Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Güler: "Terörün ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 23:16:25
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Terörün tam anlamıyla ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Şu husus unutulmamalıdır ki güvenliğini ve toplumsal bütünlüğünü aynı çizgide koruyabilen ülkeler, böylesine kaotik dönemlerde tehditleri kendinden uzakta tutarak vatandaşlarına umut verecek kudrete sahip olabilmektedirler" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi. Bakan Güler programda yaptığı konuşmasında, "Bu güzel ve bereketli iftar sofrasında siz değerli ailelerimizi ve kahraman gazilerimizi ağırlamak, bizler için tarifsiz bir mutluluktur. Teşriflerinizden dolayı onur duyduk, bahtiyar olduk. Hoş geldiniz şeref verdiniz. Sözlerimin başında bu gece saat bir sularında Balıkesir 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığımızdan kalkış yaptıktan sonra kaza kırıma uğrayan F-16’mızın pilotu, Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve asil milletimize baş sağlığı diliyorum. Hadisenin nedeni kaza kırım ekibinin yapacağı inceleme sonucunda belirlenecektir. Semalarımızın güvenliği için görev yapan kahraman şehidimiz vatan sevgisi ve aşkıyla vazifesini icra etmekteydi. Fedakârlığını daima şükran ve minnetle yad edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Her bir şehidimiz, bugünün ve yarının güçlü Türkiye’sinin mimarlarıdırlar" Şair Arif Nihat Asya’nın ‘Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor’ şiirini okuyan Bakan Güler, "Asil milletimizin en büyük özelliklerinden biri millî ve manevi değerlerine bağlılığı ve bu değerleri uğruna canlarını ortaya koyup mücadele ederek şehitlik ve gaziliği en büyük şeref nişanesi görmesidir. Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya’nın, ‘Şehitler tepesi boş değil, toprağını kahramanlar bekliyor ve bir bayrak dalgalanmak için; Rüzgâr bekliyor’ mısralarında da dile getirdiği gibi asil milletimizin istiklaline sevdalı nice yiğit ve kahraman evladı milli ve manevi değerlerimizi korumak uğruna kahramanlıkla mücadele ederek ya şehit ya da gazi olmuşlardır. İstiklal ve istikbalimiz uğrunda şehit ve gazilik payesine ulaşan tüm kahramanlarımız birlik ve beraberliğimizin en büyük teminatıdırlar. Vatanımız ve al bayrağımız için hayatlarını feda eden her bir şehidimiz, bugünün ve yarının güçlü Türkiye’sinin mimarlarıdırlar. Yardan ve serden geçebilen şehitlerimize yoldaş ve şehadete âşık olan siz gazilerimizin yazdığı kahramanlık destanları da şanlı ordumuzun her zaman ilham kaynağı olmuştur" diye konuştu. "Bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa şehitlerimiz ile gazilerimize borçluyuz" Bakan Güler, "Çok iyi biliyoruz ki bugün 86 milyon, vatanımızda özgürce yaşıyorsak, bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa bunu da aziz şehitlerimiz ile siz kahraman gazilerimize borçluyuz. Sizlerle ne kadar gurur duysak azdır. Dolayısıyla şehitlerimizin ve sizlerin yazdığı kahramanlık destanları hiçbir zaman unutulmayacak, asil milletimizin vefa dolu gönlünde sonsuza dek yaşayacaktır. Şehitlerimizin, gazilerimizin ve siz kıymetli ailelerimizin fedakârlıklarının bedeli hiçbir şeyle ölçülemez. Kıymetli Şehit ve Gazi ailelerimiz; canlarınızdan bir parça olan kıymetlileriniz, ülkemiz için emsalsiz bir mücadele ile fedakârlıklarda bulunurken sizler de bu vatan için kelimelerle tarif edilemez büyük zorluklara göğüs gerdiniz. Yaşadığınız acılar karşısında metanetinizi asla kaybetmediniz, vakur duruşunuzdan asla ödün vermediniz ve milletimizin ferasetini dosta düşmana bir kez daha gösterdiniz" ifadelerini kullandı. Şehit ailelerinin haklarının ödenemeyeceğini ifade eden Bakan Güler, "Sizler, milletimizin baş tacı Türkiye Cumhuriyeti’nin manevi mimarlarının biricik emanetisiniz. Siz kıymetli ailelerimizin hakkını ne yaparsak yapalım asla ödeyemeyiz. Ancak sizlerin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarınızı yükseltmek için devletimiz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın koordinatörlüğünde yoğun bir gayret sarf etmektedir. Şunu çok iyi biliyoruz ki acınızı paylaşmak, gözyaşlarınızı dindirmek, sizleri hiçbir zaman yalnız bırakmamak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Aynı şekilde şehit ve gazilerimizin uğruna mücadele ettiği değerleri koruyarak bu mirasa sahip çıkmak, hepimizin en önemli vazifesidir. Nitekim kahraman ordumuz, şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmamak ve siz kıymetli ailelerinin gözyaşlarının hesabını sormak için bugüne kadar terör örgütlerine büyük darbeler vurmuş ve örgütün