Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Ülkücü Şehitler Anıtı’nı ziyaret etti
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:59:14
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Ülkücü Şehitleri Anma Günü" dolayısıyla Ankara’nın Kızılcahamam ilçesindeki Ülkücü Şehitler Anıtı’nı ziyaret etti. Bahçeli, "Ülkücü için makam hakkı verilecek bir emanettir" dedi. ’Ülkücü Şehitleri Anma Günü’ dolayısıyla Kızılcahamam’a gelen MHP lideri Bahçeli, Ülkücü Şehitler Anıtı’nı ziyaret etti. Çok sayıda partili tarafından karşılanan Bahçeli, dua ettikten sonra Ülkücü Şehitler Anıtı’na kırmızı karanfil bıraktı. Burada bir konuşma gerçekleştiren ve sözlerine ülkücü şehitleri rahmetle, minnetle, hürmetle yad ederek başlayan Devlet Bahçeli, "Her yılın 27 Mayıs’ında Ülkücü Şehitler Anıtı’nda gerçekleştirdiğimiz bu cem; toprağa verdiği yol arkadaşlarına bitmek bilmeyen bir hicran duyan ülküdaşlarımızın ve görmeden sevdiği şehit ağabeylerinin acılarını gönüllerinde saklayan genç kardeşlerimizin aynı duada birleştiği, aynı sancağın gölgesinde sadakat ve şuur tazelediği mübarek bir hatırlayış meclisidir. 27 Mayıs; şehitlerimizin aziz hatırası karşısında nefsimizi hesaba çektiğimiz, bugün oturduğumuz makamların, üstlendiğimiz vazifelerin, taşıdığımız unvanların ardında nasıl büyük bedeller, nasıl ağır çileler, nasıl mübarek fedakârlıklar bulunduğunu yeniden hatırladığımız kutlu bir muhasebe günüdür" diye konuştu. "Ülkücü için makam hakkı verilecek bir emanettir" Ülkücülüğün sorumluluklarından bahseden Bahçeli, "Bilinmelidir, Milliyetçi Hareket Partisi’nin başkanlık divanından ilçe başkanlıklarına; milletvekilliği sorumluluğundan Ülkü Ocaklarımızdaki orta öğretimli genç kardeşlerimizin masa başkanlıklarına kadar bu hareketin her kademesi; şehitlerimizin kanı, dava büyüklerimizin alın teri, taş medreselilerimizin çektikleri ıstıraplar üzerine kuruludur. Bundan dolayı ülkücü için makam, hakkı verilecek bir emanettir. Milliyetçi-Ülkücü Hareket içinde alınan her görev, bir gösteriş payesi değil; hesabı önce Allah’a, sonrasında ise aziz milletimize ve hatıralarıyla mukaddes şehitlerimize verilecek ağır bir mesuliyettir. Bu ağır mesuliyetin altında ezilmeyişimiz, istikametimizin şahsi hesaplara değil; İ’la-yı Kelimetullah davasına, Nizam-ı Alem ülküsüne ve Türk milletinin ebedi istiklal iradesine dayanmasındandır. Çünkü davamız dualıdır, himaye edenimiz Allah’tır" ifadelerini kullandı. "Şehitlerimiz, bedeni fani alemden çekilmiş olsa da adıyla ve hatıralarıyla nesillerin yoluna kandil olmaktadır" Şehadetin, inançlarında tükeniş değil, diriliş olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Şehitlerimiz, Hakk’ın yoluna kuvvet olan, emrine şahitlik eden, son nefesiyle imanını tasdik eden, davasını nefsinin üstüne çıkaran kahramanlardır. Şehitlerimiz; batılın, zulmün ve zilletin karşısında dağ gibi duruşu ve dosdoğru yaşayışıyla hepimize örnek olan; dünya sürgününden ayrılıp ebediyete seferiyle Peygamber Efendimize komşu olma duasını taşıyan yiğitlerdir. Şehitlerimiz, bedeni fani alemden çekilmiş olsa da adıyla ve hatıralarıyla nesillerin yoluna kandil olmaktadır. Şehitlerimizin toprağın altındaki sükutu, nice nutuktan daha gür; yoklukları, aramızdaki nice varlıktan daha diridir. Zira onlar, lütuf ve keremle sevindirilen; arkalarından gelecek dava arkadaşlarına korkuya ve hüzne burada yer bulunmadığını müjdelemektedir. Bu müjde bugün saflarımızı sıklaştırmakta, imanımızı tazelemekte, irademizi metinleştirmektedir. Geride kalanlarımızın omuzlarına miras, gönüllerine miyar, yokuşlu yollarına mihver, karanlık zamanlarda ise mukaddes bir meşale olarak parlamaktadır. Ülkücü şehitlerimiz de böyledir. Duruşlarıyla gencecik ömürlerini aşan, binlerce genç kardeşimizin yüreğinde taşan, ocaklarımızda dua dua çoğalan, emanetleriyle nesilden nesle büyüyen iman erlerimiz, davaya hasredilmiş bir varlığın, aziz milletimize vakfedilmiş bir iradenin abideleşmiş isimleridir" ifadelerine yer verdi. "Bir ülkü peşinde, bir Turan düşünde şehadet şerbetini içtiler" Ülkücü şehitlerin birçok yarım kalan hikayesi olduğuna vurgu yapan Bahçeli, "Kimi üniversite koridorlarında, kimi öğrenci yurtlarında, kimi sokak başlarında, kimi zindan karanlıklarında, kimi darağacının gölgesinde imtihan edildi. Lakin her biri celladın urganına, hainin kurşununa, namerdin pususuna tebessümle yürüdü. Bir ülkü peşinde, bir Turan düşünde şehadet şerbetini içtiler. Can verdiler de canan bildikleri Türk-İslam davasını şahsi ikbal masalarında bozdurmadılar. Ülkücü şehitlerimiz; delikanlı düşlerinden, ana kucağından, baba ocağından, evlat sıcaklığından, kurulamamış yuvalarından, alınamamış diplomalarından geçtiler; dünyalık ne varsa ellerinin tersiyle ittiler, musalla taşını düğün meydanı saydılar. Ölümün soğuk nefesi puslu havaları sararken ürkenler ülkücü şehitlerimiz değildi. Ülkücü şehitlerimiz idam sehpalarına gülerek yürürken şehitlerimizin imanları karşısında küçülen, zulümlerini korkuyla büyüten o kahpe düzenin sahiplerinin dizleri titrerdi. Azrail’in nefesi enselerinde hissedilirken dahi kendi canını değil yanındaki dava arkadaşını düşünen; ’Önce beni asın, o benim acıma dayanamaz’ diyerek cellatlara dahi sıra nizamı veren ülkücü şehitlerimizin baş eğmeyen iradesi, Hareket’imizin tarihine altın harflerle yazılmış en mübarek satırlardır. Bunun içindir ki ülkücü şehitlerimiz; al bayrağımız ne zaman dalgalansa, üç hilalli sancağımız ne zaman gökleri kaplasa, ezanımız ne zaman gür sesle okunsa, nerede bir ülkücü Türk gencinin gözleri şehit ağabeyleri için dolsa orada yeniden hayat bulacaktır" açıklamasında bulundu. "Şehitler kervanımızın her halkasıyla bir