Yerel Haberler
Ankara
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:45 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı merkezlerde güvenlik ‘CANGÖZ Projesi’ ile sağlanacak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında "Yapay Zeka Destekli ve Gerçek Zamanlı İzleme, İkaz ve Güvenlik Risklerinin Yönetimi (CANGÖZ) Projesi İş Birliği Protokolü" imzalandı. Sistemle huzurevleri, rehabilitasyon merkezleri, engelli ve yaşlı bakım merkezlerinde şüpheli hareketler, düşme ve bayılma gibi olağan dışı durumlar, yangın anında personel zamanında uyarılarak, erken müdahale sağlanacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Savunma Sanayii Başkanlığı arasında Yapay Zeka Destekli ve Gerçek Zamanlı İzleme, İkaz ve Güvenlik Risklerinin Yönetimi (CANGÖZ) Projesi İş Birliği Protokolü imzalandı. Savunma Sanayii Başkanlığı Nuri Demirağ Salonu’nda düzenlenen törenle imzalanan protokol kapsamında CANGÖZ Projesi ilk etapta 27 ilde kullanılmaya başlanacak. Törende konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakanlık olarak sundukları hizmetleri günün ihtiyaçlarına göre revize ettiklerini ve geliştirdiklerini vurguladı. Göktaş, "Özellikle korunma ve desteğe ihtiyaç duyan bireyler için riskleri ortaya çıkmadan öngörebilen bir yapı kurmak temel önceliklerimizden biridir. Diğer yandan hizmet sunduğumuz her ortamda güvenlik ve mahremiyet dengesini büyük bir titizlikle koruyoruz. Bugün imzaladığımız bu iş birliği protokolü de sosyal hizmet kapasitemizin teknolojiyle desteklenerek yeni bir eşiğe taşınmasının kıymetli bir adımıdır" diye konuştu. "Kuracağımız yapı sayesinde tüm hizmet birimlerimizde izleme sistemlerini merkezden yönetilebileceğiz" Huzurevleri, rehabilitasyon merkezleri, engelli ve yaşlı bakım merkezleri gibi pek çok hizmet noktasında güvenliğin etkin biçimde sağlanması için izleme sistemlerinin güçlendirilmesi ve merkezi bir yapıya kavuşturulmasının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "Bu doğrultuda Savunma Sanayii Başkanlığımızın geliştirdiği yapay zeka destekli erken alarm ve izleme sistemini hizmet birimlerimizde devreye alıyoruz. İlk etapta 27 ilimizde bu sistemi kademeli bir şekilde kuracağız. Yerli savunma sanayi ekosistemi tarafından geliştirilen bu sistemle görüntüleri anlık analiz ederek, riskleri erken tespit edebileceğimiz bir modeli bize sunuyor. Böylece ilgili personel zamanında uyaracak, muhtemel olumsuz bir durumda da erken müdahale sistemimizi devreye alacağız. Ayrıca kuracağımız yapı sayesinde tüm hizmet birimlerimizde izleme sistemlerini merkezden yönetilebileceğiz. Bununla birlikte denetim süreçlerimizi de güçlendirerek; proaktif denetim yaklaşımıyla hizmet kalitesini güvence altına alıyoruz. Görüntü işleme altyapısı; şüpheli hareketleri, düşme ve bayılma gibi olağan dışı durumları tespit edip, yangın ve dumanı algılayacak, anlık alarmla müdahaleyi mümkün kılacak. Bunun yanı sıra, görüntüler sınıflandırılacak. Böylece ihtiyaç duyulan kayıtlara kolay şekilde ulaşılabileceğiz. Yapay zeka altyapısı, ülkemizin sosyo-kültürel yapısını Türk toplumuna özgü beden dili, davranış ve hareket biçimlerini analiz ederek öğrenebilecek kabiliyette olacak. Bu da elimizdeki verilerle eğitilmiş, daha isabetli sonuçlar üreten milli yapay zeka modellerinin geliştirilmesine önemli bir zemin hazırlayacak." "Yapay