Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun ile telefonda görüştü
28 Mayıs 2026 Perşembe - 20:10:39
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 18:59
Satılamayan kurbanlıkları Et ve Süt Kurumu alacak
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu yılki Kurban Bayramı’nda da üreticilerin elinde kalan kurbanlıkların Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından satın alınacağını bildirdi. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayarak bayramın sağlıklı, huzurlu ve sorunsuz geçmesi temennisinde bulundu. Bakanlık ekiplerinin kurban satış ve kesim noktalarındaki denetimlerinin aralıksız sürdüğünü vurgulayan Yumaklı, üreticiler tarafından kurban pazarlarına getirilen ancak satılamayan hayvanların, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da ESK tarafından alınacağını hatırlattı. Yumaklı, üreticilerin mağduriyet yaşamaması amacıyla, hayvan pazarlarına sevk edilmiş ancak satılamamış kurbanlıkların ESK tarafından satın alınacağını belirtti. Bu kapsamda, üreticilerin ellerinde kalan kurbanlık hayvanların 1-7 Haziran tarihleri arasında ESK tarafından satın alınacağını belirten Yumaklı, "Üreticilerimiz; İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerince kurban satışı için verilen sevk raporları ile kurban pazar yeri giriş, kira ve nakliye faturaları gibi belgelerle Kurumumuza başvurabilecek. TÜRKVET sistemi üzerinde gerekli kontroller yapıldıktan sonra, Kurumumuzun Hayvan Alım Kriterleri ve Uygulama Esasları Talimatı doğrultusunda hayvanlar satın alınacak" bilgisini paylaştı. ESK tarafından belirlenen fiyatlar Bu kapsamda, ESK’nin bu yıl için büyükbaş kurbanlık alım fiyatları karkas kilogram başına tosunda 600 lira, düvede 530 lira ve inekte 470 lira olarak belirlendi. Küçükbaş alım fiyatları ise kilogram başına kuyruklu olarak kuzuda 480 lira, tokluda 410 lira, koyunda 400 lira, oğlakta 270 lira, çepiçte 250 lira ve keçide 200 lira oldu. Kuyruksuz olarak da kuzuda alım fiyatı kilogram başına 600 lira, tokluda 550 lira ve koyunda 490 lira olarak tespit edildi. Öte yandan, söz konusu fiyatlar tavan fiyat olup, yaş, cinsiyet, randıman ve karkas ağırlığına göre değişiklik gösterebilecek.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 18:56
MHP Lideri Bahçeli: "İstanbul’un Fethi kutlu olsun"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İstanbul’u bizlere vatan kılan büyük hakan Fatih Sultan Mehmed Han’ı; onun yiğit askerlerini, Akşemseddin Hazretleri’ni, Ulubatlı Hasan’ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. İstanbul’un Fethi kutlu olsun" dedi. MHP Lideri Bahçeli "İstanbul’un Fethinin 573’üncü Yıl Dönümü" sebebiyle mesaj yayınladı. Bahçeli mesajında, "İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yıl dönümünü; tarihin derinliklerinden bugüne uzanan kutlu bir emanetin, aziz bir hatıranın ve cümle cihanı Türklükle şereflendirip İslam’la müjdelemek üzerine kurulu ebedi ve ezeli bir ülkünün idrakiyle karşılıyoruz. İki kıta, yedi tepe üzerinde yükselen aziz şehir İstanbul; Türk milletinin hafızasında cihan devleti Osmanlı’nın payitahtı, çağ kapatıp çağ açan fetih iradesinin mührü, Türk-İslam medeniyetinin en parlak simgesi ve tarihimizin en müstesna tacıdır" dedi. 