Yerel Haberler
Ankara
Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" 23 Mayıs 2026 Cumartesi - 07:22:43 Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Miçotakis arasında ikili anlaşmalar imzalandı ve ortak basın toplantısı düzenlendi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 19:10 Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Miçotakis arasında ikili anlaşmalar imzalandı ve ortak basın toplantısı düzenlendi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ege ve Doğu Akdeniz’e ilişkin tutumlarımızı bir kez daha açık ve samimi şekilde ele aldık. Biz bu hususta geçmişten bu yana şunu savunuyoruz; Mevcut meseleler çetrefil olmakla birlikte uluslararası hukuk temelinde çözümsüzde değildir" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Türkiye-Yunanistan 6. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Heyetlerarası Görüşme Oturumu’na başkanlık etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Miçotakis toplantının ardından iki ülke arasında gerçekleşen anlaşmaların imza törenine katıldı. İkili imza töreninin ardından ortak basın toplantısı gerçekleştirdi."Ege ve Doğu Akdeniz’e ilişkin tutumlarımızı bir kez daha açık ve samimi şekilde ele aldık"Basın açıklamasında ilişkilerin iyileşmesi için üst düzey temasların önemine vurgu yapan ve görüşmede ele alınan konuları dair bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ikili ticaretimizi 10 milyar dolara çıkartma hedefimiz doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz. Bugün ayrıca iki ülkenin iş konseyleri de bir araya gelerek iş fırsatlarını değerlendirdiler. Sayın Başbakan ile görüşmemizde Ege ve Doğu Akdeniz’e ilişkin tutumlarımızı bir kez daha açık ve samimi şekilde ele aldık. Biz bu hususta geçmişten bu yana şunu savunuyoruz; Mevcut meseleler çetrefil olmakla birlikte uluslararası hukuk temelinde çözümsüzde değildir. Yeter ki iyi niyet yapıcı diyalog ve çözüm iradesi olsun. Değerli dostum Kiryakos ile bu konuda hem fikir olduğumuzu memnuniyetle gördük. İlişkilerimizin diğer tüm alanlarında 2023 yılından bu yana sağladığımız ivme gibi Ege’de birbiri ile bağlantılı sorunların çözümü noktasında ilerleme kaydedilebileceğini inanıyorum. Bugün ayrıca terörle ve organze suçlarla mücadele konusundaki beklentilerimizi Sayın Başbakanla paylaştım. Münasebetlerimizin beşeri unsurunu teşkil eden azınlıklar konusunda tarihi sorumluluk bilinciyle hareket etmemiz gerekiyor. Batı Trakya Türk azınlığının dini özgürlükler ve eğitim imkanlarından tam olarak yararlandırılmaları konusundaki beklentilerimizi Sayın Başbakan ile paylaştım" ifadelerini kullandı."Türkiye olarak Avrupa’da son dönemde başlatılan savunma girişimlerinde yer almamızın müşterek menfaatimize olduğunu düşünüyoruz"NATO müttefiki olan Türkiye ve Yunanistan’ın güvenlik ve istikrara tehdit teşkil eden birçok gelişme ile karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Türkiye olarak Avrupa’da son dönemde başlatılan savunma girişimlerinde yer almamızın müşterek menfaatimize olduğunu düşünüyoruz. Sayın Başbakanla Gazze’deki ateşkes süreci ve barış planı başta olmak üzere bölgesel gelişmeleri de değerlendirdik. İsrail’in Batı Şeria’da kontrolünü genişletmeye ve Filistin yönetimini zayıflatmaya yönelik aldığı son kararları reddediyoruz. Bu konuda dünyanın önde gelen ülkeleri gibi bizim ve kardeş ülkelerin tutumu ortadadır. Bu vesileyle şunu bilhassa vurgulamak isterim; Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrar Filistin meselesine iki devlet temelinde adil çözüm bulunmasından geçiyor. Bu tutumumuzu da savunmaya devam edeceğiz. 2025-2026 dönemi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyesi olan Yunanistan’ın bölgemizin menfaati bakımından iki devletli çözüm perspektifini konseyin gündeminde tutacağına inanıyoruz. Keza Suriye’de istikrarın tesisi ve bu kardeş ülkenin bölgede barışa katkı sunan bir konuma süratle ulaşması için yapılabileceklere değindik. Bizim bu konuda üstlendiğimiz yapıcı rolün sadece Suriye’nin kendisi için değil Yunanistan’ın ve Avrupa’nın güvenliği için de ne derece mühim olduğu ortadadır. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliği ilkesi temelinde ülkenin tüm bileşenlerinin kapsayıcı bir anlayışla geleceğe yürümesini ümit ediyoruz" diye konuştu.Türkiye ve Yunanistan arasındaki sorunların soğukkanlılıkla ele alınması ve konuşulması gerektiğini söyleyen Yunanistan Başbakanı Miçotakis, bazı konularda mutabık olunmasa bile kendilerinin her zaman diyalogdan yana olduklarını söyledi. İki ülke arasında yapılan anlaşmaların olumlu sonuçlar verdiğini söyleyen Miçotakis, üzerinde mutabık kalınamayan konular için uluslararası mahkemelere başvurmanın ilerle kaydetmede etkili olabileceğini söyledi. Gazze’deki barış görüşmeleri hakkında da konuşan Miçotakis, Yunanistan’ın iki devletli çözümden yana olduğunu ancak Hamas’ın da silahsızlandırılması gerektiğini belirtti.Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan anlaşmalar ise şu şekilde:-Türkiye ile Yunanistan arasında yatırım, deniz ticareti, ekonomik işbirliği, deprem, kültür, bilim ve teknoloji alanında anlaşmalar imzalandı.-Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Miçotakis, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ortak Bildiri’yi imzaladı.-Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Yunanistan Yatırım ve Dış Ticaret Ajansı Arasındaki İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ile Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Haris Theoharis imza attı.-İzmir Limanı ile Selanik Limanı Arasında Ro-Ro Seferlerinin Başlatılmasının Teşvik Edilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı, Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay ile Theoharis imzaladı.-Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Çerçevesinde İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı, Bozay ve Theoharis tarafından imzalandı.-Depreme Hazırlık Konusunda İkili İşbirliğinin Güçlendirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı’na, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Yunanistan İklim Krizi ve Sivil Koruma Bakanı Ioannis Kefalogiannis imza attı.-Kültür Alanında İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptı’nı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni imzaladı.-Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Yunanistan Cumhuriyeti Kalkınma Bakanlığı Arasında Bilim ve Teknoloji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Niyet Beyanı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Yunanistan Kalkınma Bakanı Takis Theodorikakos tarafından imzalandı.
Ticaret Bakanı Bolat’tan ocak ayı ihracat iklim endeksi değerlendirmesi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 18:26 Ticaret Bakanı Bolat’tan ocak ayı ihracat iklim endeksi değerlendirmesi Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi’nin, Aralık 2025’teki 51,6 seviyesinden Ocak 2026’da 52,1’e yükseldiğini açıkladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2026 ocak ayı ihracat iklim endeksine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi’nin, Aralık 2025’teki 51,6 seviyesinden Ocak 2026’da 52,1’e yükseldiğini kaydeden Bolat, endeksin böylece üst üste 25’inci ay 50,0 eşik değerinin üzerinde gerçekleştiğini dile getirdi. "Avrupa’daki önemli ihracat pazarlarında talebin güçlendiğine yönelik sinyaller oldu" Bolat, ihracat pazarlarında talep şartlarındaki ılımlı iyileşmenin, bu yılın ocak ayında da devam ettiğini dile getirerek, "İhracat pazarları iklimini destekleyen önemli faktörlerden biri, Avrupa’daki önemli ihracat pazarlarında talebin güçlendiğine yönelik sinyaller oldu. Birleşik Krallık’ta üretim artışı Ocak ayında yaklaşık bir buçuk yılın en yüksek hızında gerçekleşirken, Almanya’da da büyüme ivme kazandı. ABD’de özel sektör faaliyeti Ocak ayında güçlü bir artış kaydederek ekonomik büyümeyi desteklemeye devam etti. Orta Doğu, talep şartlarındaki güçlenmenin başlıca kaynaklarından biri olmayı 2026’nın ilk ayında da sürdürdü. Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) petrol dışı ekonomik aktivite ivmelenen bir artış sergiledi. Söz konusu artış aynı zamanda anket kapsamında izlenen ekonomiler içerisindeki en yüksek oranda gerçekleşti" açıklamasında bulundu. "Sanayi üretimi yıllık yüzde 2,6 oranında arttı" İhracat tarafındaki kazanımların sanayi üretimini ve istihdamı desteklemeye devam ettiğini de vurgulayan Bolat, "Sanayi üretimi 2025 yılında yüksek teknoloji üretiminin de katkısı ile yıllık yüzde 2,6 oranında arttı. Yüksek teknoloji üretimimiz 2024 yılında yüzde 2,1 artarken, 2025 yılında yüzde 11,4 oranında arttı" ifadelerine yer verdi. "İşsizlik oranı son 25 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti" İşsizlik oranının 2025 yılı aralık ayında yüzde 7,7 ile 2005 yılından beri en düşük seviyesinde gerçekleştiğini anımsatan Bolat, böylece işsizlik oranının son 32 aydır tek haneli seyrini sürdürerek yüzde 10’nun altında kaldığını dile getirdi. Bolat, "İşsizlik oranı 2025 yılını ortalama yüzde 8,4 ile OVP hedefi olan yüzde 8,5’in altında tamamlayarak, son 25 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Bu başarı küresel ekonomide ağırlaşan rekabet şartları, artan ticaret korumacılığı, zayıf dış talep ve yakın coğrafyamızda devam eden karışıklıklara rağmen elde edilmiştir" diye konuştu. Yeni dünyanın belirsiz şartlarında, Türkiye’nin geleneksel pazarlardaki konumunu güçlendireceklerini vurgulayan Bolat, uzak ülkeler stratejileri başta olmak üzere, pazar çeşitlendirme faaliyetleriyle de dünya ticaretinde güçlü bir konumda yer almak için Türkiye olarak dinamik ve proaktif bir şekilde uluslararası ticaret politikalarını devam ettireceklerini sözlerine ekledi.
MHP Lideri Bahçeli: "CHP’nin bozguncu ve bunalım havarisi siyasi tavrının milli iradeye hasım ve husumetle temellendiği açıktır"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 18:21 MHP Lideri Bahçeli: "CHP’nin bozguncu ve bunalım havarisi siyasi tavrının milli iradeye hasım ve husumetle temellendiği açıktır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "CHP’nin bozguncu ve bunalım havarisi siyasi tavrının Türk devlet ve yönetim hayatına kastetmekle birlikte milli iradeye ileri derecede hasım ve husumetle temellendiği açıktır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bir yanda yürürlükteki Anayasa’nın amir ve havi hükümleri kapsamında, diğer yanda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğası ve doğrusal nitelikli hükümleri dahilinde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde görev değişikliği yaşanmıştır. Bu demokratik takdir ve tercih son derece hukuki ve meşru bir çizgide gerçekleşmiştir. Bu vesileyle görevlerinden affını talep eden Adalet ve İçişleri Bakanlarımıza teşekkür ediyor, bunların yerine kanun ve meşruiyet dairesinde atanan Adalet ve İçişleri Bakanlarımıza ayrı ayrı başarılar diliyor, tebriklerimi iletiyorum. Bugün TBMM Genel Kurulu’nda anayasal prosedür çerçevesinde yeni atanan bakanlarımızın, bilhassa Adalet Bakanımızın yemin merasiminin icra aşamasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin kürsü işgaline kadar varan anti demokratik ve faşizan muameleleri hiçbir açıdan haklı ve maruz görülemeyecektir. Bu tahammülsüz ve nobran tavrın ne siyasetle ne de demokrasiyle ilgi ve ilişkisi söz konusudur. CHP’nin bozguncu ve bunalım havarisi siyasi tavrının Türk devlet ve yönetim hayatına kastetmekle birlikte milli iradeye ileri derecede hasım ve husumetle temellendiği açıktır. Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhurbaşkanımızın takdir ve tasavvurlarının yanı sıra ataması yapılan yeni bakanlarımızın sonuna kadar arkasında ve yanındadır" dedi.