hareket kabiliyetini büyük ölçüde sınırlandırmıştır" şeklinde konuştu. "Süreçte atılacak adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek" Terörsüz Türkiye sürecine değinen Bakan Güler, şunları kaydetti: "40 yılı aşkın süredir ülkemizin huzurunu ve güvenliğini tehdit eden terör belasından kurtulmak ve evlatlarımızın aydınlık geleceğini teminat altına almak için devletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini başlatmıştır. Bu tarihi süreç kardeşliğimizi pekiştirme, milletimizi güvenli ve müreffeh yarınlara ulaştırma kararlılığımızın da en açık göstergesidir. Altını çizmek isterim ki bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek niteliktedir. Bu yolda milletimizin birliğini, kardeşliğini ve güvenliğini zedeleyecek hiçbir adım atılmamış bundan sonra da atılmayacaktır. Süreç asırlara uzanan köklü tarihimizden ve ferasetli devlet geleneğimizden aldığımız güçle yönetilmektedir. Yegane amacımız artık evlatlarımızı yitirmediğimiz, kanın ve gözyaşının sona erdiği, ayrılık tohumlarının kökünden söküldüğü çocuklarımızın sadece barış ve kardeşlik ortamında büyüdüğü bir geleceği inşa etmektir. Hâlihazırda sahadaki gelişmeleri dikkatle izliyor, tüm tedbirlerimizi her zamanki hassasiyetimizle almaya devam ediyoruz." "Terörün ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır" "Yakın coğrafyamızda meydana gelen çok boyutlu ve aktörlü gelişmeler, ülkemizin stratejik yaklaşımlarını doğrudan etkilemektedir" diyen Bakan Güler, "Nitekim tehdit yelpazesinin her geçen gün daha da belirginleştiği bu uluslararası ortamda, askeri caydırıcılığımızın artırılması kadar iç barışın ve toplumsal kardeşliğin tahkim edilmesi de bir o kadar hayatidir. İşte bu yüzden terörün tam anlamıyla ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Şu husus unutulmamalıdır ki güvenliğini ve toplumsal bütünlüğünü aynı çizgide koruyabilen ülkeler, böylesine kaotik dönemlerde tehditleri kendinden uzakta tutarak vatandaşlarına umut verecek kudrete sahip olabilmektedirler" ifadelerini kullandı. Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin ve kararlı adımlarla ilerlediklerini vurgulayan Bakan Güler, "Türkiye de yakın coğrafyasında krizlerin, çatışmaların ve savaşların yaşanmasına rağmen; Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik liderliğinde yürütülen etkin ve kararlı diplomasi ile şanlı ordumuzun gücü ve etkinliği sayesinde istikrar adası olma vasfını sürdürmekte, böylece milletine güven vermeyi başarabilmektedir. Bu anlayışla ülkemizin hak ve menfaatlerini her koşulda kararlılıkla korumak için üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye, aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin mirasına sıkı sıkıya sahip çıkmaya devam ediyoruz. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerlediğimiz bu süreçte; terörsüz Türkiye hedefimizi gerçekleştirmek için çalışmalarımızı sürdürecek, yerli ve milli savunma sanayimizi daha da ileri seviyelere taşımak için gayretlerimize devam edecek, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü sürekli tahkim edeceğiz" şeklinde konuştu. "Ülkemizi ve asil milletimizi en iyi şekilde temsil ettik" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO’nun en büyük tatbikatı olan Steadfast Dart 2026 tatbikatına deniz, kara ve hava unsurları ile katıldığını hatırlatan Bakan Güler, şunları kaydetti: "Şu bir gerçek ki bugün, sadece sınırlarımız içinde değil, sınırlarımız dışında da barış ve istikrara katkı sağlayan bir ülke konumundayız. Nitekim en son Türk Silahlı Kuvvetleri olarak NATO’nun en büyük tatbikatı olan Steadfast Dart 2026 tatbikatına deniz, kara ve hava unsurlarımızla iştirak ederek Avrupa güvenlik mimarisine katkı sağlama kabiliyetlerimizi ortaya koyduk. Bu çerçevede Kahraman Mehmetçiğimizin gücünü disiplinini ve hazırlık seviyesini yerli ve milli silahlarımızın etkinliğini ve ileri teknolojisini de göstererek ülkemizi ve asil milletimizi en iyi şekilde temsil ettik. Özellikle belirtmeliyim ki kahraman ordumuzun yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarımızdan 6 bin 450 kilometre ve 3 bin 480 deniz mili mesafeye hızlı bir şekilde ulaştırma kudreti muharebeye ne denli hazır olduğu göstermektedir. İçinde bulunduğumuz dönemde görev ve sorumluluklarımız birbirinden çeşitli ve büyük olsa da motivasyon ve inancımız da bir o kadar kuvvetlidir. Zira başta siz şehit ve gazi ailelerimiz olmak üzere asil milletimizin desteğini her an hissediyor aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin mirasından aldığımız güçle gece gündüz demeden artan bir azim ve şevkle çalışıyoruz. Çalışmaya da devam edeceğiz."