29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşen İstanbul’un fethi ile asırların hasretinin dindiğini ve çağların akışının değiştiğini söyleyen MHP Lideri Bahçeli, "Türk milletinin imanla karılmış harcı, bütün cihana ilan edilmiştir. Yıkılan Bizans surları ile ‘aşılamaz’ denilen bütün engeller, ‘geçilemez’ denilen bütün eşikler, ‘mümkün değildir’ denilen bütün dogmalar birer birer yıkılmıştır. Haliç’in ağzında demirden zincir, burçlarda Grejuva ateşiyle tahkim edilmiş Bizans müdafaası, Türk ordusunun önünde ise tarihin en çetin imtihanlarından biri vardı. Fakat Fatih Sultan Mehmed Han’ın ufkunda korku yoktu, tereddüt yoktu, geri dönüş yoktu. Çünkü o ufukta Peygamber Efendimiz’in ‘Konstantiniyye elbet fethedilecektir; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur’ müjdesine mazhar olma şerefi vardı. İşte o gün, Haliç’in zincirini Ortodoks hükmünden düşüren, gemileri denizin koynundan tepelerin sırtına çıkaran büyük hamle; hedefini haktan, hesabını hikmetten, hamlesini cesaretten, harcını imandan alan 3 bin yıllık Türk askeri dehasının tarihin seyrine vurduğu mühür olmuştur" ifadelerini kullandı. İstanbul’un fethinin manevi boyutundan bahseden Bahçeli, "Otağda değişmez karar, ordugâhta itidal, saflarda adanmışlık, dillerde tekbir, gönüllerde fethe dair yeminler yükselirken; Bizans müdafaası Türk’ün iman, irade ve idrak kudreti karşısında çaresiz bırakılmıştır. Fatih’in emrinde tarih sahnesine veda etmesi gereken köhne bir devrin geri geri giden ayak sesleri duyulmuş, hilalle bezenmiş her sancak dalgalanışı ise yeni bir nizamın gelişini haber vermiştir. Padişahın buyruğuyla ulemanın duası, topçunun maharetiyle neferin teslimiyeti, aklın hesabıyla imanın harareti aynı mukaddes maksatta birleşmiştir" dedi. İstanbul’un fethinin Türk milletini adına gerçekleştirdiği tarih hamlesi olduğundan bahseden Bahçeli, şunları kaydetti: "İstanbul’un fethi; Türk milletinin gaza ve cihat kudretini imar ahlakıyla, utku gayesini adalet nizamıyla mezceden büyük bir tarih hamlesidir. Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul’a nizam kuran, emaneti gözeten, reayayı himaye eden ve zaferin şerefini merhametle ikmal eden bir cihan hükümdarı olarak girmiştir. Ayasofya’ya sığınanlara can ve hürriyet teminatı verilmesi, askerin halka fenalık etmesinin menedilmesi, İstanbul’un iskanla, vakıflarla, çarşılarla, mekteplerle, külliyelerle yeniden ihya edilmesi fethin aynı zamanda bir medeniyet inşası fiili olduğunu göstermiştir. İşte Fatih’i çağların ötesine taşıyan hakikat de budur. Bu kutlu yıl dönümünde, İstanbul’u bizlere vatan kılan büyük hakan Fatih Sultan Mehmed Han’ı; onun yiğit askerlerini, Akşemseddin Hazretleri’ni, Ulubatlı Hasan’ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. İstanbul’un Fethi kutlu olsun."
28 Mayıs 2026 Perşembe - 17:29
Ankara’da sağanak sonrası sel meydana geldi
Ankara’da etkili olan sağanak nedeniyle Çubuk ve Polatlı ilçelerindeki derelerde su taşkınları meydana geldi. Köylerdeki yollar ise sular altında kaldı. Öğleden sonra kırsal ilçelerde etkisi olan sağanak nedeniyle Çubuk ve Polatlı’nın bazı mahallelerinde sel meydana geldi. Biriken sular ise derelerde taşkına neden oldu. Yağış bölgedeki günlük yaşamın olumsuz etkilenmesine neden oldu.