ölsek de bin dirileceğimizi bir kez daha buradan haykırıyorum" "Ülkücü şehitlerimiz, Milliyetçi Hareket Partisi’nin fırtınalara rağmen değişmeyen dik duruşunda ve Ülkü Ocakları’nın sönmeyen ateşinde daima yaşayacaktır" diyen Bahçeli, "İlk ülkücü şehidimiz Ruhi Kılıçkıran’dan şehit Bakanımız Gün Sazak’a, Mustafa Pehlivanoğlu’ndan Cevdet Karakaş’a, Yusuf İmamoğlu’ndan Dursun Önkuzu’ya, Fikri Arıkan’dan Cengiz Baktemur’a, Ahmet Kerse’den son ülkücü şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na kadar uzanan şehitler kervanımızın her halkasıyla bir ölsek de bin dirileceğimizi bir kez daha buradan haykırıyorum" diye konuştu. "Türk birliği mefkuremize, Türk milliyetçiliğinin son kalesi sıfatıyla ilelebet sahip çıkacağız" Ülkücülerin çetin zamanların, sarp yokuşların, çakıllı yolların, dar geçitlerin, sisli gecelerin yılmaz ve sarsılmaz yolcular olduğunu ifade eden Bahçeli şöyle devam etti: "Nefsini rafa kaldırmış, menfaatlere yüz çevirmiş, korkularını ardında bırakmış dava adamlarıdır. Güce yaslanmayan, istikbal kollamayan, secdeden başka hiçbir yerde alnını yere değdirmeyen bahadırlardır. Yağızlıklarını lafla değil, hayatlarıyla ispat eden; sadakatlerini kalabalık laflarla değil hainin karşısında değişmeyen karakterleriyle gösteren; kamera karşılarında değil mücadelede saf tutanlar ülkücülerdir. İşte bu nedenle ülkücülük, bir ömür taşınacak en yüce şereftir. Şehadet ise o şerefin ebediyetle taçlanmış halidir. Şehitlerimizin huzurunda bir kez daha ilan ediyorum. Milliyetçi Hareket Partisi olarak milletimizin birlik ve beraberliğini, dirlik ve düzenini, milli beka ve maneviyatımızı son nefesimize dek gözeteceğiz. ’Devlet-i ebed müddet’ şiarımıza, Türk birliği mefkuremize, Türk milliyetçiliğinin son kalesi sıfatıyla ilelebet sahip çıkacağız. Bugün aziz şehitlerimizin manevi huzurunda başımız mahzun, gönlümüz müsterih, irademiz işte burada dava arkadaşlarımızla müstahkemdir. Mahzunuz; çünkü nice dava arkadaşımızı kara toprağa emanet ettik. Müsterihiz; çünkü onların her biri tertemiz yaşadı, şahidiz. Müstahkemiz; çünkü asenasıyla, bozkurduyla, kundaktaki bebeğinden ak saçlısına dek burada ve onların bıraktığı sancağa omuz vermek için dimdik ayaktayız. Sözlerime son verirken başta merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey olmak üzere; 27 Mayıs 1980’de menfur bir suikast sonucu şehit edilen merhum Gün Sazak Bey’i, 12 Eylül zulmünde darağaçlarına gönderilen ülkücü şehitlerimizle birlikte münferit tarihlerde Türk-İslam ülküsü uğruna toprağa düşen bütün dava şehitlerimizi hasretle ve vefayla anıyorum. Şehitlerimizin ruhları şad, makamları ali, emanetleri ebediyen aziz olsun. Ne mutlu ülküsünü şahsiyetinin özü sayanlara."
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:54
Özgür Özel döneminde CHP’ye tahsis edildiği iddia edilen iki araç "Haram parayla alınmıştır" yazısıyla sergilendi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla Özgür Özel yönetimi döneminde kullanıldığı iddia edilen 2 lüks araç, üzerinde "Haram parayla alınmıştır" yazısıyla parti genel merkezinin bahçesinde sergilendi. Satışa çıkarılan araçlardan birinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının itirafçısı Aziz İhsan Aktaş’ın parasıyla alındığı, diğerinin ise daha önce partiden ihraç edilen eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’a ait olduğu öne sürüldü.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:21
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu partililerle ve koruma ekibiyle bayramlaştı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partililerle ve koruma ekibiyle bayramlaştı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı’nın ilk günü ikinci kez konutunun bahçesine indi. Kılıçdaroğlu, burada partililerle ve koruma ekibiyle bayramlaşarak, sohbet etti.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:53
Başkan Çetin’den muhtarlara Kurban Bayramı ziyareti
Kurban Bayramı münasebetiyle mahalle muhtarlarını ziyaret ederek bayramlarını kutlayan Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ziyaretlerde mahallelerin ihtiyaçları, belediye çalışmaları hakkında muhtarlarla kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, Kurban Bayramı dolayısıyla mahalle muhtarlarını ziyaret ederek bayramlarını kutladı. Gün boyu süren ziyaret programında mahalle muhtarlarıyla tek tek bir araya gelen Başkan Ertuğrul Çetin, hem bayram tebriğinde bulundu hem de mahallelerin ihtiyaçları, devam eden çalışmalar ve vatandaşların talepleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. "Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, kardeşlik duygularımızı pekiştiren çok özel günlerdir" Muhtarların vatandaşlarla belediye arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini ifade eden Başkan Çetin, "Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, kardeşlik duygularımızı pekiştiren çok özel günlerdir. Bizler de bu anlamlı günlerde mahalle muhtarlarımızı ziyaret ederek hem bayramlarını kutlamak hem de mahallelerimizin durumu hakkında istişarelerde bulunmak istedik. Muhtarlarımız vatandaşlarımızın taleplerini en iyi bilen, mahallelerimizin nabzını tutan önemli temsilcilerimizdir. Hep birlikte el ele vererek ilçemizi daha güzel yarınlara taşımak için çalışıyoruz. Kurban Bayramı’nın başta ilçemiz olmak üzere ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" dedi. Muhtarlar ise ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek Başkan Ertuğrul Çetin’e teşekkür etti. Bayramda gerçekleştirilen ziyaretlerin moral ve motivasyon açısından anlamlı olduğunu belirten muhtarlar, mahallelere yönelik hizmetlerden dolayı da memnuniyetlerini ifade etti.