zeka temelli sistem, savunma sanayii ile sosyal hizmetler arasında güçlü bir sinerji oluşturacak" Ortaya çıkacak kazanımların yalnızca Bakanlıkla sınırlı kalmayacağını da söyleyen Bakan Göktaş, "Yerli ve milli imkanlarla geliştirilecek bu yapay zeka temelli sistem, savunma sanayii ile sosyal hizmetler arasında güçlü bir sinerji oluşturacak. Milli sermayenin yurt içinde kalmasına katkı sağlayacak bu adım, yerli savunma sanayii ekosisteminin yüksek teknoloji alanındaki kabiliyetlerini daha da ileriye taşıyacak. Aynı zamanda ülkemizin yapay zeka alanındaki teknolojik bağımsızlığına, veri güvenliğine ve uluslararası rekabet gücüne de katkılar sunacak" şeklinde konuştu. "CANGÖZ Projesi ile birlikte riski önceden gören, hızlı karar alan ve doğru zamanda harekete geçen bir kurumsal yapıyı daha da güçlendirmiş olacağız" Göktaş, atılan imzanın sosyal hizmetlerde yeni bir güvenlik standardının, yeni bir yönetim kapasitesinin ve yeni bir kamu hizmeti anlayışının ilanı olduğunu aktararak, "CANGÖZ Projesi ile birlikte riski önceden gören, hızlı karar alan ve doğru zamanda harekete geçen bir kurumsal yapıyı daha da güçlendirmiş olacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla yürüttüğümüz bu çalışmalarla yerli ve milli imkanlarla insan odaklı hizmet anlayışımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. SSB Başkanı Haluk Görgün ise, savunma sanayiinin yüksel teknolojinin farklı disiplinlerin koordineli çalışmasını gerektiren, yenilikçi ve inovatif yaklaşımın her an güncel olması gereken bir disiplin olduğunu söyleyerek, "Bu anlamda ülkemizin güzide üniversitelerinde yetişen yaklaşık 100 bin çalışanımızın ortaya koyduğu fedakar çalışmalar neticesinde yakaladığımız bu yüksek teknoloji ürünlerini, ülkemizin aynı anda aynı zamanda teknolojik bağımsızlığına ve ekonomik bağımsızlığına katkı sağlamak adına da yine Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda kabiliyeti olan şirketlerimizin sivil alandaki ihtiyaçları karşılamak üzere de faaliyetler yürütülüyor" diye konuştu. Çeşitli birimlerde ihtiyaç duyulan ve hızlı cevap verebilecek projenin hayata geçirilmesinden memnuniyet duyduğunu aktaran Görgün, projenin hayırlara vesile olmasını diledi.
AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ercan: "Zeynep Güneş’e yapılan düpedüz kadına yönelik zihinsel şiddettir"
10 Şubat 2026 Salı - 11:53 AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ercan: "Zeynep Güneş’e yapılan düpedüz kadına yönelik zihinsel şiddettir" AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz’ın Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in giyim tarzını hedef alan paylaşımına ilişkin, "Milletimizden aldığı yetkiyle ülkesine hizmet eden bir kadını, sırf kıyafet tercihi üzerinden tahkir etmek, düpedüz kadına yönelik zihinsel şiddettir" dedi. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz’ın Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in giyim tarzını hedef alan paylaşımına ilişkin partisinin genel merkezinde açıklamalarda bulundu. Burada konuşan Ercan, Korkmaz’ın kullandığı ifadelerin kadınların onuruna ve Güneş’i oylarıyla o makama getiren millet iradesine yönelmiş açık bir saygısızlık olarak nitelendirdi. Kadınları hedef alan, baskıyı, aşağılamayı ve ötekileştirmeyi siyasi üslup haline getiren faşizan zihniyeti en ağır biçimde lanetlediklerini dile getiren Ercan, "Ülkemizi karanlığa sürüklemek isteyen, 28 Şubat heveslisi bu pespaye zihniyet ve sahipleriyle, hukuk ve demokrasi zemininde kararlılıkla mücadele edeceğimizin bilinmesini istiyoruz. Milletimizden aldığı yetkiyle ilçesine, şehrine ve ülkesine hizmet eden bir kadını, sırf kıyafet tercihi üzerinden tahkir etmek, faşizmin en alasıdır. Bu hadsizliğin adı, düpedüz ‘kadına yönelik zihinsel şiddettir.’ Amacı da kadını susturmak, kadını görünmez kılmak, daha önce yıllarca yapıldığı gibi milletimizin bizatihi kendisini kamusal alandan dışlamaktır. Burada hedef alınan, yalnızca kadın bir belediye başkanı ve onun kıyafet tercihi değildir; millî ve manevî değerlerimizin özü ve merkezidir. Hedef alınan; bu toprakların irfanıyla yoğrulmuş, inancını, kültürünü ve kimliğini gururla taşıyan kadınların ta kendisidir" açıklamasında bulundu. "Anadolu’nun bağrında yetişen bir kadın belediye başkanına yönelik çirkin saldırılar, asla tesadüf değildir" Ercan, Millî Mücadele yıllarında da Anadolu kadınının kıyafetinin kirletilmek istendiğini, küstah ve mülevves ellerin kadınların başörtüsünü hedef alma cüretini gösterdiğini söyleyerek, "Millet düşmanları İstiklal Harbi’nde püskürtülmüş olsa da; ektikleri zehirli tohumların bazılarının zihin tarlasında bugün bile uç verdiğini görüyoruz. Anadolu’nun bağrında yetişen ve üç dönem üst üste seçilen bir kadın belediye başkanına yönelik çirkin saldırılar, asla tesadüf değildir. İşgal günlerinde bu toprakların ruhunu hedef alanlarla aynı bataklıktan beslenenler; bugün de Anadolu’ya, Anadolu’nun değerlerine ve millet iradesine bitmek bilmez bir husumet içindedir. Biz kadınlar, bu dili çok iyi tanıyoruz. AK Parti iktidarları öncesinde, kadınlar olarak, biz bunu yıllarca yaşadık. ‘Şu kıyafetle okuyamazsın’, ‘bu başörtüsüyle çalışamazsın’, ‘sen bu makama yakışmazsın’ denilerek, kapılar yüzümüze kapatıldı. Üniversite kapılarında ikna odalarıyla karşılandık. Kadınlar mesleğiyle inancı, okuluyla kıyafeti arasında bir tercih yapmaya zorlandı. Türkiye, bu karanlık dönemleri geride bırakmıştır. AK Parti ve Cumhur İttifakı var oldukça, güçlü oldukça, kimse baskı dolu o günleri bir daha geri getirmeyecektir" diye konuştu. "Yol ve dava arkadaşımız Zeynep Güneş’in yanındayız" ‘Kadın hakları’ maskesi altında siyaset yapan zihniyetin kendi ideolojik kalıplarına sığmayan kadınlara yönelik saldırganlıklarına asla müsamaha göstermeyeceklerini de ifade eden Ercan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Kibirli, kirli, küstah bir dille Zeynep Güneş’e saldıranların lügatinde kadın; ancak kendi ideolojik kamplarına hizmet ederse değerlidir. Oysa bize göre kadın, toplumun ve siyasetin tam merkezindedir. Kimliğiyle, inancıyla ve tercihleriyle bu ülkenin aslî unsurudur. Yerel yönetimlerden bürokrasi kademelerine, siyasetten sivil topluma, akademiden iş dünyasına kadar her alanda varlık gösteren kadınlar, bu ülkenin istikbalidir. Kadınların kamusal alanda daha görünür, daha güçlü ve daha etkili hale gelmesi, bu ‘toksik dilin’ kökünün kazınmasıyla mümkündür. Bu noktada, Mihalgazi Belediye Başkanımızı hedef alan çirkin saldırıyı samimiyetle kınayan siyasi partilerin kıymetli temsilcilerine de AK Parti Kadın Kolları olarak teşekkür ediyoruz. Yol ve dava arkadaşımız Zeynep Güneş’in yanındayız."
Ankara’da cinnet geçiren koca, eşini kızını ve annesini öldürdü, olaya tanık komşu korku dolu anları anlattı: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş"
10 Şubat 2026 Salı - 11:23 Ankara’da cinnet geçiren koca, eşini kızını ve annesini öldürdü, olaya tanık komşu korku dolu anları anlattı: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş" Ankara’da cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz (35), annesi Azize Cengiz (57) ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz’in (8) ardından aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz’i (28) tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti. Olaya tanık olan komşu: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş" dedi. Olay, dün akşam Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi 384’üncü Sokak’ta meydana geldi. Cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz, annesi ve kızının yaşadığı eve geldi. Burada bilinmeyen nedenle tartıştığı annesi ile yanında kalan ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz’i arabada tabanca ile vurdu. Recep Cengiz, daha sonra annesi ve kızının cansız bedenlerini bagaja koyarak aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz’in evine gitti. Kurye kılığında kapıyı eşine açtıran Recep Cengiz, boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz’i tabanca ile öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti. Ayrıca Recep Cengiz’in silahla tehdit, dolandırıcılık ve hakaret suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenilirken, şahsın eşini öldürdüğü binada güvenlik kameralarına takılmamak için elektrik tesisatına zarar verdiği ileri sürüldü. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi. "Adam, daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış" Olayın gerçekleştiği binada yönetici olan Nizamettin Karagöz, Recep Cengiz ile Beyzanur Uçan Cengiz’in yeni evlendiğini ve Beyzanur Uçan Cengiz’in ayrılmak için dilekçe verdiğini öne sürerek, "Adam daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış. Eşinden uzaklaştırma almış. Eşi cezaevinden çıktığını bahsetti. 6-7 ay önce evlenmişler. Anlaşamamışlar. Kadın ayrılmak için dilekçe vermiş. Adam da bunu kabullenmedi herhalde. Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş. Buraya da kurye kılığında gelmiş. Eşini de burada vurmuş. Kadın 2-3 sene önce de burada oturdu. Gitti geldi, yine oturdu. Çok memnunduk, çok iyi insandı" diye konuştu.
Gölbaşı Belediye Başkanı Odabaşı: "Biz muhtarlarımızı her zaman çok önemsiyoruz"
10 Şubat 2026 Salı - 11:09 Gölbaşı Belediye Başkanı Odabaşı: "Biz muhtarlarımızı her zaman çok önemsiyoruz" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, "Biz muhtarlarımızı her zaman çok önemsiyoruz. Çünkü muhtarlarımız demokrasinin ilk ayağıdır, halkımızla aramızdaki en güçlü köprüdür" dedi. Gölbaşı Belediye Başkanı Odabaş, ilçede görev yapan muhtarlarla istişare toplantısında bir araya gelerek, bugüne kadar yapılan çalışmalar ve hayata geçirilmesi planlanan projeler hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda ilçenin mevcut durumu, mahallelerin öncelikli ihtiyaçları ve çözüm bekleyen sorunlar ele alındı. "Birlikte karar veren yönetim anlayışı benimsiyoruz" Muhtarların yerel yönetimlerdeki önemine dikkat çeken Odabaşı, "Biz muhtarlarımızı her zaman çok önemsiyoruz. Çünkü muhtarlarımız demokrasinin ilk ayağıdır, halkımızla aramızdaki en güçlü köprüdür. Mahallelerin nabzını en iyi tutan, vatandaşın sorununu, beklentisini birebir bilen kişilerdir. Bizler de bu anlayışla, onları sadece dinleyen değil, birlikte karar alan ve birlikte üreten bir yönetim anlayışı benimsiyoruz" dedi. Gölbaşı’nın hızla büyüyen ve gelişen bir ilçe olduğunu ifade eden Odabaşı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gölbaşımız her geçen gün büyüyor, gelişiyor ve Ankara’nın en gözde ilçelerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bu süreçte mahallelerimizin ihtiyaçlarını doğru tespit etmek ve kalıcı çözümler üretmek için muhtarlarımızla sürekli istişare halinde olacağız. Bir araya gelmeye, yapılacak işleri birlikte planlamaya devam edeceğiz." "Yılların sorunlarını adım adım çözüyoruz" Odabaşı, altyapısı tamamlanan mahallelerde asfalt çalışmalarının sürdüğünü belirterek, "Yılların birikmiş sorunlarını biliyoruz ve bunları adım adım çözmeye çalışıyoruz. Merkezde asfalt çalışmalarımız devam ediyor. Özellikle altyapı çalışması tamamlanmış mahallelerde planlı bir şekilde ilerliyoruz. Belediyemizin tüm imkanlarıyla muhtarlarımızın ve vatandaşlarımızın yanındayız" ifadelerini kullandı. "Başkanımıza güveniyoruz" Gölbaşı Muhtarlar Dernek Başkanı ve Çimşit Mahallesi Muhtarı Recep Demirel ise, "Belediye Başkanımızın biz muhtarlarla bir araya gelmesi, bizleri dinlemesi son derece kıymetli. Başkanımıza güveniyoruz. İnşallah sorunlarımızın kısa sürede çözüme kavuşacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu. Toplantı, karşılıklı görüş alışverişinin ardından hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
Moğolistan’daki ilk çocuk kemik iliği nakli Türk ve Moğol hekim ekipleri ile birlikte gerçekleştirildi
10 Şubat 2026 Salı - 10:48 Moğolistan’daki ilk çocuk kemik iliği nakli Türk ve Moğol hekim ekipleri ile birlikte gerçekleştirildi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tunç Fışgın ve beraberindeki Türk sağlık heyeti, Moğolistan’ın Ulan Batur şehrinde ülke tarihinin ilk çocuk kemik iliği naklini başarıyla gerçekleştirdi. Türkiye ile Moğolistan arasında yürütülen kapsamlı sağlık iş birliği kapsamında, Moğolistan’da çocuklara yönelik ilk kemik iliği (hematopoietik kök hücre) nakli uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. Yapılan bu klinik uygulama, yalnızca bir çocuğun tedavi süreci açısından değil, ülkede çocuk kemik iliği nakli alanında sürdürülebilir bir sağlık kapasitesinin oluşturulması için önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. Çocuk hastalar kemik iliği nakli tedavi hizmetine kavuştu Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle, Medical Park Bahçelievler Hastanesi, Altınbaş Üniversitesi, TİKA Moğolistan Program Koordinasyon Ofisi, Türkiye Cumhuriyeti Moğolistan Büyükelçiliği, Moğolistan Sağlık Bakanlığı, Ulan Batur 1 No’lu Devlet Hastanesi ve Ulusal Anne ve Çocuk Sağlığı Merkezi iş birliğiyle yürütülen çok merkezli ve uluslararası proje kapsamında; Moğolistan’da çocuk kemik iliği nakli merkezinin hazırlanması, sağlık ekibinin eğitilmesi, teknik ve tıbbi altyapının güçlendirilmesi ile klinik uygulamanın birlikte gerçekleştirilmesi süreçleri tamamlandı. "Amacımız bilgi ve deneyimin kalıcı olarak aktarılmasını sağlamaktır" Projeye katılan Moğol sağlık çalışanları, Türkiye’de aldıkları eğitim sayesinde çocuk hastalar için ülkelerinde nitelikli tedavi hizmeti sunma imkanına kavuştu. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Tunç Fışgın, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Bu çalışma, Moğolistan’da çocuk hematoloji ve onkoloji alanında kalıcı bir tedavi kapasitesi oluşturulmasına yönelik çok önemli bir adımdır. Klinik uygulamanın, eğitimli yerel sağlık ekipleriyle birlikte gerçekleştirilmesi, bu hizmetin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. Amacımız yalnızca bir hastanın tedavisine katkı sağlamak değil, aynı zamanda bilgi ve deneyimin kalıcı olarak aktarılmasını sağlamaktır." Uluslararası sağlık projelerinin sadece bireysel tedavilere değil, ülkelerin kendi sağlık sistemlerinde kapasite geliştirmelerine de katkı sağladığını ifade eden Prof. Dr. Fışgın, "Türkiye’nin bu alandaki bilgi birikiminin Moğolistan’daki sağlık hizmetlerine entegre edilmesi, uzun vadede çok sayıda çocuğun kendi ülkesinde tedavi edilebilmesine imkan tanıyacaktır" dedi. Proje katılımcılarından Moğolistanlı bir hekim ise, "TİKA’nın bize sunduğu bu imkan sadece bir eğitim değil; ülkemizde eksik olan bir tedavi kapasitesinin temellerini atmak anlamına geliyor. Türkiye’ye ve TİKA’ya minnettarız" ifadelerini kullandı. "Her çocuk kendi vatanında şifa bulsun" Operasyonun başarıyla tamamlandığını belirten TİKA Başkanı Abdullah Eren ise Türkiye’nin sağlık alanındaki bilgi ve birikimini dost ülkelerle paylaşmaya devam ettiklerini vurguladı. Çalışmanın yalnızca tıbbi bir operasyon olmadığını, aynı zamanda Moğolistan’daki çocuk kanseri tedavileri açısından bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Eren, şu değerlendirmelerde bulundu: "Moğolistan’da yıllardır lösemiyle mücadele eden 15 yaşındaki Miçidmaa’nın kendi vatanında şifa bulması, tüm çocuklarımız için yeni bir umuttur. İstiyoruz ki her çocuk kendi vatanında şifa bulsun." Bu çalışmanın, teknik bir başarının ötesinde Türkiye ile Moğolistan arasındaki dostluğun ve dayanışmanın en insani tezahürlerinden biri olduğunu vurgulayan Eren, "Micidmaa’nın ülkede gerçekleştirilen ilk başarılı pediatrik kemik iliği nakli sayesinde hayata yeniden tutunması, bu iş birliğinin en somut göstergesidir" diye konuştu. TİKA destekleriyle alanında uzman hekimlerin ortak tecrübesinin yalnızca bir operasyonun başarıyla tamamlanmasını sağlamadığını belirten Eren, aynı zamanda Moğolistan’da çocuk kanser tedavilerinde sürdürülebilir bir kapasite artışına katkı sunulduğunu kaydetti. Micidmaa’nın kendi vatanında şifa bulmasının, Moğolistan’daki diğer çocuklar için de yeni bir umut kapısı araladığını ifade eden Eren, sürece katkı sunan tüm paydaşlara ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Türk ekibe Şeref Nişanı takdim edildi Nakil sonrası çocuk hasta tam remisyon ile taburcu edilirken, Moğolistan Sağlık Bakanı Jigjidsuren Chinburen tarafından Moğolistan Meclisi’nde gerçekleştirilen resmi törenle projede görev alan ekibe "Şeref Nişanı" takdim edildi. Ayrıca, Moğolistan Sağlık Bakanlığı yetkilileri ile ilgili hastanelerin yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen basın toplantısında, iki ülke arasındaki sağlık alanındaki iş birliğinin önemi vurgulandı.
Ankara merkezli FETÖ’nün güncel finans yapılanmasına operasyon: 8 gözaltı
10 Şubat 2026 Salı - 09:39 Ankara merkezli FETÖ’nün güncel finans yapılanmasına operasyon: 8 gözaltı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün güncel finans yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Ankara merkezli operasyonda 8 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 1’i tutuklandı. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ve iltisaklı kurumlara verilen emir ve talimatlar doğrultusunda yürütülen soruşturmada, şüphelilerin örgütün sözde "TSK mahrem hizmetleri" yapılanması kapsamında faaliyet yürüttükleri belirlendi. Haklarında daha önce silahlı terör örgütü üyeliğinden yargılama yapılan şüphelilerin, başka şüphelilerden elde edilen dijital materyallerin incelenmesi, teknik ve fiziki takip çalışmaları ile ifade ve fotoğraf teşhislerine göre iddianame tarihlerinden sonra da örgütsel faaliyetlerine devam ettikleri ve örgütün güncel yapılanması içinde yer aldıkları tespit edildi. Şüphelilerden 2’sinin daha önce kamu görevinden ihraç edildiği öğrenildi. Bu kapsamda 10 Şubat 2026 tarihinde Ankara merkezli eş zamanlı operasyonla 8 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ikamet ve örgütsel faaliyette bulundukları adreslerde yapılan aramalarda örgüte ait olduğu değerlendirilen; 2 milyon 500 bin TL alacak içerikli senet, 173 bin 895 TL, 31 bin 960 ABD doları, 12 bin 865 Euro, 91 gram altın, 1 tam ve 11 çeyrek altın, 23 cep telefonu, 8 SIM kart, 7 CD, 12 flash bellek, 11 dizüstü bilgisayar, 3 HDD, 2 tablet, 3 hafıza kartı ele geçirildi. Tüm şüphelilerin yakalanarak gözaltına alındığı, işlemleri tamamlanan 1 şüphelinin sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandığı bildirildi. Diğer 7 şüphelinin savcılığa sevk işlemlerinin sürdüğü, ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi başta olmak üzere soruşturmanın çok yönlü devam ettiği kaydedildi.
Okul döneminde çocuk sağlığı için uzmanından önemli uyarılar
10 Şubat 2026 Salı - 09:11 Okul döneminde çocuk sağlığı için uzmanından önemli uyarılar Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Büşra Süzen Celbek, okul döneminin başlamasıyla çocuklarda sık görülen sağlık sorunlarına dikkat çekerek ailelere önemli önerilerde bulundu. Okulların açılmasıyla çocukların günlük rutinlerinde yaşanan değişiklikler; kas-iskelet sistemi ağrılarından enfeksiyonlara, baş ağrısından öksürüğe kadar pek çok sağlık sorununu beraberinde getirebiliyor. Uzm. Dr. Büşra Süzen Celbek, bu dönemde hem ebeveynlerin hem de eğitimcilerin dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Sırt, boyun ve bel ağrılarına dikkat Okul çantalarının yaşa ve kiloya uygun olmaması; sırt, boyun ve bel ağrılarına, ilerleyen dönemde ise duruş bozuklukları ve skolyoz gibi problemlere yol açabiliyor. Dr. Celbek, "Çocukların anatomisini zorlamayacak ağırlıkta çanta kullanması, doğru oturma pozisyonu ve düzenli egzersiz bu dönemde büyük önem taşıyor" dedi. Baş ağrısının altında yatan nedenler göz ardı edilmemeli Okul çağındaki çocuklarda baş ağrısının en sık nedenleri arasında uyku düzensizliği, yetersiz su tüketimi ve görme problemleri yer alıyor. Bu nedenle okul öncesinde uyku düzeninin sağlanması, günlük su alımının takip edilmesi ve yıllık göz muayenesinin ihmal edilmemesi öneriliyor. İdrar yolu enfeksiyonlarına karşı farkındalık şart Teneffüslerde tuvalet ihtiyacının ertelenmesi ve hijyen sorunları, idrar yolu enfeksiyonu riskini artırıyor. Ailelerin çocuklarını bilgilendirmesi, tuvalet hijyeninin düzenli hatırlatılması ve yeterli su tüketiminin teşvik edilmesi koruyucu rol oynuyor. Sık hastalanmanın önüne geçmek mümkün Sınıfların düzenli olarak havalandırılması ve teneffüslerde açık havada zaman geçirilmesi enfeksiyon riskini azaltıyor. El hijyeni önemli olsa da yoğun dezenfektan, ıslak mendil ve köpük sabun kullanımının çocuklarda cilt kuruluğu ve egzama riskini artırabileceği unutulmamalı. Paketli gıdalardan uzak, bağışıklığı destekleyen bir beslenme düzeni öneriliyor. Öksürük her zaman hastalık göstergesi değildir Öksürüğün çoğu zaman koruyucu bir refleks olduğunu belirten Dr. Celbek, "Çocuğun günlük yaşamını etkilemeyen hafif öksürüklerde burun temizliği ve sıvı alımı yeterlidir. Ancak kapalı alanlarda yoğun kimyasal kokular, özellikle alerjik ve astımlı çocuklarda tetikleyici olabilir" diye konuştu. Terlemeye karşı doğru kıyafet seçimi önemli Sıcak sınıf ortamından açık havaya çıkan çocukların kolayca giyip çıkarabilecekleri kıyafetler tercih edilmeli; pamuklu kumaşlar terlemeyi azaltmada yardımcı oluyor. Dr. Büşra Süzen Celbek, büyüme ve gelişmenin sağlıklı ilerleyebilmesi için D vitamini düzeylerinin doktor kontrolünde takip edilmesi ve balık tüketiminin beslenme programında yer alması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Sosyal medya aracılığıyla uyuşturucu satanlara yönelik operasyonda 305 şüpheli yakalandı
10 Şubat 2026 Salı - 08:19 Sosyal medya aracılığıyla uyuşturucu satanlara yönelik operasyonda 305 şüpheli yakalandı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "İstanbul merkezli 14 ilde ’uyuşturucu madde ticaretine’ yönelik bu sabah polisimiz tarafından eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarımızda 305 şüpheliyi yakaladık" dedi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca bir ’iç güvenlik meselesi’ olmadığını, bu mücadelenin ’küresel bir güvenlik’ mücadelesi olduğunu ifade etti. Yerlikaya, uyuşturucuya topyekun savaş açtıklarını vurgulayarak şu ifadelere yer verdi: "İstanbul merkezli 14 ilde ’uyuşturucu madde ticaretine’ yönelik bu sabah polisimiz tarafından eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarımızda 305 şüpheliyi yakaladık. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; uyuşturucu madde ticareti yapan şüphelilere yönelik İstanbul genelinde 5 aydır yapılan çalışmalar sonucunda; anlık mesajlaşma programları ve sosyal medya paylaşım platformunda yapılan çalışmalarda; bu platformda uçtan uca şifreli gruplar kurarak, bu gruplar üzerinden güvene dayalı kurye sistemi ağıyla ya da bireysel olarak uyuşturucu madde arzı yapıldığı, uyuşturucu maddeleri özendirici birçok içeriğin bulunduğu, aynı uygulama üzerinden uyuşturucu madde ticaretine yönelik özel kişilere ait gruplar oluşturulduğu ve bu kapalı gruplara ancak özel bir davet ya da referansla girilebildiği, uyuşturucu madde satıcılarının, bu gruplarda deşifre olmamak amacıyla telefon numaralarını ve kimlik bilgilerini gizleyip siber devriye ekipleri başta olmak üzere polisiye tedbirlere karşı sık sık kullanıcı adlarını değiştirdiği, kapalı gruplar içerisinde gizlilik kurallarına çok fazla önem verildiği ve bu yüzden grubu oluşturan ve uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların tespitinin oldukça zorlaştığı, nüfus yoğunluğu ve kullanıcı potansiyeline göre gece-gündüz arz-talep dengesine göre 24 saat uyuşturucu madde ticareti yaptıkları tespit edildi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile yürütülen ortak çalışmalarda şüphelilerin; özel ve gizli üyelik sistemi ile oluşturdukları gruplar ve bu gruplardan paylaşılan mesajlaşmalara ulaşılması üzerine; Detaylandırılan çalışmalar sonucunda, söz konusu grup ve kanallarda yönetici/moderatör olarak faaliyet gösteren şahıslar belirlendi. Bu şahısların farklı kanal veya gruplar üzerinden de aktif şekilde suç paylaşımları yaparak uyuşturucu madde ticareti yaptıklarının tespit edilmesi üzerine İstanbul merkezli Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Konya, Sakarya, Tekirdağ, Hatay, Mardin, Adıyaman, Giresun, Kastamonu ve Muş’ta bu sabah eş zamanlı olarak operasyonlar düzenlendi. Uyuşturucuyla mücadele, yalnızca bir ’iç güvenlik meselesi’ değildir; bu mücadele ’küresel bir güvenlik’ mücadelesidir. Biz, uyuşturucuya topyekun savaş açtık! Bu savaşı da sadece ülkemiz adına değil, insanlık adına sürdürüyoruz. Cumhuriyet Başsavcılığımızı, Emniyet Müdürümüzü, kahraman polislerimizi ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
AFAD Başkanı Pehlivan, Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Mladenov’u kabul etti
10 Şubat 2026 Salı - 00:48 AFAD Başkanı Pehlivan, Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Mladenov’u kabul etti Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ve beraberindeki heyeti kabul etti. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, görüşmede, Türkiye’nin Gazze’ye yönelik insani yardım faaliyetleri, sahada yaşanan zorlukların aşılması ve insani yardım faaliyetlerinin önüne İsrail tarafından engel konulmaması için Barış Kurulu tarafından gerekli girişimlerde bulunulması, enkazların kaldırılması, konteynerler için alan oluşturulması ve kurulumlarına öncelik verilmesi, sahra hastaneleri kurulması konuları ele alındı. AFAD Başkanı Pehlivan, Gazze halkına destek amacıyla Türkiye tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen insani yardım çalışmalarının kesintisiz şekilde devam etmesi için AFAD’ın koordinasyonunda ilgili kurum, kuruluş ve STK’larla birlikte büyük bir gayret ortaya konulduğunu ifade etti. Görüşmeye, Birleşmiş Milletler Gazze Yüksek Temsilcisi Özel Asistanı Noura El Ouahab, İnsani ve Teknik Yardımlar Genel Müdürü Büyükelçi Korkan Karakoç, Ortadoğu Genel Müdürü Büyükelçi Ahmet Demirer, Filistin İnsani Yardımlar Koordinatörü Büyükelçi Mehmet Güllüoğlu, Orta Doğu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Karaçay, AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen, Barınma ve Yapım İşleri Genel Müdürü Ahmet Nehar Poçan, Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Maruf Yaman, Uluslararası İnsani Yardım Dairesi Başkanı Seyfettin Karabulut da katıldı.