29 Ocak 2026 Perşembe - 18:27
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer: "Sizin evde sular aksa da, Ankara’da su kesintisi var Mansur Bey"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, "Size sular kesik dendiğinde, bunun bir belediyecilik sorunu olduğunu dahi anlayamayacak kadar meseleden uzaksınız. Sizin evde sular aksa da, Ankara’da su kesintisi var Mansur Bey" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Oturduğunuz apartman da, apartmanın daire sayısı da, apartmanın su deposu da Ankaralıları değil sizi ilgilendirir. Ne güzel ne kadar şanslısınız sularınız kesilmiyormuş Mansur Yavaş. Anlaşılıyor ki belediye hizmetinden kesintisiz istifade ediyorsunuz. Fakat her Ankaralı vatandaşımız sizin kadar şanslı değil. Belediyecilik hizmeti alamıyor. Gençlerin haykırdığı gerçeği bir kez daha söyleyelim, belli ki hala farkında değilsiniz" ifadelerini kullandı. Ankara’da su kesintisi sorununa dikkati çeken Tuncer, "Size sular kesik dendiğinde, bunun bir belediyecilik sorunu olduğunu dahi anlayamayacak kadar meseleden uzaksınız. Sizin evde sular aksa da, Ankara’da su kesintisi var Mansur Bey. Açıklamanıza bakılırsa bunun da sorumlusu apartman yöneticileri galiba. Ey apartman yöneticileri, lütfen Mansur beyden özür dileyiniz. Belli ki su deposu olmayan ve planlı su kesintisi yaşayan apartmanların bir kastı var. Evlerin musluklarından sürekli suların akması için günde en az iki üç saat su kesintisi gerekiyormuş. Bu kadarcık fedakarlık da yapılmıyorsa kabahat da belediyenin olamaz ama değil mi? Bu anlayışa kalırsa o su depolarını dolduracak su da bulunamayacak" dedi.
29 Ocak 2026 Perşembe - 17:04
CHP Genel Başkanı Özel’den İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’na ziyaret
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti’nin 4. Olağan Kurultayı’nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı’nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret etti. İYİ Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşme yaklaşık 1 saat sürdü. İki genel başkan, görüşmenin ardından ortak basın açıklamasında bulundu. Müsavat Dervişoğlu, görüşmede ele alınması gereken bütün konuları değerlendirdiklerini ifade ederek, "Bunların içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik yargılamalarla alakalı yaşananlar da dahil olmak üzere kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunduk. Emeklilerin meselelerini ele aldık. Gençlerin sorunlarını ele aldık. Demokrasimizin karşı karşıya bulunduğu problemlerle ilgili olarak da fikirlerimizi paylaştık. Bununla birlikte Türkiye’de yaşanan süreçle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulmuş komisyon, o komisyonun raporu üzerindeki çalışmalar, bu zamana kadar yapılmış olanlara dair de düşüncelerimizi ifade ettik. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi çözüm süreci adı verilen ihanet projesinin amacı Cumhuriyetimizin temel niteliklerini tartışmaya açmaktır. Bunu yeniden ifade ettim. Bunu başarmak için ise önce kelimeleri ve imajları değiştirmeye çalıştıklarını dile getirdim" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Özel ise geçen hafta gerçekleştirilen kurultayda yeniden genel başkan seçilen Dervişoğlu’nu kutlayarak, "Bugün ben buraya yaptığımız ziyarette bir siyasi partinin genel başkanına hayırlısı olsun ziyaretine gitmenin ötesinde, bir ağabey ve kardeş hukuku içinde olduğumuz ve iyi günümüzde, kötü günümüzde birbirimizin yanında olduğumuz bir büyüğüme, sabahleyin gelip bir kahvesini içme noktasındaki bir sıcaklığı hissederek geldim ve görüşmemiz de o çerçevede gerçekleşti. Son bir yılda Cumhuriyet Halk Partisi çok zor günlerden geçti. Acı günlerimiz oldu, kayıplarımız oldu. En kötü günümüzde hem insani olarak kardeşlerimizi, evlatlarımızı kaybettiğimiz günlerde İYİ Parti’nin tüm kadrolarını ve genel başkanını telefonun ucunda ilk arayan, yanımıza ilk koşan, acımızı ilk paylaşanlar arasında gördük" dedi. İki lider açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Suç örgütü lideri olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 tane devlet korumasının işi nedir?" Özel, ‘Aziz İhsan Aktaş’ davasının duruşmasında yaşananların sorulması üzerine ilk yargılamaların başladığına dikkati çekerek, "Dün fiziken netleşti. Milletin kapısından milletin seçtiği belediye başkanları ve milletin son seçimde birinci parti yaptığı CHP’nin genel başkanı giriyor. Diğer kapıdan ise Tayyip Bey’in atadıkları giriyor. Bu iftiraları iddianameye bile koyamayanlar ile onun itirafçısı aynı kapıdan girip çıkıyorlar. Kapılar net. Dün İYİ Parti’nin, Gelecek Partisi’nin, DEVA Partisi’nin ve çeşitli siyasi partilerin milletvekilleri ve temsilcileri bizle aynı kapıdan gelip adalet arayışında ve haysiyet suikastına karşı direnişte aynı yerlerde oturdular. Selamlaştık, genel başkanlarımızın selamını aldık. Aziz İhsan Aktaş da ‘Erdoğanların kapısından’ girdi. Sayın Erdoğan’ın atadıklarının kapısından girdiler. Aynı yerde oturdular, o kapıdan çıktılar gittiler. Benim oraya gittiğim araba partime ait. Aziz İhsan Aktaş’ın oraya geldiği arabanın kime ait olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve Aziz İhsan Aktaş’ın etrafında ana muhalefet partisini koruyan, ana muhalefet partisinin genel başkanına devletin verdiği korumalardan çok koruma vermişler, Aziz İhsan Aktaş’ı koruyorlar. Kimi kimden koruyorsunuz? Kimi hangi kapıdan sokuyorsunuz? 770 yılla yargılanan ve iddianamede ‘suç örgütü lideri’ olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 tane devlet korumasının işi nedir? Bu kişinin hakim-savcı kapısından girmesinin gerekçesi nedir? Gerekçe şu; biz Erdoğan’ın kendine hasım gördüğü tarafız. Onu iktidardan edeceğiz diye bizi düşman bildi, bize saldırıyor. Kendisine dost gördükleri o kapıdan giriyor" cevabını verdi. "Dengesizliğin giderilmesi lazım" Aynı soruya cevap veren Dervişoğlu ise 770 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın devlet korumasında mahkeme salonuna getirilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirerek, "Burada bir dengesizlik vardır. Dolayısıyla o dengesizliğin giderilmesi gerekmektedir. Herkesi her şekilde itham etme geleneğinden gelen bir anlayışla da karşı karşıyayız. Silivri’de yapılan yargılamaların tamamını takip ediyoruz. Orada yapılan yargılamalar, soruşturmalar hukuk üzerinden bir değerlendirme yapma imkanı da sunuyor. En başından beri söylüyorum, bu soruşturmalar, kovuşturmalar ve yargılamalar, hukuki olmanın çok ötesinde siyasi bir iş hissiyatı oluşturuyor. Toplumun da genel kanaati bu. Ayrıca bu mahkemelerin, özel mahkemelermiş gibi bir yerden bir yere taşınması ya da yeni yapılacak yargılamalar için yeni salonların inşası sanki bir olağan dışı dönemde bütün bunların yapıldığına dair bir kanaat oluşturuyor. Hukuk devleti ve demokrasi açısından bunlar çok kabul edilebilir durum değildir" ifadelerini kullandı. "İstanbul seçimini yenileyelim, iddia ediyorum 1,5 milyon farkla o seçimi kazanacağız" Erken seçimin bir çare olup olmayacağının sorulması üzerine Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabul etmesi durumunda İstanbul seçimlerinin tekrarlanmasını kabul edebileceğini kaydederek, "Cesareti varsa kararı İstanbullular versin. Eğer Erdoğan’a inanıyorlarsa, Ekrem Başkan’ın suçlu olduğuna inanıyorlarsa Erdoğan’ın göstereceği adaya oy verirler. Ben o gün siyaseti bırakacağım. Mart ayının 29’unda, pazar günü yapılacak bir İstanbul yerel seçiminde adayım Ekrem İmamoğlu’dur. İstanbullular iki sene öncesine göre farklı düşünüyorlarsa, Ekrem Başkan’ı seçmezlerse ben siyaseti bırakıyorum. Ekrem Başkan siyaseti bırakıyor. Buyursunlar oynasınlar. İddia ediyorum ki 1 milyon değil, 1,5 milyon farkla o seçimi kazanacağız. Gelsinler, o seçimi yenileyelim. Bir tek şartım var. Eğer İstanbul seçimini biz kazanırsak yakamızdan düşecekler. Hemen getirecekler erken seçim sandığını. Türkiye’de yönetimi devralmaya hazırız" değerlendirmesinde bulundu. "Hükümeti, TBMM’de yeterli çoğunluk olmaması münasebetiyle erken seçim yapmaya zorlayamıyoruz" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise aynı soruya şu cevabı verdi: "Siyaset bir iddia işidir. Hükümeti TBMM’de yeterli çoğunluk olmaması münasebetiyle erken seçim yapmaya zorlayamıyoruz. 