06 Şubat 2026 Cuma - 11:46
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan depremlerin 3. yıl dönümünde videolu paylaşım
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde bir video paylaşarak, "Depremde yıkılan şehirlerimizi tekrar ayağa kaldıracağımıza dair milletimize söz verdik. Bugün Allah’ın izniyle bu işin altından kalktık, 3 yıl gibi kısa sürede şehirlerimizi yeniden imar ve ihya ettik. Sözümüzü tuttuk" dedi.
06 Şubat 2026 Cuma - 11:38
TVHB Başkanı Eroğlu: "Elim felakette hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşımızı rahmetle anıyoruz"
Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, "Elim felakette hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşımızı, Hatay’da 14, Kahramanmaraş’ta 9, Osmaniye’de 3, Gaziantep’te 2 ve Adıyaman’da 1 olmak üzere 29 meslektaşımızı, 10 öğrencimizi ve 2 yardımcı personelimizi bir kez daha rahmetle anıyor, ailelerine ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz" dedi. TVHB, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada depremlerde hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşı ve Hatay’da 14, Kahramanmaraş’ta 9, Osmaniye’de 3, Gaziantep’te 2 ve Adıyaman’da 1 olmak üzere 29 meslektaşını, 10 öğrenciyi ve 2 yardımcı personeli rahmetle andı. ‘Asrın felaketi’ olarak geçen büyük depremin yıl dönümünde milletçe yaşanan tarifsiz acıyı bir kez daha derinden hissettiklerini belirten Eroğlu, "Bu elim felakette hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşımızı, Hatay’da 14, Kahramanmaraş’ta 9, Osmaniye’de 3, Gaziantep’te 2 ve Adıyaman’da 1 olmak üzere 29 meslektaşımızı, 10 öğrencimizi ve 2 yardımcı personelimizi bir kez daha rahmetle anıyor; ailelerine ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Depremler toplumun tüm kesimlerinde derin yaralar bırakmış, sosyal, ekonomik ve çevresel düzen üzerinde kalıcı etkiler oluşturmuştur. Depremler hem insan hayatını hem de çok sayıda evcil, çiftlik ve yabani hayvanın yaşamını da etkilemiştir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak daha önce yaşanan deprem ve sel felaketlerinde olduğu gibi 6 Şubat merkezli depremlerde de afetin ilk anından itibaren insan ve hayvan sağlığını koruma sorumluluğuyla harekete geçerek, yaraların sarılması için tüm imkanlarımızı seferber ettik" ifadelerini kullandı. "Enkazdan çıkarılan hayvanların sağlık taramaları ve tedavileri yapıldı" Eroğlu, "Deprem bölgelerinde enkaz altından çıkarılan hayvanların sağlık taramaları ve tedavileri yapılmış, sahipsiz kalan hayvanların güvenli alanlara nakli sağlanmış, zoonotik hastalıkların yayılmasını önlemek için çalışmalar yürütülmüş ve su ile gıda güvenliğinin sağlanması için yoğun çaba harcanmıştır. Mesleki uzmanlık ve fedakarlıklarıyla veteriner hekimler afet yönetiminin ayrılmaz bir parçası olduklarını ortaya koyarak, sahada her türlü zorluğa rağmen görevlerini sürdürmüştür. Afet yönetiminin yalnızca müdahaleden ibaret olmadığı, risklerin önceden azaltılması, etkili kriz yönetimi ve sürdürülebilir iyileştirme süreçlerini kapsayan bütüncül bir yaklaşımı gerektirdiği açıktır" dedi. "Meslektaşlarımızın zararlarının bir kısmının karşılanması gerekliliktir" Depremde kliniği ve deposu yıkılan veteriner hekimlerin tüm ilaç stoklarının zayi olduğunu ifade eden Eroğlu, "Bölgedeki veteriner hekimlere devlet tarafından kayıplarının telafisine yönelik herhangi bir destek de sağlanmamıştır. Meslektaşlarımızın zararlarının bir kısmının karşılanması, yalnızca onların değil, aynı zamanda bölgedeki hayvancılığın da ayakta kalabilmesi için hayati bir gerekliliktir. Elektrik ve internet kesintileri gibi altyapı eksiklikleri nedeniyle İlaç Takip Sistemi ve ATS sistemlerine erişimde aksaklıklar yaşanmakta, bu durum veteriner hekimleri cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Deprem bölgesindeki veteriner hekimler için ilaç stoklarının güncellenmesi ve geçmiş kayıplar sebebiyle uygulanacak cezai işlemler konusunda esneklik sağlanmalıdır. Aksi takdirde meslektaşlarımızın görevlerini yerine getirmesi imkansız hale gelecektir" açıklamasında bulundu. "Veteriner hekimlerin kendi iş yerlerine kavuşması artık bir zorunluluktur" TOKİ projeleri kapsamında veteriner hekimlerin kendi iş yerlerine kavuşması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, "İş yeri kiralarındaki fahiş artış, yem fiyatlarının yükselmesi ve hayvancılığın ciddi oranda gerilemesi, mevcut veteriner kliniklerinin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Rezerv ilan edilen veya edilmeyen inşaat alanlarındaki gecikmeler nedeniyle yeni bir iş yeri bulmak da büyük bir sorun haline gelmiştir. Uzun vadeli kredilerle desteklenen TOKİ projeleri kapsamında veteriner hekimlerin kendi iş yerlerine kavuşması artık bir zorunluluktur. Bölgede görev yapan meslektaşlarımız, ekonomik olarak büyük bir darboğaza sürüklenmiştir. Bu nedenle uzun vadeli, düşük faizli kredi imkanları ivedilikle sağlanmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. "Veteriner hekimlerin yokluğu halk sağlığını ve hayvancılık sektörünü doğrudan tehdit etmektedir" TVHB olarak yıkılan kliniklerin yerine yenilerinin yapılabilmesi için ayni ve nakdi yardımların yapılması yönündeki taleplerini yineleyen Eroğlu, "Veteriner hekimlerin bilgi birikimi ve uzmanlığı sadece hayvan sağlığını değil, aynı zamanda insan sağlığını ve toplum refahını da doğrudan etkilemektedir. Unutulmamalıdır ki veteriner hekimlerin yokluğu, halk sağlığını, gıda güvenliğini ve hayvancılık sektörünü doğrudan tehdit etmektedir. Veteriner hekimlerin sesi duyulmalı, talepleri görmezden gelinmemelidir. Meydana gelebilecek doğal afet ve kriz anlarında halk sağlığının korunması, hayvan sağlığının gözetilmesi ve gıda güvenliğinin sağlanması adına yetkililerle iş birliği içinde çalışmaya her zaman hazır olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımızı ve meslektaşlarımızı rahmetle anıyor, milletimize başsağlığı diliyoruz" dedi.
06 Şubat 2026 Cuma - 10:41
Ankara’da özel reçeteye tabi ilaçları kanuna aykırı yöntemlerle toplayıp satmaya hazırlanan 2 şüpheli tutuklandı
Ankara’da kanun dışı yollarla topladıkları özel reçeteye tabi ilaçları piyasaya sürerek haksız kazanç elde etmek isteyen 2 kişi, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Operasyonda 15 milyon lira değerinde 99 bin 404 adet hap ele geçirildi. Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesi ekipleri, kaçak yollarla elde ettikleri ve satışı özel izinle yapılan kalp-damar, astım, tansiyon, mide ve nörolojik ilaçları piyasaya sürerek halk sağlığını tehdit eden şüphelilere yönelik operasyon düzenledi. İcra edilen operasyonda gözaltına alınan 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zanlıların Çankaya’daki adreslerinde yapılan aramalarda 15 milyon lira değerinde 55 bin 724 adet çeşitli tıbbi ilaç ile yurt dışında üretimi gerçekleştirilen 43 bin 680 adet uyuşturucu etkenli narkotik ecza ilacı olmak üzere toplam 99 bin 404 adet hap ele geçirildi.
06 Şubat 2026 Cuma - 10:37
Bakan Tekin’den 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla anma mesajı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı sebebiyle anma mesajı yayımladı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Bakan Tekin, mesajında şu ifadeleri kullandı: "6 Şubat 2023’te yaşadığımız büyük felaketin üzerinden üç yıl geçti. O gün yitirdiğimiz canların bıraktığı keder, milletimizin vicdanında yaşamaya devam ediyor. Kaybettiğimiz her bir vatandaşımızın, bilhassa evlatlarımızın ve öğretmenlerimizin hatırası eğitim ailemiz için unutulması mümkün olmayan emanetlerdir. Mesuliyet telakkimizde ve geleceğe bakışımızda kalıcı izler bırakan depremlerin ardından tezahür eden fedakarlık, feraset ve dayanışma, bu milletin en müşkül zamanlarda dahi ortak bir vicdanla hareket edebildiğini bir kez daha göstermiştir. Kaybettiğimiz her evladımız, her öğretmenimiz, bizlere insanı merkeze alan bir maarif anlayışını daha güçlü şekilde yaşatma vazifemizi hatırlatmaktadır. Onların hatıralarını yaşatmak, gelecek nesillere karşı taşıdığımız bir vecibedir. Bu acı tecrübeden süzülen müşterek idrakle çocuklarımızın, gençlerimizin ve öğretmenlerimizin yarınlara güvenle yürüyebileceği bir eğitim iklimini kuvvetlendirme kararlılığındayız. Hafızamızı ve sorumluluk şuurumuzu canlı tutmayı, benzer acıların tekerrür etmemesi için en mühim görevimiz telakki ediyoruz. Geçtiğimiz üç yıl boyunca okulu dört duvardan ibaret görmeden, yaşanan sarsıntının izlerini hafifletmek için çocuklarımızı ve gençlerimizi eğitimle hayata bağlamaya, yaraları birlikte sarmaya gayret ettik. 6 Şubat depremlerinin ardından yaklaşık 3 milyon 920 bin öğrenci ve 220 bin öğretmeni kapsayan kapsamlı bir eğitim seferberliğini hayata geçirdik. Afet öncesinde 11 ilde 11 bin 567 okulda, 119 bin 200 derslikte sürdürülen eğitim öğretim faaliyetleri, depremlerle birlikte ağır bir darbe aldı; bin 295 okul ve 9 bin 799 derslik kullanılamaz hale gelirken 10 bin 272 okul ve 109 bin 401 derslik hasarsız ya da az hasarlı olarak tespit edildi. Bu tablo karşısında Bakanlığımız bölgede eğitimi ivedilikle yeniden ayağa kaldırmayı stratejik bir öncelik olarak ele aldı." "921 okul yapımı tamamlanmış, 649 okulun inşası devam etmekte" Bugüne kadar bölgede yapımı tamamlanan derslik sayısının 14 bin 304’e ulaştığını belirten Bakan Tekin, 9 bin 763 dersliğin inşasının devam ettiğini aktardı. Tekin, "Güçlendirme kapsamında 2 bin 965 derslik tamamlanırken bin 72 derslikte çalışmalar sürüyor. Okul bazında ise 921 okul yapımı tamamlanmış, 649 okulun inşası devam etmekte, güçlendirme çalışmaları 233 okulda tamamlanmış, 70 okulda sürmektedir. Deprem öncesinde 11 ilde 119 bin 200 derslik bulunurken 9 bin 799 derslik kullanılamaz hale gelmiş, 109 bin 401 derslik eğitim sürecine devam etmiştir. Devam eden yatırımlar tamamlandığında deprem bölgesinde toplam derslik sayısı 137 bin 505’e ulaşacak, böylece kapasite deprem öncesinin yüzde 15 üzerine taşınacaktır. Bu yeniden inşa hamlesi fiziki kapasiteyle sınırlı kalmadı; öğrencinin doğrudan desteklenmesini esas alan mali ve pedagojik adımlar da eş zamanlı olarak devreye alındı" ifadelerini kullandı. "5 milyon 280 bin yardımcı kaynak kitap öğrencilere ulaştırıldı" Deprem sonrası dönemde sınav süreçlerinin ve insan kaynağı yönetiminin, özel düzenlemelerle yapılandırıldığını kaydeden Bakan Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Liselere Geçiş Sistemi kapsamında Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, Osmaniye illeri ile Gaziantep’in Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde öğrenim gören öğrenciler için 2023 yılında her 30 kontenjana 2, 2024 ve 2025 yıllarında ise her 30 kontenjana 1 ek kontenjan tanımlandı. Bu uygulamayla depremden doğrudan etkilenen öğrencilerin merkezî sınavla öğrenci alan okullara erişimi kolaylaştırıldı; yerleştirmeler puan üstünlüğü ve tercih önceliğine göre merkezî sistem üzerinden gerçekleştirildi. 2023-2025 yılları arasında depremzede YKS adayları için devlet ve vakıf üniversitelerinde genel kontenjanda herhangi bir eksiltmeye gidilmeden yüzde 25’e varan ek kontenjan uygulaması hayata geçirildi. Bu düzenlemeyle afet bölgesinde ikamet eden gençlerimizin kendi illerindeki üniversitelere erişimi kolaylaştırılmış, yükseköğretimde fırsat eşitliği güçlendirilmiş oldu. Ayrıca öğrenme kayıplarının YKS sürecini sekteye uğratmaması amacıyla telafi programları devreye alındı; 9-12. sınıflar için 26 telafi kaynağı ve 16 konu pekiştirme kitabı hazırlandı, 5 milyon 280 bin yardımcı kaynak kitap öğrencilere ulaştırıldı. YKS’ye hazırlanan öğrenciler için ayrıca 1 milyon 74 bin yaprak test basılarak dağıtıldı. Destekleme ve yetiştirme kursları ile yaz okulları aracılığıyla on binlerce öğrenciye akademik destek sağlandı; yalnızca 2023 yaz döneminde deprem bölgesindeki 11 ilde açılan kurslardan 62 bin 476 öğrenci faydalandı." "2025 eğitim öğretim yılında 348 milyon 905 bin 408 lira eğitim öğretim desteği sağlandı" Öğrenci hareketliliğinin esnek ve koruyucu bir çerçevede yönetildiğini vurgulayan Tekin, "Afet bölgesindeki öğrencilerin talepleri doğrultusunda ülke genelindeki okullara nakilleri kolaylaştırıldı; 2022-2023 ikinci döneminde devamsızlık hükümlerinden muafiyet sağlandı, not oluşmayan derslerde birinci dönem puanları yıl sonu puanı olarak kabul edildi ve öğrenciler sorumlu geçiş hakkıyla üst sınıfa alındı. Geçici barınma merkezlerinde kalan ya da taşımalı eğitim kapsamındaki öğrenciler için açık öğretime geçiş imkanı tanındı. 1 Eylül-30 Aralık 2025 tarihleri arasında yalnızca ortaöğretimde deprem bölgesinden diğer illere yapılan nakil sayısı 1.301’e ulaştı. Aynı zamanda parasız yatılılık, bursluluk ve pansiyon imkanları genişletildi; depremzede öğrenciler ülke genelindeki boş pansiyon kontenjanlarına doğrudan yerleştirildi, burslu öğrencilerin hakları kesintisiz sürdürüldü, anne veya babasını kaybeden 820 öğrenciye ayrıca eğitim desteği sağlandı. Ayrıca Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ile Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerindeki özel okullarda öğrenim gören 12 bin 689 öğrenciye 2024-2025 eğitim öğretim yılında 348 milyon 905 bin 408 lira eğitim öğretim desteği sağlandı" dedi. "148 bini aşkın öğretmene afet sonrası psikososyal destek seminerleri verildi" İki yıl içinde toplam destek tutarının 733 milyon 483 bin 728 liraya ulaştığını ve bu ödemelerin 2025-2026 eğitim öğretim yılında da sürdürüldüğünü hatırlatan Tekin, şöyle konuştu: "Böylece derslik kadar çocuğun kendisi de merkeze alındı; rakamların arkasındaki hayatlara temas eden bir iyileşme hattı kuruldu. Eğitim altyapısı güçlendirilirken yapısal güvenlik boyutu da sistematik biçimde odağa alındı. Bakanlığımız tarafından yürütülen Risk Kalkanı Projesi kapsamında okul binalarının sismik dayanıklılığı ülke genelinde teknik ve mali ölçütlerle değerlendiriliyor; afetlerin hemen ardından hasar tespitleri hızla yapılarak gerekli yapısal müdahaleler gerçekleştiriliyor. UNICEF ve Dünya Bankası iş birlikleriyle deprem bölgesinde ve dezavantajlı gruplarda özel eğitim ile mesleki becerilerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Amacımız, bugünün yaralarını sararken yarının eğitim yapısını daha dirençli bir zemine oturtmak. Eş zamanlı olarak psikososyal iyileşme ve öğrenme kayıplarının telafisi birlikte ele alındı. 148 bini aşkın öğretmene afet sonrası psikososyal destek seminerleri verilirken öğretmen, öğrenci ve veliler için ayrı ayrı yapılandırılmış psikoeğitim programları uygulamaya alındı, rehber öğretmenler aracılığıyla travma odaklı çalışmalar sahaya yayıldı. Erken çocukluk eğitim setleri, konteyner teknoloji tasarım atölyeleri, öğrenme kayıplarını giderme projeleri ve Mobil Bilim Merkezi faaliyetleriyle akademik toparlanma desteklenirken yalnız Kahramanmaraş, Gaziantep ve Malatya’daki çadır ve konteyner alanlarında yaklaşık 25 bin öğrenciye bilim temelli etkinliklerle ulaşıldı. Böylece eğitim, yalnızca binaların onarımıyla sınırlı kalmadı; çocuğun zihnine, öğretmenin dayanıklılığına ve ailenin iyilik haline uzanan bütüncül bir yeniden ayağa kalkma sürecine dönüştü. Öğretmen hareketliliği ve yeni atamalar da sürecin kritik ayaklarından biri oldu. Deprem bölgesindeki öğretmenlerden talep edenler başka illere atanırken ülke genelinden gönüllü öğretmenler afet bölgesinde görevlendirildi; sağlık özrü ve aile birliği gerekçeleri hızlandırılmış biçimde sonuçlandırıldı. 2023 yılı sözleşmeli öğretmen atamalarında 21 bin 569 öğretmen doğrudan deprem bölgesindeki illere yerleştirildi; ayrıca ihtiyaç duyulan alanlarda 901 öğretmen geçici görevlendirmeyle sahaya destek verdi. Yeni atanan ya da görev yeri değişen öğretmenlere öğretmenevlerinde konaklama sağlandı. Kaybımız büyük, acımız hala taze. Fakat 6 Şubat’tan aldığımız ders de nettir: Eğitimin bir veçhesi de felaket karşısında hayatı savunan, toplumu ayakta tutan ve yeniden ayağa kaldıran bir direnç hattı olmasıdır. Bugün geldiğimiz noktada geliştirdiğimiz yaklaşımlar, geçmişte yaşanan acıları daha bilinçli, daha dikkatli ve sorumluluk bilincini merkeze alan bir eğitim anlayışına dönüştürmeye yöneliktir. Bizlere düşen, bu büyük kaybın ardından emaneti daha sağlam yapılarla, daha güçlü bir eğitim iradesiyle ve daha yüksek bir sorumluluk duygusuyla geleceğe taşımaktır. Bu vesileyle 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum, onların aziz hatıralarını dualarla yad ediyorum. Yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Yüce Rabbim milletimize sabır, dirayet ve huzur ihsan eylesin; ülkemizi her türlü afetten ve kötülükten muhafaza buyursun."
06 Şubat 2026 Cuma - 10:33
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer: "Devletimiz, şehirlerimizi yeniden ihya ve inşa etmek için geçen 3 yılda kararlılıkla çalışmalarını sürdürüyor"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, "Depremin ilk anından itibaren devletimiz, yaralarımızı sarmak, şehirlerimizi yeniden ihya ve inşa etmek için geçen 3 yılda kesintisiz olarak bölgede kararlılıkla çalışmalarını sürdürüyor" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümü nedeniyle sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada 11 ilde meydana gelen depremlerin ardından yaşanılan acının ilk günkü gibi 85 milyonun yüreğinde olduğunu belirtti. Tuncer, "Yitirdiğimiz tüm canlarımızı rahmetle, dualarla yad ediyoruz. Yakınlarını, sevdiklerini kaybeden her bir kardeşimize, aziz milletimize başsağlığı diliyoruz. Hüznümüz daim, bir yanımız hep buruk. Birbirimizden güç alarak yüreklerimizi ve gayretlerimizi birleştirerek, iyiliği çoğaltarak en zor zamanları aştığımız gibi asrın felaketi karşısında asrın birlikteliği ile dayanışmamız büyüdü, birlik ve kardeşlik umutları çoğaldı. Depremin ilk anından itibaren vatandaşlarımızın yanında olan devletimiz, yaralarımızı sarmak, şehirlerimizi yeniden ihya ve inşa etmek için geçen 3 yılda kesintisiz olarak bölgede kararlılıkla çalışmalarını sürdürüyor" ifadelerine yer verdi. "Topyekün olarak şehirlerimizi ayağa kaldırıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde atılan her adımın arkasında sağlam bir irade ve yılmaz bir kararlılık olduğunu dile getiren Tuncer, "Şehirlerimizin güçlenerek, geleceğe güvenle yeniden ayağa kalkması için gece gündüz çalışan her bir fedakar yüreğin emeği, bilgisi, tecrübesi ve gayreti var. Milletimizin devletimize olan sarsılmaz güveni var. Her bir yüreğe, emeğe müteşekkiriz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız başta olmak üzere tüm bakanlıklarımız ve kurumlarımız depremden etkilenen şehirlerde kapsamlı olarak yeniden inşa ve ihya sürecini sürdürüyor. Bugüne kadar vatandaşlarımıza teslim edilen 455 bin konut ve iş yeriyle birlikte altyapı, üstyapı, ulaşım ve haberleşme başta olmak üzere okullar, hastaneler, camiler, tarihi yapılarla, sanayisi, çevresi, yeşil alanlarıyla topyekün olarak şehirlerimizi ayağa kaldırıyoruz. Afetlere dirençli, planlı, çocukların sokaklarında güvenle oynadığı, ailelerin huzurla yaşadığı, geleceğe umutla bakan şehirler inşa etmek gayemizde ve gayretimizde kararlıyız" dedi.
06 Şubat 2026 Cuma - 10:23
AK Parti Genel Başkanvekili Ala: "11 bin kilometrelik altyapı çalışması ile bölgenin geleceği için sağlam bir zemin oluşturuldu"
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, "455 bin 357 yeni, güvenli, modern konut ve yapının anahtarlarını sahiplerine teslim ettik. 11 bin kilometrelik altyapı çalışması ile bölgenin geleceği için sağlam bir zemin oluşturuldu " dedi. AK Parti Genel Başkanvekili Ala, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, kederli yakınlarına ise baş sağlığı diledi. Ala, açıklamasında, 11 ilde ve 108 bin kilometrekarelik bir alanda 14 milyon insanı etkileyen büyük bir felaket yaşandığına dikkati çekerek, "Kaybettiklerimizi geri getiremesek de hayatın hızla normale dönmesi için ‘Asrın İnşa Seferberliği’ni başlattık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde, kararlılıkla yola çıktık. İlk temel, depremin 15. gününde atıldı, 45. günde ilk köy konutları teslim edildi ve 27 Aralık 2025 itibarıyla 455 bin 357 yeni, güvenli, modern konut ve yapının anahtarlarını sahiplerine teslim ettik. Bütün bunların yanında şehirlerin ruhu da ihya edildi. Tarihî dokular aslına uygun şekilde yeniden hayat buldu. 11 bin kilometrelik altyapı çalışması ile bölgenin geleceği için sağlam bir zemin oluşturuldu. Bu büyük dönüşümün arkasında; kararlı bir siyasi irade, seferber olmuş bir millet ve bu ikisini buluşturan güçlü bir inanç vardı. Mühendisinden işçisine, kamu kurumlarımızdan sivil topluma herkes omuz verdi. Dünyaya afet sonrası hızla toparlanma konusunda ‘Türkiye Modeli’ni armağan eden bu seferberlik, artık küresel bir referans haline gelmiştir" ifadelerine yer verdi.
06 Şubat 2026 Cuma - 10:19
Ankara’da depo alevlere teslim oldu
Ankara’nın Polatlı ilçesinde bir depoda çıkan yangın büyük zarara yol açtı. Edinilen bilgilere göre, Polatlı ilçesine bağlı Türktaciri Mahallesi’nde gece Zülfikar Baysan’a ait depoda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, deponun içerisinde bulunan traktör, 5 tonluk yakıt deposu ve gübrelerin tamamını sardı. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin uzun süren çalışmalarının ardından yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Depodaki traktör ile tüm tarım ekipmanları ve malzemelerin yandığı olayla ilgili inceleme başlatıldı.
06 Şubat 2026 Cuma - 10:16
Ankara’da öğrencilerden 6 Şubat depreminde hayatını kaybedenler için saygı duruşu
Ankara’nın Mamak ilçesindeki Şehitlik Ortaokulu’nda öğrenciler, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulundu. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler 3. yılında anılıyor. Ankara’nın Mamak ilçesindeki Şehitlik Ortaokulu’nda depremde hayatını kaybedenler için sabah 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşunun ardından 6 Şubat depremine Malatya’da yakalanan öğretmen Semra Demirhan Yıldız bir konuşma gerçekleştirdi. Yıldız, "Görev yaptığım okuluma, yanımda duran, karşıma çıkan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Rabbim, hayatının kaybeden tüm vatandaşlarımıza rahmet eylesin. Yakınlarını kaybedenlere ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Yüce Rabbim, ülkemizi ve milletimizi bir daha böyle acılarla, böyle afetlerle sınamasın" diye konuştu. Yıldız’ın konuşmasının ardından ilk ders zili çaldı.
06 Şubat 2026 Cuma - 10:11
Ankara’da 2 katlı depoda yangın
Ankara’da 2 katlı bir depoda çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürülerek kontrol altına alındı. Edinilen bilgiye göre, Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi’nde 2 katlı bir depoda gece saatlerinde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Çıkan yangın itfaiye ekiplerince kontrol altına alınarak söndürüldü. Paniğe neden olan olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, yangının çıktığı depoda hasar oluştu.
06 Şubat 2026 Cuma - 10:08
KAMİAD Genel Başkanı Adıgüzel: "Türkiye’nin yeniden inşasında, devletimizin ve milletimizin yanında olmaya devam edeceğiz"
Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği (KAMİAD) Genel Başkanı Ali Adıgüzel, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin milletin hafızasında derin bir acı olarak yerini koruduğunu belirterek, "Türkiye’nin yeniden inşasında, devletimizin ve milletimizin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. KAMİAD Genel Başkanı Adıgüzel, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarak, ailelerine başsağlığı diledi. KAMİAD olarak deprem sonrası süreçte yalnızca yeniden inşa çalışmalarında değil, sahada da devletin yanında yer aldıklarını vurgulayan Adıgüzel, önemli sorumluluklar üstlendiklerini ifade etti. Türkiye’de ilk kez bir sivil toplum kuruluşu olarak 30 kişilik teknik ekipleriyle hasar tespit çalışmalarına aktif katkı sağladıklarını belirten Adıgüzel, aynı zamanda maddi yardımlar ve enkaz kaldırma çalışmalarına verilen desteklerle depremzedelerin yaralarını sarmak için seferber olduklarını kaydetti. Müteahhitlik sektörünün en büyük sorumluluğunun güvenli yapılar üretmek olduğuna dikkat çeken Adıgüzel, mühendislik ve denetimden asla taviz verilmemesi gerektiğini, can güvenliğinin her şeyin üzerinde tutulmasının şart olduğunu dile getirdi. KAMİAD olarak duruşlarının net olduğunu ifade eden Ali Adıgüzel, "Türkiye’nin yeniden inşasında, devletimizin ve milletimizin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.
06 Şubat 2026 Cuma - 09:55
MİT’ten Mossad casusuna operasyon
Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi’ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı.MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar sonucu Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu gözaltına alındı.Mermer tüccarlığından İsrail casusluğunaMaden Mühendisi olan Mehmet Budak Derya, 2005 yılında kendi şirketini kurdu, Mersin Silifke’de mermer ocağı açtı. Dünyanın birçok ülkesine ticaret yapmaya başladı. Bu sayede İsrail İstihbarat Servisi’nin dikkatini çekti.İsrail’in kurduğu paravan şirketin yetkilisi Ali Ahmed Yassın kod adlı şahıs, Eylül 2012’de Mehmet Budak Derya’yı ofisinde ziyaret ederek şirketinin onunla iş yapmak istediğini söyledi. Patronları ile tanışması için Avrupa’da bir ülkeye davet etti. Bunu bir iş fırsatı olarak gören Mehmet Budak Derya, Ocak 2013’te Avrupa’da şirketi sahibi kimliği altında İsrail İstihbarat Servisi mensupları ile bir araya geldi. Mehmet Budak Derya ile bir araya geldiği kişiler yapacakları mermer ticaretine ilişkin hususları görüştü. Kod adı Luis olan İsrail istihbaratçısı, M.B. Derya’ya Filistin asıllı Türk vatandaşı Veysel Kerimoğlu’nu işe almasını söyledi. Mehmet Budak Derya, Kerimoğlu ile birlikte yürüttükleri faaliyetler hakkında kendilerine bilgi vermeleri yönünde talimat aldı. Eş zamanlı olarak Mehmet Budak Derya ile ilk irtibatı kuran Ali Ahmed Yassın da Veysel Kerimoğlu’nu M.B. Derya ile çalışması hususunda yönlendirdi.Kaynaklarının konumunu yükseltmek için işçi buldularİsrail İstihbarat Servisi mensuplarından aldığı talimat doğrultusunda Veysel Kerimoğlu’nu işe alan ve maaşını bile istihbaratçılardan temin eden Mehmet Budak Derya, arkadaşlık ilişkisi de geliştirdi. M.B. Derya, V. Kerimoğlu ile attıkları her adımı İsrail servisi ile paylaştı. Mehmet Budak Derya, Veysel Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini arttırdı. Yine V. Kerimoğlu sayesinde tanıştığı, İsrail’in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirdi. Bu şahıslar hakkında topladığı bilgileri İsrail servisine aktardı. İsrail’in Gazze’yi işgal politikası çerçevesinde tesis ettiği ticari ilişkileri de kullanarak Gazze’ye giriş izni almaya çalıştı. Gazze’de aradığı depoların fotoğraflarını İsrail istihbaratına iletti.İsrail Servisi’nin desteği ile işlerini büyüttüTicari faaliyetlerini mermer alanıyla kısıtlamak istemeyen Veysel Kerimoğlu, 2016 yılı başlarında Mehmet Budak Derya’ya dron parçaları ticareti yapmaları üzerine bir teklifte bulundu. Attıkları her adımı İsrail servisine bildiren M.B. Derya, bu teklifi anında görüştüğü istihbaratçılara iletti. İsrail servisinin de işine gelen bu girişimin ilk numuneleri de İsrail İstihbarat Servisi tarafından temin edildi. Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu’nun birlikte dron satmaya çalıştığı Mohamed Zouari, İsrail İstihbarat Servisi tarafından Aralık 2016’da Tunus’ta suikasta uğradı.Üçüncü ülke görüşmesiMehmet Budak Derya, İsrail istihbaratı ile 2013’te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdürdü. Bu süreç içerisinde Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdi.İsrail servisinin testlerini geçtiİsrail servisi, uzun yıllardır yürüttükleri operasyonu riske atmamak adına gizliliğe son derece önem veriyordu. Bu kapsamda, İsrail servisi Mehmet Budak Derya’ya kriptolu bir haberleşme sistemi sağladı. Ayrıca, M.B. Derya sıkı tedbirler çerçevesinde 2016 yılında bir Asya ülkesinde yalan makinesi uygulamasına tabi tutuldu. M.B. Derya testi başarı ile tamamladı. Yalan makinesi testine girmesi sonrasında durumun ciddiyetini anlayan M.B. Derya, içinde bulunduğu faaliyet konusunda daha da hassas davranmaya başladı. İsrail servisi tarafından M.B. Derya’ya ikinci yalan makinesi testi Ağustos 2024’te bir Avrupa ülkesindeki otelde yapıldı. İsrail’in Bu testini de sorunsuz atlatan Derya, operasyonda bir üst aşamaya geçti. Mehmet Budak Derya, İsrail İstihbarat Servisi mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden sim kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim bilgileri ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına iletti.Paravan şirket kuracakken yakalandıOcak 2026’da yurt dışında İsrail İstihbarat Servisi görevlileri ile çok önemli bir görüşme yapan Mehmet Budak Derya’nın operasyonel amaçlarla kullanılmak üzere yurt dışında paravan bir firma kurması yönünde planlar yapıldı. Yapılan planlamaya göre; söz konusu kurulacak paravan firmalar ile uluslararası ticari tedarik zincirine sızılması amaçlandı. Paravan şirket aracılığı ile İsrail İstihbarat Servisi’nin belirlediği ülkelerden temin edilecek ürünlerin yine İsrail servisi tarafından nihai kullanıcının bulunduğu ülkeye sevkiyatı koordine edilecekti. Planlamaya göre, sevkiyat sürecinde Asya ülkelerinde faaliyet gösteren yasal üç firma bulunacak ve bahse konu firmalar ile işbirliği yapılacaktı. Bulunacak firmalardan ilki, ürünleri piyasadan temin ederek deposuna alacak ve ambalajlarını değiştirecekti. İkinci firma ürünleri ilk firmadan teslim alarak kendi deposunda bir süre muhafaza edecekti. Üçüncü firma ise ikinci firmadan teslim alacağı söz konusu ürünleri İsrail İstihbarat Servisince satılması istenen nihai kullanıcıya ait şirkete ihraç edecekti. Mehmet Budak Derya idaresinde kurulacak paravan firmanın görevi, ürünlerin temininden ihraç aşamasına kadar olan tedarik zincirini İsrail İstihbarat Servisi adına yönetmekti. M.B. Derya’nın servis görevlileri ile Ocak 2026’da yaptığı son görüşmede de bu plan çerçevesinde paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, web sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaları ele alındı.MİT’ten kaçamadılarBir süredir MİT’in takibinde olan Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu; MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltına alındı.
06 Şubat 2026 Cuma - 09:38
MİT’ten Mossad casusuna operasyon
Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi’ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı.MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar sonucu Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu gözaltına alındı.Mermer tüccarlığından İsrail casusluğunaMaden Mühendisi olan Mehmet Budak Derya, 2005 yılında kendi şirketini kurdu, Mersin Silifke’de mermer ocağı açtı. Dünyanın birçok ülkesine ticaret yapmaya başladı. Bu sayede İsrail İstihbarat Servisi’nin dikkatini çekti.İsrail’in kurduğu paravan şirketin yetkilisi Ali Ahmed Yassın kod adlı şahıs, Eylül 2012’de Mehmet Budak Derya’yı ofisinde ziyaret ederek şirketinin onunla iş yapmak istediğini söyledi. Patronları ile tanışması için Avrupa’da bir ülkeye davet etti. Bunu bir iş fırsatı olarak gören Mehmet Budak Derya, Ocak 2013’te Avrupa’da şirketi sahibi kimliği altında İsrail İstihbarat Servisi mensupları ile bir araya geldi. Mehmet Budak Derya ile bir araya geldiği kişiler yapacakları mermer ticaretine ilişkin hususları görüştü. Kod adı Luis olan İsrail istihbaratçısı, M.B. Derya’ya Filistin asıllı Türk vatandaşı Veysel Kerimoğlu’nu işe almasını söyledi. Mehmet Budak Derya, Kerimoğlu ile birlikte yürüttükleri faaliyetler hakkında kendilerine bilgi vermeleri yönünde talimat aldı. Eş zamanlı olarak Mehmet Budak Derya ile ilk irtibatı kuran Ali Ahmed Yassın da Veysel Kerimoğlu’nu M.B. Derya ile çalışması hususunda yönlendirdi.Kaynaklarının konumunu yükseltmek için işçi buldularİsrail İstihbarat Servisi mensuplarından aldığı talimat doğrultusunda Veysel Kerimoğlu’nu işe alan ve maaşını bile istihbaratçılardan temin eden Mehmet Budak Derya, arkadaşlık ilişkisi de geliştirdi. M.B. Derya, V. Kerimoğlu ile attıkları her adımı İsrail servisi ile paylaştı. Mehmet Budak Derya, Veysel Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini arttırdı. Yine V. Kerimoğlu sayesinde tanıştığı, İsrail’in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirdi. Bu şahıslar hakkında topladığı bilgileri İsrail servisine aktardı. İsrail’in Gazze’yi işgal politikası çerçevesinde tesis ettiği ticari ilişkileri de kullanarak Gazze’ye giriş izni almaya çalıştı. Gazze’de aradığı depoların fotoğraflarını İsrail istihbaratına iletti.İsrail Servisi’nin desteği ile işlerini büyüttüTicari faaliyetlerini mermer alanıyla kısıtlamak istemeyen Veysel Kerimoğlu, 2016 yılı başlarında Mehmet Budak Derya’ya dron parçaları ticareti yapmaları üzerine bir teklifte bulundu. Attıkları her adımı İsrail servisine bildiren M.B. Derya, bu teklifi anında görüştüğü istihbaratçılara iletti. İsrail servisinin de işine gelen bu girişimin ilk numuneleri de İsrail İstihbarat Servisi tarafından temin edildi. Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu’nun birlikte dron satmaya çalıştığı Mohamed Zouari, İsrail İstihbarat Servisi tarafından Aralık 2016’da Tunus’ta suikasta uğradı.Üçüncü ülke görüşmesiMehmet Budak Derya, İsrail istihbaratı ile 2013’te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdürdü. Bu süreç içerisinde Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdi.İsrail servisinin testlerini geçtiİsrail servisi, uzun yıllardır yürüttükleri operasyonu riske atmamak adına gizliliğe son derece önem veriyordu. Bu kapsamda, İsrail servisi Mehmet Budak Derya’ya kriptolu bir haberleşme sistemi sağladı. Ayrıca, M.B. Derya sıkı tedbirler çerçevesinde 2016 yılında bir Asya ülkesinde yalan makinesi uygulamasına tabi tutuldu. M.B. Derya testi başarı ile tamamladı. Yalan makinesi testine girmesi sonrasında durumun ciddiyetini anlayan M.B. Derya, içinde bulunduğu faaliyet konusunda daha da hassas davranmaya başladı. İsrail servisi tarafından M.B. Derya’ya ikinci yalan makinesi testi Ağustos 2024’te bir Avrupa ülkesindeki otelde yapıldı. İsrail’in Bu testini de sorunsuz atlatan Derya, operasyonda bir üst aşamaya geçti. Mehmet Budak Derya, İsrail İstihbarat Servisi mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden sim kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim bilgileri ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına iletti.Paravan şirket kuracakken yakalandıOcak 2026’da yurt dışında İsrail İstihbarat Servisi görevlileri ile çok önemli bir görüşme yapan Mehmet Budak Derya’nın operasyonel amaçlarla kullanılmak üzere yurt dışında paravan bir firma kurması yönünde planlar yapıldı. Yapılan planlamaya göre; söz konusu kurulacak paravan firmalar ile uluslararası ticari tedarik zincirine sızılması amaçlandı. Paravan şirket aracılığı ile İsrail İstihbarat Servisi’nin belirlediği ülkelerden temin edilecek ürünlerin yine İsrail servisi tarafından nihai kullanıcının bulunduğu ülkeye sevkiyatı koordine edilecekti. Planlamaya göre, sevkiyat sürecinde Asya ülkelerinde faaliyet gösteren yasal üç firma bulunacak ve bahse konu firmalar ile işbirliği yapılacaktı. Bulunacak firmalardan ilki, ürünleri piyasadan temin ederek deposuna alacak ve ambalajlarını değiştirecekti. İkinci firma ürünleri ilk firmadan teslim alarak kendi deposunda bir süre muhafaza edecekti. Üçüncü firma ise ikinci firmadan teslim alacağı söz konusu ürünleri İsrail İstihbarat Servisince satılması istenen nihai kullanıcıya ait şirkete ihraç edecekti. Mehmet Budak Derya idaresinde kurulacak paravan firmanın görevi, ürünlerin temininden ihraç aşamasına kadar olan tedarik zincirini İsrail İstihbarat Servisi adına yönetmekti. M.B. Derya’nın servis görevlileri ile Ocak 2026’da yaptığı son görüşmede de bu plan çerçevesinde paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, web sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaları ele alındı.MİT’ten kaçamadılarBir süredir MİT’in takibinde olan Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu; MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltına alındı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder