Yerel Haberler
Ankara
Adalet Bakanı Gürlek: "Yasa dışı bahis ve uyuşturucuyla mücadele 81 ilde sürecek"
19 Şubat 2026 Perşembe - 16:06 Adalet Bakanı Gürlek: "Yasa dışı bahis ve uyuşturucuyla mücadele 81 ilde sürecek" Adalet Bakanı Akın Gürlek, yasa dışı bahis ve uyuşturucuyla mücadelenin ülke genelinde kesintisiz sürdürüleceğini belirterek, "Bu konuda kararlılığımız 81 ilde devam edecek" dedi. Bakan Gürlek, yasa dışı bahis, uyuşturucu, sosyal medya hesaplarına kimlik doğrulaması, FETÖ ile mücadele ve ALO Adalet hattı dahil birçok konuda açıklamalarda bulundu. Suçla mücadelenin tavizsiz ve kesintisiz süreceğini vurgulayan Gürlek, özellikle gençleri hedef alan suç ağlarına karşı yürütülen yasa dışı bahis ve uyuşturucu operasyonlarının 81 ilde kararlılıkla süreceğini söyledi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde yasa dışı bahisle "sonuna kadar" mücadele ettiğini ifade eden Gürlek, "Bu konuda çok büyük operasyonlarımız oldu. Yasa dışı bahis sistemini çözdük. Bu bahis şirketleri sürekli olarak dolandırıcılıkta olduğu gibi yöntem değiştiriyorlar. Yasa dışı bahiste de aynı yöntem takip ediliyor. Ancak bu konuda kararlıyız" dedi. "Doğrulanmayan hesaplar için BTK devreye girecek" Sosyal medya alanında yürütülen düzenleme çalışmalarına da değinen Gürlek, "Sosyal medyayla ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Aile Bakanlığımız ile bu konuda da yakın temas içerisindeyiz ve birlikte bu çalışmamızı yöneteceğiz" diye konuştu. Yasanın Meclis’ten geçmesinin ardından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) devreye gireceğini belirten Gürlek, doğrulanmayan hesaplara süre tanınabileceğini ifade ederek "Yasanın Meclisten geçmesinin ardından devreye BTK girecektir. Söz konusu hesaplara bir süre verilecektir. O süre içerisinde doğrulamalar yapılabilir" diye konuştu. "Sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa kimliği belli olacak" Kimlik doğrulamanın esas olacağını vurgulayan Gürlek, "Yani sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa, bir yazı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak" değerlendirmesinde bulundu. Cezai sorumluluk vurgusu yapan Gürlek, "Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa, bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak. Bu konuda sosyal medyayla ilgili yasa çalışmasına önem veriyorum" ifadelerini kullandı. "Suça sürüklenen çocuk tanımını da değiştirmek istiyoruz" Son dönemde kamuoyunu meşgul eden ‘suça sürüklenen çocuk’ kavramının 12. Yargı Paketi’nde ele alınacağını vurgulayan Bakan Gürlek, "Suça sürüklenen çocukla ilgili 12. Yargı Paketi’ne bir ekleme çalışması yapacağız. Bu konuyu Aile Bakanlığımız ile birlikte istişare halinde olarak yürüteceğiz" diye konuştu. Çalışmaların takvimine ilişkin bilgi veren Gürlek, "Özellikle bu konuda hızlanarak yaza kadar bunu yüce Meclisimize getirmeyi planlıyoruz. Suça sürüklenen çocuk tanımını da değiştirmek istiyoruz. Avrupa’da özellikle suça sürüklenen çocuk tanımında bulunan kişilerin yaşları on. Bu konularda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. "Biz kesinlikle sokak çetelerine göz açtırmayacağız" Suç örgütleri ve sokak çetelerinin kanuni boşluklardan yararlanıp bunu istismar ettiğini vurgulayan Bakan Gürlek, "11’inci Yargı Paketi’nde bu alanda bazı düzenlemeler yapıldı. 12’nci Yargı Paketi hazırlıkları ise devam ediyor" diye konuştu. Atlas ve Minguzzi cinayetleri sonrasında acılı aileleri aradığını anlatan Gürlek, "Çocuk kavramını ele almamız gerekiyor. Ceza hukukumuz bakımından 12-18 yaş aralığındaki çocukların cezai sorumlulukları var. İşte bizim ceza kanunumuzda 12-15 yaş grubu var, bir de 15-18 yaş grubu var. Bunlarla ilgili çalışacağız. Biz kesinlikle sokak çetelerine göz açtırmayacağız" dedi. "FETÖ ile mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz" Konuşmasında terörle mücadelede kararlılık mesajı veren Adalet Bakanı Gürlek, "FETÖ ile mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz. Bu konuda herhangi bir gevşeme asla söz konusu olamaz" dedi. "’Alo Adalet’ hattını kuracağız, pilot bölge İstanbul olacak" Vatandaşın yargı kurumlarına erişimini kolaylaştırmak ve yaşadığı sorunlara hızlı çözüm bulabilmesi amacıyla ‘Alo Adalet’ hattının kurulacağını vurgulayan Gürlek, pilot uygulamanın İstanbul’da başlatılacağını söyledi. Bakan Gürlek, "Alo Adalet hattını kuracağız. Pilot bölge İstanbul olacak. Vatandaş ya adliyeyi ya da Alo Adalet hattını arayacak. Yapay zekâ destekli bir çalışma yürüteceğiz. Nerede ne eksiklik var ise bununla ilgili yapay zekâdan da destek alarak bu hattın verimli çalışmasını sağlayacağız. Vatandaşlarımız Alo Adalet hattına ulaşacak. Bu telefonla da olabilir, e-maille de olabilir, aynı şekilde CİMER üzerinden de olabilir" diye konuştu.
Ramazan’ın ilk iftarı 81 ilde şehit yakınları ve gazilerle yapılacak
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:47 Ramazan’ın ilk iftarı 81 ilde şehit yakınları ve gazilerle yapılacak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda kurulacak ‘Büyük Aile Sofraları’ kapsamında Ramazan’ın ilk iftarı, 81 ilde şehit yakınları ve gazilerle yapılacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Ramazan ayının ilk gününde Türkiye genelinde kurulacak ‘Büyük Aile Sofraları’ kapsamında şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınları aynı sofrada bir araya gelecek. ‘Şehit yakınlarımız ve gazilerimizle büyük aile sofrası’ temasıyla 81 ilde eş zamanlı düzenlenecek iftar programına 41 binden fazla şehit yakını, gazi ve gazi yakınının katılması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının ilk iftarını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınlarıyla birlikte yapacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şehit aileleri ve gazilere yönelik hassasiyetini her yıl Ramazan ayının ilk iftarını onlarla birlikte yaparak ortaya koyduğunu belirtti. Şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınlarının Bakanlık politikalarının merkezinde yer aldığını vurgulayan Göktaş, istihdamdan sosyal desteklere, eğitimden ulaşıma kadar her alanda çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. Bakan Göktaş, Ramazan’ın ilk gününde ülke genelinde gerçekleştirilecek iftar programının devletin vefa anlayışının ve milletin birlik ruhunun güçlü bir göstergesi olacağını kaydetti.
Mavi vatanda sıkı denetim: 3 bin 115 yabancı bayraklı gemi denetlendi, 486 gemi seferden alıkonuldu
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:44 Mavi vatanda sıkı denetim: 3 bin 115 yabancı bayraklı gemi denetlendi, 486 gemi seferden alıkonuldu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "3 bin 115 yabancı bayraklı gemiye denetim gerçekleştirdik. Bu gemilerden 486’sı denetim uzmanlarımız tarafından sefere izin verilmeyerek tutuldu" dedi. Bakan Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından planlanan denetim faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Uraloğlu, "Uyguladığımız gemi denetim mekanizmaları denizlerimizde can, mal ve seyir emniyetini sağlanmasının yanı sıra deniz çevresinin korunmasında da belirleyici bir rol üstleniyor" ifadesini kullandı. Bakan Uraloğlu, denetim faaliyetleri sayesinde hem yabancı gemilerin hem de Türk gemilerinin teknik ve operasyonel standartlarının yükseltildiğini belirterek, bu çalışmaların Türkiye’yi yüksek standartlı gemilere sahip bayrak devletleri arasında konumlandırdığını kaydetti. "Türk bayrağı, Paris Mutabakat Zaptı Beyaz Listesi’ndeki güçlü konumunu bu yıl da sürdürdü" Paris Mutabakat Zaptı (MoU) ve diğer memorandumlar kapsamında gerçekleştirilen denetimlerin deniz ticareti açısından standart üstü gemiler için önemli kolaylıklar sağladığına dikkati çeken Uraloğlu, Türk gemilerinin 2008 yılından bu yana Paris MoU’nun en yüksek performans gösteren gemiler listesinde yer aldığını hatırlattı. Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türk bayrağı, Paris Mutabakat Zaptı Beyaz Listesi’ndeki güçlü konumunu bu yıl da sürdürdü. 2025’te 215 Türk bayraklı gemi, birçoğu Avrupa Birliği ülkesi olan Paris Mou ülkelerinde denetlendi. 5 gemi tutulurken, tutulma oranı yüzde 2,32 olarak kaydedildi. Bu oran Paris MoU genel ortalaması olan yüzde 4,03’ün yarısına yakındır. Bu çerçevede çok başarılı bir denetim periyodu geçirdik. 2025 yılı performanslarının da değerlendirileceği Paris MoU yıllık raporunda Türk bayrağımızın daha üst performans sırasında olmasını bekliyoruz." "Denizlerde emniyet seviyesini yükseltmek için risk odaklı denetim kapasitemizi sürekli geliştiriyoruz" Bakan Uraloğlu, uygulanan risk bazlı denetim yaklaşımı sayesinde gemilerin standartlarının daha da yukarı taşındığını belirterek, "Denizlerde emniyet seviyesini yükseltmek için risk odaklı denetim kapasitemizi sürekli geliştiriyoruz" dedi. Denizcilik Genel Müdürlüğü koordinasyonunda liman başkanlıklarınca Türk bayraklı gemilere uygulanan ön sörvey uygulamalarının bu süreçte önemli bir katkı sağladığını ifade eden Uraloğlu, "2025 yılında uluslararası sefer yapan 960 Türk bayraklı gemiye ön sörvey denetimi gerçekleştirdik" dedi. Uraloğlu, Türkiye’nin deniz ticaretinde küresel bir güç olduğunu, bu gücün önemli unsurlarından biri olan Türk gemi filosunun dünyanın neresinde olursa olsun desteklenmeye devam edildiğini vurguladı. "3 bin 115 yabancı bayraklı gemiye liman devleti denetimi gerçekleştirildi" Türkiye’nin yalnızca bir bayrak devleti değil, aynı zamanda sahip olduğu yük ve liman kapasitesiyle bölgenin en güçlü liman devletlerinden biri olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, bunun beraberinde önemli sorumluluklar getirdiğini ifade etti. Uraloğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Yapılan planlamalar doğrultusunda tarafı olduğumuz memorandumlar kapsamında 2025 yılında limanlarımıza uğrak yapan toplam 3 bin 115 yabancı bayraklı gemiye liman devleti denetimi gerçekleştirdik. Tespit edilen eksiklikler nedeniyle bu gemilerden 486’sı, gemide çalışma tecrübesine sahip denetim uzmanlarımız tarafından sefere izin verilmeyerek tutuldu. Bu rakamlar, bölgemizde en fazla gemi denetimi gerçekleştiren ülke konumunda olmamızı sağladı." Uraloğlu ayrıca, 2026 yılında denetimler için yeni yazılım sistemini ve gemi denetim risk değerlendirme modülünü de devreye alarak, deniz emniyetinden ödün vermeden deniz çevresini korumaya, denizcilikten en yüksek oranda kazanç elde ederek Türkiye’nin refah seviyesini artırmak için yeni stratejiler ve yatırımlar ile çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Bakan Uraloğlu, risk oluşturan gemilere yönelik başlatılan yoğunlaştırılmış liman devleti denetimlerinin mevzuat altyapısının oluşturularak Liman Devleti Denetimi Uygulama Yönetmeliği kapsamına alındığını belirterek, "2025 yılında Akdeniz MoU’da yapılan denetimlerin yüzde 42,7’si, Karadeniz MoU’da gerçekleştirilen denetimlerin ise yüzde 11,1’i ülkemiz limanlarında bu kapsamdaki gemilere yönelik yapıldı" ifadelerini kullandı. Denetimlerde standart altı gemilere odaklanılması nedeniyle tutulma oranlarının MoU ortalamalarının üzerinde gerçekleştiğini ifade eden Uraloğlu, "2025 yılında Akdeniz MoU genelinde tutulma oranı yüzde 7,3 iken Türkiye’de yüzde 14,3; Karadeniz MoU genelinde yüzde 6,7 iken Türkiye’de yüzde 21,3 olarak kaydedildi. Bu uygulama ile standart altı gemilerin denizlerimizde seyir, can, mal ve çevre emniyetini riske atmasının önlenmesini hedefliyoruz. Denetimleri kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "2025 yılında 583 gemiye program dışı denetim gerçekleştirdik" Kabotaj sefer bölgesinde önemli ölçüde yük ve yolcu taşımacılığı yapıldığını belirten Bakan Uraloğlu, "Yalnızca uluslararası değil, ulusal sefer yapan Türk bayraklı gemilerde de standartların yükseltilmesi amacıyla 2025 yılında 583 gemiye program dışı denetim gerçekleştirdik" dedi. Uraloğlu ayrıca ulusal sefer yapan kuru yük gemilerine 2024 yılından itibaren yetkilendirilmiş klas kuruluşları aracılığıyla, yolcu ve araç taşımacılığı yapan gemilere ise 2025 yılının son çeyreğinden itibaren liman başkanlıkları marifetiyle durum değerlendirme denetimi yapılması uygulanmasına devam edildiğini belirtti. Uraloğlu, Türkiye’nin gelişen ticaret hacmine paralel olarak Türk denizciliğinin güçlenerek büyümeye devam ettiğini, denizlerde emniyet standartlarının artırılmasına yönelik tüm tedbirlerin kararlılıkla uygulanmasının sürdürüleceğini ifade etti.
MSB: "TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir"
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:30 MSB: "TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir" Milli Savunma Bakanlığı, Somali’deki terörle mücadele ve Türk birliklerinin güvenliğine ilişkin, "Somali Milli Ordusu tarafından icra edilen terörle mücadele operasyonlarına azami destek vermeye devam etmekteyiz. TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir" dedi. Milli Savunma Bakanlığı’nın haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında düzenlendi. Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, basın toplantısında Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır içi ve sınır ötesi operasyonlarına ilişkin son verileri paylaştı. Aktürk, hafta içerisinde 10 PKK’lı teröristin daha teslim olduğunu bildirerek, "Beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini sınırlarımızda ve ötesinde kararlılıkla sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kesintisiz devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 10 PKK’lı terörist daha teslim olmuş; böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar teslim olan terörist sayısı 35’e ulaşmıştır" dedi. Operasyon bölgelerinde arama-tarama ve imha faaliyetlerinin sürdüğünü kaydeden Aktürk, "Mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Menbiç’te tespit edilen tünel hatlarının yüzde 94’ü (457 km) başarıyla imha edilmiş" Suriye harekât alanlarındaki tünel imha faaliyetlerine değinen Aktürk, "Son bir haftada imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Menbiç’te tespit edilen tünel hatlarının yüzde 94’ü (457 km) başarıyla imha edilmiş, böylece Suriye harekat alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 759 kilometre olmuştur" açıklamasında bulundu. Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, hafta boyunca 12’si terör örgütü mensubu olmak üzere 176 kişinin yakalandığını belirterek, "1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 966 olmuş, engellenen bin 735 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 9 bin 714’e ulaşmıştır" dedi. Bu hafta Hakkâri hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 21 kilo 566 gram uyuşturucu madde ele geçirildiğini aktaran Aktürk, "12 Şubat’ta Foça-Karaburun arasında battığı bildirilen düzensiz göçmen botunu kurtarma çalışmalarına Hava Kuvvetlerimize ait helikopter ile destek sağlanmıştır" diye konuştu. "NATO’nun güçlü, güvenilir ve etkin bir üyesi" TSK’nın uluslararası görev ve ikili ilişkiler kapsamındaki faaliyetlerine de değinen Aktürk, başta Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Somali, Katar, Bosna Hersek ve Kosova olmak üzere birçok ülkeye destek verildiğini söyledi. Aktürk, "Ülkemizin NATO’ya katılışının 74’üncü yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, ittifaka katılımından bu yana üstlendiği tüm görevleri başarıyla yerine getiren ülkemizin NATO’nun güçlü, güvenilir ve etkin bir üyesi olarak Avrupa-Atlantik bölgesinin savunma ve güvenliğine bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da katkı sunmaya devam edeceğini vurguluyoruz" ifadelerini kullandı. Aktürk, NATO’nun 2026 yılındaki en geniş kapsamlı ve en yüksek katılımlı fiilî tatbikatı olan Steadfast Dart 2026’ya ilişkin, "8-25 Şubat tarihleri arasında Almanya’da icra edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yaklaşık 2 bin personel ile tatbikatta aktif olarak yer almakta; bu katılım Türkiye’nin stratejik intikal, hızlı kuvvet aktarımı ve sürdürülebilir lojistik idame kapasitesini somut biçimde ortaya koymaktadır" dedi. Tatbikatın deniz safhasının Deniz Kuvvetleri Komutanı tarafından TCG Anadolu’dan yerinde takip edildiğini aktaran Aktürk, "Yarın (20 Şubat) gerçekleştirilecek Seçkin Gözlemci Günü’ne Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Kara Kuvvetleri Komutanımız Orgeneral Metin Tokel’in katılımı planlanmaktadır" dedi. Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’ya yönelik kararını eleştirerek, "İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı ve yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi amaçlayan son kararı uluslararası hukukun her hâliyle açık ihlalidir ve hükümsüzdür" dedi. "Baltık Denizi’nde TCG Anadolu’da konuşlu TB-3 S/İHA’mız ile iştirak edilmektedir" NATO görev grupları kapsamındaki faaliyetlere ilişkin bilgi veren Aktürk, NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Deniz Görev Grubu-2 görevi çerçevesinde bazı müttefik unsurların Aksaz’a, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında ise Almanya Deniz Kuvvetlerine ait Elbe gemisinin İstanbul’a liman ziyareti gerçekleştireceğini belirtti. NATO Müttefik Hava Komutanlığınca yürütülen faaliyetlere de değinen Aktürk, "Artırılmış teyakkuz faaliyetleri bünyesinde yürütülmekte olan esnek caydırıcılık seçenekleri faaliyetine bugün ve yarın (19-20 Şubat) Baltık Denizi’nde TCG Anadolu’da konuşlu TB-3 S/İHA’mız ile iştirak edilmektedir. Söz konusu faaliyette TCG Anadolu da SİHA’mızla koordineli şekilde seyir icra etmektedir" dedi. Aktürk ayrıca 12 Şubat’ta Senegal Nehri’nde batan Senegal Deniz Kuvvetlerine ait bot için yürütülen arama-kurtarma çalışmalarına Türkiye’nin destek verdiğini belirterek, "Senegal makamlarının talebine istinaden 12-13 Şubat’ta deniz karakol uçağımız ile destek sağlanmıştır. Senegal’de bulunan deniz karakol uçağımız bugüne kadar 41 uçuş gerçekleştirmiştir" ifadelerini kullandı. Aktürk, Eurofighter Typhoon tedarik projesi kapsamında ise uçucu ve yer sınıfı personelin ilk eğitimlerine yönelik olarak 24-27 Şubat tarihleri arasında Birleşik Krallık Coningsby Hava Üs Komutanlığı’na çalışma ziyareti icra edeceğini bildirdi. "Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını, tek devlet, tek ordu ilkesini güçlendirecek şekilde gerçekleşmesinden başka bir ihtimal söz konusu değildir" Milli Savunma Bakanlığınca yapılan açıklamada, Suriye, Somali ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Açıklamada, Suriye hükümeti ile SDG arasındaki entegrasyon sürecine ilişkin, "Suriye hükümeti ve SDG arasındaki entegrasyon sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanmasını bekliyor, hâlihazırda sahadaki gelişmeleri yakından takip ederek ülkemizin menfaatleri doğrultusunda gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını, tek devlet, tek ordu ilkesini güçlendirecek şekilde gerçekleşmesinden başka bir ihtimalin söz konusu olmadığını hatırlatıyoruz" denildi. "Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik faaliyetlerimiz artarak devam etmektedir" Somali’deki son gelişmelere de değinilen açıklamada, "Uluslararası istikrara sunduğumuz katkılar kapsamında dost ülke Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik eğitim, danışmanlık ve destek faaliyetlerimiz artarak devam etmektedir" ifadeleri kullanıldı. "TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir"" Açıklamada ayrıca, "Sondaj faaliyetleri ve Somali’de inşa edilen ‘Uzay Limanı ve Test Atış Alanı’nın emniyetini sağlamaya, Somali Milli Ordusu tarafından icra edilen terörle mücadele operasyonlarına azami destek vermeye devam etmekteyiz. TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir" değerlendirmesinde bulunuldu. "Uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine aykırılık teşkil etmektedir" Yunanistan ile Chevron şirketi arasındaki anlaşmaya ilişkin olarak ise açıklamada, "Yunanistan’ın Girit’in güneyindeki hidrokarbon sahalarında tek taraflı olarak uluslararası şirketler ile yürüttüğü faaliyetler doğrudan ülkemizin deniz yetki alanlarını etkilememekle birlikte uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine aykırılık teşkil etmektedir" denildi. Açıklamada, "Libya ile ülkemiz arasındaki 2019 tarihli Deniz Yetki Alanlarına İlişkin Mutabakat Muhtırası’na ve Libya’nın 27 Mayıs 2025 tarihinde Birleşmiş Milletler’e bildirdiği deniz yetki alanları hilafına yürütülmeye çalışılan bu hukuksuz faaliyetin karşısındayız. Yunanistan’ın bu tek taraflı ve hukuksuz faaliyetlerine karşı Libya makamlarının girişimlerde bulunması için gerekli desteği sağlamaya devam ediyoruz" ifadelerine yer verildi.