360 kişilik bir nitelikli çoğunluğa ihtiyaç var. Bu çoğunluğun elimizde olmaması, iktidara erken seçim demeden seçim yapılmasını mümkün kılmıyor. O sebeple CHP’nin değerli genel başkanı bir iddia ortaya koyuyor. Hukuken de yapabileceği bir işe işaret ediyor ve belediye başkanlarını ve belediye meclis üyelerini eş zamanlı olarak istifa ettirelim. Madem ki erken genel seçim yapamıyoruz, üzerinde spekülasyon olan İstanbul meselesini çözelim diyor. 770 yıldan yargılanan bir adam devlet korumasıyla gelirken, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere belediye başkanları tutuklu yargılanmaya devam ediyor. Dolayısıyla bu haksızlığın da giderilmesini temin edebilmeyi mümkün kılalım ve seçimin işaret fişeğini İstanbul’dan atalım diyorlar. Bu siyasi bir iddiadır, karşılık bulup bulmayacağı da tartışma konusudur ama netice itibarıyla bir yöntemdir."
29 Ocak 2026 Perşembe - 16:50
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, BM Mülteciler Yüksek Komiseri Berhem Salih ile görüştü
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiseri Berhem Salih ile bir araya geldi. Görüşmeyle ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, "Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Berhem Salih ve heyetiyle bir araya geldik. Yüksek Komiser ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede; Türkiye’nin göç yönetimi modeli, ‘Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ ile başarıyla sürdürülen iş birliği ve ortak yürüttüğümüz projeler hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk" ifadelerine yer verdi.
29 Ocak 2026 Perşembe - 16:42
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’i törenle karşıladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’i resmi törenle karşıladı. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Ankara’ya resmi ziyarette bulundu. Konuk Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in içinde bulunduğu makam aracını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önündeki caddede karşılayan 103 süvari, Mirziyoyev’e protokol kapısına kadar eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mirziyoyev’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin ana giriş kapısında karşıladı. Erdoğan ve Mirziyoyev’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından 21 pare top atışı eşliğinde iki ülkenin milli marşları çalındı. Mirziyoyev, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı ’Merhaba asker’ diyerek selamladı. Törende tarihte kurulan 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerler de yer aldı. Heyetlerini birbirine takdim eden Erdoğan ve Mirziyoyev, merdivenlerde Türkiye ve Özbekistan bayrakları önünde gazetecilere poz verdi. İkili ve heyetler arası görüşmelere geçen Erdoğan ve Mirziyoyev, daha sonra Türkiye-Özbekistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Dördündü Toplantısı’na katılacak. Yapılacak olan anlaşmaların imza töreni sonrasında iki lider ortak basın toplantısı düzenleyecek. Törende Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, YÖK Başkanı Erol Özvar, Ankara Valisi Vasip Şahin ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da yer aldı.
29 Ocak 2026 Perşembe - 16:29
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya geldi
29 Ocak 2026 Perşembe - 16:20
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’i resmi tören ile karşıladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’i resmi tören ile karşıladı
29 Ocak 2026 Perşembe - 15:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’i havalimanında karşıladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’i havalimanında karşıladı.
29 Ocak 2026 Perşembe - 15:42
BBP Genel Başkanı Destici: "O saç örgüsü Bozkurt’un yelesidir, çakalın, sırtlanın oyuncağı olamaz"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şimdi de binlerce yıllık savaşçı geleneğimize, atalarımızın saç örgüsüne mi göz diktiniz? O saç örgüsü, Bozkurt’un yelesidir, çakalın, sırtlanın oyuncağı olamaz" dedi. BBP’nin 33’üncü kuruluş yıl dönümü nedeniyle Ankara’da bir otelde program düzenlendi. Programa BBP Genel Başkanı Destici, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Elitaş, CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, parti yöneticileri ve çok sayıda partili katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan program, güne özel hazırlanan videonun seyredilmesi ile devam etti. Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gönderdiği mesaj okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında şu ifadelere yer verdi: "Nazik davetinizden dolayı teşekkür ediyor, Büyük Birlik Partisi’nin kuruluşunun 33’üncü yıl dönümünü gönülden tebrik ediyorum. Bu vesileyle Büyük Birlik Partisi’nin kurucu Genel Başkanı, kıymetli siyasetçi Muhsin Yazıcıoğlu’nu bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Bin yıl önce bu toprakları fetheden ecdadımız, hangi hassasiyetleri gözettiyse, bugün de milletçe aynı istikamette yürüyor, bölgemizde yaşanan çalkantılara rağmen büyük ve güçlü Türkiye hedefimize doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Söz konusu Türkiye olduğunda tüm farklılıklarımızı bir yana bırakıp 86 milyon tek yürek, tek bilek olacağımıza, inşallah 21’inci asra mührümüzü vuracağımıza, şanlı bayrağımızın dünyanın dört bir yanında gururla dalgalanması için canla, başla çalışacağımıza yürekten inanıyorum. Bu düşüncelerle partinizin 33’üncü kuruluş yıl dönümünü tekrar tebrik ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla." Programda konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, BBP’nin 33 yıllık siyasi yolculuğunda yalnızca millete ve milli değerlere yaslandığını, Türk milletinin tarihi misyonu ile Türk-İslam birliği idealinden hiçbir zaman vazgeçmediklerini belirterek, Muhsin Yazıcıoğlu’nun çizgisini kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti. "Kim PKK-YPG-SDG’yi savunmak istiyorsa buyursun gitsin" Türk milletinin tüm köken, inanç ve düşünce farklılıklarıyla birlikte bir bütün ve kardeş olduğunu dile getiren Destici, "Yeni kurulmuş Suriye yönetiminin sınırları zorlayan hoşgörü ve tahammülüne rağmen, Türkiye’nin tüm uyarılarına rağmen, PKK’nın Suriye kolu SDG’nin anlaşmalara uymaması ve sivillere yönelik saldırılarının devam etmesi, Suriye’nin SDG’ye müdahalesiyle sonuçlandı. DEM’liler kanlarının son damlasına kadar savunacaklarını söylediler. Kim PKK-YPG-SDG’yi savunmak istiyorsa buyursun gitsin, kapı açık ama giderken geri dönmemek üzere, Türkiye Cumhuriyeti pasaportunu ve kimliklerini bırakıp gidecekler. Türkiye’de ise devletimizin, hükümetin, Cumhur İttifakımızın kararlı duruşuna rağmen başta PKK uzantısı DEM sözcüleri olmak üzere ana muhalefetin grup başkan vekili DEM’lilerle yaptığı ortak basın toplantısında PKK-SGD’ye yapılan operasyonlara karşı çıktı. Bunun Türkiye’ye yansıması olacağını söylediler. Tehditkar cümleler kurdular. Sandılar ki dünkü düzen var. Artık dünkü düzen yok. Ya şartsız, müzakeresiz silahlarınızı bırakırsınız ya da boynunuza devletin ilmiği ve balyozu kafanıza geçer" ifadelerini kullandı. "Kazandıkları belediyelerde