25 Şubat 2026 Çarşamba - 21:44
Bakan Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 21:38
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek önceliğimizdir"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ATO Congresium’da gerçekleştirilen Geleneksel MÜSİAD Ankara İftarı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, Ramazan ayının birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe vesile olmasını temenni etti. Dünyanın farklı bir dönemden geçtiğini ve artık eski küresel ve liberal dünyanın olmadığını aktaran Yılmaz, "Uluslararası kuralların, kurumların zayıfladığı, ülkelerin korumacı eğilimlerinin güçlendiği, güç siyasetinin ön plana çıktığı, ‘güçlüysem istediğimi yapabilirim’ gibi bir anlayışın dünyada giderek hakim hale geldiği bir dönemden geçiyoruz. Bu çok iyi bir dönem değil. Bunu tasvip ettiğimiz için söylemiyorum ama bu gerçeği de görmemiz lazım. Böyle bir dönemden geçiyoruz. Eski düzen, eski kurallar giderek zayıflıyor ve yeni bir düzen de ortada yok. Dolayısıyla bu tür dönemler, en tehlikeli dönemlerdir. Bunun temelinde ne var diye baktığınız zaman dünyada ekonomide yeni bir güç dağılımı var. Çin başta olmak üzere Uzakdoğu’nun yükselişi, dünya ekonomik hiyerarşisinin dönüşümü siyasi gerilimleri de besliyor. Dünyanın bu yeni ekonomik gerçekliğiyle siyasal gerçekliği örtüşmüyor. Dolayısıyla bir çatışma ortamı içindeyiz. Ekonomideki bu güç dağılımı siyasette de jeopolitik gerilimleri besliyor. Bölgemizde de bunu yaşıyoruz, görüyoruz, dünyanın birçok farklı bölgesinde de bu gerilimlere şahit oluyoruz" ifadelerine yer verdi. Dünyada belirsizliklerin yükseldiği ve risklerin arttığı bir dönemde ülkelerin kendi iç cephelerini güçlendirmeleri gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, öngörülebilirliğin azaldığı bir dünyada daha öngörülebilir politikaların izlenmesi, sağlıklı, sağlam ve ihtiyatlı politikalarla hareket etmenin önemli olduğunu vurguladı. Dünyanın içinde bulunduğu bu riskli dönemde Türkiye’nin realiteleri gördüğünü ve bu doğrultuda orta ve uzun vadeli hedefleri belirlediklerini dile getiren Yılmaz, bu hedeflere dönük çabayı kararlılıkla sürdürdüklerine vurgu yaptı. "Reel ekonomide elde ettiğimiz kazanımları koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir" Ekonomi politikalarında son dönemlerde istikrarı daha fazla ön plana çıkardıklarını belirten Yılmaz, "Malum dünya bir pandemi yaşadı. Pandemi sonrasında hala etkilerin belli oranlarda devam ettiğini söyleyebiliriz. 2020-2024 dönemine baktığımızda dünya ekonomisi kümülatif olarak 100 iken ancak 115 olabilmiş. Aynı dönemde Türkiye ekonomisi 100 iken 130 olmuş. Dünyanın iki katı kadar bir büyüme kaydetmiş. Dolayısıyla reel ekonomi tarafında güçlü bir performans ortaya koyduğumuzu söyleyebilirim. Bu süreçte finansal açıdan istikrarsızlıklar yaşadık. Enflasyon oranımız yükseldi, dolayısıyla reel ekonomide elde ettiğimiz bu kazanımları olabildiğince koruyup finansal tarafta istikrarımızı güçlendirmek şu anki önceliğimizdir. Başta enflasyon oranını aşağı çekmek, makro finansal istikrarımızı güçlendirmek, öngörülebilirliğimizi artırmak şu andaki politikalarımızın temel önceliğini oluşturuyor. Bu konuda da belli bir mesafe almış durumdayız. 2024’ün Mayıs ayında enflasyon 75 buçuğa kadar yükseldi. O günden bu güne 45 puan civarında enflasyon oranında düşüş var" diye konuştu. Temel mallarda yüzde 17’lere kadar enflasyon oranının indiğini söyleyen Yılmaz, özellikle kira, eğitim gibi kalemlerde de giderek iyileşme gördüklerine dikkati çekti. "2026 yılı özel sektörde finansa erişim açısından daha olumlu bir yıl olacak" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılının özel sektörde finansa erişim açısından daha olumlu bir yıl olacağını dile getirerek, "Biz bir taraftan genel makro istikrarı sağlayarak bu olumluluğu desteklemeye çalışıyoruz. Türkiye, enflasyon ve faizlerde düşüş seyrine girmiş durumda ama bir taraftan da bu makro iyileşmeyi beklemeden selektif dediğimiz politikalarla da reel sektörümüzü destekliyoruz. Reel sektör içinde özellikle emek yoğun şirketlerimizin yaşadığı sıkıntıların farkındayız. Bu sektörlerimize dönük politikalar izliyoruz" dedi. "Ekonomimiz ilk defa 1,5 trilyon doları aşan bir büyüklüğe kavuşmuş olacak" Enflasyonla beraber büyümeyi de dengeli bir şekilde sürdürdüklerine vurgu yapan Yılmaz, "Ekonomimiz ilk defa 1,5 trilyon doları aşan bir büyüklüğe kavuşmuş olacak. Kişi başına gelirimiz 18 bin dolara yakın mertebelerde gelecek diye tahmin ediyoruz. Bu değerlerle Türkiye ekonomisi nominal dolar bazında dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi, satın alma gücüne göreyse 11’inci büyük ekonomisi olacak" açıklamasında bulundu. Para politikası ve maliye politikasını eşgüdüm içerisinde uyguladıklarını kaydeden Yılmaz, Orta Vadeli Programda bütüncül bir politika setini ortaya koyduklarını ve buna göre hareket ettiklerini belirtti. Ayrıca Yılmaz, para politikası ve maliye politikası dışında yapısal dönüşümler ve arz yönlü politikalarında çok kıymetli olduğunu sözlerine ekledi. "Hep birlikte ülkemizi Türkiye Yüzyılı dediğimiz hedeflere taşıyacağımıza gönülden inanıyoruz" Sağlıklı para ve maliye politikaları başta olmak üzere arz yönlü politikalar ve yapısal dönüşümlerle yola devam edeceklerine dikkati çeken Yılmaz, "Doğru bir program izliyorsanız elinizde olmayan, kontrol edemediğiniz faktörler sizi bir miktar geciktirebilir veya olumlu bir sürprize hızlandırıcı etki yapabilir ama asıl etkili olan sizin kendi programınızdır, ortaya koyduğunuz hedeftir. Onu kararlı bir şekilde uygularsanız bir ay önce veya üç ay sonra hedeflerinize ulaşırsınız. Biz de bu anlayış içinde sabırla, kararlılıkla programımızı hayata geçiriyoruz. Burada da kamu, özel sektör, sivil toplum hep birlikte dünyanın bu zorlu döneminde ülkemizi Türkiye Yüzyılı dediğimiz hedeflere hep birlikte taşıyacağımıza da gönülden inanıyoruz" dedi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 21:32
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz" dedi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:36
İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin ulaştırma bakanları 40 yıl sonra İstanbul’da toplanıyor
İstanbul’da 11-12 Şubat tarihlerinde düzenlenecek İslam İşbirliği Teşkilatı 2. Ulaştırma Bakanları Toplantısı’nda üye ülkelerin ulaştırma bakanları 40 yıl sonra İstanbul’da bir araya gelecek. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ev sahipliğinde 11-12 Şubat tarihlerinde düzenlenecek İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 2. Ulaştırma Bakanları Toplantısı kapsamında üye ülke bakanları ile bir araya gelecek. Toplantı hakkında açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, "Toplantı, İslam İşbirliği Teşkilatı’na üye ülkeler arasında ulaştırma alanındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve mevcut projelerin değerlendirilmesi açısından önemli bir platform oluşturacak" dedi. Toplantı kapsamında ikili ve çok taraflı temaslar gerçekleştirecek olan Uraloğlu, İran ve Özbekistan ile üçlü formatta bir toplantı yapılacak. Bakan Uraloğlu’nun ayrıca Fas, Cibuti, Moritanya, Brunei, Bosna Hersek, İran, Suudi Arabistan, Libya, Kamerun, Fildişi Sahilleri ve Sudan ulaştırma bakanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor. Fildişi Sahilleri ile yapılacak görüşme kapsamında Afrika Mutabakat Zaptı’na Katılım Belgesi’nin imzalanması öngörülüyor.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:25
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Terörsüz Türkiye" kapsamında DEM Parti heyetiyle yaptığı 1 saatlik görüşme sona erdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Terörsüz Türkiye" kapsamında DEM Parti heyetiyle yaptığı 1 saatlik görüşme sona erdi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:09
Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara’da
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara’ya geldi. Türkiye-Yunanistan 6’ncı Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi kapsamında Türkiye’yi ziyaret edecek olan Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara’ya geldi. Esenboğa Havaalanına iniş yapan Miçotakis, havaalanından çıkış yaptı. Çıkışın ardından Miçotakis, Erdoğan ile görüşmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne yola çıktı. Erdoğan ile Miçotakis görüşmesinde, ikili münasebetlerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulması öngörülüyor. Ziyaret çerçevesinde ayrıca, ikili ilişkileri güçlendirmeye atfedilmiş çeşitli metinlerin imzalanması da gündemde bulunuyor. Miçotakis’i karşılamaya Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:07
Bakan Göktaş: "Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok. Ancak bazı çevrelerin bilinçli şekilde kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmaya çalıştığını görüyoruz. Bu dezenformasyona teslim olmayacağız" dedi. 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü kapsamında TÜBİTAK Başkanlık Feza Gürsey Salonu’nda Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı (GCIP) 2025 Türkiye Hızlandırıcısı Ödül Töreni düzenlendi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TÜBİTAK Başkanı Orhan Aydın ve UNIDO Türkiye Başkanı Süleyman Yılmaz’ın da katıldığı törende girişimcilere toplam 2,4 milyon lirayı aşan ödül verildi. "Bin 864 kız mühendislik öğrencisini destekleyerek, bu alanda güçlü bir ekosistem oluşturduk" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradenin bugün kadın politikalarını Türkiye’nin kalkınma gündeminin merkezine yerleştirmiş durumda olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, "Nitekim ’Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’, kadınlara ihtiyaç duyduğu imkanlara erişimi sistemli hale getiren bir zemindir. Diğer yandan geçtiğimiz yıl 8 Mart’ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’yle ’Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulları’ oluşturarak yeni bir dönemi başlattık. Bu genelgeyle kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki gücünü artıracak politikaları, kurumlar arası koordinasyonla her ilde daha etkin biçimde uygulamaya koyuyoruz. Kurulumuz ile kadının güçlenmesine yönelik çalışmaları daha derinlikli ve sonuç odaklı ilerletmek için 5 tematik başlıkta alt komiteler kurduk. ’STEM Alanlarında Kız Çocukları ve Kadınların Güçlenmesi’ bu alt komitelerden biridir. Bu kapsamda ’STEM elçilerinin belirlenmesi’ ile ’bilim merkezlerine kız öğrencilerin katılımının teşviki’ alanlarında uygulama önerileri geliştirdik. Bu çalışmalarla hedefimiz, kız çocuklarımızın ve kadınların bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında fırsatlara eşit biçimde erişmesini sağlamak. Bu vizyonumuzun somut örneklerinden biri de Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’dir. 2016 yılından beri yürüttüğümüz bu projeyle mühendislik fakültelerinde okuyan başarılı kız öğrencilerimize özel sektör iş birliğiyle burs ve staj imkanı sunuyoruz. Bugüne kadar bin 864 kız mühendislik öğrencisini destekleyerek, bu alanda güçlü bir ekosistem oluşturduk" şeklinde konuştu. "Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok" Sosyal medyanın yalnızca bir iletişim aracı değil, çocukların psikososyal gelişimini doğrudan etkileyen güçlü bir ekosistem haline geldiğini vurgulayan Göktaş, "Bugün birçok ülke, çocukları dijital ortamda karşılaşabilecekleri risklerden korumak için ciddi ve kapsamlı tedbirler alıyor. Biz de ülkemize özgü, dengeli ve uygulanabilir bir model geliştirmek amacıyla 1 yılı aşkın süredir yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bu kapsamda küresel örnekleri, özellikle İngiltere ve Avustralya’daki gelişmiş düzenlemeleri detaylı şekilde inceledik. Sivil toplum kuruluşlarıyla ve sosyal medya platformlarının temsilcileriyle düzenli istişareler gerçekleştirdik. Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde 15 yaş altına yönelik bir sosyal medya düzenlemesinin gerekli ve elzem olduğu kanaatine vardık. Nitekim benzer şekilde pek çok ülke de bu alanda somut adımlar atmaya başlamış durumda. Fakat gençler son zamanlarda şu soruyu soruyor; ’oyunları yasaklayacak mısınız?’ Buradan genç kardeşlerime bunu açık ve net şekilde söyleyeyim, hayır. Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok. Ancak bazı çevrelerin bilinçli şekilde kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmaya çalıştığını görüyoruz. Bu dezenformasyona teslim olmayacağız. Türkiye’de faaliyet gösteren yurt dışı kaynaklı oyun platformlarında, ulaşılabilir bir yasal temsilciyle kullanıcı haklarını koruyan bir sisteme geçmek istiyoruz. Bunun yanında oyunların hangi yaş grubuna uygun olduğunun önceden derecelendirilerek sunulmasını da önemsiyoruz. Bir sorunla karşılaşıldığında muhatabı belli, süreci hızlı ve sonuç alıcı bir düzen kurulmasını istiyoruz. Bazı çevrelerin bu hassas konuyu ’yasak geliyor’ diye sunmasını doğru bulmuyoruz. Gençlerin kaygıları üzerinden algı oluşturulmasına da izin vermeyeceğiz" diye konuştu. "İşini dijitalde büyütmek isteyen yaklaşık 10 bin kadına eğitim verdik" Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "’Yükselen Kadınlar Programı’ kapsamında yedi bölgede buluşmalar gerçekleştirerek, yerelden ulusala, hatta uluslararasına uzanan güçlü bir girişimcilik ağı oluşturuyoruz. Diğer yandan bu programın önemli bir ayağı olan ’Girişimcilik Eğitim Tırımız’ ile Karadeniz Bölgesi’nden başlayarak 9 ilimizde bine yakın kadına ulaştık. Bunun yanı sıra kurulmasına destek olduğumuz bin 319 kadın kooperatifiyle yerel üretimi markalaştırıyor, kadın emeğini pazara daha güçlü biçimde taşıyoruz. Ayrıca ’kadingirisimci.gov.tr’ platformuyla tüm destek ve teşvikleri bir araya getirdik. E-ticarete adım atmak, işini dijitalde büyütmek isteyen yaklaşık 10 bin kadına eğitim verdik. Kadınlara Yönelik Yapay Zeka ve Veri Bilimi Geliştirme Programı’yla yaklaşık 800 kadının STEM alanında eğitim almasını sağladık. Enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve temsiliyetini güçlendirmek için ’Kadınlar için Enerji Okulu’nu hayata geçirdik. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, kadınların her alanda güçlenmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." 7 şehirden doğan yeşil inovasyon Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) ve Küresel Çevre Fonu (GEF) desteğiyle yürütülen programda, 2025 Hızlandırıcısı için Ankara, Antalya, İstanbul, İzmir, Samsun, Konya ve Gaziantep illerinde düzenlenen ön hızlandırıcı eğitimlerinin ardından 96 başvuru alındı. Yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda 39 takım, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, atık zenginleştirme, ileri malzemeler, yeşil binalar, ulaşım ve su verimliliği alanlarındaki iş planlarıyla finale yükseldi. Bu yılki ödül töreni, aynı zamanda kadınların bilimsel girişimcilikteki öncü rolünü de kutluyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TÜBİTAK iş birliğinde hazırlanan özel kategorilerde ’Toplumsal Etkide Öncü’, ’Yenilikçi’, ’En İyi Gelişim Gösteren’ ve ’Genç Kadın Girişimci’ destekleri sahiplerini buldu. Bu kapsamda kadın girişimcilere toplam 1 milyon 100 bin lira tutarında teşvik sağlandı. Türkiye’nin yeşil dönüşüm vizyonuna destek TÜBİTAK tarafından verilen GCIP ödülleri kapsamında birinciye 600 bin lira, ikinciye 450 bin lira ve üçüncüye 300 bin lira ödül verildi. 2022-2027 yıllarını kapsayan stratejik yol haritası dahilinde dereceye giren takımlar, aynı zamanda teknoloji doğrulama ve yatırıma hazırlık bileşenleri ile Viyana’da düzenlenecek küresel platformlarda Türkiye’yi temsil etme şansı bulabilecek.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:59
ASO Başkanı Ardıç: "2024’te 6 milyar dolar olan toplam maden ihracatımız, 2025’te yüzde 3,4 artışla 6,2 milyar dolara yükseldi"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, "2024’te 6 milyar dolar olan toplam maden ihracatımız, 2025’te yüzde 3,4 artışla 6,2 milyar dolara yükseldi. Bu tablo hem pazar çeşitliliğinin hem de katma değerli üretime geçişin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor" dedi. ASO 32 No’lu Taşocakçılığı Sanayi Meslek Komitesi ile Ankara Ticaret Odası (ATO) 30 No’lu Doğal Taş, Mermer ve Hazır Beton İmalatçıları Meslek Komitesi iş birliğinde ‘ASO-ATO Maden Zirvesi: Sektör Buluşması’ toplantısı düzenlendi. ASO ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda madencilik sektörüne yönelik kamu politikaları, güncel düzenlemeler ve uygulamalar hakkında plan ve programlar ele alındı. Toplantıda sektörde faaliyet gösteren işletmelerin karşılaştığı sorunlar, mevzuat kaynaklı uygulama farklılıkları, izin süreçleri ve sektörün geleceğine yönelik beklentiler masaya yatırıldı. Programda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, maden ve doğal taş sektörünün Türkiye ekonomisindeki stratejik önemine dikkat çekerek, sektörün sürdürülebilir büyümesi için politika yapıcılar, sanayi ve ticaret dünyası arasındaki koordinasyonun artırılmasının büyük önem taşıdığını belirtti. ATO Başkanı Gürsel Baran ise, Türkiye’nin madencilik sektöründe 2025 yılı itibarıyla 6,2 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ekonomiye katkı sağladığını ve bu rakamın giderek daha da artacağını vurguladı. "Madencilik artık yalnızca yer altı kaynaklarını üretime kazandırma faaliyeti değildir" Türkiye’nin önemli yer altı kaynaklarına sahip olduğunu ve özellikle 2040 yılına gelindiğinde bu yer altı kaynaklarının daha da önemli olacağını belirten Ardıç, "Madencilik artık yalnızca yer altı kaynaklarını üretime kazandırma faaliyeti değildir. Enerji dönüşümü; savunma sanayii, ileri imalat, elektronik ve batarya teknolojilerindeki ivme, ham maddeyi stratejik bir başlığa taşıyor. Veri merkezlerinin hızla artan enerji ihtiyacı da bu tabloyu daha da keskinleştiriyor. Sonuçta ham madde, ekonomik bir girdi olmaktan çıkıp güvenlik ve stratejik rekabet meselesine dönüştü. Yüksek teknoloji, dijital dönüşüm ve yapay zeka son dönemlerde hepimizin konuştuğu temel başlıklar ama bunları konuşurken, ayağımızın bastığı toprağı unutmamamız gerekiyor. Çünkü teknoloji sadece yazılımla, kodla üretilmiyor. O yazılımların çalışması için madenlere, metallere ve bu ham maddeleri işlemeye ihtiyacımız var. Sanayinin geleceği bulutta, yani bulut teknolojilerinde olabilir ama kökleri hala topraktadır. Uluslararası Enerji Ajansı projeksiyonları, bu dönüşümün ölçeğini çok net gösteriyor. Net Sıfır senaryosunda 2040’a kadar bakır talebi yüzde 50 artarken; nikel, kobalt ve nadir toprak elementleri talebi yaklaşık iki katına, grafit talebi 4 katına yükseliyor. Lityum ise 8 kat büyüme ile öne çıkıyor. Aynı çalışma, 2040’a gelindiğinde enerji dönüşümü minerallerinin toplam pazar değerinin iki kattan fazla artarak 100 milyarlarca dolarlık bir ölçeğe taşındığını da ortaya koyuyor" diye konuştu. "Madencilikte rekabet artık sadece ‘rezerv’ rekabeti değil" Türkiye’nin dünyadaki bor rezervlerinin önemli bir kısmına sahip olduğunu ve bu rezervin gelecekte önemli alanlarda potansiyel kaynağı olduğunu ifade eden Ardıç, "Madencilikte rekabet artık sadece ‘rezerv’ rekabeti değil; izin süreçleri, çevre performansı, iş sağlığı güvenliği, şeffaflık, izlenebilirlik, zenginleştirme ve rafinasyon kapasitesi rekabetidir. Bu nedenle bugünkü zirvemizin ana başlığı olan ‘kamu politikaları, mevzuat ve uygulamalar’ tam da işin kalbine temas ediyor. Burada bir başka küresel gerçeğin de altını çizmek gerekir. Avrupa pazarı, kritik ham maddelerde bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. 