Yerel Haberler
Ankara
CHP’li belediye Başkanının karıştığı taciz olayında Tuana’ya erkek arkadaşından "olayların dışında dur" uyarısı 09 Nisan 2026 Perşembe - 23:00:43 CHP’li Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede tarafından cinsel tacize uğradığını beyan eden ve şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Tuana’nın erkek arkadaşı ifadesinde, "Tuana’ya olayların dışında durması gerektiğini söyledim" dedi. CHP’li Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede tarafından cinsel tacize uğradığını beyan eden ve şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Tuana Elif Gülüşan Torun’un ölümüne ilişkin sır perdesi aralanıyor. Soruşturmayı derinleştiren Görele Cumhuriyet Başsavcılığı Tuana’nın erkek arkadaşı D.B.C.’nin ifadesini aldı. Görelespor U18 futbol takımı oyuncusu olan D.B.C., "Benim kız arkadaşımdı" dediği Tuana ile taciz olayından sonra ilişkilerinin geliştiğini ve daha yakın hissettiklerini ifade etti. 9 Nisan 2026 tarihinde Başsavcılığa verdiği ifadesinde D.B.C., "Cinsel taciz konusu Tuana Elif Gülüşan’ı fazlasıyla etkilemişti. Ben ona bu kadar etkilenmemesi gerektiğini biraz daha olayların dışında durması gerektiğini söyledim" dedi. Cinsel taciz soruşturması kapsamında tanık olarak dinlenmek için çağrıldığını anlatan D.B.C.’nin ifadesindeki şu detaylar dikkati çekti: "Murat Cebeci’nin, Hasbi Dede’nin sanık olduğu cinsel taciz davasında Hasbi Dede’nin lehine olacak şekilde ifade vermemi bana söylemesi hususu ise yanlış anlaşılmadan ibarettir. Ben cinsel taciz soruşturmasında tanık olarak dinlenmek için çağırılmıştım. Babam Murat Cebeci bunu öğrendiğinde bana ‘Oğlum kendini tehlikeye atacak bir beyanda bulunma’ şeklinde söylemişti." D.B.C.’nin bu ifadeleri, Tuana’nın annesi Nuray Torun’un "Kızımın taciz davası ile ilgili yargılaması devam eden dosya hakkında Murat Cebeci, oğluna Hasbi Dede’nin lehine olacak şekilde taraflı olarak ifade vereceksin dediğini öğrendim" şeklinde Görele Başsavcılığına verdiği ifadeyi akıllara getirdi. Sevgilisi Tuana’ya çarpan şahsı tanıyor İfadedeki çarpıcı bir detay da Tuana’nın erkek arkadaşının Tuana’nın ölümüne sebep olan kazayı yapan şahsı tanıyor olması oldu. D.B.C., şunları kaydetti: "Tuana Elif Gülüşan bizim ilişkimiz boyunca özellikle son zamanlarda bana olağan dışı bir durumdan bahsetmedi. Adem Hasbaş ile tanışıp tanışmadıklarını bilmiyorum. Ben ismini daha önce Tuana Elif Gülüşan’dan hiç duymamıştım. Tanıştıklarını düşünmüyorum. Ben de Adem Hasbaş’ı sadece selam verecek kadar tanırım. Olay günü Tuana Elif Gülüşan’ın neden sahile gitmek istediği konusunda hiç bir fikrim yoktur." Tuana’ya ve aileye şikayeti geri çekmeleri konusunda bir yönlendirme olduğu iddiaları gündemde kalmaya devam ediyor.
09 Nisan 2026 Perşembe - 21:38 Eğitim-Bir-Sen’in açtığı davada sözleşmeli öğretmenler için emsal karar Eğitim-Bir-Sen, uzman öğretmenlik sertifikası bulunan sözleşmeli statüde çalışan bir üyesine, kendisine uzman öğretmenlik tazminatı ödenmesi için yaptığı başvurunun idarece "kadrolu" olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine açılan davada mahkeme, Eğitim-Bir-Sen üyesinin lehine karar verdi. Ağrı İdare Mahkemesi, uzman öğretmen ve başöğretmen unvanlarına tanınan tazminat haklarından yararlanmak için mevzuatta ayrı bir kadro şartı aranmadığını ortaya koydu. Mahkeme, üyenin uzman öğretmenlik sertifikasının düzenlendiği tarihi takip eden ay başından itibaren, unvan için öngörülen eğitim-öğretim tazminatının ödenmesi gerektiğine hükmetti. İl İdare Mahkemesi gerekçeli kararında; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. madde A ve B fıkralarında öğretmen kadro ve pozisyonunda görev yapanların öğretmen olarak tanımlandığını, öğretmenlik mesleğinin; öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olarak üç kariyer basamağına ayrıldığını, öğretmen ünvanına tanınan haklardan atamanın yapıldığı tarihten itibaren faydalanılabildiğini, mevzuatta, uzman öğretmen ve başöğretmen şeklinde ayrı kadroların bulunmadığını 21 Aralık 2024 tarihinde yürürlüğe giren Öğretmenlik ve Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları Yönetmeliğinin, Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları başlıklı 10. maddesinde yer alan ’Uzman öğretmen ve başöğretmen unvanı verilenlere sertifikanın düzenlendiği tarihi takip eden ay başından itibaren ünvanlar için öngörülen eğitim öğretim tazminatı ödenir’ şeklindeki ifadeyi hatırlattı. Mahkeme üyenin, Uzman Öğretmenlik Sertifikası aldığı 29 Aralık 2024 tarihinden itibaren uzman öğretmenlik ünvanına tanınan haklardan yararlandırılması ve sertifikanın düzenlendiği tarihi takip eden ay başından itibaren söz konusu ünvanlar için öngörülen eğitim öğretim tazminatının kendisine verilmesi gerektiğine hükmetti.
DMM: "Uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı iddiaları açık bir dezenformasyondur"
09 Nisan 2026 Perşembe - 17:49 DMM: "Uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı iddiaları açık bir dezenformasyondur" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin açıklamasında, "‘Uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı’ ve bunun yağışları etkilediği yönünde ortaya atılan iddialar daha önce de Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz tarafından yalanlanmış olup; açık bir dezenformasyondur" ifadeleri kullanıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan görüntüler üzerinden, ‘uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı’ ve bunun yağışları etkilediği yönünde ortaya atılan iddialara ilişkin açıklama yapıldı. DMM’nin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda görüntülerin daha önce de yalanlandığı belirtilerek "Bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan görüntüler üzerinden ’uçaklarla kimyasal püskürtme yapıldığı’ ve bunun yağışları etkilediği yönünde ortaya atılan iddialar daha önce de Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz tarafından yalanlanmış olup; açık bir dezenformasyondur" açıklamasında bulunuldu. Görüntülerde yer alan izlerin, uçakların yüksek irtifada oluşturduğu ‘kuyruk izi’ olarak bilinen doğal oluşumlar olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu izler, uygun sıcaklık ve nem şartlarında su buharının yoğunlaşmasıyla oluşmakta; atmosfer şartlarına bağlı olarak değişik renkler almakta ve bir süre kalıp dağılabilmektedir. Bu izlerin hava olaylarını kontrol etmek ya da yağışları engellemek gibi bir etkisi bulunmamaktadır. Kamuoyunda korku ve belirsizlik oluşturmayı amaçlayan bu tür asılsız içeriklere itibar edilmemesi önemle rica olunur."
TŞOF: "1 Ocak 2027 tarihinden önce Odalarımız tarafından basılmış araç tescil plakalarının değiştirilmesine gerek yoktur"
09 Nisan 2026 Perşembe - 17:35 TŞOF: "1 Ocak 2027 tarihinden önce Odalarımız tarafından basılmış araç tescil plakalarının değiştirilmesine gerek yoktur" Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından yapılan açıklamada, "1 Ocak 2027 tarihinden önce Odalarımız tarafından basılmış olup da mühürlü ve diğer güvenlik işaretleri bulunan araç tescil plakalarının değiştirilmesine gerek bulunmamaktadır" ifadeleri kullanıldı. Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından bugün Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’e ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, yapılan düzenlemenin yanlış yorumlandığı ve vatandaşların plaka basma yetkisi olan TŞOF’a ait odalara giderek plaka değişikliği talebinde bulunduklarının öngörüldüğü belirtilerek "Yönetmelik değişikliği ile; 1 Ocak 2027 tarihinden sonra, odalarımız tarafından bu Yönetmelikte belirtilen nitelik veya ölçülere aykırı plaka basıldığının trafik kolluğu tarafından tespiti halinde, bahse konu plakalar, odalarımız tarafından herhangi bir ücret talep edilmeksizin değiştirileceği, hükmü getirilmiştir. ‘plaka basmaya yetkili kuruluş tarafından herhangi bir ücret talep edilmeksizin değiştirileceği’ hükmü, 1 Ocak 2027 tarihinden sonra basılacak ve Yönetmelikte belirtilen nitelik veya ölçülere aykırılığı, trafik kolluğu tarafından tespit edilen, plakaları kapsamaktadır. Ayrıca; 1 Ocak 2027 tarihinden önce Odalarımız tarafından basılmış olup da mühürlü ve diğer güvenlik işaretleri bulunan araç tescil plakalarının değiştirilmesine gerek bulunmamaktadır" ifadelerine yer verildi.
CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz"
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:22 CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, ABD/İsrail ve İran savaşı hakkında "Savaşın kazananı olmaz. Kaybedeni; çocuklar, kadınlar ve kırılgan gruplardır. İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" dedi. CHP lideri Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret etti. Parti genel merkezinde baş başa görüşmenin ardından açıklama yapan Özel, Türkiye’nin bir an önce erken seçime veya ara seçime gitmesi gerektiğini belirtti. CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un İzmir’deki kooperatif soruşturması kapsamında gözaltına alınması hakkında da konuşan Özel, Erkol’un bir dönem kooperatifte yöneticilik yaptığını ifade etti. Bunun yanı sıra ABD/İsrail ve İran savaşına değinen Özel, savaşın kazananı olmadığını vurgulayarak, bu savaşın bir an önce bitmesi gerektiğini, bu durumun dünya ekonomisini ciddi oranda etkilediğini dile getirdi. "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" ABD/İsrail ve İran arasında yaklaşık 2 aydır süren savaş hakkında konuşan Özel, savaşın kazananının olmadığını belirterek, "İYİ Parti’yle Cumhuriyet Halk Partisi’nin arasındaki ilişki, iyi insanların, birbirini seven insanların, ülkesini, vatanını, bayrağını seven insanların birlikte yürüdükleri, demokrasi yolculuğunda biriktirdikleri, iyi anılarla, dayanışmalarla siyasi tarihimize geçti. Bunu, bundan sonra da bu şekilde sürdürmeye kararlıyız. Savaşın kazananı olmaz. Kaybedeni; çocuklar, kadınlar ve kırılgan gruplardır. İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz. Ama öyle bir savaş ki petrol fiyatlarını etkilediği için başta akaryakıt tüm enerji giderlerini etkiliyor ve Türkiye bu konuda böylesi bir krize bu kadar hazırlıksız ki, petrol fiyatlarında yaşanan her yükseliş, pazarda sivri biberi, domatesi veya sofraya koyacağımız ekmeğin fiyatını etkiliyor" diye konuştu. "Geçim yoksa seçim var dedik" Türkiye’nin bir an önce erken seçime gitmesi gerektiğini ifade eden Özel, "Gelin bir an önce erken seçime gidelim, erken seçim istiyoruz, geçim yoksa seçim var dedik. Kararı millet versin dedik. 5 yılda yetki alabiliyorsan al, yoksa millet ne diyorsa olsun dedik. Biz bu erken seçim talebini dillendirmeye devam ediyoruz. Argümanlardan bir tanesi de ara seçimdir. Ara seçim meselesini 31 Mart günü Bursa’da söylemiştim. Bu milletin önüne bir sandık gelmesi lazım. Öyle veya böyle ara seçimden bahsettim" şeklinde konuştu. "Ümit başkanın ifadesinin alındıktan sonra görevinin başına döneceğini düşünüyorum" CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un İzmir’deki kooperatif soruşturması kapsamında gözaltına alınması üzerine, bu konunun bilirkişi raporlarının hepsinin dosyaya sunulduğunu vurgulayan Özel, "Kooperatifte bir dönem yöneticilik yapmış adı geçiyor. Tahmin ediyoruz o konuda görüşüne başvurulacak. Bu mesele; Kemal Kılıçdaroğlu döneminde İzmir’de kentsel dönüşüm meselesinin deprem zamanında, partimizin iyi niyetle, o dönemdeki yöneticilerimizin ve genel başkanımızın talimatlarıyla ve Ankara İl Başkanımızın içinde bulunduğu bir kooperatif meselesinde, bir kooperatif modeliyle kentsel dönüşümün ve iyi niyetin eseridir. Bir kamu zararının oluşmadığına dair bilirkişi raporları alındı, dosyaya sunuldu. Alınan dosyada tek bir tutuklu kalmadı. Ümit başkanın ifadesinin alındıktan sonra, görevinin başına döneceğini düşünüyorum" ifadelerine yer verdi. "Bazı konularda hemfikir olduk" Baş başa yapılan görüşmede birtakım konularda Özel ile hemfikir olduklarını dile getiren Dervişoğlu, "CHP’nin Genel Başkanı heyetiyle birlikte ziyaret ettiler. Kendileriyle yeniden bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Görüş alışverişinde bulunduk. Son siyasi gelişmeleri, ara seçim ve erken seçimle ilgili görüşleri karşılıklı konuştuk, fikirlerimizi söyledik. Bazı konularda hemfikir olduk" cümlelerine yer verdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Gerçekten bu istiklal madalyasının Trabzon’umuza da fevkalade yakıştığını bir kere daha ifade etmek istiyorum"
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:21 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Gerçekten bu istiklal madalyasının Trabzon’umuza da fevkalade yakıştığını bir kere daha ifade etmek istiyorum" Ankara’da Trabzon Günleri Açılış Programında konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Gerçekten bu istiklal madalyasının Trabzon’umuza da fevkalade yakıştığını bir kere daha ifade etmek istiyorum" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da düzenlenen Trabzon Günleri Açılış Programına katıldı. Burada konuşan Kurtulmuş, Trabzon günlerinin başlangıcını 1. TBMM Binası’nda gerçekleştirmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Geçtiğimiz sene ağustos ayıydı zannediyorum. Meclisin şeref salonundaki törenle Trabzon’un hak etmiş olduğu istiklal madalyası, ne hikmetse biraz da bu kadar gecikerek, Trabzon’a tevdi edildi. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Gerçekten bu istiklal madalyasının Trabzon’umuza da fevkalade yakıştığını bir kere daha ifade etmek istiyorum. İstiklal madalyası hiç şüphesiz sadece bir şehri onurlandırmak değil o mücadeleleriyle istiklal harbimizin kazanılmasında büyük emekleri olan Trabzon’daki balıkçılar locası, muhterem zatlarını, kahraman büyüklerimizi, kadın, erkek, genç, yaşlı hep beraber en zor şartlarda mühimmat taşıyarak Anadolu’nun kurtuluşu mücadelesine verdikleri destansı kahramanlığı hatırlamaktır. Bir semboldür. Sadece bir madalyadan ibaret değildir. Bir hatırlama bir anma bir yad etme ve aslında o günlerdeki milli ruhu bugüne taşımanın kararlılığıdır" diye konuştu. "İstiyoruz ki horonlarımızla coşalım, türkülerimizle yürekleri buluşturalım" Tüm Ankaralıları, bugünden itibaren 12 Nisan’a kadar sürecek olan ve Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen Ankara Trabzon Günleri’ne katılmaya; Trabzon’un tarihini, kültürünü, misafirperverliğini ve lezzetlerini birlikte yaşamaya davet eden Bakan Uraloğlu, şöyle konuştu: "Elbette bol bol futbolu ve Trabzonspor’u konuşacağız. Bu dört gün boyunca Trabzon’un kadim ruhunu, yiğitliğini ve vefasını Başkent’in göbeğinde yeniden hissettireceğimiz bir buluşma gerçekleştireceğiz. Ankara Trabzon Günleri, şehrimizin tarihini, kültürünü ve enfes lezzetlerini tanıtmakla kalmayacak; horon ve kolbastı gösterileriyle coşacak, konserlerle, defilelerle, sergilerle ve yöresel ürün stantlarımızla da Başkent’i; Trabzon’un ve Karadeniz’in eşsiz renkleri, sesleri ve kokularıyla donatacağız. Bu etkinlik, Trabzon ile Ankara arasında sadece gönül köprüleri değil, kültür köprüleri, ekonomi köprüleri ve gelecek köprüleri de kuracak. İstiyoruz ki horonlarımızla coşalım, türkülerimizle yürekleri buluşturalım, Trabzon’un engin misafirperverliğiyle Ankara’yı kucaklayalım. Buradan tüm Ankaralıları ve Başkent’te yaşayan herkesi; tekrardan Ankara Trabzon Günleri’ne, bu muhteşem buluşmaya, bu vefa ve hasret şölenine katılmaya davet ediyorum." Program plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz"
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:00 CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, ABD/İsrail ve İran savaşı hakkında "Savaşın kazananı olmaz. Kaybedeni; çocuklar, kadınlar ve kırılgan gruplardır. İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" dedi. CHP lideri Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret etti. Parti genel merkezinde baş başa görüşmenin ardından açıklama yapan Özel, Türkiye’nin bir an önce erken seçime veya ara seçime gitmesi gerektiğini belirtti. CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un İzmir’deki kooperatif soruşturması kapsamında gözaltına alınması hakkında da konuşan Özel, Erkol’un bir dönem kooperatifte yöneticilik yaptığını ifade etti. Bunun yanı sıra ABD-İsrail ve İran savaşına değinen Özel, savaşın kazananı olmadığını vurgulayarak, bu savaşın bir an önce bitmesi gerektiğini, bu durumun dünya ekonomisini ciddi oranda etkilediğini dile getirdi. "İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz" ABD/İsrail ve İran arasında yaklaşık 2 aydır süren savaş hakkında konuşan Özel, savaşın kazananının olmadığını belirterek, "İYİ Parti’yle Cumhuriyet Halk Partisi’nin arasındaki ilişki, iyi insanların, birbirini seven insanların, ülkesini, vatanını, bayrağını seven insanların birlikte yürüdükleri, demokrasi yolculuğunda biriktirdikleri, iyi anılarla, dayanışmalarla siyasi tarihimize geçti. Bunu, bundan sonra da bu şekilde sürdürmeye kararlıyız. Savaşın kazananı olmaz. Kaybedeni; çocuklar, kadınlar ve kırılgan gruplardır. İran’da savaşa doğrudan taraf değiliz. Ama öyle bir savaş ki petrol fiyatlarını etkilediği için başta akaryakıt tüm enerji giderlerini etkiliyor ve Türkiye bu konuda böylesi bir krize bu kadar hazırlıksız ki, petrol fiyatlarında yaşanan her yükseliş, pazarda sivri biberi, domatesi veya sofraya koyacağımız ekmeğin fiyatını etkiliyor" diye konuştu. "Geçim yoksa seçim var dedik" Türkiye’nin bir an önce erken seçime gitmesi gerektiğini ifade eden Özel, "Gelin bir an önce erken seçime gidelim, erken seçim istiyoruz, geçim yoksa seçim var dedik. Kararı millet versin dedik. 5 yılda yetki alabiliyorsan al, yoksa millet ne diyorsa olsun dedik. Biz bu erken seçim talebini dillendirmeye devam ediyoruz. Argümanlardan bir tanesi de ara seçimdir. Ara seçim meselesini 31 Mart günü Bursa’da söylemiştim. Bu milletin önüne bir sandık gelmesi lazım. Öyle veya böyle ara seçimden bahsettim" şeklinde konuştu. "Ümit başkanın ifadesinin alındıktan sonra görevinin başına döneceğini düşünüyorum" CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un İzmir’deki kooperatif soruşturması kapsamında gözaltına alınması üzerine, bu konunun bilirkişi raporlarının hepsinin dosyaya sunulduğunu vurgulayan Özel, "Kooperatifte bir dönem yöneticilik yapmış adı geçiyor. Tahmin ediyoruz o konuda görüşüne başvurulacak. Bu mesele; Kemal Kılıçdaroğlu döneminde İzmir’de kentsel dönüşüm meselesinin deprem zamanında, partimizin iyi niyetle, o dönemdeki yöneticilerimizin ve genel başkanımızın talimatlarıyla ve Ankara İl Başkanımızın içinde bulunduğu bir kooperatif meselesinde, bir kooperatif modeliyle kentsel dönüşümün ve iyi niyetin eseridir. Bir kamu zararının oluşmadığına dair bilirkişi raporları alındı, dosyaya sunuldu. Alınan dosyada tek bir tutuklu kalmadı. Ümit başkanın ifadesinin alındıktan sonra, görevinin başına döneceğini düşünüyorum" ifadelerine yer verdi. "Bazı konularda hemfikir olduk" Baş başa yapılan görüşmede birtakım konularda Özel ile hemfikir olduklarını dile getiren Dervişoğlu, "CHP’nin Genel Başkanı heyetiyle birlikte ziyaret ettiler. Kendileriyle yeniden bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Görüş alışverişinde bulunduk. Son siyasi gelişmeleri, ara seçim ve erken seçimle ilgili görüşleri karşılıklı konuştuk, fikirlerimizi söyledik. Bazı konularda hemfikir olduk" cümlelerine yer verdi.
RTÜK’ten 4 yayıncı kuruluşa yaptırım
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:00 RTÜK’ten 4 yayıncı kuruluşa yaptırım Radyo ve Televizyon Üst Kurulunca (RTÜK) yayın ihlali yaptığı belirlenen 4 yayıncı kuruluşa idari para cezası uygulandı. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), gündemdeki yayın ihlallerini görüşmek üzere toplandı. Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmaya yönelik iddialardan, derbi maçlardaki küfürlü tezahüratlara, gündüz kuşağındaki ihlallerden, mahkumlar üzerinden haksız kazanç sağlanmasına kadar pek çok yayın ihlalini inceleyen Üst Kurul, 4 yayıncı kuruluşa idari para cezası uyguladı. RTÜK tarafından verilen cezalara ve gerekçelere ilişkin açıklama yapıldı. Ulusal 1 Kanal’a doğruluk ve gerçeklik ilkesini ihlalden yaptırım RTÜK, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in 31 Mart’ta düzenlemiş olduğu basın toplantısında dile getirdiği, ’Bizim kargo C-130 kargo uçağımızı İsrail indirdi, 35 subayımızı şehit etti’ ve ’Libya Genelkurmay Başkanı’nın uçağını da İsrail düşürdü hem de Ankara semalarında’ iddialarını canlı yayınlayan ve bu iddiaları araştırmak yerine alt yazılarla doğrudan ekrana taşıyan ULUSAL 1 logolu medya hizmet sağlayıcıya ilişkin yayın ihlallerini görüştü. Milli Savunma Bakanlığı’nın 3 Nisan’da ilettiği konuya ilişkin şikayetini de değerlendiren Üst Kurul, ULUSAL 1 logolu medya hizmet sağlayıcıya 6112 sayılı Kanun’un 8. maddesi ilk fıkrası (ı) bendinde yer alan ’Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır, soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz, haberin verilişinde abartılı ses ve görüntüye, doğal sesin dışında efekt ve müziğe yer verilemez, görüntülerin arşiv veya canlandırma niteliği ile ajanslardan veya başka bir medya kaynağından alınan haberlerin kaynağının belirtilmesi zorunludur’ hükmünü ihlal ettiği gerekçesiyle idari para cezası verdi. beIN SPORTS’a küfürlü tezahürat yaptırımı Üst Kurul, 4 Nisan tarihinde yayınlanan Trendyol Süper Ligi’nde Trabzonspor-Galatasaray maçı sonunda müzik eşliğinde statta dile getirilen küfürlü tezahüratların beIN SPORTS’ta yayınlanmasını da görüştü. Söz konusu tezahüratlar esnasında yayın kuruluşu tarafından yayına herhangi bir bipleme, ses kısma veya engelleme olmaksızın açık bir şekilde devam edildiği tespit edilirken yayıncı kuruluşun, gecikmeli yayın sistemi kullanmadığı, ortam sesini dengelemediği ya da gerekli anlarda sesi kısmak suretiyle izleyiciyi koruyucu tedbirler almadığı vurgulandı. RTÜK İletişim Merkezi’ne iletilen çok sayıdaki izleyici şikayetini değerlendiren Üst Kurul, ‘beIN SPORTS’a 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde yer alan ’Türkçenin, özellikleri ve kuralları bozulmadan doğru, güzel ve anlaşılır şekilde kullanılmasını sağlamak zorundadır, dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer verilemez’ hükmünü ihlalden idari para cezası uyguladı. BEYAZ TV’de yayınlanan, ’Esra Ezmeci ile Yeni Baştan’ adlı programın 19 Mart ve 23 Mart tarihlerinde yayınlanan bölümlerine ilişkin ihlaller de Üst Kurul’da görüşüldü. Söz konusu programda, lise öğrencisi çocuğun öldürülmesi ile ilgili vaka incelemesinde öldürülen genç kızın olay yerindeki cansız bedeninin fotoğrafının bir kısmının yetersiz buzlanarak ekrana getirildiği, ayrıca cinayetin de ayrıntılı olarak ve mahremiyet sınırları ihlal edilerek tasvir edildiği tespit edildi. Pek çok izleyicinin ilettiği şikayet dilekçelerini de inceleyen RTÜK, BEYAZ TV’ye 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ’Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz’ hükmünü ihlalden idari para cezasına karar verdi. Üst Kurul toplantısında, Radyo Lider İzmir adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta, ceza infaz kurumlarında barındırılan mahkumlar ve mahkum yakınlarının 3969 numaralı SMS hattı, ses kaydı veya WhatsApp kanalları aracılığıyla gönderdikleri mesajlarının okunduğu, istek parçalarının çalındığı, ’Murat ile Gönülden Gönüle’ isimli programa ilişkin yayın ihlallerine de yaptırım uyguladı. Yayıncı kuruluşun 23 Şubat - 9 Mart tarihleri arasındaki yayın kayıtlarına ilişkin hazırlanan raporları inceleyen Üst Kurul, söz konusu yayınların ceza infaz kurumlarının asayiş ve güvenliğini bozabilecek mahiyette olduğu ve yayıncı kuruluşun abonelik ya da üyelik adı altında tutuklulardan ve yakınlarından haksız kazanç elde ettiğini tespit etti. Bu gerekçelerle Radyo Lider İzmir adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan, ’Yayın hizmetleri, hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık esasına aykırı olamaz’ hükmünü ihlalden idari para cezası uygulandı.
Türkiye - Çin arasında "Sağlık, Sanayi ve Ticarette Stratejik" iş birliği protokolü imzalandı
09 Nisan 2026 Perşembe - 15:57 Türkiye - Çin arasında "Sağlık, Sanayi ve Ticarette Stratejik" iş birliği protokolü imzalandı Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) ve Uluslararası Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (USTKON) ile Türkiye-Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği Başkanı İhsan Beşer arasında sağlık turizmi, sanayi, uluslararası ticaret, tıbbi aromatik bitkiler ve yatırım alanlarını kapsayan kapsamlı bir iş birliği protokolü imzalandı. SATKOF ve USTKON Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ile Türkiye-Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği Başkanı İhsan Beşer arasında gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda imzalanan protokol ile Türkiye ile Çin arasında yeni ekonomik, sağlık ve yatırım temelli iş birliklerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Stratejik alanlarda güç birliği imzalanan protokol kapsamında sağlık turizmi projeleri, medikal teknoloji iş birlikleri, sanayi ve ticaret yatırımları, tıbbi aromatik bitkiler ve doğal ürün ticareti, Çin ile yatırım projeleri, Uluslararası B2B organizasyonları alanlarında ortak çalışmalar yürütülecektir. Türkiye’nin sağlık ve ticaret vizyonu uluslararası boyuta taşınıyor SATKOF ve USTKON Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, "Türkiye’nin sağlık turizmi, sanayi ve doğal ürün potansiyelini uluslararası iş birlikleri ile büyütmeyi hedefliyoruz. Bu protokol, ülkeler arasında ekonomik ve bilimsel iş birliklerini güçlendirecek önemli bir adımdır" dedi. Türkiye-Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği Başkanı İhsan Beşer ise Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve ortak projelerin artırılması yönünde bu protokolün önemli fırsatlar oluşturacağını belirtti. Uluslararası sağlık ve ticaret diplomasisine katkı Gerçekleştirilen bu iş birliği ile SATKOF’un sağlık turizmi alanındaki uluslararası ağı, USTKON’un sanayi ve ticaret gücü ve Türkiye-Çin iş geliştirme platformu bir araya gelerek yeni yatırım fırsatlarının oluşturulması hedeflenmektedir. Protokol ile ayrıca tıbbi aromatik bitkiler, doğal sağlık ürünleri ve sağlık teknolojileri alanlarında ortak projeler geliştirilmesi planlanmaktadır.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar’dan ‘Hürmüz’ mesajı: "Farklı altyapı projelerini hayata geçirmemiz lazım"
09 Nisan 2026 Perşembe - 15:52 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar’dan ‘Hürmüz’ mesajı: "Farklı altyapı projelerini hayata geçirmemiz lazım" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hürmüz Boğazında yaşanan krize atıfta bulunarak "Yeni enerji mimarisine ihtiyaç olduğu bu krizle birlikte oraya çıktı. Dünyanın ve bu bölgenin yapması gereken en önemli şey, enerji mimarisinde çeşitlendirmedir. Farklı altyapı projelerini hayata geçirmemiz lazım" dedi. Bakan Bayraktar, yabancı bir basın kuruluşunun gündeme ilişkin sorularını cevapladı. "Umudumuz kalıcı barış" Hürmüz Boğazı’nda gerilimi değerlendiren Bakan Bayraktar, dünyanın büyük bir krizle karşı karşıya olduğuna dikkati çekti. Dünyada her gün 103 milyon varil petrole ihtiyaç olduğunu ama şu anda onu sunacak imkanlarının kısıtlı olduğunu belirten Bakan Bayraktar, "Çünkü dünyanın en önemli petrol tedarik lokasyonu Hürmüz Boğazında geçişler kapalı. 20 milyon varil eksik var. Dolayısıyla buna bir çözüm bulmaya çalışılan bir dünyada yaşıyoruz. Bugün başlayan ateşkesle durumun değişeceği umudumuz arttı. Petrol fiyatlarında düşüş var ve geçişler başladığında bu daha da iyi bir yere gelecektir. Umudumuz kalıcı barışa ulaşmaktır" diye konuştu. Krizin yaşandığı bölgede biri Suudi Arabistan’ın petrolünü doğudan batıya taşıyan, diğeri de Birleşik Arap Emirlikleri’nde Fujairah Limanı’na 1.8 milyon varil getiren boru hattı olmak üzere iki önemli boru hattı olduğuna dikkati çeken Bayraktar, "Bir de bu boru hatlarının olmadığını düşünün. Bunları şunun için söylüyorum: Çeşitlendirme her zamankinden daha önemli hale geldi. Bunlar olmasa çok daha yıkıcı krizle dünya karşı karşıya kalabilirdi. Burada çıkartacağımız önemli ders, kriz bizi yeni bir enerji mimarisine doğru zorluyor" ifadelerini kullandı. "Fiyat tarafı herkesi etkilemiş durumda" Krizin etkilerinin dünyanın doğusunda ve batısında farklı şekilde görüldüğünü aktaran Bayraktar, "Batıda şu anda yaşanan bir fiyat etkisi var. Doğusunda ise arzda, yani tedarikte ayrıca fiyatla ilgili problem var. Krizin ekonomik etkisini şu anda hissetmeye başladı dünya. Batıda da arzla ilgili şu anda bir problem gözükmüyor. Ama fiyat tarafı herkesi etkilemiş durumda. Yani sonuçta bugün fiziki teslim edilecek bir kargo almaya kalkarsanız 140 dolar ödemeniz lazım varil fiyatı olarak. Bu fiyat daha yukarılara da gidebilir, 200 doları da bulabilir. Tabii böyle bir senaryo en istenmeyen senaryo. Böyle bir durumda dünya ekonomisinin tekrar küresel çapta bir resesyona girebilir. Hem ekonomiler küçülür hem de yüksek enflasyonla yaşarız. Bu işin sonu yıkıcı bir sonuç olabilir maalesef bütün dünya için. Dolayısıyla herkes bir an önce bu iş bitsin istiyor. Umarız ateşkes, kalıcı bir barışa döner" değerlendirmesinde bulundu. "Bölgede önemli bir merkez ülke konumuna gelmiş durumdayız" Türkiye olarak çok uzun yıllardır muazzam bir altyapı yatırımı yaptıklarını anlatan Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "Yani, Türkiye’de boru hatları, depolama tesisleri, çeşitlendirme stratejisiyle beraber çok büyük yatırımlar yaptık. Tabii bizim temel bir amacımız var: Ülkemizin enerji güvenliğini sağlama almak. Ülkemizde 86 milyon nüfus var, 34 milyon araç var, herkese 7 gün 24 saat elektrik lazım. Bütün yatırımlarımızı öncelikle bu ihtiyaçları karşılamak için yapıyoruz. Ama gerek coğrafi konumumuz gerek dünya petrol, doğal gaz rezervlerinin bölgemizde bulunması, bu altyapı yatırımlarımızla ve coğrafi konumumuzla aynı zamanda bölgede önemli bir merkez ülke konumuna gelmiş durumdayız. Haritamıza bakın, iki tane ana boru hattımız var, Rusya’dan Mavi Akım ve Türk Akım boru hatlarıyla doğal gaz alıyoruz. Onun dışında Azerbaycan’dan iki noktadan Türkiye’ye giriş var, İran’dan giriş var. Dolayısıyla Türkiye, doğal gaz boru hatlarıyla doğal gaz tedarikini yapıyor. Bunların yanı sıra birçok yerde doğal gaz depolama alanları inşa ettik. Avrupa’yla olan bağlantılarımızın kapasitelerimizi artırdık. Suriye’ye çok kısa bir zaman önce Kilis üzerinden gaz vermeye başladık. Entegre bağlantılarımızla komşularımızla hem elektrikte hem doğal gazda hem petrolde muazzam bir altyapı yatırımı yaptık. Bu kadar altyapıyla Türkiye’ye bugün yaklaşık 80 milyar metreküp doğal gaz getirebilirsiniz. Gemiyle getirebiliriz, boru hatlarıyla getirebiliriz. Bizim tüketimimizden daha fazla bir kapasitemiz var. Bu aradaki farkı komşularımıza; Bulgaristan, Yunanistan üzerinden bütün Avrupa’ya satma imkânımız var. Bu bölgenin de gaza ihtiyacı var. Otomatik olarak bu durum bizi enerji mimarisinde merkezi bir konuma getiriyor." "Farklı altyapı projelerini hayata geçirmemiz lazım" Bakan Bayraktar, "Bu krizle beraber biz bölgeye şunu söylüyoruz: Yeni enerji mimarisine ihtiyaç olduğu bu krizle birlikte oraya çıktı. Siyasi karar verildiğinde teknik olarak yapılabilecek, ticari olarak yapılması gereken yeni hatlar olması gerekiyor. 3 önerimiz var: Birincisi, yıllardır konuştuğumuz bir konu, Türkmen gazının Hazar üzerinden Türkiye’ye ve Avrupa’ya gidişini hayata geçirmek gerekiyor. Yüzde yüz olması gereken bir proje. İkincisi, Irak-Türkiye boru hattının Basra’ya kadar uzaması çok çok ehemmiyetli bir şey. Bir de bu sadece Türkiye ve Irak için değil, bu petrol boru hattının yapılması dünya küresel piyasalar için de önemli bir şey. Üçüncüsü, Katar’dan Türkiye’ye doğal gaz boru hattı kesinlikle yapılması gereken bir proje. Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye’ye ulaşacak büyük bir proje olur. Teknik olarak ve ticari olarak yapılabilir bir projedir. Yani dünyanın ve bu bölgenin yapması gereken en önemli şey enerji mimarisinde çeşitlendirmedir. Farklı altyapı projelerini hayata geçirmemiz lazım. Bu teklifler, dünyadaki şu anda yaşadığımız enerji krizini azaltacak önemli projelerdir" açıklamasında bulundu. "Bir dolarlık artışın bize maliyeti yaklaşık 400 milyon dolar " Krizin Türkiye ekonomisine maliyetini de değerlendiren Bakan Bayraktar, "Petrolün varil fiyatında bir dolarlık artışın bize maliyeti yaklaşık 400 milyon dolar. Yani, finansal yükü çok büyük. Ciddi bir tüketimi olan büyük bir ülkeyiz. Mali açıdan baktığınız zaman, yani eğer bu yıl ortalama 100 dolarlar civarında bir petrol fiyatı olursa, petrol ve akaryakıt tarafında bize yaklaşık ilave maliyeti en az 13-14 milyar dolar gibi olacak gözüküyor. Doğal gaz tarafında maliyeti de 7-10 milyar doları bulabilir. Türkiye’ye ilave bir yükü olacak bir konudan bahsediyoruz. Şu andaki gözüken tabloda kısa ve orta vadede bir risk görmüyoruz. Ama bu ne kadar sürecek, daha farklı şeyler olur mu, daha farklı arz kısıntıları olur mu onu bilmiyoruz. Şu anda gerçekleşen ateşkes kalıcı barışa dönüşür ve fiyatlar makul seviyeye gelirse oluşacak etkinin sınırlı olacağını düşünüyoruz" ifadelerine yer verdi. Doğal gazda depoların yüzde 72 oranında dolu olduğunu da kaydeden Bakan Bayraktar, "Bu oran Avrupa’da yüzde 28 doluluk. Depolarımızı doldurmaya şu anda devam ediyoruz. Burada hem arz güvenliğini dikkate alıyoruz hem de fiyatlamasını, yani bunun ekonomik etkisi hesap ediyoruz. Ham petrol tanklarımızın yüzde 50’sinden fazlası dolu. Petrol ihtiyacımızın yüzde 10’u Hürmüz Boğazından geliyor, bu da yönetilebilir bir oran" dedi.
İçişleri Bakanlığı: "4 milyar 119 milyon lira hesap hareketi bulunan 83 şüpheli yakalandı"
09 Nisan 2026 Perşembe - 15:52 İçişleri Bakanlığı: "4 milyar 119 milyon lira hesap hareketi bulunan 83 şüpheli yakalandı" İçişleri Bakanlığı, düzenlenen operasyonlar sonucu 4 milyar 119 milyon lira hesap hareketi bulunan 83 şüphelinin yakalandığını duyurdu. Bakanlığın resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada 12 ilde 14 ayrı organize suç örgütüne yönelik operasyon düzenlendiği ve 4 milyar 119 milyon lira hesap hareketi bulunan 83 şüphelinin yakalandığı belirtildi. Bakanlık, şüphelilerden 49’unun tutuklandığını ve 23’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığını bildirdi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca 14 ayrı organize suç örgütüne yönelik operasyonlar düzenlendi. Düzenlenen operasyonlarda 4 milyar 119 milyon TL hesap hareketi bulunan 83 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 49’u tutuklandı, 23’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Şüphelilerin; Erzurum, Kırklareli ve Van’da göçmen kaçakçılığı yaptıkları, İstanbul ve Ankara’da uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttükleri, Aydın ve Yozgat’ta "nitelikli dolandırıcılık, nitelikli hırsızlık ve resmî belgede sahtecilik" suçlarını işledikleri, Mersin’de silah kaçakçılığı yaptıkları, Balıkesir, Diyarbakır, Samsun ve Trabzon’da tefecilik yaptıkları tespit edildi. Operasyonlar kapsamında şüphelilere ait 52 banka hesabında bulunan 250 milyon TL’ye el konuldu. Ayrıca çok sayıda dijital materyal, muhtelif miktarda nakit para, doküman ve uyuşturucu madde ele geçirildi. Daire Başkanlığımızı, Kahraman Jandarmamızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."