Yerel Haberler
Ankara
Satılamayan kurbanlıkları Et ve Süt Kurumu alacak 28 Mayıs 2026 Perşembe - 18:59:25 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu yılki Kurban Bayramı’nda da üreticilerin elinde kalan kurbanlıkların Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından satın alınacağını bildirdi. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayarak bayramın sağlıklı, huzurlu ve sorunsuz geçmesi temennisinde bulundu. Bakanlık ekiplerinin kurban satış ve kesim noktalarındaki denetimlerinin aralıksız sürdüğünü vurgulayan Yumaklı, üreticiler tarafından kurban pazarlarına getirilen ancak satılamayan hayvanların, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da ESK tarafından alınacağını hatırlattı. Yumaklı, üreticilerin mağduriyet yaşamaması amacıyla, hayvan pazarlarına sevk edilmiş ancak satılamamış kurbanlıkların ESK tarafından satın alınacağını belirtti. Bu kapsamda, üreticilerin ellerinde kalan kurbanlık hayvanların 1-7 Haziran tarihleri arasında ESK tarafından satın alınacağını belirten Yumaklı, "Üreticilerimiz; İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerince kurban satışı için verilen sevk raporları ile kurban pazar yeri giriş, kira ve nakliye faturaları gibi belgelerle Kurumumuza başvurabilecek. TÜRKVET sistemi üzerinde gerekli kontroller yapıldıktan sonra, Kurumumuzun Hayvan Alım Kriterleri ve Uygulama Esasları Talimatı doğrultusunda hayvanlar satın alınacak" bilgisini paylaştı. ESK tarafından belirlenen fiyatlar Bu kapsamda, ESK’nin bu yıl için büyükbaş kurbanlık alım fiyatları karkas kilogram başına tosunda 600 lira, düvede 530 lira ve inekte 470 lira olarak belirlendi. Küçükbaş alım fiyatları ise kilogram başına kuyruklu olarak kuzuda 480 lira, tokluda 410 lira, koyunda 400 lira, oğlakta 270 lira, çepiçte 250 lira ve keçide 200 lira oldu. Kuyruksuz olarak da kuzuda alım fiyatı kilogram başına 600 lira, tokluda 550 lira ve koyunda 490 lira olarak tespit edildi. Öte yandan, söz konusu fiyatlar tavan fiyat olup, yaş, cinsiyet, randıman ve karkas ağırlığına göre değişiklik gösterebilecek.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 18:56 MHP Lideri Bahçeli: "İstanbul’un Fethi kutlu olsun" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İstanbul’u bizlere vatan kılan büyük hakan Fatih Sultan Mehmed Han’ı; onun yiğit askerlerini, Akşemseddin Hazretleri’ni, Ulubatlı Hasan’ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. İstanbul’un Fethi kutlu olsun" dedi. MHP Lideri Bahçeli "İstanbul’un Fethinin 573’üncü Yıl Dönümü" sebebiyle mesaj yayınladı. Bahçeli mesajında, "İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yıl dönümünü; tarihin derinliklerinden bugüne uzanan kutlu bir emanetin, aziz bir hatıranın ve cümle cihanı Türklükle şereflendirip İslam’la müjdelemek üzerine kurulu ebedi ve ezeli bir ülkünün idrakiyle karşılıyoruz. İki kıta, yedi tepe üzerinde yükselen aziz şehir İstanbul; Türk milletinin hafızasında cihan devleti Osmanlı’nın payitahtı, çağ kapatıp çağ açan fetih iradesinin mührü, Türk-İslam medeniyetinin en parlak simgesi ve tarihimizin en müstesna tacıdır" dedi. 29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşen İstanbul’un fethi ile asırların hasretinin dindiğini ve çağların akışının değiştiğini söyleyen MHP Lideri Bahçeli, "Türk milletinin imanla karılmış harcı, bütün cihana ilan edilmiştir. Yıkılan Bizans surları ile ‘aşılamaz’ denilen bütün engeller, ‘geçilemez’ denilen bütün eşikler, ‘mümkün değildir’ denilen bütün dogmalar birer birer yıkılmıştır. Haliç’in ağzında demirden zincir, burçlarda Grejuva ateşiyle tahkim edilmiş Bizans müdafaası, Türk ordusunun önünde ise tarihin en çetin imtihanlarından biri vardı. Fakat Fatih Sultan Mehmed Han’ın ufkunda korku yoktu, tereddüt yoktu, geri dönüş yoktu. Çünkü o ufukta Peygamber Efendimiz’in ‘Konstantiniyye elbet fethedilecektir; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur’ müjdesine mazhar olma şerefi vardı. İşte o gün, Haliç’in zincirini Ortodoks hükmünden düşüren, gemileri denizin koynundan tepelerin sırtına çıkaran büyük hamle; hedefini haktan, hesabını hikmetten, hamlesini cesaretten, harcını imandan alan 3 bin yıllık Türk askeri dehasının tarihin seyrine vurduğu mühür olmuştur" ifadelerini kullandı. İstanbul’un fethinin manevi boyutundan bahseden Bahçeli, "Otağda değişmez karar, ordugâhta itidal, saflarda adanmışlık, dillerde tekbir, gönüllerde fethe dair yeminler yükselirken; Bizans müdafaası Türk’ün iman, irade ve idrak kudreti karşısında çaresiz bırakılmıştır. Fatih’in emrinde tarih sahnesine veda etmesi gereken köhne bir devrin geri geri giden ayak sesleri duyulmuş, hilalle bezenmiş her sancak dalgalanışı ise yeni bir nizamın gelişini haber vermiştir. Padişahın buyruğuyla ulemanın duası, topçunun maharetiyle neferin teslimiyeti, aklın hesabıyla imanın harareti aynı mukaddes maksatta birleşmiştir" dedi. İstanbul’un fethinin Türk milletini adına gerçekleştirdiği tarih hamlesi olduğundan bahseden Bahçeli, şunları kaydetti: "İstanbul’un fethi; Türk milletinin gaza ve cihat kudretini imar ahlakıyla, utku gayesini adalet nizamıyla mezceden büyük bir tarih hamlesidir. Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul’a nizam kuran, emaneti gözeten, reayayı himaye eden ve zaferin şerefini merhametle ikmal eden bir cihan hükümdarı olarak girmiştir. Ayasofya’ya sığınanlara can ve hürriyet teminatı verilmesi, askerin halka fenalık etmesinin menedilmesi, İstanbul’un iskanla, vakıflarla, çarşılarla, mekteplerle, külliyelerle yeniden ihya edilmesi fethin aynı zamanda bir medeniyet inşası fiili olduğunu göstermiştir. İşte Fatih’i çağların ötesine taşıyan hakikat de budur. Bu kutlu yıl dönümünde, İstanbul’u bizlere vatan kılan büyük hakan Fatih Sultan Mehmed Han’ı; onun yiğit askerlerini, Akşemseddin Hazretleri’ni, Ulubatlı Hasan’ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. İstanbul’un Fethi kutlu olsun."
Evcil hayvanlara yeni alternatif: Kedi köpeğin yerini ‘cüce keçi’ alabilir
01 Şubat 2026 Pazar - 11:06 Evcil hayvanlara yeni alternatif: Kedi köpeğin yerini ‘cüce keçi’ alabilir Ankara’da hobi olarak cüce keçi besiciliğine başlayan Erdinç Kızılçelik, bakımı kolay ve küçük yapısıyla Nijerya cinsi cüce keçilerin evde kedi ve köpeğe alternatif olabileceğini söyledi. Ankara’nın Ayaş ilçesinin Çanıllı Mahallesi’nde yaşayan Erdinç Kızılçelik, hobi amaçlı başladığı Nijerya cinsi cüce keçi besiciliğinde 80’in üzerinde keçiye ulaştı. Türkiye’nin farklı illerinden temin ettiği ve ortalama 40-45 santimetre boya sahip olan cüce keçilerin bakımının kolay olduğunu belirten Kızılçelik, evde kedi ve köpek beslemek yerine cüce keçinin de tercih edilebileceğini ifade etti. "Bu keçilere, cebe sığan cüce keçiler diyebiliriz" Cüce keçilerin Nijerya’ya has ve ortalama 45 santimetre boylarında olduğunu aktaran işletme sahibi Erdinç Kızılçelik, "İşletmemize tavukla başladık, cüce keçi merakımız vardı. Bundan 10-15 yıl önce müşterimde cüce keçi görmüştüm sonrasında ilk olarak 2 adet cüce keçiyle bu işe başladık. Cüce keçiler toplu bir yerde bulunmadığı için, Türkiye’nin her yerini dolaştık. Çanakkale’ye gittik, 4 tane keçi aldık, Osmaniye’ye gittik, 3 tane keçi aldık. Yani Türkiye’nin hemen hemen her yerinden keçi topladık diyebilirim. Bu keçiler, Nijerya’ya has keçiler. Keçiler ortalama 40-45 santimetre, bazen 35 santimetre boyunda oluyor. Bu keçilere, cebe sığan cüce keçiler diyebiliriz. Doğduklarında 400-500 gram civarında oluyor. Keçilerin 150-155 gün doğum süresi var. Yavrular doğduktan sonra 2 ay içerisinde kendileri sürüye katılabiliyorlar, keçilerimizi hemen sürüye bırakmıyoruz. Sosyal medyada keçilerin süt randımanı veya et randımanı var mı diye soranlar var. Bu keçilerde süt ve et randımanı yok" dedi. "Köpekten, kediden hevesini alanlar cüce keçileri talep edebilirler" Kızılçelik, cüce keçilerin bakımının kolay olduğunu belirterek, "Bize, bu keçileri evde veya bahçemizde besleyebilir miyiz? Bakımı kolay mıdır? diye sorular geliyor. Bu keçilerimizin gerçekten bakımları kolay. Zor olduğu dönemlerde oluyor. Kışın keçilerimiz tüy yapıları zayıf olduğu için üşüme durumları olabiliyor. Dediğim gibi keçiler evlerde beslenebilir. Küçük bahçeleri olanlar besleyebilir, herkese tavsiyemizdir. Köpekten, kediden hevesini alanlar cüce keçileri talep edebilirler. Ankara’da bu işi yapan tek kişiyiz, Türkiye’de tek kişi olmak istiyoruz. Şu anda aktifte 70-80 civarında keçimiz var. Yavruları katarsak daha fazlalaşıyor" diye konuştu. "Çocuklara bu sevgiyi aşılayalım" Çocuklarına hayvan sevgisini aşılamak isteyenlerin cüce keçi çiftliğini ücretsiz ziyaret edebileceklerini aktaran Kızılçelik, "Ankara’da veya yakın şehirlerde yaşayan vatandaşlarımız gelip çiftliğimizi ziyaret edebilirler. Gelip keçilerimizi sevebilirler. Çocuklarıyla gelip o hevesi alabilirler. Kesinlikle bunun için ücret talep etmiyoruz. Sosyal medyada ücret talep edenler var, kesinlikle öyle bir durumumuz yok, işletmemiz herkes açık. Gelirken mutlaka çocuklarıyla gelsinler. Çocuklara bu sevgiyi aşılayalım" şeklinde konuştu.
Bakan Bayraktar: "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz"
01 Şubat 2026 Pazar - 10:54 Bakan Bayraktar: "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Ülke olarak ihtiyaç duyduğumuz gazın neredeyse yarısını sıvılaştırılmış şekilde karşılama hedefini biraz daha ileri götüreceğiz ve günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" dedi. Hatay’daki BOTAŞ Dörtyol FSRU Tesisine ziyaret gerçekleştiren Bakan Bayraktar, iki yeni gazlaştırma kapasitesi yatırımı açıkladı. BOTAŞ’ın Hatay’daki Dörtyol Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) Tesisindeki kapasiteyi yanına yapılacak yeni bir tesisle 28 milyon metreküp daha artırarak iki katına çıkaracaklarını belirten Bayraktar, Akdeniz’de Gazipaşa-Anamur arasındaki bir lokasyonda da yeni bir FSRU tesisi yapacaklarını bildirdi. Bayraktar, "Günlük 200 milyon metreküplük gazı gemilerle alır hale geleceğiz" diye konuştu. Transfer Operasyonu Türkiye’nin ilk yerli ve milli FSRU gemisi Ertuğrul Gazi’nin de bulunduğu BOTAŞ Dörtyol FSRU Tesisinde gazetecilerle bir araya gelen Bakan Bayraktar, tesisteki 139’uncu gemiden gemiye transfer (ship-to-ship) operasyonunu takip etti. Çeşitlendirme ve uygun fiyat Türkiye’nin doğal gazı boru hatlarıyla almasının yanı sıra son dönemde yaptığı yatırımlarla sıvılaştırılmış şekilde de alabildiğini belirten Bayraktar, "Son yıllarda yaptığımız yatırımlarla çok önemli bir miktarda doğal gazı da gemilerle alır hale geldik. Bu hem çeşitlendirme açısından hem de daha uygun fiyatlı, rekabetçi fiyatlarla gaza erişimimiz için önemli" şeklinde konuştu. "Günde 28 milyon metreküp ile 17 ilin kış aylarında ihtiyaç duyduğu gazı biz bu tesisimizden sağlamış oluyoruz" Türkiye’ye sıvılaştırılmış şekilde gemilerle gelen doğal gazın sistemde kullanılabilmesi için yeniden gazlaştırılması gerektiğini anlatan Bayraktar, Ertuğrul Gazi FSRU’nun bu işlevi yerine getirdiğini kaydetti. Ertuğrul Gazi’nin günde yaklaşık 28 milyon metreküp sıvılaştırılmış doğal gazı yeniden gaz fazına çevirdiğini ifade eden Bayraktar, "Günde 28 milyon metreküp ile Hatay, Osmaniye ve bu civardaki yaklaşık 17 ilin kış aylarında ihtiyaç duyduğu gazı biz bu tesisimizden, bu gemimizden sağlamış oluyoruz" dedi. Dörtyol FSRU Tesisini 8 yıl önce devreye aldıklarını belirten Bayraktar, 8 yılda yaklaşık 140 gemiden gemiye transfer gerçekleştirdiklerini kaydetti. Yeni tesisler yolda Bakan Bayraktar, gazlaştırma kapasitesi yatırımlarıyla ilgili iki yeni haberi de duyurdu. Bakan Bayraktar, "Önümüzdeki süreçte bu tesisin yanında bir tane daha 28 milyon metreküplük gazlaştırma yapacak yeni bir FSRU’nun planlaması ve çalışması içerisindeyiz. En kısa zamanda mühendislik çalışmasını bitirip BOTAŞ aracılığıyla buradaki kapasiteyi iki katına çıkaracağız. Yine Akdeniz’de bir başka FSRU planımız var; Dörtyol’daki kapasite yeni bir FSRU ile iki katına çıkacak, buraya yeni bir tesis daha yapıyoruz. Akdeniz’de Gazipaşa-Anamur arasındaki bir lokasyonda da yeni bir FSRU ile artık çok daha güçlü bir şekilde doğal gaz altyapımızı hazır hale getireceğiz" ifadelerine yer verdi. "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" Türkiye’nin toplam gazlaştırma kapasitesinin 160 milyon metreküp olduğunu ifade eden Bayraktar, "Önümüzdeki iki yılda, ülke olarak ihtiyaç duyduğumuz gazın neredeyse yarısını sıvılaştırılmış şekilde karşılama hedefini biraz daha ileri götüreceğiz ve günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" şeklinde konuştu.
Bakan Bayraktar: "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz"
01 Şubat 2026 Pazar - 10:45 Bakan Bayraktar: "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Ülke olarak ihtiyaç duyduğumuz gazın neredeyse yarısını sıvılaştırılmış şekilde karşılama hedefini biraz daha ileri götüreceğiz ve günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" dedi. Hatay’daki BOTAŞ Dörtyol FSRU Tesisine ziyaret gerçekleştiren Bakan Bayraktar, iki yeni gazlaştırma kapasitesi yatırımı açıkladı. BOTAŞ’ın Hatay’daki Dörtyol Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) Tesisindeki kapasiteyi yanına yapılacak yeni bir tesisle 28 milyon metreküp daha artırarak iki katına çıkaracaklarını belirten Bayraktar, Akdeniz’de Gazipaşa-Anamur arasındaki bir lokasyonda da yeni bir FSRU tesisi yapacaklarını bildirdi. Bayraktar, "Günlük 200 milyon metreküplük gazı gemilerle alır hale geleceğiz" diye konuştu. Transfer Operasyonu Türkiye’nin ilk yerli ve milli FSRU gemisi Ertuğrul Gazi’nin de bulunduğu BOTAŞ Dörtyol FSRU Tesisinde gazetecilerle bir araya gelen Bakan Bayraktar, tesisteki 139’uncu gemiden gemiye transfer (ship-to-ship) operasyonunu takip etti. Çeşitlendirme ve Uygun Fiyat Türkiye’nin doğal gazı boru hatlarıyla almasının yanı sıra son dönemde yaptığı yatırımlarla sıvılaştırılmış şekilde de alabildiğini belirten Bayraktar, "Son yıllarda yaptığımız yatırımlarla çok önemli bir miktarda doğal gazı da gemilerle alır hale geldik. Bu hem çeşitlendirme açısından hem de daha uygun fiyatlı, rekabetçi fiyatlarla gaza erişimimiz için önemli" şeklinde konuştu. "Günde 28 milyon metreküp ile 17 ilin kış aylarında ihtiyaç duyduğu gazı biz bu tesisimizden sağlamış oluyoruz" Türkiye’ye sıvılaştırılmış şekilde gemilerle gelen doğal gazın sistemde kullanılabilmesi için yeniden gazlaştırılması gerektiğini anlatan Bayraktar, Ertuğrul Gazi FSRU’nun bu işlevi yerine getirdiğini kaydetti. Ertuğrul Gazi’nin günde yaklaşık 28 milyon metreküp sıvılaştırılmış doğal gazı yeniden gaz fazına çevirdiğini ifade eden Bayraktar, "Günde 28 milyon metreküp ile Hatay, Osmaniye ve bu civardaki yaklaşık 17 ilin kış aylarında ihtiyaç duyduğu gazı biz bu tesisimizden, bu gemimizden sağlamış oluyoruz" dedi. Dörtyol FSRU Tesisini 8 yıl önce devreye aldıklarını belirten Bayraktar, 8 yılda yaklaşık 140 gemiden gemiye transfer gerçekleştirdiklerini kaydetti. Yeni tesisler yolda Bakan Bayraktar, gazlaştırma kapasitesi yatırımlarıyla ilgili iki yeni haberi de duyurdu. Bakan Bayraktar, "Önümüzdeki süreçte bu tesisin yanında bir tane daha 28 milyon metreküplük gazlaştırma yapacak yeni bir FSRU’nun planlaması ve çalışması içerisindeyiz. En kısa zamanda mühendislik çalışmasını bitirip BOTAŞ aracılığıyla buradaki kapasiteyi iki katına çıkaracağız. Yine Akdeniz’de bir başka FSRU planımız var; Dörtyol’daki kapasite yeni bir FSRU ile iki katına çıkacak, buraya yeni bir tesis daha yapıyoruz. Akdeniz’de Gazipaşa-Anamur arasındaki bir lokasyonda da yeni bir FSRU ile artık çok daha güçlü bir şekilde doğal gaz altyapımızı hazır hale getireceğiz" ifadelerinde bulundu. "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" Türkiye’nin toplam gazlaştırma kapasitesinin 160 milyon metreküp olduğunu ifade eden Bayraktar, "Önümüzdeki iki yılda, ülke olarak ihtiyaç duyduğumuz gazın neredeyse yarısını sıvılaştırılmış şekilde karşılama hedefini biraz daha ileri götüreceğiz ve günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" şeklinde konuştu.
Osmanlı Devleti’nin temellerinin Ankara’da atıldığı iddiası
31 Ocak 2026 Cumartesi - 23:17 Osmanlı Devleti’nin temellerinin Ankara’da atıldığı iddiası Osmanlı Devleti’nin temellerinin Ankara’da atıldığını ileri süren Prof. Dr. Mehmet Öz, "Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde çok net olarak şunu görüyoruz ki, Gündüz Alp, Ertuğrul’un babası olarak yazılmıştır" dedi. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu yönündeki tartışmalara ilişkin değerlendirmede bulunan Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, tarih kitaplarında yer alan bazı bilgilerin tartışmalı olabileceğini ifade etti. Klasik Osmanlı geleneğinde Ertuğrul Gazi’nin babasının Süleyman Şah olarak kabul edildiğini hatırlatan Öz, Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde, Ertuğrul Gazi’nin babasının Gündüz Alp olarak kaydedildiğini belirtti. Ayrıca, Osman Gazi dönemine ait olduğu iddia edilen sikkelerde de dede olarak Gazi Gündüz Alp’in adının yer aldığını ifade eden Öz, Osmanlıların kuruluş sürecinde Ankara’nın önemli bir rol oynadığını vurguladı. "Süleyman Şah rivayetini kabul eden tarihçilerle, Gündüz Alp’i söyleyenlerin hepsi Osmanlıların yolunun Ankara’dan geçtiğini söyler" Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu konusunda tarih kitaplarında birtakım yanlış ifadeler olduğunu aktaran Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı ve aynı zamanda Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, şunları kaydetti: "Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu konusunda, tarihi kaynaklarda karışık birtakım ifadeler var. Bu konu tarihçiler arasında bir tartışma konusudur. Klasik Osmanlı geleneğine göre, Ertuğrul Gazi’nin babası Süleyman Şah olarak gösterilir. Süleyman Şah Türbesi günümüzde de Suriye olayları vesilesiyle çok gündeme gelmiş bir olaydır. Fakat tarihte Süleyman Şah diye bildiğimiz kişi, eğer Kutalmışoğlu Süleyman Şah’tan bahsediyorsak, bunun Osmanlılarla alakası yok ama Osmanlı tarihinde Ertuğrul Gazi’nin babasına Süleyman Şah diyorlar. Kutalmışoğlu Süleyman Şah Anadolu fatihidir, Selçuklu Hanedanı’ndandır. 1075’te İznik merkezi olarak Türkiye Selçuklu Devleti’ni kuran kişidir. Onun ölümü de aslında Suriye Selçuklular arasında çıkan bir savaş dolayısıyla, bugünkü Suriye’nin kuzeyinde bir savaş sonunda gerçekleştiği için, bu iki Süleyman Şah’ın hatıralarının karıştığına dair tarihçiler arasında tartışma var. Süleyman Şah’ın dört ya da üç oğlundan bahsedilir. Bunların Anadolu’ya gelişleri anlatılır. Fakat başka kaynaklar da var. Şimdi mesela Enveri diye bir adam var. Bunun Düsturname isimli bir eseri var. Ondan sonra Yazıcızade Ali var ve bir de Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa var. Şimdi bunlardan bir kısmı işte 15. yüzyıl ortalarında bunların eserlerine baktığımız zaman, bir Gündüzalp ve Gökalp’i görüyoruz. Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde çok net olarak şunu görüyoruz ki, Gündüz Alp, Ertuğrul’un babası olarak yazılmıştır. Yani demek ki tarih kaynaklarının bir kısmında Süleyman Şah, bir kısmında Gündüz Alp var. Bunlar Ankara civarına geliyorlar. Ankara burada şöyle önemli. Süleyman Şah rivayetini kabul eden tarihçiler de Gündüz Alp’i söyleyenlerin hepsi de Osmanlıların yolunun Ankara’dan geçtiğini ve bir müddet Karacadağ etrafında oturduklarını söylerler. Önce Ahlat var, bazılarına göre Urfa civarı var. Sonra Halep’ten Sürmeli Çukuru’na gidiş, tekrar Ankara’ya geliş var. Ankara’da Karacadağ var. Karacadağ’dan Sultanönü’ne, oradan Söğüt var. Oraya yerleştiler deniliyor. Demek ki Osmanlı’nın Anadolu’daki seyahatinde Ankara’da bir duraklama, bir durma dönemleri var." "Buradan Gündüz Alp’in Ertuğrul’un babası olduğu neticesi çıkar" Osman Gazi’nin bastırdığı sikkelerin üzerinde dedesi Gündüz Alp’in adının olduğunu belirten Öz, "Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa der ki Gündüz Alp öldü, Kızıl Saray’da gömüldü, defnedildi. Şimdi Kızıl Saray neresi? Beypazarı’nın bir köyü ve bu şu anda Gündüz Alp’in mezarının olduğu söylenen Hırkatepe köyünün bitişiğinde. Osmanlı döneminde de Kızıl Saray nam-ı diğer Sekli diye 15-16. yüzyıl tahrir defterlerinde bu köyler var. Hem Hırka Köyü var hem de Kızıl Saray diğer adıyla Sekli Köyü Osmanlı arşiv belgelerinde var. Osmanlı tarihinde ilk sikkeyi bastıranın hep Osman Gazi olduğu söylenir. Yıllar önce Hacettepe Üniversitesi’nde yapılan bir toplantıda ilk sikkenin Osman Gazi’ye ait sikke olarak tanıtıldı. Fakat sonradan bunun gerçek mi, sahte mi olduğu tartışıldı. Daha sonra iki sikke daha ortaya çıktı ve bu sikkelerden, yani Osman Gazi’ye ait sikkelerden 1300 tarihinde basılan üzerinde Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp yazıyor. Şimdi bu neyi gösteriyor bize? Demek ki bu sikkenin var olduğunu düşündüğümüzde 1300 yılı civarında Osman Gazi sikke darp etmiş. Yani kendinin bir hutbe ve sikke sahibi hükümdar olduğu ilan ediliyor. O halde sikke bastırmış. İki sikkede sadece baba adı var. Ama bunda babasının babasının adı da var. O da Gündüz Alp. Şimdi bütün bu anlatılanları birleştirdiğimizde Süleyman Şah hikayesinin de aslında bir kurmaca olduğunu düşünürsek buradan Gündüz Alp’in Ertuğrul’un babası olduğu neticesi çıkar" ifadelerini kullandı. "Hemşehrilerimizin çoğu Hırkatepe’de bir Osmanlı dedesinin kabrinin olduğunu bilmiyor" Gazi Gündüz Alp’i tanıtmak amacıyla 2016 yılında dernek kurduklarını söyleyen Gündüzalp Ünal, "2016 senesinde Hırkatepeliler Derneği’ni kurduk. Burada Beypazarı’nı, Hırkatepe’yi, Gazi Gündüz Alp’i Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmaya çalışıyoruz. 2016 yılından 2024 yılına kadar Beypazarı Hırkatepe Mahallesi’nde çok büyük etkinlikler yaptık ve Hırkatepe’yi Gazi Gündüz Alp’i, Beypazarı çevresini, Türkiye’ye ve yurt dışına da tanıtmaya gayret gösterdik. Hemşehrilerimizin çoğu Hırkatepe’de bir Osmanlı dedesinin kabrinin olduğunu bilmiyor. Onlara da biz üzülüyoruz. Beypazarı’na gelecek turistleri Gazi Gündüz Alp’i ziyaret etmeden gitmemesinin önünü açmamız lazım" diye konuştu. "Tarihçilerin yüzde 65’i Gazi Gündüz Alp’in mezarının Hırkatepe köyünde bulunduğunu belirtti" Her sene mayıs ayının sonunda Gazi Gündüz Alp Şenlikleri yaptıklarını vurgulayan Ahmet Gündüzalp, "Burada Osmanlı Devleti’ni kuran Osman Gazi’nin dedesi, Ertuğrul Gazi’nin babası Gazi Gündüz Alp Türbesi bulunmaktadır. Bazı kitaplarda Ertuğrul Gazi’nin babasının Gazi Gündüz Alp mi, Süleyman Şah mı olduğunu söylemektedir. Ama biz araştırdığımızda tarihçilerin yüzde 65’i Gazi Gündüz Alp’in mezarının Hırkatepe köyünde bulunduğunu belirtti. 2002 yılında Ankara Valiliğinden yardım alarak emekli Vali Yahya Gür ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yardımlarıyla türbeyi yenilettik. Türbenin açılışını 2002 yılında beraber yaptılar. Biz her sene mayıs ayının sonunda Gazi Gündüz Alp Şenlikleri yapıyoruz, Hacet Bayramı yapıyoruz. Bu Hacet Bayramı’nda türbeye giderek Gazi Gündüz Alp’e dualar ediyoruz, yağmur duası yapıyoruz. Gazi Gündüz Alp’in türbesinin genç nesillere taşınması için, bilinmesi için, bizden sonrakilerine ulaşması için elimizden gelen gayreti yapmak istiyoruz" şeklinde konuştu. "Osman Gazi’nin dedesi Süleyman Şah değil, Gazi Gündüz Alp’tir" Gündüz Alp Türbesi’ne her ay ziyaretçilerin geldiğini ifade eden İbrahim Sergi, "Bu türbe, Osman Gazi’nin dedesinin türbesidir. Fakat, herkes Süleyman Şah olarak biliyor ama Süleyman Şah değil, bu yanlış biliniyor. Tarihçilerin incelemesine göre, Osman Gazi’nin dedesi, Süleyman Şah değil, Gazi Gündüz Alp’tir. Gazi Gündüz Alp’ın yatarı da Hırkatepe köyünde bulunuyor. Türbenin tarihi çok eskiye dayanır. Kayı Boyu’ndan gelirken Gündüz Alp yaralı geliyor. 40 kişiyle birlikte buraya gelince burada vefat ediyor. Türbesini buraya defnediyorlar. 40 kişi de Hırkatepe köyünde kalıyor. Hırkatepe Köyü’nün tarihi de Osmanlı devletine dayanıyor. 2002 yılında Devlet Bahçeli bu türbenin restorasyonunu yaptırdı, açılışına da geldi. Gazi Gündüz Alp anma şölenleri her sene haziran ayının birinci haftasında yapılır. Buraya her ay 10-15 gün ziyaretçi gelir. Osmanlı’nın tarihini öğrenmek isteyenler bu türbeye gelsinler" dedi.