2030 için yerli üretim, geri dönüşüm ve işleme kapasitesine yönelik hedefler koyuyor. Ülkemizin bu noktada çok güçlü bir örneği var. Eti Maden verilerine göre dünya bor rezervlerinin yüzde 73’üne sahibiz. Bu rakam; camdan seramiğe, temizlikten tarıma, metalurjiden enerji teknolojilerine uzanan geniş bir sanayi ekosistemi potansiyeli demek. Öte yandan, madenciliğin ülkemiz ekonomisine döviz kazandıran önemli bir işlevi de var. 2024’te 6 milyar dolar olan toplam maden ihracatımız, 2025’te yüzde 3,4 artışla 6,2 milyar dolara yükseldi. Bu tablo hem pazar çeşitliliğinin hem de katma değerli üretime geçişin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor" şeklinde konuştu. "Türkiye, maden çeşitliliği açısından dünyada ilk sıralarda yer alıyor" Türkiye’nin yer altı kaynaklarının zenginliğine dikkat çeken ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ise, "Türkiye, jeopolitik yapısı itibariyle yer altı zenginlikleri bakımından avantajlı bir ülke. Dünyada ticareti yapılan yaklaşık 90 maden türünün 70’inin yer aldığı ülkemizde, 60’ının da aktif olarak üretim ve ticareti gerçekleştiriliyor. Türkiye, maden çeşitliliği açısından dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Bor, mermer, trona, feldspat, barit, alçı taşı ve krom gibi birçok endüstriyel ve stratejik madende dünya ölçeğinde güçlü bir konuma sahibiz. Bor madeninde küresel ölçekte lider konumundayız. Bunun yanı sıra altın, gümüş, bakır, nikel, demir ve çinko gibi stratejik madenler açısından da önemli bir potansiyelimiz söz konusu. Madencilik sektörü, 2025 yılı itibarıyla 6,2 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek, ülkemiz ekonomisine katkı sağladı. Ekonomik büyüklüğü 2024 yılı itibariyle resmi verilere göre 400 milyar lirayı aşan, bugün ise 500 milyar lira seviyesine ulaştığı belirtilen sektör. Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) yaklaşık yüzde 1’ini oluşturuyor ve yaklaşık 150 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Yapılan hesaplamalar, Türkiye’nin ekonomiye kazandırılmayı bekleyen yaklaşık 3,5 trilyon dolarlık yer altı kaynağına sahip olduğunu gösteriyor. Bu potansiyelin önemli bir kısmı henüz üretim aşamasına geçmemiş olsa da, bu veri, sektörün ulaşabileceği potansiyeli göstermek açısından önemli. Madencilik sektörünün GSYİH’deki payının düşük olmasının en önemli nedeni, madenlerimizin hammadde olarak ihraç edilmesi. Maden kaynaklarımızı mamul hale getirebilsek, katma değer kazandırıp ihracat gelirlerimizi artırabiliriz" dedi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:37
Cumhurbaşkanı Erdoğan DEM Parti heyetini kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEM Parti heyetini kabul etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEM Parti İmralı heyeti üyelerinden Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:37
Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara’da
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara’ya geldi.Türkiye-Yunanistan 6’ncı Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi kapsamında Türkiye’yi ziyaret edecek olan Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara’ya geldi. Esenboğa Havaalanına iniş yapan Miçotakis, havaalanından çıkış yaptı. Çıkışın ardından Miçotakis, Erdoğan ile görüşmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne yola çıktı.Erdoğan ile Miçotakis görüşmesinde, ikili münasebetlerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulması öngörülüyor. Ziyaret çerçevesinde ayrıca, ikili ilişkileri güçlendirmeye atfedilmiş çeşitli metinlerin imzalanması da gündemde bulunuyor.Miçotakis’i karşılamaya Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:26
İçişleri Bakanlığında devir teslim töreni: Yeni Bakan Çiftçi, görevi Yerlikaya’dan devraldı
İçişleri Bakanlığı görevine atanan Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, gerçekleştirilen devir teslim töreni ile görevi Ali Yerlikaya’dan devraldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile İçişleri Bakanı olarak atanan Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Bakanlıkta düzenlenen devir teslim töreniyle görevi Ali Yerlikaya’dan devraldı. Törende konuşan Yerlikaya, "Bakanlık görevine cumhurbaşkanımızın tensipleri ile Mustafa Çiftçi kardeşimiz atandı. Kendisini yürekten tebrik ediyorum. Allah yardımcısı olsun. Hem meslektaşım hem de Konyalı bir hemşehrimiz. Yine bir vali kardeşimiz bu makama layık görüldü. Başaracağına, aynı hizmet bayrağını bizden aldı ve cumhurbaşkanımızın liderliğinde milletimizin, devletimizin güvenliği, huzuru için gece gündüz demeden Allah’ın izni ile çalışacak" dedi. "Milletimizin duası ile çalışıp yüz akı ile ayrılmak nasip oldu" Bugüne kadar gayretle çalıştıklarını kaydeden Yerlikaya, "Kaymakamlığımdan bugüne kadar hizmet ettim. İlk nefes son nefes arasında kaç nefes olduğunu bilmeyiz, buna ömür diyoruz. Bu ömür sınanmalar ile geçiyor. Bazen makam ile sınanırken, teşekkür ediyoruz dendiğinde de bu sınanmalar devam ediyor. Liderimiz Erdoğan’ın ilk başbakanlığından bu yana verdiği görevlerde ve bakanlıkta milletimizin duası ile çalışıp yüz akı ile ayrılmak nasip oldu. Değerli bakanımızın da yüz akı ile kardeşlerimizden birine teslim edeceğine inanıyorum. Çalışma arkadaşlarımızın her birine müteşekkirim. Dilimizle kimseye eza vermedik. İşimizi en iyi yapma noktasında çalıştık. Her başlangıcın duası var. İlk geldiğimde yaptığım dua ile bugün ayrılıyorum. Son teşekkürü de aileme ediyorum. Sosyal çevremi hep ihmal ettim, düğünlere, etkinliklere gidemedim. Devletimiz, milletimiz için çalıştım" ifadelerine yer verdi. "Zor ve meşakkatli bir görev üstlendiğimi biliyorum" Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise, "Bugünkü kararname ve cumhurbaşkanımızın tensipleri ile görevi bakanımızdan devralıyorum. Bakanımızın güzel hizmetleri oldu. Kişilere yönelik, mal varlığı, dolandırıcılık, düzensiz göçmenlik suçlarında özenle hizmet ettiler. 30. yılımda bugünleri de gördük. Allah’a şükrediyorum. Bu bana Rabbimin lütfu diyorum. Başkalarından üstün olduğum için değil, Allah bana lütfetti. Cumhurbaşkanımız da vesile oldular. Bakanımıza verdikleri değerli hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum, kendisinden çok şey öğrendim. Hem meslek büyüğümüz hem bakanımızdı. İnşallah başka hizmetlere de vesile olurlar. Çorum’da göreve başladığımda ’Benim niyetim bir gün burada görevi bırakınca iyi bir seda bırakarak ayrılmak’ demiştim. Zor bir görev üstlendiğimi biliyorum. Meşakkatli bir görev bu. Ben de vakti zamanı geldiğinde görevi başkasına devredebilirim" diye konuştu. Devir teslim töreninde AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Faruk Acar, Halit Yerebakan ile Genel Sekreter Eyyüp Kadir İnan da yer aldı.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:21
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEM Parti heyetini kabul etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEM Parti heyetini kabul etti.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:18
Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEM Parti heyetini kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEM Parti heyetini Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEM Parti İmralı Heyeti üyelerinden Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:12
Adalet Bakanlığında Akın Gürlek dönemi
Adalet Bakanlığında devir teslim töreni düzenlendi. Yılmaz Tunç, görevi Adalet Bakanı Akın Gürlek’e devretti. Bakan Gürlek, "Adalet sistemi 85 milyon vatandaşımızın ortak güvencesidir. Türkiye Yüzyılı’nda güçlü devlet güçlü adalet anlayışı doğrultusunda reformları kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Adalet Bakanlığı’na da devir teslim töreni gerçekleştirildi. Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Yılmaz Tunç, Adalet Bakanlığı görevini Akın Gürlek’e devretti. Yılmaz Tunç, Adalet Bakanlığı’ndaki devir teslim töreninde şu ifadelere yer verdi: "Cumhurbaşkanımız bizlere güvendi. 2 buçuk yıldan fazla bir zamandır sizlerle beraberiz. Yargı teşkilatımızın kapasitesini adalet teşkilatımızın kapasitesini güçlendirmenin gayretiyle büyük bir özveriyle sizlerle beraber çalışmanın onur ve gururunu yaşadık. Adliyelerde vatandaşlarımızla hakim ve savcılarımızla buluştuk. Son Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgesi, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklandı. Bu belge çerçevesinde 264 hedefin önemli bir kısmını son 1 yıl içinde hayata geçirdik. Meclis’imize gönderdiğimiz taslak çalışmalarımız kanunlaştı. 81 ilden 60’tan fazlasını ziyaret ederek hakim ve savcılarımızla buluştuk. Bu onurlu görevi Cumhurbaşkanımızın takdir ve tensipleriyle bugün değerli kardeşim, birlikte Adalet Bakan Yardımcısı olarak birlikte görev yaptık. Son olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak önemli görevler yaptı. İnanıyoruz ki Adalet Bakanlığı’nda da buradaki çalışmaları daha iyiye taşıyacaktır. Akın Gürlek bakanımıza başarılar diliyorum. " Adalet Bakanlığı’na atanan Akın Gürlek de yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Adalet Bakanlığı gibi onurlu bir görevi tevdi eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beye şükranlarımı arz ediyorum. Bu görevi bugüne kadar büyük bir özveri ile yürüten bakanımıza ve tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Bilindiği üzere Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’de hukuk ve adalet alanında önemli reformlar hayata geçirilmişti. Yargı reformları, insan hak ve eylem planları, dijital adalet altyapısındaki gelişmeler, adalet sistemimizin güçlendirilmesine çok önemli katkılar sunmuştur. Adalet sistemi 85 milyon vatandaşımızın ortak güvencesidir. Türkiye Yüzyılı’nda güçlü devlet güçlü adalet anlayışı doğrultusunda reformları kararlılıkla sürdüreceğiz. Suçla mücadelede tavizsiz duruşumuzu devam ettireceğiz. Yargı süreçlerini hızlandırmaya dijital altyapıyı güçlendirmeye hukuk güvenliğini tahkim etmeye devam edeceğiz. Bu bir bayrak yarışıdır. Biz de bu emaneti daha ileriye taşıma gayreti içinde olacağız."
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş ile bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ile bir araya geldi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder