023 ve 2025 yılları arasında 220 milyon lira tutarında para trafiği olduğu anlaşıldı. Şüphelilerden 2’si emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, 14’ü Ankara Adliyesine getirildi. Soruşturmayı yürüten savcıya ifade veren şüpheliler, tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince sorgulanan şüphelilerden 13’ü "nitelikli dolandırıcılık" suçundan tutuklanırken, 1 şüpheliyse adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Bakan Çiftçi: "Şehirlerimizde, her bir vatandaşımızın huzur ve güveni bizim sorumluluğumuzdadır"
27 Şubat 2026 Cuma - 21:33 Bakan Çiftçi: "Şehirlerimizde, her bir vatandaşımızın huzur ve güveni bizim sorumluluğumuzdadır" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Şehirlerimizde, sokaklarımızda, caddelerimizde her bir vatandaşımızın huzur ve güveni bizim sorumluluğumuzdadır. Bu huzur ve güven ortamını bozmaya çalışanlara asla fırsat vermeyeceğiz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kırşehirli Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Anadolu dediğimiz zaman aklımıza vatan gelir, vatan dediğimiz zaman aklımıza ilim, irfan ve ahlak gelir. Kırşehir Anadolu’nun orta yerinde bir şehir olmanın ötesinde, medeniyetimizin ruhunu mayalayan, yetiştirdiği manevi şahsiyetlerle gönül dünyamızı inşa eden müstesna bir şehrimizdir. Kırşehir’in bağrından çıkan bozkırın tezenesi merhum Neşet Ertaş şöyle diyor; ‘Kalpten kalbe bir yol vardır. Gözünen görünmez sırdır.’ Bizim Kırşehirli kardeşlerimizle, Kamanlı kardeşlerimizle kalpten kalbe yolumuz var hamdolsun. İşte bugün bu organizasyonla görüyoruz ki, Gurbette sizlerin birliği, beraberliği ve kardeşliği, kalpten kalbe bir yol olmuştur" şeklinde konuştu. İçişleri Bakanlığı olarak en temel vazifelerinin milletin huzur, güvenlik ve kamu düzenini temin etmek olduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, "Bizlerde İçişleri Bakanlığı olarak en temel vazifemiz, aziz milletimizin huzurunu, güvenliğini ve kamu düzenini temin etmektir. Bir ülkenin istikrar içinde büyümesinin, kalkınmasının ve gelişmesinin olmazsa olmazı huzur ve güvenin tesis edilmiş olmasıdır. Terörle mücadeleden, asayişin sağlanmasına siber zorbalardan sokak çetelerine ve zehir tacirleriyle mücadeleye varıncaya kadar. Kamu düzeninin sağlanması noktasında muhterem Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 23 yılda çok büyük mesafeler katettik. Güvenlik güçlerimiz milletimizin huzuru için gece gündüz demeden fedakarca görev yapmaktadırlar" diye konuştu. Her vatandaşın huzur ve güveninin sorumlulukları olduğuna dikkati çeken Bakan Çiftçi, "Şehirlerimizde, sokaklarımızda, caddelerimizde her bir vatandaşımızın huzur ve güveni bizim sorumluluğumuzdadır. Bu huzur ve güven ortamını bozmaya çalışanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Ahilik geleneğinin ve Ahi Evran’ın mirasçıları olarak, sizlerin birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu, adalete, dayanışmaya, ticari hayata sunduğunuz güçlü katkı huzur ve güvenin sağlanması noktasında büyük katkıya sahiptir. Üretimle, istihdamla ve yatırımla ülkemizin kalkınmasına verdiğiniz omuz bireysel bir başarı değil topyekün milletimizin başarısıdır. Allah varlığınızı ve sağlığınızı daim eylesin" ifadelerini kullandı "Türkiye Yüzyılı’nı müreffeh bir gelecek olarak inşa edeceğiz" Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda güvenli, huzurlu ve müreffeh bir gelecek olarak inşa edeceklerini ifade eden Bakan Çiftçi, "Büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşmanın yolu; güç ile merhameti, kazanç ile ahlakı, devlet ile milleti aynı istikamette buluşturmaktan geçer. Bizler, milletimizin huzurunu korumaya, şehirlerimizi güvenli hale getirmeye, yatırım ortamını daha güçlü kılmaya, demokrasimizi ve kamu düzenimizi daha sağlam temellere oturtmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Sizlerin duası, desteği ve gayretiyle Türkiye Yüzyılı’nı; güvenli, huzurlu ve müreffeh bir gelecek olarak inşa edeceğiz" sözlerini söyledi. Programa, ayrıca Kırşehir Valisi Mustafa Sefa Demiryürek, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, milletvekilleri, siyasi partilerin temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Bakan Uraloğlu: "15 yaşından küçük çocuklar sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacak"
27 Şubat 2026 Cuma - 21:09 Bakan Uraloğlu: "15 yaşından küçük çocuklar sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacak" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "15 Yaşından küçük çocuklar sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacak, sadece yaşlarına uygun oyunlara erişim sağlayabilecek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, haberleşme sektörü temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Konuşmasında saniyede 20 gigabit veri aktarım hızı sunacak 5G teknolojisine değinen Bakan Uraloğlu, "Bildiğiniz üzere 23 Şubat 1994’te dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i aramasıyla başlayan bu yolculuk, analog araç telefonlarından dijital GSM çağının kapılarını açmıştı.1991’de 1G ile ilk adımlar atılmış,1994’te 2G ile sesli görüşme, veri iletimi ve sms mümkün kılınmış, 2009’da 3G ile veri ön plana çıkmış, 1 Nisan 2016’da 4,5G ile hızlar 10 kat artmıştı. Bugün ise 32 yılın ardından, saniyede 20 gigabit veri aktarım hızı sunacak 5G teknolojisine sayılı günler kalmasının gururunu ve sevincini yaşıyoruz. İnşallah 1 Nisan 2026’da ilk sinyali alacak ve milletçe bu yüksek hızı tecrübe edeceğiz. Hiç şüphesiz bu tarihi geçiş, sadece teknolojik bir sıçrama değil; iletişimden sanayiye, eğitimden sağlığa, ekonomiden toplumsal hayata kadar her alanda köklü bir dönüşümün habercisidir" dedi. "Bugün fiber optik ağ altyapımız 657 bin kilometreye, yani dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaştı" Türkiye’nin Avrupa’da ortalama aylık 494 dakika mobil kullanım süresiyle lider konumda olduğunu ifade eden Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımız liderliğindeki AK Parti Hükümetlerinin kararlı vizyonu, sizlerin emekleri, özverisi ve iş birliği sayesinde Türkiye, dijital dönüşüm sürecinde önemli bir ivme yakaladı. 2002 yılında genişbant internet abonemiz yoktu ve fiber optik kablo uzunluğumuz 81 bin 304 kilometreydi. Bugün fiber optik ağ altyapımız 657 bin kilometreye, yani dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaştı. Genişbant internet abone sayımız 98,2 milyona, mobil abone sayımız ise yaklaşık 100 milyona yaklaştı. Mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiriyoruz; bu rakamlarla Avrupa’da ortalama aylık 494 dakika mobil kullanım süresiyle lider konumdayız. Bu yıl sonuna kadar, Fiber uzunluğumuzu yaklaşık 100 bin kilometre artırarak 750 bin kilometreye, Genişbant abone sayımızı 106 milyonun üstüne, Mobil abone sayımızı ise yaklaşık 102 milyona çıkarmayı hedefliyoruz. Yine diğer bir çarpıcı istatistiğimiz de internette geçirdiğimiz sürelerdir" açıklamalarında bulundu. "15 yaşından küçük çocuklar sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacak" Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile birlikte yürütülen çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinde sona gelindiğini belirten Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: "Ramazan ayının maneviyatını iliklerine kadar hissettiğimiz bu günlerde çocuklarımızı dijital dünyada da yalnız bırakmayalım. Bu mübarek Ramazan-ı Şerif’te, oruçla nefislerimizi terbiye ederken, gönüllerimizi Allah’ın rızasına açarken; evlatlarımızın masum ruhlarını da aynı hassasiyetle korumak boynumuzun borcudur. Zira Ramazan, sadece bedenen aç kalmak değil; kalben ve aklen de temizlenmektir. Ekranların cazibesi karşısında onların küçük kalplerini yapay zekanın ürettiği sahte gerçekliklere, yalan dolan içeriklere teslim etmemeliyiz. Yapay zeka gibi bir teknolojiyle çok daha gerçekçi hazırlanabilen içerikler karşısında bilinçli seçimler yapmayı öğretelim. Bu noktada zaten Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızla birlikte koordineli olarak çalıştığımız çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinde de sona gelindi. İlerleyen günlerde kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulacak. Teklifle, 15 yaşından küçük çocuklar sosyal paylaşım sitelerinde hesap açamayacak, sadece yaşlarına uygun oyunlara erişim sağlayabilecek. Bu konuda kimlik doğrulama uygulamasına da geçilecek. Biz de bu hususta internet servis sağlayıcılarının, sosyal ağ platformlarının sorumluluklarını arttıracağız ve denetimleri daha da sıklaştıracağız. Evlatlarımızı korumaktan kimse bizi alıkoyamaz, koyamayacaktır." "TÜRKSAT 6A’nın ardından, şimdi de TÜRKSAT 7A için kolları sıvadık" Haberleşme uydularının hayatın her alanında kritik rol oynadığını vurgulayan Uraloğlu, "Uydu teknolojileri de bizim için bir bağımsızlık ve sürdürülebilirlik meselesidir. Haberleşme uyduları, bugün sadece yayıncılıkta değil; afet anlarında iletişimin kesintisiz devamından kamu hizmetlerinin hiçbir aksaklık olmadan sürdürülmesine, savunma altyapılarından tarımsal üretime kadar hayatın her alanında kritik rol oynamaktadır. Bildiğiniz üzere yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla ürettiğimiz ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’yı geçtiğimiz yıl hizmete aldık. TÜRKSAT 6A’nın ardından, şimdi de TÜRKSAT 7A için kolları sıvadık. Biliyoruz ki bir ülkenin haberleşme sistemleri ne kadar kapsayıcı, hızlı ve dirençliyse; dijitalleşme kapasitesi de o ölçüde yüksektir. Bu anlayışla biz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yalnızca karayolları, havayolları, demiryolları ve limanlar inşa etmiyoruz; aynı zamanda bilgi otobanları kuruyoruz" diye konuştu. "Gerçekleştirdiğimiz 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettik" Uraloğlu, 5G teknolojisiyle birlikte uzaktan ameliyatlar gibi hayati sağlık müdahalelerin mümkün olacağını aktararak, "Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’un rekabetiyle 16 Ekim 2025’te gerçekleştirdiğimiz 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettik. 1 Nisan’da ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. 5G ile iletişim hızımız yaklaşık on kat artacak; kesintisiz ve daha güvenilir bir haberleşme imkanı sağlanacak. Bu teknolojiyle: Tam otonom sürüş ve akıllı yol uygulamaları, Uzaktan ameliyatlar gibi hayati sağlık müdahaleleri, Gerçek zamanlı veri aktarımıyla akıllı fabrikalar ve üretim optimizasyonu, Akıllı tarım uygulamalarıyla sürdürülebilir yüksek verimli üretim, Medyada 8K görüntü kalitesinde kesintisiz canlı yayınlar mümkün olacak" şeklinde konuştu.
Bakan Bayraktar: "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz"
27 Şubat 2026 Cuma - 18:11 Bakan Bayraktar: "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Pakistan’da geçtiğimiz yıl anlaşmalarını yaptığımız sahalarda da sismik çalışmayla alakalı denizlerde bir hedefimiz var. Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine katıldı. Bakan Bayraktar burada stantları gezip, çocuklarla sohbet etti. Burada basın mensuplarına açıklamalarda da bulunan Bayraktar, ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine ilginin her geçen gün daha da arttığını söyledi. Bayraktar, Bakanlık olarak da etkinliklerde yer aldıklarını söyleyerek, "Özellikle Bakanlığımızla ilgili kurumlarımızı burada, çocuklarımızla, gençlerimizle, ailelerle buluşturmak adına burada daha yoğun bir şekilde varız. Ramazan zaten çok özel bir zaman, çok bereketli bir zaman. Dolayısıyla bunun milletin evinde, milletle buluşması ayrı bir anlam ifade ediyor. Ve dediğim gibi her geçen yıl buradaki yoğunluk artmaya devam ediyor. Tabii özellikle bizim açımızdan biz insana dair, aslında çocuklarımıza, gençlerimize, geleceğimize dair bir iş yapıyoruz. Enerji dediğimiz iş, evet bugüne dair çok önemli bir iş çünkü her an 7 gün 24 saat enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Ama aslında çocuklarımızın geleceği için de önümüzdeki 30-40-50 yılları planladığımız bir süreci işletiyoruz. Ama yaptığımız işlerin kavranması, anlatılması açısından aslında burası da bizim için bir anlamda önemli bir platform oldu" açıklamasında bulundu. "Çalışmalarımızı adeta bir oyun gibi sergiliyoruz" Etkinlikte yer alan stantları da gezdiğini söyleyen Bayraktar, "çocuklarımıza onların anlayabileceği dilden, biraz da böyle onları işin içerisine katmak suretiyle anlatmaya gayret ediyoruz. İşte maden tarafından başlıyoruz, Türkiye Petrolleri’nin petrol-doğalgaz işlerimiz, nükleerle alakalı yaptığımız çalışmalar. Onlar çocuklarımıza burada anlatılıyor. Adeta bir oyun gibi sergiliyoruz. Dediğim gibi yaptığımız işin toplumun bütün kesimlerince ama özellikle geleceğimizi aydınlatacak gençlerimize, çocuklarımıza buluşması açısından hakikaten güzel bir ortam olmuş oldu burada" ifadelerine yer verdi. "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" Bakan Bayraktar, basın mensuplarının Pakistan’da yapılması planlanan sismik aramalara ilişkin sorunu da yanıtlayarak, şu ifadelere yer verdi: "Şu anda sıcak bir durum var, gelişme var, savaş durumu var. Şimdi burada gemilerimizin maketleri var. Malumunuz biz Türkiye olarak petrol ve doğalgaz aramacılığında kendi gemilerimizle, kendi sismik ve sondaj gemilerimizle çok yoğun bir faaliyet yürütüyoruz. Somali’de tabii özellikle nisan ayında inşallah gemimiz Çağrı Bey gemisi oraya varacak ve oradaki çalışmalara başlayacak. Oradan oldukça ümit var. Libya’da çalışıyoruz. Pakistan’da geçtiğimiz yıl anlaşmalarını yaptığımız sahalarda da sismik çalışmayla alakalı denizlerde bir hedefimiz var. Şu anda biz programda devam ediyoruz. Elbette ki Pakistan ve Afganistan’ın arasındaki bu çatışmaların bir an önce barışla neticelenmesi ve durması bizim için öncelikli konu. Ama yaptığımız iş esas itibariyle zorlu bir iş. Buna ilave zorluk çıkmaması bizim tabii ki beklentimiz, isteğimiz. Biz şu anda planladığımız şekilde devam ediyoruz. Bu sene için Pakistan’da bir sismik çalışma hedefimiz vardı. Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz." "Enerjide dünyada yaşanan değişiklikleri vatandaşlarımıza yansıtmadık" Afganistan ile Pakistan arasında yaşanan çatışmaların doğal gaz ve akaryakıt fiyatlarına yansımasına ilişkin de konuşan Bakan Bayraktar, "Malumunuz dünyada şekillenen bir petrol ve doğal gaz piyasası var. Fiyatlar vesaire burada belirleniyor. Ve buradaki en önemli etkenlerden bir tanesi arzın nasıl etkilendiği. Elbette ki talep tarafı da önemli. Ama arz tarafında bugün farklı jeopolitik riskler var. İran’a müdahale konuşuluyor. Burası tabii petrol kaynaklarının dünya piyasalarıyla buluştuğu önemli lokasyonlardan bir tanesi. Ümit ediyoruz bunlar sıcak çatışmaya dönmeden, farklı bir yöne evrilmeden daha makul bir düzeyde ve piyasayı etkilemeyecek şekilde neticelenir. Ve normal bir dengede bir petrol piyasası ve doğal gaz piyasası görürüz. Ama onun ötesinde özellikle doğal gaz ve elektrik tarafında malumunuz bizim vatandaşlarımıza desteklememiz devam ediyor. Zaten biz çok uzun zamandır dünyada yaşanan bu kırılganlık, bu değişiklikleri vatandaşlarımıza yansıtmadık. İnşallah bundan sonra da bununla devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Uraloğlu: "Çocuklarımız dijital platformlarda olması gerektiği kadar olacaklar"
27 Şubat 2026 Cuma - 17:48 Bakan Uraloğlu: "Çocuklarımız dijital platformlarda olması gerektiği kadar olacaklar" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Çocuklarımız internet ortamında ve dijital platformlarda elbette olması gerektiği kadar olacaklar. Olması gerektiğinden kastımız nedir? Gerek kendi ödevlerini yapmak, gerek kendi gelişimlerini sağlamak için ve yine kendilerini geliştirmek için bizim kültürümüze uygun oyunları da oynayabilmelerini biz istiyoruz. Ama bunun dışında çocuklarımızı alıp da bu mecraların dışından dışına bir yerlere götürmelerini de istemiyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine katıldı. Bakan Uraloğlu burada stantları gezip, çocuklarla sohbet etti. Bakan Uraloğlu, ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliğine çok fazla bir katılım olduğunu ve çocukların sanal ortamdan gerçek ortama doğru çekildiğini belirterek, "Çok geniş katılım var, ben şu ana kadar bir kısmını gezebildim, devamını da inşallah gezeceğim. Burada çocuklarımıza milli ve manevi değerlerimizi öğretme açısından bir şans var. Burada sadece hoş vakit geçirmek değil, çocuklarımıza milli ve manevi değerlerimizi öğretmek, onlara oyunlarla eğlenceli şekilde ramazanın hoşgörüsünü, mutluluğunu yaşatmak kıymetli" dedi. "Çocuklarımız dijital platformlarda olması gerektiği kadar olacaklar" Bakan Uraloğlu, sosyal medya düzenlemesine ilişkin soruya cevap vererek, "Çocuklarımız internet ortamında ve dijital platformlarda elbette olması gerektiği kadar olacaklar. Olması gerektiğinden kastımız nedir? Gerek kendi ödevlerini yapmak, gerek kendi gelişimlerini sağlamak için ve yine kendilerini geliştirmek için bizim kültürümüze uygun oyunları da oynayabilmelerini biz istiyoruz. Ama bunun dışında çocuklarımızı alıp da bu mecraların dışından dışına bir yerlere götürmelerini de istemiyoruz. Dolayısıyla biz 15 yaş altındaki çocuklarımızın bu anlamdaki sosyal medya platformlarıyla zaman geçirmelerini istemiyoruz. Onların kendi yaşlarına uygun oyun platformlarına elbette erişimlerini sağlayacağız. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla beraber bir çalışmayı yürütüyoruz. İnşallah bu yasama döneminde Meclisimizin takdirine biz sunmuş durumdayız. Bu yönde yaptığımız kamuoyu araştırmalarında, yüzde 80’in üzerinde bu çalışmanın desteklendiğini söylemek istiyorum" ifadelerine yer verdi. "Belli kullanıcı sayısının üzerinde olan oyun platformlarına da mutlaka temsilci atatacağız" Oyun platformlarına temsilci atanmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Uraloğlu, "Biz Türkiye’de kullanılan sosyal medya platformlarının hepsine temsilci atattık. Türkiye’de belli kullanıcı sayısının üzerinde olan oyun platformlarına da mutlaka temsilci atatacağız. Çünkü başka ülkedeki yetkiliye, temsilciye ulaşmada bazen sıkıntı çekiyoruz. Bu sefer radikal kararlar almak durumunda kalıyoruz. Burada temsilci atayarak, doğru yol üzerinde gitme ve ülkemizin kanun ve kurallarını dikkatte alan uygulamaları onlara dikte ederek, onlara uygulatarak yolumuza devam edelim istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Roblox, epey mesafe katetti" Uraloğlu, basın mensuplarının Roblox’un açılıp açılmayacağına ilişkin sorusuna da yanıt vererek, "Roblox, epey mesafe katetti. Biz, ’Senin bir içeriğin var, bu bazı ülkelerde geçerli olabilir ama biz şu şu içeriklerin Türkiye’de olmasını istemiyoruz. Onların insanlarımızın, çocuklarımızın, gençlerimizin canına kastedecek sonuçlara vardığını biliyoruz. Bu içerikleri çıkardığınız takdirde geliştirici yönlerinin, ülkemizde kullanılmasını istiyoruz’ dedik. Ciddi mesafe katettiler, bu kanunla beraber onu da halletmiş olacağız" diye konuştu.
Her 10 kadından birini etkileyen sinsi hastalık: Endometriozis
27 Şubat 2026 Cuma - 16:36 Her 10 kadından birini etkileyen sinsi hastalık: Endometriozis Halk arasında ’çikolata kisti’ olarak bilinen endometriozis, üreme çağındaki her 10 kadından birinde görülerek önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Uzmanlar, belirtileri pek çok hastalıkla karıştırılabildiği için tanı sürecinin gecikebildiğine dikkat çekiyor. Hastalığın teşhisinin bazı vakalarda 10 yılı bulabildiği belirtilirken, bu süreçte hastalar farklı branşlarda birçok doktora başvurarak zaman kaybedebiliyor. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon kadını etkilediği tahmin edilen endometriozis, bel ve sırt ağrısı, kronik yorgunluk, karın ağrısı, şişkinlik ve gaz gibi toplumda sık görülen şikayetlerle kendini gösterebiliyor. Ancak bu belirtiler çoğu zaman başka nedenlere bağlandığından hastalık fark edilmeden ilerleyebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Nuray Bozkurt, Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, "Rahmin iç duvarını döşeyen dokunun rahim dışında yerleşmesi olarak tanımlanan endometriozis, bazı hastalarda hiçbir belirti vermeden ilerleyebilirken; çoğu hastada kronik karın ağrısı, özellikle adet döneminde şiddetli ağrı ve aşırı kanama gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor" dedi. Aynı zamanda Endometriozis ve Adenomyozis Derneği yönetim kurulu üyesi olan Bozkurt, hastalığın erken tanısının yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kısırlığa kadar gidebilen riskler taşıyor Endometriozisin bağırsakları etkilemesi durumunda ağrılı dışkılama; mesaneye yayılması halinde ise kanlı idrar ve yanma gibi şikayetler görülebiliyor. Üreme organlarında oluşturduğu hasar ise kısırlığa kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlardan önemli uyarı Bozkurt, şiddetli adet ağrısı, geçmeyen karın ve bel ağrısı, ağrılı ilişki ve aşırı kanama gibi şikayetlerin normal kabul edilmemesi gerektiğini belirterek, bu belirtileri yaşayan kadınların vakit kaybetmeden bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmalarını önerdi. Mart ayı Endometriozis Farkındalık Ayı dolayısıyla uzmanlar, erken teşhisin hem hastalığın ilerlemesini önlemede hem de kadınların yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını hatırlatarak toplumsal bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerektiğinin altını çiziyor.
Bakan Işıkhan: "2026 yılı ocak ayında istihdam oranı yüzde 47,9 oldu"
27 Şubat 2026 Cuma - 15:40 Bakan Işıkhan: "2026 yılı ocak ayında istihdam oranı yüzde 47,9 oldu" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "İşsizlik oranı, 2026 yılı ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 0,4 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam oranı ise yüzde 47,9 oldu" dedi. Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 2026 yılı ocak ayında işsizlik oranının geçen yılın aynı dönemine göre 0,4 puan gerileyerek yüzde 8,1 olarak kaydedildiğini ifade ederek, aynı dönemde istihdam oranının ise yüzde 47,9 seviyesinde gerçekleştiğini aktardı. Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "Orta Vadeli Programımız (OVP) ve çalışma hayatını geliştirmeye yönelik politikalarımızın etkisiyle işsizlik oranı, 33 aydır tekli hanelerde seyrediyor. İşsizlik oranı, 2026 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 0,4 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam oranı ise yüzde 47,9 oldu. İşgücüne katılma oranı yüzde 52,1 olarak gerçekleşti. Kadınlarda işsizlik oranı, bir önceki yılın aynı ayına göre 1 puan azalarak yüzde 11 olarak gerçekleşti. Kayıtlı kadın istihdamının teşvik edilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Genç nüfusta işsizlik oranı ise bir önceki yılın aynı ayına göre 1 puan azalarak yüzde 14,3 oldu. GÜÇ Projemiz başta olmak üzere gençlerimizin çalışma hayatına katılımlarını artırmak ve kariyer planlamalarını sağlamak için yürüttüğümüz programlarımızı etkin bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz. İş arayan vatandaşlarımızın, işverenlerimizin ve yatırımcılarımızın her zaman yanındayız."