ilk iş olarak Türk bayrakları indirildi" Türk bayrağına yapılan saldırının Türk milletine, vatana ve cumhuriyete düşmanlığın ifadesi olduğunu söyleyen Destici, "Yıllar boyunca Türkiye’yi parçalamak için kurdurulup beslenmiş hain ve kahpe terör örgütünün işlediği cinayetlerinin yanı sıra, bazen doğrudan, bazen uzantıları aracılığıyla milletimizi ve değerlerimizi hedef alan hakaretlerine maruz kaldık. Kurdurdukları sözde partilerin kongrelerinde, toplantılarında Türk bayrakları yerlere atıldı. Kazandıkları belediyelerde ilk iş olarak gönderden, duvarlardan Türk bayrakları indirildi. Bazı partiler diyor ki kayyum atamasına son verilsin. Ne olacak, adamlarda en ufak bir değişiklik var mı? Tüm Anadolu’yu geziyoruz. Orada vatandaşa, yöneticilere soruyoruz. ‘Bu hainlerde en ufak bir geri adım var mı?’ diyoruz. ‘Yok’ diyorlar. Yine aynısını yapacaklar. Siyasi bölücülük tüm hızıyla maalesef devam ediyor. Sözde partilerin temsilcileri, katıldıkları toplantılarda her dönemde ve buldukları her fırsatta İstiklal Marşımıza saygısızlık yaptılar. TBMM kürsüsünden defalarca milletimize, devletimize, tarihimize, inançlarımıza ve değerlerimize hakaret ettiler" dedi. "O saç örgüsü, Bozkurt’un yelesidir, çakalın, sırtlanın oyuncağı olamaz" Bugün sadece sınırlara değil, Türk tarihi ve töresine saldırıldığını vurgulayan Destici, "Sınırın ötesindeki YPG’li çapulcular ile Meclis’teki kravatlı uzantıları, ağız birliği etmişçesine yeni bir propaganda başlatmışlar. Neymiş? ’Saç örgüsü’ üzerinden kendilerine bir efsane uydurmaya çalışıyorlar. Buradan o kültür fukaralarına, o tarih yoksunlarına sesleniyorum. Siz kim, Türk’ün kadim töresi kim? Siz kim, binlerce yıllık devlet geleneğinin sembollerini ağzınıza almak kim? O, sizin propaganda malzemesi yapmaya çalıştığınız saç örgüsü; dağdaki teröristin süsü değil, Mete Han’ın, Tomris Han’ın rüzgarda savrulan yelesidir. O örgü Sultan Alparslan’ın Malazgirt ovasına girerken miğferinin altına gizlediği, kefen niyetine ördüğü saçlarıdır. O örgü Göktürk hakanlarının, Selçuklu yiğitlerinin, ’Ölürsem saçım mezarımda kefenim olsun’ diyen Türkmen beylerinin şeref nişanesidir. Türk’ün ’börk’ünü taklit ettiniz, yutmadık. Türk’ün bayramı, Ergenekon’dan çıkış günü olan Nevruz’u çalmaya kalktınız, ’bizimdir’ dediniz, o kirli ellerinizle ateşimizi kirletmeye çalıştınız, çaldırmadık. Şimdi de binlerce yıllık savaşçı geleneğimize, atalarımızın saç örgüsüne mi göz diktiniz? O saç örgüsü, Bozkurt’un yelesidir, çakalın, sırtlanın oyuncağı olamaz" dedi. "Evlilikleri ve çocuk sahibi olmayı desteklemeliyiz" Verilere göre dünya üzerinde ‘nüfusunu kaybetme tehlikesi’ yaşayan ilk 5 ülke arasında Türkiye’nin de yer aldığını belirten Destici, "Evlilikler azalıyor, doğum oranları düşüyor, aile kurumunu ayakta tutmakta zorluklar yaşıyoruz. Bu konuyla ilgili yakın dönemde milletimizi ve devletten siyasete, sivil toplum kuruluşlarından basına, karar alma noktasında olanları bilgilendirdik, uyarılarda bulunduk, teklifler sunduk. Evlilikleri ve çocuk sahibi olmayı desteklemeliyiz. Evlenen çiftlere faizsiz kredi kullandırılmalı, evlenen çiftlerin ev ve araç sahibi olmaları için vergi ve faiz indirimleri sağlanmalıdır. 3 çocuk sahibi olan aileler için ayrı ve özel bir destekleme programı hayata geçirilmelidir. Kadınlarımıza yönelen şiddet konusunda sert ve radikal adımlar atılmalıdır. Daha doğrusu şiddetin her türlüsüne karşı daha fazla caydırıcı tedbirler ve hukuki düzenlemeler yapılmalıdır. Sokak çeteleri diye bir şey ortada bırakılmamalı, kökleri kazınmalı, yeni Ahmetler ve Atlaslar kaybedilmemelidir" şeklinde konuştu. "Milletin vicdanında ’idam’ çoktan onaylanmıştır" Destici, sözlerini şöyle sürdürdü: "Milletin vicdanında ’idam’ çoktan onaylanmıştır. Gelin, bundan kaçmayın. Gelin, bu kararı milletimiz versin. Teklifimiz şudur; terör suçları, çocuk katilleri, tecavüzcü sapıklar için Narin’in, Sıla bebeğin, Aybüke Yalçın öğretmenin katilleri için idam cezası referandumu yapılmasını öneriyoruz. Sandığı milletin önüne koyalım. Bakalım millet bebek katilleri için ’yaşam hakkı’ mı diyor, yoksa ’ip’ mi istiyor? Bunu hep birlikte görelim. Biz diyoruz ki; adalet mağdurun yüreğini soğutmaktır. Caniye merhamet, mazluma ihanettir. Biz bu ihanete ortak olmadık, olmayacağız. O ip o sandıktan çıkacak ve adalet yerini bulacaktır."
29 Ocak 2026 Perşembe - 15:41
Türkiye, Avrupa yükseköğretiminde zirveye oynuyor
Türkiye, Quacquarelli Symonds (QS) Avrupa Üniversiteleri 2026 sıralamasında 23 üniversitesi ile ilk 500’e girdi. Türk üniversiteleri, uluslararası sıralamalardaki başarıları ile adından söz ettiriyor. QS Avrupa Üniversiteleri 2026 sıralamasında Türkiye’den 23 üniversite ilk 500’e girmeyi başardı. Toplam 103 üniversitesi sıralamalarda yer alan Türkiye; Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya gibi köklü yükseköğretim sistemlerini geride bırakarak Avrupa’da en fazla temsil edilen ikinci ülke konumuna yükseldi. Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan ‘2026 Alan Bazlı Dünya Üniversiteleri Sıralamaları’nda Türk üniversiteleri, QS sıralamalarında da yükselişini sürdürdü. ODTÜ, 116’ncı olarak en yüksek dereceli üniversite oldu 42 ülke ve bölgeden 958 üniversitenin yer aldığı sıralamalarda Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) 116’ncı olarak Türkiye’nin en yüksek dereceli üniversitesi olurken, akademik itibar, işveren itibarı ve uluslararası araştırma ağı göstergelerinde lider oldu. Sıralamalarda İstanbul Teknik Üniversitesi 124’üncü, Koç Üniversitesi 143’üncü, Sabancı Üniversitesi 148’inci olarak ilk 150 üniversite arasında yer alırken, onları 153’üncü sırada yer alan Boğaziçi Üniversitesi takip etti.
29 Ocak 2026 Perşembe - 15:39
Ankara Valiliğinden yarın için kuvvetli rüzgar uyarısı
Ankara Valiliği, yarın etkili olması beklenen kuvvetli rüzgar dolayısıyla vatandaşlara uyarıda bulundu. Ankara Valiliğinden yapılan açıklamada, "Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezinden alınan son verilere göre; rüzgarın, yarın Ankara il genelinde güney yönlerden kuvvetli rüzgar ve yer yer fırtına (40-60 km/saat, yükseklerde 60-80 km/saat) şeklinde esmesi beklenmektedir. Kuvvetli rüzgarla birlikte ulaşımda aksamalar, çatı uçması, ağaç devrilmesi, soba ve doğalgaz kaynaklı baca gazı zehirlenmesi gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" ifadeleri yer aldı.
29 Ocak 2026 Perşembe - 15:39
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’i havalimanında karşıladı
ANKARA (İHA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’i Esenboğa Havalimanı’nda karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’i Esenboğa Havalimanı’nda karşıladı.
29 Ocak 2026 Perşembe - 15:26
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’i havalimanında karşıladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’i havalimanında karşıladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder