Yerel Haberler
Ankara
TVHB Başkanı Eroğlu: "Tavuk eti ihracatına getirilen kısıtlamaların etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmekte" 24 Şubat 2026 Salı - 18:11:45 Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı (TVHB) Ali Eroğlu, "Tavuk eti ihracatına yönelik getirilen kısıtlamaların muhtemel etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmektedir" dedi. Ticaret Bakanlığı’nın kanatlı eti ihracatının durdurulmasına yönelik kararının ardından, TVHB Başkanı Eroğlu konuya ilişkin değerlendirmede bulundu. Eroğlu, kanatlı eti üretimi ve ihracatının mevcut durumu ile alınan kararların muhtemel etkilerinin bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini belirtti. "Girdi maliyetlerindeki artışlar doğrudan üretim maliyetlerine yansımakta" Türkiye’de kanatlı eti üretimi ve ihracatına ilişkin güncel verilerin, sektörün son 25 yılda kayda değer bir üretim kapasitesine ulaştığını açıkça gösterdiğini söyleyen Eroğlu, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2001 yılında 614 bin ton düzeyinde olan tavuk eti üretimi, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 2,6 ile 2,8 milyon ton bandına yükselmiştir. Aynı dönemde kişi başına düşen üretim miktarı 15 kilogram seviyelerinden 32 kilogramın üzerine çıkmıştır. Bu tablo, kanatlı sektörünün ülkemizin hayvansal protein arzında stratejik bir konuma sahip olduğunu ve iç talebi karşılayabilecek bir üretim gücüne ulaştığını ortaya koymaktadır. Kanatlı sektörü; dikey entegrasyonun güçlü olduğu, sözleşmeli üretim modeliyle yaygın istihdam oluşturan, hem iç piyasaya hem de dış pazarlara üretim yapabilen önemli bir üretim alanıdır. Bununla birlikte sektör; yem hammaddeleri başta olmak üzere canlı materyal temini bakımından büyük ölçüde dışa bağımlı bir yapı arz etmektedir. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve girdi maliyetlerindeki artışlar doğrudan üretim maliyetlerine yansımakta; bu durum nihai ürün fiyatlarında baskı oluşturmaktadır" diye konuştu. "Tavuk eti ihracatına getirilen kısıtlamaların etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmekte" İhracat verilerinin incelendiğinde, tavuk eti ihracatının son 15 yıllık süreçte önemli bir ivme kazandığının görüldüğünü belirten Eroğlu, "2010 yılında 138 bin ton olan ihracat miktarı 2024 yılı itibarıyla 370 bin tonun üzerine çıkmış; 2025 yılında ise yaklaşık 378 bin tonluk ihracat düzeyine ulaşılmıştır. İhracat değeri aynı dönemde yaklaşık 3 kat artış göstermiştir. Başta Irak olmak üzere Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarına yönelik ihracat, sektörün dış ticaretteki stratejik konumunu güçlendirmiş; tavuk eti ihracatı tarım, ormancılık ve balıkçılık toplam ihracatı içerisinde kayda değer bir paya ulaşmıştır. Bu çerçevede, tavuk eti ihracatına yönelik getirilen kısıtlamaların muhtemel etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu. "Üretimin karlılık temelinde sürdürülemediği bir fiyat düzeyi işlet neden olabilecektir" Kısa vadede ihracatın sınırlandırılması veya tamamen durdurulmasının, iç piyasada arz artışı sağlayarak fiyatlarda geçici bir gerilemeye yol açabileceğini vurgulayan Ali Eroğlu, "Ancak kanatlı eti üretimi biyolojik üretim döngüsüne dayalıdır ve kapasite planlaması belirli bir süreklilik gerektirir. Üretimin karlılık temelinde sürdürülemediği bir fiyat düzeyi; kapasite daralmasına, işletmelerin üretimden çekilmesine, istihdam kayıplarına ve sözleşmeli üretim zincirinin zayıflamasına neden olabilecektir. Orta ve uzun vadede üretimde yaşanacak daralma ise bu kez arz yetersizliği oluşturarak fiyatların daha sert dalgalanmasına zemin hazırlayabilecektir" ifadelerini kullandı. Ali Eroğlu, ihracatın üreticiler için gelir kaynağı olmasının yanı sıra ülkeye döviz kazandıran stratejik bir faaliyet olduğunu belirtti. İhracattaki azalmanın maliyet baskısını artırabileceğini ifade eden Eroğlu, dış pazarlarda kaybedilen payın kısa sürede geri kazanılamayacağını vurguladı. Ani ticari kısıtlamaların üretim planlamasını zorlaştırabileceğine dikkat çeken Eroğlu, öngörülebilirliğin sektörün rekabet gücü açısından önem taşıdığını kaydetti. "Kanatlı sektörü; istihdam ve ihracat boyutlarıyla stratejik öneme sahiptir" Ali Eroğlu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "TVHB olarak; gıda arz güvenliğinin sağlanması, tüketicinin makul fiyatlarla güvenilir hayvansal proteine erişimi ve üreticinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi arasında hassas bir denge bulunduğunu önemle vurguluyoruz. Hayvansal üretim politikalarının kısa vadeli fiyat dalgalanmalarına odaklanmak yerine; maliyetleri azaltıcı, üretimi planlayan, stratejik stok yönetimini içeren ve özel sektörle koordinasyon içerisinde yürütülen öngörülebilir politika araçlarıyla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Kanatlı sektörü; halk sağlığı, gıda güvenliği, istihdam ve ihracat boyutlarıyla stratejik öneme sahiptir. Bu nedenle alınacak her kararın; bilimsel veriler ışığında, üreticiyi koruyan, tüketiciyi gözeten ve ülke ekonomisini güçlendiren bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır."
24 Şubat 2026 Salı - 18:09 İçişleri Bakanı Çiftçi: "Çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren trafik bilinci kazandırmayı hedefliyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çitçi, "Külliyede Ramazan" etkinliklerinde yaptığı konuşmada, "Çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren trafik bilinci kazandırmayı hedefliyoruz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen "Külliyede Ramazan" etkinlikleri çerçevesinde kurulan İçişleri Bakanlığı standını ziyaret etti. Ziyaretin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Çiftçi şunları dedi: "Emniyet ve jandarma birimlerimiz; siber suçlarla mücadeleden çeşitli daire başkanlıklarına kadar birçok alanda vatandaşlarımızı bilgilendirici faaliyetler yürütüyor. Özellikle Trafik Daire Başkanlığımız tarafından çocuklarımıza yönelik hazırlanan eğitim programları büyük önem taşıyor. Kurulan sınıf ortamında çocuklarımıza öncelikle trafik kurallarıyla ilgili teorik eğitim veriliyor. Ardından uygulama alanında akülü araçlar ve bisikletler eşliğinde trafik ışıklarını, levhaları ve temel kuralları deneyimleyerek öğrenme imkanı buluyorlar. Bu anlayışla çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren trafik bilinci kazandırmayı hedefliyoruz. Böylece hem bilinçli bireyler yetişmesine katkı sağlanıyor hem de çocuklarımız burada keyifli ve verimli vakit geçiriyor. Nice Ramazanlara, özel gün, gece ve bayramlara kavuşmak nasip olsun İnşallah."
24 Şubat 2026 Salı - 17:51 TBMM Başkanı Kurtulmuş, DEM Parti’yi ziyaret etti TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, DEM Parti’li Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ı Meclis’teki makamında ziyaret etti. DEM Parti’li Hatimoğulları ve Bakırhan, Meclis Başkanı Kurtulmuş’u kapıda karşıladı. Basına kapalı gerçekleşen görüşme, yaklaşık 35 dakika sürdü. Görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" sürecine verdiği destek nedeniyle DEM Parti’ye teşekkür ederek, "Sürecin her safhasında hem fikirlerini çok açık bir şekilde dile getirdiler hem de sürecin sağlıklı bir şekilde işlemesine katkı sundular. Öncelikle şunu ifade etmek isterim; hakikaten Cumhuriyet tarihimizin en ağır meselesinin çözülmesi; silah, terör ve şiddet meselesinin çözülmesi için tarihi bir eşik aşılmıştır. Meclis komisyonu neredeyse ittifakla aldığı karar sonucunda rapor ortaya konulmuş ve raporun uygulanması içinde TBMM Genel Kurulu görev alacaktır. Öncelikle bu meselenin çözülebilmesi için karşılıklı iyi niyetin, samimi ve açık yürekliliğin fevkalade önemli olduğunun altını çizmek isterim. Hem silahların bırakılması hem örgütün feshedilmesi hem de silah bırakan örgüt elemanlarının toplumla bütünleşmesinin sağlanması için çalışmaların titizlikle yerine getirilmesi gerekiyor. Türkiye artık bu meseleyi geride bırakacaktır. Türkiye asla ve asla geriye dönmeyecektir. Bu kadar yol aldığımız ve çözüme yakın olduğumuz noktada siyaset olarak üstümüze düşeni yapacağız. Herkesin kendi yankı odasında konuşmasından daha değerli olan şey, herkesin ortak olarak ülkemizin geneline dönük olarak söz söylemesidir. Ben bunun da rapor ile birlikte başarıldığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş’un ardından konuşan Bakırhan, "Rapora ilişkin müştereklerimiz ve katılmadığımız başlıklar vardı. Onları da Sayın Başkanı’nın söylediği gibi açık bir şekilde kamuoyu ile paylaştık ve rapora da ekledik. Bunlar raporun önemsiz olduğu anlamına gelmez aksine TBMM’de ilk defa grubu bulunan 5 parti çeşitli konularda bir mutabakat sağladı. Biz bunu önemsiyoruz. Şimdi rapordaki ayrılıkları konuşma zamanı değil tam tersine bu müşterekleri büyütmek ve Türkiye demokrasisinin önünü açarak 100 yıllık bir meseleyi çözmek gibi tarihi bir sorumluluk üzerimizde duruyor. Kürt meselesinin çözümü aslında ülkemizin yalnızca bugününü değil önümüzdeki 100 yılını kurtarabilecek bir meseledir" dedi.
Türkiye ile Sırbistan arasında ortak bildiri yayımlandı
12 Şubat 2026 Perşembe - 22:08 Türkiye ile Sırbistan arasında ortak bildiri yayımlandı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in görüşmesinin ardından iki ülke arasında ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik bir ortak bildiri yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, bugün Ankara’da bir araya geldi. Taraflar, 2017 yılında imzalanan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) Tesis Edilmesi Hakkında Ortak Siyasi Bildirge temelinde ikili ilişkilerde son yıllarda sağlanan ilerlemelerden duydukları memnuniyeti ifade etti. Bugüne kadar dört kez düzenlenen YDİK toplantılarının, ortak yeni hedefler koyarak ilişkilere yeni boyutlar kazandırma anlamında sağladığı katkıya vurgu yapıldı. Ziyaret, bölgede ve genel olarak dünyada kırılganlıkların ve belirsizliklerin öne çıktığı bir dönemde gerçekleştirildi. Bu çerçevede iki lider, ziyaret vesilesiyle, ikili ilişkileri değerlendirmenin yanı sıra, güncel küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunma imkanı da buldu. Ortak bildiride şu ifadelere yer verildi: "İki liderin çizdiği, ileriye dönük ortak vizyon çerçevesinde ilgili Bakanların da katılımıyla gerçekleşen görüşmelerde taraflar, iki ülke arasında karşılıklı fayda temelinde şekillenen alanlarda çok boyutlu iş birliğinden duyulan memnuniyeti dile getirmişler; Dış politika, ekonomik ve ticari ilişkiler, savunma sanayii, kültür, turizm, eğitim, enerji, ulaştırma, bağlantısallık, ileri teknolojiler, çevre ve diğer alanlarda iş birliğinin derinleştirilmesi konusunda mutabık kalmışlar; Ekonomik ve ticari ilişkilerin belkemiği niteliğindeki Türkiye-Sırbistan Karma Ekonomik Komisyonu’nun bir sonraki toplantısının en kısa sürede yapılmasını kararlaştırmışlar; İkili ticaret hacminin 2025 yılında 3.5 milyar dolara çıkmasını memnuniyetle karşılamışlar, önümüzdeki yıllarda bu rakamın 5 milyar dolara çıkarılması için gerekli adımların iş birliği içinde atılmasının öneminin altını çizmişler; Her yıl yeni bir rekor kırarak yükselen karşılıklı turist sayısından ve bunun iki ülke halkları arasındaki yakınlaşmaya sağladığı faydadan duydukları memnuniyeti kaydetmişler; İnşaat ve müteahhitlik alanlarında faaliyet gösteren Türk firmalarının Sırbistan’da ulaştırma ve enerji alanlarını kapsayan altyapı projelerindeki başarılı çalışmalarını takdirle karşılamışlar; İleri teknolojiler ve eğitim alanlarında ahdi zemini güçlendirecek anlaşmalara yönelik çalışmaları memnuniyetle karşıladıklarını vurgulamışlar; Bölgede barış ve istikrarın güçlendirilmesini teminen ikili ve bölgesel platformlarda mevcut iş birliklerini sürdürmeye hazır olduklarını yinelemişler; Balkan Barış Platformu’nun 26 Temmuz 2025 ve 23 Ocak 2026’da gerçekleştirilen ilk iki toplantısının çıktılarından duydukları memnuniyeti dile getirmişler; EXPO 2027 Belgrad’ın bölgesel ekonomik büyüme ve iş birliği bakımından önemini vurgulamışlar; Ticaretin ve yatırımların artırılmasında özel sektörün oynadığı kilit önemin bilinciyle, 2002 yılında kurulan Türkiye-Sırbistan İş Konseyi’nin çalışmalarına hız verilmesini kararlaştırmışlar; Ekim 2024’te Belgrad’da gerçekleştirilen IV. YDİK toplantısında mutabık kalındığı üzere, savunma sanayiinde iş birliğini arttırma yönündeki kararlılıklarını yinelemişler; Sivil havacılık, kültür ve turizm alanlarında iş birliğine hız verilmesi için gerekli adımları atmayı kararlaştırmışlar; Karşılıklı, düzenli üst düzey ziyaretlerin iki ülke arasındaki iş birliğini daha da derinleştireceğine olan inançlarını vurgulamışlar; Bir sonraki Konsey toplantısını en yakın zamanda gerçekleştirmek hususunda mutabık kalmışlardır. İşbu bildiri 12 Şubat 2026 tarihinde Ankara’da, Türkçe, Sırpça ve İngilizce dillerinde kabul edilmiştir."
Trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı
12 Şubat 2026 Perşembe - 21:35 Trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı TBMM Genel Kurulunda, trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, kabul edilerek yasalaştı. TBMM Genel Kurulunda, Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, kabul edilerek yasalaştı. 326 milletvekili oy kullandı. 242 kabul, 84 red oyu kullanıldı. Kanunla, araçlarda ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazlarının yönetmelikte gösterilen şartlara uygun olarak ve kamunun huzurunu bozmayacak şekilde kullanılması zorunlu olacak. Kurala uymayanlara 3 bin lira idari para cezası uygulanacak. Araçlarda belirtilen şartlara uymayan ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazları ile sürücünün izleme ve kullanma sahası içinde kalan görüntü cihazları bulunduran ve kullananlara ise 21 bin lira idari para cezası verilecek ve bu araçlar 30 gün süreyle trafikten menedilecek. Seyir halinde haberleşme cihazlarını kullanan sürücülere 5 bin lira idari para cezası Seyir halinde cep ve araç telefonu ile benzer haberleşme cihazlarını kullanan sürücülere 5 bin lira idari para cezası kesilecek. Koruyucu sistemlerinin nitelikleri ve nicelikleri ile hangi araçlarda ve hangi tarihten itibaren hangi şartlarda bulundurulacağı ve kullanılacağı yönetmelikte belirtilecek. Yönetmelikte cins ve sınıfları belirtilen araçlarda seyahat eden yolcuların, araç hareket etmeden önce ve seyahat sırasında emniyet kemerlerini bağlamaları konusunda uyarılmaları zorunlu olacak. Kanunla, emniyet kemerini usulüne aykırı kullanan sürücülere ve yolculara 2 bin 500 lira idari para cezası uygulanacak. Emniyet kemeri kuralını bir yıl içerisinde 4 kez ihlal edilmesi durumunda ehliyetleri 30 gün süreyle geri alınacak. Anlaşma hali dışında maddi hasarlı, ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında, zabıtanın iznini almadan ve zaruret dışında olay yerinden ayrılan veya kazada ölen, yaralanan veya maddi hasar var ise bu kaza trafiği, can ve mal güvenliğini etkilemiyorsa, sorumluluğun saptanmasında yararlı olacak kanıt ve izler dahil kaza yerindeki durumu değiştirmemesi koşuluna uymayan sürücülere 46 bin lira idari para cezası verilecek. Ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında, zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücülere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Olay yerinden ayrılan sürücülerin ehliyetleri 2 yıl süreyle geri alınacak. Bu şekilde geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şartı aranacak. Özel yüklerin taşınması ile trafiğe çıkışları özel izne bağlı araçlardan yolun yapım, bakım ve işletilmesinden sorumlu kurum veya kuruluşça karayolu kullanım bedeli alınacak. Karayolu kullanım bedeli, dingil başına tonaj miktarı, dingil sayısı, taşıma mesafesi ve karayolunun proje ömrünün azaltılmasına karşılık olan bedel dikkate alınarak her takvim yılı için Karayolları Genel Müdürlüğünce belirlenerek ilan edilecek. Sürücü belgesi olmadan araç kullananlara 40 bin lira Sürücü belgesi sahibi olmadan motorlu araçları kullananlara 40 bin lira, mahkemelerce veya cumhuriyet savcılıklarınca ya da kanunda belirtilen yetkililerce sürücü belgesi geçici olarak ya da tedbiren geri alınmasına rağmen motorlu araçları kullananlara 200 bin lira idari para cezası verilecek. Kara yollarında aksine bir işaret bulunmadıkça motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki kamyon ve çekici gibi araçların şerit izlem kurallarına yönelik düzenleme yapılacak. Bu çerçevede, motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçları kullanırken sürücüler aynı yönde gitmek zorunda olacak. Yaya yollarında araç sürülmeyecek, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtlar sürülmeyecek. Sürücüler, taşıt trafiğine kapalı veya belirli taşıtlar için ayrılmış yollarda izin verilenler dışındaki araçları süremeyecek. Keyfi hareketlerle kara yolu üzerinde durduranlara 90’ar bin lira ceza Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirenlere, otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş kara yollarında araçlarını ters istikamette sürenlere, araçlarını konvoy şeklinde veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını kara yolu üzerinde durduranlar 90’ar bin lira idari para cezasına çarptırılacak. Saldırı amaçlı araçtan inen sürücülere 180 bin lira idari para cezası Trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden veya bu amaçla araçtan inen sürücülere 180 bin lira idari para cezası uygulanacak, sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak, araçlar 30 gün süreyle trafikten menedilebilecek. Kara yollarında trafiğin akışına yönelik kurallara uymadığı için sürücü belgeleri geri alınan sürücülerden, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 5 yıl içinde sürücü belgesi ikinci defa geri alınanların sürücü belgeleri iptal edilecek Trafiği düzenleme ve denetimle görevli trafik zabıtası veya özel kıyafetli veya işaret taşıyan diğer yetkili kişilerin uyarı ve işaretlerine uymayanlara 3 bin lira idari para cezası verilecek. Trafik ışıklarına uymayan sürücüler 5 bin lira idari para cezasına çarptırılacak. Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlar ile trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymayanlara biner lira idari para cezası uygulanacak. Kırmızı ışık ihlali yapan sürücülere, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 1 yıl içinde ikinci defa ihlal edilmesi halinde 10 bin lira, üçüncü defa ihlal edilmesi halinde 15 bin lira, dördüncü defa ihlal edilmesi halinde 20 bin lira, beşinci defa ihlal edilmesi halinde 30 bin lira, altıncı defa ihlal edilmesi halinde 80 bin lira idari para cezası verilecek. "Dur" ikazına uymayarak kaçanlara 200 bin lira idari para cezası uygulanacak Sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde polislerin uyarı ve işaretlerine rağmen "dur" ikazına uymayarak kaçanlara 200 bin lira idari para cezası uygulanarak, sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek. Uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı tespit edilen sürücülere 150 bin lira idari para cezası uygulanacak ve sürücü belgesi iptal edilecek. Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar veya test kitleri kullanılacak. Yapılan tespit sonucunda, 0,50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücülere verilen idari para cezası 700 liradan 25 bin liraya yükseltilecek. Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınanlara ihlalin ikinci defa gerçekleşmesi halinde uygulanan idari para cezası 877 liradan 50 bin liraya çıkarılacak. Bu sürücüler, ihlalin üç veya daha fazla tekrarı halinde ise 150 bin lira idari para cezasına çarptırılacak. Sürücüye, belirtilen günlük sürekli taşıt kullanma süresinin bir saate kadar aşılması halinde 1000 lira, bu sürenin bir saatten fazla aşılması halinde 3 bin lira, günlük toplam taşıt kullanma süresinin bir saate kadar aşılması halinde 3 bin lira, bir saatten 3 saate kadar aşılması halinde 5 bin lira, 3 saat ve daha fazla süreyle aşılması halinde ise 10 bin lira idari para cezası uygulanacak. Hız sınırı düzenlemesi Hız ölçen teknik cihaz veya çeşitli teknik usullerle yapılan tespit sonucu yönetmelikte belirlenen hız sınırlarını, yerleşim yeri içinde, 6-10 kilometre/saat aşanlara 2 bin lira, 11-15 kilometre/saat aşanlara 4 bin lira, 16-20 kilometre/saat aşanlara 6 bin lira, 21-25 kilometre/saat aşanlara 8 bin lira, 26-35 kilometre/saat aşanlara 12 bin lira, 36-45 kilometre/saat aşanlara 15 bin lira, 46-55 kilometre/saat aşanlara 20 bin lira, 56-65 kilometre/saat aşanlara 25 bin lira, 66 kilometre/saat ve daha fazlasını aşanlara 30 bin lira idari para cezası verilecek. Yerleşim yeri dışında 11-15 kilometre/saat aşanlara 2 bin lira, 16-20 kilometre/saat aşanlara 4 bin lira, 21-25 kilometre/saat aşanlara 6 bin lira, 26-30 kilometre/saat aşanlara 8 bin lira, 31-40 kilometre/saat aşanlara 12 bin lira, 41-50 kilometre/saat aşanlara 15 bin lira, 51-60 kilometre/saat aşanlara 20 bin lira, 61-70 kilometre/saat aşanlara 25 bin lira, 71 kilometre/saat ve daha fazlasını aşanlara 30 bin lira idari para cezası uygulanacak. Yerleşim yeri içinde hız sınırını 46-55 kilometre/saatle ihlal edenlerin her seferinde 30 gün, 56-65 kilometre/saatle ihlal edenlerin her seferinde 60 gün, 66 kilometre/saatten fazla ihlal edenlerin her seferinde 90 gün süreyle sürücü belgeleri geri alınacak. Yerleşim yeri dışında hız sınırını, 51-60 kilometre/saatle aşanların her seferinde 30 gün, 61-70 kilometre/saatle aşanların her seferinde 60 gün, 71 kilometre/saatten fazla aşanların her seferinde 90 gün süreyle sürücü belgeleri geri alınacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz"
12 Şubat 2026 Perşembe - 20:22 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aleksandar Vucic’i resmi törenle karşıladı ve daha sonra ikili görüşme gerçekleştirdi. Heyetler arası gerçekleştirilen diğer görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Aleksandar Vucic ortak basın toplantısı düzenledi. "Toplam ticaret hacmi geçtiğimiz yıl 3.5 milyar dolar seviyesine ulaştı. 5 milyar dolarlık hedefimize adım adım yaklaşıyoruz" Vucic ile son olarak 11 Ekim 2024’te Belgrad’da Dördüncü Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aradan geçen süre zarfında gerek ikili münasebetlerimizde gerek bölgesel ve küresel meselelerde önemli gelişmeler yaşandı. Bugün kendisiyle bu gelişmelerin ilişkilerimize etkilerini değerlendirip ileriye yönelik atacağımız adımları istişare ettik. Bilhassa Balkanlarda istikrarın korunması ve ekonomik kalkınmanın güçlendirilmesi açısından neler yapabileceğimizi ele aldık. Sırbistan’la her geçen gün artan ticaret ve yatırımlarımız ilişkilerimizin adeta lokomotifi durumunda. Toplam ticaret hacmi geçtiğimiz yıl 3.5 milyar dolar seviyesine ulaştı. 5 milyar dolarlık hedefimize adım adım yaklaşıyoruz. Sırbistan’ın ev sahipliğinde Belgrad’da gerçekleştirilecek EXPO 2027’ye katılacağımızı daha önce duyurmuştuk. Bu önemli etkinliğin ülkelerimiz arasındaki ekonomik, ticari ve kültürel ilişkileri geliştirmek için ilave bir vesile teşkil edeceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. "2015 yılında 100 civarında Türk sermayeli firma Sırbistan’da faaliyet gösterirken bugün bu rakam 1500’ü aşmış toplam yatırım miktarı 300 milyon doları bulmuştur" Türk yatırımcıların Sırbistan’a gösterdikleri alakadan mutlu olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2015 yılında 100 civarında Türk sermayeli firma Sırbistan’da faaliyet gösterirken bugün bu rakam 1500’ü aşmış toplam yatırım miktarı 300 milyon doları bulmuştur. Müteahhitlerimiz ise üstlendikleri 100’ü aşkın projeyle Sırbistan’da konut, yol ve altyapı üretimine destek oluyor. Bu noktaya ulaşmamızda değerli dostumun altyapı yatırımlarını ve büyümeyi esas alan kalkınma stratejisinin etkisi olduğu görülüyor. Bizim de Sırbistan’dan yatırımcıları Türkiye’ye beklediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "Bugün Türkiye, Sırp turistler için ikinci turizm güzergahıdır. Vatandaşlarımız da Sırbistan’ı ziyaret eden turistler sıralamasında ilk sırada yer alıyor" İki ülke arasındaki ilişkilerin artırılması için konuşulan konulara dair bilgi veren Erdoğan, "Beşeri ilişkilerimiz, münasebetlerimizin önemli bir boyutunu oluşturuyor. Halklarımızın birbirine daha yakından özellikle tanıma isteğinin en güzel tezahürü artan karşılıklı turist sayılarıdır. Bugün Türkiye, Sırp turistler için ikinci turizm güzergahıdır. Vatandaşlarımız da Sırbistan’ı ziyaret eden turistler sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Bu ziyaretleri daha da artırmak ve kolaylaştırmak için Türkiye ile Sırbistan arasında uçuşların arttırılması konusunu da bugün değerlendirdik. Sırbistan’da Türkçe öğrenimine yoğun bir ilgi görüyoruz. Bu ilginin Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye Maarif Vakfı gibi kurumlarımız tarafından layıkıyla karşılanması için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Sırbistan’la aramızda dostluk köprüsü olarak gördüğümüz Sancak Bölgesinin kalkınması için yapılabilecekleri de Sayın Vucic ile ele aldık. Kendisinin bölgenin kalkındırılmasına yönelik projelerini takip ediyoruz. Ben de bu vesileyle Sırbistan’daki Müslüman toplumunun yaklaşan Ramazan-ı Şeriflerini canı gönülden tebrik ediyorum" dedi. "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz Dünya’da barış için durmadan çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızda bizim için müstesna yere sahip Balkanları asla ihmal etmiyoruz. Sayın Vucic’in ziyaretini de bu manada çok kıymetli görüyorum. Bir yandan bölge ülkeleriyle ikili ilişkilerimizi tahkim ederken diğer yandan da bölgesel sahiplenmeyi esas alan girişimlerle halkların huzur ve refahını desteklemeye matuf koşulları oluşturmaya gayret ediyoruz. Bu yaklaşımımızın en yeni örneklerinden olan Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısına 23 Ocak 2026’da İstanbul’da ev sahipliği yaptık. Ben bu platformda verdiği şahsi destekten ötürü Sayın Vucic’e teşekkür etmek istiyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken Sayın Cumhurbaşkanı’na ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyorum. Bugün aldığımız kararların ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. "Erdoğan çok daha deneyimli bir lider" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sadece bölgede değil dünyada büyük bir lider olduğunu söyleyen Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ise, Türkiye’nin Sırbistan için önemli ve büyük bir ortak olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deneyimli bir lider olduğunu söyleyen Vucic, "Kişileri, halkları Balkanlarda bir araya getirmek çok önemli. Bunu başka türlü ifade etmem gerekirse şunu söylemek istiyorum; Cumhurbaşkanı Erdoğan çok daha deneyimli bir lider. Zaman zaman ben bir şey söylüyorum, Cumhurbaşkanı bunu her zaman bunu beğenmeyebiliyor ama akil bir kişi olduğu için buradaki tozun ortadan kalkmasını bekliyor ve barışın nasıl tesis edilmesi gerektiğini çok iyi bilen bir lider olarak bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı bizi her zaman dinlediğiniz için teşekkür etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretini beklediklerini söyleyen Vucic, bugün ilk defa askeri ve teknik alandaki iş birliğinden bahsettiklerini söyledi. Vucic’in konuşması sonrasında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mayıs-Haziran ayları içerisinde Sırbistan’a kalabalık bir ekiple ziyaret gerçekleştireceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu
12 Şubat 2026 Perşembe - 19:04 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aleksandar Vucic’i resmi törenle karşıladı ve daha sonra ikili görüşme gerçekleştirdi. Heyetler arası gerçekleştirilen diğer görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Aleksandar Vucic ortak basın toplantısı düzenledi."Toplam ticaret hacmi geçtiğimiz yıl 3.5 milyar dolar seviyesine ulaştı. 5 milyar dolarlık hedefimize adım adım yaklaşıyoruz"Vucic ile son olarak 11 Ekim 2024’te Belgrad’da Dördüncü Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aradan geçen süre zarfında gerek ikili münasebetlerimizde gerek bölgesel ve küresel meselelerde önemli gelişmeler yaşandı. Bugün kendisiyle bu gelişmelerin ilişkilerimize etkilerini değerlendirip ileriye yönelik atacağımız adımları istişare ettik. Bilhassa Balkanlarda istikrarın korunması ve ekonomik kalkınmanın güçlendirilmesi açısından neler yapabileceğimizi ele aldık. Sırbistan’la her geçen gün artan ticaret ve yatırımlarımız ilişkilerimizin adeta lokomotifi durumunda. Toplam ticaret hacmi geçtiğimiz yıl 3.5 milyar dolar seviyesine ulaştı. 5 milyar dolarlık hedefimize adım adım yaklaşıyoruz. Sırbistan’ın ev sahipliğinde Belgrad’da gerçekleştirilecek EXPO 2027’ye katılacağımızı daha önce duyurmuştuk. Bu önemli etkinliğin ülkelerimiz arasındaki ekonomik, ticari ve kültürel ilişkileri geliştirmek için ilave bir vesile teşkil edeceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı."2015 yılında 100 civarında Türk sermayeli firma Sırbistan’da faaliyet gösterirken bugün bu rakam 1500’ü aşmış toplam yatırım miktarı 300 milyon doları bulmuştur"Türk yatırımcıların Sırbistan’a gösterdikleri alakadan mutlu olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2015 yılında 100 civarında Türk sermayeli firma Sırbistan’da faaliyet gösterirken bugün bu rakam 1500’ü aşmış toplam yatırım miktarı 300 milyon doları bulmuştur. Müteahhitlerimiz ise üstlendikleri 100’ü aşkın projeyle Sırbistan’da konut, yol ve altyapı üretimine destek oluyor. Bu noktaya ulaşmamızda değerli dostumun altyapı yatırımlarını ve büyümeyi esas alan kalkınma stratejisinin etkisi olduğu görülüyor. Bizim de Sırbistan’dan yatırımcıları Türkiye’ye beklediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum" diye konuştu."Bugün Türkiye, Sırp turistler için ikinci turizm güzergahıdır. Vatandaşlarımız da Sırbistan’ı ziyaret eden turistler sıralamasında ilk sırada yer alıyor"İki ülke arasındaki ilişkilerin artırılması için konuşulan konulara dair bilgi veren Erdoğan, "Beşeri ilişkilerimiz, münasebetlerimizin önemli bir boyutunu oluşturuyor. Halklarımızın birbirine daha yakından özellikle tanıma isteğinin en güzel tezahürü artan karşılıklı turist sayılarıdır. Bugün Türkiye, Sırp turistler için ikinci turizm güzergahıdır. Vatandaşlarımız da Sırbistan’ı ziyaret eden turistler sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Bu ziyaretleri daha da artırmak ve kolaylaştırmak için Türkiye ile Sırbistan arasında uçuşların arttırılması konusunu da bugün değerlendirdik. Sırbistan’da Türkçe öğrenimine yoğun bir ilgi görüyoruz. Bu ilginin Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye Maarif Vakfı gibi kurumlarımız tarafından layıkıyla karşılanması için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Sırbistan’la aramızda dostluk köprüsü olarak gördüğümüz Sancak Bölgesinin kalkınması için yapılabilecekleri de Sayın Vucic ile ele aldık. Kendisinin bölgenin kalkındırılmasına yönelik projelerini takip ediyoruz. Ben de bu vesileyle Sırbistan’daki Müslüman toplumunun yaklaşan Ramazan-ı Şeriflerini canı gönülden tebrik ediyorum" dedi."Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruzDünya’da barış için durmadan çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızda bizim için müstesna yere sahip Balkanları asla ihmal etmiyoruz. Sayın Vucic’in ziyaretini de bu manada çok kıymetli görüyorum. Bir yandan bölge ülkeleriyle ikili ilişkilerimizi tahkim ederken diğer yandan da bölgesel sahiplenmeyi esas alan girişimlerle halkların huzur ve refahını desteklemeye matuf koşulları oluşturmaya gayret ediyoruz. Bu yaklaşımımızın en yeni örneklerinden olan Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısına 23 Ocak 2026’da İstanbul’da ev sahipliği yaptık. Ben bu platformda verdiği şahsi destekten ötürü Sayın Vucic’e teşekkür etmek istiyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken Sayın Cumhurbaşkanı’na ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyorum. Bugün aldığımız kararların ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi."Erdoğan çok daha deneyimli bir lider"Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sadece bölgede değil dünyada büyük bir lider olduğunu söyleyen Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ise, Türkiye’nin Sırbistan için önemli ve büyük bir ortak olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deneyimli bir lider olduğunu söyleyen Vucic, "Kişileri, halkları Balkanlarda bir araya getirmek çok önemli. Bunu başka türlü ifade etmem gerekirse şunu söylemek istiyorum; Cumhurbaşkanı Erdoğan çok daha deneyimli bir lider. Zaman zaman ben bir şey söylüyorum, Cumhurbaşkanı bunu her zaman bunu beğenmeyebiliyor ama akil bir kişi olduğu için buradaki tozun ortadan kalkmasını bekliyor ve barışın nasıl tesis edilmesi gerektiğini çok iyi bilen bir lider olarak bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı bizi her zaman dinlediğiniz için teşekkür etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretini beklediklerini söyleyen Vucic, bugün ilk defa askeri ve teknik alandaki iş birliğinden bahsettiklerini söyledi.Vucic’in konuşması sonrasında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mayıs-Haziran ayları içerisinde Sırbistan’a kalabalık bir ekiple ziyaret gerçekleştireceklerini söyledi.
Adalet Bakanı Gürlek, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ile bir araya geldi
12 Şubat 2026 Perşembe - 18:42 Adalet Bakanı Gürlek, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ile bir araya geldi Adalet Bakanı Akın Gürlek, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile bir araya geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile Adalet Bakanlığında görüştü. Bakanlık binasındaki Mehmet Selim Kiraz Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda iki ülke heyetleri bir araya geldi. Görüşmede, adli iş birliği ve karşılıklı ilişkilerin ele alındı. Bakan Gürlek, "Hukukun üstünlüğü, yargı alanındaki karşılıklı tecrübe paylaşımı, adli yardımlaşma ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde iş birliğimizin geliştirilmesine büyük önem veriyoruz. Sayın Başkan, sizin hukukçu kimliğinizi de göz önünde tutarak son dönemde hukuk sistemimizde yapmış olduğumuz bazı reformlardan kısaca size anlatmak istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, 2025 ve 2029 yılları arasında 4. Yargı Reformu Strateji Belgesini açıklayarak yargı alanında önemli reformlar yaptık. Bu kapsamda 2025 yılı Aralık ayında 11. Yargı Paketini meclise sunduk. Halen 12. Yargı Paketi üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Aynı zamanda ceza adaletini güçlendirmek, infaz ve yargılama süreçlerini daha etkin hale getirmek amacıyla Türk Ceza Kanunu ve infaz sisteminde de bir kısım değişiklikler yapmayı düşünüyoruz" dedi. "Türkiye olarak her koşulda insan onuru, barışı ve adaleti savunmaya devam ediyoruz" Türkiye olarak, adaleti ve hakkaniyeti yalnızca ulusal bir ilke değil, insanlığın ortak vicdanı olarak gördüklerini belirten Gürlek, "Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Gazze’de ateşkesin sağlanması, insani yardımların bölgeye kesintisiz aktarılması ve kalıcı barışın tesisine yönelik uluslararası çabalara destek veriyor. Bu kapsamda ülkenizin, Slovenya Ulusal Meclisi Genel Kurulunda yapılan oylama sonucunda Filistin Devleti’ni tanımasını çok çok değerli buluyoruz. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’da Slovenya’nın Filistin Devletini tanıma kararından dolayı memnuniyetini her ortamda dile getirmiştir. Türkiye olarak her koşulda insan onuru, barışı ve adaleti savunmaya devam ediyoruz. Filistin halkının haklı mücadelesinin Filistinlilerin yanında olmayı sürdürüyoruz" diye konuştu. Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ise, "Bu kısa vaktinizde bizlere de zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Şunu da söylemek isterim ki o ki alt yapıya baktığımızda işlerin aslında Filistin’in bir bağımsız devlet olarak kabulü sadece hükümet olarak değil meclisimizden geçerek kabul görmüştür. Bu aslında diğer Avrupa Birliği ülkelerinde karşılaşan bir durum değildir ancak biz ülke ulus olarak Filistin toprak bütünlüğünden yanayız bu son derece örnek teşkil edici" dedi. Açıklamaların ardından görüşme basına kapalı olarak gerçekleştirildi.
AK Parti’den belediyelere Ramazan genelgesi: "Denetim, sosyal yardım ve manevi hassasiyet vurgusu"
12 Şubat 2026 Perşembe - 17:41 AK Parti’den belediyelere Ramazan genelgesi: "Denetim, sosyal yardım ve manevi hassasiyet vurgusu" AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı, yaklaşan mübarek Ramazan ayı öncesinde AK Partili belediyelere kapsamlı bir genelge gönderdi. AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir’in imzasıyla iletilen genelgede, Ramazan ayının ruhuna uygun programlar yapılması, sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ve milli-manevi değerlere hassasiyetle hareket edilmesi vurgulandı. AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı, Ramazan ayı öncesinde AK Partili belediyelere genelge gönderdi. Genelgede Ramazan ayının paylaşma, yardımlaşma ve dayanışmanın en güçlü şekilde yaşandığı müstesna bir zaman dilimi olduğuna dikkat çekildi. AK Parti’nin milletin kurduğu bir hareket olduğu belirtilerek, AK Partili belediyelerin de bu anlayışla Ramazan ayında birlik ve beraberliğin güçlenmesine katkı sunacak çalışmalar yürütmesi istendi. Ramazan ayında vatandaşların sağlıklı ve uygun fiyatlı ürünlere ulaşabilmesi için belediyelerin tüm imkanlarını seferber etmesi gerektiği kaydedilen genelgede, özellikle gıda güvenliği, hijyen ve uygun fiyat uygulamalarına yönelik denetimlerin Ramazan ayı boyunca artırılması istendi. Belediyelerin marketler, pazar yerleri, fırınlar ve gıda satış noktalarında düzenli kontroller gerçekleştirmesi, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için gerekli önlemlerin titizlikle uygulanması gerektiği de ifade edildi. Genelgede Ramazan ayı boyunca planlanan tüm etkinliklerin Ramazan’ın ruhuna, milli-manevi ve tarihi değerlere uygun hassasiyetle gerçekleştirilmesi, programlarda yer alacak katılımcıların bu çerçevede belirlenmesinin altı çizildi. Başta Gazze olmak üzere tüm mazlum coğrafyalara destek bilincinin Ramazan boyunca güçlü şekilde ortaya konulması ve etkinliklerde boykot ürünlerine yer verilmemesi de genelgede ön plana çıkan hususlardan biri oldu. Sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, dağıtım sürecinde vatandaşların mahremiyetinin gözetilmesi, belediye başkanlarının Ramazan boyunca vatandaşlara iftar vakitlerinde, gönül sofralarına katılması, ev ziyaretleri gerçekleştirilmesine vurgu yapılan genelgede, yaşlılara, engelli vatandaşlara, şehit yakınlarına iftar ve sahur programlarının düzenlenmesi kaydedildi. Öte yandan belediyelere gönderilen genelgede, şehit yakınları ve gazilerin ziyaret edilmesi, kendileri için özel iftar programları düzenlenmesi, üniversite öğrencileri, gençler, çocuklar, yaşlılar, yetimler ve kimsesizlere yönelik özel iftar programları yapılması da öne çıktı. "Belediye başkanı şehrinden mesuldür" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, yaklaşan Ramazan ayı dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Demir, Ramazan’ın tüm İslam âlemine, Türkiye’ye ve şehirlere hayırlar getirmesini temenni etti. Demir, Ramazan ayında birlik ve beraberliğin güçleneceğini belirterek, AK Partili belediyelerin her zaman olduğu gibi vatandaşların yanında olacağını söyledi. Belediye başkanlarının Ramazan boyunca vatandaşlarla daha güçlü bir gönül bağı kuracağını ifade eden Demir, "Belediye başkanlarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın selamlarıyla vatandaşlarımızla, iftar ve sahur sofralarında bir araya gelecekler. Bulundukları yerlerin şehremini olarak Hz. Ömer misali, şehrinde tüm vatandaştan kendisini mesul hissederek Ramazan ayını geçirecekler" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının gönül buluşmalarına vesile olacağını dile getiren Demir, belediye başkanlarının iftar ve sahur sofralarında vatandaşlarla bir araya geleceğini, dertleri dinleyip çözüm üreteceğini ifade etti. AK Parti’nin ‘kimsesizlerin kimsesi’ anlayışıyla hareket ettiğini vurgulayan Demir, ihtiyaç sahibi vatandaşların asla yalnız bırakılmayacağını belirtti.
Kamu ve savunma altyapılarında yerli güvence: ULAK SD-WAN’a ‘Ağ Güvenliği’ ödülü
12 Şubat 2026 Perşembe - 17:30 Kamu ve savunma altyapılarında yerli güvence: ULAK SD-WAN’a ‘Ağ Güvenliği’ ödülü NATO tatbikatlarında test edilen ve kamu altyapılarında kullanılan ULAK SD-WAN, yüksek güvenlik standartlarıyla e-Safe Siber Güvenlik Ödülleri’nde Ağ Güvenliği ödülünü aldı. e-Safe Siber Güvenlik Ödülleri kapsamında Ağ Güvenliği kategorisinde ULAK Haberleşme’nin yerli ve milli SD-WAN çözümü ödüle layık görüldü. Şirketin geliştirdiği ULAK SD-WAN, Türkiye’nin kritik dijital altyapılarında güvenli, kesintisiz ve merkezi olarak yönetilebilir bağlantı imkânı sunmasıyla öne çıkıyor. Sahip olduğu ileri teknoloji ve yüksek güvenlik standartları sayesinde çözüm, sektördeki konumunu bir kez daha teyit etmiş oldu. ULAK SD-WAN bugün itibarıyla 2 bine yakın aktif sahada hizmet veriyor. Genelkurmay Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve TEİAŞ başta olmak üzere stratejik öneme sahip kamu kurumlarının altyapılarında kullanılan sistem, kritik operasyonların sürekliliğini destekliyor. Çözüm, kamu ağlarının dijital dönüşüm süreçlerinde güvenilir ve sürdürülebilir bir altyapı sunmasıyla dikkat çekiyor. Yazılım tabanlı ve merkezi bir mimari üzerine kurulu olan SD-WAN, geniş alan ağlarının tek merkezden yönetilmesine imkân tanıyor. Uçtan uca şifreleme teknolojisi ile veri iletimini üst düzeyde koruma altına alan sistem, gelişmiş güvenlik politikaları ve segmentasyon kabiliyetleriyle ağ bütünlüğünü güçlendiriyor. Dinamik trafik yönlendirme özelliği sayesinde uygulama bazlı optimizasyon sağlayan çözüm, farklı bağlantı türlerini eş zamanlı ve verimli biçimde kullanarak yüksek performans ve kesintisiz iletişim sunuyor. Tüm sahaların tek bir kontrol paneli üzerinden izlenebilmesi ise kurumlara hız ve maliyet avantajı sağlıyor. SD-WAN çözümü uluslararası alanda da önemli bir eşikten geçti. NATO nezdinde gerçekleştirilen CWIX tatbikatlarında değerlendirme ve test süreçlerinde elde edilen başarı, ürünün güvenlik standartlarının ve teknik yeterliliğinin uluslararası ölçekte kabul gördüğünü ortaya koydu. Son yıllarda artan siber tehditler, özellikle kamu kurumları ve kritik altyapılar açısından ağ güvenliğini öncelikli başlıklar arasına taşıyor. Bu çerçevede yerli ve yüksek güvenlik standartlarına sahip teknolojilerin geliştirilmesi, hem sivil hem de savunma alanında stratejik önem taşıyor. ULAK Haberleşme’nin geliştirdiği SD-WAN çözümü de bu ihtiyaca yanıt veren yerli altyapı ürünleri arasında gösteriliyor. SD-WAN’ın hem sivil kamu kurumlarında hem de savunma ekosisteminde aktif olarak kullanılması, çözümün çift kullanım (dual-use) niteliğini de ortaya koyuyor. Bu özellik, ürünün yalnızca ticari veya kurumsal ihtiyaçlara değil, aynı zamanda yüksek güvenlik hassasiyeti gerektiren askeri ve stratejik alanlara da cevap verebildiğini gösteriyor.
Bakan Bak: "Suça sürüklenen her çocuk, toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir"
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:47 Bakan Bak: "Suça sürüklenen her çocuk, toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Suça sürüklenen her çocuk, toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir" dedi. TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Komisyonda Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak sunum yaptı. Bak’ın sunumu öncesi konuşan Komisyon Başkanı Durgut, "Komisyonumuz çocukların ve gençlerin suça sürüklenmesini yalnızca adli bir mesele olarak değil, sosyal, kültürel, organizasyonel ve yapısal boyutları olan çok yönlü bir mesele olarak ele almaktadır. Bu çerçevede koruyucu ve önleyici politikalarının güçlendirilmesi en temel önceliklerimiz arasındadır. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın yürüttüğü sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle gençlerimizi risk alanlarından uzaklaştıran, aidiyet duygusunu güçlendiren, özgüven, disiplin ve sorumluluk bilinci kazandıran çok önemli faaliyetleri olduğunu biliyoruz. Gençlik merkezlerimizde yürütülen kültür, sanat ve beceri eğitimleri, gençlik kamplarımızda verilen sosyal ve hayat becerileri programları, 81 ilde devam eden gönüllülük faaliyetleri sayesinde milyonlarca gencimiz aktif vatandaşlık bilinciyle toplumsal fayda üretme imkânı bulmaktadır. Bu çalışmalar, gençlerimizi suça sürükleyebilecek risk faktörlerine karşı güçlü bir sosyal koruma kalkanı oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. "Suça sürüklenen her çocuk, toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir" Bakan Bak, "Suça sürüklenen çocuklara ilişkin uluslararası çocuk adaleti literatürü; son yıllarda cezalandırıcı ve güvenlik odaklı yaklaşımların yerini koruyucu, önleyici ve güçlendirici modellere bırakması gerektiğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların çalışmaları, çocukların suça sürüklenmesinde bireysel tercihlerden ziyade yoksulluk, dışlanma, eğitimden kopuş, aile içi sorunlar, güvenli alan eksikliği ve psikososyal kırılganlıklar gibi yapısal faktörlerin belirleyici olduğunu vurgulamaktadır. Bu çerçevede çağdaş çocuk adaleti anlayışı; çocuğu suçun faili olarak değil, risk altında bir özne olarak ele almakta ve devletlerin sorumluluğunu, bu riskleri ortaya çıkmadan azaltmak şeklinde tanımlamaktadır. Uluslararası teorik çerçeve üç temel düzeyi öne çıkarmaktadır: Önleyici müdahale, erken destek ve yeniden toplumsallaşma. Bu yaklaşım, çocukların adli sistemle temasını en aza indirmeyi, temasın kaçınılmaz olduğu durumlarda ise çocuğun gelişimini, onurunu ve geleceğini önceleyen sosyal destek mekanizmalarını esas almaktadır. Suça sürüklenen her çocuk, yalnızca adli bir vaka değil, aynı zamanda korunması, desteklenmesi ve yeniden toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir. Bu nedenle meseleye yalnızca güvenlik ya da cezalandırma ekseninden değil, çocuk adaleti, sosyal politika ve önleyici hizmetler perspektifinden yaklaşmak zorundayız" dedi. "Bakanlığımızın çalışmaları tamamlayıcı, önleyici ve güçlendirici sosyal politika anlayışıyla şekillenmektedir" Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak suça sürüklenme riskini doğuran koşulları azaltmayı, çocuk ve gençleri güvenli alanlarla buluşturmayı, aidiyet, sorumluluk ve yaşam becerilerini güçlendirmeyi temel bir kamu görevi olarak gördüklerinin altını çizen Bak, "Bakanlığımızın çalışmaları, tam da bu noktada tamamlayıcı, önleyici ve güçlendirici sosyal politika anlayışıyla şekillenmektedir. Uluslararası çocuk adaleti literatürünün ortaya koyduğu temel ilkelerden biri, çocukların suça sürüklenmesini önlemenin en etkili yolunun onları erken yaşta güvenli, kapsayıcı ve yapılandırılmış sosyal alanlarla buluşturmak olduğudur. Bu yaklaşım doğrultusunda Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler, çocuk ve gençlerin serbest zamanlarını nitelikli biçimde değerlendirebilecekleri gençlik merkezleri, genç ofisler, spor tesisleri ve kamplar aracılığıyla yaygın bir önleyici hizmet ağı sunuyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında bulunan 570 gençlik merkezimiz, 376 genç ofisimiz, 43 gençlik kampımız, 25 Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezimiz, 89 Sporcu Eğitim Merkezimiz ve toplamda 4 bin 814 spor tesisimizle çocuklarımıza ve gençlerimize alan açıyor, onların hayatlarına dokunuyoruz. Bu alanlar, yalnızca etkinlik mekânları değil, aynı zamanda gençlerimizin, çocuklarımızın aidiyet geliştirdiği, kendilerini güvende hissettiği ve toplumsal bağlar kurabildiği koruyucu ve gelişim odaklı ortamlardır" diye konuştu. "Bir çocuğun hayatına zamanında dokunmak, bir suçun önüne geçmekten çok daha fazlasıdır; bir geleceği kurtarmaktır" Çocukları suça sürükleyen koşulları ortadan kaldırmann yalnızca bugünün değil, yarınının da meselesi olduğunu ifade eden Bak, "Suça sürüklenen çocuklar meselesi, hiçbir kurumun ya da politikanın tek başına taşıyabileceği bir sorumluluk değildir. Bu alan, ortak aklı, kurumsal iş birliğini ve uzun vadeli bir toplumsal iradeyi zorunlu kılmaktadır. Bir çocuğun hayatına zamanında dokunmak, bir suçun önüne geçmekten çok daha fazlasıdır; bir geleceği kurtarmaktır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler çocuk adaletine katkıyı önleme, güçlendirme ve yeniden toplumsallaşma ekseninde ele alan bütüncül bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürmeye kararlıyız" dedi.